26 Haziran 2017 Pazartesi

Oysa Şimdi

...Oysa Şimdi...
Tam yalnızımsa ilk kere!
Neden büyük bavuldu?
Lazım oğlum, lazım, var mı diyeceğin?
Misal bu benim tek başıma ilk tatilim...
Kocaman büyük bavulumu yine hazırlamışım!
Şirketten eve,
Evden anlaştığım tur şirketinin anlaştığım yerden değil de
Şirketten eve, evden anlaştığım tur şirketinin
Anlaştığım yerden değil de biraz daha İstanbul içi
Bir yer belirlemesi üzerine oraya gidecektim,
Geçen yıl da kızımla giderken aynı şeyi yapmışlardı zaten!
Neyse ki büyük bavulumuz yanımızdaydı.
Neden büyük bavul ha?
Ulan ilk defa yalnız tatile çıkıyorum İstanbul'un dibi delindi!
Zor bela kavuştum tur otobüsüne,
Neyse ki valizi aldılar derken, acıkıverdim!
Ramazan ya kapatmışız buradaki her bir yeri bu sefer!
Neyse ki müdiremin bana verdiği krik kraklardan var!
Büyük bavulumuz..
Sana ihanet ettim sanma!
Bu sefer özgürüm ya!
Saatlerce yol yürüyüp,
Yine kendi midemi yalnız dolduramadım bi türlü.
Ulan insan açık bir bakkal da mı bulundurmaz!
Migros'a girdim, yemek yiyecek yer bulamadım diye,
Yemeğe yine küstüm ya gittim kendime,
Şöyle buz gibi, iki kırmızı tuborg ısmarladım!
Üç beş yoksa yedi miydi kraklarımı krankladım.
İstanbul'da yağmur hala ağlıyordu,
Beni bilirsin, böyle zamanlarda hep çişim gelir,
Hatta böyle anlarda hiç gelemeyisicelerim gelir!
Ama merak etme!
Buldum yine çarelerimi,
Az ötemde fena ötesi bir AVM tasarlamışlar
Ama belli ki burayı Katarlılara pazarlayamışlar hala!
Kaç saattir buradayım ve sadece yazıyorum,
Beni gören bir kaç çift,
(Eminim beleş sevişgen noktaları arıyordular)
Abla! Bu merdivenler çalışmıyor mu?
Burdan çıkış yok mu? diyorlar.
Diyemiyorum ki "Yok, götünü eşşek sikesice,
Ben çok aradım da o çıkışı bulamadım,
Çok çişin geldiyse bir deli cesareti,
Şu yapım aşaması bitmeyecek markanın,
En süslü kenar duvarına saplıycan,
Çok içesin geldiyse kadın başına ,
Lüplerken aç karnına kırmızı tuborglu yalnızlığı...
Adam gibi içicen!" diyemedim tabi.
Neyse gittiler de,
Ayakların üşüdü değil mi be cancağızım!
Nede olsa metruk bir binada hikaye yazmak kolay değil!
Asıl olay, İstanbul'da yıllardır olamayan bir AVM bulmakta!
Bu yazım sayesinde saatime, ramak kaldı.
Ve evet İstanbul ben, senin, ağzının, tam orta yerine,
Tıpkı senin hep bana yaptığın gibi...
İçtim de, sıçtım da...
Az sonra da öylece bırakıp gideceğim de...
Ama itiraf edeyim,
Rastlaştığım insanlarca hiç bu kadar saygı görmemiştim.
Yolum uzun ve hala yağmur ağlıyor İstanbul,
Ama artık neyse ki, kendime dairli büyük bavulum yanımda!
Ayaklarım üşüdü mesela!
Çıkarıp sandaletlerimi, evimin kış terliğini giyeceğim.
Zamana az kaldı, otobüsümüz birazdan kalkar!
Hadi size eyvallah!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...