...Siz Hiç, Hiç Kimsesiz Kalmadınız Ki...
Siz...
İnsanın ezilince,
Üzülünce,
Kırılınca, başını yaslayıp doyasıya ağlayabileceği bir omuz...
Siz...
İnsanın çaresizlik hissettiğinde
Sırtını güvenle yaslayabileceği birinin olmaması ne demek bilir misiniz?
Sabahında güne umutla başlamışken,
Aynı günün akşamında,
Gözünüzün tuzlu yaşını yudumlamak ne demek bilir misiniz?
Bilemezsiniz!
Siz hiç...
Siz hiç, hiç kimsesiz kalmadınız ki,
Nereden bileceksiniz?
Ne de olsa hayat denen bu anlamsız ömür,
Hep bana üvey evlat muamelesi görüyor!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
24 Ocak 2019 Perşembe
Siz Hiç, Hiç Kimsesiz Kalmadınız Ki
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
23 Ocak 2019 Çarşamba
Yorgun Kırgınlıklardan Geçiyorum Sevdiğim
...Yorgun Kırgınlıklardan Geçiyorum Sevdiğim...
Yorgun kırgınlıklarda geçiyorum sevdiğim,
Sana kavuşmama az daha dünya yılım kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Sen de okuyacaksın.
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın.
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Hoş...
Sen kimsin onu bile bilemiyorum ki,
Bu dünyaya uyarlanmış beynimle!
Varlığından eminim!
Ama kim'sin o kesin değil işte!
Bence sen beni bul, bu saatten sonra.
Artık bize göre saat, vakit, ne demekse!
Şimdilerde...
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim...
Bu dünyaya ait zamanıma,
Gelecek mektupları bırakmaktayım.
Ey insan oğulları, ey ki insan evlatları!
Ben...
Hiç kimsenin...
Kurduğu aynı hayalin hayaleti olamadım!
Aynı oyunların girdabında savrulamadım bir türlü,
Beceremedim ben, insan bile olamayan o, milyonlarca siz'le,
Aynı kafesin içinde yoğrulmayı!
Ve de...
Türlü yalan dolanlarla elde ettiğiniz sanal sevinçlerle,
Gerçek olduğuna inandığınız o, mutluculuk oyunlarınızı oynamayı.
Pişman mıyım?
Asla!
Zira hangi kimliğinize bürünsem,
Aynaya bakan yüzüm ben olmayacaktı.
Olamadı.
Benim savaşım...
Bir dünya dolusu,
Kafesi hayallerce süslü insan maskesiyle değil!
Benim hesabım...
Sadece...
Kendimle ve de beni buraya sorgusuz gönderen
13.gezegenimin sahibiyle!
Çünkü biz...
Birkaç silüet...
İlk'in cezalısı bir dünyalı sanıyorduk kendimizi!
İlk...
Cennet'ti.
İkincisi genlerimizin suçlu oluşu sebebiyle,
Kovulduğumuz dünya!
Ama burası benim dünyam değil!
Çünkü asla anlamlandıramıyorum,
Size ait bu dünyaya neden sınav için geldiğimi!
Çok ama çok eminim ki ben...
Cehennemi hak edecek tek bir günah işlemedim!
Yaradan ki!
Beni ilk adam'a Adem'e meyl ettirip,
Meğerki,
"Ol!" emredip,
Beni de, ben oldurmaya üşenip ki,
Onun kaburga kemiğinden yaratmış madem,
Ulan!
Sormazlar mı insan oğlu/kızına!
Bir Adem,
Bir sen varsın, bir de Havva ana!
Şeytan senin neyine?
Ki...
Yaradan'ın "Ol!" deyince...
Hani yarattığı o şeytan'ı da yok edebilme hükmü var!
Neyse...
Benim savaşım...
Bir dünya dolusu,
Kafesi hayallerce süslü insan maskesiyle değil!
Benim hesabım...
Sadece...
Kendimle ve de beni buraya sorgusuz gönderen
13.gezegenimin sahibiyle!
Çünkü biz...
Birkaç silüet...
İlk'in cezalısı bir dünyalı sanıyorduk kendimizi!
İlk...
Cennet'ti.
İkincisi genlerimizin suçlu oluşu sebebiyle,
Kovulduğumuz dünya!
Ama burası benim dünyam değil!
Hele ki daha ölürsem mekanım cennet olacak diye,
Kur-an'ı Kerimde yazılı yaşım olan,
Günahsız cennet olan o yaşımda.
Daha altı yaşımda!
Kurtulmak için direndim de,
Bütün ömrüm boyunca kurtuldum diye miydi?
Bunca bela!
O yaşımda...
Bağırsak yırtılmasından ölemediğim için mi yani,
Bu dünyadaki bunca c/eza'm!
Yoksa!
Ömrüme dahil olanların kaderi cehennem olsun diye,
Neden onların ömrüne alet ve de dahil olan ben olaydım ki?
Misal onlardan biri,
Şimdi umrede!
Mekke'n, Medine'n arası af diliyor,
Bir tilkiyi...
Sırf aç kalmış da...
Tavuklarınından birkaçını yemiş diye,
Ağaca asıp,
Derisini diri diri soyup,
Öylece,
Çırılçıplak salıvermişliğinden!
Sonra, sonra sıra gelecek bendeki günah meyillerine daha!
Kabul mü?
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim...
Sana kavuşmama az daha dünya yılı kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın!
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Hoş...
Sen kimsin onu bile bilemiyorum ki,
Bu dünyaya uyarlanmış beynimle!
Varlığından eminim ama kim'sin o kesin değil işte!
Bence sen beni bul bu saatten sonra.
Artık bize göre saat, vakit, ne demekse!
Yıllar boyunca saçlarımın kesimiyle uğraştım
Ve yıllar boyunca da rengiyle!
Yıllar boyunca gözlerimin rengiyle uğraştım
Ve de yıllar boyunca da kapaklarındaki far renkleriyle!
Öyle farklı bakabilirim sanıyordum bütün aynalara.
Ama ne yapsam ne etsem değişmiyordu,
Her sabah aynaya gülümserken dahi baksam,
İçindeki o kız çocuğunun kırılgan kanatları aynıydı hep!
Ben...
Bendim işte...
Bu saatten sonra da değiştiremem!
Sizi...
Boğazıma bir yumru tıkandı şu an ama...
Evet...
Sizi...
Hepinizi...
Ait olduğunuz dünya normlarınızdaki kafesinize koyuyorum,
Ve ben gidiyorum toptan.
Affediyorum!
Fakat!
Siz de affedin beni lütfen!
Size dair değilim ben.
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim,
Sana kavuşmama az daha dünya yılım kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Sen de okuyacaksın.
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın.
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Ama...
Hangi dünyada olursa olsun,
Geçmiş ise madem!
Geçmiştir be!
Bulmak istersen, beni bul!
Ve sakın kaybolma bir yere!
Yeter be!
Cemre.Y.
Yorgun kırgınlıklarda geçiyorum sevdiğim,
Sana kavuşmama az daha dünya yılım kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Sen de okuyacaksın.
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın.
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Hoş...
Sen kimsin onu bile bilemiyorum ki,
Bu dünyaya uyarlanmış beynimle!
Varlığından eminim!
Ama kim'sin o kesin değil işte!
Bence sen beni bul, bu saatten sonra.
Artık bize göre saat, vakit, ne demekse!
Şimdilerde...
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim...
Bu dünyaya ait zamanıma,
Gelecek mektupları bırakmaktayım.
Ey insan oğulları, ey ki insan evlatları!
Ben...
Hiç kimsenin...
Kurduğu aynı hayalin hayaleti olamadım!
Aynı oyunların girdabında savrulamadım bir türlü,
Beceremedim ben, insan bile olamayan o, milyonlarca siz'le,
Aynı kafesin içinde yoğrulmayı!
Ve de...
Türlü yalan dolanlarla elde ettiğiniz sanal sevinçlerle,
Gerçek olduğuna inandığınız o, mutluculuk oyunlarınızı oynamayı.
Pişman mıyım?
Asla!
Zira hangi kimliğinize bürünsem,
Aynaya bakan yüzüm ben olmayacaktı.
Olamadı.
Benim savaşım...
Bir dünya dolusu,
Kafesi hayallerce süslü insan maskesiyle değil!
Benim hesabım...
Sadece...
Kendimle ve de beni buraya sorgusuz gönderen
13.gezegenimin sahibiyle!
Çünkü biz...
Birkaç silüet...
İlk'in cezalısı bir dünyalı sanıyorduk kendimizi!
İlk...
Cennet'ti.
İkincisi genlerimizin suçlu oluşu sebebiyle,
Kovulduğumuz dünya!
Ama burası benim dünyam değil!
Çünkü asla anlamlandıramıyorum,
Size ait bu dünyaya neden sınav için geldiğimi!
Çok ama çok eminim ki ben...
Cehennemi hak edecek tek bir günah işlemedim!
Yaradan ki!
Beni ilk adam'a Adem'e meyl ettirip,
Meğerki,
"Ol!" emredip,
Beni de, ben oldurmaya üşenip ki,
Onun kaburga kemiğinden yaratmış madem,
Ulan!
Sormazlar mı insan oğlu/kızına!
Bir Adem,
Bir sen varsın, bir de Havva ana!
Şeytan senin neyine?
Ki...
Yaradan'ın "Ol!" deyince...
Hani yarattığı o şeytan'ı da yok edebilme hükmü var!
Neyse...
Benim savaşım...
Bir dünya dolusu,
Kafesi hayallerce süslü insan maskesiyle değil!
Benim hesabım...
Sadece...
Kendimle ve de beni buraya sorgusuz gönderen
13.gezegenimin sahibiyle!
Çünkü biz...
Birkaç silüet...
İlk'in cezalısı bir dünyalı sanıyorduk kendimizi!
İlk...
Cennet'ti.
İkincisi genlerimizin suçlu oluşu sebebiyle,
Kovulduğumuz dünya!
Ama burası benim dünyam değil!
Hele ki daha ölürsem mekanım cennet olacak diye,
Kur-an'ı Kerimde yazılı yaşım olan,
Günahsız cennet olan o yaşımda.
Daha altı yaşımda!
Kurtulmak için direndim de,
Bütün ömrüm boyunca kurtuldum diye miydi?
Bunca bela!
O yaşımda...
Bağırsak yırtılmasından ölemediğim için mi yani,
Bu dünyadaki bunca c/eza'm!
Yoksa!
Ömrüme dahil olanların kaderi cehennem olsun diye,
Neden onların ömrüne alet ve de dahil olan ben olaydım ki?
Misal onlardan biri,
Şimdi umrede!
Mekke'n, Medine'n arası af diliyor,
Bir tilkiyi...
Sırf aç kalmış da...
Tavuklarınından birkaçını yemiş diye,
Ağaca asıp,
Derisini diri diri soyup,
Öylece,
Çırılçıplak salıvermişliğinden!
Sonra, sonra sıra gelecek bendeki günah meyillerine daha!
Kabul mü?
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim...
Sana kavuşmama az daha dünya yılı kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın!
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Hoş...
Sen kimsin onu bile bilemiyorum ki,
Bu dünyaya uyarlanmış beynimle!
Varlığından eminim ama kim'sin o kesin değil işte!
Bence sen beni bul bu saatten sonra.
Artık bize göre saat, vakit, ne demekse!
Yıllar boyunca saçlarımın kesimiyle uğraştım
Ve yıllar boyunca da rengiyle!
Yıllar boyunca gözlerimin rengiyle uğraştım
Ve de yıllar boyunca da kapaklarındaki far renkleriyle!
Öyle farklı bakabilirim sanıyordum bütün aynalara.
Ama ne yapsam ne etsem değişmiyordu,
Her sabah aynaya gülümserken dahi baksam,
İçindeki o kız çocuğunun kırılgan kanatları aynıydı hep!
Ben...
Bendim işte...
Bu saatten sonra da değiştiremem!
Sizi...
Boğazıma bir yumru tıkandı şu an ama...
Evet...
Sizi...
Hepinizi...
Ait olduğunuz dünya normlarınızdaki kafesinize koyuyorum,
Ve ben gidiyorum toptan.
Affediyorum!
Fakat!
Siz de affedin beni lütfen!
Size dair değilim ben.
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim,
Sana kavuşmama az daha dünya yılım kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Sen de okuyacaksın.
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın.
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Ama...
Hangi dünyada olursa olsun,
Geçmiş ise madem!
Geçmiştir be!
Bulmak istersen, beni bul!
Ve sakın kaybolma bir yere!
Yeter be!
Cemre.Y.
Labels:
asla,
cehennem,
cennet,
dünya,
düşün,
günah,
hayal,
insan,
kırgın,
merak,
mey,
mutlu,
pişman,
saat,
sevgilim,
şeytan,
vakit,
yalan,
yorgun,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Ocak 2019 Salı
Küpe Çiçeği
...Küpe Çiçeği...
Rahmetli anam, çok severdi küpe çiçeklerini,
Bir de, hiç mi hiç kokusu olmamasına rağmen,
Pencere kenarlarına özenle yerleştirip,
Öpe koklaya, zambak kokulu çağrışımlarla,
Yasemin kokularını andıran koklamaları vardı,
Menekşeleri, petunyaları, ortancalarını.
Ne çok kıskanırdım onları!
Beni hiç öyle, bir kere olsun, öpe koklaya, sevmedi diye!
Ben menekşelerin hiç kokmadığını,
Rahmetli anam, rahmetli olduktan,
Haftalar sonra öğrendim misal!
Annem öleli aylar olmuş,
Menekşelerin...
Taç yaprakları solmaya meyl etmişken öğrendim.
Kökü solan'ın yaprağına,
Geç kalınmış suyun yetmeyeceğini de öğrenmiştim o gün.
Ben...
Şanslıydım bütün annemin sevdiği o çiçeklerden!
Rahmetli anam, şanslıydı bütün o bensiz mevsimlerinden.
En son...
Beni/bizi...
Benden sonraki kardeşimle beni..
İçine çeke çeke koklayarak gitmişti.
Biz, farkında olmadan o gün öğrenmiştik ilk defa!
Meğer,
Birimiz menekşe,
Diğerimiz sardunya'y mışız!
Aralara konuvermiş pembeli mutlu sonlar'lı hayaller lakin...
Sonları, küpe çiçeği olmuş, sonraları gözyaşı çiçeği...
Yani ya ot olmuş, ya sap!
Ya da üçüncü kardeşe birer yasak'a geçici iktisap!
Kıssadan hisse...
Hayat, hep birer dakikalık girdap!
Affediyorum!
Cemre.Y.
Rahmetli anam, çok severdi küpe çiçeklerini,
Bir de, hiç mi hiç kokusu olmamasına rağmen,
Pencere kenarlarına özenle yerleştirip,
Öpe koklaya, zambak kokulu çağrışımlarla,
Yasemin kokularını andıran koklamaları vardı,
Menekşeleri, petunyaları, ortancalarını.
Ne çok kıskanırdım onları!
Beni hiç öyle, bir kere olsun, öpe koklaya, sevmedi diye!
Ben menekşelerin hiç kokmadığını,
Rahmetli anam, rahmetli olduktan,
Haftalar sonra öğrendim misal!
Annem öleli aylar olmuş,
Menekşelerin...
Taç yaprakları solmaya meyl etmişken öğrendim.
Kökü solan'ın yaprağına,
Geç kalınmış suyun yetmeyeceğini de öğrenmiştim o gün.
Ben...
Şanslıydım bütün annemin sevdiği o çiçeklerden!
Rahmetli anam, şanslıydı bütün o bensiz mevsimlerinden.
En son...
Beni/bizi...
Benden sonraki kardeşimle beni..
İçine çeke çeke koklayarak gitmişti.
Biz, farkında olmadan o gün öğrenmiştik ilk defa!
Meğer,
Birimiz menekşe,
Diğerimiz sardunya'y mışız!
Aralara konuvermiş pembeli mutlu sonlar'lı hayaller lakin...
Sonları, küpe çiçeği olmuş, sonraları gözyaşı çiçeği...
Yani ya ot olmuş, ya sap!
Ya da üçüncü kardeşe birer yasak'a geçici iktisap!
Kıssadan hisse...
Hayat, hep birer dakikalık girdap!
Affediyorum!
Cemre.Y.
Labels:
anam,
anne,
çiçek,
gözyaşı,
kenar,
koku,
menekşe,
mevsim,
mey,
öyle,
özen,
pembe,
pencere,
rahmetli,
sonra,
yaprak,
yasak,
yasemin,
zambak
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Aşk
…Aşk…
O uyurken nefesini dinlemek,
Yüzündeki masum çocuğu seyretmek,
Dokunmak isterken…
Sırf uykusu bölünmesin diye dokunmamaktır aşk!
Cemre.Y.
O uyurken nefesini dinlemek,
Yüzündeki masum çocuğu seyretmek,
Dokunmak isterken…
Sırf uykusu bölünmesin diye dokunmamaktır aşk!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Ocak 2019 Pazartesi
Ansızın
| …Ansızın… Ansızın, Aşk'a sızmalı mesela yeniden. Sen… Tam da… Vazgeçmelerin ramağındayken. Hiçbir şeyden… Haberi bile yokken! Ansızın... Sızı sızı sızmalı, Ruhuna ruhuna, en derinine. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
20 Ocak 2019 Pazar
Sahi Senin Cennetin Neredeydi Sevdiğim?
...Sahi, Senin Cennetin, Neredeydi Sevdiğim?...
Bana sorsan...
Cennet...
Seninle bir bütün olduğum anların tümüydü,
Bana sorsan cennet!
Teninin, terinin kokusunu aldığım her andı.
Bana sorsan...
Bunca cehennem geçmişken insanlığımdan,
Cennet...
Senin dudaklarından nefes almaktı.
Şimdi ne sen aynı sensin...
Ne de ben aynı ben!
Siyah beyaz...
Yeşilçam filmi izler gibi bakıyorum geçmişime.
Araf'ta bir yerdeyim.
Sahi...
Sormayı unutmuşum biz, bizi yaşarken,
Sahi, senin cennetin, neredeydi sevdiğim?
Mutlu musun şimdi bari, kendine seçtiğin o...
Pişmanlıklarla dolu cehennem kızıllığında!
"Her şeye rağmen!" diye bir şey var bilir misin?
Ben'im o!
Her şeye rağmen...
Hiç pişman olmadım yaşamaktan!
Sahi, senin cennetin, neredeydi sevdiceğim?
Öldün mü yoksa hala cehennemde misin!
Oysa ben seni de...
Çoktan affettim!
Sahi, bayım!
Sormayı unuttum!
Sahici adınız neydi?
En azından şimdi mutlu musunuz!
Sahi, senin cennetin, neredeydi, sevdiğim?
Cemre.Y.
Bana sorsan...
Cennet...
Seninle bir bütün olduğum anların tümüydü,
Bana sorsan cennet!
Teninin, terinin kokusunu aldığım her andı.
Bana sorsan...
Bunca cehennem geçmişken insanlığımdan,
Cennet...
Senin dudaklarından nefes almaktı.
Şimdi ne sen aynı sensin...
Ne de ben aynı ben!
Siyah beyaz...
Yeşilçam filmi izler gibi bakıyorum geçmişime.
Araf'ta bir yerdeyim.
Sahi...
Sormayı unutmuşum biz, bizi yaşarken,
Sahi, senin cennetin, neredeydi sevdiğim?
Mutlu musun şimdi bari, kendine seçtiğin o...
Pişmanlıklarla dolu cehennem kızıllığında!
"Her şeye rağmen!" diye bir şey var bilir misin?
Ben'im o!
Her şeye rağmen...
Hiç pişman olmadım yaşamaktan!
Sahi, senin cennetin, neredeydi sevdiceğim?
Öldün mü yoksa hala cehennemde misin!
Oysa ben seni de...
Çoktan affettim!
Sahi, bayım!
Sormayı unuttum!
Sahici adınız neydi?
En azından şimdi mutlu musunuz!
Sahi, senin cennetin, neredeydi, sevdiğim?
Cemre.Y.
Labels:
affet,
araf,
bayım,
beyaz,
cehennem,
cennet,
dudak,
film,
her şey,
insan,
koku,
mutlu,
nefes,
pişman,
sevdiceğim,
sevdiğim,
siyah
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bahar Kırıntıları
...Bahar Kırıntıları...
Bahar kırıntıları yollayacağım sabahlarına,
Kır çiçekleri gibi kokacak her yanın.
Yumuşacık bir rüzgar yollayacağım kulaklarına,
Güneşli bir yaz yağmuru gibi
Tam da özlediğimiz anda seni bana getirecek.
Cemre.Y.
Bahar kırıntıları yollayacağım sabahlarına,
Kır çiçekleri gibi kokacak her yanın.
Yumuşacık bir rüzgar yollayacağım kulaklarına,
Güneşli bir yaz yağmuru gibi
Tam da özlediğimiz anda seni bana getirecek.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Ocak 2019 Cumartesi
Farkında Olmadan
| ...Farkında Olmadan... |
| Sol'unuza… |
| Çok abanmayın! |
| Zira orada... |
| Sadece atan bir kalp değil de, |
| Ha bire kırılıp duran bir yürek var? |
| Farkında olmadan... |
| Bir de siz kırmayın! |
| İşte tam da... |
| Bu sebeple... |
| Yalnızlıktan... |
| Bunca yakınırken sen! |
| Hep... |
| Sağ yanın üşür! |
| Çünkü, farkında olmadan hep sağ'dan ölünür. |
| Farkında olmadan, |
| Hücre hücre bölünürsün hem de! |
| Öldürmeyin kalbinizi ve de yüreğinizi! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sevdiceğim
...Sevdiceğim...
Saçlarına yıldızlar düşmüş sevdiceğim,
Sakallarının ucuna dolunay!
Kim bilir rüyalarında kimler misafir şimdi ki,
Gülümsüyorsun kendi kendine.
Benimse elimden dökülmekte yıldız tozları.
Oysa daha, sana ne çok şiir söyleyecektim.
Sen uyurken o güzelim kirpiklerine.
Gelseydin.
Sevseydin.
Kalsaydın bende ve de benimle!
Ah benim sevdiceğim!
Ben ne zaman...
Şu kabuslu yalnızlık zırhından soyunacağım?
Ne zaman, ihtimalinden dahi cayacaktım ki,
Yeni hayatlara soyunup, döküneydim?
Ah benim sevdiceğim!
Sen ne zaman, uyurken bile beni seveceksin?
Oysa sana dair'li, daha ne çok şiir biriktirmiştim.
Cemre.Y.
Sakallarının ucuna dolunay!
Kim bilir rüyalarında kimler misafir şimdi ki,
Gülümsüyorsun kendi kendine.
Benimse elimden dökülmekte yıldız tozları.
Oysa daha, sana ne çok şiir söyleyecektim.
Sen uyurken o güzelim kirpiklerine.
Gelseydin.
Sevseydin.
Kalsaydın bende ve de benimle!
Ah benim sevdiceğim!
Ben ne zaman...
Şu kabuslu yalnızlık zırhından soyunacağım?
Ne zaman, ihtimalinden dahi cayacaktım ki,
Yeni hayatlara soyunup, döküneydim?
Ah benim sevdiceğim!
Sen ne zaman, uyurken bile beni seveceksin?
Oysa sana dair'li, daha ne çok şiir biriktirmiştim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Günaydın
| ...Günaydın... |
| Günaydın, koynunda gülümsemeler uyuttuğum. |
| Günaydın, kollarında en güzel rüyaları uyuttuğum. |
| Günaydın, günüm, güneşim, güzel günlerim. |
| Günaydın, sevdiğim, sevgilim, sevdiceğim. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Ocak 2019 Cuma
Hiç Yoktan
...Hiç Yoktan...
Ömrüme hayli uzunca gelen,
Kış yorgunu ömürlerimden sonra...
Şimdi tam da zemheri ayazlı,
Kara kış olması gereken mevsimdeyiz ya!
Hiç yoktan bahar rüzgarları esti bugün,
Yumuşacık güneş telleri kondurdu saçlarıma.
Hiç yoktan termometreler,
Mevsim normallerinin üstünde ısındı.
Hiç yoktan...
Akşamın bu saatinde,
Sokağımda oynaşan mutlu çocuk cıvıltıları doldu.
Ömrüme...
Daha kaç salisem kaldı bilmiyorum ama,
Yarısını çoktan geçtim kesin!
Şimdi tam da zemheri ayazlı,
Kara kış olması gereken mevsimdeyiz ya!
Hiç yoktan...
Zemheri'siz, yağmursuz, pus'suz, gri'siz bir gündü bugün!
Hiç yoktan...
Göğe baktım umutla, hem de çok uzun zamanlar sonra!
Hiç yoktan...
Nereye gittiği, nereden geldiği belirsiz bir uçağın,
Kanatları yarıyordu göğün mavisini,
Hem de bembeyaz bulutlu umutlarıyla.
Yüreğim "Sev Gitsin!" demedi bu sefer ilk defa!
Yüreğim...
"Sev, kalsın!" dedi hiç yoktan.
Öptüm yavrumun mevsimsiz lalelerinin bütün kanatlarından,
"Yaşıyorum lan!" dedim.
"Yaşıyorum, ölmedim daha,
Sev...
Kalsın."
Cemre.Y.
Ömrüme hayli uzunca gelen,
Kış yorgunu ömürlerimden sonra...
Şimdi tam da zemheri ayazlı,
Kara kış olması gereken mevsimdeyiz ya!
Hiç yoktan bahar rüzgarları esti bugün,
Yumuşacık güneş telleri kondurdu saçlarıma.
Hiç yoktan termometreler,
Mevsim normallerinin üstünde ısındı.
Hiç yoktan...
Akşamın bu saatinde,
Sokağımda oynaşan mutlu çocuk cıvıltıları doldu.
Ömrüme...
Daha kaç salisem kaldı bilmiyorum ama,
Yarısını çoktan geçtim kesin!
Şimdi tam da zemheri ayazlı,
Kara kış olması gereken mevsimdeyiz ya!
Hiç yoktan...
Zemheri'siz, yağmursuz, pus'suz, gri'siz bir gündü bugün!
Hiç yoktan...
Göğe baktım umutla, hem de çok uzun zamanlar sonra!
Hiç yoktan...
Nereye gittiği, nereden geldiği belirsiz bir uçağın,
Kanatları yarıyordu göğün mavisini,
Hem de bembeyaz bulutlu umutlarıyla.
Yüreğim "Sev Gitsin!" demedi bu sefer ilk defa!
Yüreğim...
"Sev, kalsın!" dedi hiç yoktan.
Öptüm yavrumun mevsimsiz lalelerinin bütün kanatlarından,
"Yaşıyorum lan!" dedim.
"Yaşıyorum, ölmedim daha,
Sev...
Kalsın."
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
ayaz,
bahar,
bu sefer,
gri,
güneş,
hiç yok,
kara kış,
mevsim,
ömrüm,
rüzgar,
umut,
yağmur,
yorgun,
yüreğim,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Ocak 2019 Perşembe
Kırılgan Şiirler
...Kırılgan Şiirler...
Elimde eskimeye yüz tutmuş mısralarım çoğaldıkça,
Heceleri aynı olmasa dahi zemheri, hep aynı zemheriyse,
Gecenin ayazı, hep aynı, ayazsa,
Üstelik mevsimi fark etmeden!
Yalancı bahar rüzgarları aynı ritüelde seyrediyor,
Denizin mehtabı aynı duyguları hissettiriyorsa,
Aşık bir kalbe ve yahut melankolik bir yüreğe!
Ne fark eder ki,
Ocak on yedi, yıl, iki bin on dokuz ise.
Ömrün her yanı...
Kırılgan şiirler işte ve üstelik...
Maya takvimine göre de kıyamet de çoktan kopmuş olmalıydı zira!
Buğulu camlardan,
Ufkunu göremediğim geleceğime bakmaktan sıkıldım.
Kelimelerimin dilinin rengini değiştirmeye karar verdim.
To be continued!
Cemre.Y.
Elimde eskimeye yüz tutmuş mısralarım çoğaldıkça,
Heceleri aynı olmasa dahi zemheri, hep aynı zemheriyse,
Gecenin ayazı, hep aynı, ayazsa,
Üstelik mevsimi fark etmeden!
Yalancı bahar rüzgarları aynı ritüelde seyrediyor,
Denizin mehtabı aynı duyguları hissettiriyorsa,
Aşık bir kalbe ve yahut melankolik bir yüreğe!
Ne fark eder ki,
Ocak on yedi, yıl, iki bin on dokuz ise.
Ömrün her yanı...
Kırılgan şiirler işte ve üstelik...
Maya takvimine göre de kıyamet de çoktan kopmuş olmalıydı zira!
Buğulu camlardan,
Ufkunu göremediğim geleceğime bakmaktan sıkıldım.
Kelimelerimin dilinin rengini değiştirmeye karar verdim.
To be continued!
Cemre.Y.
Labels:
ayaz,
bahar,
buğu,
deniz,
duygu,
eski,
etme,
fark,
gece,
hece,
karar,
kelime,
mevsim,
mısra,
şiir,
yalan,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
16 Ocak 2019 Çarşamba
Olmaz Mı
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kristal Yürekler
...Kristal Yürekler...
Sahi mi...
Şimdi mi nasılım?
Epeydir can kırıklarımdan oluşan, sırlı ayna parçalarından,
Kırılgan ciğer yontularından oluşan,
Kristal yürekler dolusu,
Güneş ışıltılarını topluyorum dünyadan.
Hiç üşenmeden de,
Her birine mütebessim eyliyorum.
Eski şiirlerimi yeni güneşe seriyor,
Sağlam kalan canlarımı topluyorum hayattan.
Antika Zetina marka bir dikiş makinesinin
Hayal kahvesinden yudumlayıp, Chopin'in open no:9 u eşliğinde,
Ömrüme yeni şiirli yamalar dikiyorum.
Epeydir yüreğimde kimseler mesken tutamıyor,
Kırk canlarımı toplarken bu dünyadan,
Yeni yaralarımın kan kokusu olmasın istiyorum kırk yamalı ömür bohçamda.
Cemre.Y.
Sahi mi...
Şimdi mi nasılım?
Epeydir can kırıklarımdan oluşan, sırlı ayna parçalarından,
Kırılgan ciğer yontularından oluşan,
Kristal yürekler dolusu,
Güneş ışıltılarını topluyorum dünyadan.
Hiç üşenmeden de,
Her birine mütebessim eyliyorum.
Eski şiirlerimi yeni güneşe seriyor,
Sağlam kalan canlarımı topluyorum hayattan.
Antika Zetina marka bir dikiş makinesinin
Hayal kahvesinden yudumlayıp, Chopin'in open no:9 u eşliğinde,
Ömrüme yeni şiirli yamalar dikiyorum.
Epeydir yüreğimde kimseler mesken tutamıyor,
Kırk canlarımı toplarken bu dünyadan,
Yeni yaralarımın kan kokusu olmasın istiyorum kırk yamalı ömür bohçamda.
Cemre.Y.
Labels:
ayna,
can kırıkları,
ciğer,
dünya,
eski,
güneş,
hayat,
ışıltı,
kahve,
koku,
ömür,
şiir,
yama,
yüreğim,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
15 Ocak 2019 Salı
Anadan Üryan Yalnızlıklar
...Anadan Üryan Yalnızlıklar...
Anadan üryan yalnızlıklarım oldu benim.
Her biri yoğun yürek sancılı dönemlerimdi üstelik!
Zemheri ayazlı bahar gecelerindeydi çoğu.
Ya sesim çıkamasaydı,
O esrik ruhunu şeytana satmış canavarlar,
Makduliyetlerime meçhuliyetler yüklemeye çalışırlarken!
Anadan üryan kimsesizliklerim oldu benim.
Her biri yoğun terk edilmişlikli dönemlerimdi üstelik!
Saba rüzgarlı kış gecelerindeydi çoğu.
Peki ya yazamasaydım?
Uzun şiirlerimin giyotinli cümle aralarında
Harf harf doğrayamasaydım,
Ömrümün ayrık otlarını.
Şimdi hallerim nice olurdu kim bilir!
Anadan üryan sahipsizliklerim oldu benim.
Her biri yoğun ruhsal acılı dönemlerimdi üstelik!
Artmaya çabaladıkça yetememezliklerim,
Pes etmemeye inat ede ede...
En vazgeçemem sandıklarımdan cayışlarım!
Peki ya yazamasaydım?
Uzun şiirlerimin vuslata dair umutlu salıncaklarında,
Mısra mısra her yeni güne yeni hayaller sallandıramasaydım?
Ben hiç kimsemi öldürmeye kıyamadım bayım!
Ama siz, teker teker intihar edip bunu başarabilirsiniz!
Yeterince emin değilseniz,
Vicdanlarınızın aynalarına son bir kez daha bakın!
Yemin ederim,
Haklarımı son çığlığıma kadar, hepinize helal edeceğim.
Piç'likten, hiç'likten kurtardığım ömrümün ayrık otlarını,
Size söz, kurutup, anız otu diye yakacağım bütün yalnızlıklarımı.
Bir daha da şiir yazmayacağım!
Birkaç fırça alırım, bir tuval, palet vs.
Bir de ihtiyar yüreğime, yorgun yaşımı sallayacak bir sahil kenarı!
Cemre.Y.
Anadan üryan yalnızlıklarım oldu benim.
Her biri yoğun yürek sancılı dönemlerimdi üstelik!
Zemheri ayazlı bahar gecelerindeydi çoğu.
Ya sesim çıkamasaydı,
O esrik ruhunu şeytana satmış canavarlar,
Makduliyetlerime meçhuliyetler yüklemeye çalışırlarken!
Anadan üryan kimsesizliklerim oldu benim.
Her biri yoğun terk edilmişlikli dönemlerimdi üstelik!
Saba rüzgarlı kış gecelerindeydi çoğu.
Peki ya yazamasaydım?
Uzun şiirlerimin giyotinli cümle aralarında
Harf harf doğrayamasaydım,
Ömrümün ayrık otlarını.
Şimdi hallerim nice olurdu kim bilir!
Anadan üryan sahipsizliklerim oldu benim.
Her biri yoğun ruhsal acılı dönemlerimdi üstelik!
Artmaya çabaladıkça yetememezliklerim,
Pes etmemeye inat ede ede...
En vazgeçemem sandıklarımdan cayışlarım!
Peki ya yazamasaydım?
Uzun şiirlerimin vuslata dair umutlu salıncaklarında,
Mısra mısra her yeni güne yeni hayaller sallandıramasaydım?
Ben hiç kimsemi öldürmeye kıyamadım bayım!
Ama siz, teker teker intihar edip bunu başarabilirsiniz!
Yeterince emin değilseniz,
Vicdanlarınızın aynalarına son bir kez daha bakın!
Yemin ederim,
Haklarımı son çığlığıma kadar, hepinize helal edeceğim.
Piç'likten, hiç'likten kurtardığım ömrümün ayrık otlarını,
Size söz, kurutup, anız otu diye yakacağım bütün yalnızlıklarımı.
Bir daha da şiir yazmayacağım!
Birkaç fırça alırım, bir tuval, palet vs.
Bir de ihtiyar yüreğime, yorgun yaşımı sallayacak bir sahil kenarı!
Cemre.Y.
Labels:
acı,
ayaz,
ayna,
bahar,
gece,
Hiç kimse,
inat,
kim bilir,
kimsesiz,
ömrüm,
sahil,
sancı,
şeytan,
şiir,
vuslat,
yalnız,
yoğun,
yorgun,
yürek,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Ocak 2019 Pazartesi
Ayna
...Ayna...
Sen şimdi gidiyorsun ya,
Gittiğin yerlerin her şafağında aynaya iyice bak e mi?
Affetmiş miyim yeterince seni!
Gözlerinin gençlik halleri hatırlıyor mu o günleri,
Yoksa kendi yalanına inandın mı çoktan beridir.
Sen şimdi gidiyorsun ya,
Gittiğin yerlerin her akşamının sonunda aynaya iyice bak e mi?
Affetmiş miyim yeterince seni!
Vicdanının gençlik halleri hatırlıyor mu o günleri,
Yoksa kendi yalanına inandın mı çoktan beridir.
Baktığın aynalar da, her şeyi unuttuğundan emin mi?
Cemre.Y.
Sen şimdi gidiyorsun ya,
Gittiğin yerlerin her şafağında aynaya iyice bak e mi?
Affetmiş miyim yeterince seni!
Gözlerinin gençlik halleri hatırlıyor mu o günleri,
Yoksa kendi yalanına inandın mı çoktan beridir.
Sen şimdi gidiyorsun ya,
Gittiğin yerlerin her akşamının sonunda aynaya iyice bak e mi?
Affetmiş miyim yeterince seni!
Vicdanının gençlik halleri hatırlıyor mu o günleri,
Yoksa kendi yalanına inandın mı çoktan beridir.
Baktığın aynalar da, her şeyi unuttuğundan emin mi?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Ocak 2019 Pazar
Dua
...Dua...
Ey benim gönlümü yüreğimden,
Yüreğimi, ciğerimden önce gören'im!
Altı yaşımdan beridir sana onca kırılganlıklarıma rağmen,
Sana böyle avuç içi kanatlar çırpınmaktayım lakin.
Yoruldu yüreğim seni bana dair'li sanmalarımdan!
Sen...
Beni bıraktın...
Altı yaşıma meyl eden onu huzuruna tecelli edeceksin madem!
Ar'ımı, yüz'ümü, kendime dair bütün olasılıklarını silerim içimden!
Seni de silerim.
Buyurun, geri dönüşümlü şeytan taşlarını saplayın kaderlerinize!
Buyurun, neresinden isterseniz orasından affettiriniz kendilerinizi!
Bana sorsanız, o kadar harcayacak param olsa!
O kadar param olsaydı,
Köy okullarına yardım edip,
Köy çocuklarına çizmeler giydirirdim.
Hiç yoktan...
Evladımı, hiç kimseye el açtırmadan okuturdum!
Cemre.Y.
Ey benim gönlümü yüreğimden,
Yüreğimi, ciğerimden önce gören'im!
Altı yaşımdan beridir sana onca kırılganlıklarıma rağmen,
Sana böyle avuç içi kanatlar çırpınmaktayım lakin.
Yoruldu yüreğim seni bana dair'li sanmalarımdan!
Sen...
Beni bıraktın...
Altı yaşıma meyl eden onu huzuruna tecelli edeceksin madem!
Ar'ımı, yüz'ümü, kendime dair bütün olasılıklarını silerim içimden!
Seni de silerim.
Buyurun, geri dönüşümlü şeytan taşlarını saplayın kaderlerinize!
Buyurun, neresinden isterseniz orasından affettiriniz kendilerinizi!
Bana sorsanız, o kadar harcayacak param olsa!
O kadar param olsaydı,
Köy okullarına yardım edip,
Köy çocuklarına çizmeler giydirirdim.
Hiç yoktan...
Evladımı, hiç kimseye el açtırmadan okuturdum!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Şurada Bir Yalnızlık Var
...Şurada Bir Yalnızlık Var...
İçimin kırılgan kanatları ezildikçe daha çok hissizleştim sanırım.
Artık katlanamaz oldum gereksiz hırsların girdabında boğulmaya.
Kaderim baştan kadersiz yazılmış ya!
Gelen geçen yüreğime bir çizik daha eklemeye meylediyor.
Bilmiyorlar oysa!
Hiç kimsenin lüzumsuz kalabalığına ihtiyacım yok benim.
Şurada bir yalnızlık var,
Tam sağ elimin altındaki kalbimin atışlarının arasında.
Bu saatten sonra da elimi çekmeye hiç niyetim yok!
"Ben seni güzel severim." diyen kim varsa söverek gidiyor nasıl olsa.
Cemre.Y.
İçimin kırılgan kanatları ezildikçe daha çok hissizleştim sanırım.
Artık katlanamaz oldum gereksiz hırsların girdabında boğulmaya.
Kaderim baştan kadersiz yazılmış ya!
Gelen geçen yüreğime bir çizik daha eklemeye meylediyor.
Bilmiyorlar oysa!
Hiç kimsenin lüzumsuz kalabalığına ihtiyacım yok benim.
Şurada bir yalnızlık var,
Tam sağ elimin altındaki kalbimin atışlarının arasında.
Bu saatten sonra da elimi çekmeye hiç niyetim yok!
"Ben seni güzel severim." diyen kim varsa söverek gidiyor nasıl olsa.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Ocak 2019 Cumartesi
Virgül
…Virgül…
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı zamanlar vardır hani,
Susmalar da yetersiz bakiye verince,
Bütün işaretler girer devreye.
Önce noktalar sıralanır, sonra soru işaretleri gelir,
Kaldığımız yerden virgüle çevirebilirsek hayatı.
Sevdiğimiz yerden severiz, bu sefer "Biz" oluruz belki!
Cemre.Y.
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı zamanlar vardır hani,
Susmalar da yetersiz bakiye verince,
Bütün işaretler girer devreye.
Önce noktalar sıralanır, sonra soru işaretleri gelir,
Kaldığımız yerden virgüle çevirebilirsek hayatı.
Sevdiğimiz yerden severiz, bu sefer "Biz" oluruz belki!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Ocak 2019 Cuma
Gecenin Ayazı
| …Gecenin Ayazı… |
| Gecenin ayazında beni kendine pervane eden şahsiyet, |
| Senin de devrin geçecek bir gün. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Mevsimsiz
...Mevsimsiz...
İnsan yalnız kalmak istediği zaman,
Bunu yalnızlığına bile söylemez.
Olur ki yalnızlığı,
Kıyamaz bunca yıllık yaren'ine!
Olur ki,
Yine yalnızlığı ona, yeniden dost olur diye.
Alır mey'ini...
Birbiriyle alakasız en sevdiği şarkılarını listeler,
Sözleri, ömrüne cevap olanları,
Birbiriyle kolajlayıp kolajlayıp dinlerken,
Sessizce akıtır gözyaşlarını....
İçini kanser edecek olan,
Bütün o zehrini akıtana kadar.
Zira artık...
Yeterince değerli değildir,
Kimine gül...
Kimine orkide...
Kimine papatya...
Artık yeterince değerli değildir,
Mevsimsiz açan hiçbir lale!
Zamanında bir tastamam gelmediyse.
Mevsimsiz soldu bütün zamanlarımız azizem!
Bizim mutluluk şiirimiz, nerede?
Cemre.Y.
İnsan yalnız kalmak istediği zaman,
Bunu yalnızlığına bile söylemez.
Olur ki yalnızlığı,
Kıyamaz bunca yıllık yaren'ine!
Olur ki,
Yine yalnızlığı ona, yeniden dost olur diye.
Alır mey'ini...
Birbiriyle alakasız en sevdiği şarkılarını listeler,
Sözleri, ömrüne cevap olanları,
Birbiriyle kolajlayıp kolajlayıp dinlerken,
Sessizce akıtır gözyaşlarını....
İçini kanser edecek olan,
Bütün o zehrini akıtana kadar.
Zira artık...
Yeterince değerli değildir,
Kimine gül...
Kimine orkide...
Kimine papatya...
Artık yeterince değerli değildir,
Mevsimsiz açan hiçbir lale!
Zamanında bir tastamam gelmediyse.
Mevsimsiz soldu bütün zamanlarımız azizem!
Bizim mutluluk şiirimiz, nerede?
Cemre.Y.
Labels:
cevap,
dost,
insan,
kanser,
lale,
mevsim,
mutlu,
papatya,
şarkı,
yalnız,
yama,
yaren,
yeter,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Ocak 2019 Çarşamba
Kış Ayazı
...Kış Ayazı...
Hiç sormadın ama!
Bende idare ediyorum işte ne olsun,
Günü, kurtarma telaşı işte.
Malum kış ayazı günler geçiyor ömrümüzden,
Her zaman oturduğum üçlü koltuğu üçlü leğenler zapt etti,
Hiç yoktan tavanımız aktı.
Yazın, "Boyatma, taşın git, kurtul buradan!" demiştin biliyorum.
Fakat bütün terazilerin kefesi aynı tartmıyordu hayatı!
Bizim terazilerimiz hep yetemezliliğe tartıyordu.
Halbuki cehennem sıcak bir yer diye tasvir ediliyor bütün dinlerce!
Asıl cehennem bu dünyada kızım, ve ben hala hep, donuyorum.
Kırılgandı telefonun diğer ucundaki sesin,
Sanki seni ben…
Tek başıma, bu dünyaya "Var!" eyledim.
"Allah!" diyorlar, kimileri de "Rab!" adına,
Yazmış, çizmiş, boyamış aklınca bütün kaderlerimizi,
Güya, kalubelamızda da okumuş muş her birimize kaderlerimizi.
Bence de bir yaradan var evlat!
Ama sanırım ilk Adem'i yaratınca, sonrasına devam edemedi, çekti gitti.
Ya da sihre el koydu başka bir şey her neyse, olamadık biz insanlıkça, affet e mi!
Cemre.Y.
Bende idare ediyorum işte ne olsun,
Günü, kurtarma telaşı işte.
Malum kış ayazı günler geçiyor ömrümüzden,
Her zaman oturduğum üçlü koltuğu üçlü leğenler zapt etti,
Hiç yoktan tavanımız aktı.
Yazın, "Boyatma, taşın git, kurtul buradan!" demiştin biliyorum.
Fakat bütün terazilerin kefesi aynı tartmıyordu hayatı!
Bizim terazilerimiz hep yetemezliliğe tartıyordu.
Halbuki cehennem sıcak bir yer diye tasvir ediliyor bütün dinlerce!
Asıl cehennem bu dünyada kızım, ve ben hala hep, donuyorum.
Kırılgandı telefonun diğer ucundaki sesin,
Sanki seni ben…
Tek başıma, bu dünyaya "Var!" eyledim.
"Allah!" diyorlar, kimileri de "Rab!" adına,
Yazmış, çizmiş, boyamış aklınca bütün kaderlerimizi,
Güya, kalubelamızda da okumuş muş her birimize kaderlerimizi.
Bence de bir yaradan var evlat!
Ama sanırım ilk Adem'i yaratınca, sonrasına devam edemedi, çekti gitti.
Ya da sihre el koydu başka bir şey her neyse, olamadık biz insanlıkça, affet e mi!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Tercih
...Tercih...
Evet, yapayalnızlığımın, tek müsebbibi benim!
Ben, o çok sevdiğiniz Kız Kulesinin.
Köşe bahçesindeki o deniz feneriyim!
Faili meçhuliyetsizliğimin, tek müsebbibi benim.
Hiç suçlu yok!
Hiç delil yok!
Hiç yara yok!
Her yer, kar gibi tertemiz, mis.
Sonra zaten...
"Yar" dediklerim beni yardan attıktan,
"Yaren" dediklerim beni, hep bi yalana sattıktan,
"Ana'm" dediğimin bile benden cayıp,
Beni cennete tercih saydıktan sonra,
Evet...
Tercih ettiğim doğrudur,
Yalnızlığımın fecrini...
Faili meçhuliyetsizliğimin apak kefenini giyip,
Gözümü açtığım her güne,
Gözümü yumduğum her geceye,
Hakkıyla teslim edip,
Artık uyanmamayı dilediğim doğrudur!
(Siz... şiiri bir de sondan okuyun dilerseniz!)
Cemre.Y.
Evet, yapayalnızlığımın, tek müsebbibi benim!
Ben, o çok sevdiğiniz Kız Kulesinin.
Köşe bahçesindeki o deniz feneriyim!
Faili meçhuliyetsizliğimin, tek müsebbibi benim.
Hiç suçlu yok!
Hiç delil yok!
Hiç yara yok!
Her yer, kar gibi tertemiz, mis.
Sonra zaten...
"Yar" dediklerim beni yardan attıktan,
"Yaren" dediklerim beni, hep bi yalana sattıktan,
"Ana'm" dediğimin bile benden cayıp,
Beni cennete tercih saydıktan sonra,
Evet...
Tercih ettiğim doğrudur,
Yalnızlığımın fecrini...
Faili meçhuliyetsizliğimin apak kefenini giyip,
Gözümü açtığım her güne,
Gözümü yumduğum her geceye,
Hakkıyla teslim edip,
Artık uyanmamayı dilediğim doğrudur!
(Siz... şiiri bir de sondan okuyun dilerseniz!)
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Ocak 2019 Salı
Acı Anılar
| …Acı Anılar… |
| Bütün acı anılarımızı şiirlerimize gömüyoruz aslında. |
| Şiir olmasa, sanırım bir akıl hastanesinin bahçesinde, |
| Gelenden geçenden sigara dileniyor olurduk. |
| Ya da uzun bir sahil boyunca ayak izlerine basa basa yürüyor olurduk. |
| Oysa geçip gidiyor zaman denen acımasız çarkın gıcırtıları |
| Ve belki de uzaktan geçip gitmişizdir birbirimize yakınken, |
| Birbirimizin farkımıza bile varamadan. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
7 Ocak 2019 Pazartesi
Olmadık Sanki
...Olmadık Sanki...
Kapanmamış parantezlerin arasında asılı kalmıştı,
Cümle başına geçemeyen uzun paragraflardan oluşan mısralarımız.
Ben seninle…
Yeni bir şiirin kahramanı oluruz sanmıştım adam.
Sen daha benim yıllar önce yaktığım şiirlerime bile gelmemişsin.
Sen daha benim…
Yıllar önce küllerini denize savurduğum anılarıma bile gelmemişsin.
Sevda dediğin yarım yamalak "Günaydın" ların sonrasına,
Bir iki cümle serpiştirmelik bir şey değil adam.
Özlemektir misal...
Merak etmektir, iyi geceleri unutmamaktır.
Vuslata dair hayaller kurmaktır sevda dediğin.
Böyle biraz, sanki eğreti durduk bu masalda biz, olmadık sanki!
Cemre.Y.
Kapanmamış parantezlerin arasında asılı kalmıştı,
Cümle başına geçemeyen uzun paragraflardan oluşan mısralarımız.
Ben seninle…
Yeni bir şiirin kahramanı oluruz sanmıştım adam.
Sen daha benim yıllar önce yaktığım şiirlerime bile gelmemişsin.
Sen daha benim…
Yıllar önce küllerini denize savurduğum anılarıma bile gelmemişsin.
Sevda dediğin yarım yamalak "Günaydın" ların sonrasına,
Bir iki cümle serpiştirmelik bir şey değil adam.
Özlemektir misal...
Merak etmektir, iyi geceleri unutmamaktır.
Vuslata dair hayaller kurmaktır sevda dediğin.
Böyle biraz, sanki eğreti durduk bu masalda biz, olmadık sanki!
Cemre.Y.
Labels:
adam,
cümle,
etme,
gece,
Günaydın,
hayal,
masal,
merak,
mısra,
sanki,
sevda,
şiir,
vuslat,
yama
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Ocak 2019 Pazar
Yüreğim Sev Gitsin Diyor
...Yüreğim Sev Gitsin Diyor...
Ne kadar alışmışım ah!
Ne kadar kanıksamışım,
Her sabah silkinip, yeni güne giyinirken,
Her gece soyunduğum yalnızlığıma!
Şimdi yüreğimin zincirlerini zorluyor biri,
Elinde kalp kalp ince testerelerle.
Güven duvarımı aşarken usul usul,
Asla incitmiyor canımı.
Sıkmıyor misal, zorlamıyor, darlamıyor,
İnce bir telkari ustası gibi sabırla, sabrımı sınıyor.
Hiç yoktan kendi kendine o da soruyor?
"Yüreğim sev gitsin diyor lakin,
Ne kadar alışmışım ah!
Ne kadar kanıksamışım,
Her sabah güne karışıp terk ettiğim,
Her gece süt dökmüş gibi döndüğüm yalnızlığıma!" diyor.
Yeniden sevmeliyiz sevgilim diye direnmeye mecalim yok!
Yüreğim sev gitsin diyor lakin,
Yalnızlık ceketini sarınmış bir kere ömrüne!
Çıkartıp atsın mı yoksa sıkıca sarılsın mı bilemedi.
Cemre.Y.
Ne kadar alışmışım ah!
Ne kadar kanıksamışım,
Her sabah silkinip, yeni güne giyinirken,
Her gece soyunduğum yalnızlığıma!
Şimdi yüreğimin zincirlerini zorluyor biri,
Elinde kalp kalp ince testerelerle.
Güven duvarımı aşarken usul usul,
Asla incitmiyor canımı.
Sıkmıyor misal, zorlamıyor, darlamıyor,
İnce bir telkari ustası gibi sabırla, sabrımı sınıyor.
Hiç yoktan kendi kendine o da soruyor?
"Yüreğim sev gitsin diyor lakin,
Ne kadar alışmışım ah!
Ne kadar kanıksamışım,
Her sabah güne karışıp terk ettiğim,
Her gece süt dökmüş gibi döndüğüm yalnızlığıma!" diyor.
Yeniden sevmeliyiz sevgilim diye direnmeye mecalim yok!
Yüreğim sev gitsin diyor lakin,
Yalnızlık ceketini sarınmış bir kere ömrüne!
Çıkartıp atsın mı yoksa sıkıca sarılsın mı bilemedi.
Cemre.Y.
Labels:
duvar,
düğüm,
gece,
hiç yok,
kalp,
sabah,
sevdiceğim,
sevdiğim,
sevgilim,
sevmek,
yalnız,
yoksa,
yüreğim,
zincir
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bugün Pazar
...Bugün Pazar...
Bugün pazar, bana vuslatı anlat sevgilim,
Kim bilir kaç vakit sonra dudaklarından vuslatı içeceğim.
Oysa ömür geçip gitmekte zaman dar.
Mesafe dediğin uzak iklimlerden ibaretken,
Kim bilir kaç mevsim sonra gözlerinden şefkati içeceğim.
Cemre.Y.
Bugün pazar, bana vuslatı anlat sevgilim,
Kim bilir kaç vakit sonra dudaklarından vuslatı içeceğim.
Oysa ömür geçip gitmekte zaman dar.
Mesafe dediğin uzak iklimlerden ibaretken,
Kim bilir kaç mevsim sonra gözlerinden şefkati içeceğim.
Cemre.Y.
Labels:
dudak,
gitme,
iklim,
kim bilir,
mesafe,
mevsim,
ömür,
pazar,
sevgilim,
şefkat,
vuslat,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
5 Ocak 2019 Cumartesi
Sevgilim
...Sevgilim...
Sana mutlu insanların yaşadığı masalsı hayaller anlatacağım sevgilim,
Sana karşılıklı güvenin sunduğu öykünesi rüyalar anlatacağım.
Vakit sensizliği yıldızsız akşam geçiyor gel gayrı, bekletme gayrı.
Cemre.Y.
Sana mutlu insanların yaşadığı masalsı hayaller anlatacağım sevgilim,
Sana karşılıklı güvenin sunduğu öykünesi rüyalar anlatacağım.
Vakit sensizliği yıldızsız akşam geçiyor gel gayrı, bekletme gayrı.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
bekle,
etme,
insan,
karşı,
masal,
mutlu,
öykü,
rüya,
sensiz,
sevgilim,
vakit,
yaşa,
yıldız
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Günaydın
...Günaydın...
Sana yağmurlu günaydınlar biriktirdim sevdiceğim,
Sana puslu İstanbul sabahları, zemheri ayazlı kara kışları,
Sonbaharın ardından gelen gri günleri de biriktirdim.
Seversen ömrümüz ilkbahar olur, sevmezsen yalnız geceler.
Cemre.Y.
Sana yağmurlu günaydınlar biriktirdim sevdiceğim,
Sana puslu İstanbul sabahları, zemheri ayazlı kara kışları,
Sonbaharın ardından gelen gri günleri de biriktirdim.
Seversen ömrümüz ilkbahar olur, sevmezsen yalnız geceler.
Cemre.Y.
Labels:
ayaz,
bahar,
gece,
gri,
Günaydın,
İstanbul,
kara kış,
sabah,
sevdiceğim,
sonbahar,
yağmur,
yalnız,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Ocak 2019 Cuma
Hasat Mevsimi
...Hasat Mevsimi...
Sonunda beşinci duvarımda pes etti!
Geçen yazdan beridir şöyle doya doya,
Gözümden akıtamadığım bütün kadere inat sitemlerimi,
Tam da ben onu yeni beyazlara, yeni mavilere boyadığımdan sonra,
Aylar boyunca her yeni yağmura gark etti eskiyen üçlü koltuğumun üzerini.
Yuvamı kurarken tek başıma biriktirdiğim kibrit çöplerim,
Hiç olmayacak yerlerinden alev aldı belli ki!
Yine ihbarıydı görünmez belirsizliklerin dahiliyesi o kesin de!
Ben, yine, geç kalmış olacaktım, ben yine eksik, ben yine yetersiz bakiye!
Bu kış da böyle geçecekti belliydi ki.
Yine de olur ki siz, baharı görürseniz,
Olur da ilk meyve çiçeklerini ilk gören siz olursanız,
Ne erken sevinin, ne de geç kalın e mi!
Ahir zaman mevsimlerini öğrenin misal.
Zemheri'yi öğrenin, pastırma yazını misal,
Hasat mevsimi hangi ayın hangi günüdür misal, ben hiç bilemedim.
Ve sadece sevin!
Cemre.Y.
Sonunda beşinci duvarımda pes etti!
Geçen yazdan beridir şöyle doya doya,
Gözümden akıtamadığım bütün kadere inat sitemlerimi,
Tam da ben onu yeni beyazlara, yeni mavilere boyadığımdan sonra,
Aylar boyunca her yeni yağmura gark etti eskiyen üçlü koltuğumun üzerini.
Yuvamı kurarken tek başıma biriktirdiğim kibrit çöplerim,
Hiç olmayacak yerlerinden alev aldı belli ki!
Yine ihbarıydı görünmez belirsizliklerin dahiliyesi o kesin de!
Ben, yine, geç kalmış olacaktım, ben yine eksik, ben yine yetersiz bakiye!
Bu kış da böyle geçecekti belliydi ki.
Yine de olur ki siz, baharı görürseniz,
Olur da ilk meyve çiçeklerini ilk gören siz olursanız,
Ne erken sevinin, ne de geç kalın e mi!
Ahir zaman mevsimlerini öğrenin misal.
Zemheri'yi öğrenin, pastırma yazını misal,
Hasat mevsimi hangi ayın hangi günüdür misal, ben hiç bilemedim.
Ve sadece sevin!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...





























