5 Kasım 2017 Pazar

Oysa Artık

...Oysa Artık...
Oysa artık
Çelikten değildi duvarlarım ve umutlarım...
İçindeki alaşımlar azaldıkça,
Can kırıklarıyla dolu
Lal kırmızısı,
Her daim kanayan yaralarım vardı benim.
Toparlanmak için tek bir kelime yeterdi.
Dağılmak içinse cümleler yeterli.
Siz!
O tek kelimeyi de susturdunuz.
Şimdi iki ayrı yürekten savrulmuş,
İki ayrı cümle,
Sonsuzluk rüzgarında
Zerrelere dağıtıyorlar beni.
Cemre-ce!
Cemre.Y.

Teke Tek

...Teke Tek....
Haydi!
Yapraklarımızı teke tek soyunalım.
Mademki mevsim artık bize sonbahar!
Bir yaprak sen dök geçmişinden
Bir yaprak ben…
Ama biliyorum senin vazgeçilmezin var.
Saklarsın kendine kızıl bir tel sonbahar.
Oysa acımaz o sana hiç çürütür seni içine içine…
Ben tükendikten sonra hiçliğe erişerek yani vazgeçerek öğrendim.
Ancak çetin bir kış sonrası yine ilkbaharın geleceğini!
Haydi!
Yapraklarımızı teke tek soyunalım.
Mademki mevsim artık sonbahar,
Çetin bir kış bekliyor bizi!
”Sana söz yine baharlar gelecek”
Ben korkmuyorum hiçlikten
Ya sen kendine hazır mısın ki?
Yoksa sen artık…
Kurak toprakların…
O tek, yapraksız ağacı olarak mı kalacaksın?
Tercih senin.
Cemre.Y.

Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler

...Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler…
Ömrümün labirentler dolusu,
Yorgun patika yollarında
Yerle gök de beraber olmak üzere,
Tam altı duvarı birden,
Üzerime üzerime çöküp dururlarken,
Çokça aradım o asfalt yolu ben.
Cangılların huzur yüklü bungalovlu
Mavi bataklığından ilk kaçabildiğimdeyse,
Henüz altı yaşındaydım.
Annemin anlatıp durduğu,
O yokken gelirse,
Olabildiğince kaçmam gerektiği,
Kabuslu canavar
İlk kez yüklenmişti, omuz başlarıma…
Küçücüktüm daha.
Yüreğimin başucunda,
Bir ömür boyu silinmeyecek
Koca bir yarayla
Başarmıştım işte kaçmayı.
Az gittim,
Uz gittim ama
Dere tepe hiç düz olmuyordu bana.
Annem bir kere daha gitti sonra,
İlk kabuslu canavarımı da alıp,
Çok ağladım ardından anamın.
Sustum sonunda ama...
Ne de olsa kardeşim vardı yanımda.
Köyümüzün merasında,
Kardeşimle sırt üstü uzanırdık çimlere,
Bilseydiniz nasıl da güzeldi.
Ellerimiz ensemizde...
Altımızda çimenler sıcacık,
Birer kaz tüyü yataktılar sanki.
Üstümüzde binlerce hayal yıldızı yorgan gibi.
Hayallerimizi hatırlamıyorum acaba neydi?
Şimdi...
“Ne zaman,
Hiçbir şeye bedelsiz en mutlu oldun?” deseler,
O gündü derim.
Sonra kardeşimle beni de ayırdılar ayrı köylere.
Daha, o gece, bir kere daha geldi,
Koyun kokulu yorganlar ardında
Uyuyamıyorken ben,
Uyudum sanıp dokundu tenime elleri,
Annem “Ölsen bile bağır!” derdi hep
Nedeni anlamazdım.
Ölmekten korkmadım da,
Bağırırsam, annem hemen gelecekti
Söz vermişti!
Bağırdım, herkes geldi.
Annem hemen gelemedi.
Çok dövdüler beni, kimseye söylemeyeyim diye,
Burnumdan akan kanın ilk tadı,
O günde saklıdır hala!
Nefret ettim sonra hep
Annem gibi olamayan bütün adamlardan!
On sekizime üç gün kala,
Bir yol ayrımındaydım hayatımın,
Beni bütün labirentlerimden çekip alacak,
Apayrı bir dünyaydı benim için,
Gidecektim adını bile
Sonradan öğrendiğim o ülkeye,
Öğrenecektim artık bilmediğim ne varsa
Gavur ellerinde gavur kocaya varırım diye
Son anda vazcaydılardı göndermekten
Hayat akıp geçerken
Yıllar yılı evimden koruduğum namusumu
Sevdim sandığım o gence hediye etmiştim çoktan
Telli duvaklı gelin olurken ben
Annem hem ağlıyor hem teneke çalıyordu ardımdan
Gittimse de geri döndüm annem,
Mutlu muydun, ben yaprak gibi direnirken hayata!
Cemre.Y.

Kimsesiz


…Kimsesiz…
Nice zamandır,
Ne vakit kimsesiz kalsam,
Ellerimi ceplerime atıyorum,
Ellerim kanıyor,
O kadar çoklar ki ceplerimdeki,
Camdan can kırıklıklarım.
Unutuveriyorum kimsesizliğimi,
Parmak uçlarımdan kanayan
Ciğerimin acısından.
Cemre.Y.

Fark Eder Mi

…Fark Eder Mi...
Biliyordum uzunca yıllardır,
Tek bir yastığa konuluveren başların
Çiftli küstüm yastıklarınca ayrılıverdiğini.
Saçlar birbirine karışarak,
Gözler birbirine bakarak,
Kollar birbirini sararak
Uyumuyor artık eski zamanlar gibi.
Kim bilir ondandır ayakların birbirini
Yanlışlıkla da olsa hep bulması.
Ötesi fark eder mi güne ya da geceye.
Cemre.Y.

Tek Başıma Seni Sevmek

...Tek Başıma Seni Sevmek...
Sen yokken ne mi yapıyorum?
Sen yalnızlığının
Sığ sularında kulaç atmaya çabalarken
Ben sensiz ne mi yapıyorum?
Okuduğum kitapları yeniden okuyorum.
Nerede yanlış yaptığımı
Bulduğum cümlelerin altını çiziyorum.
Daha sık sade bir kahve içiyorum,
Her fincanda seni biraz daha anlıyorum.
Talan edilen tutucu ilçemde
Güneşi görür görmez
Şortumu, askısız bluzumu giyip,
Güneş kremimi sürüp
Terasımdaki salıncağımda sallanıyorum.
Hala ölümden
Hala yalnızlıktan korkmuyorum.
Hala kendimi en çok seviyorum.
Hala seni en çok seviyorum.
Çünkü sevmek tek taraflı bir eylemdir
Sevişmek gibi iki kişilik bir eylem değildir!
Tek başıma...
Seni sevebilmek özgürlüğümü yaşıyorum.
Cemre.Y.

Anamın Gözleri

…Anamın Gözleri…
Şimdiler de faillerime
Bir meçhul olsun istiyorum ecellerimin
Oysa şimdiye dek...
Şimdiye dek...
Tam kırk yılım boyunca
Bir intihar gibi yitip gittim
Puşt olmuş sevdalarda.
Kuşluk vakti ayılmaya yüz tutan
Park köşesi kuytularımdan
Gözlerimi kaldırdım
Kirpiklerimden önce hep!
Bırakayım istiyorum bu sefer be bu sefer!
Kirpiklerim uyusun anı na!
Bu sefer gözlerim toprakta...
Bu sefer gözlerim bana en uzakta
Göğün atlasında sallanayım istiyorum
Rengim hep belliydi zaten
Kanımız herkese aynı akıyordu
Anama lazım olan kan rengiyse
Beyazdı beyazzz!
Trombosit koymuşlardı adını
Ay ayrı şavkıyordu,
Yıldızları ayrı akıyordu beyazdı
Kırmızıyı bulamıyorduk ki
Her an hiç akmayan
Damarlarında soluveriyordu.
Şimdi bana kimse bana
Sakın ha!
Fena yıkarım her yeri!
Provoke ırkçılıktan bahsetmesin!
Bayrağım gibi gitti anam!
Önce damarın alı gitti PH ından,
Sonra içindeki canları...
Trombosit nedir bilir misiniz?
Beklediniz mi bağış edecek
Bir tek ay ile yıldızı sabahlara kadar!
Şimdi kimse bana!
Ama renkler demesin!
Anamın gözleri kan kırmızıydı ölürken
Ayak parmakları ay ile yıldız beyazı!
Cemre.Y.

Şiirimdi


…Şiirimdi…
Ben yazanım azizim,
Şiirimdi der geçerim.
Bilirler ki şiir dediğinde
Hani yazılamaz öylece
Asıl sen düşün,
Hani beni sana soran olursa
Ne diyeceksin?
Cemre.Y.

Şiirin Şiirimi Özler

...Şiirin Şiirimi Özler...
Senin hiçbir şeyin özlemese bile
Şiirin şiirimi özler
Yine de sen bilirsin.
Benim hiçbir şeyim özlemese bile
Şiirim şiirini özler.
Yine de sen bilirsin.
Cemre.Y.

Şiirin Şiirime Çarpmasın

...Şiirin Şiirime Çarpmasın...
Sakın ha!
Bir kere daha asla,
Gün gecenin yalnızlığına gebeyken,
Kimsesizlik kaldırımlı sokaklarıma çıkma!
Hele, o çıkmaz sokağın sonunda,
Bir kere daha asla!
Bir tek şiirinin dahi,
Ayağı kaymasın benden yana!
Neme lazım!
Sonra yine şiirin şiirime çarpar,
Hiç yoktan siyaha kırmızı keser sokaklar,
Herkes sadece uzaktan seyrederken
Canımızın kırık camlarını bu sefer ben toplamam.
Bu sefer bende sana acımam!
Bu sefer geçsin diye öpmem mesela dudaklarını
Terklerimizin gözyaşlarından.
Bu sefer, kanatırım,
Öperken dudaklarından geçip
İçinin, o hep yalnızlık yolcusu seferini
Öyle öper de senden öyle giderim ki
“Bir daha asla…
Benden geçemezsin!”
Cemre.Y.

Susmak İstersin


...Susmak İstersin...
Sonra sakinlik istersin ve huzur...
Kahkahaların ardından gelen gözyaşı alışıldıktır da
Gözyaşının ardından gelen kahkahayı
Kaldıramaz bu bünye
Oturup sessizce susmak istersin...
Cemre.Y.

Hayat İşte

…Hayat İşte…
Az önce yeminli bir şiir falı tutmuştum
Yazdığı son şiirinde ben varsam sonunda
Kendime afili bir fincan orta kahve yapıp
Ki ben kahvemi sade içerdim hep
Kalbimdeki kelebeklere
Sevgililerin kavuştuğu bir masal anlatacaktım.
Anlattım.
Kelebeklerim şimdi rüyalarında
En uykusuz cennet şarkılarını söylüyorlar
Kanatlarının yanacaklarını bile bile
Sevgilinin yanan tenine konuyorlar
Sevda yüklü bütün pembe bulutlar
Kıpkırmızı karlar yağdırırken
“Kadının biri” şairin dediği gibi
“Şiir yazıyor durmadan usanmadan
Aklı fikri sen de.” gerçekliğinde
Hayat işte…
Bir yanımda kahve,
Bir yanımda kadeh.
Hayat işte!
Cemre.Y.

4 Kasım 2017 Cumartesi

Renkli Şemsiyeler

...Renkli Şemsiyeler...
Aslında renkli şemsiyelerden
Hayatım boyunca nefret etmişimdir.
Bana kendilerini unutturabilen tek şey onlardır.
Unuttururlar kendilerini hiç olamayacak yerlerde!
Nerede unuttuğumu mutlaka hatırlarım da...
Bana aitlikleri çoktan yol almıştır başka diyarlara.
Bazen bir otobüsün arka koltuğunda,
Bazen bir metrobüsün cam kenarında,
Bazen yorulup bir çay içtiğim herhangi bir yerde,
Herhangi bir zamanda.
Kalmak isterler ve kalırlar öylece hep!
İlla ki hatırlarım ve bulurum
Onu nerede onu unuttuğumu.
İlla ki hatırlarım onu ilk kez
Nerede kaybetmeye meyilli olduğumu!
İlla ki hatırlarım onun ilk kez
Benden kaybolmaya ne zamanda razı olduğunu!
Her şeyden sonra.
Geçmişime ait olmayan iki şemsiyem oldu,
Birisi, en az ben kadar şeffaf,
Diğeri gökkuşağı kadar rengarenk.
İkisini de kaybetmedim.
Bu sefer onları
Hiçbir yere götürmedim yağmurlu havalarda.
Gökkuşağı olanını
“Her şeyim” olana armağan ettim!
Şeffaf olanı “Çocukluk arkadaşım” a...
Artık her şey yerli yerinde...
Cemre.Y.

Benim Dünya Savaşlarım

...Benim Dünya Savaşlarım....
Benim dünya savaşlarım,
Ayrıca iç savaşlar oluşturuyorsa!
Ben o coğrafyadan yok olurum arkadaş!
Cemre.Y.

Şiir Falı

...Şiir Falı...
Hep şarkılardan fal tutulacak değil ya
Az önce yeminli bir şiir falı tuttum
Yazdığı son şiirinde ben varsam sonunda
Kendime afili bir orta kahve yapıp
Kalbimdeki kelebeklere
Sevgililerin kavuştuğu bir masal anlatacaktım
Yok eğer hala
Bir ipi kopmuş
Kararsızlık salıncağında sallıyorduysa beni
Sessizlik paltomu sırtıma giyecek
Gecenin ayazında karışıp
En yakın kırmızı şaraba ulaşacak
Sensizliği içecektim
Ve bundan sonra hep kıpkırmızı gülecektim
Gittim.
Cemre.Y.

Şarap...Ve Sen

...Şarap...Ve Sen...
Şimdilerde her hayattan yorulduğunda kadın.
Güzel bir müzik seçiyor kendine,
Uzatıyor ayaklarını,
Kapatıyor gözlerini dünyaya,
Kan kırmızı iki kadehi uzatan bir çift el,
Ve ateş bakan derin bir çift göz ile,
Bir tek cümlenin ses bulduğu ana dönüyor...
"Şarap ve sen...." diyor sevdiceği...
Zaman donuyor anda.
Gözlerini yeniden açtığındaysa,
Artık o anı yaşıyor olmasa da,
İhtimaller var ya.
Onunla, anların sonsuzluğudur bu!
Yalnız onunla.
Yaşananların, daha yaşanacak “Neler?” li ihtimalleri!
Uzun zamandır adını merak etmiyor kadın,
Hem de hiçbir şeyin.
Yaşıyor işte...
Üstelik artık yorgun da değil hayattan.
Cemre.Y.

Yine Yanlış Yaptın Anne

…Yine Yanlış Yaptın Anne…
Yine yanlış yaptın anne!
Şimdi yanımda başımı göğsüne dayayıp,
Gerçekten susabileceğim,
“O” diye biri bile yokken
Yine yanlış yaptın anne!
Bu şiirimi sana yazdıktan tam atmış gün sonra,
Bu seferde sonsuzluğa gittin.
Cennet diyorlar adına!
Sanki bizsiz orada ne işin varsa!
Tam kırk yıldır ilk defa bugün dizimi
Dizimi sehpanın sivri köşesine vurup canım yandığında,
"Anaamm!" demedim, diyemedim.
Oysa sen hep yanımda olsan da olmasanda,
Beni sevsende sevmesende, her canım yandığında,
Yüreğimden sökülüp ağzımdan dökülen
"Anaammm!"dın vardın.
Yine yanlış yaptın anne!
Gittin de beni öksüz bıraktın.
Gittin de beni kimsesiz bıraktın.
Sen bile terk ettin beni.
Cemre.Y.

Sus Ve Artık Sabret

...Sus Ve Artık Sabret...
Yapma!
Ruhu yaralım kaderi baştan karalım, etme!
Seni en iyi ben bilirim.
Altın sırmalı kaftanının içinde
Yamalar sarılmış yüreğini
Görmez benden başka hiç kimse!
Eğer şu son yamana da
Gülümün dikenini batırırsan
Bir daha dikiş tutmaz senden
Bunu etme kendine!
Beni kan damlalı mühürlerle
Acele postalara vermeye çalışarak
Benden gittikçe azalıyorsun çoğalacak yerde.
Bırak olduğu gibi kalsın her şey
Birileri gelip toplayıverir elbet
Diline mumlu mühürler bas benden yana
"Sus ve artık sabret!"
Cemre.Y.

Güven

…Güven…
Güvenmeliyim önce...
Sonra saçlarım
Yüreğimle beraber içinden kırılıyor!
Cemre.Y.

Sus Gelir

...Sus Gelir...
“Sus!” gelir,
Alnıma, yanağıma, boynuma, dudak uçlarıma
“Sus!” gelir,
Sonra buruk bir tebessüm gelir,
Sessiz çığlıklarımın tam ortasına!
Gülüşümdeki gamzeme bile
“Sus!” gelir.
Bir bakışın gelir aklıma!
Artık öpmesen bile “Sus!” gelir.
Haklıydın, senden başkaca hiç kimse de
Anlayamayacaktı dilimi nasıl olsa!
Cemre.Y.

Kuzu Postunda Kurt


...Kuzu Postunda Kurt...
Bazıları da aklınca kuzu postunda kurt! 
Benim açlık rekorumdan haberi yok belli ki.
Cemre.Y.

Kuşlarını Da Al

…Kuşlarını Da Al…
Kuşların şakıyorlar ardından!
Kafeslerini devirecekler neredeyse!
Kablumbağan sinmiş bir kenara
Sevgimle boğup öldürmeyeyim diye
Çıt bile çıkartmıyorlar!
Al onları da...
Yazık kovsam anlamazlar!
Senin de bir b.k anlamadığın gibi...
Cemre.Y.

3 Kasım 2017 Cuma

Son Nefesim

...Son Nefesim...
Kimi sevsem,
Kimi sevmeye kalkışsam, senin yerine,
Gökkuşağım sandığımın ardında,
Hep bir fırtına!
Kimi sevsem,
Kimi sevmeye kalkışsam, senin yerine,
Bir kelebek kanadının narin kırılganlığında
Daha dokunmadan kanadının renklerine,
Ertesi gün ölüyor.
Bir seni saklıyorum yüreğimin,
Hep, kan damlası sızan sol yanı.
Bir seni ne yapsan,
Ne yapmasan, hep affediyorum.
Bir senden geçtim deyip,
Deyip de vazgeçemiyorum!
O kadar bensin ki, kendim sayıyorum
Yaptıklarını, yapmadıklarını.
Kollarımı kendi kendimle sarıp
Omuzlarıma kavuşturduğumda,
Şefkatle öptüğümde omuz başlarımı,
Kendimi ne kadar seviyorsam,
Kendime ne kadar şefkat sunuyorsam,
Kendime ne kadar muhtaçsam,
Bana ne kadar muhtaçlarsa,
Sen de bana öylesin işte.
Senin böyle kırılgan
Kendinden bile kaçak anlarında,
Bir sana hem en yakın,
Hem en uzak kalıyorum.
Ne kalabiliyor, ne gidebiliyorum!
Ne salabiliyorum seni özgürlüğüne,
Ne sana tutsaklıktan vazgeçebiliyorum.
Bakmaya, dokunmaya,
Sevmeye bile kıyamadan öylece,
Suskunluğumsun!
Ben sadece ve sadece hep sanayım ey yar!
Biliyorum dokunsam toz bulutu olacaksın.
Yokluğuna dayanamam!
Karda yürürken verilen
O yoğun nefes kadar hem sıcak, hem soğuk!
Ben yine de seni çekerim nefesime...
Nefesim olursun!
Son nefesim!
Cemre.Y.

En Sevgili Evlattır Evlat

...En Sevgili Evlattır Evlat...
Bir sevgili ki dünyanın sırrının da
Bütün alemlerin de tek vazgeçilmezi...
Her fırsatta öpüp koklanacak,
İlle de hep sevilecek…
Gerekirse uğruna ölünecek!
Gerekiyorsa da uğruna
Dimdik hayatta kalacak!
En sevgili evlattır, evlat...
Cemre.Y.

Sonsuzum Gibi Sevdim

...Sonsuzum Gibi Sevdim...
Daha az sevmeyi beceremedim ben seni,
Sadece bir sevgili gibi sevemedim işte.
Yüreğin öyle masum küçük bir çocuktu ki,
Anne gibi sevdim...
Evlat gibi sevdim...
Abla gibi sevdim...
Dost gibi sevdim…
Yaren gibi sevdim…
Kadının gibi sevdim...
Daha azı yoktu seni sevmelerin
Sonu yoktu
Seni sevmeye bahanelerimin.
Sen beklentisiz sevilemeyecek kadar
Her şeyim din
Sonum gibi sevdim, sonsuzum gibi sevdim.
Cemre.Y.

Öylece Gittim

…Öylece Gittim…
En son...
Gülüşünü hapsettiğim yerden terk ediyorum seni ey sevgili…
Gamzelerinden öpüyorum seni.
Sonbahar, son demlerini de döküyor şimdi
Kirpiğimden gamzelerime topluca intihar ediyor bütün yağmurlar.
Öylece gidiyorum işte.
Sen hiç bilemeyeceksin asıl ne zaman senden gittiğimi.
Seni...
Ellerimizin kenetlendiği o son anda terk ettiğimi hiç bilmeyeceksin.
Bilseydin kıyamazdım benimle bir türlü vedalaşamayan gözlerine.
Kıyamazdım gülünce içinde gül yaprakları esen gamzelerine.
Bak...
Sonbahar, son demlerini de döküyor şimdi
Diledim ki senin de kirpiğinden gamzelerine,
İntihar edemesin bütün yağmurlar
Zira o damlalar boğacaktı gamzelerindeki bütün o güllerimi.
Hem havalar da soğuk bu aralar.
Zaten...
Üşümesin sızlarken ciğerin tellerin.
Sonra konuşmaya kalksan
Akordu bozuk cümleler sarf ediyorlar
Etmesinler...
Bana sen bari başlayamadan bitenlerden olma!
Bana dair sıcak bir hayal kal istedim ve öylece gittim!
Cemre.Y.

Aşk Budur

...Aşk Budur...
Dilin söylediğini,
Gözlerin ışıltısında görüp,
Yürekten de hissediyorsan
İşte asıl aşk budur!
Cemre.Y.

2 Kasım 2017 Perşembe

Suçu Ne

...Suçu Ne...
Gün doğuyor bir yerlerde,
Bir yerlerde insanlar sarmaş dolaş
Kadeh kaldırılıyor aşka!
Bizim buralarda havalar hep soğuk,
Bizim buralarda günler hep karanlıksa,
Bize aydınlık tarafı hiç denk gelmediyse,
Bu dünyanın bunda suçu ne!
Her yeni gün...
Nice dualar etmiştin oysa uyanamamayı.
Sonra iş saatinin alarmı çaldı,
Uyanamazsam işe geç kalırım diye hep ilk alarmda uyandın değil mi?
Hani ölecektin, uykunda ölebilseydin ötesinden sana neydi!
Cemre.Y.

Son Umutlar

...Son Umutlar...
Son umutlar bunlar, yarından sonra,
Biçme zamanıdır ömrümün en ekim yıllarını.
Ben altın başaklar beklerken,
Ansızın dolu da yağabilir elbet!
“Neyse ki mısır da ekmiştim” derim.
Hiç ummadığım hasat anında,
Yangın da çıkabilir elbet
“Neyse ki seneye
Toprağım daha güçlü olacak” derim.
Ola ki gücüm yetmez
Birilerinin hayatımın selesinden tutası gelir,
“Duam, aminim, ömrüme hoş geldin” derim.
Olmaya ki,
Hiçbir şey olmaz!
Vicdanım rahat,
Ektiğinden na pişman, gülümseyerek giderim.
Cemre.Y.

Son Destan

...Son Destan...
Hani “Her duyduğum ezan sesinde ahım olacaksın,
Hiç kimse seni benim gibi sevmeyecek!" demiştim de,
Gözlerimin bebeğine bakıp,
Sadece bir buruk gülümsemeyle susarak cevap vermiştin de
Sadece parmak uçlarınla, dudaklarıma "Sus!" der gibi dokunmuştun ya!
Bilmiyorum ki…
Şimdilerde seni severken sevdiler mi ben gibi?
Bir koyunun kuzunu sevdiği gibi mesela.
Bilmiyorum ki…
Sana bakarken, baktılar mı sana,
Bir annenin, yeni doğmuş bebeğine baktığı gibi.
Bilmiyorum ki…
Sana dokunurken!
Dokundular mı sana,
İçleri sızlayarak bir yaranın kabuğunu kaldırır gibi.
Ahım kadar mı, ah ettiler mi be yarim, terk ettin mi onları da!
Senden sonra…
Her harabemin altından sen çıktın,
Ne kimseleri, seni sevdiğim kadar sevebildim!
Ne de kimseler beni sen gibi sevdi.
Senden sonra…
Her yıkık şehrimin viranesinden sen çıktın,
Duydum ki sen de hiç mutlu değilmişsin hani ama artık bizden olmaz.
Meğer!
Son destan, bizimkisiymiş hiçbir yerde bir daha yazılamayan.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...