12 Eylül 2017 Salı

Kerat Cetvelim

...Kerat Cetvelim...
Çocuktum, çok çocuktum daha...
Herkesim merak ediyordu ne diye bir türlü,
İlk okul beş'in bütün matematiğini,
Olası orta okulumun bütün geometrisini
Çözebildiğim halde,
Bütün sorularda,
"Bana bir kerat cetveli lütfeenn!" diye inat edişimi!
Oysa bilmiyorlardı ki
Ben kerat cetvelimi, kalubela'm da,
Rab beni yaratırken,
Tam da sırat köprümü geçmeye ramak kalmışken,
Uzun ellerin ellerine kaptırmıştım,
Ben daha cenin olmaya ramak kalmıştım,
Tanrı yorgundu artık
Hamur, kan damlası, sperm, DNA,
Yer yedi gün,
Gök yedi kat filan derken...
Bir de ademi yaratmış,
Hazır elinde imkan varken de,
Şeytan'ı ekarte etmeyi unutuvermiş!
Adem Baba'yı yaratırken,
Havva Ana'yı ona eş ederken kaburga kemiğinden!
Sonrası yedi erkek kardeş,
Yedi kız kardeş doğurtmuş!
Gün gelmiş erkek kardeşlerden biri,
Bir arkasındaki kız kardeşe vurulmuş,
Habil ile Kabil'in ilk cinayet sebebi buymuş aslında!
Sonra sonra Rab bu böyle olmaz demiş,
Madem de bunca kavga ediyorsunuz aşk uğruna,
Dilleriniz ayrı olsun,
Milliyetler de ayrı madem!
Ama kardeş kardeşin bir arkasına haram!
Allahında kafası karışmış demek ki
İlk bi güzel yaratmış ama ya yaratışından sonrası!
Yoksa...
Kün Fe Yekun!der demez olur ise olmazlar,
Ne diye böyle saçma sapan ensest ilişkileri,
Hiç olan adem oğluna zerk etsin değil mi?
Elbette bütün bu kafamdaki deli soruları
Daha altı yaşımdayken sormuştum da
Tek bir ayeti, sureti, aminlerimi geçtim,
Bir tek yanıt yoktu ona dairli mektuplarımda.
Yaş diyorum!
Kırk iki oldu!
Hani benim altı yaşımdayken,
Hani kızımın altı yaşındayken,
Annelerimizin yanlarımızda olamayışlarından,
Yüzün dökük savunuyorduysan kendini.
Etme!
Ömrümüzü tüketenlere dahi,
Yeri gelip acıyıp, affediyorken!
Sana artık ömrümüze biçtiklerin,
Ya da biçilmesine izin verdiklerin için,
Hala bir açıklama bulamamakla beraber!
Affettik hep, hepinizi birden!
Şaka yaptım len!
Arada elbette yanlış etiketlere,
Yanlış hayatları yapıştırmış olabilirsin,
E, peki tamam da,
Benim ve kızımın ömrünü yanlış yazdığını,
Ne vakit, fark edeceksin!
Ve ben...
Garip anamın, puşt babamın,
Olmayasıca eriyiğinden doğmama kader biçtiğin an'a
Ulaşabilmeye çalışmaktan çok yoruldum!
Zaten o vakitten sonra da,
Bir türlü kerat cetvelini bir tam öğrenemedim.
Bir kere bir, bir...
Bir kere iki, iki...
Bir kere üç, üç...
İki kere iki'ye geçtiler onlar sonra,
Üç buçuktan dört ettiler...
Ben hala...
Bir kere yok, üç nasıl olduydu ki'yi sorgulayamadan,
Kalan ömrümü,
Bir kere iki, iki... ile
Bir kere üç, üç…
Diyememenin astigmatlı miyop'lu kalakalıyorum ortada!
Şimdilerdeyse direttim kendime...
Ne gözlük takıyorum, ne de lens!
Korkmuyorum artık beni korumayacağına adım eminim,
Ne geçmişimden, ne de gelecekten!
Sanki erkek cinsi ve ibnetörmüşüm gibi
Pompei'de yanmış bütün taksitlerim,
Limitlerim yanmış lan!
Ele ağız bükmemeye çabalarken!
En sonunda isyanımın bayrağını da çektim.
Ödemiyordum lan!
Kızımı baba annesine postaladım o da yetmedi
Nasıl kıyardım ömrümü feda ettiğime,
Sadece "İyi günlerimde varsam varım,
Ama seni çok seviyorum." demeye!
Beni yeterince anlayabilsin diye,
Bana ve ona tam yedi ay cehennem olan,
O bütün yokluklu zamanları da yaşadık!
Orospu olamadım, hamurum değildi,
Anne değil anaydım,
"Bende yok!"diyemedim.
Yüklendim.
Oysaki sen hepsini görüyordun!
Artık senin olsun cennetin!
Seni de yüreğimden azad ettim Allahım.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...