15 Şubat 2019 Cuma

Üç Nokta

…Üç Nokta…
Tek son nefes olsa son defa verilecek her şey!
Her şey…
Cümle sonlarına,
Akış konulamayan o üç nokta kadar olsa ne kolay.
"Ölüyorum ve sen beni ve bendeki seni kaybediyorsun!
Asıl şimdi kaybediyorsun..." dedim dedim de…
O en sevdiğimin yüreğine bir ses teli edemedim di.
Ne ölebildim dilediğimce!
Ne de…
Yeniden yüreğimi emanet edecek kadar, güvenebildim birine!
Yalnızlığıma tek mısra da şiir edemiyorum ki.
Söylenecek bütün harfler gözyaşınızla akıp gitmiştir zaten!
Bilirim böyle anlarında insanın saçma sapan teselli cümlelerine,
Velev ki yahut…
Kendi uygulayamadığı o akıllara ihtiyacı kalmadığını.
Bilirim ki….
Böyle anlarında insanın...
Varsa bir yürekdaşı, oturup beraberce susarak o zehri akıtmalı…
Ya da zamanın, değer ve eder hesabına koca bir küfür salıp,
Bir büyüğe danışmalı!
Yalnızlığına, yalnızlıkla birer kadeh tokuşturmalı.
Ne bileyim…
Taş plak Türk Sanat Musikileriyle evin çınlamalı.
Ben kaç yastığımı yaktım hatırlamak dahi istemiyorum.
Sırf uykusuzluk sendromumu yenebilmek uğruna!
Yanı sıra artıp duran…
Huysuz ayak sendromlarına daha da yenileri eklenirken.
"Biraz dur…
Biraz ağlayalım en az üç nokta!" diye diye uyuttum kendimi.
Cemre.Y.

14 Şubat 2019 Perşembe

Ömrümün Geçmişleri

...Ömrümün Geçmişleri....
Ömrümün geçmişlerinin toplamını kodese tıkmışlar!
Ne çok sevinirim, ne çok oh dilerim sanıyordum oysa.
Suçu, bize göre,
Müebbet'ti ne de olsa, ömrümü, ömrümüzden yediydi!
Oysa...
Giden bir yarım, kalan diğer yanım,
Ki üstelik!
Sigara filan bulunur muydu ki oralarda?
Ne bileyim bir içlik, bir fanila!
Ben ömrümü, ömrüme dahil olanlarımla
Bir şekilde sarar sarmalarım da,
O ne yapıyordur ki o demir parmaklar ardında!
Hatırlayamıyorum ki ben onun ömrünün kaç yılını,
Kardeşimmiş gibi hissettim,
Kaç ayında karındaşım oldu o!
Ama...
İnsandı o?
Hep merak edip, hiç öğrenemedim!
Acaba...
Tanrı onu yaratmakla neyi denedi?
Ve tanrı öncesinde babasını/babamı yaratmakla neyi denedi!
Kaç kere,
Kabuslarımda cinayet işledim, namus dokunuşlu eylemlerine.
Ama kıyamadım hiçbirinin hiçbir hücresine?
Misal baba/m artık nihayet
Kırlaşmaya başlamış umreler görmüş gri sakallarıyla
Gülüyordu daha bu akşam!
Sanıyorsun ki kaderlerinizi yeniden yaratmış!
Sonra birden bir duyuyorsun en sevgili tek karındaşından,
Onu kodese tıkmışlar,
Sonuncu karındaşı!
Nihayet doğru bir şeyler olmuş bu hayatta da
Bir eksik, en eksik,
Yok mu bu ilahi devinimli adalet kavramında!
Ben daha adil bir son umuyorum,
Sonlarına üzülsem de ki, neyse ki, insanım hala!
"Ömrümün geçmişlerinin toplamını kodese tıkmışlar!
Oradan da,
Vicdan sahibi insan olana kadar çıkamayacaklar bir daha!"
Cemre.Y.

Yitirilmiş Sevdalar

...Yitirilmiş Sevdalar...
Epeyidir güllere dargın, papatyalara da küsüm ya!
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
Küçümen bir çingene kızı kaldırıma çökmüş
Sevgililer günü için papatyalar, güller,
Artık ne hükmü kaldıysa karanfiller satıyordu.
Soğuktan dudakları morarmış, sesi kırılmıştı.
Gönül nergisler, yaseminler satsaydı keşke diye hayıflanırken
Ki hepsini kendime alırdım.
Öz'ünden alsam köz'ü öksüz kalacaktı,
Köz'ünden alsam kül'ü yetim kalacaktı!
Yine de bütün çiçeklerini satın aldım pazarlık etmeden.
Cumhuriyet Meydanından yavaş adımlarla geçerken,
Nerede elinde çiçekle geçen o kadına özentiyle bakan bir kız görsem,
Gülümseyerek tutuşturdum ellerine demetleri birer birer.
Sevgilileri yok diye,
Diğerinin haspa çatlatma bakışlarına maruz kalmasınlar değil mi?
Ben mi?
Çiçeklerin hepsini alan bendim ya hani!
Meydandan geçerken herkes, en çok ben seviliyor muşum gibi bakıyordu.
Akşam geceye gebeyken bana kalan...
Onların kem göz nazarlarına, çiçekleri dağıttığım kızların gülümsemeleri.
Yitirilmiş sevdalar çıkmazından geçtim bugün.
İhtimalsiz bir günde rastlasaydım eğer ona!
"Kalan ömrüm kadar,
Bir süreliğine yüreğini işgal edebilir miyim?" diyecektim.
Cemre.Y.

13 Şubat 2019 Çarşamba

Yorgun Kanatlar

...Yorgun Kanatlar...
Biz...
Her gün batımında,
Yorgun kanatlarımızla,
Geceyi yırta yırta,
Kendi yalnızlıklarımıza uçuyorduk.
Oysa kim istemezdi ki!
Her gece ışığı kapatıp gözlerini yumarken,
Yanındaki gülümseyen iki göze
"İyi Geceler Sevgili'm" diyerek, şöyle sokulmayı?
Kim istemezdi ki!
Gün odayı aydınlatıp,
Gözlerini açtığı anda karşısında olan gözlere,
"Günaydın Sevdiceğim" demeyi.
Biz...
Her gün aydığında,
Yorgun kanatlarımızla,
Günün bulutlarını yara yara,
Etrafımız insanlarla doluyken dahi,
Kendi yalnızlıklarımıza uçuyorduk.
Oysa kim istemezdi ki,
Geçmişinde bu kadar yaralanmamış olmayı!
Kim istemezdi...
Yine, yeniden,
Yüreğini birine emanet edebilmeyi misal!
Artık gölgenin bile,
Bir yedeği ışık oyunlarıyla oluşuyorken
Kim istemez ki...
Hiç incinmemiş gibi birine güvenebilmeyi.
Kim istemezdi ki.
Neyse yorgun kanatlarımı,
Yorgun evimin, yorgun duvarına asayım ben.
Burası benim özgürlük alanım!
Hoş geldin, Hoş buldum sevgili yalnızlığım.
Cemre.Y.

11 Şubat 2019 Pazartesi

Biz Ne Zaman?


…Biz Ne Zaman?...
Ey benim,
Şakağına düşmüş dalgalı zülüflerine kurban olduğum,
Ey benim,
Objektiflere her bakışında gözlerinden vuslata hasret okuduğum.
Ey benim, kaşı, gözü, yüzü apayrı birer hilal'im, gül cemalim!
Söyle...
Söyle ne vakit dolacak benim sensizliğim?
Ne vakit...
Burnumun direği sızlayıp sızlayıp,
Boğazımda yutkunulamayan o yumru kalmayacak,
Ne zaman kokunla dolacak yeniden!
Söyle...
Söyle ne vakit bitecek benim,
Karşıdan bakılıp durulan o Kız Kulesi duruşum,
Biz ne zaman tavanındaki Piri Reis haritasına bakıp bakıp,
Dudaklarımızı mühürleyeceğiz yeni bir geleceğe!
Cemre.Y.

10 Şubat 2019 Pazar

Leylim Ley Vakitler


...Leylim Ley Vakitler...
Sonra sen gelirsin aklıma en leylim ley vakitlerde.
Gülüşünden öptüğüm vakitleri özler dururum.
Kim bilir nerede, ne hallerdesin şimdi.
Mutlu musun misal!
Öpülüyor mu gülüşlerin nefesinden?
Beni hiç sorma, hala bıraktığın gibiyim.
Cemre.Y.

Hoş Geldin

…Hoş Geldin…
Nice kayıplar verdik değil mi ömrümüzden,
Geldin ya, hoş geldin yüreğimin atışı, iyi ki geldin.
Cemre.Y.

9 Şubat 2019 Cumartesi

Sen Şimdi Gidiyorsun Ya...

...Sen Şimdi Gidiyorsun Ya...
Gün...
Ömrünü geceye emanet ederken,
Aklımın köşesine yerleşti birden bir ünlem!
"Sen şimdi gidiyorsun ya!" ile başlayan.
"Uçağınla uçuşurken bambaşka memleketlere,
Sana ait olan ne varsa sevdiğimi düşün, sen dahil.
Sana dair'li severek yaptıklarımın,
Bütün sülalence sıfır çekmediğini düşün!" demeli miydim sana!
Sen...
Benim gözlerimden okumalıydın sana dairliğime dair ne varsa.
Cemre.Y.

Kurutulmuş Güller

...Kurutulmuş Güller...
Geçmişin tozlu sayfalarından arındıktan sonra,
Yaprak döktü ömrümün duvarları.
Hücrelerime kadar soyundum karanlıktan.
En son...
Kurutulmuş güller kavanozuna uzandı elim.
Kandil yağı döktüm üzerine bolca,
Önce bir sigara daha yaktım alevlediğim çakmağımla,
Sonra ateşe verdim yüreğimi yakan ne kaldıysa.
Burnumun direğini sızlatırken,
Yanık güllerle, papatyaların kokusu
Söz vermiştim kendime,
Ardıma dönüp bakmayacaktım bir daha.
Cemre.Y.

8 Şubat 2019 Cuma

Gün Gelir

...Gün Gelir...
Gün gelir zamana yenilirsiniz
Gün'ü gelir, pes etmekten vazgeçersiniz!
Zaman'ı gelir,
Onu, en son ne zaman unuttuğunuzu dahi!
Hatırlayamazsınız!
Taa ki!
Bir şarkının, arsız bir melodisinde,
Ya da bir şiir'in en ara cümlesinde,
Onunla tekrar, rastlaşana kadar!
Ama artık!
Artık kalmıştır ya her şey!
Onu bile...
Eski bir Yeşilçam Filmi gibi,
Öylece seyredersiniz!
Dilinizde Cem Karaca'nın bir şarkısı dolanır ya hani!
"Unut beni, unut!
Arama!"
Artık...
Yüreğinizin idare lambaları da sönmüştür ya zira!
"S*kerim kalubelanızdan hepinizi!
Yanlış DNA'mı
Ömrüme sarıp sarmalayana sarın sizde madem!"
Ki zira ben epeyce itiraz dilekçemi yolladımdı.
Her seferimde de...
İtiraz'ıma dair ömrüme yüklediği masraflar da cabası!
Mademki bize sorulduğu ve kabul ettiğimize dair son celp bu!
Gün gelir zamana yenilirsiniz
Gün'ü gelir, pes etmekten vazgeçersiniz!
Zaman'ı gelir,
Onu, en son ne zaman unuttuğunuzu dahi!
Hatırlayamazsınız!
Taa ki!
Bir şarkının, arsız bir melodisinde,
Ya da bir şiir'in en ara cümlesinde,
Onunla tekrar, rastlaşana kadar!
Ama artık!
Artık kalmıştır ya her şey!
Onu bile...
Eski bir Yeşilçam Filmi gibi,
Öylece seyredersiniz!
Dilinizde Cem Karaca'nın bir şarkısı dolanır ya hani!
"Unut beni, unut!
Arama!"
Artık...
Yüreğinizin idare lambaları da sönmüştür ya zira!
Cemre.Y.

Nihayet Bitti

...Nihayet Bitti...
Uzun uzun mısralarıma şiir şiir dokudum,
Ömrümün son kırk dört yılını.
Geçmişimin çoğunluğu acı yazgılı anılarını da,
Can kırıklarımı, hayal kırıklarıyla bir araya getirip,
Kağıttan bir gemi yapıp içine doldurdum.
Kız Kulesine bir selam çakıp Salacaktan denize saldım.
Nihayet bitti, ne geçmiş kaldı ne de gelecek kaygısı,
Artık önemli olan "Şimdi."
Cemre.Y.

7 Şubat 2019 Perşembe

Dinimiz Çok Amin

…Dinimiz Çok Amin…
Bazen…
Kulağınızda zaman zaman hep çınlayıp duran,
O sesin sahibini arayıp dururken,
Tam da vazgeçip,
Kulaklarınızın seslerini,
Beyninize saplayandan caydığınız anda!
Tam da teslimiyetle pes geçtiğiniz o anda!
Hiç ummadığınız yer ve zamanda!
Nihayet duyumsar sizi var eden!
El cevap eyler hiç ummadığınız yerden!
Mezar açacağız hem de hemen!
İçinde…
Doğmaya sebepliliğinizden tut ki…
Doğuşluğunuzun eceli cehennemi dahi var!
Altı üstü sırat köprüsü değil miydi o?
Başım dik, alnım ak!
Arka koltukta öksüz ve yetim kalmış çocukluğum,
Aç bilaç ağlamakta hala!
"O çocuk büyüyecek demiştim ya bir zamanlar
Sarıl be çocukluğum sırtıma!
Yorulduğum yer olursa hani cehennneme ramak kala!
Unutma!
Sen bazı rüyalarında uçabiliyorsun!
Uç…
Cehennemi hiç olmayan o galaksilere,
Bilemem ne sistemlerine uç!
Güzel ve iyi yaşa.
Dinimiz çok amin!"
Cemre.Y.

Güneş

...Güneş...
Dışarı çıktım,
Yüzümü güneşe dönüp,
Gözlerimi kapattım.
Güneşin, alnımın tam ortasından,
Beynimin sokaklarına dalmasını izledim.
Sonra kalbime kadar inip,
Küçücük bir buse ile,
Yüreğimden öpmesine izin verdim.
İçimde gezinirken,
Boynuma dolandı yumuşacık elleri,
Dudaklarımı ısıtmasına kıkırdadım haylazca,
Burnumun ucuna dokunup,
Yanaklarımı okşamasınaysa gülümsedim.
Nicedir,
"Her şey güzel olacak!" diye diye,
Sabaha umutla uyanıp,
Akşamına kalmadan mutsuz edildiğimin
Bütün hesaplarını soracaktım güya!
"Neden ben?" diyecek ve cevap bekleyecektim ki
Geldiği gibi alnımın ortasından öptü.
"Ben hep varım da...
Gündüz bulutlar giriyor araya,
Geceyse dünyanın öteki yüzü,
Bütün suç benim değil yani kuzum,
Bana gücenme.
Beni unutma demiyorum sana,
Varlığım bir ve tek,
Ama benim bir dünya dolusu çocuğum var
Ki bu seni sevmiyorum demek değil!
Sadece yetişemediğim zamanlarım oldu hayatında,
Hani nice zamandır sen de,
Hem ana ve hem de babasın ya,
Kimin kalıyor her daim sorgusuz sevdiğin!
Kızın değil mi?
İşte senin yavrun bir ve tek!
Ya ben neyleyim!
Ama kendimi sana affettireceğim" diyor ya!
Buruluyor içim o an.
İnşallah o da rahmetli anamın son günleri gibi olmaz.
Hani rahmetli anam da son günlerinde
Hiç sevmediği kadar sevmişti ya beni.
Şimdilik için gönlümde kalan,
Güneşimin içimin içinin,
Bütün kırılgan kanatlarını öpmüş olmasının,
İlk defa çikolata yemiş çocuk gibi,
Tarifi zor olan o sevinci.
En azından "Seviyorum!" dedi.
Cemre.Y.

6 Şubat 2019 Çarşamba

Bekleriz

...Bekleriz...
Uyanmış tipini FAV'ladığım...
Her sabah, hiç usanmadan…
Burnunun ucundan öptüğümü hissediyor mudur acaba?
Zira haberi yok nicedir ona meftun olduğumdan
Ama mademki ben...
Bana aidim hala!
Ki mademki ben senin...
Senin saçma hayallerine rüya olmayacağım!
Yarın...
Uyanırsam!
Bambaşka bir sabaha uyanacağım!
Çünkü orada...
Ekstra ihtimamlar'a,
Ekstra indirimler de yok...
Bindirimler de!
Ben hiçbir şeye mecbur değil olacağım bu sefer!
Benim limanım bambaşka olacak zira.
Üstelik...
Bu sefer kıyısı filan, hayale bile dahil değil ha ha!
Ve teşekkür ederim.
Örümün çizgisine yeni bir hayal dahi eklemediğiniz için!
Öyle ya...
Had-di sınır istihap'ım ne?
Anam mı var?
Babam mı!
Yoksa ki...
Bir kere bile olsun "Yoruldum." diyecek olsam...
"Ömrüne ömür katarım, elimden geldiğince!" diyen
Tek bir...
Akraba'm mı?
Ben...
Çocukluğumda bile, o gün yeterince doymamışım diye,
Bir kap daha yemek isteyince...
"B.komu yiyesiceler!" diyerek,
Evimizde beslediği kardeşine üç kaplık yemek arttırılıp,
Ocağın altına sürülen...
Ev dar diye...
Çekyatlı kütüphanelerin, çekyatında asla yatamayan,
Yerden süngerli yataklarında o bodrum katlarının,
En dibinden soluk almaya çalışandım!
Şimdi...
Ölenler öldü, kalanlarıysa kalsın istediği gibi ziyafette!
Ben mi?
Ben hala aynıyım!
Henüz sekiz aylıkken bronşit olduğumu otuz üçümde öğrendim,
Altı yaşımdan önce astıma döndüğümüyse kırk'ımda!
Koah!
Şüphesiyle acile gönderildiğimdeyse kırk üç yaşımdaydım,
Aynı zamanda gelişmişti hepsi'yle her şey...
Menepoz sendromlarıyla,
Birleşiyordu bütün sendrom ve septomlar...
Göğüs kanseri riskiyle kıyasıya savaşıyordu o yıllarım,
Rahim ağzı kitlesiyle başa baş...
Ben mi...
Ben hiç durmadan sigarama sarıyordum!
Misal...
Son maaş zamlarımda da değerlendirilmiş bu durumum!
Nefsimi körleyip acilen geri döndüğüm işim kaale alınmamış,
Kimsenin ne yapıp ne yapmadığı mühim değil ama!
Misal...
Ben çişimin bile yarısını işedim zamanları kaçmasın diye!
Misal...
Yavrucağımı dahi aramadım,
Elzem bir durum değilse de arayışına dahi cevap eylemedim!
Ne bileyim?
Özel bir işim hiç olmadı,
Epeyce bir zaman süren özel çözümlemem gereken sebeplerim!
Akrabalarım falan öldü bunca zamandır!
Kabul ki kan bağı'm değil de gerçek akraba'm olsaydılar...
Kendilerince tatil planları yok olamasın diye,
Ana'n sence ne zaman ölür diye sormazdılar da,
Ben de onlara...
Gidin, varın siz vardığınız yere...
Ana'm zaten ölünce...
Sizin olduğunuz yere gelecek derim.
Ben de dahil...
Hepimiz gitmeyeceğiz mi nasıl olsa!
Bekleriz!
Cemre.Y.

5 Şubat 2019 Salı

Ecelsiz De Ölüyor İnsan

...Ecelsiz De Ölüyor İnsan...
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
Öyle özene bezene de değil ha!
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Artık bağdaş da kuramadığından,
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Öylece durup düşünüyor insan.
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Ki mademki hala da ölmediysen,
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Sana lazım olan...
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Bir sigara daha yakmadan önce
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Sonra bir de üşenmeyip...
(Tam da şöyle...)
Sonra bir de üşenmeyip...
Sondan başlıyor şiir diye kelam ettiklerini okumaya!
Bir sigara daha yakmadan önce
Alevlendiriyor düşünce çakıllı şapkasını.
Kırpılmayan ne kalmış ki geleceğinden...
Dönüp bakıyor ki boşuna harcadığı o koca bir ömre,
Nasıl bir inatsa, artık bu neyin kiniyse
Nasılsa hayat bildiğini okuyor hiç acımadan
Bir lokma ekmek, bir hırka, bir de ayağını saran postalların işte.
Sana lazım olan...
Hiç yoktan mutlu olacaksın doğan güneşe!
Ki mademki hala da ölmediysen,
Mademki ömür dediğin şey artık nefes almaktan ibaret,
Bundan gayrı ömrüne elzem olan,
O halde daha neyin tasasında olasın ki!
Sorsan hiç de iyi değildin hiçbir konuda.
Şunca ömründe hiç de ulaşmaya yaklaşamadığın hayallerinle!
Bunca ömrünü yetmeye çalışıp yetemediklerine serdin.
Öylece durup düşünüyor insan.
Rahatsız diz kapaklarının üzerinden yere fırlatıyor fütursuzca!
Artık bağdaş da kuramadığından,
Şimdi'si pek olamadı zaten.
Öylece fırlatıveriyor geçmişini, geleceğini,
Öyle özene bezene de değil ha!
Hem de bu sefer öyle daha da fazla deliği açılmasın diye,
An geliyor ki önüne yine koyuyor insan, düşünce çakıllı şapkasını!
Ömrüne haylice yük gelen uzunca bir vakit sonra
Ecelsiz de ölüyor insan hem de diriyken birçok kereler.
Cemre.Y.

4 Şubat 2019 Pazartesi

Karar Versen

…Karar Versen…
Bugünlerde İstanbul'umun havası,
Sevdiceğimin metcezir ruh haline benziyor,
Bir bakıyorsun bir bahar meltemi…
Bir bakıyorsun Şubat kasırgası…
Bir bakıyorsun yaz sıcağı deniz kokusu…
Bir bakıyorsun zemheri ayazı…
Hani artık bir karar versen de hasta olmasak diyorum.
Cemre.Y.

3 Şubat 2019 Pazar

Artık Acıtmıyor Kayıplar

...Artık Acıtmıyor Kayıplar...
Eskiden olsa...
Dünyamın başıma yıkıldığını sanırdım oysa.
Üstelik sonu başından kara kaderime de,
Bolca küfürlü sitemler sayardım susana kadar!
Nicedir fark ettim ki,
Artık acıtmıyor kayıplarım!
Sonunda öğrendim nihayet.
Ömrümüze dahil olan her şeyin...
Birer raf ömrü var!
Kim bilir ki benim yüreğimin raf ömrü nicedir?
Nicedir ahvalim!
Bildiğim bir şey varsa o da...
Artık acıtmıyor kayıplar!
Ne vakit...
Bir şeyler gitse benden,
Ya da bir şeylerden gitsem ben.
Küçücük bir valiz hazırlarım yüreğime,
Zamanı ömürle değiştirmek vaktidir demek ki.
Cemre.Y.

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
"Sana ninniler fısıldadığım akşamın sabahındayız sevdiceğim,
Bugün pazar ve sen sabaha yeni uyanmaktasın.
Günaydın uykulu kirpiklerini tel tel öptüğüm." diyeceğim sana.
Cemre.Y.

2 Şubat 2019 Cumartesi

Toprak Suya Hep Hasret

...Toprak Suya Hep Hasret...
Yürek denen şey...
Saniyede bir kalp atışıyken,
Meğerki ömrüne aşk-ı sevda yüklenmiş!
Bir de üstüne vuslatsız hasretler eklenmiş de
Kurak topraklara serilmiş içinin içi...
O halde biline ki...
Toprak güneşe hasret değil,
Toprak adı değişen çiçeklere hasret değil,
Toprak yürekse suya hasret!
Ki su...
Yağmur yağmur yağmalıydı,
Su...
Hiçbir insanın içinin içinden,
Gözünün özünden içinden içe akmamalıydı.
Yani bizde toprak hep suya hasret!
Ve bu bir kalp değil!
Yürek bu yürek.
Yani toprak suya hep hasret!
Cemre.Y.

Papatyalar

...Papatyalar...
Nicedir papatyalara da küsmüştüm oysa.
Günler, güneş güzeli aydınlıklara doğmaya başladıkça
Umudum da artar oldu mutluluğa dair.
Kim bilir belki bir gün,
Güne gözlerimi açtığımda
Kahveyi iki kişilik yapar, iki kişi uyanırız geleceklerimize!
Cemre.Y.

1 Şubat 2019 Cuma

Kimsesiz

…Kimsesiz…
Yitik bir çocuğun…
Çaresiz çığlıklarıydı bana sunulan hayat!
O kadar korkmuştum,
O kadar bıkmıştım,
O kadar yorulmuştum ki
Melek adamlı şeytan kanatlılardan.
Sesimin feryatlarının çokluğundan…
Nicedir unutmuşum
Annemin karnındaki cenin sessizliğimi.
Yitik bir çocuğun…
Çaresiz çığlıklarıydı bana sunulan hayat!
O kadar çok avaz avaz ağlamışım ki
Fısıltılarıyla bana ulaşmaya çalışan
O hiç kimsesiz çocuğu hiç duyamamışım.
Cemre.Y.

30 Ocak 2019 Çarşamba

Zaman

...Zaman...
Baktım da şöyle bir geçmişime,
Zaman...
Ayarı bozulmuş bir sarkacın gölgesine saklanmış,
O yaramaz çocuğun bütün misketlerimi çalıp,
Kayışı kopmuş zemberek hali gibi hızla geçmekte.
Karşımdaki adamın artık uzayan sakalları,
Yer yer kırlaşmış çoktan!
Saçlarına kırağı yağmış ben görmeyeli.
Halil İbrahim sofrasını da yese
Hep incecik kalan bedeninde
İhtiyar göbeği oluşmuş ben görmeyeli.
Fakat ne vakit karşıma geçip bir hikaye anlatacak olsa!
Hala arsız bir deli kanlı gibi kahkahalarla sırıtmakta.
O güldükçe gözlerinin içi öbek öbek gülmekte umursuzca!
Kızmadım bu sefer, kırılmadım, gücenmedim de,
Meğerki divanına durup
El sürdüğü Kabe bile onu adam edip büyütemediyse.
Meğerki onun da olmayasıca mizacı böyle.
Saygıda kusur etmedim yine de,
Sırf Kabe'ye el sürmüş diye elinin içini de öptüm hani!
Artık gelenin de geçenin de benimle değil mizanı.
Gördüm ki yaradan da artık,
Her onun divanına yanaşıp şeytanı taşlayanın,
Öyle nur falan yağdırmıyor yüzüne.
Selamını yollamış bana aldım kabul ettim.
Zira adam,
Nuru pak cennetlik dönseydi ona daha çok gücenecektim.
Yüreğime sardım selamını ve de sevgisini,
Çok tatlı şeyler sevmiyorum diye,
Peygamber efendimizin diktiği
Hurma ağacının torunlarından yollamış bana,
Tam da ağzımın tadına göre, ne çok tatlı, ne de tatsız!
Teşekkür ve şükür ettim.
Doğduğum günden itibaren, tam da artık tam zamanıyken,
Kendim dahil her şeyi canı gönülden,
Tam ciğerimin içinden Allah'ımı bile affettim.
Cemre.Y.

29 Ocak 2019 Salı

İnsanları Özlüyorum Ömrümün Ruhunu Bilmeyen İnsanları

…İnsanları Özlüyorum Ömrümün Ruhunu Bilmeyen İnsanları…
Bir insanın hayatındaki tesadüfler asla tesadüf değildir!
Sizce de öyle değil mi?
Film repliği gibi oldu ama öyle esiyor ruhum bu akşam.
Film repliği olan şu cümle misal;
"Üst üste…
Hep aynı yerden,
Hiç durmadan açılan bir yara!"
Ne kadar da kabullenişe hazır bir cümle oysa!
İnsanları özlüyorum epeydir, ömrümün ruhunu bilmeyen insanları.
İnsanları özlüyorum ve şefkat dolu seslerini.
Ama yüreğim ne vakit bir insana çarpsa!
Hep bir yürek yanılgısı yakınmaları.
Ne kadar çok yormuşum insanları ah yüreğimin yıkıntılarından!
Artık ne hatırlamak, ne hatırlatmak!
Ne duymak, ne duyurmak, ne de görmek istemiyorum!
Soran olursa ben artık, çocukluğumdan kalma
Tek kare incecik dilimli üzümlü keki de artık sevmiyorum.
Ama insanları özlüyorum hala, ömrümün içini bilmeyen insanları!
Mesela, bir hafta sonu akşamındaki İstiklal Caddesi insanlarını,
Misal bir bahar akşamı, salacaktan Kız Kulesine bakıp,
Karşıdan karşıya geçer gibi sevmeyi, denemek isteyen,
Oraya kadar…
Sadece tavanındaki Piri Reis haritasını görmeye giden insanları!
Cemre.Y.

Bu Sefer

...Bu Sefer...
Nicedir gri bir şehrin,
Hep aynı renk
Kalın ve yüksek duvarlarından
Kıpkırmızı yürek sızılarımı yolluyordum geleceğime!
Hani ne vakit benden bir gidenim olsa
Bir daha dönmezdi ya buralara...
Bu sefer öyle olmadı işte!
Geleceğim,
Geçmişimle yüzleşti.
Çok şükür bu sefer,
Gidenler'imin hepsi geri geldi.
Kalbimde kelebek kanatları süzülüyor şimdi.
Şimdilik, çok şükür hepsi geldi ya!
Fakat...
İçlerinden biriyle göz göze gelmeye hazır değilim daha.
Kim bilir bu sefer...
Bana nasıl bakacak katarakta doğru yol alan o yaşlı gözleri.
Sonunda buldu mu acaba kendi cennetinin izlerini?
Cemre.Y.

28 Ocak 2019 Pazartesi

Koku

...Koku...
Teninin, terinin kokusundan tanıyacağım onu.
Usulca koyacağım yorgun başımı omuzuna.
Gözlerime mil çekilmiş gibi,
Ondan başkasını görmeyeceğim rüyalarımda bile.
Yüreğinin atışından tanıyacağım onu.
Usulca sarılacağım göğsüme bastıra bastıra.
Cemre.Y.

27 Ocak 2019 Pazar

Çok Yoruldum

…Çok Yoruldum…
Artık hiç kimseyi…
Hiçbir şeyi beklemediği zaman duruluyor insan.
Sıfır insan,
Sıfır beklenti,
Sıfır hayal kırıklığı.
Her şey gerçekten güzel de
Ah şu geceler olmasa!
Şurada bir sancı var...
Sol göğsümün altında,
Hani çocukluğumda olsa,
Rahmetli annem öpeyim de geçsin derdi ya,
Artık ne ben küçük bir kız çocuğuyum
Ne de bir annem var!
Zaman acımasızca çeviriyor çarklarını
Ve ben kimsesizlikten de çok yoruldum.
Cemre.Y.

Geldin Mi?

…Geldin Mi?...
Hüma hanım ile Mahur bey eski bir radyo frekansında buluştular.
Yine yanık bir hüzzam kalmış masada.
Kol düğmelerine gerek kalmamış bir sevdanın en ayrıntısında.
Kırık kalpler durağında artık bekleyen kalmamış,
Kalmışsa da hiç uğramadım, acizlik kadar da zavallılığıma!
Avaz avaz bağıra çağıra haykırdım, yazdım evet de!
Hiçbir zaman diliminde kendime acımak aklıma gelmedi.
Seviyorum ben kendimi.
Hem de her yoksulluğuma,
Hem de her yoksunluğuma rağmen.
Öyle şarkıdaki gibi bitmiyor her şey…
Ne "O mahur beste çalar Müjganla ben ağlaşırız!"
Ne de "İki küçük, kol düğmesi…"buluşamadı birbirleriyle.
Geldin mi?
E hoş geldin efendim!
Sorgulamayacağım bundan gayrı!
Kim, kime geç kalmış,
Kim, kime erken!
Geldin mi?
E hoş geldin efendim!
Ama, sen bana bir, kal be!
Cemre.Y.

26 Ocak 2019 Cumartesi

Karşılaştığımızda

...Karşılaştığımızda...
Mutluluğu, nerede görsem tanırım!
O kadar çok hayalimdi ki.
Karşılaştığımızda, hiç yabancılık çekmeyiz merak etme!
Gözleri gözlerimin ışığında yansıdığı anda...
Daha da şiir yazmam gayrı, siz hiç mutlu şiir, gördünüz mü?
Cemre.Y.

Kurutulmuş Güller

...Kurutulmuş Güller...
Sevenle sevilenin üçüncü şahıslarca aldatıldığı bu dünyada,
Kurutulmuş güllerle, papatyalar biriktiriyordum kitap aralarında.
Ne vakit bir dost eline ihtiyaç duysam,
Ne zaman sıcacık bir yüreğe hasret kalsam.
Açarım ömür kitabımın kapağını,
Usul usul okurum yazdığım şiirlerimi.
Arada bir elim gider kurumuş güllere, papatyalara ama
Zaten yeterince yıpranmışlar toz olmasından korkarım.
Cemre.Y.

25 Ocak 2019 Cuma

Ömrümün Son Çeyreği

...Ömrümün Son Çeyreği...
Gelmeyecek belli.
Daha ne kadar yaşayacağım tanrım diye diye
Geçti gitti emsal biçilen ömrümün yarısından çoğu.
Şimdilerde ömrümün son çeyreğindeyim ey hayat!
Artık yoruldum beklemekten,
Yüzüm, gözüm, ellerim,
İlle de yüreğim talan edilerek terk edilmiş yangın yeri.
Gelmeyecek belli.
Vuslata dair bütün mektuplarım,
Adresini bulamayan şiirlerimin posta kutusunda şimdi.
Gelmeyecek belli.
Gelseydi şimdiye kadar gelirdi.
Kırgın gözlerin son umut kırıntılarıyla,
Buğulu pencerelerden bakıp durmanın anlamı da bitti.
Eskisi kadar sabrım da, gücüm de, hayalim de kalmadı ki.
Zaten misal biçilen ömrüme kalan vakit, ömrümün son çeyreği.
Artık gidelim mi?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...