1 Ekim 2017 Pazar

Gümüş Bileklik

...Gümüş Bileklik....
Gümüş bir bileklikti bana ilk ve son hediyesi
Tam da sonsuzluğundan kopup kaybolduğunda
Nasıl da üzülmüştüm en değerli hatıramın
Neresinden koptuğunu bilemeden.
Günler sonrasıysa,
Tam umudumu kestiğim anda!
Nasıl da mutlu olmuştum,
Onu mutfak halımın
İplerinin arasında parıldarken gördüğümde.
Son buluştuğumuzda,
O kahvelerimizi alırken,
Ben sonsuzlukla
Nazar boncuğunu buluşturmak üzereydim.
Yine beceremedim.
Çekip aldı ellerimden.
"Ben yaptırırım sana bunu"dedi,
Kot pantolonun arka cebine atıverdi.
Muhtemelen de orada kaldı.
Sonra yıkanan diğer kirlileriyle,
Denizin sonsuz mavisinde yitip gitti...
Günler ve aylar ve yıllar sonra 
Anlamak ne acı!
Sonsuzlukla…
Nazar boncuğunun asla birleşemeyeceğini!
Cemre.Y.

Günah

...Günah...
Hem de üst üste!
İki kere işledim aynı günahı...
Belki de üç...
Ya da dört müydü?
Yoksa beş?
Sahi kaç kere seviştik biz
Aynı sahanda kavrula kavrula!
Sen daha iyi bilirsin ya!
Yarın görüşmemek üzere
Ama yarın sana yine
"Günaydın!" dersem
Yarın sabah yine hepinize
Suç benim değil!
Valla değil!
Cemre.Y.

Gülümsemeye Yorgun Adam

...Gülümsemeye Yorgun Adam...
Sen hiç begonyaların
Akşam sefalarının,
Sardunyaların önünde
Gülümsemeye yorgun bir adam gördün mü
İçinin baş köşesi
Sarı lalelere keserken
Şiir şiir pembe güller savuruyordu
Umuda ışık selamlı yarı tebessümü ben gördüm.
Gözlerinin içinden yüreğine aktım.
Yüreği yosun kesiyordu yine,
"İyileştirsem ya" dedim vazgeçtim
Hiç değilse onunki hala mavi yeşildi
Benimse kan kızılı...
Yine de hala en güzel
Pembe güller kokar.
Cemre.Y.

Güçlü Kadın Olmak

...Güçlü Kadın Olmak…
Sen çocuk!
Güçlü kadın olmayı
Kolay bir marifet mi sanıyordun!
Hepsinden arınarak,
Hepsi ile yüzleşerek geldim bugüne.
Ama küçücük bir kız çocuğu
Olabilme hakkını vermedilerse sana da
Güçlü bir kadın olmak zorundaysan illa ki,
Ara da bir...
Çok aralarda bir
Mutluluktan uçarken bile, bilirsin ya çok sürmez!
İstisnasız her gecende
Uykuya akarken sen,
Akıtırsın o damlalarını,
Uykunun o başlangıç noktasına.
Güçlü olmaksa derdin,
Kimse yenemez seni de
Kaderinin ördüğü ağlar ağır gelince,
Sakın unutma sabah uyandığında,
Yastığın gözyaşı kokacak başka çaren yok!
Sonra kendi kendine; "Güçlü olmak mı?
Güçlü olmak,
Benim tercihim değil, mecburiyetim." diyerek uyanırsın.
İlle de "Günaydın." dersin hayata, inadına.
Cemre.Y.

Hoş Geldin


…Hoş Geldin…
Yaşamak için bir sürü nedenin ve amacın varken…
Öylece hayattan vazgeçemezsin.
Gecemin karanlığındaki yıldız ve ay ve yakamoza inat…
Biliyorum ki yarın güneş yine doğacak!
Huzurum ve mutluluğum.
Yüreğime hoş geldin!
Cemre.Y.

Gönüllü Kayıp Kanatlar

...Gönüllü Kayıp Kanatlar...
Öylece kalakaldım sonramda
Kimsem olmak için çırpınan hiç kimsem yoktu.
Bir tek sen vardın.
Bir şeylere bedelli vazgeçmeden kendimden
Her şeyimi sığınabileceğim.
Tuttum sana sığındım.
Yoksa hepsi birden
Türlü çeşit kafes kapanı bekliyordular beni avlamaya,
Ben sadece evimden cayarken
Annem benden giderken
Mutlu bir sonla sürecek
Yüreğine kiracı bari kalabileyim diliyordum.
Biliyordum yoksa başkaca
Evim olamayacağını zaten.
Ancak senin yanında
Belki biraz da
Anacığının şefkat kollarında
Belki daha iyi olurdum
Kanatları kırpık kırpık bir serçe masumluğunda
Anamın ecelini beklerken ben
Ecel olmasın diye hatta sonlarıma dua
En acı çığlıklarıma sizi misafir ederken ben
Hayatımdaki en gurursuz
En aciz anımdı o
Ben ömrümce
Sakladıklarımı
Sınandıklarımı sana sunarken
Olur ya demedimdi bile, bir kez sana oysa
Fırsatım yoktu ki
Yaralarımdan
Şimdi sana göre kanatlarım gayet iyi durumda
Unutturdun bana ya annemi
Uçabilirim ya ummanlarıma
Ve teker teker
Kazanabilirim gönüllü kaybettiğim
Bütün kanatlarımı ya
Sende beni yol ortasında bırakıp,
Öylece gittin.
Cemre.Y.

Gözlerin Diyorum Kadın

...Gözlerin Diyorum Kadın...
Gözlerin...diyorum kadın...
İçi cehennem dışı cennetken!
Gözlerin diyorum kadın!
Annem gibi, kızım gibi,
Ben gibi bakıyorlar!
Sakın ha denk gelmesinler nazarıma,
Fena ağlarım
Misketleri çalınmış küçük bir çocuk gibi!
Cemre.Y.

Seni Yüreğime Mühürledim

...Seni Yüreğime Mühürledim...
Buram buram Eylül ayrılığı kokuyordu
Yüzün, gözün, ellerin
Baharın başına "Son" koymuşlar ya
Ayrılık söylüyordu bütün şarkıların senin
Kalbinin kapısında bekledim sabırla
Sonra hafifçe zorladım
Meğer kilitli bile değilmiş
İncinmekten ürkmüş
Küçük bir çocuk yüreği beni bekliyordu
Sardım sarmaladım şefkatimi ekledim
Seni yüreğime mühürledim
Sonunda geldi işte Ekim.
Cemre.Y.

Hiç Gitmeyeceksen

…Hiç Gitmeyeceksen…
Gözlerinin ışığından
Güneşi topladığım yarim!"derim sana...
Gelmeyi bilirsen...
Sevmeyi bilirsen...
Kalmayı bilirsen...
Hiç gitmeyeceksen...
Cemre.Y.

Teşekkürler!

…Teşekkürler!...
Hayatıma dokunmuş olan insanlardan,
Her kim ki bana;
"Sen daha iyilerine layıksın!" demişlerse
Hepsine tek tek teşekkür ediyorum.
Cemre.Y.

30 Eylül 2017 Cumartesi

Ağıt

…Ağıt…
Sen benim ilk "Ağıt"ımın yarım kalan mısralarısın. 
Aylardır isyanlar dolusu cümleler yazdığım, 
Şımarık bir çocuk gibi değil de,
Terk edilmiş bir evlat acısıyla,
Bütün dünyamın, herkesimin,
Gözyaşlarımla ıslanması için, 
Acıma duygusuz şefkatlerine sığınmak için, 
Kendime senden başka,
Türkiye dolusu şefkatli anne ve babalar bulmak için,
Avaz avaz ağladığım,
"Gitme!"li hıçkırıklarımın tek duasısın. 
Sen gitmelere göz yummaya çalıştıkca,
Ben sevgi dolu dostlarımı çoğalttım ki Allah var,
Hepsi de benim gibi…
Senin artık acı çekmemeni diliyordular! 
Aylardır "Ağıt" yaz bana dedin de
Biterse gidersin diye, 
"Gitme! "diye
Getirmedim aklıma gittiğinin o ilk halinin hayalini. 
Sen gitmemelere vazgeçtikten sonra,
O "her an" dan yarısına ait zaman dilimini söylediklerinde,
Avaz avaz sustum! 
O zamana kadar aylarca,
O kadar çok harflerim dağılmışlardı ki evrene,
Hepsini yüreğime toplayamadım.
O zamana kadar asırlarca,
O kadar çok bağırmış, o kadar çok sesim,
Dağılmışlardı ki evrenin her köşesine,
Hepsini beynime toplayamadım.
Avaz avaz sustum! 
Bilinçli, bilgili, güçlü Cemre'nin
Gözbebeğinin içine içine söyledi doktor bütün sustuklarımı.
Ben ağlamadıkça onun göz pınardan bir damla yaş aktı. 
O yaşın yarısı benimdi. 
Ben konuşmadıkça onun dudaklarından çıkan sesi,
Titriyordu, o sesin yarısı benimdi. 
Annem hepimizi dünle kandırmış!
Annem "Ağıt" ımın ilk yarısı kadar gitmeye karar vermiş! 
Şimdi bizi düşünmüyor artık, 
Bir makine ritmi kadar seviyor sadece! 
Yine bana ihanet ettin, 
Sana küsüm anne!
Küçücük bir kız çocuğu iken sormuştum sana,
"Anne! Bitkisel hayattakiler artık bitki mi yiyorlar?"diye. 
"Evet yavrum artık hasta ve yaşlı oldukları için,
Eti yutamıyorlar da ondan."demiştin. 
Anne sana yirmi dört saattir hiçbir şey yedirmiyorlar! 
Ben sana çok küstüm annem,
Ağıt filan yazamam, 
Şiirim de susar! 
Kalbini alıp gittiğinde çok susarım bir daha hiç konuşmam! 
Sadece sana dua edenlere iki üç kelime eder yine susarım! 
"Gitme be anne, gitmeeee!" 
Annem gitmesene!"
Cemre.Y.

Geç Kaldım

…Geç Kaldım…
Göynüm...
Gönünden çoktan sıyrıltılmış
Artık neylesem neylemesem de…
Anneannemin çoktandır dediği yerdeyim.
Bundan gayri, etim yenilmez, gönüm geyilmez!
Geç kaldım.
Çok şeye…
Epeyce çoktan.
Çok geç kaldım.
Boşa sara sara hayat kalmadı,
Peki ya onu ne yapacağız?
Cemre.Y.

Göl Ve Deniz

...Göl Ve Deniz...
İyiymiş burası ya!
Tek doğrusunu meğer sadece
O zaman söylemiş!
Ona göre sadeliğin adresi
Sana göre göl ve deniz!
Bana göre...
"Başka her yerden münezzeh!"
İlla farkımız olacaktı elbet!
Kayaların gölgelerinin
Boynu bükük adamlara benzediğini de
Görebilmiş midir acaba?
Cemre.Y.

Ve Ben Donuyorum

...Ve Ben Donuyorum...
Gökyüzüne bir merdiven dayayıp,
Güneşimi engelleyen bulutları süpürmek istiyorum!
Ucu görünüyor,
Orada bir Güneş var biliyorum
Ve ben donuyorum!
Cemre.Y.

Siz Anlamazsınız


…Siz Anlamazsınız…
Gökyüzüne bahar dalları astım.
Yeryüzüne papatyalar, gelincikler, kasımpatılar,
Diyorlar ki olmaz artık hiçbiri,
Vakit sonbahar!
Siz anlamazsınız diyorum.
Temmuz sonunda yağıyordu bana karlar!
Cemre.Y.

Gittikçe Bana Kalıyorsun


...Gittikçe Bana Kalıyorsun…
Uzuvların,
Diyorum
Yaşadığı her şeyi kayıt ettiğini
Unutmuş gibisin sevgili.
Kendi üzerine ördüğün
Duvarların ötesinde,
Kendine kalıyorsun nihayetinde.
Gördün,
Duydun,
Kokladın,
Tattın ve
Dokundun.
Hissettin!
Kendi üzerine kilitledikçe
Bütün açılmaz kilitlerini
Gittikçe bana kalıyorsun
Sandın mı ki beni unuttun!
Cemre.Y.

Alıp Gitmişsin Ya Çocuk

...Alıp Gitmişsin Ya Çocuk…
Gitmekle, hayatların akışını değiştirdin çocuk!
Mevlüt dualarıyla günahlarından arınanların,
Sonrasındaki ritüellerini bozdun!
Oysa tam on altı yıldır ezberleriydi aynı cümleler,
“Kocan, nasıl olur da seni bırakıp başkasına gider.
Kızını görmeye geliyor mu?
Evlendi mi o herif?
Sen neden evlenmiyorsun kızım yaşın geçmeden!
Evlat için ömür törpülenmez ah evladım!
Babası gidenin kızı durmaz, o da bırakıp gider!
Evlen etin yenir,
Gönün giyilirken!” diye devam ederdi cümleler.
Bugün ilk defa, hepsi birden,
Aynı soruyu sordular dudakları titreyerek!
“Gitti mi?
Gitti ha!
Gelmez değil mi bir daha!”
Öyle yandı ki yürekleri kendi evlatları için
Hiçbirisi “Ben demiştim!” diyemediler.
Seninle ilgili sorulan cümlelere
Mantıklı birer cevabım yoktu!
Sustum ve kaçtım!
Sen benim
Mevlütlerimi ve düğünlerimi de
Alıp gitmişsin ya çocuk!
Uğramam artık kalabalıklara…
Cemre.Y.

Öylece Sevmiştim


…Öylece Sevmiştim…
Hatırlıyor musun 
Ellerimiz en ilk nerede kilitlenmişti.
Nerede son kez birbirine geçmişti
Parmaklarımızın onu birden nasıl kenetlenmişti!
Seni ben...öylece sevmiştim.
Cemre.Y.

Gitti Senin Oğlan Be Ana

ö..Gitti Senin Oğlan Be Ana...
Hemi de Ülkem'e canım feda falan değildi..."
Siyaset uğruna.
Rabbim sorma diye anca bu kadar sustum.
Hükmetseydin elbet susmuş bir cenazeydim sana.
"Ben-i de böylece sen'in var ettiğin bu dünyaya
Bir oğlan evlada hayal-i meyl ederken,
Şimdi bir de kızımın öz babasından sebepli
Özgür ruh'u mu düşünecektim?"
Onu da göndertmiyorum aga!
Çokça direndi o bu hayata
Memleket gibi, toprak gibi direndi.
Arsız zamana inadına
Artık zamanlı ayrık bir ot gibi!
Feda falan etmiyorum ben onu da
Böylesi olamayan vatana!
Ha vatan uğruna gerçek bir savaş varsa!
En öndeyim ben...
Görmüyor musunuz!
"Gitti senin oğlan be ana!" diyemeyecekler bana.
Cemre.Y.

Gerisi Kader


...Gerisi Kader…
Hayatımın ömrüme hakkı sadece üçtü...
Her yenilgimin ardından
Daha sağlam ve daha da güçlü
Çıktım hayatımın karşısına.
Sadece sende yenildim!.
Senden önce...
Senin kadar üzen olmadı beni,
Hiç kimse bütün sabır ve gücümü,
Emeğimi görmezden gelip ezemedi!
Senden önce hiç kimsem
Kul hakkımı bu kadar yemedi.
Senden sonra da senin kadar üzen olamaz!
Hiç kimse bütün sabır ve gücümü,
Emeğimi görmezden gelip ezemez!
Senden sonra da hiç kimse kul hakkımı yiyemez!
Çünkü senden öncemde de
Herkesten her şeyi bekliyordum.
Senden sonramda da
Herkesten her şeyi beklerim.
Yani herkes bir gün yıkar gider.
Cennetime herkes gelirdi de
Cehennemime bir tek sen gelmiştin.
Sana öyle güvendim ki,
Ciğerimi emanet ettim de
İkimize yeni bir cennet düşü bile kurdum!
Merak etme artık beni.
Senden önce nasılsam öyleyim.
Huzuru ve mutluluğu bulduğum an kadar...
Gerisi kader...
Cemre.Y.

Yine Doğdum

…Yine Doğdum…
Günaydın hayat,
Yine doğdum...
Cemre.Y.

Gidelim Buralardan

...Gidelim Buralardan...
Sen sadece geceni al yanına
Bense güneşimi
Gidelim buralardan sevgilim
Belki bir yerlerde fark etmez
Günün ve gecenin saatleri
Ben gecen olurum
Sen ise güneşim...
Ve belki başka zamanlar
Saymazlar bizi azaltmaktan
Gidelim buralardan sevgilim
Yoksa harcarlar bizi.
Cemre.Y.

29 Eylül 2017 Cuma

Savaşçı Bir Amazon

…Savaşçı Bir Amazon…
Küskün bir gelincik gibi üzülüyordu
Başı sonu netameli
Gereksiz hükümlü cümlelerin ardından.
Oysa o,
Çoktan alışık olmalıydı bunca zamansız fırtınalara.
Ya rüzgar fazla esecekti,
Uçuracaktı yapraklarını umarsızca.
Ya da onu çok sevdiğini söyleyen birileri!
Elbet dalından kopartacak
Sonra hemencik soluverince
Fırlatıp bir kenara atacaktı.
Bir türlü karar veremedi bu sefer ki sonuna...
Gelincik olmaktan vazgeçti.
Papatya olmak iyiydi...
Hem zengin
Hem doyabildiğince yoksul
Üstelik savaşçı bir amazon.
Cemre.Y.

Gelincik Tarlası

...Gelincik Tarlası…
Ben ilk kez
Bir gelincik tarlasına dalmak istedim ya senle,
Daha önce yemediydi.
Yemyeşilimin,
Baharımın ilk yeşilinin üstüne o tazecik,
Kan damlacıkları gibi
O gelincik tarlasına ayak sürmek.
Hem de yılanlardan, yalanlardan,
Vaatlerden ve edilemeyenlerden hala
Hiç korkmadan!
Korkmaya fırsat tanımadan
İlk defa okyanusa nazır bir papatya tarlasına,
Hiç düşüncesiz çıktım ya yollarına...
Hani okyanus yeşili denize nazır
Yemyeşil bir orman kuytusundaydı huzurun
Batmak üzere olan, o en güzel gün batımı'mdın.
Hani o en son'a veda ve en ilk'e merhabaydın?
O son güneşçik de...
Bir bayır dolusu ve bir mera ortası papatya tarlası
Hani başıma taç yapacaktık o papatyalardan.
Umut işte!
Cemre.Y.

Ağır Aksak

...Ağır Aksak...
Beni biliyorsun be birtanem
Yüzüm hep yarım yamalak bir rüyanın
Yarıda kalması gibi hüzünlü gülümser benim.
Bunu bir tek sen anlar,
Anladığın zamanlarda böyle buruk bakarsın bana...
Bakma bana, bakma sen!
Geçmişimi kendimle beraber çoktan affettim ben
Hayat bu işte, yürümeye çalışıyorum ağır aksak!
Cemre.Y.

Geçmişten Gelen

...Geçmişten Gelen...
Yaptığı yaramazlıklar bini aşmamış gibi,
Kırıp döktüklerini görmezden gelerek
Yüzünde kocaman bir gülümseme,
Gözlerine muzip ışıklar takmış,
Yılların ötesinden öylece çıkıp geldi.
“Selam nasılsın?” diyecek kadar da hayli neşeliydi.
Yalnızlığını ve kimsesizliğini
Yine merdiven altına saklamıştı!
İyiydim.
Tabii ki iyiydim.
Hiç olmadığım kadar hem de!
Elbette şaşırmamıştım geldiğine...
Benden giden herkes!
Benden öylece biten herkes!
Bir gün mutlaka dönerdi.
Kan dökmüş bütün katilleri,
Kan kokusu çeker ve eninde sonunda
Olay mahalline, geri dönerdi.
Öyle ya!
Boşuna mı her sevda da
Bir yürek gömdüm ben!
Özlemiş...
“Bil, unutulmadın!” dedi.
Sadece tebessüm ettim.
Boşuna mı,
“Hiç kimse benim kadar sevmez seni!” demiştim.
“Hayır!”
Tabi ki yeniden görüşemezdik,
Yeniden başlayamazdık hiçbir şeye...
Yeniden çıkaramazdım
Ona ait olan o yüreği mezarından!
“Peki, şimdi ne olacak?” dedi.
Hiçbir şey olmayacaktı,
Hem de, hiçbir şey!
Bunca yıldır yokluğumu
Kimlerin koynunda avutuyorduysa
Sarhoş beyinlerde, yürek yeri bol sıfırlı,
Yılgın yataklara savuracaktı yine kendini.
Yine sabah uyandığında
Yanındakini tanımayacaktı gözleri.
Ne kadar vücut gezinse de elleri
Hiç kimse, onunla benim gibi sevişemeyecekti.
Yıllar sonra da olsa
Zamanın merdivenlerinden
Yine dönmeye meyledecek yani!
Keşke ya hiç gitmeseler
Ya da hiç dönmeye meyletmeselerdi.
Cemre.Y.

Selam Olsun Mars'a

…Selam Olsun Mars'a…
Kardeşim, gelinimiz Behiye ve yeğenlerle akşam yemeği yiyorken
Konu birden emeklilik zamanlarımızın hesabına geldi,
Yeğenler o zaman hangi okullarda olacak,
Hangisi evlenmiş barklanmış olacak,
Kardeşim emekli olunca biraz da kendi hayatına bakacak,
Ben, lülücanım kariyer, eş ve çocuk yapmışkene,
Yüksek ihtimalle o zaman da nihayet,
Mecbur olmadığım için çalışmamanın ve tur tur,
Ülkemi gezmenin keyfini süreceğim derken
Babam hemen atıldı oradan,
"Bende köye yerleşirim artık!" deyiverdi de
Behiye'nin tepkisi muhteşemdi "Hala mı yaşayacaksın ya baba yaa!"
Gecenin bu saati aklıma geliverdi gülüyorum hala.
Adamın ölmeye niyeti yok madem,
Onu da affettim gitti,
Hem de en çocukluğumdan, kendimle beraber.
Selam olsun Mars'a, Dünyamıza bunca yakınlaşmışken onu da alsa ya!
Cemre.Y.

Gülümse Hayata

...Gülümse Hayata...
Umutlarının tükendiği anlarda
Gönül fermanın küstüğünde dünyaya
Dost elleri uzanıyorsa sana
Kendi dünyalarının fermanınca
Bu dünyada kalmak için bir sebebin vardır
Yeniden gülümse hayata.
Cemre.Y.

28 Eylül 2017 Perşembe

Ellerinizle Temizleyeceksiniz

…Ellerinizle Temizleyeceksiniz...
Hey!
Bütün evrenler dolusu galaksiler!
Yedi kat gök, yedi kat yer.
Merhaba!
Ben...
Güneş.
Zerrem olmadan
Özel ve de tüzel çözülemiyordunuz değil mi?
Ve ben her seferinde, saf bir meteor taşı gibi,
Meylettim size!
Ama unutmasaydınız!
Benim Güneşten nem gaybımı…
Ben...
Sustukça siz, ecel ecel dökülüyorsunuz…
Ha gayret!
İnadıma değil bu sefer
Vallahi kaderime "Söz" dedim!
Bütün lekelerinizi siz,
Ellerinizle temizleyeceksiniz!
Sizin bütün okyanus dolusu, o buzullu oyuklarınız
Zaman düzlemimde cevapsız birer muamma kalıyor!
Oldukça da meraktasınız.
Göründüğümden ötesini,
Isıtmayayım isterseniz!
Zira hiç olamayacak hayatlar çağlar,
Hiç sönmez denen anlar sonlanır artık.
Sonlara çoktan gebe
Çökmez dediğiniz hayatlar.
Cemre.Y.

Gelir Mi Dersin?

...Gelir Mi Dersin?...
Gelir mi dersin?
O mevsimsiz bahar...
Henüz kış gelmeden...
Harflere daha kıran girmeden
Henüz donmadan bütün mısralar...
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...