25 Kasım 2019 Pazartesi

Geceler

…Geceler…
İyi olsun geceler…
Varsın son gülümseyişler denize savrulsun!
Ama…
İlle de…
İyi olsun geceler…
Cemre.Y.

Kalp

...Kalp...
Durduk yere...
Hiç olmayacak bir anda...
Hiç de gereği ve sebebi yokken!
Kalbinin varlığını hatırlatıyor ya kendi EKG'n
Ne vakit, yanılıp, şaşıp da hani,
Yüreğine de danışmaya ramak kalsa...
Hiç yoktan var oluveriyor birileri!
Durduk yere açıveriyor eksikliklerini.
"Troid ilacını içmeyi mi unuttun acep?
Ya da...
Yanlışlıkla iki kere mi içtin ki?" diyor misal.
Öyle olmalı zira kaderimin yeni çizelgesi.
Merkürü dehleyip,
Satürn'ün gereksiz geçişlerini es geçip,
Durduk yere gelecekten bi yüreğe,
"Hoş geldin mirim!"diyemem misal.
Kesin...
Troid ilaçlarımının oranıdır sıkıntım.
Yoksa...
Bu kalp bunca yıl heyecanla atmamış,
Ne diye bi hayale kansın de mi?
Cemre.Y.

24 Kasım 2019 Pazar

Sevgili

...Sevgili...
Sana ılık bir güz akşamından sesleniyorum sevgili,
Bakma üstümün başımın kırağı donuğu olduğuna.
Günün güzelliğine, akşamın bahar esintisi eklenince ben...
Durduk yere nar sevmeye karar verdim misal.
Kim bilir belki de artık masalların sonu bile değişir bir gün!
Gökten üç elma yerine, mutluluk yağar ruhsuz yüreklere.
Cemre.Y.

23 Kasım 2019 Cumartesi

İstersen



...İstersen...
Bana...
Bir daha...
Yeni...
Şiirler yazdırırken sen bu sefer!
Şiirim'in öznesi olur musun misal!
Onu bir bakışalım istersen?
Cemre.Y.

Nasılsın

...Nasılsın...
Kendi hayatımın...
Gereksiz kalabalığından sıyrılmaya çabalarken,
Kim bilir...
Ne kadar?
"Günaydın"ı kaçırdım ömrümde...
Ve kim bilir...
Ne kadar da,
"İyi Geceler"i.
Öyle ya...
Gün nasıl olsa geçiyor ya!
Öyle ya da böyle.
Lakin...
Gece çöker az sonra!
Az sonra...
Bütün yalnız yüreklerin,
Yalnızlığını...
Kirli çarşaflara feda etmeyenlerin vakti asılır duvarlara!
Sahi...
Sen...
Şimdi...
Nasılsın?
Cemre.Y.

22 Kasım 2019 Cuma

Dehliz

...Dehliz...
Ruhumun derin dehlizlerinde geziniyorum her gece...
Gün be gün artan öksürük nöbetlerime bakılırsa da,
Bulamıyorum demektir ne demeye
Tanrının yaratıp unuttuğu bir insan evladı olduğumu!
Ve neden?
Ve nasıl?
Ve niçin...
Ömrü hayatım boyunca sanki utanılacak bir varlıkmışım gibi,
Atılıp savurulacak, başka öfkelerin hepsi üzerinden alınacak,
Kırılacak, üzülecek, incitilecek ama ille de hayatta kaldırılacak.
Bir tek sevgi kırıntısına, biraz şefkate, 
Biraz vefaya hasret kalacak bir ruh olarak yaratıldım acaba!
Düşüncelerim düşünmekten yoruluyor bazen...
Durduk yere başlıyor yine ağrılarım ağrımaya!
Durduk yere acısız ölümün çarelerini arıyorum bazen.
Sonra vazgeçiyorum aniden!
Zira meğerki ben zamansız ölürsem o kazanır.
Varsın o da bunu merak etsin madem!
Değil mi ki bu da benim kendi kaderime intikamım.
Cemre.Y.

21 Kasım 2019 Perşembe

Hayal Bu Sevgili

…Hayal Bu Sevgili…
Hiçbir şey…
Ama hiçbir şey…
O en güzel gülümseyişlerimi geri getiremez bana!
Lakin…
Daha da güzel gülümseyişleri de umuyor hani insan olan.
Hayal bu sevgili'm.
Seve seve söv bitsin.
Cemre.Y.

Yorgun

...Yorgun...
Üzerimde yüz yıllık yalnızlığın ağırlığıyla,
Gün be gün içimden göçmekteyim.
Yorgunum diyorum lakin, yorgunluk da suç gibi yük üstümde!
Cemre.Y.

20 Kasım 2019 Çarşamba

Kırmızılı

...Kırmızılı..
Kırmızılı bir kadın...
Kırkını beş geçe...
İlk defa...
Hiç olmayan bir fırtınada,
Basit bir işportacı şemsiyesine güvendi!
Yağmur yağmalıydı o kesin,
Ve hazırlıksız yakalanmalıydı afete lakin...
Aylardan kasım olmasına rağmen,
Ne yağmur vardı ortalıkta,
Ne de en ufak bir fırtına!
Kırmızılı bir kadın...
Altıncı yaşını beş geçe...
Henüz küçümen bir çocukken!
Geçmişinden yüz yıllarca vakit geçse bile...
Bazı şeylerin,
Esas hikayesini anlatamadı da!
Tuttu "Çünkü o'ndan nefret ediyorum!" demeyi seçti.
Çünkü diğerleri...
Bundan gayri sadece o nefretin sebep hikayesine asılacaktı.
Kırmızılı bir kadın...
Çoğu şiirinde...
Ömrünün en az otuz kilosunu verecekti her şiirinde...
Bırakmadı peşini hiç kimse!
Cemre.Y.

19 Kasım 2019 Salı

Özlemedim

...Özlemedim...
Her gece...
Hiç üşenmeden,
Ömrümün on yıl öncesini,
Ve de on yıl sonrasını,
İğne deliğinden geçirip,
Kah efkara basıp,
Kah hayale dalıp,
Şu anımdan geçip gitmekten sıkıldım.
Ben...
Sizin kadar şanslı değildim bayım!
Ne çocukluğumu özledim,
Ne de en ergen hallerimi,
Ne gençliğimi özledim,
Ne de daha dünkü hayatımı.
Bugün mü...
Geçti gitti işte!
Lakin...
Bir tek "Şimdi!" kaldı elimde.
Şu satırlarımı,
Cümle ederken gülümsüyorum misal!
Yetmez mi?
Cemre.Y.

18 Kasım 2019 Pazartesi

Neyse

...Neyse...
Kim bilir kaç yüzyıl önce anızları yakılmış,
Sahibince çıkını heybesine konup çoktan terk edilmiş,
Bir daha da...
Ekin ekilmemiş, mısır biçilmemiş bir tarlanın başındayım!
Çok bekledim belki biri gelir de, gün döndüler olsun,
Ya da ne bileyim en azından süpürgelikler falan ekerler diye ama!
O gün, bugün, ne gelen oldu, ne de giden.
Şimdilerde zemheri ayazlı kara kışlarıma inat,
Sonbahar fırtınalarına inat,
Güneş...
Kurumuş dallarımda, kurum kurum, salım salım salınmakta!
Çok korkuyorum ama ya bahar geldi sanıp yeşillenmeye yeltenirsem,
Ya birden gecenin bütün kara kışları yorgun köklerimi üşütürse diye.
Neyse ya...
Neyse!
Cemre.Y.

17 Kasım 2019 Pazar

Sonra

...Sonra...
Sesli, sessiz ama fısıltı kadar yakın,
Lakin sınırlar kadar uzak... 
Misal...
Kaç gece...
Bir sütyen askısında astım kendimi, kimse bilmez!
Orospuluktan falan da değil ha!
Hepi topu üçü geçemedi sevdiklerim!
Hepsinden de...
Evli, mutlu, çocuklu aile hayaliydi, hayallerim.
Sonra mı?
Sonra'm hiç olmadı lakin!
Sonra...
"Ben ona hiç aşık olamadım be evladım,
Geldi, aldı işte beni!" razılığına razı olmayı
Bir hayli de diledim.
Ve ama lakin...
Hissetmeyi, hissedebilmek bile ayrı bir güzeldi be!
Cemre.Y.

O Kadar

...O Kadar...
Ömrümün...
Yoğun bakım kapılarından geçerek geldim bugüne!
Bu vakitten sonra...
Artık hükmü yoktur hangi paslı anahtarın,
Hangi ağulu geçmişimin kapılarını açacağı!
Bu vakitten sonra!
Ben yazarım kaderimin cilvelerini,
En destansı anlarıyla...
O kadar!
Cemre.Y.

16 Kasım 2019 Cumartesi

Gittin

...Gittin...
Umutsuz akşamlara inat!
Ilık bir kış baharıydı gelişin.
Sonra güneş doğdu,
Karlar eridi.
Ve sen...
Gittin.
Cemre.Y.

15 Kasım 2019 Cuma

Çocuk

...Çocuk...
Geceye yıldız tozları serpiştirelim çocuk!
Gece...
Güne uykulu kirpiklerini açtığında,
Sanki aylardan baharmış gibi,
Güneş ışıltılarıyla salınsın hayata.
Lale mevsimleri hiç bitmesin misal!
Sanki iki göğsünün arasındaymış gibi.
Cemre.Y.

14 Kasım 2019 Perşembe

Hiç Değilse

...Hiç Değilse...
Kuş uçmaz, kervan geçmez zamanındayım ömrümün,
Üstümden geçip giden göçmen kuşlar bile,
Her bir kuru dalıma, ayrı birer kulp takıp gitmekte.
Her sabah göğüme kurulan güneşe umutlar ekmekteyim lakin,
Ne yapsam, ne yapmasam olmuyor işte!
Bir türlü beğendiremiyorum güne kendimi.
Gün hışmını savurup geçip gittiğindeyse,
Gece çöküveriyor olanca yalnızlığıyla!
Hiç değilse diyorum...
Hiç değilse yalnızlığım varlığımı, olduğum gibi kabullenmiş,
Ruhumun serinliğine şiirler savuşturuyorum da,
Onu bile anlayışla kabullenmekte.
Oysa az ötemde rengarenk çiçekler bana şarkılar söylemekte,
Nedeni bilinmez lakin...
Ben içimden kuruyup geçmişken yeşillenmemi beklemekte.
Ben bile hatırlamıyorum meyve bari veriyor muydum şu hayata.
Gülüyor muydum en içten gözlerimin içinden!
Seviyordum evet de nasıl bir şeydi yüreğimin ritmi?
Neyse.
Cemre.Y.

13 Kasım 2019 Çarşamba

Dolunay


...Dolunay...
Yıldızların sürgün yediği yerde...
Güneş çok uzaklarda ve ay...
Dolunaydı.
Bir vakitler...
Hani hiç kimseye olmasa bile,
Bir tek onun sesini duysa hani,
Yüreğinin tellerinde şarkılar notalanırdı ya!
Olmadı bu sefer.
Hani öl dese uğruna yine seve seve ölünür de lakin!
Hissetmeye çalıştı kadın yeniden yüreğinin şavkını.
Olduramadı.
Yıldızların sürgün yediği yerde...
Güneş çok uzaklardaydı ve...
Ay...
Dolunaydı.
Hislerini kaybetmişti kadın,
Hükümsüzlüğü bakiydi lakin.
Çırılçıplak bir ağaç gecenin ayazını giyinmekteydi.
Varsın gelsindi kışın en zemherisi donardı en çok!
Öyle de kendine dahi yokluk ayazıydı yani.
Hiç kimse de anlamadı.
Cemre.Y.

12 Kasım 2019 Salı

Kız Kulesi

...Kız Kulesi...
Onu son gördüğümde...
Parlement mavisi zülüflerini dökmüş yüzüne,
Salacak merdivenlerinde ayaklarımız birbirine dolanmış,
Sevdiğimin dudaklarından,
En sadesinden Tük kahvesini yudumlarken gülümsüyordu bize.
Kim bilir,
Onun da sevdaya dair bir umudu doğmuştu belki de geceye!
Olmadı lakin, olmayan bütün her şey gibi...
Ne ben bir daha gittim yalnızken bile!
Ne de öyle bir geceye daha şahit oldu da gülümsedi Kız Kulesi de.
Hani olur ya bazen, anıların insanları değil de...
An'ları özlenip buruk bir tebessüm savrulur ya dudakların kenarına!
Bu gece...
Tam da öyle bir tebessümlü gece işte hem de küfürsüz!
Acaba diyorum,
Hani, Kız Kulesi de özlüyor mudur beni!
Ya da ne bileyim...
O anda aynı dudaklardan öpüşürken içilen o sade kahveyi?
Cemre.Y.

11 Kasım 2019 Pazartesi

Fark Etmeden

...Fark Etmeden...
Bütün gençliği uzağı görememekle geçmişti oysa!
Her gün, bir sonraki günün,
Bilinmezliğini içeriyordu fark etmeden.
Şimdiden çok yıl sonrasındaysa,
Yakın gözlüğü takacaktı muhtemelen.
Bütün o uzaklar...
Artık yakın olduğundan beri mi,
Karar vermişti acaba yakını görememeye!
Bütün gençliği, kulaklarını tıkamakla geçmişti oysa!
Her an, bir sonraki anının,
Acı çığlıklarını içeriyordu fark etmeden.
Şimdiden çok yıl sonrasındaysa,
Kulakları duymayacaktı muhtemelen.
Bütün o uzaklar...
Artık yakın olduğundan beri mi,
Karar vermişti acaba iyi duymamaya!
Bütün gençliği dişlerini sıkmakla geçmişti oysa!
Her gece, bir sonraki gecenin,
Bilinmezliğini içeriyordu fark etmeden.
Şimdiden çok yıl sonrasındaysa,
Takma dişler takacaktı muhtemelen.
Bütün o uzaklar...
Artık yakın olduğundan beri mi,
Karar vermişti acaba dişsiz damaksız kalmaya!
Birdenbire geçmişi geleceği düşünmeyi bıraktı
Ve şimdi gülümsedi işte, hem de hem içten,
Gözleri henüz görür,
Kulakları henüz duyar, dişleri henüz sahiciyken, 
Cemre.Y.

10 Kasım 2019 Pazar

Cancağızım

...Cancağızım...
Sana ılık bahar akşamları biriktiriyorum sevdiğim,
Gönlümün salıncağında küçücük bir kız çocuğu gibi sallanırken ben,
Yorgun bedenim titreyen elleriyle mezelerimizi hazırlarken,
Sen mangalı yakmış olursun çoktan.
Dolaptan yeni rakıyla acılı şalgamı çıkartırken buluşur ellerimiz.
Sanki yeni sevgili olmuşuz gibi utangaç bir öpücük kondururum yanağına!
Benim kızla damat, senin oğulla gelin de kol kola gelirler birazdan,
Ellerinde pembe pamuk şekerleriyle torunlarımız da yanlarında olur elbette.
Gerisi ne mühim a cancağızım, ötesi na mühim!
Cemre.Y.

9 Kasım 2019 Cumartesi

Kıpkızıl Akşamlar

...Kıpkızıl Akşamlar...
Günlerin yaprakları kuruyup solarken,
Kıpkızıl akşamlar aniden griye kesip kararırken,
Seni düşünemeyecek kadar yorulmak isterken,
Seni düşünerek yorulurken ben...
Evet...
Aramadım seni!
Sesinin tınısını özlemedim mi sanırsın?
Ya saçlarının güneş esintileri kokusunu.
Lakin...
Sana fedayı değer biçip talan ettiğim ömrümü,
Kıymık kıymık kıydığın aymazlığın hatırımda hala!
Hiç değilse yeşil değildi ağulu mürekkebin.
Harf harf yüzüme söyledin de söyledin!
Günlerin yaprakları kuruyup solarken,
Kıpkızıl akşamlar aniden griye kesip kararırken,
Seni düşünemeyecek kadar yorulmak isterken,
Seni düşünerek yorulurken ben sonunda anladım!
Sevemedin sen beni!
Ömrüme varlığına teşekkür ederim.
Beni düşünüp yüreğini üzme sakın!
En son mesajından sonra bir hışımla doğramıştım ya saçlarımı,
Gittim kısacık kestirdim kuaförden fırça yiye yiye ve kızıla boyattım yeniden.
Sensizliğimin o son mesaj anını es geçebilene kadar da sürer bu böyle!
Hani ararsan falan...
Ulaşamazsan da çok merak etme e mi!
Aradığınız kişi şu anda ömrünün hazan yapraklarını topluyor!
Kızıl bir günün akşamında denize savurup bahara öykündüğünde,
Belki de öldüğünde...
...
Neyse!
Gün bu...
Elbet doğacak yeniden.
Cemre.Y.

8 Kasım 2019 Cuma

Sevgilim

...Sevgilim...
Sana kırık bir sazın mızrabından sesleniyorum sevgilim...
Üstüm başım yara bere içinde!
Sana kırık bir kemanın kemanesinden sesleniyorum sevgilim...
Elim ayağım yara bere içinde!
Sana kırık bir piyanonun şövalesinden sesleniyorum sevgilim...
Gecem günüm yara bere içinde!
Sana yaşamaktan yorula yorula nefes alan bir ömürden sesleniyorum sevgilim...
Aklım, hayalim yara bere içinde!
Sana...
Nefesli hiçbir enstrümandan seslenemiyorum sevgilim...
Ağzım, dilim, dişim, sesim...
Yara bere içinde!
Bütün çığlıklarımı en sadesinden gönderiyorum evrene...
Offf!
Diyorum susa susa off!
Gayrı gözüm yaşı bile akmıyor acılarımın acılarına.
Bundan on yıl önce sadece kağıt kesiği yaralarım vardı oysa...
Ne kadar derin ve ne kadar da yürek yangınıydı!
Sana on yıl sonramdan sesleniyorum sevgilim, hala mı ciğerime değmedin!
Cemre.Y.

7 Kasım 2019 Perşembe

Güz Yanığı

...Güz Yanığı...
Güz yanığı suskunluklara dişimi sıkıyorum bu aralar,
Ağzım, burnum karanfil yarası.
Ben de tıpkı onların bana yaptığı gibi,
Umarsızca, hiç de düşünmeden...
En ağulu cümlelerle onları zehirleyebilirdim lakin!
Yüreğe açtığı hasarı en iyi de bilen benim.
Güz yanığı hıçkırıklara gözümü yumuyorum bu aralar,
Yüzüm, gözüm bulut kümesi.
Ben de tıpkı onların bana yaptığı gibi,
Canının canına yüksünmeden,
En gerçek öfkelerle onları tam ciğerinden vurabilirdim lakin!
Ciğere ve beyne açtığı hasarı en iyi de ben bilirim.
Hadi şimdi bir ayna bulun kendilerinize ve...
Gözlerinizin dibine dibine bakıp...
Öfkenizi, kininizi, benimle olan alıp verememişliğinizi...
Tebrik edin!
Çünkü başardınız.
Çünkü bende artık...
Güz yanığı yaralar birer birer açılmakta kansere davetiye renginde.
Bütün o, her şey güzel olacakların hepsi birden iptal!
Gülümseyin.
Ölüyorum!
Cemre.Y.

6 Kasım 2019 Çarşamba

Kime Ne!

...Kime Ne!...
Gayri acılarına da acımalarının seyrü seferi dolduysa...
Sayfa sayfa, yaprak yaprak, mısra mısra,
Cümle cümle, kelime kelime, hece hece,
Harf harf silersin geçmişinin bütün ayak izlerini hayat defterinden..
İmkansızlıkların olasılık ihtimalleri de geçip gittiyse ömürden!
Yalnızlığını yara görenlere gülümseyerek sarılırsın bir kez daha ona.
Hiç de korkmazsın emin ol!
Şeytanmış, cinmiş, melekmiş, huriymiş hepsi yalan billa!
Yıllar var ki, ben hep aynı yalnızlığımla dertleşirken hala aynı minvaldeyiz illa!
Şerefsiz bir ayrılık, ağulu bir veda daha yaşanacağına...
Tebessüm eder durursun dört mavi duvar, beyaz bir tavana.
Ilık bir bahar rüzgarı da eser ya hafiften pencerenden,
Umurun dahi olmaz, bu hangi bahardı diye...
İlk mi, yoksa son muydu bu meltem diye!
Eserse iki kelam şiir edersin, esmezse açar bir film seyredersin kime ne!
İster yıldızlara dilek fısıltıları savurursun,
İster, her gece pencerenin önünde salınan ay'ın tam da bu gece...
Hiç yokluğuna sitem edersin.
Bu senin şahsi yalnızlığın caniçim...
Kime...
Ne!
Yeter ki...
Sen...
Buruk bir tebessüm de olsa dahi!
Hayata, inadına gülümse ve yeter ki hayal et...
Gerçekleşmesi sana çok uzak olsa bile!
Cemre.Y.

Hayat

...Hayat...
Hayata olumlu bakmayı öğrenebilirseniz, 
Sürekli olarak insanlarda kusur arama eğiliminde olmazsınız.
Cemre.Y.

5 Kasım 2019 Salı

Yetersizim

...Yetersizim...
"Nasıl mıyım, sahi mi, gerçekten mi nasılım,
Yetersizim!"
"Misal, geceleri yıldız tozları ekmek isterdim rüyalarına!
Gün ağarıp uyandığında, her bir hayalin gerçek olan.
Misal, gündüzleri güneş ışıltıları ekmek isterdim bütün anlarına!
Gece çöküp uyuduğunda, her bir rüyanı gerçek kılan.
Lakin, yetersizim, hem öyle böyle değil de ha!
Hani böyle yakın akraba düğününe davetlisin,
Kendine yakışan en şık kıyafetini giymiş,
Allanıp pullanmışsın saç, baş, ayrı bir afet!
Nasılsa ailecek kardeşinin arabasıyla gidecekmişsin de,
Yüzsüz biri en ön koltuğu kapmış da,
Sen o arabanın bagajında bile yer bulamayıp,
Yakın akraba düğünü olduğu için de o yoldan dönemeyip,
Tam da o halinle gideceğin yere, o halinle,
Otobüse akbil basıp gitmişsin gibi yetersizim!"
Cemre.Y.

4 Kasım 2019 Pazartesi

Boş Salıncak

...Boş Salıncak...
Ne vakit birileri bana "Şükür Et!" dese...
Benim yüreğim,
Zamanın zembereğinin ezberini çoktan bozmuş,
Gördüğüm o son köstekli saatinin zincirini de kırmış,
Ölesiye geriye saran boş zemberek gibi,
İleriyi geçip geriye sarıyor!
Hani ne yapsam,
Ne yapmasam,
Çocukluğumun iki dut ağacı arası,
O pembe peluştan o salıncağımda,
Bir kere daha olsa sallansam şükredeceğim de...
Benim altı yaşımdan sorası...
Ne yana tutunmaya kalksam,
Hep güneş yanığı birer kumaş,
Hep kış sönüğü birer kuru dal.
Sağım, solum, önüm, arkam,
Hep boş salıncak!
O ne olacak?
Cemre.Y.

3 Kasım 2019 Pazar

Kar Sessizliğini Özledim

...Kar Sessizliğini Özledim...
Nicedir yorulmuştum zaten hiç gelmeyecek o treni,
Yüreği yorgun otobüs garajlarında,
Ya da sol kürek kemiği kırık iskelelerde kenarlarında beklemekten!
Şimdi kulağım yine yokluk çilesine sızılı lakin...
Artık biliyorum beynimdeki bütün bu gürültünün müsebbiblerini.
Şimdi değil üstadım, şimdi değil...
Kar sessizliğinin hüküm sürdüğü o sessizlikte,
Öyle bir susacağım ki...
Bütün sağır kulaklar duyacak hissizliğimi.
Bir bilsen ah bir bilebilsen...
Ben nasıl bir hasretle,
Kar sessizliğini özledim.
Çünkü o gün ben son kez öleceğim.
Cemre.Y.

2 Kasım 2019 Cumartesi

Değil Mi Ki

...Değil Mi Ki!...
Değil mi ki en leylim ley vakitlerimde,
Yolunu şaşırmışlara kanmamış,
İzini bilemediğim iklimlere temkinli,
Kanatlarım temkin yorgunu...
Hiçbir yere göçemeyen,
O garip son serçeyim aşk'a dair, o son umudumla.
Gözünün çeperindeki,
O son bir damla yosuna da tutundum.
Masrafsız akıtacaktın yani,
İçine gömdüğün tüm hıçkırıklarını.
Bilirim...
Sen şimdi kimyacı kimliğinle,
Birkaç damla gözyaşının,
Bütün mikrobiyoloji ilminin,
En mikrobik ölçümlerindesin,
Her nedense sadece hep bana!
Benim yağan gözyaşı damlam hiç umurun olmadı lakin!
Ben senin o yosun gözlerinin her bir kirpik telini,
Her bir yaş tanesini,
Üstelik en ağulu zamanında akanından öperim.
Değil mi ki...
Dünyaya akış zamanından matematiksel tarla tohum ilişkisinin,
Verimsiz tarlasından en yeşertebildiğim sendin!
Ve sana teşekkür ederim.
İstersen artık ömründen çekilebilirim!
Cemre.Y.

Cumartesi

...Cumartesi...
Ömrümün güz güneşi vuruyor perdelerimin çiçeklerine.
Kasım'da kasıla kasıla gelmiş kurulmuş sonbaharın son deminde.
Yakındır perdeler kenara sıyrılmaz, pencereler açılmaz olur hanemde.
Bugün yüzümü yıkamadım, gülümsemedim de aynaya falan!
Ancak sade kahvemi yudumladığımda uyandım.
Günaydın cumartesim sana da günaydın.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...