...Rüzgara Bırak... Ve sonra dedim ki;Son gördüğün o sonbaharın İlk elma çiçeğine... Hala aşıksın diye, Solmadı mı yani o çiçek? Biliyor musun ki akıbetini, Rüzgara bırakmadın mı onu da! Sonunda? Meğerki onunla senin Kış ayazı hayallerin Bembeyaz bir kar sabahına, Öylece terk edilmedi mi? Aşk hala... Kıpkızıl... Bir kum fırtınasıysa... Bu sefer... Elim yüreğime! Elim sana... Yorgundu... Buydun... Hepsinin sonuydun. Romanın sonunda kaldın, Tam da oradan bittim ben! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
14 Ağustos 2017 Pazartesi
Rüzgara Bırak
Labels:
aşık,
ayaz,
bitti,
bu sefer,
fırtına,
kızıl,
meğer,
öyle,
roman,
rüzgar,
sonbahar,
sonra,
sonunda,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Küçük Ayrıntılar
...Küçük Ayrıntılar...
Yağmur yağıyordu ve ilk kez
Gözlerim o damlalara eşlik etmiyordu
Gözlerim gözlerinin o ışıl ışıl kuytusunda
Gözlerinin bebekleri ki
İki inci tanesi gibi parlıyordu zaten
“Mutluluk” dediğinin asıl sırrı
“Küçücük ayrıntılar” denen
Bütün ayrıntıları barındırıyordu.
Cemre.Y.
Yağmur yağıyordu ve ilk kez
Gözlerim o damlalara eşlik etmiyordu
Gözlerim gözlerinin o ışıl ışıl kuytusunda
Gözlerinin bebekleri ki
İki inci tanesi gibi parlıyordu zaten
“Mutluluk” dediğinin asıl sırrı
“Küçücük ayrıntılar” denen
Bütün ayrıntıları barındırıyordu.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yıkılan Şehirlerim
...Yıkılan Şehirlerim...
Yıkılan şehirlerim var benim.
Her seferinde,
Enkazlarımı
Yorgun yüreğimle,
Teker teker kaldırıp,
Ve yine her seferinde...
Tahta kulübemin kalaslarını
Yorgun beynimle
Teker teker inşa edip,
Hayata yeniden başladığım...
Yoksa...
Her yeni güne umut ekip,
Her yeni geceye gözyaşı dökmek,
Benim hayalim değildi.
Cemre.Y.
Yıkılan şehirlerim var benim.
Her seferinde,
Enkazlarımı
Yorgun yüreğimle,
Teker teker kaldırıp,
Ve yine her seferinde...
Tahta kulübemin kalaslarını
Yorgun beynimle
Teker teker inşa edip,
Hayata yeniden başladığım...
Yoksa...
Her yeni güne umut ekip,
Her yeni geceye gözyaşı dökmek,
Benim hayalim değildi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Unutulmuş Adres
...Unutulmuş Adres...
Epeydir...
Cevapsız sorular biriktiriyorum cebimde.
Belli ki adresin aynı değil sevdiceğim.
Posta kutun ayrı maviliklere.
Oysa ben epeydir,
Cevapsız sorular biriktiriyorum cebimde.
Yıllar sonra döndüğünde,
Adresi çoktan unutulmuş,
Adı üstünde; Unutulmuş adres,
Çoktandır kaçılıp gidilmiş!
Kaçamak bir sevgiliden sana hediye.
O kadar da çok yalnız kalma diye.
Cemre.Y.
Cevapsız sorular biriktiriyorum cebimde.
Belli ki adresin aynı değil sevdiceğim.
Posta kutun ayrı maviliklere.
Oysa ben epeydir,
Cevapsız sorular biriktiriyorum cebimde.
Yıllar sonra döndüğünde,
Adresi çoktan unutulmuş,
Adı üstünde; Unutulmuş adres,
Çoktandır kaçılıp gidilmiş!
Kaçamak bir sevgiliden sana hediye.
O kadar da çok yalnız kalma diye.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Ağustos 2017 Pazar
Artık Sevmiyor Muyum Seni
...Artık Sevmiyor Muyum Seni...
Artık sevmiyor muyum seni?
Özlemiyor muyum eskisi gibi.
Beklemiyor muyum yoksa!
Senin de çok sevmeni.
Ne bileyim…
Yüreğimin tellerinde
Anlamsız bir hüznün
Kanun taksimi.
Sebebi yok!
Sebebi çok!
Öyle yorgunum ki
Bir adıma beş adım yürümekten.
Yanından geçtim
Görmedin.
Hiç gelmeyecek sevda yolcularının
Olası olabilme ihtimaline,
Umut yüklü,
Son durağını da,
Geçmek üzereyim.
Ben sözümdeyim sevgilim.
Ama içim…
Ama yüreğim…
Sürüm sürüm sürünerek, terk ediyor seni.
İçimden kırıla kırıla gidiyorum,
Şairin dediği gibi;
“Tutsana beni!
Bırakmasana!”
Ya da…
Henüz hayatıma hiç dahil olmadığın,
Bana hiç dokunmadığın o güne, geri yolla beni.
Artık sevmiyor muyum seni?
Özlemiyor muyum eskisi gibi.
Beklemiyor muyum yoksa!
Senin de çok sevmeni.
Cemre.Y.
Artık sevmiyor muyum seni?
Özlemiyor muyum eskisi gibi.
Beklemiyor muyum yoksa!
Senin de çok sevmeni.
Ne bileyim…
Yüreğimin tellerinde
Anlamsız bir hüznün
Kanun taksimi.
Sebebi yok!
Sebebi çok!
Öyle yorgunum ki
Bir adıma beş adım yürümekten.
Yanından geçtim
Görmedin.
Hiç gelmeyecek sevda yolcularının
Olası olabilme ihtimaline,
Umut yüklü,
Son durağını da,
Geçmek üzereyim.
Ben sözümdeyim sevgilim.
Ama içim…
Ama yüreğim…
Sürüm sürüm sürünerek, terk ediyor seni.
İçimden kırıla kırıla gidiyorum,
Şairin dediği gibi;
“Tutsana beni!
Bırakmasana!”
Ya da…
Henüz hayatıma hiç dahil olmadığın,
Bana hiç dokunmadığın o güne, geri yolla beni.
Artık sevmiyor muyum seni?
Özlemiyor muyum eskisi gibi.
Beklemiyor muyum yoksa!
Senin de çok sevmeni.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Nefesin Olmaktı Niyetim
...Nefesin Olmaktı Niyetim...
Özür dilerim. Hayatının penceresinin tüllerine
Sam yeli hafifliğinde
Sessiz bir seda ile sızıverdiğim için.
Oysa o rüzgarla nefesin olmaktı niyetim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Aynı Labirent
...Aynı Labirent...
Bir şeyler...
“Yalan!” gidiyor ama ne?
Yoruldum aynı labirentin içinde dolanıp durmaktan,
Tam sana giden yolu bulmuşken
Ertesi gün yeniden kaybolmaktan çok yoruldum be güzelim.
Zaten zemheri ayazında...
Kim bana,
"Benimle bir yaz düşü kur." dedi ki!
Ben sadece, saba rüzgarı esti sanmıştım saçlarıma.
Lunaparkın önünden geçerken,
Biri yanlışlıkla,
Rengarenk balonlar tutuşturmuş elime,
O kadar hazırlıksız ve sevinçli bir çocukmuşum,
Rengarenk balonların "Hepsi benim olsun!" diye,
İpini koluma bağlamaya çalışırken,
Hepsi birden uçuvermiş gökyüzüne.
Öylesin, öyle işte, hep aynı labirentin çıkmaz sokağı.
Cemre.Y.
Bir şeyler...
“Yalan!” gidiyor ama ne?
Yoruldum aynı labirentin içinde dolanıp durmaktan,
Tam sana giden yolu bulmuşken
Ertesi gün yeniden kaybolmaktan çok yoruldum be güzelim.
Zaten zemheri ayazında...
Kim bana,
"Benimle bir yaz düşü kur." dedi ki!
Ben sadece, saba rüzgarı esti sanmıştım saçlarıma.
Lunaparkın önünden geçerken,
Biri yanlışlıkla,
Rengarenk balonlar tutuşturmuş elime,
O kadar hazırlıksız ve sevinçli bir çocukmuşum,
Rengarenk balonların "Hepsi benim olsun!" diye,
İpini koluma bağlamaya çalışırken,
Hepsi birden uçuvermiş gökyüzüne.
Öylesin, öyle işte, hep aynı labirentin çıkmaz sokağı.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Ağustos 2017 Cumartesi
Sonra Sabah Olur
...Sonra Sabah Olur...
Düşsel sığınaklar saklarım içimde
Her gece uykumda
Kayan yıldızların
Dilek mendilleriyle uçup giden.
Sonra sabah olur
Bakarım ki doğmuşum yeniden...
Cemre.Y.
Her gece uykumda
Kayan yıldızların
Dilek mendilleriyle uçup giden.
Sonra sabah olur
Bakarım ki doğmuşum yeniden...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Doğduğum Gün
...Doğduğum Gün...
Tam kırk üç yıldır,
Doğduğum o ilk andan itibaren
Her doğduğum gün...
Ben istisnasız hep ağlarım.
Zira ne doğmak isterdim ne de büyümek!
Bu doğum günüm hariç,
Hiç aldatmadım, o ilk günümün rengini.
Eh yukarıdaki de sağ olsun
Hiçbir gün yağmur yağdırmadı hani!
Bu doğum günümde ağlamadım evet,
Bütün geçmişimle beraber kendimi de affettim.
Arındım, yenilendim,
Kendime yeni gelecekler hayal ettim.
Hiç yoktan evlat kokusuyla uyandım, tazelendim.
Cemre.Y.
Tam kırk üç yıldır,
Doğduğum o ilk andan itibaren
Her doğduğum gün...
Ben istisnasız hep ağlarım.
Zira ne doğmak isterdim ne de büyümek!
Bu doğum günüm hariç,
Hiç aldatmadım, o ilk günümün rengini.
Eh yukarıdaki de sağ olsun
Hiçbir gün yağmur yağdırmadı hani!
Bu doğum günümde ağlamadım evet,
Bütün geçmişimle beraber kendimi de affettim.
Arındım, yenilendim,
Kendime yeni gelecekler hayal ettim.
Hiç yoktan evlat kokusuyla uyandım, tazelendim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Ağustos 2017 Cuma
Hiç Ummadığın Bir Anda
| …Hiç Ummadığın Bir Anda... Eğer kalbin hala sevgiyi hatırlıyorsa, Onun sağ göğsündeki boşlukla, Senin sağ göğsündeki boşluğu kavuşturacak, İkinci bir kalbe rastlarsın mutlaka, Hem de hiç ummadığın bir anda. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ördün Mü Duvarlarını Yeniden?
...Ördün Mü Duvarlarını Yeniden?...
Ördün mü duvarlarını yeniden,
Sarındın mı yalnızlığını sırtına?
Öptün mü ayrılığı gözlerinin kuytusundan,
Herkes seni soruyor,
Sahi artık mutlu musun?
Cemre.Y.
Ördün mü duvarlarını yeniden,
Sarındın mı yalnızlığını sırtına?
Öptün mü ayrılığı gözlerinin kuytusundan,
Herkes seni soruyor,
Sahi artık mutlu musun?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Eninde Sonunda
…Eninde Sonunda… Bırak insanlar derinini görünce, Dudağından dökülen sadece, Koca bir avazlık hıçkırık olsa bile, O hıçkırığı bile duyamadıklarına yansın. Bırak insanlar sadece, Koca bir çengel ucu olan, Soru işaretinin o son noktasında kaçsın! Bırak insanlar, İçinde sen olmayan başka hayatlara bir dalsın. Biliyorsun eninde sonunda sana gelecekler! Eninde sonunda pişman olacaklar, Sen... Her gidip de geri dönmeye çalışanlara yaptığın gibi, Öylece bakacaksın boşluğa, Anlayacaklar artık onlara yoksun. Sen artık geçmişinin hiçbir anısına, Geçmişinden hiç kimseye, yoksun. Cemre.Y. |
Labels:
avaz,
engel,
gelecek,
hayat,
Hiç kimse,
insan,
nokta,
öyle,
pişman,
sonunda,
soru,
yama,
yoksun
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yaşıyorum Yine
…Yaşıyorum Yine…
Tam vazgeçeceğim hayattan…
Sonra "Bundan gayri sevemem!"derlerken,
Birileri aniden seviveriyor birbirlerini…
Kül...toprak oluyor…
Toprak filizleniyor…
Bahara umut doğuyor…
Ölmüyorum…
Ölemiyorum!
Yeniden doğuyorum, yaşıyorum yine.
Cemre.Y.
Tam vazgeçeceğim hayattan…
Sonra "Bundan gayri sevemem!"derlerken,
Birileri aniden seviveriyor birbirlerini…
Kül...toprak oluyor…
Toprak filizleniyor…
Bahara umut doğuyor…
Ölmüyorum…
Ölemiyorum!
Yeniden doğuyorum, yaşıyorum yine.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hissettiğin Yerdeyim
Labels:
cemre,
sevdiceğim,
sevdiğim,
sevdim,
sevgilim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Ağustos 2017 Perşembe
İyi Geceler Yalnızlığım
...İyi Geceler Yalnızlığım...
Düşler ülkesinin yalnız yolcuları
Bu geceki yolculuğunuz da sona erdi.
Güne karışmalı, kalabalıklaşmalı...
Mutsuz yürüyen yüzlere,
İnadına gülümseyerek,
"Günaydıınnn!" demeli,
Ama şimdi
"İyi geceler yalnızlığım
Ve lütfen belini,
Ve lütfen sırtını örtünmeyi unutma!"
Cemre.Y.
Düşler ülkesinin yalnız yolcuları
Bu geceki yolculuğunuz da sona erdi.
Güne karışmalı, kalabalıklaşmalı...
Mutsuz yürüyen yüzlere,
İnadına gülümseyerek,
"Günaydıınnn!" demeli,
Ama şimdi
"İyi geceler yalnızlığım
Ve lütfen belini,
Ve lütfen sırtını örtünmeyi unutma!"
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kalbim yüreğine Bir Şiir Mesafesindeyken!
...Kalbim yüreğine Bir Şiir Mesafesindeyken!...
Kalbim yüreğine bir şiir mesafesindeyken,
Benden sana, bir biz olmaz be güzelim.
Nasıl oluyorsa olamıyor işte o entrikalılardan,
Sevda denen o vuslat!
Hiç yoktan, merak ederim adamın ellerinin üzerini,
Hele de, ille de yüzük parmağını!
Daha taze sökülüp,
Çapkınlık anında, yan cebe koyulanından,
Kaç zamanlık alyans izi mi var?
Yoksa sıkıyor diye bir bahaneyle hiç mi takmazmış?
Yoksa aleni yalanlarla seni de, eşini de kandırır mıymış?
Öyle ya hayatıma dokunan hiçbir şeyi, öylesine yaşamadım ben!
Şimdi tutmuş "Sana kör kütük aşığım, anla beni!" diyorsun.
Elbette anlıyorum efendim, eski eşim beş yıllık evliliğin ardından,
O hatuna da aynı cümleleri söylemişti de
Kucağımda iki yaşında bir evlatla,
"Dönmem!" dediğim ana evine dönmüştüm.
Evliysen, o yuvanın üstüne aşık filan olma kardeşim,
Onu da, beni de aldatma!
Eski sevgiline de artık evliyken rastladıysan,
Boşanma sebebiniz senin uçkur ukden olmasın mesela!
Açık açık "Onun yokluğunu seninle kapatmıştım,
Ama o sana rağmen,
Kızımıza rağmen bana dönecek kadar kaşardı, kazandı." de!
Sonra ne "Uğruna ölürüm." dediğin karın umurun olsun,
Ne de bu hayattaki tek emelin kız babası olmak olmuş olsun,
Domino taşlarından kule yaptığın gibi,
Bir tekme at geçmişine, tek celsede boşan,
Hatta git eski sevgilinle evlen!
Ama beni...
Bu oyunun hiçbir hücresine dahil etmeye çalışma sakın ha!
Çünkü..
Ne vakit kızımın babasının karaktersizliğinde birine rastlayıp,
Bana kör kütük aşk mavalları anlatsa!
Hani bir de bendeki de yürek kösele değil ya!
Yanlışlıkla bile olsa dahi esecek olsa, o yalanın şehveti,
Dışımdan bu işi en başından tutkuya dönüştürmeden,
En hasarsız hallederken,
İçimden hepinizin yüreklerini de,
Beyinlerinizi de birer kazmayla çıkartıp,
Yorgan iğnesiyle taşşaklarınıza dikiyorum.
Sonra çüklerinizi kökünden kesip, kıymık kıymık çizik atıp,
Alınlarınızın tam ortasına dikiyorum,
Üstüne de "Aldatma!" yazıyorum.
Siz hala yaşıyorsunuz ama ben...
Her seferinde kendimi öldürüyorum.
Bende insanım ya akmasın yüreğim sana hiç boşuna!
Yani hikayem bu, şimdi bari anla be insan olasıca!
Bu saate kadar olmadıysa,
Bu saatten sonra da "O" olamam ben,
Kaşarın da hiçbir halini de sevemedim, zaten, tokum ben!
Kalbim yüreğine bir şiir mesafesindeyken,
Bizden olmaz be güzelim.
Ne kendini, ne de beni eski bir romanın,
İki tane anaları hariç orospu çocuğu yapmana izin veremem ben!
Seninle ahlar üstüne kurulu hoş olacağıma, koyarım iki kadeh rakı,
Bir de yanında acılı şalgam,
Oyyy!
Şanslı günümdeysem hamsi tava, azıcık da güveçte kaşarlı kalamar!
Yani hayaller hep Venedik, Paris, Roma ama,
Evime giderken aldığım,
İki kırmızı tuborga bile harcarım seni bozuk para gibi.
Üç beş şiir demlerim eski yazdıklarımın üstüne,
Zaman geçince daha güzelleşir şiirlerim.
Misal bu şiir, beş mısraymış yazdığım o gün.
Değişmeyen tek cümlem,
"Kalbim yüreğine bir şiir mesafesindeyken,
Bizden olmaz be güzelim." olmuş!
Halbuki bugün gayet de güzel bir gündü,
Ne çok sıcak, ne de soğuk!
Böyle ılıman ılıman seminere filan gitmiştik de
Eğitmene hep bilemediği yerlerden soruyordum,
Sorularım onlardı çünkü!
Hep "Iıı! Şeeyy!
Onu bilmem feşmekan'a sorarsanız cevap alırsınız!" diyordu.
Ne soracağım be!
Benim var oluş anımdan itibaren,
Bütün sorularım henüz evrende salınıyor!
Misal soruyorum Rabbime;
"Anam öldü, babam hala yaşıyor ve ben altı yaşımdaydım?"
Misal soruyorum Rabbime;
"Uğruna ölürüm diyen adam evliliğimizi yıkıp gitti,
Üstelik eski sevgilisiyle öç almak için buluşmuşken, onunla evlendi,
Ne kadar mutlular bu saatten sonra sorgulamak bana düşmez ama,
Allah işin kadın bütün hayatını da ona piç etti."
Misal soruyorum Rabbime;
Ben şöyle ömrümüzce ömür katabilecek birini bekleyip dururken,
Neden hep o anası hariç orospu çocuklarını çıkarttı karşıma!
Üçü, beşi geçemesin diye ömrüme dahil ettiklerim,
Demesinler diye,
Üzülmeye yerim yok diye denemedim de her karşıma çıkanı!
Yani daha sabaha kadar yazarım, daha bir çok şey hakkında ama...
Yorgunum be güzelim...
Kısasından keseyim,
Zaten buraya kadar okuduysan, yedi ceddimi öğrenmişsin,
Hamur meselesi bazı şeyler,
Kimine gıda boyası ve tutkal eklenmiş olup, oyun hamuru olur,
Kimine bildiğin yumurta, su, tuz, pakmaya, anca kol böreği olur!
Hah!
İşte o kol böreğiyim ben.
İçim acı, etrafım az içli, dışım çoktan kavrulmuş yendi bitti!
Ben her tabakta,
O kırılmadı diye çöpe atılan o yer fıstığının derdindeyim.
Oysa bilmiyorsun, belki de ben, ilk onu bulup, dişlerine kıyıp,
Muhabbetin ortalarında, tek engel, senin dişlerinle kırdığın,
O, taze dudak kokulu Antep fıstığını,
Dudaklarından yeyip yemeyeceğim olsun.
Elbette azıcık bende akıllandım,
Buraya ramak kalanlarla olduğu gibi,
Boy boy çocuklarımızın hayalini kurmayacağım,
Ama ben artık bir masadan bari sarhoş kalkabilmek istiyorum!
"Kusarsam kusura bakma!" diyeyim mesela, bakmasın o da!
Gece, öylece sızmış olsam bile,
Geçmişimden geçmek üzere olanlarıma!
Biri bari olsun "Ben toparlarım seni, geçiyor işte!" dese!
"Bundan sonra hep ben varım Cemre Sultan!" demesine gerek yok.
O kadar çok duydum ki,
Eş, dost, akraba, evlat, yar, yaren, tanıdıklardan!
Birileri artık hep var olsun.
Anladın mı şimdi beni, a cancağızım!
Anlayamadığın için de,
Bu anılara dahiliyetin hep tek bir cümleden ibaret zaten!
Kalbim yüreğine bir şiir mesafesindeyken,
Benden sana, bir biz olmaz be güzelim.
Cemre.Y.
Benden sana, bir biz olmaz be güzelim.
Nasıl oluyorsa olamıyor işte o entrikalılardan,
Sevda denen o vuslat!
Hiç yoktan, merak ederim adamın ellerinin üzerini,
Hele de, ille de yüzük parmağını!
Daha taze sökülüp,
Çapkınlık anında, yan cebe koyulanından,
Kaç zamanlık alyans izi mi var?
Yoksa sıkıyor diye bir bahaneyle hiç mi takmazmış?
Yoksa aleni yalanlarla seni de, eşini de kandırır mıymış?
Öyle ya hayatıma dokunan hiçbir şeyi, öylesine yaşamadım ben!
Şimdi tutmuş "Sana kör kütük aşığım, anla beni!" diyorsun.
Elbette anlıyorum efendim, eski eşim beş yıllık evliliğin ardından,
O hatuna da aynı cümleleri söylemişti de
Kucağımda iki yaşında bir evlatla,
"Dönmem!" dediğim ana evine dönmüştüm.
Evliysen, o yuvanın üstüne aşık filan olma kardeşim,
Onu da, beni de aldatma!
Eski sevgiline de artık evliyken rastladıysan,
Boşanma sebebiniz senin uçkur ukden olmasın mesela!
Açık açık "Onun yokluğunu seninle kapatmıştım,
Ama o sana rağmen,
Kızımıza rağmen bana dönecek kadar kaşardı, kazandı." de!
Sonra ne "Uğruna ölürüm." dediğin karın umurun olsun,
Ne de bu hayattaki tek emelin kız babası olmak olmuş olsun,
Domino taşlarından kule yaptığın gibi,
Bir tekme at geçmişine, tek celsede boşan,
Hatta git eski sevgilinle evlen!
Ama beni...
Bu oyunun hiçbir hücresine dahil etmeye çalışma sakın ha!
Çünkü..
Ne vakit kızımın babasının karaktersizliğinde birine rastlayıp,
Bana kör kütük aşk mavalları anlatsa!
Hani bir de bendeki de yürek kösele değil ya!
Yanlışlıkla bile olsa dahi esecek olsa, o yalanın şehveti,
Dışımdan bu işi en başından tutkuya dönüştürmeden,
En hasarsız hallederken,
İçimden hepinizin yüreklerini de,
Beyinlerinizi de birer kazmayla çıkartıp,
Yorgan iğnesiyle taşşaklarınıza dikiyorum.
Sonra çüklerinizi kökünden kesip, kıymık kıymık çizik atıp,
Alınlarınızın tam ortasına dikiyorum,
Üstüne de "Aldatma!" yazıyorum.
Siz hala yaşıyorsunuz ama ben...
Her seferinde kendimi öldürüyorum.
Bende insanım ya akmasın yüreğim sana hiç boşuna!
Yani hikayem bu, şimdi bari anla be insan olasıca!
Bu saate kadar olmadıysa,
Bu saatten sonra da "O" olamam ben,
Kaşarın da hiçbir halini de sevemedim, zaten, tokum ben!
Kalbim yüreğine bir şiir mesafesindeyken,
Bizden olmaz be güzelim.
Ne kendini, ne de beni eski bir romanın,
İki tane anaları hariç orospu çocuğu yapmana izin veremem ben!
Seninle ahlar üstüne kurulu hoş olacağıma, koyarım iki kadeh rakı,
Bir de yanında acılı şalgam,
Oyyy!
Şanslı günümdeysem hamsi tava, azıcık da güveçte kaşarlı kalamar!
Yani hayaller hep Venedik, Paris, Roma ama,
Evime giderken aldığım,
İki kırmızı tuborga bile harcarım seni bozuk para gibi.
Üç beş şiir demlerim eski yazdıklarımın üstüne,
Zaman geçince daha güzelleşir şiirlerim.
Misal bu şiir, beş mısraymış yazdığım o gün.
Değişmeyen tek cümlem,
"Kalbim yüreğine bir şiir mesafesindeyken,
Bizden olmaz be güzelim." olmuş!
Halbuki bugün gayet de güzel bir gündü,
Ne çok sıcak, ne de soğuk!
Böyle ılıman ılıman seminere filan gitmiştik de
Eğitmene hep bilemediği yerlerden soruyordum,
Sorularım onlardı çünkü!
Hep "Iıı! Şeeyy!
Onu bilmem feşmekan'a sorarsanız cevap alırsınız!" diyordu.
Ne soracağım be!
Benim var oluş anımdan itibaren,
Bütün sorularım henüz evrende salınıyor!
Misal soruyorum Rabbime;
"Anam öldü, babam hala yaşıyor ve ben altı yaşımdaydım?"
Misal soruyorum Rabbime;
"Uğruna ölürüm diyen adam evliliğimizi yıkıp gitti,
Üstelik eski sevgilisiyle öç almak için buluşmuşken, onunla evlendi,
Ne kadar mutlular bu saatten sonra sorgulamak bana düşmez ama,
Allah işin kadın bütün hayatını da ona piç etti."
Misal soruyorum Rabbime;
Ben şöyle ömrümüzce ömür katabilecek birini bekleyip dururken,
Neden hep o anası hariç orospu çocuklarını çıkarttı karşıma!
Üçü, beşi geçemesin diye ömrüme dahil ettiklerim,
Demesinler diye,
Üzülmeye yerim yok diye denemedim de her karşıma çıkanı!
Yani daha sabaha kadar yazarım, daha bir çok şey hakkında ama...
Yorgunum be güzelim...
Kısasından keseyim,
Zaten buraya kadar okuduysan, yedi ceddimi öğrenmişsin,
Hamur meselesi bazı şeyler,
Kimine gıda boyası ve tutkal eklenmiş olup, oyun hamuru olur,
Kimine bildiğin yumurta, su, tuz, pakmaya, anca kol böreği olur!
Hah!
İşte o kol böreğiyim ben.
İçim acı, etrafım az içli, dışım çoktan kavrulmuş yendi bitti!
Ben her tabakta,
O kırılmadı diye çöpe atılan o yer fıstığının derdindeyim.
Oysa bilmiyorsun, belki de ben, ilk onu bulup, dişlerine kıyıp,
Muhabbetin ortalarında, tek engel, senin dişlerinle kırdığın,
O, taze dudak kokulu Antep fıstığını,
Dudaklarından yeyip yemeyeceğim olsun.
Elbette azıcık bende akıllandım,
Buraya ramak kalanlarla olduğu gibi,
Boy boy çocuklarımızın hayalini kurmayacağım,
Ama ben artık bir masadan bari sarhoş kalkabilmek istiyorum!
"Kusarsam kusura bakma!" diyeyim mesela, bakmasın o da!
Gece, öylece sızmış olsam bile,
Geçmişimden geçmek üzere olanlarıma!
Biri bari olsun "Ben toparlarım seni, geçiyor işte!" dese!
"Bundan sonra hep ben varım Cemre Sultan!" demesine gerek yok.
O kadar çok duydum ki,
Eş, dost, akraba, evlat, yar, yaren, tanıdıklardan!
Birileri artık hep var olsun.
Anladın mı şimdi beni, a cancağızım!
Anlayamadığın için de,
Bu anılara dahiliyetin hep tek bir cümleden ibaret zaten!
Kalbim yüreğine bir şiir mesafesindeyken,
Benden sana, bir biz olmaz be güzelim.
Cemre.Y.
Labels:
anı,
cancağızım,
engel,
eski,
hatun,
hayat,
hikaye,
kalbim,
karşı,
merak,
mesafe,
muhabbet,
sarhoş,
sevda,
sevgilim,
şalgam,
şiir,
vuslat,
yoksa
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Amin
| …Amin… Allah, Hiç kimseyi... Bir zamanlar haylice yoruldukları yaralarımı, Başlarına getirip, yaralarımla yüzleştirip, Beni de hiç kimseye ona çok acıdığım için, Sevdirtmeye mecbur ve mütecebbir eylemesin! Amin! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
O, Sorulduğunda Hiç Acıkmazdı
...O, Sorulduğunda Hiç Acıkmazdı...
Tam tamına 335 gündür
Bütün varlığını tükettiklerini bildikleri halde,
Hepsinin sadece öylesine sordukları sorularına,
Cevap olmadı mıydı
"Yok, şükür tokum!" cümlesi.
Öyle ya!
Anası…
Bütün parası bittiğinde…
Tam da bittiği gün ölmedi miydi!
"İhtiyacın var mı?" diye, öylesine sorup durmak,
Hep de "Yok, şükür tokum!" cevabını almak yerine,
Henüz hak bile etmediği halde,
Bir kenarda onu beklemekte olan,
Kocaman erzak kutusunu görünce,
Öylece kalıveriyor kadın.
Aklına geliveriyor kadının, iyi zamanlarında
O kutulardan taşıyabildiği kadarını,
Evlerine ekmek bile alamayan bazı komşularının,
Kapılarının önlerine kutuyu koyup, zillerine basıp kaçtığı zamanlar.
Aklına geliveriyor kadının, dar zamanlarında,
Kendisinden zengin komşularının,
Ziyafet sofralarından artanları çöpe atarlarken,
"Çöpe atmasalar da, akıllarına geliversem hani,
Koysalar ya bir tabak da bana!" diye
İçinden iç çekişleri.
Ne hayatlar yaşadı oysa kadın!
Ama her sorulduğunda,
Boğazın en güzide lokantasında da toktu.
Mevlüt sofralarında da.
O, sorulduğunda hiç acıkmazdı.
Ömründe ilk kez sormadılar!
"Bu senin." dediler, hiç de bir karşılık beklemediler!
İnan/a/madı!
Yutkundu kaldı.
Acıksa mı,
Yoksa yine mi tok olsa bilemedi.
Öylece sustu kaldı, sonunda bila-bedel seviliyordu.
Cemre.Y.
Tam tamına 335 gündür
Bütün varlığını tükettiklerini bildikleri halde,
Hepsinin sadece öylesine sordukları sorularına,
Cevap olmadı mıydı
"Yok, şükür tokum!" cümlesi.
Öyle ya!
Anası…
Bütün parası bittiğinde…
Tam da bittiği gün ölmedi miydi!
"İhtiyacın var mı?" diye, öylesine sorup durmak,
Hep de "Yok, şükür tokum!" cevabını almak yerine,
Henüz hak bile etmediği halde,
Bir kenarda onu beklemekte olan,
Kocaman erzak kutusunu görünce,
Öylece kalıveriyor kadın.
Aklına geliveriyor kadının, iyi zamanlarında
O kutulardan taşıyabildiği kadarını,
Evlerine ekmek bile alamayan bazı komşularının,
Kapılarının önlerine kutuyu koyup, zillerine basıp kaçtığı zamanlar.
Aklına geliveriyor kadının, dar zamanlarında,
Kendisinden zengin komşularının,
Ziyafet sofralarından artanları çöpe atarlarken,
"Çöpe atmasalar da, akıllarına geliversem hani,
Koysalar ya bir tabak da bana!" diye
İçinden iç çekişleri.
Ne hayatlar yaşadı oysa kadın!
Ama her sorulduğunda,
Boğazın en güzide lokantasında da toktu.
Mevlüt sofralarında da.
O, sorulduğunda hiç acıkmazdı.
Ömründe ilk kez sormadılar!
"Bu senin." dediler, hiç de bir karşılık beklemediler!
İnan/a/madı!
Yutkundu kaldı.
Acıksa mı,
Yoksa yine mi tok olsa bilemedi.
Öylece sustu kaldı, sonunda bila-bedel seviliyordu.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Neye İstinaden
| …Neye İstinaden... Ben şiirlerimi bile, Parça pinçik bölebiliyorken Ve her parçası bana, Ayrı bir değer edebiliyorken, Sen? Neye istinaden... Yok olamayacağını sandın ki? Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Abdal Olmak İyidir
| …Abdal Olmak İyidir… Bazıları "Deli" kabul edebilir beni. Öyle zamanlarda şu cümleyi söylerim Ama "Aptal" olmaktan "Abdal" olmak iyidir. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sen Sakın Sevme Beni
...Sen Sakın Sevme Beni...
Yüzünü dönsen, gözlerinin kuytularından,
Ardını dönsen,
Omur iliğinin boğumlarından öperim seni adam!
Hiçbir şeyin olmasam bile
Rüzgarın olur, yağmurun olur,
Güneşin olur,
Nefesin olur,
Dudaklarından öperim adam seni.
Sen sakın sevme beni.
Cemre.Y.
Yüzünü dönsen, gözlerinin kuytularından,
Ardını dönsen,
Omur iliğinin boğumlarından öperim seni adam!
Hiçbir şeyin olmasam bile
Rüzgarın olur, yağmurun olur,
Güneşin olur,
Nefesin olur,
Dudaklarından öperim adam seni.
Sen sakın sevme beni.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Özgür Ruh
| ...Özgür Ruh... Masallar anlatıyordum ona; Papatya dediğin dere kenarında da, Okyanus dibinde de biterdi. Yetim prenseslerin bile Bir gün bir yerde Bir çiçeği elbet biterdi. Affetmeli'ydi onun da yetimliğini. Affedebilmeliydi. Ansız, arsız, sabırsızlığını, Gözünün açlığını. Beni de affetmeli'ydi Onu bu hayata, Yalnız bir kraliçe doğurduğum için. Ama en çok da Ona usanmadan anlattığım masallarım yüzünden. Ancak büyüdüğünde, O, ben dahil herkesi affettiğinde, Sonunda çiçek açmıştı işte. Yetim prensesin Özgür ruhu hayata bir kalp sesiyle selam vermişti. Ne de güzel etmişti Ömrümüzün yetemediğimiz zamanlarına Kızıma kardeş olup, Yoldaşlık edeceğine de söz vermişti. Hoş gelmişti. Cefalarına uzaklardan elim yetişirdi nasılsa. Zira benin kızım gibi babasız kalmayacaktı. Bebecik şanslıydı bu sefer, ailesi yarım kalmayacaktı. Cemre.Y. |
Labels:
affet,
aile,
baba,
hayat,
kalp,
kızım,
masal,
ömrüm,
özgür,
papatya,
ruhum,
selam,
şans,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Ağustos 2017 Çarşamba
Özlüyor İnsan
...Özlüyor İnsan...
Sonra yine özlüyor insan,
Teninin her zerresini güvendiğini.
Bil istedim...
Cemre.Y.
Sonra yine özlüyor insan,
Teninin her zerresini güvendiğini.
Bil istedim...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Acı Biber
...Acı Biber...
Ağzında, yüreğindeki ve midendeki acıya inat,
Gözlerindeki yaş burnundan akana kadar yediğin,
Dilini damağını kavurmuş en acı biberin tadı varken henüz...
Üstüne yiyeceğin hiçbir tatlı, tatlı gelmez asla sana...
İşte o yüzden acı yemişsem
Uzak dururum tatlıdan ki zaten çok sevmem.
Taa ki dilimdeki damağımdaki acı,
Bana artık tatlımsı duygular yaşatana kadar.
Çaresiz değilim ben rüzgar var yanımda,
Söz verdi, beni, getirecek bana!
Cemre.Y.
Ağzında, yüreğindeki ve midendeki acıya inat,
Gözlerindeki yaş burnundan akana kadar yediğin,
Dilini damağını kavurmuş en acı biberin tadı varken henüz...
Üstüne yiyeceğin hiçbir tatlı, tatlı gelmez asla sana...
İşte o yüzden acı yemişsem
Uzak dururum tatlıdan ki zaten çok sevmem.
Taa ki dilimdeki damağımdaki acı,
Bana artık tatlımsı duygular yaşatana kadar.
Çaresiz değilim ben rüzgar var yanımda,
Söz verdi, beni, getirecek bana!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yoksa Ecele Daha Gelmedik Mi?
| …Yoksa Ecele Daha Gelmedik Mi?... Bana göre; Yemek yemek için yaşayamadığım bu dünyada Yaşamak için, Yemek yemek sıradandı hep! Midemin açlık spazmlarını yenmeyi Hep, her şeye tercih saydım! Ama bazen… Bütün yemekleri es geçen Leb-i derya dudaklar vardı… Yemeden, içmeden, Aşk ile ömürler uzardı! Uzatmadım. Kısaldım yine ömrümden! Öyle ya! Aşk'ın olmadığı hiçbir yerde, Hiçbir zaman olmadım ben! Ve yine yanılıp yanılmadığım Umurum bile değilken… Sen'i de sevebildim ya! "Bu son olsun!"diye diye… Ben o, sona bakarım. "Son!"um musun? Yoksa… Ecel'e daha gelmedik mi? Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Küstüm Sana
...Küstüm Sana...
Hayata dair, her yenilgimden sonra,
On yüz milyon baloncukluk
Sahtekarlık yutacağıma dair!
Yeminler ediyordum,
Artık bütün yalanları eksiksiz öğreneceğime.
Sonra bir derin nefeslik,
Derin bir "Ahhh" dan sonra...
Öylece de unutuyordum, maskelerinin rengini.
Belki de,
Her seferinde,
En ilk yalanım geliyordu aklıma.
Yedi yaşındaydım daha,
Gecekondulu eşsiz bahçemizde,
"Bitli Ayşe'm, sana söz her şey güzel olacak!" deyişim!
Hani onun yüzünden,
Hani ona saçlarımı sarmadan duramadım diye,
Bitlenmişti belimi geçen o ilk saçlarım.
Ben gazlara belenirken bitsiz olayım diye!
Onun anasınca anası, öylece deyivermişti.
"Çocuk olan varsın da bitlensindi..."
İşte o Ayşe geldi aklıma, daha ilk dayağını yiyecekti o yaz.
Ellerinde, minnacık avuçlarına sığmayan,
Rengarenk misketlerle, iki dut ağacı arası,
Anamın kurduğu o pembe salıncağımıza geldiğinde.
Bütün annelere sonunda
"Ben çaldım." dediğim bütün misketleriyle!
Yeter ki Ayşenin saçı hep uzun olsundu.
Benim aklımsa kısa!
Eminim o gece yatarken gülümsüyordu,
Hiç kimseye sormadım,
Gerçekten bana anlattığı kadar dövmüş müydü anası.
Benimse sızlıyor tabanlarım hala!
Ve Ayşe...
O gün sen gelmedin hiçbir çığlığıma.
Tıpkı bir sene öncesi altı yaşımın çığlıklarına gelmediğin gibi.
Küstüm sana,
Hiç kurtarmadın beni,
Seni bütün o kötü canavarlardan kurtardığım gibi.
Cemre.Y.
Hayata dair, her yenilgimden sonra,
On yüz milyon baloncukluk
Sahtekarlık yutacağıma dair!
Yeminler ediyordum,
Artık bütün yalanları eksiksiz öğreneceğime.
Sonra bir derin nefeslik,
Derin bir "Ahhh" dan sonra...
Öylece de unutuyordum, maskelerinin rengini.
Belki de,
Her seferinde,
En ilk yalanım geliyordu aklıma.
Yedi yaşındaydım daha,
Gecekondulu eşsiz bahçemizde,
"Bitli Ayşe'm, sana söz her şey güzel olacak!" deyişim!
Hani onun yüzünden,
Hani ona saçlarımı sarmadan duramadım diye,
Bitlenmişti belimi geçen o ilk saçlarım.
Ben gazlara belenirken bitsiz olayım diye!
Onun anasınca anası, öylece deyivermişti.
"Çocuk olan varsın da bitlensindi..."
İşte o Ayşe geldi aklıma, daha ilk dayağını yiyecekti o yaz.
Ellerinde, minnacık avuçlarına sığmayan,
Rengarenk misketlerle, iki dut ağacı arası,
Anamın kurduğu o pembe salıncağımıza geldiğinde.
Bütün annelere sonunda
"Ben çaldım." dediğim bütün misketleriyle!
Yeter ki Ayşenin saçı hep uzun olsundu.
Benim aklımsa kısa!
Eminim o gece yatarken gülümsüyordu,
Hiç kimseye sormadım,
Gerçekten bana anlattığı kadar dövmüş müydü anası.
Benimse sızlıyor tabanlarım hala!
Ve Ayşe...
O gün sen gelmedin hiçbir çığlığıma.
Tıpkı bir sene öncesi altı yaşımın çığlıklarına gelmediğin gibi.
Küstüm sana,
Hiç kurtarmadın beni,
Seni bütün o kötü canavarlardan kurtardığım gibi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hiç Olmasa Da Olurdu
...Hiç Olmasa Da Olurdu...
İşaret zamirlerinden,
Üçüncü tekil şahıs!
"O!" Hiç olmasa da olurdu lugatımızda.
"Sen." olur.
"Ben." olur.
"Biz." olurdu ama!
(.) "Nokta!"
Olmasa da olurdu be...
Nasılsa öyle diyen çok olur.
Benden başka hiç kimse,
Bilmiyordu nasılsa,
Bir tek noktanın kainat olduğunu.
Ne fark eder o noktanın içi,
Boş mu, yoksa dolu mu?
Bana hepsi "O…..!" çıktı ya la!
Cemre.Y.
İşaret zamirlerinden,
Üçüncü tekil şahıs!
"O!" Hiç olmasa da olurdu lugatımızda.
"Sen." olur.
"Ben." olur.
"Biz." olurdu ama!
(.) "Nokta!"
Olmasa da olurdu be...
Nasılsa öyle diyen çok olur.
Benden başka hiç kimse,
Bilmiyordu nasılsa,
Bir tek noktanın kainat olduğunu.
Ne fark eder o noktanın içi,
Boş mu, yoksa dolu mu?
Bana hepsi "O…..!" çıktı ya la!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Film Bitti, Bittik Biz De
| …Film Bitti, Bittik Biz De… Ve aşk; Ruhunu ısıtan bir tek cümle "Seni seviyorum"lu, Yüreğini yakan bir tek öpücükle başlar, Koskoca bir sevdayı iyice tüketip bitirince de, Ruhunu karanlık zindanlara atan bir tek cümle, "Düş yakamdan"la, Yüreğini acıtan, ezen, seni senden, Seni ondan alan, Sokak ortası suratına atılan bir tek tokatla biter. Film bitti… Bittik biz de… Herkesin gözü aydın olsun. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ecelim Misin, Nesin?

...Ecelim Misin, Nesin?...
Tam da ben, bütün sıfatlarından,
Bütün zamirlerinden,
Bütün nesnelerinden,
Bütün tümleçlerinden,
Yükleminden de caymışken.
İlle de, gizliden bile olsa,
Öznenden...
Vazgeçmişken olacak iş mi bu
Minel aşk…
Bil cümle;
*“Ah minel aşk-ı ve halatihi, ahraka kalbi,
Bir hararatihi" mden.
Üstüne, ebed-ime hep, na-vuslatlı sebebimden,
Senden öylece caymışken,
Olacak iş mi şimdi bu!
Gecenin kirpiklerine
Harf harf yıldız ekmişsin.
Gündüzün saçlarına
Papatyalar dikmişsin.
Üstelik!
Yüzüme papatyalardan,
Gülümsemeler takarken,
Ab-ı hayatımdan
Bir damla bile dilemişsin.
Gül gamzeme, kaçamak bir buse kondurup
Öyle gitmişsin.
Ey aşk, sen ecelim misin, nesin?
**Şeyh Galib; Âh(lar olsun! )!
Hararetiyle kalbimi yakıp kavuran aşkın
Elinden ve onun (türlü) hâllerinden (çektiklerim)…”**
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bazen De Susulur Şiirlere
…Bazen De Susulur Şiirlere…
Yorumumun boğazıma takıldığı Şiirler vardır ki genelde,
Es geçerim üç nokta ile...
Bu daha da derin geldi şu an ki ruh halime...
"Dost, dost dediğim niceleri vardır ki
Şimdilerde takma kirpiklerinden bakar oldular bana...
Dost...
Sen benim gözyaşı tanem de miydin?" deriiimmm!
Öylece estirdin ya ruhuma!
Bu akşamlık başka şiir düşlemem!
Mahal yok!
Bazen de susulur şiirlere.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...



























