27 Eylül 2017 Çarşamba

Fısıltı

...Fısıltı…
Bana dair, sesime dair,
Bütün yollarımı kapatınca
Ağıtlı şiirlerim sustu mu sanırsın ey aymaz!
Senin egoizmin bana sökmez!
Sana sabahım dan beri,
Milyonlarca fısıltıyla beddua ettim!
Bilirsin...
Fısıltı evrende çığlıktan daha çabuk yayılır.
Mars'ın da sana selamı var...
Diyor ki; O dünyada,
Sana dair olmayan tek bir insan bile kalsa!
Bir gün sana yakinen tanıtacakmış kendini!
Söndürdüğün ocaklar, yakacakmış seni
Bir gün cehennemin olacakmış,
Sahibisin sandığın Dünyan!
Sen ol istedim bunu benden duyan.
Cemre.Y.

Teşekkür Ederim

…Teşekkür Ederim…
Ne çok güzellik kaçırmışım ömrümde!
Yağmuru bile seninle sevip
Sensizken bile ıslanabilip
Damlaları tenimde duyumsadığımda anladım.
Ne çok çocuk olmuşum
Ne çok büyümüşüm meğer ben senle.
Varlığın veya yokluğun için değil
Asıl...
Hayatıma dokunduğun için
Teşekkür ederim.
Cemre.Y.

Fosil

...Fosil…
Tam kırk yıllık ömrümde
Muhteşem hatalar yaptım.
Buna sende dahilsin!
Şimdi sayelerinizde
Yorgun yüreğimi
Buz dağına fırlattım.
Bundan sonra
Yüreğim yok artık benim.
Gayba uğramış bir fosil’im!
Cemre.Y.

Düş'ünden Düştüğümden Beridir

…Düş'ünden Düştüğümden Beridir…
Düş'ünden düştüğümden beridir,
Beynim hep diyordu ki kalbime!
"Ömrünün hiçbir anına anı bile değilsen,
Ayak izlerinden başlamalısın silmeye!"
Şu yüreğim senden istifa etti ey isimsiz'im…
Artık tek harfim bile değilsin!
Benim için artık "Yok hükmünde!"sin!
Cemre.Y.

26 Eylül 2017 Salı

Fırtına Kuşu... Artık Rab Düşünsün!

...Fırtına Kuşu...
Artık Rab Düşünsün!...
Ben doğduğumda, doğarken, doğar doğmaz!
Babadan yoksunlu tek kanadı kırık,
Bana göre hep yüzyıllık sürecek esaretleriyle,
Artık aşılması mümkün olamayan kafeslerimle, daimi mahkum.
Başkalarına göreyse...
"Ancak birkaç saat yaşar bu!" diye,
Boynu bile kırılmaya değmeyen,
Kendiliğinden ölecek diye de
O kadersiz boynu kırılamayan bir kumru kuşuydum.
Zümrüdüanka kuşundan olamayacak kadar da
Aslına yakışmayacak hain bir pusuydum.
O vakitler,
Zümrüdüanka, hep eril kişi doğururdu.
O vakitler, kız doğduysa suç kadınındı.
Sonradan öğrendiler çok sonradan,
Zümrüdüanka kuşuna ihanet eden ben değildim
Meğer suç...
Adam olasıcadaydı.
Ansız, arsız imam kılıklı
Bir şeytandı o ağa kızının babasını kandıran!
Ona sormamışlardı bile hükmü caiz mi diye.
Kız evlat doğdum!
Bana sorsan, anama sorsan, anamın anasına sorsan,
Hiç doğmayı filan istemezdik yeminle.
Oysa sen artık,
Ne ağa torunu derdindeydin,
Ne paşa torunu sıkıntısında...
Oysa sen...
Tam da bizim hayalimiz'ce,
Es kaza sevişgen bir an'lık değil de,
Evlendiğimizin gecesinde,
Gayba uğrayan biricik Perimize, berdeldin,
Şimdi düşünüyorum da haklısın!
Bütün suç...
Bütün suç benim, bana ait!
Evleneceğimin gecesinde ablan Peri'mize,
Tek başıma veda edip,
Onu çeyizimde...
Ya bana inanmazsalar diye,
Ailemin yüz karası sayılacak,
Olası bir recm hükmümü ertelemek için,
Sabaha kadar sessiz hıçkırıklarla mavi bir leğene,
"Allah'ım yardım et artık bu no'lur!" diye diye
İçimden kırılan canlarımla yalvara yakara,
Fetüsümün bütün kanlarını konserve kavanozuna doldurdum.
Şimdilerde rahmetli olan anacığımın,
Yemin ettiği üzere, bana hayran olan,
Bütün o adam olasıcaların,
Bana haberim olmadan yazdıkları,
Aşk-ı itiraf namelerini de çeyizime koymuş meğer anam!
O mektupların hepsi elime geçmiş olsaydı,
Belki biri için bütün bu kader baştan sona değişmeyecekti.
Kumrulardan nefret ettim yuvam yıkılınca!
Baktım her yer, kumru kumru salınıyor,
Affettim...
Onun da bir canı oldu hiç yoktan!
Serçe oldum sonra sonra
Baktım çokça yem atıyorlar
Saka oldum yön verdim kendim açken susuza
Sonra yüzü hep sevdalısına dönük
Bir martı oldum çığlık çığlığa
Kimse duymadı çığlığımın anlamını
Derdim simit sandılar kafama indi bazen attıkları
Zümrüdüanka kızı Zümrüdüanka olamazdım ya
Anamın çektiklerinden sonra
Fırtına kuşu oldum çok ama çok sonra
Bir tek intihar fırtınası buldum.
Nice zamandır ona dalıyorum bodoslama
Martı olduğunu sanıyordu o da güya!
Martı değil başka ne olsa çoktan
Ya biterdi ya bitirirdi ömrümü
Belli ki o da cinsini bulamamış benim gibi yıllarca!
Şimdi rüzgara karşı uçuyoruz
İlk fırtınada geleceğiz kanat kanada
Yenilecek olursa söz!
Kanatlarımı feda edeceğim ona!
Şimdi ne kolum kaldı, ne de kanadım,
Aynı gökyüzüne filan da takılmıyorum artık.
Öğrendim çünkü.
Acıydı.
"Hiç değilse, aynı gökyüzüne bakıyoruz!" diye
Umutlanıyordum,
Bulutların bile yer değiştirdiğini unutarak!
Fırtına kuşu yoruldu,
Özünün Zümrüdüanka'lığından cayarak!
O da öldü.
Artık Rab düşünsün.
Cemre.Y.

Olmuyor İşte Olmuyor!

…Olmuyor İşte Olmuyor!...
Kimsenin bana geldiği yok,
Herkes hep kendine gidiyor!
Olmuyor işte...
Olmuyor..
Olmuyor!
Cemre.Y.

Ey Hayat


…Ey Hayat…
Çok yakında yeni bir yıl daha geliyormuş
Duydun mu ey hayat!
Hala toprağın üstündeymişsin yani!
Yine kanacak mısın?
Tam kırk bir yıldır
Her sabah uyandığında kandığın o umutlu hayallere.
Merak etme!
Merak...
Etme!
Güneş bile vaktinin seyrü seferi dolunca gidecek yine!
Sen de gideceksin!
Hem de her gün biraz daha azalarak…
Sana yalvaran gözlerle bakan yorganından
Hayat karışacak hayatına!
Gittikçe daha çok yorulan,
Ölünen, kirlenen!
Herkes seni, olanlar olurken sustuğun için,
Vurdumduymaz sanırken,
Onlar çoktan unutmuşken her şeyi!
Ölü bir çocuk yüzü yapışacak sahiline...
Bir dilenci gelecek olmayacak anda iş yerine!
Suriyeli, çapraşık cümlelerle,
"Bena değil… Bebek… süt… kol… kalp… üşüyor!"diyecek.
Her zaman ki nahoş dilencilerden olmadığını
Gözlerinin ağlamayan yaşının ışığından göreceksin...
Standart cümleler sarf edilirken ona!
Sen cüzdanına koşacaksın fark bile ettirmeden.
Üstelik cüzdanında acilen'lere sakladığından dahi
Ona verecek bir şey bulamayacaksın.
Olmadık zamanlara
Sakladığın o son çareli, son kağıda ulaştığındaysa,
Çoktan gönderilmiş olacak.
Elinde Atatürk'ün...
Gittikçe herkese gücenen tek büyük resimli kağıtla
Öylece kala kalacaksın...
Sigara paketini kapıp sanki sigara içmeye gidiyor muşsun gibi
Sokak kapısını bulacaksın...
Olurdu ya adam yan dükkana girdiyse diye…
Sen sigaranın dumanını
Yağan kar tanelerine inat içine çekerken
Adam...siteyi aşar ardına bile bakmadan.
Tek bir yere dilenmişti meğer!
Söylesene hayat, çok mu mutlusun.
Bana hiç getirmediğin...
Kimseye de yeterince gelemeyeceğin
Bütün o Allah'sız yıllarından.
Zira sabah olmadı daha!
Öykümce herkese ayrı bir öykümle cevap verebilirim.
Ama bil ki ben senden hiç de memnun değilim!
Cemre.Y.

Ne Çıkar?

...Ne Çıkar?...
Biraz mavi bulundurmalı,
Hayal kahvemizin telvesinde...
Biraz da yeşil...
Güneş zaten sarı doğacak elbet,
Biz istesek de istemesek de,
Hayat getiriyor nasılsa diğer başka renkleri.
Ömrümüze bir kere daha serelim.
Ne çıkar?
Cemre.Y.

Yüreğinin Kırık Camları

…Yüreğinin Kırık Camları…
Sen sadece…
Kıpkırmızı o zehirli elmayı sundun sanırsın bana,
Oysa ben jartiyerinin etini sıktığını görürüm,
Düşmemek için oturduğun tabureden,
Sağ elini dizine koyup
Hayat desteğini sağladığını,
Saçlarının sarı ve dalgalı olduğunu görürüm.
Biraz hassas, fazlaca narin,
Yalancıktan yalancı olduğunu görürüm mesela!
Sen sadece sanırken, ben detaylarını,
Yüreğinin kırık camlarını görürüm ya neyse!
Cemre.Y.

Kendime Gülümsemek

...Kendime Gülümsemek...
Ve bir arabanın camından elini uzatıp
Bir makas almak
Güneşli rüzgardan.
Parmak aralarım'dan
Geçerken rüzgarın elleri
Biliyorum artık yalnız değilim,
Bir yerlerde
Cevaplı şiirler yazıyor o "Bir" i.
Dilimde bir şarkı
"Aramakmış oysa sevmek,
Özlemekmiş oysa sevmek,
Sevmek diye bir şey varmış,
Sevmek diye bir şey yokmuş."
Dikiz aynasına yansıyan yüzümle
Göz göze geldiğimde,
Yine kendime gülümsüyordum.
Cemre.Y.

25 Eylül 2017 Pazartesi

Eyvallah

...Eyvallah...
Senin cennet rüyalara
Aymanı beklemek zor!
İlle de senin gecelerin
Hep bir kara trenin, en kara tünelinde,
O tek kişilik cehennemine yolcuyken
Hep unutuyorsun oysa
Ateşin kırmızısı sana yanarken
Mavisi ona yanar.
Belli ki ne aşkımın ne sevdamın
Ne de bitmeyen masalımın
Gücü yetmeyecek
İçerindeki o küskün çocuğu
Hayata ikna edip
Yüreğinin sürgülerini
Artık sola çekmesine
Artık iyice tutsaksın kendine
“Eyvallah!”
Cemre.Y.

Yabancı

…Yabancı…
İçimden kırılırım bazen…
Zira ne yolcu olmaktır derdim,
Ne de hancı.
Sen bari beni tam sevseydin be yabancı.
Cemre.Y.

Eylül Özlemi

...Eylül Özlemi...
Şimdi, kim benden bir şey isterken
Masum bir kedi bakışıyla baksa!
Gözlerinin yosun yeşilini görürüm.
Şimdilerde öpmelere doyamadığım
Gamzeleri dört bir yana kaymış!
Artık kim bulsa,
"Ben büyüttüm" diyerek öpüyor gamzelerini.
Şimdi, kim bana…
“Konuyu değiştirmek gibi olmasın ama!” diyerek
Ansızın dönse!
Savrulan saçlarının uçuşunu görüyorum tel tel,
Şimdi koklamalara doyamadığım,
Aralarındaki Güneş sarısı ışıltıları solmuş!
Neden artık hep hüzün kokuyor saçların senin.
Şimdi, kim bana…
Tam da önemli bir şeyler anlatırken,
Sokağın sonundan herhangi biri “Eylül” diye seslense!
Kırmızılar içinde küçücük bir kız çocuğu görüyorum,
Koşuyor annesine kollarını kocaman açarak ama!
Başka bir Eylül, başka bir anneye düşüyor.
Benim sevmelere,
Sevilmelere doyamadığım anneliğim,
Ondan sonra çoktan ölmüş!
Bana hep Eylül özlemi kalmış ya olsun!
Sol göğsümün baş köşesi hep senin,
Sol omuzum sana her daim amade!
Ciğerimin en derin çiziğisin sen.
Unutturmalarına izin verme!
Cemre.Y.

Üzüm Salkımı

…Üzüm Salkımı…
Ey benim dalında solan üzüm salkımım!
Seyrediyorum seni uzaktan uzağa!
Ne yaprağımsın...
Ne şarabım...
Dilim varmıyor sana bile kondurmaya ama!
Kar gelecek!
Ama bu sefer...
Acıtmaz mı canını donmuş o gözyaşım!
Ya en ilkbaharına hazır
Tomurcuğuna denk gelirsem!
Haya ederim, haya!
Kıyamam sana...
Tüket beni
Geçen yaz'dan kalmışım gibi hemen!
Daha kışa çok var!
Ya ilkbahara yeniden doğamazsan...
Cemre.Y.

Eyvallah Ve Hoşça Kal

...Eyvallah Ve Hoşça Kal...
Baktığın pencerelerden kasvetli yalnızlıklar yerine
Çiçeklerin renklerini görmeyi dene
Bir de denizin mavisini
Bir de gözlerinin içindeki Güneş'i
Bunun için önünden
Çekilmem gerekiyorsa ona da
"Eyvallah ve hoşça kal…"
Cemre.Y.

Belki De Aşk?


...Belki De Aşk?...
Bütün fırtınalara inat
Sakin bir liman olabilmektir belki de aşk...
Cemre.Y.

24 Eylül 2017 Pazar

Şiirsiz Kalsaydım Da, Sensiz Kalmasaydım Keşke

...Şiirsiz Kalsaydım Da, Sensiz Kalmasaydım Keşke...
Ancak zaman zaman,
Böylesi şiirlere gözlerimden yaşlar yuvarlanırken...
"Keşke hiçbir cümle yazamasaydım
Adı şiir olan." diyorum kendi kendime....
Şiirsiz kalsaydım da, sensiz kalmasaydım keşke!
Cemre.Y.

Zeki MÜREN


...Zeki MÜREN...
Zeki Müren'le yetişen bir nesildik biz
Ne güzel sevdik bir bilseniz!
Hala az aşık olur, az sevdalanır,
Hala güzel severiz!
Cemre.Y.

23 Eylül 2017 Cumartesi

Hiç Yok

…Hiç Yok…
Sana göre,
Bana dair,
Dünya'n dondu.
Bana dairse...
Yedi kat cennet...
Yedi kat cehennem...
Hatta!
Keşfine hayal
Bütün evren
Arafında kalakaldım işte
Böylece!
Ne buyur edebiliyorum gelenimi,
Ne de "Eyvallah!" çekiyorum sonrasına.
"Hiç yok!"
Çekiyorum yokluğunda.
Cemre.Y.

22 Eylül 2017 Cuma

Ve sen Geçersin İçimden

...Ve sen Geçersin İçimden...
Ve sen geçersin içimden en leylim ley vakitlerde...
Neyse ya...
Neyse!
Cemre.Y.

Diyorlar Ki

…Diyorlar Ki…
Diyorlar ki;
Kadın ağırdan satmalıymış kendini,
Öyle sevdasını, çok çok döküp saçmamalıymış sevdiğine.
Her aklına estiğinde öpmemeliymiş, öyle çılgınlar gibi,
Sevişmemeliymiş sevdiğiyle
Ki sevdiği ona kul köle olsun.
Diyorlar ki;
Sen zor olursan evlenir erkek seninle,
"Artık tamamen benim olsun diye.
Diyorum ki;
"Ben hiç satmadım kendimi,
Ama ağırdan ama hafiften."
Diyorum ki;
"Ben ne kul istiyorum ne köle.
Hissediyorsam hissettirmeliyim de!
Üstelik,
Evlendiler diye de,
Hiç kimse tamamen kimsenin olmuyor, hiçbir zaman!
İnsan, sadece koşulsuz sevdiği zaman,
İnsan sadece zamansızca hesapsız seviştiği zaman
Tamamen birbirinin oluyor.
Böyle seviyorsa evlensin ya da evlenmesin ne?
Cemre.Y.

Kaybetti

…Kaybetti...
Bir gün, onun, cancağızım dediğimin akrabadan düşmanı,
Benim için, "Ondan alacağın hiçbir şey kalmayınca,
O zavallı engin denizler sandığının
Sana bile artık verecek hiçbir şeyi,
Hiçbir mecali kalmayınca,
Göreceğim o dostluğunuzu ben!" demişti.
Balık burcu cancağızım sadece susmuş meğerse!
Burnunun dibini bile unutanıma,
Dostunu, düşmanını ayıramayanıma,
En akrebinden bir akrabası!
Susup, pısıp kalmıştı o hep oturduğu o koltuk kenarında da,
Yetiştirivermiştim cevabımızı hemen!
"Ben ne olursa olsun unutmam asla" demiştim de o…
"Çünkü sen sadece, salak bir küçücük aslancıksın,
O, ona yeni bir tek umman sunulduğunda,
Varlığınının ilk anını bile unutup,
Senden hiç habersizmiş gibi gider de
Güya gözü açık geçinen sen bile bilemezsin" dediydi.
Haklıymış!
Artık ona sunaklarım bittiğinde çoktan gitmiş!
Gayri dönmeye de çabalamasın madem.
O, son şansını da çoktan o kaybetti beni, bana dair'i değilim.
Cemre.Y.

Keyfimin Kahyası Yok

...Keyfimin Kahyası Yok...
Benim dünüm vardı,
Bugünüm güneş doğana kadar var.
Yarınım olacak mı kim bilir?
Bir ben varım, bir sen, bu aşk ta başkası yok.
Yasak mı, ayıp mı?
Günah mısın ki bana, ya da ben sana?
Bir daha gelsem dünyaya
Yine seni bulur,
Yine seni severdim diyebiliyorsam eğer,
Beni kimseler senin kadar mutlu etmiyorsa,
Kimse kusura bakmasın, keyfimin kahyası yok!
Cemre.Y.

Sen Bunları Boşver Güzelim Yüreğini Üzme

...Sen Bunları Boşver Güzelim Yüreğini Üzme...
Dün gecemi kulağımda bir radyonun nağmeleriyle
Hıçkıra hıçkıra ağlayarak geçirdim ki bu son vedamdı,
Ruhumla olsun destekleriydim.
Sesini de ta oralardan duydum sevgiyle.
Şimdiii...
Her kimim olur ise olsun mademki
Dostluk kisvemdeydiler o kadar güven
O kadar candılar yani
Canları yanıyor ise söyleyeceklerdi
Ki istemeden yakmışımdır, öperdim yaralarından.
Şimdi artık hiçbir şey lazım değil.
Dostluk doğruluktur!
Kaypak suskunluklarla,
Düşünülmüş kozlara karnım tok benim canım benim.
Bundan gayri ateş de benim, kül de benim.
Kol kırılır yen içinde kalır misali de
Dönen dolapları açık etmeye ar ederim.
Onun için sen bunları boşver güzelim yüreğini üzme,
Gelene de eyvallah deriz biz, gidene de...
Cemre.Y.

Canımın Camlarını Kırmasaydın Ya

...Canımın Camlarını Kırmasaydın Ya…
Şimdi bana bütün sevdalılar
Sırasıyla 
Senin kırdığın yüreğin penceresinden
İçeriye bakıp da
"Bana bir aşk borcun vardı."derler!
Canımın camlarını kırmasaydın ya sevgili
Kapım zaten gidişine hazırlıklı
Aralıklı değil miydi?
Cemre.Y.

En Derin Yaralar

…En Derin Yaralar…
Annemmmm!
Bir bilsen ben sen yokken kaç kere öldüm,
Kaç kere,
Bir umut yeniden doğdum ve ben senin ilk çocucuğundum.
Bir oğul olamadım evet!
Keşke çöle gömseydin ya beni inançsız araplar gibi!
Gömmemişsin ya bari sevip korusaydın.
Bir tek nefescik be annem, annem olduğunu hatırlasaydın.
Ve bana yapılmak istenenler,
Benim suçum değildi ki hiçbir zaman!
Bulamadım ben, sen neyin nefretindesin bana ya…
Ben sadece senin ilk ve tek kız çocuğundum annem.
Bak 38 bitti değiştiremiyorum hala ne annemi ne babamı,
Ne de yaşanmışlıklarımı…
Canımı yakıyorsunuz her varlığınızı hatırladığımda,
Bir inat daha, bir yanlış daha yapıyorum,
Her hayatımı kurtarmaya çalıştığımda....
Belki sevgisizliğinizin inadına bu yarama yarama iğne batırıp durmam,
Hatta arada bir ciğerime, biraz kezzap akıtmam.
Ki o yaralar hep büzüşüp kalıyor yüreğimin bir kat daha derinine!
Belki de hep bu yüzden güzelim olası kaderlerimi karalamalarım.
Ben her canım yandıkça sizi hatırlıyorum ya hep!
Senin canın yansa ben yine de uçup, koşup gelirim ya....
Sahi beni doğururken senin hiç canın yanmadımı ki be anne!
Doğduğum günden epeyce uzaktayım oysa.
Hatırlıyorum!
Geçmişte bir gün, ben gencecik gelincik çiçeği gibiyken....
Arsız bir meltem rüzgarında…
Hani üfleseler dağılacak ya yaprakçıklarım…
Darmadağınık olacağım ya aslında!
Bir tomurcuğum bile kalmayacak,
Toprağa bile ulaşamayacak kadar toz olacakken,
Gencecik bir kırmızı gelincikken ben…
Hiç toplanamamışken taç yapraklarım….
Hani ben hisarın en tepesinden feryat figan,
Çaresizlik kokan bir nefes çığlıkla, her şeye inat,
Aslında salakça bir cesaretle pervasızca…
Gökyüzüne bakmıştım ve gözlerim yaşarana kadar.
Sonra gözyaşlarıma gözlerimi kapatıp,
Evrene uçurmuştum ya nefesimi.
”Se-niiiiii, Se-viiiii-yyooooo-rrruuuummmmmmm” diye….
İşte o aşk var ya, sendin!
Evrende asılı kalan o ilk çığlığım var ya, bunca yıl oldu…
Her nefeste sen sanıyor önüne çıkan her vefasızı ve yanılıyor ya işte…
O ilk ve sonsuz aşk aslında hep ve hala sahibini arıyor,
Aradıkları şahıs onlara hiç değil, bunu her taraf biliyor ya dert bu!
Sonra dönüp soruyorum yaradan'ıma en derin yaralarımla,
"Rab! Benim sevdiğim ve sevenim, sevip de sevildiğim nerede?" diye.
Cemre.Y.

Gidiyoruz Buradan!

…Gidiyoruz Buradan!...
Ey ruhum!
Ey benim,
Darmadağınık yüreğimdeki
Cansız bütün canlarım.
Ey benim,
Çiziği bol ciğer yaralarım.
Haydi toparlanın
Gidiyoruz buradan!
Yoksa...
Öleceğiz!
Cemre.Y.

Hükümsüzdür Yani


…Hükümsüzdür Yani…
Bundan sonraki 
Bütün şiirlerimin
İçinde hani es kaza
“Sen ve Ben"
Kelimeleri geçse bile
Birinci 
Ve 
İkinci tekil şahsa
Karşı hükümsüzdür.
Bu böyle biline
Es kaza şiirlerdir hepsi,
Hükümsüzdür yani.
Cemre.Y.

Hayaldin

…Hayaldin…
Yorgundun be adam!
Necefli maşrapalarla
Bizim için yoruluyor sandığım 
O ayaklarının uçlarını öpe öpe
Yıkadım parmak aralarını.
Ellerin...
Kir, pas, çamur içindeydi,
Ayaklarından da beter!
Öptüm her birinin
Yine parmak uçlarının!
Meğerki...
Bize ekmeğin yolu buysa!
Ben mi?
Bu sefer de
Keyfimden çalışacaktım.
Hayaldin...
Ne de güzeldin!
Cemre.Y.

21 Eylül 2017 Perşembe

Sana Meftunum

...Sana Meftunum…
Hep hayalim de büyüttüğüm gibi
Aşklar, sevdalar değilse de,
Zamane çılgınları gibi,
Mükemmel sevişmeler yaşayabilirim...
Artık “Anı yaşa!” diyenlere kulak asıp,
Anlık kararlarla,
Senden ve kendimden cayabilirim.
Kendimin dışında öylesine özgürüm ki
Bulutların üstünde
Pembe pamuk şekerleriyle
Sevda yüklü şiirler yazabilirim.
İnsanların gönlüne şiir şiir yağabilirdim.
Her şeyi yapabilirdim.
Ama hiçbir şey!
Ben sana sırtımı döndüğümde,
Sen uyurken bana dönüp,
Omzuma, sırtıma kondurduğun,
Dudaklarının kelebek busesinin,
Sıcaklığı kadar...
Hiçbir şey!
Ayaklarının ayaklarımı,
Sarıp sarmalaması kadar,
Isıtmaz beni.
İşte sırf bu sebepten ben…
Sana meftunum,
Sana üşüyorum ben hep be yosun gözlüm!
Ey sevgili!
Artık duyman gerek beni.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...