8 Ağustos 2017 Salı

Düş Ağrısı

...Düş Ağrısı...
Yokluğunun
En cerahatli yerinden
Azı dişini çektiğim.
Sen benim düş ağrımsın.
Çok çektim biliyorum çilesini de
Sensizliğin yanında, düş ağrısının yanında,
Diş ağrısı da neymiş ki.
Çığlıksız gecelerde,
Yastığa yaslama yüzünü.
Bir nefeste alırım söz,
Bütün acı yükünü.
Cemre.Y.

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Hiç Kimseye Güvenemiyorum

...Hiç Kimseye Güvenemiyorum...
Sen ne zaman, ayrıldık diye,
Canımın sen köşesi yanmaz sandın be sevgili,
Bak!
Daha da canı yanmasın diye,
Canının sen köşesi
Sev-di-ceğim bile demiyorum sana şimdi!
Ben ne zaman
Tırım tırım inlesem her yere
"Sahi sen nasılsın?" diye
Yanıyordur inan ciğerimin can köşesi.
Yanıyordun, acıyordu canının her yeri,
Biliyorum ki vicdanın uyutmuyordu seni geceleri,
Şimdilerdeyse ne sen umurumdasın,
Ne de canımın sen köşesi.
"Herkesimi affettim!" diye ondan dedimdi.
Şimdi hepten geçmese bile bütün acı anılar hafifledi sanki.
Sadece artık, sayende hiç kimseye güvenemiyorum, hepsi bu!
Cemre.Y.

Aşk Bu Yahu!


...Aşk Bu Yahu!...
Aşk bu yahu!
Bakarsın hiç ummadığımız o anda
Cereyanda filan kalırız çarpılırız.
Çok bilmişlik taslamaya gerek yok
Bakarsın...
Neyse!
Cemre.Y.

Mavilenelim


…Mavilenelim…
Mümkünse biz bize
Önce bir mavilenelim,
Sonra bahar bahçe renkleniriz.
Cemre.Y.

Görmedim Kendimi Öyle

...Görmedim Kendimi Öyle...
Türkü türkü ölüyordum ben kendime...
Hiç kimsem anlamıyordu
Emma Shapplin​ in
Spente le stelle'sinde
Kendi mezarıma sümbüller ekerken...
Duydum ki başak başak açmışım
Anamın mezarı başında...
Daha önce hiç görmedim kendimi öyle.
Görsem dayanamaz…
Yanına yatardım ölümümün!
Caydım, kendimi biliyorum,
Zira sabaha varırsam
Yine hayata umutlanacağım.
Cemre.Y.

Can Kenarı


...Can Kenarı...
Can kenarından…
İki kişilik yer ayırttım
Canımın diğer yarısı olmaya ne dersin?
Lütfen gitmez misin?
Cemre.Y.

Güzel Özlerdim Ben Seni

…Ne De Güzel Özlerdim…
Yani…
Özlemeyi de
Özlüyor insan.
Olsaydın…
Ne de güzel özlerdim
Ben seni yine ey yar!
Cemre.Y.

6 Ağustos 2017 Pazar

Mutlulukları Çoğaltın

...Mutlulukları Çoğaltın...
Önce, iki-üç yaşlarında bir çocuğun gözlerinden
Çilekli dondurmanın lezzetini tattım.
Sonra yedi-sekiz yaşlarındaki bir çocuğun
Eczacı kadından annesi için ilaç çalmış diye dayak yiyişini,
Orada bulunan esnaf adamın ilacın ücretini ödeyişini
Adamın küçük kızının poşete yiyecek dolduruşunu,
Otuz yıl sonra esnaf adamın yere düşüşünü.
Hastane masraflarının esnaf adamın ölümüne imza atışını,
Küçük kadın babasının başucunda uykuya dalmışken,
Bir zarf içinde bütün masrafların ödenmiş gelişini,
Annesi için ilaç çalan çocuğun
Esnaf adamın doktoru oluşunu,
Otuz yıl sonra minnet borcunu
Bir hayat ile kurtarışını tattım.
Sonra yaramazlık yapan kızını terlikle dövmeye çalışırken
Evdeki köpeğin kadına saldırışını
O terliğin önüne geçişini tattım.
Gördüğünüz gibi mutluluk iki satırı geçemiyorken
Acı dolu duygular daha bile yazılabilirdi.
Sonra bir bebeğin gülen gözlerine baktım.
Hayatı nasıl şekillenecekti kim bilir?
Hayatlarınızın kalanını mutlu anlarınızı
Çoğaltarak siz şekillendirin,
İlle de gerekirse, resmen yasağı yoksa, onunla,
İllegal sevişmelerle sevişin,
Ama bir kere olsun gerçekten mutlu olun,
Belki o zaman, daha çok satıra sığarlar.
Cemre.Y.

İç Sesini Dinle

...İç Sesini Dinle...
İçtiğin sigaranın bile
Son fırtı ansızın alev alıp
Burnunun ucu dahi yanıyorsa!
Ya bu hayata lanetler yağdıracaksın,
Ya da ışıkları söndürmüş olmana rağmen
İç sesini dinleyip
Gözlüklerini çıkartmamış olmana şükredecek,
Kendini, sana bile o an saçma gelen
İç sesinin kararlarını bir kere seveceksin.
Cemre.Y.

Kocaman Bir Nokta!

…Kocaman Bir Nokta!...
Bakma sen yağmura ve gök gürültüsüne...
Sabah tan yeri ağarınca
Bu gökyüzünün bir yerinden, yine güneş doğacak!
Noktalaya noktalaya geliyorum ey hayat!
Bütün yarım bıraktığın cümleleri ve virgülleri.
Uzun uzun virgüllerimle vedalarım sana da!
Noktalamalarım bittiğinde anlarsın zaten,
Artık sana da kocaman bir nokta.
Nasılsa ben yarın yine büyük harflerle....
Yine yeniden, mecburen, başlarım yeni hayatıma!
Cemre.Y.

Kangren Sevdalar

...Kangren Sevdalar...
Kadının sevdası kalp kırmızısıydı
Bütün uzuvları sapasağlamdı daha
Adam ilk ve son yalanını
Kadının yüreğinin ortasına savurup
"Sen sevmelere, sevilmelere layıksın."deyip
Öylece çekip gitmezden önce
Yaşıyordu henüz kadının her yeri.
Şimdi, artık son kez!
Öncesinden daha yapayalnızdı kalabalıkları
Çok daha kalabalıklı,
Yalnızlıklar biriktiriyordu kadın cebinde
Oysa tülleri uçuşurken de
Kalbinin kepenklerini son kez indirirken de,
Kangren sevdalar tasarlamamıştı ömrüne.
Bugün sıra ellerinde yine!
Bir daha o'na yazamasın diye...
Kesecekti ellerinin uçlarını yine…
Kesti yine parmak uçlarını!
En sinirsel, en yüreksel yerinden,
Bileklerinden öldürdü kendini!
Ama bu sefer klavyesinin önündeki
Saç tellerini üfürmedi…
Artık o kadar da vazgeçmişti.
Zaten bütün kahroluşlar
"Nabız sıfır!
Nabız…ama nasıl…
Ama hala yaşıyor!"lu
Hayretli hayatlara yine yaşıyordu.
Sonra…
Yine sabah oldu…
Gülümsedi kadın kendisine yine,,,
Sevindi hatta!
Fazlalıklarından indikçe
Yüzünde çoğalan gamzelerine!
Cemre.Y.

Yoruldum


…Yoruldum…
"Yaşamaktan bile
"Yoruldum!"
Ve bunu hiç fark etmiyorsunuz!
Cemre.Y.

5 Ağustos 2017 Cumartesi

Ekmek İle Soğan Kadar Mutluyum

...Ekmek İle Soğan Kadar Mutluyum...
Bu gece yeni bir şiir yok!
Kimseye...
Kendime bile...
Mavi kapıların sürgüsü geceye çekilmiş,
Beyaz badanalı bir köy odasının
Yer sofrasına kurulmuş
Yıldızlar altında bir hayalim daha gerçek olmuş,
Bense o yer sofrasının
Kalabalıklı gülen yüzlü ailesine
Mükellef bir ziyafet değerinde
Soğan ekmek kadar mutluyum çünkü!
Cemre.Y.

"Kitap'sızım Ben!"

..."Kitap'sızım Ben!"....
Benim gerçekten kitap basmak gibi bir isteğim yok!
Hikayesi de şu ki; Yıllar önce İstiklal Caddesini
Amaçsız yalnızlığımda yürürken
Yine bir karar arefesindeyken
Bir ses duydum ve tüylerim diken diken oldu!
Aynen şöyle diyordu;
Siyah melon şapkalı,
Elinde beş-on kitap olan o genç adamın sesi
"Şiir sever misiniz efendim,
Kendi yazdığım şiirlerim bunlar,
Okumak istemez misiniz?"
O gün karar verdim ki
Ben yazarsam roman yazmalıydım.
Yoksa bu ülkenin şartlarında üstelik bir bayan olarak,
O adam gibi olmak istemezdim asla!
Nihayetinde geçen hafta
İstiklal Caddesine gittiğimde hala aynı cümle ile
Bit pazarı malzemesi yapıyordu adam elindeki kitapları!
Ne o gün, ne de bir başka gün almadım kitabını…
Kim bilir belki de harika dizeler vardı içinde.
Oysa ben yüreğimden dökülenleri öylece
Öylece haraç mezat satamazdım
Çalanlara da savaş açardım.
Bu sebepledir ki benim hiç kitabım olmayacak.
Üstelik hoşuma da gidiyor
Herkese "Kitap'sızım ben!" demek.
Cemre.Y.

Aşamalı Ayrılık

...Aşamalı Ayrılık...
Ayrılığın 1.Aşaması:
"Madem istediğim gibi olmuyor, bitsin."
Ayrılığın 2.Aşaması:
"Amannn zaten olmayacaktı iyi oldu."
Ayrılığın 3.Aşaması:
"O gelecek, pişman olacak sonunda."
Ayrılığın 4.Aşaması:
"Aslında çok da mutlu etmedi beni kızdırıp duruyordu!"
Ayrılığın 5.Aşaması:
"Eee! Hala aramadı ama pişmanım affet diye!"
Ayrılığın 6.Aşaması:
"Ortak noktalarımız çok muydu ne?"
Ayrılığın 7.Aşaması:
"Beni seviyordu,
Sonuçta elinden gelen kadarını yapıyordu."
Ayrılığın 8.Aşaması:
"Eee! Hala inat ediyor bak, ben yalvarayım diye bekliyor."
Ayrılığın 9.Aşaması:
"Benim hayattan beklediğim bu değil ki, o da değil!"
Ayrılığın 10.Aşaması:
"-Git- dediğine, -Dön- demek kadar büyük bi aptallık yokmuş!
Sakın Haa!
Haydi sevgili ben,
Neresinden başlamak istiyorsan...
Yeni hayatına uyan ve başla!
Cemre.Y.

Burnumun Direğinin Sızısısın Sevdiğim

...Burnumun Direğinin Sızısısın Sevdiğim...
Burnumun direğinin sızısın sevdiğim...
Boğazımın tam, yutkunmalıyım boğumunda, bir yumrusun.
Göz pınarımda biriken, ama sen varsın diye akmayan
Akmaması gereken damlalarımsın...
Hani dakikalarca kırpmazsın gözlerini
Bir yanlışlıkla kırpıversem,
İstiridyenin içinde saklanmış, en irilerinden inci taneleri gibi
Dökülüveriyor ya, artık hiçbir şeye ve hiç kimseye aldırmadan.
Tuzunun sıcaklığı ve sertliğiyle yanağımı yakan gözyaşımsın.
Bir dağın ormanının en kuytu,
En yükseğinde aldığım bir nefessin sevdiğim...
Hani puslu duman bulutlarının ortasında
Kollarını açarsın ya gökyüzüne....
Daha derini bırak!
Hani o en yarımından bir nefes aldığında,
Ciğerlerini yakan, kavuran..
Seni adi bir nefeslik sigara gibi öksürüklere, nöbetlerine boğan.
Ama aslında ciğerlerimi yenileyen orman kuytusu nefesimsin.
Sen duyduğum en güzel ninnisin sevdiğim...
Hani sol göğsüne yasladığımda başımı,
Hani korunmasız, kimsesiz
Yazık bir kedi yavrusu gibi sarıldığımda sana sımsıkı
Sağ kulağımdan girip beynimi ve kalbimi fetheden
O kalbinin tik tak sesi...
Senin koynunda uyuduğum gibi derin uyumadım hiç.
Sen duyduğum, en güzel ninnisin.
Sen benden yitip gidenler için aslında suçlamadığımsın.
Dualarım kadar beddularım, beddularım kadar dualarımsın.
Sen hem cennetim, hem cehennemimsin sevdiceğim.
Sanmıyorum ki eyyyy sevgili
Hiç kimse...
Hiç kimse böyle sevmiş olamaz seni....
Yüreğimin sızılarıyla içi acıyan,
Yüzüm gülüyorsa yüzünde bahar güneşleri açan sevdam
Hiç kimseyi...
Hiç kimseyi böyle sevmiş olamam.
Ama bu sefer “Olmaz!”
Cemre.Y.

Şiir Dediğin


...Şiir Dediğin...
Şair demiş ki şiir'e
"Yazan mı, yoksa yazdıran mıdır aslolan?"
Şiir cevap vermiş hemen
"Şiir dediğin,
Bencileyin bir anlık fotoğraf karesi gibidir
Ya gülersin
Ya da hüzne dalarsın o an...
Sadece o an!"
Cemre.Y.

4 Ağustos 2017 Cuma

Mutfakta Bir Anı

…Mutfakta Bir Anı...
Susarak teşekkür etti kaynayan ocağımıza!
Susarak dokundu yanağıma,
Belime sarıldı, boynumu kokladı
Saçlarımı içine çekerek öptüğü an
Saçlarımdan kayıverdi
Orada bir yerde bulup
Toka niyetine taktığım kalemim,
Sarı saçlarım savruldu mutfağa,
Sımsıkı sarılırken,
Beni içine hapsetmek istercesine,
“Saçların güzel olmuş” dedi.
“Gerçi sen…
Her renginde ayrı bir güzelsin ya!”
Biliyordum ve bilmekten nefret ediyordum.
An, sadece o an’dı
Ve sadece o anda kalacaktı.
Sevdamız o mutfakta bir anı olarak kaldı.
Cemre.Y.

Seve seve Sevsene

...Seve seve Sevsene...
Yüreği aşk olana
Her mevsim bahar...
Ey benim Temmuz düşüm
Kış ayazı terk-i diyar yüreğimde
Ben bile üşümüşüm...
Gelsene...
Zemheri ayazlarında ki,
Temmuz sıcağımın özlemi gibi
Isıtsana yüreğimi...
Seve seve sevsene...
Cemre.Y.

3 Ağustos 2017 Perşembe

Cümlelerim Var Benim

...Cümlelerim Var Benim...
Kıskanmak değilse de
İçimin…
“Ahh...!” dediği cümlelerim var benim
Kimi bir şarkının son makamında
Kimiyse devrilmiş kelimelerin son noktasında.
İlle de benden başka bir kalemin
Benimkinden öte bir şiirin özünde ya
Ansızın onuveriyorlar gözyaşlarıma ya
O an susuyorum içime
Yüreğimi kime duyurdum, ne zaman
Hem de bana bile,
Daha söz etmezden önce diye
Hayıflanıveriyorum kendime
Sonra anlıyorum
Onlar benden daha fazla sevilmişler be!
Cemre.Y.

Yar'dan Uçtum

…Yar'dan Uçtum…
İçimin kırılgan kanatları,
Onların kemirgen gözlerindeki
Vurdumduymaz cümleleriyle
Bu kadar özgürken
Kalamazdım artık yamaçlarında,
Kime ne?
Artık tek bir kanadımda
Bir tek mavi tüy'üm bile kalmadıysa.
“Yar!” dedim.
Yar’dan uçtum.
Onlar...
Yere nasıl çakıldığımı
Daha önce hiç görmediler nasıl olsa
Ben gördüm...
Hem de tek başımaydım yarsiz!
Kime ne?
Cemre.Y.

Son, Don Kişot

...Son, Don Kişot...
Ben harflerimin suskunluğuyla,
Kelimelerimin sensizliğe isyan zulmüyle,
Şiir şiir sessizce hıçkırarak çağlarken sana,
Kalemim özenivermiş işte Don Kişotluğa.
Kalbimin içi Alanso,
Bedenim, aç bilaç Rozidante!
Saçlarına değilse bile
Yüreğine kar yağıyordu her geçen gün
Prensesim Durcinea’mın.
Gerçi o, hiç kabul etmemişti ya zaten!
Prenses kadar aciz olmayı.
Her daim kraliçemdi o, kraliçem!
Düzeni bozamazdım elbet.
Su bile akarsa yatağını bulurdu zaten.
Oysa söz konusu sensen!
Parmaklarımın uçları hep ayrı birer romandı.
Sana yazdığım bütün şiirlerimin
Elbette içinde sadece aşk yoktu!
Yaşama dair ne varsa
Her şey vardı.
Dinsiz, dilsiz, ırksız, milliyetsiz
Sevdim ben seni.
Bedensiz, bedelsiz...
Her şeyimdin sen benim.
Ondandır belki...
Bir yavrucağın kollarında...
Annesinin ona bakan
Gözlerinden başka,
Her gece uyumadan önce
Kokladığı saçlarından başka,
Hiçbir şeyi olmadığını gördüğümde
Bunca, derin yaralanmam.
Oysa seni de...
Başımdan çok ayrı sevmiştim ben
Kalbim başımdan çok ayrıyken.
Son Don Kişot'un,
Sonunda öldüyse bile
O suyun yatağı
Artık aynı değil be sevgilim.
Cemre.Y.

Gamzesinden Yapışın Hayata

...Gamzesinden Yapışın Hayata...
Hani olmaz ya!
Olur da!
Gülüşünden sevdiğiniz bir adam varsa eğer!
Gamzesinden yapışın hayata,
Öyle haramice değil!
Öpe koklaya...
Zira o gülüşüyle
Gülümsetecektir hayata sizi...
Hiç yoktan ömrünüz uzayacak
Hiç yoktan kalbinizi hissedeceksiniz!
Hiç yoktan...
Hala...
Var olduğunuzu göreceksiniz!
Cemre.Y.

Sert Vurmasaydım Kapıyı Yüzüne

...Sert Vurmasaydım Kapıyı Yüzüne...
Şimdi senin bari,
Sırt çantandan, zorlukla olsa da arayıp bulmak zorunda kalmadığın,
Nasıl olsa kapını açanın var ya yıpranmayacak diye,
Tüylü bir beyaz kedicikli ya da üzgün köpekli,
Anahtarlıkların vardır kim bilir?
Bütün çocukluğun boyunca,
Umutsuzca baktığın kapalı kapıların yerine,
Kapını açanların olduğu mutlu anların var şimdi belki!
Şimdi senin bari,
Sabah akşam onu gezdirmeni bekleyen,
Minik bir köpeğin vardır belki ya da ayaklarına dolanan bir kedi,
“Bende o kedinin köpeğin canlısını
Nereme sokacağım!” derdinden kurtardım kendimi!
Nedense ilk istediğinden beridir,
Ona bir yer hayalindeydim ve bu doğum gününde
Anneannenin kilerinde kalmak şartı ile
Sana nihayet balıkların ve kuşlarının dışında
İlk canlı hediyem olacaktı ya!
Sana başkaca yapamadıklarım
Başka yerine getiremediklerim yerine!
Ondan da kurtardın beni!
O eve girdiğinde seni güler yüzü ile karşılayanların!
Ter içindeki okul kıyafetini değiştirirken,
"Bir duş alsam iyi olur!" diye diye
Sere serpe soyunabildiğin sıcacık,
Her odası sıcak olan
O, sarı odaların senin olsun a çocuk!
Namusum dışında her şeyimi yırttım da
Yetemedim sana be yosun gözlüm.
Yapamadım, yapmak istediklerimin hiçbirini bi tamam!
Yaptırtmadılar el birliği ile!
Şimdi onların ol çocuk!
Benim için değişen bir şey yok!
Hala yeni ısındı kemiklerim,
Hala ısınmasa da olurdu zaten,
Biraz sonra yatacaktım!
Ben sana hep “Az" dım be çocuk!
Çokluklara yolladım seni!
Sakın unutma ha, kapım da yüreğimde her daim açık sana!
Ama artı kanla ben sert vurmasaydım kapıyı yüzüne...
Sen de biliyorsun sana benden başka hiç kimse,
Kapı falan açıp, buyur etmezdi, mecburdum!
Cemre.Y.

Yoktun

...Yoktun...
Uyandım, yoktun!
Sabah niyetine,
Anlatılan rüyalar gibi
Yeniden uyusam…
Gelir misin yanıma!
Sevişir misin yine benimle?
Cemre.Y.

2 Ağustos 2017 Çarşamba

Hiç Yoksun


…Hiç Yoksun…
Çok bir şey değişmedi aslında, hala yürekten,
Var olamayışına ağlıyorum zaman zaman,
Çünkü hala, hiç yoksun.
Cemre.Y.

Sen Bilirsin Yine De

...Sen Bilirsin Yine De...
Durup akıl danışmak lazım beyne...
"Kaçmak mı gerek yine
Bütün sev-i eylemlerinin hepsinden."
Yoksa...
Bir şans daha mı tanımak lazım?
Rüzgarının götürdüğü yere...
Ama unutma,
"Artık yaprak bile kımıldamaz!" diyordun kalbinde
"Şimdi kelebekler uçuşuyor!"
Sen bilirsin yine de.
Bir günlük ömrü var sanılan kelebeğin
Larva ömrünü sen yaşadın yalnızlığınla...
Bir şansın var daha hayata
Diyebilirsin mesela;
"Bu dünyaya bir daha gelmeyeceğim,
Kime ne!" diyebilirsin.
Ya da kelebekleri kurutup
Koleksiyon yapmaya başlayabilirsin nihayet!
Sen bilirsin yine de...
Cemre.Y.

Adli Tabip Olay Yerinde!

...Adli Tabip Olay Yerinde!...
Sana rağmen...
Sensizliğe rağmen!
Yaşadım ya...
Bekleme!
Ölmem ben çocuk!
Senden ve benden çalıp çırptıkları ne varsa...
Yerli yerine konmadıkça.
Unutma!
Kül...
Toz gibi değildir!
Hayat bulamaz yeniden! .
Koyamazlar yerli yerine
Hiçbir katilimin parmak izlerini!
Artık bütün "Ahhh!" lar artık,
Yerli yerine konacak!
Yer...
Onlara yarılacak...
Korkma!
Bizim bulut gemilerimiz var!
Sen tarafını seç değil!
Sen tarafını bul yeter ki...
Sen huzurda ol.
Merak etme!
”Doktor hanım nerede” diyenlere.
Gülümseyerek hep!
“Adli tabip’imiz olay yerinde!” diyorum hala!
Sen tabiplikten çoktan
Vazgeçsen de...
Cemre.Y.

Emanetime Hıyanet Etme

...Emanetime Hıyanet Etme...
Amman ha!
Buruk ve kederli olmasın, senin de sol yüzün.
Sakın ha!
Sağa çeken, gül kıvrımlı dudağın gibi,
Sağa çeken küçümser olsun vazgeçişlerin!
Benden, akıp gidişin gibi olsun her şey!
Hani, o hep sağa çeken yosun gözün gibi,
Sağa çeken hasret yuvası gamzen gibi,
Hani?
Sağ dudağının üzerindeki ben'in gibi olsun her şey!
Ki en çok da, oralarda hapsolmak ister gibi,
Oralarından öperdim ben seni,
Gözünün sağ yanından
Sağa yatık gamzenden
Dudağın üzerindeki,
Ben’inden öper, uyuturdum seni!
Alaycı ve cesur olsun hayata bakışların.
Sakın ha!
Kimseciklere verme o öpüşlerimi!
Sol gözünden,
Belli olacağı ne zaman belli olmayan,
O, sol gamzenden,
Ve sol dudağının üzerindeki
Gizlice beliren ve yok olan ben’imden,
Kimsen öpmesin, hele sinenden,
Sakın ha!
Ki en çok dan daha da çok!
O son buğulu bakışın gibi bakma sakın
Sakın bana baktığın gibi bakma sonlara,
Başkaca hiç kimseye!
Olur a!
"Kal!" derler…
Ki inan sen kadar sahtedirler!
Sen, sen ol,
Son bakışa kaldıysa bir şeyler kanma!
Oysa o bakışla son bir sarılsan!
Sonumdun ya a çocuk!
Vazgeçtiklerin kadar rahattasın şimdi,
Emanetim sola çekişlerimse,
Emanetime hıyanet etme!
Amman ha!
“Ahhh!” ım olma!
Yoksa…bilirsin.
Cemre.Y.

Hep Sonradan

…Hep Sonradan…
Fark ettim ki
Ben sabahları daha aydınlık bakıyorum dünyaya,
Ne oluyorsa sonradan oluyor,
Hep sonradan...
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...