22 Eylül 2017 Cuma

Kaybetti

…Kaybetti...
Bir gün, onun, cancağızım dediğimin akrabadan düşmanı,
Benim için, "Ondan alacağın hiçbir şey kalmayınca,
O zavallı engin denizler sandığının
Sana bile artık verecek hiçbir şeyi,
Hiçbir mecali kalmayınca,
Göreceğim o dostluğunuzu ben!" demişti.
Balık burcu cancağızım sadece susmuş meğerse!
Burnunun dibini bile unutanıma,
Dostunu, düşmanını ayıramayanıma,
En akrebinden bir akrabası!
Susup, pısıp kalmıştı o hep oturduğu o koltuk kenarında da,
Yetiştirivermiştim cevabımızı hemen!
"Ben ne olursa olsun unutmam asla" demiştim de o…
"Çünkü sen sadece, salak bir küçücük aslancıksın,
O, ona yeni bir tek umman sunulduğunda,
Varlığınının ilk anını bile unutup,
Senden hiç habersizmiş gibi gider de
Güya gözü açık geçinen sen bile bilemezsin" dediydi.
Haklıymış!
Artık ona sunaklarım bittiğinde çoktan gitmiş!
Gayri dönmeye de çabalamasın madem.
O, son şansını da çoktan o kaybetti beni, bana dair'i değilim.
Cemre.Y.

Keyfimin Kahyası Yok

...Keyfimin Kahyası Yok...
Benim dünüm vardı,
Bugünüm güneş doğana kadar var.
Yarınım olacak mı kim bilir?
Bir ben varım, bir sen, bu aşk ta başkası yok.
Yasak mı, ayıp mı?
Günah mısın ki bana, ya da ben sana?
Bir daha gelsem dünyaya
Yine seni bulur,
Yine seni severdim diyebiliyorsam eğer,
Beni kimseler senin kadar mutlu etmiyorsa,
Kimse kusura bakmasın, keyfimin kahyası yok!
Cemre.Y.

Sen Bunları Boşver Güzelim Yüreğini Üzme

...Sen Bunları Boşver Güzelim Yüreğini Üzme...
Dün gecemi kulağımda bir radyonun nağmeleriyle
Hıçkıra hıçkıra ağlayarak geçirdim ki bu son vedamdı,
Ruhumla olsun destekleriydim.
Sesini de ta oralardan duydum sevgiyle.
Şimdiii...
Her kimim olur ise olsun mademki
Dostluk kisvemdeydiler o kadar güven
O kadar candılar yani
Canları yanıyor ise söyleyeceklerdi
Ki istemeden yakmışımdır, öperdim yaralarından.
Şimdi artık hiçbir şey lazım değil.
Dostluk doğruluktur!
Kaypak suskunluklarla,
Düşünülmüş kozlara karnım tok benim canım benim.
Bundan gayri ateş de benim, kül de benim.
Kol kırılır yen içinde kalır misali de
Dönen dolapları açık etmeye ar ederim.
Onun için sen bunları boşver güzelim yüreğini üzme,
Gelene de eyvallah deriz biz, gidene de...
Cemre.Y.

Canımın Camlarını Kırmasaydın Ya

...Canımın Camlarını Kırmasaydın Ya…
Şimdi bana bütün sevdalılar
Sırasıyla 
Senin kırdığın yüreğin penceresinden
İçeriye bakıp da
"Bana bir aşk borcun vardı."derler!
Canımın camlarını kırmasaydın ya sevgili
Kapım zaten gidişine hazırlıklı
Aralıklı değil miydi?
Cemre.Y.

En Derin Yaralar

…En Derin Yaralar…
Annemmmm!
Bir bilsen ben sen yokken kaç kere öldüm,
Kaç kere,
Bir umut yeniden doğdum ve ben senin ilk çocucuğundum.
Bir oğul olamadım evet!
Keşke çöle gömseydin ya beni inançsız araplar gibi!
Gömmemişsin ya bari sevip korusaydın.
Bir tek nefescik be annem, annem olduğunu hatırlasaydın.
Ve bana yapılmak istenenler,
Benim suçum değildi ki hiçbir zaman!
Bulamadım ben, sen neyin nefretindesin bana ya…
Ben sadece senin ilk ve tek kız çocuğundum annem.
Bak 38 bitti değiştiremiyorum hala ne annemi ne babamı,
Ne de yaşanmışlıklarımı…
Canımı yakıyorsunuz her varlığınızı hatırladığımda,
Bir inat daha, bir yanlış daha yapıyorum,
Her hayatımı kurtarmaya çalıştığımda....
Belki sevgisizliğinizin inadına bu yarama yarama iğne batırıp durmam,
Hatta arada bir ciğerime, biraz kezzap akıtmam.
Ki o yaralar hep büzüşüp kalıyor yüreğimin bir kat daha derinine!
Belki de hep bu yüzden güzelim olası kaderlerimi karalamalarım.
Ben her canım yandıkça sizi hatırlıyorum ya hep!
Senin canın yansa ben yine de uçup, koşup gelirim ya....
Sahi beni doğururken senin hiç canın yanmadımı ki be anne!
Doğduğum günden epeyce uzaktayım oysa.
Hatırlıyorum!
Geçmişte bir gün, ben gencecik gelincik çiçeği gibiyken....
Arsız bir meltem rüzgarında…
Hani üfleseler dağılacak ya yaprakçıklarım…
Darmadağınık olacağım ya aslında!
Bir tomurcuğum bile kalmayacak,
Toprağa bile ulaşamayacak kadar toz olacakken,
Gencecik bir kırmızı gelincikken ben…
Hiç toplanamamışken taç yapraklarım….
Hani ben hisarın en tepesinden feryat figan,
Çaresizlik kokan bir nefes çığlıkla, her şeye inat,
Aslında salakça bir cesaretle pervasızca…
Gökyüzüne bakmıştım ve gözlerim yaşarana kadar.
Sonra gözyaşlarıma gözlerimi kapatıp,
Evrene uçurmuştum ya nefesimi.
”Se-niiiiii, Se-viiiii-yyooooo-rrruuuummmmmmm” diye….
İşte o aşk var ya, sendin!
Evrende asılı kalan o ilk çığlığım var ya, bunca yıl oldu…
Her nefeste sen sanıyor önüne çıkan her vefasızı ve yanılıyor ya işte…
O ilk ve sonsuz aşk aslında hep ve hala sahibini arıyor,
Aradıkları şahıs onlara hiç değil, bunu her taraf biliyor ya dert bu!
Sonra dönüp soruyorum yaradan'ıma en derin yaralarımla,
"Rab! Benim sevdiğim ve sevenim, sevip de sevildiğim nerede?" diye.
Cemre.Y.

Gidiyoruz Buradan!

…Gidiyoruz Buradan!...
Ey ruhum!
Ey benim,
Darmadağınık yüreğimdeki
Cansız bütün canlarım.
Ey benim,
Çiziği bol ciğer yaralarım.
Haydi toparlanın
Gidiyoruz buradan!
Yoksa...
Öleceğiz!
Cemre.Y.

Hükümsüzdür Yani


…Hükümsüzdür Yani…
Bundan sonraki 
Bütün şiirlerimin
İçinde hani es kaza
“Sen ve Ben"
Kelimeleri geçse bile
Birinci 
Ve 
İkinci tekil şahsa
Karşı hükümsüzdür.
Bu böyle biline
Es kaza şiirlerdir hepsi,
Hükümsüzdür yani.
Cemre.Y.

Hayaldin

…Hayaldin…
Yorgundun be adam!
Necefli maşrapalarla
Bizim için yoruluyor sandığım 
O ayaklarının uçlarını öpe öpe
Yıkadım parmak aralarını.
Ellerin...
Kir, pas, çamur içindeydi,
Ayaklarından da beter!
Öptüm her birinin
Yine parmak uçlarının!
Meğerki...
Bize ekmeğin yolu buysa!
Ben mi?
Bu sefer de
Keyfimden çalışacaktım.
Hayaldin...
Ne de güzeldin!
Cemre.Y.

21 Eylül 2017 Perşembe

Sana Meftunum

...Sana Meftunum…
Hep hayalim de büyüttüğüm gibi
Aşklar, sevdalar değilse de,
Zamane çılgınları gibi,
Mükemmel sevişmeler yaşayabilirim...
Artık “Anı yaşa!” diyenlere kulak asıp,
Anlık kararlarla,
Senden ve kendimden cayabilirim.
Kendimin dışında öylesine özgürüm ki
Bulutların üstünde
Pembe pamuk şekerleriyle
Sevda yüklü şiirler yazabilirim.
İnsanların gönlüne şiir şiir yağabilirdim.
Her şeyi yapabilirdim.
Ama hiçbir şey!
Ben sana sırtımı döndüğümde,
Sen uyurken bana dönüp,
Omzuma, sırtıma kondurduğun,
Dudaklarının kelebek busesinin,
Sıcaklığı kadar...
Hiçbir şey!
Ayaklarının ayaklarımı,
Sarıp sarmalaması kadar,
Isıtmaz beni.
İşte sırf bu sebepten ben…
Sana meftunum,
Sana üşüyorum ben hep be yosun gözlüm!
Ey sevgili!
Artık duyman gerek beni.
Cemre.Y.

Sahi Biz Ne Zaman Öldük?

...Sahi Biz Ne Zaman Öldük?...
Eski bir Türk filmini nemli gözlerle izler gibiyim şimdi.
Halbuki başrol jönü ve artistiydik bizdik!
Sahi biz ne zaman öldük!
Cemre.Y.

Eksik Renkler

...Eksik Renkler…
Belki de hayatımızda
Eksik olan asıl şey
Renklerdir...
Başka renkler.
Cemre.Y.

Düştüm...Düşümde Mavi'ydim

...Düştüm...Düşümde Mavi'ydim…
Dediler ki;
Savaştın didindin bunca zaman da
Ansızın vazgeçtin de ne oldu
Zümrüdüankalığından.
Sevdasına asi, inat...
Deli, bozuk, bodoslama uçan
Bir fırtına kuşu bile oldun da ne oldu yani?
"Yar... Yar...
Yariimmm...Yariimmmm...!" diye diye...
Yar boyundan uçtuğun martılar...
Sana sevdasına gelince onca yoksulken,
Şimdi ellerin göğsünden
Sumru... Sumru..
Gül kokluyorlar!
Yutkunamadım önce,
Tutuldu dilim damağım.
Sustum ve sadece
Kanadımdan bir tüy daha kopardım
Öylece savurdum yere
Maviydi rengi...
Sonuncuydu.
Şimdi tüysüz tüleksiz kaldım ya
Alıp, aparacak sandılar ya beni,
Ne sevindiler bir bilsen!
En çok da ona gülümsedim suskunca.
Sonra dedim ki onlara;
Mademki artık hiçbir yere uçamam
Size yem olmaktansa
Maviye gömülürüm bende
Sizler de bundan sonra
Nerede derin bir mavi görürseniz...
Gözleriniz şöyle bir dalarsa uzaklara...
Hatırlayın bizi
Size bedel olamasın diye
Kendimizden yok ettiklerimizi
Maviye doğru düştüm sonra
Düştüm...
Düştüm...
Düştüm...
Düşümde mavi'ydim...
Cemre.Y.

Gönül Telim

…Gönül Telim…
Viran çağların şimdi de
Sızım sızım sızlıyor mu
Ey benim gönül telim...
Yine mi kopardılar seni,
En sol fej'inden
Hani bu sefer...
Hani bu…
Sefer…
....Neyse ya boşver!
Cemre.Y.

Sana Ne

…Sana Ne…
Edepli edepsiz birkaç hayalime
Her yanım ayrı kokulu,
Konuk etmiş olabilirim seni.
De bundan sana ne?
Senin ruhun duymadı ki!
Cemre.Y.

Düş-Tüm!

...Düş-Tüm!...
Sonra yollarına düştüm
Sana her şeyden kaçıp gelirken
O yollarda, dimdik ayaktaydım ama!
Senden son kez
Sensiz giderken
"Düş" tüm.
Bir tek damla ağlamadım biliyor musun?
Ne hiç olmayacak zamanda metrobüs
Tam da, senin son durağında
Arıza yaptığında.
Ne de seninle yeniden rastlaşmamıza
Az kalmışım noktasına an meselesiyken!
Sen evine dönerken, o yolda,
Öylece üzgün ve asabi...
Ben sana son kez
Bakarken bile ağlamadım!
Geceyi yırttım!
Ayı mahşerinden çıkarttım!
Korkmadım, kızmadım, ağlamadım.
Yarın Güneş aynı doğmayacak
Hiçbirimize!
Güldüm ve geçtim!
Öğrettikleri gibi...
"Doğarken kaç kişiydik ki
Ölürken çoğul ölelim" değil mi?
Sırtımda hayli yorgun
Cansız bir yük
Adı "Gurur!" du eskiden
Çokkk eskiden...
Cemre.Y.

Tövbe


…Tövbe…
Bir kere daha sevmek miii!
Tarih boyunca
Bütün mezarlar hala tek kişilikken,
Tekliğimden sıyrılıp,
Hala ikiye çıkamamışken ben
Bir kere daha sevmek mi?
Tövbe…
Cemre.Y.

Düşünsene

…Düşünsene…
Düşünsene bir...
Her gece yüreğinin ninnisiyle uyurken
Her sabah onu kaburga kemiğinden
Öperek uyandırıyor muşsun.
Cemre.Y.

İnadına Günaydın

...İnadına Günaydın...
Düşler ülkesinin yalnız yolcuları,
Bu geceki yolculuğumuz da sona erdi.
Güne karışmalı, kalabalıklaşmalı...
Mutsuz yürüyen yüzlere,
İnadına gülümseyerek,
"Günaydıınn!" demeli.
Cemre.Y.

20 Eylül 2017 Çarşamba

Düşün

...Düşün...
Hani diyorum,
Sıkılırsan
Ellerini sımsıkı tutan tek şeyin
Yalnızlığın olmasından
Sevgimle ısıttığım anları düşün
Hem belki yüreğin de ısınır
Havalar da soğuk bu aralar üşümüştür oysa şimdi.
Cemre.Y.

Duydum Ki Hasta Olmuşsun Yine

...Duydum Ki Hasta Olmuşsun Yine...
İki kişilik cennetimiz de sevgi yumağıyken
Başka dostlarımıza da
Rengarenk minderler uzattıkça mı azaldık birbirimizden?
Bizi, bizden azaltmaları değildi ki
Niyetimiz, bizi bize çoğaltmalarıydı!
Sana kıyamayıp atladığım uçurumlardan,
Öylece sinsi birer şahin gibi,
Seni kapıp gitmeleri,
Seni bana kapatıp, benden yok saymaları ne acı!
Sana “Git!”derken ben
Ne kolum vardı, sana sarılacak!
Ne kanadım vardı,
Seni sıcaklığıyla koruyacak!
Allah'ın kulu da yardım etmedi.
Sana ben...
“Artık sadece bana kal!” diye
“Git!” dedim.
Gittin hayallerinin cennetine
“Eyvallah!” dedim de, duydum ki hasta olmuşsun yine?
Hastalıklı tek nefesini salmadan sana,
Senin bütün hastalık başlangıçlı nefeslerini
Öperek hiç çeken olmamış işte!
Ah ciğerimin çiziği,
Bülbül hikayesi işte...
Sen yine de hasta filan olma sakın he!
Cemre.Y.

Dualarım Vardı

...Dualarım Vardı...
Dualar vardı hani o, dualar!
Göz bebekleri kendi vücudundan çok büyümüş
Çığlık figan dualar!
Oysa yaşının yedisinden önce ölürse…
Cennetin bütün kapıları ona açık olduğu halde,
Çığlık figanlı dualar vardı hani dualarım!
O gün hiçbiri kabul olmadılar…
Kendisi kurtardı kendisini.
Sonraki yıllarında Kuranı okudu,
Yetmedi baştan başladı.
Belki bu sefer kabul olurdu dualar!
Zebur'u okudu, Tevratı, İncili,
Olmadı döndü yine Kuranı okudu.
Çığlık figan yalvardı!
Ona, güya şah damarından yakın olana yakardı!
Yaradan onu unuttu, duymadı.
Dualar vardı dualar!
Mitolojik Tanrılar bile, duymuyorlardı hepsi susuyordu!
Yalvar yakarış,
Göz bebekleri kendi vücudundan çok küçülmüş,
Kaderine razı sessiz bir hıçkırığa dönmüş,
Tek bir cümle mırıldanır gece yatarken kendine çoktan ölmüş!
"Sahi be Tanrım daha o yaşımda,
Sen benim cennetlik yaşımda cennete dair, neyimi sınadıydın?"
Cemre.Y.

Dönmem Geri


...Dönmem Geri…
Sen yokkenden beridir,
İkinci defa şehrime
Yağmur yağıyor ve
Ben gülümsüyorum!
Çünkü artık biliyorum
Misinanın ucuna
Yanlışlıkla takılmış
Üstelik,
Oldukça tok bir balıktım ben.
Benden balık bile olmazdı hatta sana!
Salıverdin beni öylece...
Biraz kayalıklarda savruldum amma!
Büyük denizlere
Yelken açabilecek kadar da büyüdüm sanırım!
Yani, senin oltan yine boş sevgilim.
Dönmem geri...
Cemre.Y.

Bana Biraz Daha Güneş Gerek

...Bana Biraz Daha Güneş Gerek...
Dışarı çıktım, önümde Ay var,
Arkamda Güneş...
Hem de bu saatte!
Elbette ortasında durup bir dilek tutacağım
Yüzümü Güneş'e döneceğim...
Çünkü; "Yarim, gözlerine göz değmiş,
Ellerine eller dokunmuş,
Kokuna koku sinmiş,
Sen benim gözyaşlarımdan
Yatak yapmışsın başka tenlere,
Artık sessizliğe ağladığım
Geceleri ve Ay'ı neyleyim...
Bana biraz daha Güneş gerek."
Cemre.Y.

Devrilme Ha Çocuk!

...Devrilme Ha Çocuk!...
En son,
Kitaplar ayrılırlar birbirlerinden çocuk!
Onlarda ayrıldılar mı birlikteliklerinden
Her şeye ait ne varsa bitmiştir.
Artık, omuz veren desteği gitmiştir yanlarından,
Devrilirler oldukları yere...
Sen sen ol,
Kitapların gittikçe yanından,
Yeni kitaplar, yeni hayatlar,
Yeni hikayeler edin kendine...
Sol yanın boş kalmasın emi sakın!
İnsan dediğinin,
Boş kalırsa sol yanı,
İşte o zaman,
Ne yana zayıf kaldıysa o yana devrilir.
Sen sakın...
Bana küssen bile
Kitaplarına asla küsme!
Ben küstüm bu aralar
Bak hasta oldum haberin yok.
Sen daha fazla üzülme diye haberin bile yok!
Çünkü senin beni, tutacak yerin yoktu.
Sessizce devrildim…
Seninse, tutacak güvenin benim
Sen sakın devrilme çocuk!
Ola ki artık olmayabilirim.
Cemre.Y.

Hala Umut Var

…Hala Umut Var…
Dünyada hala güzel çocuklar
Güzel sesler var! 
Çocuklarımız gibi! 
O halde hala umut var!
Cemre.Y.

Şiir Sayacaktım Yeminlen

...Şiir Sayacaktım Yeminlen...
Ulan bir harf yazsaydın,
Şeni bütün cümlelerime,
Şiir sayacaktım, yeminlen!
Cemre.Y.

19 Eylül 2017 Salı

Boncuk

…Boncuk Boncuk...
Onu her gördüğümde,
Boynundan boncuk boncuk,
Göğsüne süzülüyordu arsız bir tüy hafifliğinde,
Rüzgarla salınıyordu şiir şiir kanat araları,
Göğsünün başladığı yerde sonlanıyordu kırmızısı,
Ve benden ve dudaklarımdan,
Daha yakın diye şah damarına,
Şah damarımdan daha yakına kiraladıkları,
Küskün çocuklar gibi kıskanıyordum
Bütün boncuklarını..
Öğrenemiyordum bir türlü
Bu çarkının dümenin boncuktan geçtiğini!
Cemre.Y.

Peki


...Peki...
"Söz!" 
Bitti.
Şimdi sıra "Sus!"da
Başka türlü,
Nasıl olur da,
Bir şiire sığardı
Sessizce…
Koca bir "Peki!"
Cemre.Y.

Tek Bir Harf Daha Üzülme

...Tek Bir Harf Daha Üzülme...
Öpebiliyorsak hala, ama hala öpebiliyorsak!
Yalnızlığımızı omuz başlarımızdan,
Bu bu sefer…
Kendime, ben, illa ki hep,
Yeterim diye değil
Yetemezsen de hala kokundan öperim seni,
Yeter ki sen…
Tek bir harf daha üzülme artık diyedir!
Cemre.Y.

Baştan Belliydi

...Baştan Belliydi...
Baştan belliydi kararımız.
Bu sefer dizlerimizde, dirseklerimizde
Yüreklerimizde yarasız dönecektik evlerimize.
Öyle temkinli soruyorduk ikide bir içimize!
“Kim daha çok seviyor” diye.
Öyle ya!
Çok’u azaltıp dengeye koymalıydı
Ki "Aşk!" düşmesindi yere.
Oysa,
“Çok”
Göreceli bir kavramdı.
Aslında ölçüsüz bir şey daha göreceliydi.
“Az”dı adı.
Yine de seçmek gerekti göreceli kavramlardan birini.
Ölçüsüzce öylece,
“Çok” tu dileğimiz.
Vazgeçtim be sevgili
Artık tartmayalım biz bu sevdayı.
Bizim yüreklerimizin kefesi,
Hep değişiyor herkese göre.
Hem belki bu sefer
Dönmeyiz ayrı ayrı evlerimize?
Dengemizi şaşırmazlar bu sefer he!
Olur mu dersin bu sevdada bir denge.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...