5 Haziran 2017 Pazartesi

Sanki Hiç!

...Sanki Hiç!...
“Unutamıyorum!” demiyorlar mı?
Beynimde depremler oluşuyor,
Yığıntılar ardında buluyorum ölmemiş cesedimi.
Sanki...
Ben gibi sarhoşken bile güvenmişler ona!
Sanki, ciğerinin ortasına,
Yanardağ lavları püskürtülmüşken,
Ailesine göğüs gerip silmiş gözyaşlarını.
Sanki, uykusuz kalmış onunla sabaha kadar!
Sonra toparlayıp kendini işine gitmiş yine de!
Sokaklarda herkes ele ele tutuşur.
Herkes, sahil kenarında birer bira içebilir.
Sadece metrobüs duraklarında değil ha!
Herkes sarılabilir sevdiğine ilk fırsatta!
Ve herkes sevişebilir yatağı ilk bulduğu anda!
“Unutamıyorum!” demiyorlar mı?
Yüreğimde yangınlar uçuşuyor!
Üstüme düşmüş yorganlar altında,
Buluyorum ölememiş cesedimi.
Sanki onunla, mavi fırtınalara yakalanmışlar yazlıkta!
Bütün bir günü, sadece beraber geçirmişler.
Deniz ve güneş ve televizyon bile olmadan!
Sanki, onunla aynı eve dönememek korkusunu yaşamış!
Hep, orada yaşlanmayı düşlerken.
Sanki onun evine, onunla el ele girmiş,
Koltuğunda oturmuş, televizyonunu seyretmiş,
Sehpasını düzeltmiş, ayaklarını uzatıp kaldırmış!
Mutfağında, kahve fincanlarını eşleştirmiş,
Haberlere, hatta bir şarkının klibine eleştiri yapmışlar birlikte,
Gün, ayana sevişmişler sanki onunla!
Tek başına!
Üstelik...
O artık, uykuya derin rüyalara dalmışken.
Gece yarılarında onun koynundayken artık,
Onun uykusunda kolunu, omzunu,
Sırtını her öperek örttüğü de!
Sevişmelerden sayılıyordu ya hani!
Sabahında, yine, onunla el ele çıkmış sanki o evden.
Sanki, evinin içini ezberlemiş, sokağı kadar.
Sanki, yağmur yağarken çise çise,
"Şemsiyesiz kalalım mı?" demiş o aniden.
Sanki, öpüşmüşler ansızca,
Öylece, arsızca, tam da onun sokağında!
Sinema salonlarında!
Filmin en afili sahnesinde...
Öpüştükten sonra,
Bütün sokak tabelalarında
Herkes o isme rastlar ya!
Sanki hiç onu son gördüğü gün...
Bunca zamansızlık sonrasında,
Onunla, ilk sinemaya gitmesi olmuş sanki hiç!
Belki sevmişler ama
Sanki yaşamışlar benim kadar ha!
“Unutamıyorum!” demiyorlar mı?
Ruhumda tufanlar oluşuyor.
Ölü cesetler ormanında buluyorum
Kendime artık haylice cılız,
Ruhuma artık çığlıksız, dirilip duran bedenimi.
Sanki başlayarak bitmemişler de
Bizim gibi bitip, bizim gibi başlamışlar ha!
Sondan yaşamışlar geçmişin hiç olmayan ilklerini!
Sanki benim gibi özgürlüğüne,
Onunla beraber salıvermişler,
Gökyüzüne, son zamanlı uçurtmalarının ilk ipini.
Sanki...
Bütün haklarını helal edip geçmişlerine, ben gibi!
Bütün vazgeçişlere de veda etmişler.
Üstüne de "Pes!" ederek artık!
Yine de zamansız saymışken her şeyi,
Yok etmişken o devre ipoteksizliğe ait kendini
Sanki, hiç olmadık yerde...
Lahit olup çıkmış karşılarına,
Ölümlü mermer sütunların
Ölümsüz sevdaları...
Sanki...
Deriin bir nefes alıp,
Geçmişinden, şimdisizliğinden,
Geleceğinden,
Zaman'ında tam gelemeyeninden...
Öylece...
Buruk bir tebessümle
Kocaman harflerle, sessizce...
"Hakkım da,
Helaldir,
Sana da ha!"
Diyebiliyorlar sanki, ben gibi...
Hayatıma ömür saydığımın,
Bir elimin parmaklarına ramak kaldı.
Ben artık bana da dirilmekten yoruldum!
Sahi sayabiliyor mı!
Başkasının hayaliyle,
Hayalini aldattıklarının bile seceresini! ?
Ben artık dirilmekten yoruldum!
“Unutamıyorum!” demiyorlar mı?
"Ulan!
Sevdiğim, sevildiğimden çok,
Acısını yaşadığım yıllar var!"
"Ulan!
Benim, en çok...
Onun yokluğuyla yaşadığım nice yıllar var!"
"Ulan!
Sizin üç güne kalmadan
Parmak uçlarınızda başka nice hayaller var!"
"Ulan!
Bu olmadı,
Üstüme başka gömlekler!" dediğinizi duyuyorum!
"Ulan!
Ben bile kendimle beraber...
O'nu da...
U nut tum!
Siz mi?
Onu unutamadınız ha?
Hangisini?
Hanginden önce?
Kimden sonra!?
Haa!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...