...Tarotlarla Umut Satın Alanlar Yalan Onlar...
Aşkı sığ bedenlerinin,
Derin cennet vadilerinde sananlarla,
Maddesel maddiyatın,
Şehvetengiz oyunlarından haz alanların,
On beş günde bir gittikleri,
Ellerinde bir deste tarot,
Geleceği daha iyi gördüğünü sanan,
Cinsel kimliklerini,
Vücutlarını satmadan sunabilecekleri,
Tek meslek olan, tarotçuları vardır.
Hep aynı tek düze cümleleriyle,
Gidenin ardından,
“O pişman olup gelecek
Ama sen kabul etmeyeceksin.”li
Yeni aşk kapıları aralayan.
Bir de benim gibi,
Sadece hayalleri değil,
Umutları da dibe çökenler vardır,
Umudu cebindeki son otuz beş liraya,
Ayda yılda bir satın alanlar,
Tarotçu oğlanın yanından
Her çıkanın yüzünde lastik gibi sırıtışla,
“Ayy her şeyimi bildiii, yeni bir aşk varmış banaa” lı
Ağdalı cümlelerinde boğulurken,
Yüzlerimizde asılı kalmış çaresizlikle,
Çöküveririz taraotçu oğlanın karşısına.
“İçinden dilek tut,
Kartları sol elinle ikiye böl şekerim,
Sonra yine sol elinle yirmi bir kart seç!
Ayy! Bakmaya çalışma kartlara şekerim,
Çok da acelemiz var galibağ!
Bak ben sana neler diyeceğim!” i sıralayıp
Yüzümüzden gözümüzden okurlar,
Her gece yastığımıza
Gözyaşlarıyla sakladığımız geçmişimizi.
Ezber cümleler başlar geleceğe dair,
Bizi beğenen biri hep vardır.
Bizi bekleyen bir iş kapısı.
Birkaç yıla varmaz parmakla gösterilecek olmamız.
En son hangi cümlede bütün kartlarını
Oğlanın suratında dağıttığımı hatırlamıyorum.
Sanırım,
“O pişman olup gelecek…
Ama sen onu istemeyeceksin.” li bir cümleydi.
Ben onu istemeyecekmişim miş!
Bilemedi işte!
Onun, hayatım boyunca,
Bana karşı pişman olunacak,
Tek kötülük yapmayan
Tek adam olduğunu.
Benim, bir “Gel” dese,
Kalbim kaburgalarımı çatlatırken,
Yüreğimin telleri sevda türküleri çala çala,
Kanatlanıp ona uçacağımı da bilemedi.
Onu unutmaya çalıştığım hayallerde bile
Tek taraflı sevilirken ona ihanet ettiğimi hissettiğimi,
Sevmediğim biriyle hala asla sevişemediğimi,
Her seferinde onun,
Başkasına aşıkken benimle nasıl tutkulu
Sevişmeler yaşadığını anlamaya çalıştığımı,
Anlayamaya, ne beynimin,
Ne de yüreğimin yetmediği
Acılar çektiğimi de bilemedi.
Tarot kartları uçuşurken havada
Bir daha ben gibi, sadece birini
Sevmekten usanmayanları
O kapıdan sokmamaya yemin etti.
Sevmekten de,
Sevilmekten de,
Sevişmekten de,
Çoktan vazgeçtiğimi de bilemedi.
Dudaklarımı beni ilk öptüğü ana mühürlediğimi,
Ve onu çok ama çok özlediğimi de bilemedi.
Ya da ben herkes değildim.
Bilemedi işte!
Hiç kimsem beni bilemedi.
Cemre.Y.
Aşkı sığ bedenlerinin,
Derin cennet vadilerinde sananlarla,
Maddesel maddiyatın,
Şehvetengiz oyunlarından haz alanların,
On beş günde bir gittikleri,
Ellerinde bir deste tarot,
Geleceği daha iyi gördüğünü sanan,
Cinsel kimliklerini,
Vücutlarını satmadan sunabilecekleri,
Tek meslek olan, tarotçuları vardır.
Hep aynı tek düze cümleleriyle,
Gidenin ardından,
“O pişman olup gelecek
Ama sen kabul etmeyeceksin.”li
Yeni aşk kapıları aralayan.
Bir de benim gibi,
Sadece hayalleri değil,
Umutları da dibe çökenler vardır,
Umudu cebindeki son otuz beş liraya,
Ayda yılda bir satın alanlar,
Tarotçu oğlanın yanından
Her çıkanın yüzünde lastik gibi sırıtışla,
“Ayy her şeyimi bildiii, yeni bir aşk varmış banaa” lı
Ağdalı cümlelerinde boğulurken,
Yüzlerimizde asılı kalmış çaresizlikle,
Çöküveririz taraotçu oğlanın karşısına.
“İçinden dilek tut,
Kartları sol elinle ikiye böl şekerim,
Sonra yine sol elinle yirmi bir kart seç!
Ayy! Bakmaya çalışma kartlara şekerim,
Çok da acelemiz var galibağ!
Bak ben sana neler diyeceğim!” i sıralayıp
Yüzümüzden gözümüzden okurlar,
Her gece yastığımıza
Gözyaşlarıyla sakladığımız geçmişimizi.
Ezber cümleler başlar geleceğe dair,
Bizi beğenen biri hep vardır.
Bizi bekleyen bir iş kapısı.
Birkaç yıla varmaz parmakla gösterilecek olmamız.
En son hangi cümlede bütün kartlarını
Oğlanın suratında dağıttığımı hatırlamıyorum.
Sanırım,
“O pişman olup gelecek…
Ama sen onu istemeyeceksin.” li bir cümleydi.
Ben onu istemeyecekmişim miş!
Bilemedi işte!
Onun, hayatım boyunca,
Bana karşı pişman olunacak,
Tek kötülük yapmayan
Tek adam olduğunu.
Benim, bir “Gel” dese,
Kalbim kaburgalarımı çatlatırken,
Yüreğimin telleri sevda türküleri çala çala,
Kanatlanıp ona uçacağımı da bilemedi.
Onu unutmaya çalıştığım hayallerde bile
Tek taraflı sevilirken ona ihanet ettiğimi hissettiğimi,
Sevmediğim biriyle hala asla sevişemediğimi,
Her seferinde onun,
Başkasına aşıkken benimle nasıl tutkulu
Sevişmeler yaşadığını anlamaya çalıştığımı,
Anlayamaya, ne beynimin,
Ne de yüreğimin yetmediği
Acılar çektiğimi de bilemedi.
Tarot kartları uçuşurken havada
Bir daha ben gibi, sadece birini
Sevmekten usanmayanları
O kapıdan sokmamaya yemin etti.
Sevmekten de,
Sevilmekten de,
Sevişmekten de,
Çoktan vazgeçtiğimi de bilemedi.
Dudaklarımı beni ilk öptüğü ana mühürlediğimi,
Ve onu çok ama çok özlediğimi de bilemedi.
Ya da ben herkes değildim.
Bilemedi işte!
Hiç kimsem beni bilemedi.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder