| …Asma Yaprakları… |
| O asma yapraklarını |
| En son beni, sensizliğe astığın yerinden |
| Kökünden söktüler be anam! |
| Oysa, toz toz tanesine, üzüm gözüm bitanesine |
| Artık alışmıştım ben, |
| Süpürmüyordum onları da! |
| Ödemişimdir ya kesin bedelini |
| Onun da... bile! |
| Bilmem ki acıdılar mı sensizliğime. |
| Yoksa şarabıma mey ederim mi sandılar. |
| Zifiri kara esvaplarına günah mı saydılar! |
| Neyse ne! |
| Senin bana ait son yaprağını, |
| Kökünden söktüler ana! |
| Senden öncesimdeyim sanki. |
| Ne gök mavi, ne bulutlar beyaz, ne de Güneş sarı. |
| Ne de yeşeriyor yapraklar. |
| Hani ben bile griye haylice meyyalim şu sıralar! |
| Çırılçıplak, rahmansız, rahimsiz, sensiz. |
| Ama acımıyor canım! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
2 Eylül 2017 Cumartesi
Asma Yaprakları
Labels:
acı,
anam,
bedel,
beyaz,
çırılçıplak,
gözüm,
gri,
günah,
mavi,
neyse,
sanki,
sensiz,
yaprak,
zifiri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
An'ı Yaşamak Derken?
...An'ı Yaşamak Derken?...
Senin “An” dediğin nedir ki gülüm?
Beyninin çekip unuttuğu siyah beyaz
Bir fotoğraf karesi gibi bir şey mi?
Hani hep mazide kalan mı?
Ya da gökkuşaklarının
Yağmur sonrası dansı gibi bir şey mi?
Hani hep sonradan
Buruk bir tebessümle anımsanan mı?
İlk defa şimdi
Binlerce “Sen” in dediği yere baktım
“An” dediğin o saatte!
Hiç kimse/m yoktu!
Yine erken mi geldim?
Yoksa geç mi kaldım?
Cemre.Y.
Senin “An” dediğin nedir ki gülüm?
Beyninin çekip unuttuğu siyah beyaz
Bir fotoğraf karesi gibi bir şey mi?
Hani hep mazide kalan mı?
Ya da gökkuşaklarının
Yağmur sonrası dansı gibi bir şey mi?
Hani hep sonradan
Buruk bir tebessümle anımsanan mı?
İlk defa şimdi
Binlerce “Sen” in dediği yere baktım
“An” dediğin o saatte!
Hiç kimse/m yoktu!
Yine erken mi geldim?
Yoksa geç mi kaldım?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Annelik
…Annelik…
Doğurup doğuramayana göre
Belirlenmez o tek kelimelik annelik sıfatı
Kucakta herhangi bir evladı gördüğünde
Sızlıyorsa göğsünün uçları
Titriyorsa yüreğinin telleri
İçinden içine hapsetmek geliyorsa o bedeni
Hele ki kaç yaşında olursa olsun
Herhangi bir insan evladını
Sevgiye muhtaçken görüverse
Kabarıyorsa anneliği!
Sunuyorsa şefkatini
İşte odur annelik!
Yoksa sadece doğurmak ne ki!
Doğurup, doğuramayan ama…
Yüreği her daim annelik ile dolu olan,
Bütün kadınların,
Aslında koşulsuz, her güne dair olan
Ve senede sadece bir tek güne sığdırılmaya çalışılan,
"Anneler Günü Kutlu Olsun."
Cemre.Y.
Doğurup doğuramayana göre
Belirlenmez o tek kelimelik annelik sıfatı
Kucakta herhangi bir evladı gördüğünde
Sızlıyorsa göğsünün uçları
Titriyorsa yüreğinin telleri
İçinden içine hapsetmek geliyorsa o bedeni
Hele ki kaç yaşında olursa olsun
Herhangi bir insan evladını
Sevgiye muhtaçken görüverse
Kabarıyorsa anneliği!
Sunuyorsa şefkatini
İşte odur annelik!
Yoksa sadece doğurmak ne ki!
Doğurup, doğuramayan ama…
Yüreği her daim annelik ile dolu olan,
Bütün kadınların,
Aslında koşulsuz, her güne dair olan
Ve senede sadece bir tek güne sığdırılmaya çalışılan,
"Anneler Günü Kutlu Olsun."
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Özlem
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kahraman
| …Kahraman… |
| Bazen der… |
| Bazen susar geçerim ama bazı şiirler, |
| Bazı şarkılarla okunur yahu! |
| Hani çok yıllar öncesi, |
| Hayalinde saklı kalmış |
| En platonik aşk'ın gibi… |
| Kahramanın gibi...hiç olamayan. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kurutulmuş Şiir
...Kurutulmuş Şiir...
Bazı şiirler kurutulup saklanmalı zaten,
Günü ve anı gelince kurutulmuş şiirleri,
Bir kahvaltı tepsisinde sevgiliye sunulmalı.
Sevmeli birilerini, çok sevmeli.
Cemre.Y.
Bazı şiirler kurutulup saklanmalı zaten,
Günü ve anı gelince kurutulmuş şiirleri,
Bir kahvaltı tepsisinde sevgiliye sunulmalı.
Sevmeli birilerini, çok sevmeli.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Çok Beden
…Çok Beden…
Hayat bana kaç beden daha büyüktü ki
Ben onu yırtmadan,
Atmadan, satmadan,
Aldatmadan,
Üstüme tam beden
Her türlü oturtabildim de
Beni kim giyse
Ona hep
Çok beden büyük geldim!
Cemre.Y.
Hayat bana kaç beden daha büyüktü ki
Ben onu yırtmadan,
Atmadan, satmadan,
Aldatmadan,
Üstüme tam beden
Her türlü oturtabildim de
Beni kim giyse
Ona hep
Çok beden büyük geldim!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sakın Ha!
| …Sakın Ha!... |
| Sakın ha! |
| Sevgilim filan olma! |
| Bu aralar… |
| Aşk’a da, |
| Bir hayli kırgınım. |
| Şiirleşelim biz seninle, |
| Satır aralarında sevişip |
| Cümle sonlarında çocuk yapalım. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sana Bir Şiir Düşünüyorum
...Sana Bir Şiir Düşünüyorum...
Sana bir şiir düşünüyorum a çocuk!
Ben ilk defa, bir şiirimi…
Düşünüyorum!
Yazıp yazıp siliyorum harflerimi senelerdir,
Ne yazsam, ne yazmasam sığ duruyor cümlelerim.
Nicedir yosun gözlerine küskün, heceler oturmuş!
Nasıl anlatılır ki yüreğinde bir tomar hüznün,
Mevsiminde açmayan lale tohumlarına küskünlüğünden
Mahalle kaldırımına saçılmış bir saksı kuru toprak!
Oturmuş köşe başına, içine içine ağlayıp,
Yüzünde her dem mevsim çiçekleri açıyorken,
Bir tek lalesi tam olmamış, yine bu lale mevsimde de.
Şiir şiir susmuş dudakları öylece oturuyor!
Herkes onu görüyor!
Oysa onun yüreğinin derin dehlizini hiç kimse tam göremiyor!
Hiç kimse, hiçbir şeyi tam görmüyor!
Sonra ben, penceremin ölgün perdelerini,
Usulca aralıyorum,
Şiirinde değilse neredeydi bu çocuk diye?
Suskunluğunun gizemli mağarasında buluyorum onu.
Yarına vaatsiz, şefkatine muhtaçlığı kadar şefkatli
Kocaman bir sevgi sunuyor ellerim.
Tutuyor ellerimi parmaklarımın ucundan…
Sarılıyoruz sımsıkı, şiir döküyoruz yeniden…
Bizi hayat oyunundan kovanlara inat, yeni tohumlar ekiyoruz.
Birbirimize kahraman oluyoruz yeniden.
Sana bir şiir düşünüyordum a çocuk!
Sonra bütün insanlar hepsi birden!
Seni şiirinden, seni şiirimden öpüyorlar,
Sen her lale mevsimi çiçek açıyorsun, seviliyorsun!
Cemre.Y.
Sana bir şiir düşünüyorum a çocuk!
Ben ilk defa, bir şiirimi…
Düşünüyorum!
Yazıp yazıp siliyorum harflerimi senelerdir,
Ne yazsam, ne yazmasam sığ duruyor cümlelerim.
Nicedir yosun gözlerine küskün, heceler oturmuş!
Nasıl anlatılır ki yüreğinde bir tomar hüznün,
Mevsiminde açmayan lale tohumlarına küskünlüğünden
Mahalle kaldırımına saçılmış bir saksı kuru toprak!
Oturmuş köşe başına, içine içine ağlayıp,
Yüzünde her dem mevsim çiçekleri açıyorken,
Bir tek lalesi tam olmamış, yine bu lale mevsimde de.
Şiir şiir susmuş dudakları öylece oturuyor!
Herkes onu görüyor!
Oysa onun yüreğinin derin dehlizini hiç kimse tam göremiyor!
Hiç kimse, hiçbir şeyi tam görmüyor!
Sonra ben, penceremin ölgün perdelerini,
Usulca aralıyorum,
Şiirinde değilse neredeydi bu çocuk diye?
Suskunluğunun gizemli mağarasında buluyorum onu.
Yarına vaatsiz, şefkatine muhtaçlığı kadar şefkatli
Kocaman bir sevgi sunuyor ellerim.
Tutuyor ellerimi parmaklarımın ucundan…
Sarılıyoruz sımsıkı, şiir döküyoruz yeniden…
Bizi hayat oyunundan kovanlara inat, yeni tohumlar ekiyoruz.
Birbirimize kahraman oluyoruz yeniden.
Sana bir şiir düşünüyordum a çocuk!
Sonra bütün insanlar hepsi birden!
Seni şiirinden, seni şiirimden öpüyorlar,
Sen her lale mevsimi çiçek açıyorsun, seviliyorsun!
Cemre.Y.
Labels:
çocuk,
dehliz,
düşün,
harf,
Hiç kimse,
hiçbir şey,
lale,
mevsim,
parmak uçları,
pencere,
perde,
şefkat,
şiir
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
1 Eylül 2017 Cuma
Haremden De Değilim

…Haremden De Değilim...
Şimdi...
Bir çığlık lazım bana...
O, eski zamanlardan...
Daha kaç kere ölür de
Yeni bir umuda diriliriz ki biz hatunlar,
Bilemem ama!
Bizim hayalimiz,
Hep bir kurbağa çığlığında...
Yüreğime dokunmayan hiç kimseyi öpmedim.
Prenses olmadım ki,
Kraliçe olmak derdinde olmak olaydı niyetim!
Prensi ve prensesi olmayan bir masaldı bu.
(Harem örneği gururumun kelimelerine dar geldi,
Tuttum böyle yazıverdim!)
Çok şükür haremden de değilim!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Anne Aşkı
...Anne Aşkı...
Her Aşk...
Bir gün, döner gerçek sahibine.
Yeter ki bir taraf, hiç vazgeçmesin.
Şimdilerde, yirmi dört saat yanından ayrılsam,
“Üç gündür, sen nerelerdesin yaa!
Beni unuttun!” diyorsun ya!
Oysa, hiç mi, hiçbir zaman unutmadım ben seni.
Uzun yıllar sürdü seni bekleyişim, ey aşk!
Neredeyse, bir ömür kadar uzun sürdü gelişin!
Bense, hiç bıkmadım seni beklemekten,
Doğduğum o ilk günden beridir, ben bekledim seni.
Seni, hasretle her koklayarak öptüğümde,
Senin de kokumu,
Ciğerlerine,
Hiç bitmeyecekmişim gibi
İçine çektiğini duymayı bekledim.
Yıllar yılı, yaşlı gözlerle sana hep!
Şimdiki sen gibi baktığımda hiç anlayamadın.
“Beni, sakın sensiz bırakma!” dolu
Bakışlarını bekledim.
Sana, sonsuz bir sevda ile sarıldığımda,
Sarsan beni içine sımsıkı, kalbim kaburgalarımı zorlardı.
Ama olsundu,
Ben, bir gün bana sadece,
Bana sarılabildiğin kadar sarılmanı bekledim.
Beni sevmeni,
Beni özlemeni,
Beni gururla başkalarına anlatmanı bekledim!
Yolumun çeyrek zamanında,
Bir saçları Güneş esintili yar geçti hayatımdan.
Sen tuttun,
Beni nihayet sonsuz sevmek yerine,
Onu benden çok sevdin.
Biliyorum, beni her özlediğinde,
Aradığın asıl koku o!
Biliyorum, bütün sitemlerin,
Aslında bana değil de ona.
Eylül’e…
Olsun be!
Sonunda sevdin ya beni o bana yeter.
Cemre.Y.
Her Aşk...
Bir gün, döner gerçek sahibine.
Yeter ki bir taraf, hiç vazgeçmesin.
Şimdilerde, yirmi dört saat yanından ayrılsam,
“Üç gündür, sen nerelerdesin yaa!
Beni unuttun!” diyorsun ya!
Oysa, hiç mi, hiçbir zaman unutmadım ben seni.
Uzun yıllar sürdü seni bekleyişim, ey aşk!
Neredeyse, bir ömür kadar uzun sürdü gelişin!
Bense, hiç bıkmadım seni beklemekten,
Doğduğum o ilk günden beridir, ben bekledim seni.
Seni, hasretle her koklayarak öptüğümde,
Senin de kokumu,
Ciğerlerine,
Hiç bitmeyecekmişim gibi
İçine çektiğini duymayı bekledim.
Yıllar yılı, yaşlı gözlerle sana hep!
Şimdiki sen gibi baktığımda hiç anlayamadın.
“Beni, sakın sensiz bırakma!” dolu
Bakışlarını bekledim.
Sana, sonsuz bir sevda ile sarıldığımda,
Sarsan beni içine sımsıkı, kalbim kaburgalarımı zorlardı.
Ama olsundu,
Ben, bir gün bana sadece,
Bana sarılabildiğin kadar sarılmanı bekledim.
Beni sevmeni,
Beni özlemeni,
Beni gururla başkalarına anlatmanı bekledim!
Yolumun çeyrek zamanında,
Bir saçları Güneş esintili yar geçti hayatımdan.
Sen tuttun,
Beni nihayet sonsuz sevmek yerine,
Onu benden çok sevdin.
Biliyorum, beni her özlediğinde,
Aradığın asıl koku o!
Biliyorum, bütün sitemlerin,
Aslında bana değil de ona.
Eylül’e…
Olsun be!
Sonunda sevdin ya beni o bana yeter.
Cemre.Y.
Labels:
anne,
araf,
aslında,
aşk,
bekle,
ciğer,
gerçek,
gurur,
hasret,
kaburga,
koku,
nerede,
sakın,
sonsuz,
yama,
yeter,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Angut Kuşu
...Angut Kuşu...
Oysa ben, tam da o an,
Senin avuçlarına...
Çaresizce konduğumda,
Kanadı kırık bir angut kuşuydum,
Angut kuşunu bilir misin?
Martı değil!
Yaralı serçe değil!
Güvercin ya da kırlangıç değildim.
Beni bilerek mi aldın ki, avuçların arasına?
Avuç içlerin ondan mı,
Öylesine ısıttı ki yüreğimin yarasını ve yasını?
Oysa ben, sevdiceğimi,
Kaybettim sanmış ve büyük bir avazlık
Hıçkırıkla ölmek üzereydim.
Oysa ben...
Annemi kaybettim sanmış ve yönümü şaşırmıştım.
Donmak üzereydim bir bahar akşamı,
Bana, koca bir zemheri kış ayazı gelen
O tek lodosta!
Beni bildin de mi sardın ki
Kanadımın kanayan sol yanımdan?
Yoksa kim olsa,
Kime olsa yapardı mıydı
Şefkatinin o güneş rengini herkese?
Bana, yüreğinin kafeslerini
Sararken yavaş yavaş,
Karanlık ormanımın
Acımasız yangınını ve tutkusunu,
Konduğum gölleri ve denizi
Hep o yüzden mi resmettin bana?
Ne oraya yabancı kal…
Ne de bana diye mi?
Ne zaman istersen o zaman salabilmek için mi?
Öyleyse bilemedin!
Ben bir martı değildim,
Her simidin susamına uçan!
Ben bir serçe değildim,
Bir tek ekmek kırıntısına razı olan!
Ben bir güvercin değildim,
Bir buğday tanesine köle olan!
Ben bir kırlangıç değildim,
Uçanı, kaçanı kovalayan!
Angut kuşunu bilir misin?
Angut kuşları sevda ile beslenir ve yaşarlar,
Sevdiğinden,
“Yarim” dediğinden ayrı yaşayamazlar!
Eğer öldüyse eş seçtikleri…
Hemen ardından ölebilen tek varlıktırlar.
Oysa ben, tam da...
Oysa ben, tam da o an,
Senin avuçlarına...
Çaresizce konduğumda,
Kanadı kırık bir angut kuşuydum,
Angut kuşunu bilir misin?
Martı değil!
Yaralı serçe değil!
Güvercin ya da kırlangıç değildim.
Beni bilerek mi aldın ki, avuçların arasına?
Avuç içlerin ondan mı,
Öylesine ısıttı ki yüreğimin yarasını ve yasını?
Oysa ben, sevdiceğimi,
Kaybettim sanmış ve büyük bir avazlık
Hıçkırıkla ölmek üzereydim.
Oysa ben...
Annemi kaybettim sanmış ve yönümü şaşırmıştım.
Donmak üzereydim bir bahar akşamı,
Bana, koca bir zemheri kış ayazı gelen
O tek lodosta!
Beni bildin de mi sardın ki
Kanadımın kanayan sol yanımdan?
Yoksa kim olsa,
Kime olsa yapardı mıydı
Şefkatinin o güneş rengini herkese?
Bana, yüreğinin kafeslerini
Sararken yavaş yavaş,
Karanlık ormanımın
Acımasız yangınını ve tutkusunu,
Konduğum gölleri ve denizi
Hep o yüzden mi resmettin bana?
Ne oraya yabancı kal…
Ne de bana diye mi?
Ne zaman istersen o zaman salabilmek için mi?
Öyleyse bilemedin!
Ben bir martı değildim,
Her simidin susamına uçan!
Ben bir serçe değildim,
Bir tek ekmek kırıntısına razı olan!
Ben bir güvercin değildim,
Bir buğday tanesine köle olan!
Ben bir kırlangıç değildim,
Uçanı, kaçanı kovalayan!
Angut kuşunu bilir misin?
Angut kuşları sevda ile beslenir ve yaşarlar,
Sevdiğinden,
“Yarim” dediğinden ayrı yaşayamazlar!
Eğer öldüyse eş seçtikleri…
Hemen ardından ölebilen tek varlıktırlar.
Oysa ben, tam da...
O an...
Aslında her an, her zaman...
Sana...
Hep...
Angut kuşuydum!
Sadece artık...
Ölmekten yoruldum!
Cemre.Y.
Aslında her an, her zaman...
Sana...
Hep...
Angut kuşuydum!
Sadece artık...
Ölmekten yoruldum!
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
avaz,
ayaz,
bahar,
kafes,
kara kış,
kuşlar,
martı,
oysa,
serçe,
sol yanım,
şefkat,
tutku,
yabancı,
yama,
yara,
yoksa,
yoruldum,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kristal Yürekler
…Kristal Yürekler…
İçinden kırılıyor kristal yürekler,
Objektiflere hep gülümsüyorsun diye…
Hiç aldırmıyorsun sanıyorlar!
Yüreğim ömrümden yanıyor.
Cemre.Y.
İçinden kırılıyor kristal yürekler,
Objektiflere hep gülümsüyorsun diye…
Hiç aldırmıyorsun sanıyorlar!
Yüreğim ömrümden yanıyor.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Anasız Bayram Benim Neyime!
...Anasız Bayram Benim Neyime!...
Her zaman olduğu gibi saatimiz geldiğinde
Yoğun bakımın kapısından gireceğim,
Yavaşça yanına sokulup,
Rahatsız etmek istemeyen kısık sesimle
"Ben geldim anneemm!" diyeceğim.
"Bak gittim ama geldim yine söz verdiğim saatte."
Şiş şiş olmuş, buz tutmuş ellerini öpeceğim.
Sanki ısıtırmışım gibi
Sıkı sıkı tutacağım parmak uçlarını,
Avuç içine yüzümü gömeceğim ağlayamadan,
Saçlarını okşayacağım dakikalarca,
Çatılmış kaşlarını düzelteceğim,
Gözlerinin çapağını sileceğim ellerimle
Kimse görmeden öpeceğim onları bir solukta.
"Annem hadi eve gidelim artık."diyeceğim.
"Hani, evim de evim, diyordun,
Burada ne işimiz var,
Anne uyaannn!
Nereye istersen gidelim." diyeceğim.
"Annemmm uyaannn
Bak bugün bayram." diyeceğim.
Küsmüş ya bana!
Görmeyecek,
Duymayacak,
Dokunmayacak,
Hiç-bir-şey…
Yap-ma-ya-cak!
Saatin dolduğunu söyleyecekler sonra
Ayak parmaklarının uçlarını
Öpeceğim teker teker yine.
Sessiz avazlık hıçkırıklarla
Çıkacağım odadan
Başka hiç kimsenin yüzüne bakmadan.
Yağmursuz yollarda
Ağlayacağım saatlerce ve susacağım sonunda.
Bu bayram benim
Bayramlığım sendin anam!
Çıplak kaldım seni sırtıma saramadan.
28.07.2014
(O gece saat 02:40'da anam gitti.)
Bittik!
Cemre.Y.
Her zaman olduğu gibi saatimiz geldiğinde
Yoğun bakımın kapısından gireceğim,
Yavaşça yanına sokulup,
Rahatsız etmek istemeyen kısık sesimle
"Ben geldim anneemm!" diyeceğim.
"Bak gittim ama geldim yine söz verdiğim saatte."
Şiş şiş olmuş, buz tutmuş ellerini öpeceğim.
Sanki ısıtırmışım gibi
Sıkı sıkı tutacağım parmak uçlarını,
Avuç içine yüzümü gömeceğim ağlayamadan,
Saçlarını okşayacağım dakikalarca,
Çatılmış kaşlarını düzelteceğim,
Gözlerinin çapağını sileceğim ellerimle
Kimse görmeden öpeceğim onları bir solukta.
"Annem hadi eve gidelim artık."diyeceğim.
"Hani, evim de evim, diyordun,
Burada ne işimiz var,
Anne uyaannn!
Nereye istersen gidelim." diyeceğim.
"Annemmm uyaannn
Bak bugün bayram." diyeceğim.
Küsmüş ya bana!
Görmeyecek,
Duymayacak,
Dokunmayacak,
Hiç-bir-şey…
Yap-ma-ya-cak!
Saatin dolduğunu söyleyecekler sonra
Ayak parmaklarının uçlarını
Öpeceğim teker teker yine.
Sessiz avazlık hıçkırıklarla
Çıkacağım odadan
Başka hiç kimsenin yüzüne bakmadan.
Yağmursuz yollarda
Ağlayacağım saatlerce ve susacağım sonunda.
Bu bayram benim
Bayramlığım sendin anam!
Çıplak kaldım seni sırtıma saramadan.
28.07.2014
(O gece saat 02:40'da anam gitti.)
Bittik!
Cemre.Y.
Labels:
anam,
anne,
avaz,
bayram,
etme,
gidelim,
gitti,
hıçkırık,
kapı,
parmak uçları,
saat,
sanki,
sessiz,
sol yanım,
yağmur,
yama,
yoğun,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Öte Dünya
| …Öte Dünya… |
| Anaammm! |
| Nasıl ki öte dünya? |
| Orada da çocuklar |
| Sevgisizlikten üşümüyor değil mi? |
| Hani derdin ya hep! |
| "Anaları yaşıyorsa hala, |
| Yaşları kırk olsa da |
| Her evlat anasına hep çocuktur!" diye. |
| Ben epeydir büyüdüm dimi! |
| "Ya anaları yaşayıp evlatları gidenler?" |
| Hiç soramadımdı bu soruyu |
| Bir türlü dilime lisan edip? |
| Onları da orada |
| Anasız bırakmıyorsunuz değil mi! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Eylül
...Eylül...
Kim demiş...
"Eylül vedaların, ayrılıkların ayıdır." diye
Eylül,
Kabuğuna saklanıp koca bir çınarın
Renkli bir pencerenin ekranından
Sarı sonbaharda düşen yapraklara karışıp
Rüzgarına savrularak uçmaya çalışıp
Etrafının olmazlarına yenilip
Amansız, zamansız yollanan sevgiliyi izleme ayıdır.
Eylül,
Yorgun yüreği dayanamayıp yeni yorgunluklara
İçine saklanıp kalbinin odalarının
Renkli bir pencerenin ekranından
Lacivert akşamlarda yeşili huzur diye örtünüp
Hayatının kumaşının deliklerinden
Kalan sevgiliyi izleme ayıdır.
Eylül,
Yürekte başlayan bir kıvılcımın
Ateşten bir ömre dönüşüp
Bütün hayatını sarmasından korkup
O kor ateşi beyninle, kalbin arasında
Yalnızlıkların kardan adamlarına gömerek
Söndürmeye çalışmak ayıdır.
Eylül,
Bir sarılımlık yakınlık
Gözlerini kapatmak kadar uzaklıktır.
Hepsi hepsi bir sıkımlık candır
Kim demiş
"Eylül vedaların, ayrılıkların ayıdır." diye
Eylül, ruhumun aynasıdır...
"Vedalaşamamak,
Ayrılamamak!" ayıdır.
Cemre.Y.
"Eylül vedaların, ayrılıkların ayıdır." diye
Eylül,
Kabuğuna saklanıp koca bir çınarın
Renkli bir pencerenin ekranından
Sarı sonbaharda düşen yapraklara karışıp
Rüzgarına savrularak uçmaya çalışıp
Etrafının olmazlarına yenilip
Amansız, zamansız yollanan sevgiliyi izleme ayıdır.
Eylül,
Yorgun yüreği dayanamayıp yeni yorgunluklara
İçine saklanıp kalbinin odalarının
Renkli bir pencerenin ekranından
Lacivert akşamlarda yeşili huzur diye örtünüp
Hayatının kumaşının deliklerinden
Kalan sevgiliyi izleme ayıdır.
Eylül,
Yürekte başlayan bir kıvılcımın
Ateşten bir ömre dönüşüp
Bütün hayatını sarmasından korkup
O kor ateşi beyninle, kalbin arasında
Yalnızlıkların kardan adamlarına gömerek
Söndürmeye çalışmak ayıdır.
Eylül,
Bir sarılımlık yakınlık
Gözlerini kapatmak kadar uzaklıktır.
Hepsi hepsi bir sıkımlık candır
Kim demiş
"Eylül vedaların, ayrılıkların ayıdır." diye
Eylül, ruhumun aynasıdır...
"Vedalaşamamak,
Ayrılamamak!" ayıdır.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
ateş,
ayna,
Eylül,
huzur,
pencere,
renk,
ruhum,
sonbahar,
uzak,
veda,
yakın,
yaprak,
yorgun,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
31 Ağustos 2017 Perşembe
Sadık Aşk
...Sadık Aşk...
Gözlerin sahilimse
Dudakların okyanusum
Belki de sırf bu yüzdendir
Yüreğine en sadık aşk ile,
Sadık bi deniz feneri duruşum.
Cemre.Y.
Gözlerin sahilimse
Dudakların okyanusum
Belki de sırf bu yüzdendir
Yüreğine en sadık aşk ile,
Sadık bi deniz feneri duruşum.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ama İnsanın Dedim İşte
...Ama İnsanın Dedim İşte...
Kişiliği oturmuş olacak bir insanın,
Adam maskesiyle gezinip,
Geçmişinde ona yapılanlar için,
Çocuksu, hain,
Hınzır intikamlar beslemeyecek geleceğine…
Karşısına çıkmış tek doğru insanın
Boğazını sıkmayacak kendi elleriyle.
Kararlı olacak, kararı kati olacak,
Canının keyfiyeti,
"O an ne taraftan istersem o taraftan!" olmayacak!
Daha şimdiyi,
Üç yaşında çikolata yiyen çocuklar gibi,
Eline, yüzüne, elbiselerine,
Eşyalara bulaştırmaktayken!
Üç sene, beş sene sonra olabileceklerin,
Olamayacakların eşiğinde boğulmayacak.
İkircikli düğün köçekleri gibi bir o yana,
Bir bu yana kıvırmayacak.
Yarası varsa, kabuklarıyla sızılarıyla gösterecek ki,
Gelen görerek bilerek,
Kabulüyse gelip öpecek yaraların üstünü.
Onun ruhunu yaralarıyla kabul edip,
Sadece kalbinde bir ateş dileyenle,
Onun etini, onun tenini,
Onun verebileceklerini isteyeni,
Aynı kefeye koymayacak.
Karakteri ve vicdanı olacak bir insanın,
En düşünceli bilgeymiş,
En vicdanlı evliyaymış gibi davranıp,
Bildim sandıklarının yarısından çoğu kof çıkmayacak!
Düşündüm sandıklarının ise,
Hayal kırıklığı yaşattığının farkında olacak.
Senle kurduğu dağlar kadar hayalleri,
Küçük küçük tepeler uğruna heba etmeyecek!
Hele!
Bir çocuğu umutlandırıp,
Onun son umudunu boşa çıkarmanın,
Boynunu bükük koymanın vebalinin,
Her şeyden daha üstün bir vebal olduğunu unutmayacak!
Tek o çocuğun, bir tek küskün ve kırılmış bakışı için,
Yeri geldi mi değil bir insandan,
Dünyadan bile vazgeçilebileceğini,
Sana ait her duygudan arınıp,
Ardına bile dönüp bakılmayacağını unutmayacak!
Mutlulukların an gelip unutulabildiğini
Ama ihanetin,
Ama kalleşliğin,
Ama acının derinin dibinin hiçbir zaman unutulmadığını
Unutmayacak!
Ama insanın dedim işte…
Cemre.Y.
Kişiliği oturmuş olacak bir insanın,
Adam maskesiyle gezinip,
Geçmişinde ona yapılanlar için,
Çocuksu, hain,
Hınzır intikamlar beslemeyecek geleceğine…
Karşısına çıkmış tek doğru insanın
Boğazını sıkmayacak kendi elleriyle.
Kararlı olacak, kararı kati olacak,
Canının keyfiyeti,
"O an ne taraftan istersem o taraftan!" olmayacak!
Daha şimdiyi,
Üç yaşında çikolata yiyen çocuklar gibi,
Eline, yüzüne, elbiselerine,
Eşyalara bulaştırmaktayken!
Üç sene, beş sene sonra olabileceklerin,
Olamayacakların eşiğinde boğulmayacak.
İkircikli düğün köçekleri gibi bir o yana,
Bir bu yana kıvırmayacak.
Yarası varsa, kabuklarıyla sızılarıyla gösterecek ki,
Gelen görerek bilerek,
Kabulüyse gelip öpecek yaraların üstünü.
Onun ruhunu yaralarıyla kabul edip,
Sadece kalbinde bir ateş dileyenle,
Onun etini, onun tenini,
Onun verebileceklerini isteyeni,
Aynı kefeye koymayacak.
Karakteri ve vicdanı olacak bir insanın,
En düşünceli bilgeymiş,
En vicdanlı evliyaymış gibi davranıp,
Bildim sandıklarının yarısından çoğu kof çıkmayacak!
Düşündüm sandıklarının ise,
Hayal kırıklığı yaşattığının farkında olacak.
Senle kurduğu dağlar kadar hayalleri,
Küçük küçük tepeler uğruna heba etmeyecek!
Hele!
Bir çocuğu umutlandırıp,
Onun son umudunu boşa çıkarmanın,
Boynunu bükük koymanın vebalinin,
Her şeyden daha üstün bir vebal olduğunu unutmayacak!
Tek o çocuğun, bir tek küskün ve kırılmış bakışı için,
Yeri geldi mi değil bir insandan,
Dünyadan bile vazgeçilebileceğini,
Sana ait her duygudan arınıp,
Ardına bile dönüp bakılmayacağını unutmayacak!
Mutlulukların an gelip unutulabildiğini
Ama ihanetin,
Ama kalleşliğin,
Ama acının derinin dibinin hiçbir zaman unutulmadığını
Unutmayacak!
Ama insanın dedim işte…
Cemre.Y.
Labels:
acı,
adam,
çocuk,
derin,
düşün,
etme,
geçmiş,
ihanet,
insan,
intikam,
kabuk,
kara kış,
karşı,
maske,
ruhum,
vicdan,
yara,
yaşa
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Çayla Kahve
...Çayla Kahve...
"Yüreğim çookkk yorgun...
Umutlanacak bir tutam
Mavi'ye ihtiyacım var!" derken geldi bu dizeler,
"Yüreğim çookkk yorgun...
Umutlanacak bir tutam
Mavi'ye ihtiyacım var!" derken geldi bu dizeler,
Oysa tam da zamanı değil daha bana...
Zamanı değil, daha bana!
Henüz yüreğimde biriktiriyorum
Okuyacaklarım'ı.
Tam da çayla kahveyi...
Henüz yüreğimde biriktiriyorum
Okuyacaklarım'ı.
Tam da çayla kahveyi...
Aynı anda içerken içeceğim sayfalarını.
Şiirlerini çekeceğim içime harf harf.
Cemre.Y.
Şiirlerini çekeceğim içime harf harf.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ah Bu Yalnızlıklar, Bu Kadar Kalabalık Olmasalar!
...Ah Bu Yalnızlıklar, Bu Kadar Kalabalık Olmasalar!...
Ah bu yalnızlıklar...
Hiç kimsesizken
Bu kadarda çok,
Kalabalık olmasalar!
Etrafını saran onca kalabalığın içinde,
An olup donmasalar,
Gülümsemelerin dudak kenarında, öylece...
“Biz buradayız!” lı susmasalar,
Susmasalar kahkahaların tam ortasında ya!
Surata çarpan o son şamar niyetine ya!
Geceler, bir günlük olmasa!
Gündüzler, birkaç saatlik!
Saatlerse
Birkaç çalınmış anlık.
Yoksa!
Bilirdim elbet...
Çok kızarsın efkara basıp içmelerime sen benim!
Hani hep derdin ya
“İçecekse insan, mutluluktan içmeli!”
İyi ama ben...
Hiç içecek kadar mutlu olamadım ki!
Şimdi, uzaklardan görüyorum bazen seni.
Sıklıkla bir büyüğe danışıyorsun yokluklarını!
Hep de yanında!
Hiç başvurmadığımız bir büyük...
Bir de suskun...
Lal içmiş, o, acılı şalgam vardı ya!
“Acılı” mıydı, hiç bilemedimdi?
Ben senle hiç rakı içmedim amma!
Sen, sensizken bile, her yeni güne,
Beni kahveyle uyandırdığın gibi...
Senin de alışkanlıklarının zembereğini
Ben bozdum belli.
“Peki...
Şimdi ne olacak?” diyor ya herkes!
Tıpkı şarkı nakaratı gibi...
“Ah bu yalnızlıklar,
Hiç kimsesizken...
Bu kadarda çok, kalabalık olmasalar!
Etrafını saran onca kalabalığın içinde,
An olup donmasalar gülümsemelerin dudak kenarında.”
Vakit, şimdiyi geçeli hayli zaman oldu be sevgili!
Olsun…
“Şeref’imize!”
Şereflice, bir sevdik biz, “Biz” i!
Cemre.Y.
Hiç kimsesizken
Bu kadarda çok,
Kalabalık olmasalar!
Etrafını saran onca kalabalığın içinde,
An olup donmasalar,
Gülümsemelerin dudak kenarında, öylece...
“Biz buradayız!” lı susmasalar,
Susmasalar kahkahaların tam ortasında ya!
Surata çarpan o son şamar niyetine ya!
Geceler, bir günlük olmasa!
Gündüzler, birkaç saatlik!
Saatlerse
Birkaç çalınmış anlık.
Yoksa!
Bilirdim elbet...
Çok kızarsın efkara basıp içmelerime sen benim!
Hani hep derdin ya
“İçecekse insan, mutluluktan içmeli!”
İyi ama ben...
Hiç içecek kadar mutlu olamadım ki!
Şimdi, uzaklardan görüyorum bazen seni.
Sıklıkla bir büyüğe danışıyorsun yokluklarını!
Hep de yanında!
Hiç başvurmadığımız bir büyük...
Bir de suskun...
Lal içmiş, o, acılı şalgam vardı ya!
“Acılı” mıydı, hiç bilemedimdi?
Ben senle hiç rakı içmedim amma!
Sen, sensizken bile, her yeni güne,
Beni kahveyle uyandırdığın gibi...
Senin de alışkanlıklarının zembereğini
Ben bozdum belli.
“Peki...
Şimdi ne olacak?” diyor ya herkes!
Tıpkı şarkı nakaratı gibi...
“Ah bu yalnızlıklar,
Hiç kimsesizken...
Bu kadarda çok, kalabalık olmasalar!
Etrafını saran onca kalabalığın içinde,
An olup donmasalar gülümsemelerin dudak kenarında.”
Vakit, şimdiyi geçeli hayli zaman oldu be sevgili!
Olsun…
“Şeref’imize!”
Şereflice, bir sevdik biz, “Biz” i!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sevin Lan Hayatı!
…Sevin Lan Hayatı!...
Hayatınızı korumak için
Uzaklara gitmek zorunda olduğunuzda,
Sizin üzülecek olma ihtimalinize dahi
Üzülebilen insanlar biriktirin hayatınıza!
Sevin lan hayatı, sevin la!
Aşık olun.
Uğruna yaşayın hatta!
Cemre.Y.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Azapta Bırakma
...Azapta Bırakma...
Bedenini çoktan saldığın adamın
Ruhunu azapta bırakma, unutma ki
Yaralı serçenin kanadını iyileştirdiğinde
Sevgiyle yolladın onu sen gökyüzüne
Ait olduğu yerlere konabilsin diye
Şimdi bunca bencillik niye?
Cemre.Y.
Bedenini çoktan saldığın adamın
Ruhunu azapta bırakma, unutma ki
Yaralı serçenin kanadını iyileştirdiğinde
Sevgiyle yolladın onu sen gökyüzüne
Ait olduğu yerlere konabilsin diye
Şimdi bunca bencillik niye?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Tarifi Buydu!
...Tarifi Buydu!...
Kokun diyorum adam!
Parfümün değil yahu!
Teninin can kokusu...
Cennet diyeceğim,
Henüz gitmedim ama,
Tarifi buydu!
Amin'im gibiydi!
Cemre.Y.
Kokun diyorum adam!
Parfümün değil yahu!
Teninin can kokusu...
Cennet diyeceğim,
Henüz gitmedim ama,
Tarifi buydu!
Amin'im gibiydi!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Tango Öğretsene Bana!
| …Tango Öğretsene Bana!... |
| Baktım yazılacak bütün şiirlerim |
| Zamanında tarafımdan yazılmış be adam! |
| Sana dair'li oldukça az şiirim var, |
| Hayallerim ve kırıkları! |
| Tango öğretsene sen bana! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yapma Böyle
…Yapma Böyle…
Yapma böyle...
Lütfen yapma!
Hiç yoktan şiirim şiirine çarpar!
Yapma!
Sonra şiir yorulur,
Ay tutulur biz yokken,
Biz daha "Bize neler oluyor!"u
Anlamlandırmaya çalışırken,
Güneş tutulur hiç yoktan!
Kısılıp kalırız,
Geçmişimizin sarı sandıklarında!
Ben daha Dünyayı gezip,
Kabe'yi tavaf edeceğim,
Şeytan'ı dönüşümlü taşlayacağıma!
Birkaç evlat daha okutacağım hiç yoktan!
Ülkemin her santimine doyduğumdaysa,
Mesela...
İtalya da aç kalacağım,
Ülkemde makarnaya hayli doyup,
Fırınımı terasımdan attığım için,
Küs olduğum pizza'yı yemeyerek...
Zaten, normalim diye de kandırmadım hiç kimsemi!
Kimsem de anormal sevmeyi denemedi!
Cemre.Y.
Yapma böyle...
Lütfen yapma!
Hiç yoktan şiirim şiirine çarpar!
Yapma!
Sonra şiir yorulur,
Ay tutulur biz yokken,
Biz daha "Bize neler oluyor!"u
Anlamlandırmaya çalışırken,
Güneş tutulur hiç yoktan!
Kısılıp kalırız,
Geçmişimizin sarı sandıklarında!
Ben daha Dünyayı gezip,
Kabe'yi tavaf edeceğim,
Şeytan'ı dönüşümlü taşlayacağıma!
Birkaç evlat daha okutacağım hiç yoktan!
Ülkemin her santimine doyduğumdaysa,
Mesela...
İtalya da aç kalacağım,
Ülkemde makarnaya hayli doyup,
Fırınımı terasımdan attığım için,
Küs olduğum pizza'yı yemeyerek...
Zaten, normalim diye de kandırmadım hiç kimsemi!
Kimsem de anormal sevmeyi denemedi!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Adım...Cemre
...Adım...Cemre...
Bugünlerde bana en çok...
Adımı neden değiştirdiğimi soruyorlar!
Sadece onlara yutkunuyorum.
Sadece o soruya susuyor hıçkırıklarım.
Hangi yürek anlayabilirdi ki
Kulağıma kendi koyduğu adımı
Kendi ezanıyla okuyan bir babanın sesini
Henüz kendimden küçücük yaşımda
Feryat figan unutmak istediğimi
Hangi din, hangi siyaset, hangi rahat görüş
Anlayabilirdi ki
Üzerime yapışmaya çalışan kirli ellerini
Adımla beraber silmek isteğimi?
Adım Cemre!
Kulağıma ezanla okuduğun Nurten'le
Sen kendini de öldürdün baba!
Günün kutlu olsun yine de.
Ne de olsa
Altı yaşımdan beri
Senin bile kirletemediğin
Namusumla hayattayım hala!
Ama artık...
Artık!
Adım Cemre!
Hadi yine öldürsene!
Cemre.Y.
Bugünlerde bana en çok...
Adımı neden değiştirdiğimi soruyorlar!
Sadece onlara yutkunuyorum.
Sadece o soruya susuyor hıçkırıklarım.
Hangi yürek anlayabilirdi ki
Kulağıma kendi koyduğu adımı
Kendi ezanıyla okuyan bir babanın sesini
Henüz kendimden küçücük yaşımda
Feryat figan unutmak istediğimi
Hangi din, hangi siyaset, hangi rahat görüş
Anlayabilirdi ki
Üzerime yapışmaya çalışan kirli ellerini
Adımla beraber silmek isteğimi?
Adım Cemre!
Kulağıma ezanla okuduğun Nurten'le
Sen kendini de öldürdün baba!
Günün kutlu olsun yine de.
Ne de olsa
Altı yaşımdan beri
Senin bile kirletemediğin
Namusumla hayattayım hala!
Ama artık...
Artık!
Adım Cemre!
Hadi yine öldürsene!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yüreğimin Işıkları
...Yüreğimin Işıkları...
Yüreğimin ışıklarını kapattım önce,
Ne çok sığ, yalan,
Yapmacık yalancıklar dolusu,
Cümleler sığarmış bir ömre!
Üşenmedim bu sefer
Hepsini teker teker siliverdim.
Eskiden olsa,
İplemez,
"Bir tek harfimi harcamamışım ki
Silmeye zaman tüketeyim,
Kalsınlar orada öylece,
Bana ne be!" derdim.
Oysa şimdi...
Yitik bir sevdanın ardından,
Gayba karışan
Hani o ilk dostluğu da özlüyormuş insan
Hani o ilk sevda coşkusunu bile özlüyormuş insan.
İlk cümlelerimizi de bulacağım elbet.
Az sabret
Sıyrılayım önce
Gereksiz dolanlarımdan.
Yüreğimin ışıklarını
Bütün şıklarına söndüreyim önce
Seni yalnız öldürmem gerek içimde.
Cemre.Y.
Yüreğimin ışıklarını kapattım önce,
Ne çok sığ, yalan,
Yapmacık yalancıklar dolusu,
Cümleler sığarmış bir ömre!
Üşenmedim bu sefer
Hepsini teker teker siliverdim.
Eskiden olsa,
İplemez,
"Bir tek harfimi harcamamışım ki
Silmeye zaman tüketeyim,
Kalsınlar orada öylece,
Bana ne be!" derdim.
Oysa şimdi...
Yitik bir sevdanın ardından,
Gayba karışan
Hani o ilk dostluğu da özlüyormuş insan
Hani o ilk sevda coşkusunu bile özlüyormuş insan.
İlk cümlelerimizi de bulacağım elbet.
Az sabret
Sıyrılayım önce
Gereksiz dolanlarımdan.
Yüreğimin ışıklarını
Bütün şıklarına söndüreyim önce
Seni yalnız öldürmem gerek içimde.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ya Sende Gidersen?
| …Ya Sen De Gidersen?... |
| Şiir şiir ezber ederim her santimi de, |
| Yeniden... |
| Seni keşfettiğimi bilsin istemem hiç kimsem. |
| Ya sen de gidersen! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Aşk…Aşk…Aşk
| …Aşk…Aşk…Aşk… |
| Bugün ilkbahardan |
| Güneşi çaldım… |
| Bulutlardan yatak yaptım, |
| Bir tutam da rüzgar. |
| Eylül yaprakları bana fısıldıyorlar… |
| Aşk...Aşk...Aşk… Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Güven Kırığı!
...Güven Kırığı!...
Senin de...
Güven'in kırık değil mi çocuk?
Sırf bu yüzden...
Tam tutacakken,
Yüreğinden ellerini...
Donup kalıyorsun bazen!
Seviyorsun gülüşünü
Gülüyorsun hayata...
Ama aşk'tan ölesiye korkuyorsun…
Çünkü, ya yine, o gök, yine gürlerse,
Belki ben de yanında olamam!
Tıpkı...
Bütün gürültülerde hep yalnız olduğum gibi.
Cemre.Y.
Senin de...
Güven'in kırık değil mi çocuk?
Sırf bu yüzden...
Tam tutacakken,
Yüreğinden ellerini...
Donup kalıyorsun bazen!
Seviyorsun gülüşünü
Gülüyorsun hayata...
Ama aşk'tan ölesiye korkuyorsun…
Çünkü, ya yine, o gök, yine gürlerse,
Belki ben de yanında olamam!
Tıpkı...
Bütün gürültülerde hep yalnız olduğum gibi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...




























