29 Ağustos 2017 Salı

Üçüncü Tekil Şahıs

…Üçüncü Tekil Şahıs...
Şiir şiir yazarım da bazen...
Harf harf silerim kendimden de
Ruhunuz duymaz!
Oysa hepi topu
"O"y du işte!
Üçüncü tekil şahıs yani!
Bir türlü
Birinci çoğul şahıs edemeyen!
Cemre.Y.

Eksiktim sensiz


…Eksiktim sensiz...
Herkes ve her şey vardı.
Bir sen yoktun!
Deniz vardı,
Balık vardı,
Martı vardı,
Çay vardı sen yoktun!
Her şeye tam, kendime yarımdım işte.
Eksiktim sensiz…
Cemre.Y.

Hep Seviyor Zaten

…Hep Seviyor Zaten…
"Olsun üzülme!
Hiç değilse ben seni
Bu dünyada hiç kimsenin
Seni sevmediği kadar
Sevemeyeceği kadar
Sevmiştim." dedi
Kadının biri adama,
Adamın biri de kadına...
Ve onlar olması gerektiği gibi
Karşılıklı iki kişi değildi.
Cemre.Y.

Bazı Şiirlerin Nutku Tutulurmuş

...Bazı Şiirlerin Nutku Tutulurmuş...
Bazı şiirlerin nutku tutulurmuş
Bazı harflerce cümle dolusu kelemlara
“Sus” da gelirmiş!
Meğer…
Gün olur ölür isem
Ne çok “Ah” varmış!
Saysan üçü-beşi geçmeyen
Meğer ne çok,
Hani es kaza mutlu olsam üzülenim varmış!
Amma velakin,
Unutmasınlar
“Ah be aahh!” işte…
Cemre.Y.

Türk Kadar Sıcak

...Türk Kadar Sıcak...
Bir Türk Kadar Sıcak!
Sokağımın geç gelen parkında en çok
Suriyeli çocuklarımı seviyorum!
Kel kafamı görünce Fransızca seviniyorlar,
Hatta bazen Fransızca küfrediyorlar
Önlerine çıkana gülümseyerek...
Beldeme, ilkeme ve öz'üme inat
Özlerinden uzak olduklarının sevinciyle...
Nice mutsuz olsam da ben de
Fransızca gülümsüyorum onlara
Bir tek bana küfretmiyorlar!...
Türkçe cevap veriyorlar
Anlamayacağımı sanarak
"Türk kadar sıcak!"
Cemre.Y.

Söz

…Söz…
Ben, bugüne kadar
Anama vermiş olduğum mecburi
Bir tek "Söz!"ün bile ağırlığını
Ecelinin üstünden koskoca bir sene geçse de
Taşıyamazken omuz başımda!
Siz...
Hadi yüreklerinizi geçtim.
Hafızası olan kafataslarınızda ne taşıyordunuz!
Yalnızlığım kefildir yalansızlığıma...
Cemre.Y.

28 Ağustos 2017 Pazartesi

Unuttum Seni

…Unuttum Seni…
Gözlerin düşmüş
Gözümden çoktan düşen pencerelerinden...
Bana sarılır gibi sarılmışsın,
Bana bakar gibi bakmışsın uzun uzun
Sevişirmişiz gibi kapamışsın sonra usulca...
Hiç umursamadım
Hiç sızlamadı ciğerimin köşesi
Hiç kımıldamadı yüreğim yerinden
Hani demiştin ya biz biterken,
Unuttum demek bile özledim demektir,
Sakın sen bana "Unuttum!" deme.
"Söz!" vermiştim ona, biliyordu yemin demekti,
"Unutmadım, unutmayacağım ben merak etme, ne seni,
Ne de tam gelemeyişini." demiştim.
Epeyce yıllardır da unuttuğumu unuttumsa da…
Bugün seni ne çok unuttuğumu hatırladım.
Cemre.Y.

Yine Sevmeyi Seversin

…Yine Sevmeyi Seversin…
"Ben sana küserken annem...
Ben aslında,
Senden başka herkese çoktaann küsmüş oluyorum
Görmüyor musunuz artık!
Ben, merdiven dibinde, başkalarınca unutulmuş da
Sizler tarafından bulunmuş, ıslak bir kedi yavrusu değilim!
Ben bir insanım, insan!
Ve beni pervasızca hiç hesapsız,
Sınırsız, sonsuz seven tek insan,
Sevdasına acıma duygusu katmadan,
Şefkatle seven tek insan sensin...
E elbette, beni daima seveceğinden emin,
Senden alacağım,
Bütün hıncını bu pervasız hesaplı hayatın!
Yetmiyor, yetemiyorsan benim suçum ne!
Onlar zaten yoktular!
Not: Bu hayatının aşk diliminde de,
Ben kadar olamasalarda asla,
Sevdi mi fena seviyorsun be ana sen!
Akıllanmadın hayla!"
"Biliyorum kraliçeemmm!
Boşuna mı başıma kraliçe ettim seni beenn!
Son noktasına kadar yine haklısın ama unutma
Ben de bir insanım!
Senin bana kurduğun cümleleri,
Ben anama kurabilmek için neler vermezdim!
Sevgi, ilgi ve biraz fazlaca şefkati beklerken,
Oklavayı kafama yemeyeceğimi bilseydim.
"-Yediğin önünde yemediğin ardında,
Daha ne derdin bakim senin-" diye,
Bir ton dayak yemeyeceğimden de emin olsaydım da kesin ederdim.
Keşke beni o kadar sevseydi demiyorum ancak,
Keşke o kadar sevgisinden emin,
(Son ayları hariç) olabilseydim diyorum geçmişime bakınca,
Kim bilir bunca hatalar dizisi sığdırılmazdı hayatıma.
Gurur duyuyorum seninle ve kendimle!
Seninle gurur duyuyorum çünkü;
Sana hep öğrettiğim gibi,
Değerlerin ve inançların uğruna,
Beni bile feda edebiliyorsun.
Hiç'e çıkıyor adım suskunluğunca!
Kendimle gurur duyuyorum çünkü;
Asla yılmayacak, yıkılmayacak, ezilmeyecek, üzülmeyecek,
İstemediği hiçbir şeyi yapmayacak bir evlat yetiştirdim,
Bu yolda az isem sana, gerekirse beni bile ezip geçmesini ben öğrettim!
Eveettt!
Her daim sevgimi, şefkatimi sana emin ettim!
Bunca yalana inanmıyor, hayatına hala,
Henüz hiç kimseyi dahil etmiyorsan o suç da benim!
Elbet doğru kararlı, benden alalı zamanların gelecek be yosun gözlüm!
Seni herkes seviyooorrr!
Bakalım yeni hayatında, yeni çevrende neler olacak hee!
(İnsan hiç kendi yarattığı duyu gücü silahıyla vurulursa üzülür mü?)"
"Bu akşam gelsene sen bir sahile..."
"Yorgunum be kızım yarın buluşsak, yeni dönüyorum daha,
Hele bir eve gidip, bir nefes alayım hele!
Bir yıkanıp paklanayım!
Arınayım!"
"Gel dedim kadın hem yarın çok sıcak,
Hem bugün üniversite kaydı için resimler çektirmek için
Makyaj yaptı bana İnci ablam!
Hem saçlarıma fön çekti Dilşad yengem!
Şimdi de ööyle babaannem bildiğin gibi ve ben evde,
Makyajlı fönlü eşofmanlı oturuyoruz yani bil istedimdi."
"Akşamüstüne kadar öyle kaal!
Sahi kaçta buluşuyoruzdu biz!"
"Öff anne sanki kaçta işten çıktığını bilmiyormuşuz gibi!"
"...Peki!"
Yosun gözlüme ithafen en sevdiği şiirimle,
Dostça kalın ve biliyorum bugünlerde…
Hayli size zahmet ama sevgiyle kalın...
...Yine Seversin...
Belki bir gün ansızın
Güneş kokar burnuna,
Rüzgar okşar saçlarını,
Hatta belki,
Bir papatya düşüverir avuçlarına,
Söylenirsin kendi kendine yine
“Ama ben lale severim.”diye.
Yine seversin,
Yine sevmeyi seversin...
Cemre.Y.

Denize Vuran Bebekler


…Denize Vuran Bebekler…
Tanrım! Katilleri öldürecektin!
Katilleri öldürecektin!
Yüzü maviye dönük bebeleri değil!
Ben onlara,
"Karaya vurmuş,
Ah ki ne vah!" demeye kıyamazken,
Başkaları umarsızca,
"Denize vuran bebekler,
Yüzükoyun bulunmuş!"derken,
Sen çok mu meşguldün
Çok mu yorgundun ki
Tutamadın bir çocukların şu ellerinden
Benimkinden de tutmamıştın zaten!
Cemre.Y.

Sırlı Aynalar

…Sırlı Aynalar…
Aynalar bile,
Bazen bile isteye teammüden yalan söylerler,
Bazen...
Aah bilmiyorlar!
Daha bir cesaret sandıklarının
Esaretleri olduklarının farkına bile varamadılar!
Aralarından birini de
Kendileri kadar çocuk sanıyordular!
Oysa susuyordular
Sırlı aynaların sırlarıyla oynayanlar!
Sirk onlarındı...
İkisini oynatmak hakkı onundu yine
Kendi ellerince...
Sirk sahibine farkı fark etmiyordu yani.
İncinen onca hayvanın
Farkı yoktu hani insandan.
Sirklerden hep nefret ettim.
Hayatıma gerçek aynalar
O hayvanların gözleriydi.
Hayvanlarıysa hiç sevmedim!
Gözlerinde bütün gerçekler vardılar!
Herkesin binbir nefeste
Hasretle beklediği o anı ise hiç istemedim.
Ağladım ben on sekiz imin ilk saatinde...
Odamda bir sürü ayna hediye
Hepsi kendimden büyük!
Hepsi hayvan!
Birkaçını
Yıllardır saklıyordum oysa hazinemde
Börtü böcekli birkaç papatya!
Ben hiç!
Hiç kimseme!
Bir tek yalan söylemedim.
Söylemeliydim!
Cemre.Y.

27 Ağustos 2017 Pazar

Zaman Dar

Zaman Dar…
Elma çiçekleri de açtı zaman dar...
Gelsen de sevilsek bir şöyle...
Sevsem de şımarmasan...
Cemre.Y.

Aşk Dağılıyor


...Aşk Dağılıyor...
Ortasını bulamadım aşkın,
Ya kaçabildiğim kadar uzağa 
Kaçıp kayboluyorum,
Ya da son sürat 
Öyle hızlı koşuyorum ki ona,
Yanlışlıkla içinden geçiyorum 
Aşk dağılıyor.
Bir günde biri çıkıp karşıma
Tutmuyor omuz uçlarımdan, neyse!
Cemre.Y.

Cennetimden Geçerim


…Cennetimden Geçerim…
Eylül'e ramak kala...
Nisan yağmurun olmaktı hep asıl niyetim
Yosun gözlümün gözlerinin çimeninde...
İlk ve son kere
Baharın sonundaki o,
Son yeşil çimen renginde olmayı diledim.
Meğer!
Baharımın ilk'ine sonmuş bu!
Kırk'ımı kırk geçe
Hayatıma çok kala
Sana hayli geç kalmışım demek ki
Bir kere bile olsa
Oysa!
Ramağı çoktan erken geçmişten
Ben sana erken gelmişim efendim...
Beni affetme sen...
Ben sana cennetimi sunardım.
Hem de bedava!
Sen yine de bana cehenneminin adını yaz!
Senin için geçerim...
Cemre.Y.

Günler Akıp Ölürken

...Günler Akıp Ölürken...
Projelerimi bölersin...
Aklımı çelersin...
Salı'dan hazırımdır
Çoktan programlı kalp yükümle,
Sana pazartesiden umutluyumdur...
Perşembe'ye de hayli geç kalmışımdır.
Oysa hep hayıflanırdım yalnızlığıma.
"Hani Çarşambaaaa?!" gibi acelecisin.
Aşk gibisin?
Her an hazır olamam sesine ama sen...
Beni sana inandır istersen...
Halbuki günler akıp ölürken,
Ölümlü bir martıydım.
Ve sadece ölümlü olduğumu,
O bildi.
Kendim.
Artık git istersen!
Cemre.Y.

Mutlu Bayramlar


…Mutlu Bayramlar…
İçimizden kara kışlar geçse de
En zemherisinden
Çocuklar diyorum çocuklar!
Ah o, siz hayata gülümsemedikçe
Gözlerinin geleceğe bakışları solmasalar.
Her farklı şekeri özenle seçip alırken
Her büyük harçlığı
Ceplerine özenle yerleştirirken
Ellerinizi, kalbinizden öperken gördünüz mü siz onları!
Görün derim ben bu bayram.
Çünkü yaşamınızın
Çocuklar gibi anlamlı bir sebebi var!
Gülümseyin çekiyorum, mutlu bayramlar!
Cemre.Y.

Sesin Kırılmasın

...Sesin Kırılmasın...
Senin bana sesin kırılsa
Yüreği dağılır ecel zembereğimin.
Bilmezmiş gibisin be çocuk!
Yoksa bile isteye teammüden,
Cinayetimimi işlersin?
Bileyim ki...
Artı şu hayata fazlaca direnmeyeyim!
Öyle fazlaca göğüstü, kitleydi,
Zaman akmasın boşuna!
Beyinden...
Bitiminden...
Omur iliğin başlangıcından...
Bitirelim mesela çar çabucak ne dersin?
Yeter ki bana artık sesin kırılmasın.
Cemre.Y.

Armağan!

(…….)
Armağan!
Ben senin adının
Şirinliğini bile kısaltmadım be adam!
Yedi alem de...
Yedi cihanım ol diye,
Yedi harfini,
Yedi nefeste,
Öylece Armağan geldiğin gibi,
Yüreğimden tam doldurdum
Adını sesime hep!
Şimdi kolay mı öyle
Bütün cennetlerinden öylece silinmek!
Cemre.Y.

Sperm

…Sperm…
Artık kim üzse beni...
Suçlamıyorum kendimi.
Zaten bu dünyaya da,
Ben gelmek istemedimdi.
Kuyruklu bir yılan (sperm) olup,
Bu dünyaya salınmam,
Senin sebebindi.
Şimdi tam da zamanıyken...
"Keşke adını bile bilmeseydim de
Piç olsaydım." diyecek kadar
"Affediyorum seni.
Afsın baba!
Artık sen yaşa hayatındaki bütünü
Yanlış hesabınla!"
Cemre.Y.

Şeffaf

...Şeffaf...
Hiçbir şeyden korkmadım,
Yanlış anlatılmaktan korktuğum kadar!
Belki de sırf bu yüzdendi
Onca gereksiz insana bile
Bunca şeffaflığım.
Tamam!
Dedikoduyu seviyor insanlar,
Tabi ki bana sormazlar;
Bana konuşanın konuştukları sır sandığımda kalır,
Bende onlardan çok var da...
Hiç değilse beni olduğum gibi anlatsalar!
"Ah!"
Etmekten de yoruldu bu yürek...
Artık yıkıp durmasalar...
Cemre.Y.

Yıkanalım Madem

...Yıkanalım Madem...
Rüzgar ışıyordu
Güneşin ve Ay'ın şavkından ve adam,
Bütün elbiselerimi arındırmamı istiyordu
Yatak odamın sigara sarmış dumanından!
"Ancak o zaman
Yine uyurum senle yeniden!" diyordu,
Ancak o zaman...
Ah be anam!
Keşke böyle beni böyle bir
"Ah!" a dua savurmasaydın ya beni bana...
En "Ayrı bir Değer!" le, en "Eder!" inden?
Eh!
Onla uyanacaksam madem…
Yıkanalım en körpe taş dibeğinden...
Cemre.Y.

Simyalarını Ezber Çektiğim...Annem Ve Kızım

…Simyalarını Ezber Çektiğim...Annem Ve Kızım...
Bende bir anneyim, şimdi 20 yaşında,
Üstelik 18 yıldır da babasız büyüyor,
Babası eşiyle ve yeni çocuğu ile gayet mutluyken,
O yaşamının 14 yılını benim koynumda
4 yılını da babaannesinin evinde geçiriyor,
Gücüm gücüme yetmediğinde
Ona ömrümüzde ilk defa bir cümle küfür ettim
4 yıl önce çekti gitti, yedi ay hiç görüşmedik.
(Benim onun okulunun önünde
Gizli gözyaşlarımla uzaktan bakmam dışında.)
O vakitler anacım henüz vefat etmemişti,
Hastalığının son günlerinde bir de ömrümü tükettiğim,
O üvey baba ellerinde büyümesin diye
Uğruna yeniden evlenmediğim evladımın
Beni bir cümleme terk etmesi,
Üstelik yavrumun hakkında da
Tek cümle dahi
Sitemli laf etmemiş olmam çok koyuyordu ona.
Farkında değildi ki yaşadığım ilçe
Onun bir genç kız olarak büyümesine müsait değildi
Harcarlardı yavrumu,
Başka yere taşınmaya da gücüm yetemiyordu ki
Bilerek küfretmiştim evladıma!
Yoksa kimse kapısını öyle kalıcı açmazdı.
O günlerde,
Bütün sülalem kızıma otoriter bir anne değil de
Sanki kankimmiş gibi davranıp,
Her şeyi sanki dostum, sırdaşım gibi
Demogratik paylaşmış olmamın
Sonucunun elbette bu olacağını düşünüyordu.
Bir gün annem,
Torununu çok özlemişken haber saldı ona,
"Ben ölünce mi gelecek bu evlat,
Hiç mi hakkım geçmedi ona!" diye.
Güya...
O gece onda kalmasını sağlayacak da bizi barıştıracak!
Oysa evlat benimdi, tek bir bakışımla dünyamı çözerdi,
Tek bir bakışıyla da ben onun kimyasını.
Elbette anacığımın yanında gülüp oynayacak ve elbette
Evlat bana hala kırgınsa,
Hala beni doğru anlamamışsa,
Küs kalınacaktı anam hissetmeden!
O gece anacığımın koynunda yattı,
Evim zaten iki üst kattaydı.
Sabah işe giderken onlara uğradım,
Annemi uyuyor sanıyordum,
Ben uykusundan öptüğüm ciğerimin çiziğinin,
Uyanmasın da,
Kaçmasın benden diye en kelebek öpücüklerimle,
İpek saçlarının güneş tellerini,
Öpüp koklarken hepsini görmüş, duymuş!
Sabah kahvaltıda Eylül'üme anlatmış, anlatırken,
"O senin için,
Gençliğini harcadı." demeseymiş iyiymiş.
Barışamadık tabi.
İşsizdim, parasızdım,
Aldığım tazminatın yeri belliydi iki ay sonrası,
Özel hastane ile,
Anamın yaşam ömrü ne kadar uzayacaklı,
Hastane muhasebesiyle pazarlık konusu olacaktı,
Ve artık acılarımı...
Paylaşmamdan bıkıp usanan onlarca face ailem,
Yüzlerce de "Zaten ölecek biri için nedir bu çaba!" diyen
Akraba ve sülalem vardı, tek bir gerçek dostum yoktu.
Kızım beni o günlerden birinde aradı.
"Sakın annemi özledim sanma, sadece annem olsaydın,
Gelecekteki torunlarının yüzünü dahi göremezdin
Ama ben dostumu,
Sırdaşımı, kankimi çok özledim yaf!
Akşam evine (Evimizdi) geliyorum sakın bir yere kaçma,
Sana tam yedi ayı anlatacağın ona göre!"dedi.
Geldiğinde de ne zaman ona anne gibi yumulsam,
"Sarkma öyle sapık anneler gibi...
Dur bak bi bişi anlatıyoz şurda aa!"diye diye
Bensiz yedi ayının her saatini anlattı da anlattı.
"Meğer ne çok dostum varmış iyi ki varmış!" dedim ona!
O da "Meğer ben senin gibi bir dinleyiciyi
Hiçbir yerde bulamazmışım!" dedi.
Sarıldık ağlaştık.
Ertesi gün sarmaş dolaş,
Annemlere kahvaltıya indiğimizde anacım,
O kadar sevindi ki aylardır tek katı yemeği yemeyen anam,
Eylül'ümün ellerinden fasulye turşusu kavurması istedi,
Tariflerimizle güzel de yaptı hani, hepsini de yedi.
Hatırladığım son katı yemeği de buydu.
Ha kızımla ilişki seviyemizi merak ediyorsanız...
Geçen gün geldiğinde artık...
Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya Bölümünü
Geçen yıl kazanmış olan yavruma,
(Ayrı kaldığımız yedi ay boyunca yokluğumu
Test sorularını çözmekle oyalamıştı.)
Üniversite ikinci sınıf okuyan bir genç kızın bir zahmet
Artık bir sevgili edinmesi gerektiğini,
Bu yaşta armudun sapı, üzümün çöpüne
Daha çok erken olduğunu konuştuk.
O da bana "Hatun kusura bakma ama
Bana harcadığın bahane limitin doldu,
Artık bir zahmet seninle ömür sürecek
Bir koca ya da hiç olmadı,
Seni gerçekten mutlu edecek uzun soluklu
Bir ilişkiye he de bir zahmet,
Ulan kadın yaşın 43 oldu böyle sevgilisiz devam edersen
Menopoza gircen bak, demedi deme,
Hiç çekemem menopozlu bir kanki,
İyi ol böyle" dedi mi, dedi.
"Önce sen bir,
Nihayet gerçekten bir aşkı bul da bakarız!" dedim.
Söylediği cümleyi umarım oralardan anam da duymuştur!
Bana hep "Bu hayatta neyi becerebildin?" diyenlere
Kapak gibi bir cümleydi bu!
"Annem, beni, senin kadar sevebilen birini bulduğumda,
O benim her şeyim olacak, söz!" dedi.
(Ben anasının sevgisinin derecesini bırak,
Bir tek şefkat kırıntısına hasret bir çocuktum,
Annem beni onun için 11 yıllık işimi terk ettiğimde sevdi.
Yürüyen zamanlarında bütün yardım ettikleri yanındaydı,
Parası olduğu zamanlarda bir komşuya bile rica edip
Onun da yol parasını çekerek kemoterapiye gidebiliyordu,
Kardeşim desen anamız için,
Koskoca bir şirketini iflas etti de vakit son aylardı.
Herkes pes etti.
Ben…
"Rest!" dedim.
Çünkü ben anamı hep gelecekteki kızımı sever gibi sevdim,
Sadece ve sadece o rolünü otoriter bir analıkta seçmişti.)
Kimyasını sevdiğim kadınlar vardı,
Simyalarını ezber çektiğim annem ve kızım gibi.
Cemre.Y.

Gidiyorlar

...Gidiyorlar...
Onu öyle derin öyle güzel severek
Nasıl sevilmesi gerektiğini biz öğretiyoruz onlara...
Bize doyduklarındaysa koşa koşa
En eski sevgililerinin yolunu tutuyorlar
Bu sefer kendilerinin seni sevemediği kadar
Sevmemeyi başarıp
Belki senin onu sevdiğin kadar
En eski sevgiliden de
Böylesi sevilirler umuduyla...
Cemre.Y.

Gidin Tabi

...Gidin Tabi...
Gerçekten mutlu olabileceğiniz yerlere gidin azizim.
Benim mesela;
Bir tek sende gülerdi gözlerim.
Cemre.Y.

Saz Sevmez


...Saz Sevmez....
Bak sevdiğiceğim,
İki türkü sızıyor yine şimdi
Göynümün kırık kırk pınarından
Soran olursa beni,
Sen yine de...
"O hiç saz sevmez,
Hiç türkü de sevmezdi." de emi?
Sadece sen bil,
Boğazımdan aşağıya 
Bir türlü yutkunulamayan
O tek hıçkırık olup
Boğazımda kaldığını
Başkaları hiç bilmesin emi!
Cemre.Y.

Turnalara Söylemişler


...Turnalara Söylemişler...
Bir kumru kondu terasımın çardağına
Güvercinlerin selamı varmış bana,
Yosun gözlümün saçlarının kokusunu özlediğimi,
Turnalara söylemişler.
Bir rüzgar esecekmiş sahil kenarında,
Bir turna kanat çırpacakmış,
Benim saçlarımın kokusunu da
Onun burnunun ucuna konduracakmış!
Derin bir nefes çekerse eğer ciğerinden yüreğine,
İşte o vakit, onun saçlarından bir tek telide
Bana getirecekmiş.
Alıp koklamaz da savurup atarsa
Gözyaşıma değmezmiş!
Cemre.Y.

Çek O Gözlerini Üzerimden

…Çek O Gözlerini Üzerimden...
..."Ben dokunamadığım aşk'ı istemiyorum!"
..."Dokun bana içini acıttıkça aşk sandıkların, dokun..."
..."Sanmadım ki hiçbirini,
Aşk olsun istediklerimdi onlar,
Üstelik ömrüme oldukça da azdılar!"
..."Benimle seviş demiyorum ben sana onlar gibi,
Sadece beni hisset, bana dokun!"
..."Onun, rüzgara karışmış teninin kokusunu,
Burnumda hissettiğim an
Bitmiş olsaydı bile,
Sırf o an için, yine ona dokunurdum.
Kaldı ki aşk bencileyin değil,
Sencileyin değil,
Beraberce dokunmak!
Şimdi hemen,
Derhal!
Çek o gözlerini üzerimden!
O mu?
Hiç görmese de olur.
Avuç içlerimi açtığımda rüzgara,
Yüreği atıyor hala…
Şah damarımda!"
Cemre.Y.

Vatan Sağ Olsun

...Vatan Sağ Olsun...
Erkek evladım yok!
Olsa da,
Askere göndermezdim ben şu sıralar!
Ancak...
Bana göre,
Bana çok gelen 
Oysa bir elin parmağını geçmeyen
Bana az, 
Ancak şimdiki vatana çok,
"Vatan sağ olsun." lu,
"Adam" yolladım bu vatana zamanında!
Bu memleketin bilinmezliğine...
Ancak bu sefer olsun
Dıştan yanmalı ülkemin 
Hakikaten dıştan yandığını 
Bana ispatlayın yeter!
"Evlat denenen gelecek
Bu vatanda sayenizde bitti ağa! 
Ben varım he!
Uyarsa!"
Cemre.Y.

Bazı "Adam" lar

...Bazı "Adam" lar...
Bazı adamlar,
İlla "Beni sev!"demezler,
"Adam" salar...
Gelirken boynundan,
Kalırken sırtından,
Giderken omuzundan öperler.
Hepsi bu...
Saymıyoruz bile aradakileri...
Alnından, burnundan,
Gülüşünün gül gamzelerinden,
Dudaklarından, kalbinden öptüklerini...
Utanmıyoruz bile hatırladıkça!
Yasaklı şarabının,
En saklı mahzeninden
Birer buselik,
Ab-ı hayat-larına ömürlerdi oysa içtikleri.
Bazı adamlar,
İlla "Beni sev!"demezler,
"Adam" salar...
Gelirken boynundan, kalırken sırtından,
Giderken omzundan öperler.
Sen, bütün yelkenlerini
Sadece ona "Fora!" edersin.
Hepsi bu...
Sonra yıkılır dünya.
Cemre.Y.

Sahi Kaç Alem Kaldı Sana?

...Sahi Kaç Alem Kaldı Sana?...
Yok be anam ne alakası var
Magma ile kutupları birbirine karıştırmamla
Genel yaşadığım alan bu!
Arada çok arada bir...
Adamın biri bilmiyor dünyanın sınırını demek ki
O adamın birinin yüzünden
Yüreğim alev ateş yanıyor
Perdenin ardını aşıyor
Peygamber kılıcımı yakıyor
Magma feleğini şaşıyor hepsi bu!
Korkma ama,
Tarihim, aslında çok olmasalar da
"Birçok giden memnun ki yerinden..."lerle dolu.
Üstelik dünya batmadan öğrendim hep!
Yeniden doğurulmayı...
Sahi kaç alem kaldı daha sana!
Cemre.Y.

Şarap Vee...Sen

...Şarap Vee...Sen...
Tüm hazırlıklarını yaptı kadın.
İki dirhem, bir çekirdekti,
O kan kırmızı elbisesini bile giydi üstelik!
Boynunun arkasından,
Sırtının epeyce açıklarına inen,
Swarovski taşlı zincirlerini, uçuşarak savururken,
Gören de, boğaza yemeğe gidecek sanırdı!
Siyah, sivri topuklu ayakkabılarını giydi zarifçe.
Nicos'un Secret Love'unu
Son ses açmadan önce!
Hafif bir öç gülümsemesi beliriverdi yüzünde,
Sessizce mırıldandı,
İlçesinin çatılarının kiremitlerine;
"Ben de sizin dilinizi hiç sevemedim oh olsun!" diye.
Oysa gerçekten de geç kalmamalıydı...
Zira!
Can-ı boğazına çeyrek vardı.
Oysa sadece!
Çokça ait olduğu şu "İstanbul!" denen şehrin,
Hiç de ait olmadığı ilçesinin terasındaydı...
Yapayalnız...
Yani, kendisiyle randevusu vardı kadının.
Geç kalsaydı canın...
Az daha, canı gidecekti!
Aceleyle iki de şamdan koyuverdi sehpasına,
Belli ki yine geceye kalacaktı,
Yerleşti yerine,
Harladı sönmüş sigarasını,
Uzattı üzüm dökmeli antika kadehini boşluğa!
"Şarap vee..." dedi yutkundu.
Kendi kendine gülümsedi kadın...
Sonra;
"Ben!" dedi kadın...
Bu sefer küfür etmedi ama valla!
Olamayan üzümün suçu neydi ki?
Suç;
Bir yerlerde yine!
Günahsızların boğazını kesmekteydi.
Sarılamayan asma yaprağının günahı ne!
Günah;
Gençlik başında pespembe bulut!
Bir yerlerde bila-bedelsiz sevişmekteydi.
Zamandı bütün mesele...
Ya an olup gelmeli,
Ya da kayıp ruhumun sesi olup,
Beni en suskun zamanımda
Benle baş başa basmalıydı.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...