7 Kasım 2017 Salı

Çok Özlemek Var

...Çok Özlemek Var...
Özlemek var bir de...
Aşkı özlemek,
Sevdayı özlemek...
Kalbini, kaburga kemiğinden,
Fırlayacak sandığın zamanları
Çok özlemek var!
Cemre.Y.

6 Kasım 2017 Pazartesi

Gidelim Kaptan

…Gidelim Kaptan...
Bazen sessizliğinin nefesine sığınırsın
Bazen kimsesizliğinin isine.
Sevdiğin ne varsa
Eskiden tükettiğin
Yeni bir sen daha olmasın diye
Savaşırsın incelirsin ve koparsın.
Ve en nihayet ihtimal o ki
Yenilirsin yeni ümidinde bile
Yine yeniden başlarsın
Kimi, sessizliğin nefesine sığınırsın
Kimi, kimsesizliğinin isine.
Sevdiğin ne varsa
Eskiden tükettiğin yeni bir sen olmasın diye
Savaşırsın, incelirsin ve sonunda
"Unut gitsin be!" dersin
Zaten ömrümüzde kaç kişi kalmıştı ki
Varlığı ile yokluğunu mizana kurduğun
Varsın onlar da "Gitme!" diye diye
Yolladılar seni makus kimsesizlikli kaderine.
Ki zaten artık sana ihtiyaçları kalmamıştır hani,
Yanlarında yeni yoldaşları vardır çoktan.
Ardımıza bir daha bakmadan gidelim kaptan yolumuz uzun.
Cemre.Y.

Ayna

...Ayna...
Aynadaki yüzümüz gülümsüyorsa bize hala!
Hala çenemiz dik,
Alnımızsa çalınmaya hazır karalara rağmen,
Apaksa hala…
"Aferin" bana, sana, bize.
Cemre.Y.

Son Umutlar

...Son Umutlar...
Denizin gecesine yüzdürdüm umutlarımı,
Son martılar...
Söz verdiler bana usulca süzülürken,
Yarın güneş doğar doğmaz
Bütün umutlarımı bulutlara uçuracaklar.
Cemre.Y.

Uyusam Dizlerinde


...Uyusam Dizlerinde...
Sus pus uzansam, dizlerine
Yorgun başımı koyup kıvrılsam öylece!
Sor masan,
Yor masan,
Ger mesen,
Sadece...
Usulca sevsen!
Saçlarıma dokunurken,
Yüreğinin titrediğini duysam
Ve bu en güzel ninni fısıltısında,
Uyusam...
Uyusam…
Uyusam!
Cemre.Y.

Unutmayı Unuttuklarımız Var Bizim

...Unutmayı Unuttuklarımız Var Bizim...
Unuttuklarımız var bizim!
Yüreğimizin tellerinden
Koparılan sevdaları
Söküp attıklarımız.
Geçmişin küllerine gömdüklerimiz var bizim!
Gücendiklerimiz,
Kırıldıklarımız,
İncitildiklerimiz,
Küstüklerimiz var.
Artık sevmeyi sevmediklerimiz var bizim!
Amma velakin...
Saçının teline zarar gelse,
Hani olmadık zamanda hastalansa,
Yataklara düşse...
Unutmayı
Unuttuklarımız var bizim!
Cemre.Y.

Kimsesizlik

…Kimsesizlik…
Zemheri ayazlı,
Nefesimin donduğu günlerden geçiyorum sevgilim.
Sensizlik koymuyor artık bana.
Yıllar oldu alıştım yokluğuna.
Bir ellerimi ısıtamadım, bir de yüreğimi.
Yoksa yalnızlık değil,
Kimsesizlik koyuyor adama.
Cemre.Y.

5 Kasım 2017 Pazar

Beni Biraz Rahat Bırakın


…Beni Biraz Rahat Bırakın…
Uçurumlardan uçuyordu
Yar dan yaralarım
Baktım tek başıma yetişmiyor
Kalbimin kırık camlarına kanatlarım
Şair şiir topladım ne buldumsa heybeme
Bende eve gidince...
Yalnızlığıma yaren edeceğim hepsini
Kimini bir saliselik bakışından
Kimini şen kahkahasından
Kimini uzaklardaki ışıklara umut yakışından
Kimini suskunluğunun süzgeciyle
Sabırla un eleyişinden
Kimini daha yeni aşk yüklenmiş heyecanından
Kimini bitimsiz heyecanından
Kimini kararsızlığa kararlılığından
Yareni olacaklar yalnızlığımın
Ben mi...
Beni...
Biraz...
Rahat...
Bırakın.
Cemre.Y.

Oysa Artık

...Oysa Artık...
Oysa artık
Çelikten değildi duvarlarım ve umutlarım...
İçindeki alaşımlar azaldıkça,
Can kırıklarıyla dolu
Lal kırmızısı,
Her daim kanayan yaralarım vardı benim.
Toparlanmak için tek bir kelime yeterdi.
Dağılmak içinse cümleler yeterli.
Siz!
O tek kelimeyi de susturdunuz.
Şimdi iki ayrı yürekten savrulmuş,
İki ayrı cümle,
Sonsuzluk rüzgarında
Zerrelere dağıtıyorlar beni.
Cemre-ce!
Cemre.Y.

Teke Tek

...Teke Tek....
Haydi!
Yapraklarımızı teke tek soyunalım.
Mademki mevsim artık bize sonbahar!
Bir yaprak sen dök geçmişinden
Bir yaprak ben…
Ama biliyorum senin vazgeçilmezin var.
Saklarsın kendine kızıl bir tel sonbahar.
Oysa acımaz o sana hiç çürütür seni içine içine…
Ben tükendikten sonra hiçliğe erişerek yani vazgeçerek öğrendim.
Ancak çetin bir kış sonrası yine ilkbaharın geleceğini!
Haydi!
Yapraklarımızı teke tek soyunalım.
Mademki mevsim artık sonbahar,
Çetin bir kış bekliyor bizi!
”Sana söz yine baharlar gelecek”
Ben korkmuyorum hiçlikten
Ya sen kendine hazır mısın ki?
Yoksa sen artık…
Kurak toprakların…
O tek, yapraksız ağacı olarak mı kalacaksın?
Tercih senin.
Cemre.Y.

Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler

...Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler…
Ömrümün labirentler dolusu,
Yorgun patika yollarında
Yerle gök de beraber olmak üzere,
Tam altı duvarı birden,
Üzerime üzerime çöküp dururlarken,
Çokça aradım o asfalt yolu ben.
Cangılların huzur yüklü bungalovlu
Mavi bataklığından ilk kaçabildiğimdeyse,
Henüz altı yaşındaydım.
Annemin anlatıp durduğu,
O yokken gelirse,
Olabildiğince kaçmam gerektiği,
Kabuslu canavar
İlk kez yüklenmişti, omuz başlarıma…
Küçücüktüm daha.
Yüreğimin başucunda,
Bir ömür boyu silinmeyecek
Koca bir yarayla
Başarmıştım işte kaçmayı.
Az gittim,
Uz gittim ama
Dere tepe hiç düz olmuyordu bana.
Annem bir kere daha gitti sonra,
İlk kabuslu canavarımı da alıp,
Çok ağladım ardından anamın.
Sustum sonunda ama...
Ne de olsa kardeşim vardı yanımda.
Köyümüzün merasında,
Kardeşimle sırt üstü uzanırdık çimlere,
Bilseydiniz nasıl da güzeldi.
Ellerimiz ensemizde...
Altımızda çimenler sıcacık,
Birer kaz tüyü yataktılar sanki.
Üstümüzde binlerce hayal yıldızı yorgan gibi.
Hayallerimizi hatırlamıyorum acaba neydi?
Şimdi...
“Ne zaman,
Hiçbir şeye bedelsiz en mutlu oldun?” deseler,
O gündü derim.
Sonra kardeşimle beni de ayırdılar ayrı köylere.
Daha, o gece, bir kere daha geldi,
Koyun kokulu yorganlar ardında
Uyuyamıyorken ben,
Uyudum sanıp dokundu tenime elleri,
Annem “Ölsen bile bağır!” derdi hep
Nedeni anlamazdım.
Ölmekten korkmadım da,
Bağırırsam, annem hemen gelecekti
Söz vermişti!
Bağırdım, herkes geldi.
Annem hemen gelemedi.
Çok dövdüler beni, kimseye söylemeyeyim diye,
Burnumdan akan kanın ilk tadı,
O günde saklıdır hala!
Nefret ettim sonra hep
Annem gibi olamayan bütün adamlardan!
On sekizime üç gün kala,
Bir yol ayrımındaydım hayatımın,
Beni bütün labirentlerimden çekip alacak,
Apayrı bir dünyaydı benim için,
Gidecektim adını bile
Sonradan öğrendiğim o ülkeye,
Öğrenecektim artık bilmediğim ne varsa
Gavur ellerinde gavur kocaya varırım diye
Son anda vazcaydılardı göndermekten
Hayat akıp geçerken
Yıllar yılı evimden koruduğum namusumu
Sevdim sandığım o gence hediye etmiştim çoktan
Telli duvaklı gelin olurken ben
Annem hem ağlıyor hem teneke çalıyordu ardımdan
Gittimse de geri döndüm annem,
Mutlu muydun, ben yaprak gibi direnirken hayata!
Cemre.Y.

Kimsesiz


…Kimsesiz…
Nice zamandır,
Ne vakit kimsesiz kalsam,
Ellerimi ceplerime atıyorum,
Ellerim kanıyor,
O kadar çoklar ki ceplerimdeki,
Camdan can kırıklıklarım.
Unutuveriyorum kimsesizliğimi,
Parmak uçlarımdan kanayan
Ciğerimin acısından.
Cemre.Y.

Fark Eder Mi

…Fark Eder Mi...
Biliyordum uzunca yıllardır,
Tek bir yastığa konuluveren başların
Çiftli küstüm yastıklarınca ayrılıverdiğini.
Saçlar birbirine karışarak,
Gözler birbirine bakarak,
Kollar birbirini sararak
Uyumuyor artık eski zamanlar gibi.
Kim bilir ondandır ayakların birbirini
Yanlışlıkla da olsa hep bulması.
Ötesi fark eder mi güne ya da geceye.
Cemre.Y.

Tek Başıma Seni Sevmek

...Tek Başıma Seni Sevmek...
Sen yokken ne mi yapıyorum?
Sen yalnızlığının
Sığ sularında kulaç atmaya çabalarken
Ben sensiz ne mi yapıyorum?
Okuduğum kitapları yeniden okuyorum.
Nerede yanlış yaptığımı
Bulduğum cümlelerin altını çiziyorum.
Daha sık sade bir kahve içiyorum,
Her fincanda seni biraz daha anlıyorum.
Talan edilen tutucu ilçemde
Güneşi görür görmez
Şortumu, askısız bluzumu giyip,
Güneş kremimi sürüp
Terasımdaki salıncağımda sallanıyorum.
Hala ölümden
Hala yalnızlıktan korkmuyorum.
Hala kendimi en çok seviyorum.
Hala seni en çok seviyorum.
Çünkü sevmek tek taraflı bir eylemdir
Sevişmek gibi iki kişilik bir eylem değildir!
Tek başıma...
Seni sevebilmek özgürlüğümü yaşıyorum.
Cemre.Y.

Anamın Gözleri

…Anamın Gözleri…
Şimdiler de faillerime
Bir meçhul olsun istiyorum ecellerimin
Oysa şimdiye dek...
Şimdiye dek...
Tam kırk yılım boyunca
Bir intihar gibi yitip gittim
Puşt olmuş sevdalarda.
Kuşluk vakti ayılmaya yüz tutan
Park köşesi kuytularımdan
Gözlerimi kaldırdım
Kirpiklerimden önce hep!
Bırakayım istiyorum bu sefer be bu sefer!
Kirpiklerim uyusun anı na!
Bu sefer gözlerim toprakta...
Bu sefer gözlerim bana en uzakta
Göğün atlasında sallanayım istiyorum
Rengim hep belliydi zaten
Kanımız herkese aynı akıyordu
Anama lazım olan kan rengiyse
Beyazdı beyazzz!
Trombosit koymuşlardı adını
Ay ayrı şavkıyordu,
Yıldızları ayrı akıyordu beyazdı
Kırmızıyı bulamıyorduk ki
Her an hiç akmayan
Damarlarında soluveriyordu.
Şimdi bana kimse bana
Sakın ha!
Fena yıkarım her yeri!
Provoke ırkçılıktan bahsetmesin!
Bayrağım gibi gitti anam!
Önce damarın alı gitti PH ından,
Sonra içindeki canları...
Trombosit nedir bilir misiniz?
Beklediniz mi bağış edecek
Bir tek ay ile yıldızı sabahlara kadar!
Şimdi kimse bana!
Ama renkler demesin!
Anamın gözleri kan kırmızıydı ölürken
Ayak parmakları ay ile yıldız beyazı!
Cemre.Y.

Şiirimdi


…Şiirimdi…
Ben yazanım azizim,
Şiirimdi der geçerim.
Bilirler ki şiir dediğinde
Hani yazılamaz öylece
Asıl sen düşün,
Hani beni sana soran olursa
Ne diyeceksin?
Cemre.Y.

Şiirin Şiirimi Özler

...Şiirin Şiirimi Özler...
Senin hiçbir şeyin özlemese bile
Şiirin şiirimi özler
Yine de sen bilirsin.
Benim hiçbir şeyim özlemese bile
Şiirim şiirini özler.
Yine de sen bilirsin.
Cemre.Y.

Şiirin Şiirime Çarpmasın

...Şiirin Şiirime Çarpmasın...
Sakın ha!
Bir kere daha asla,
Gün gecenin yalnızlığına gebeyken,
Kimsesizlik kaldırımlı sokaklarıma çıkma!
Hele, o çıkmaz sokağın sonunda,
Bir kere daha asla!
Bir tek şiirinin dahi,
Ayağı kaymasın benden yana!
Neme lazım!
Sonra yine şiirin şiirime çarpar,
Hiç yoktan siyaha kırmızı keser sokaklar,
Herkes sadece uzaktan seyrederken
Canımızın kırık camlarını bu sefer ben toplamam.
Bu sefer bende sana acımam!
Bu sefer geçsin diye öpmem mesela dudaklarını
Terklerimizin gözyaşlarından.
Bu sefer, kanatırım,
Öperken dudaklarından geçip
İçinin, o hep yalnızlık yolcusu seferini
Öyle öper de senden öyle giderim ki
“Bir daha asla…
Benden geçemezsin!”
Cemre.Y.

Susmak İstersin


...Susmak İstersin...
Sonra sakinlik istersin ve huzur...
Kahkahaların ardından gelen gözyaşı alışıldıktır da
Gözyaşının ardından gelen kahkahayı
Kaldıramaz bu bünye
Oturup sessizce susmak istersin...
Cemre.Y.

Hayat İşte

…Hayat İşte…
Az önce yeminli bir şiir falı tutmuştum
Yazdığı son şiirinde ben varsam sonunda
Kendime afili bir fincan orta kahve yapıp
Ki ben kahvemi sade içerdim hep
Kalbimdeki kelebeklere
Sevgililerin kavuştuğu bir masal anlatacaktım.
Anlattım.
Kelebeklerim şimdi rüyalarında
En uykusuz cennet şarkılarını söylüyorlar
Kanatlarının yanacaklarını bile bile
Sevgilinin yanan tenine konuyorlar
Sevda yüklü bütün pembe bulutlar
Kıpkırmızı karlar yağdırırken
“Kadının biri” şairin dediği gibi
“Şiir yazıyor durmadan usanmadan
Aklı fikri sen de.” gerçekliğinde
Hayat işte…
Bir yanımda kahve,
Bir yanımda kadeh.
Hayat işte!
Cemre.Y.

4 Kasım 2017 Cumartesi

Renkli Şemsiyeler

...Renkli Şemsiyeler...
Aslında renkli şemsiyelerden
Hayatım boyunca nefret etmişimdir.
Bana kendilerini unutturabilen tek şey onlardır.
Unuttururlar kendilerini hiç olamayacak yerlerde!
Nerede unuttuğumu mutlaka hatırlarım da...
Bana aitlikleri çoktan yol almıştır başka diyarlara.
Bazen bir otobüsün arka koltuğunda,
Bazen bir metrobüsün cam kenarında,
Bazen yorulup bir çay içtiğim herhangi bir yerde,
Herhangi bir zamanda.
Kalmak isterler ve kalırlar öylece hep!
İlla ki hatırlarım ve bulurum
Onu nerede onu unuttuğumu.
İlla ki hatırlarım onu ilk kez
Nerede kaybetmeye meyilli olduğumu!
İlla ki hatırlarım onun ilk kez
Benden kaybolmaya ne zamanda razı olduğunu!
Her şeyden sonra.
Geçmişime ait olmayan iki şemsiyem oldu,
Birisi, en az ben kadar şeffaf,
Diğeri gökkuşağı kadar rengarenk.
İkisini de kaybetmedim.
Bu sefer onları
Hiçbir yere götürmedim yağmurlu havalarda.
Gökkuşağı olanını
“Her şeyim” olana armağan ettim!
Şeffaf olanı “Çocukluk arkadaşım” a...
Artık her şey yerli yerinde...
Cemre.Y.

Benim Dünya Savaşlarım

...Benim Dünya Savaşlarım....
Benim dünya savaşlarım,
Ayrıca iç savaşlar oluşturuyorsa!
Ben o coğrafyadan yok olurum arkadaş!
Cemre.Y.

Şiir Falı

...Şiir Falı...
Hep şarkılardan fal tutulacak değil ya
Az önce yeminli bir şiir falı tuttum
Yazdığı son şiirinde ben varsam sonunda
Kendime afili bir orta kahve yapıp
Kalbimdeki kelebeklere
Sevgililerin kavuştuğu bir masal anlatacaktım
Yok eğer hala
Bir ipi kopmuş
Kararsızlık salıncağında sallıyorduysa beni
Sessizlik paltomu sırtıma giyecek
Gecenin ayazında karışıp
En yakın kırmızı şaraba ulaşacak
Sensizliği içecektim
Ve bundan sonra hep kıpkırmızı gülecektim
Gittim.
Cemre.Y.

Şarap...Ve Sen

...Şarap...Ve Sen...
Şimdilerde her hayattan yorulduğunda kadın.
Güzel bir müzik seçiyor kendine,
Uzatıyor ayaklarını,
Kapatıyor gözlerini dünyaya,
Kan kırmızı iki kadehi uzatan bir çift el,
Ve ateş bakan derin bir çift göz ile,
Bir tek cümlenin ses bulduğu ana dönüyor...
"Şarap ve sen...." diyor sevdiceği...
Zaman donuyor anda.
Gözlerini yeniden açtığındaysa,
Artık o anı yaşıyor olmasa da,
İhtimaller var ya.
Onunla, anların sonsuzluğudur bu!
Yalnız onunla.
Yaşananların, daha yaşanacak “Neler?” li ihtimalleri!
Uzun zamandır adını merak etmiyor kadın,
Hem de hiçbir şeyin.
Yaşıyor işte...
Üstelik artık yorgun da değil hayattan.
Cemre.Y.

Yine Yanlış Yaptın Anne

…Yine Yanlış Yaptın Anne…
Yine yanlış yaptın anne!
Şimdi yanımda başımı göğsüne dayayıp,
Gerçekten susabileceğim,
“O” diye biri bile yokken
Yine yanlış yaptın anne!
Bu şiirimi sana yazdıktan tam atmış gün sonra,
Bu seferde sonsuzluğa gittin.
Cennet diyorlar adına!
Sanki bizsiz orada ne işin varsa!
Tam kırk yıldır ilk defa bugün dizimi
Dizimi sehpanın sivri köşesine vurup canım yandığında,
"Anaamm!" demedim, diyemedim.
Oysa sen hep yanımda olsan da olmasanda,
Beni sevsende sevmesende, her canım yandığında,
Yüreğimden sökülüp ağzımdan dökülen
"Anaammm!"dın vardın.
Yine yanlış yaptın anne!
Gittin de beni öksüz bıraktın.
Gittin de beni kimsesiz bıraktın.
Sen bile terk ettin beni.
Cemre.Y.

Sus Ve Artık Sabret

...Sus Ve Artık Sabret...
Yapma!
Ruhu yaralım kaderi baştan karalım, etme!
Seni en iyi ben bilirim.
Altın sırmalı kaftanının içinde
Yamalar sarılmış yüreğini
Görmez benden başka hiç kimse!
Eğer şu son yamana da
Gülümün dikenini batırırsan
Bir daha dikiş tutmaz senden
Bunu etme kendine!
Beni kan damlalı mühürlerle
Acele postalara vermeye çalışarak
Benden gittikçe azalıyorsun çoğalacak yerde.
Bırak olduğu gibi kalsın her şey
Birileri gelip toplayıverir elbet
Diline mumlu mühürler bas benden yana
"Sus ve artık sabret!"
Cemre.Y.

Güven

…Güven…
Güvenmeliyim önce...
Sonra saçlarım
Yüreğimle beraber içinden kırılıyor!
Cemre.Y.

Sus Gelir

...Sus Gelir...
“Sus!” gelir,
Alnıma, yanağıma, boynuma, dudak uçlarıma
“Sus!” gelir,
Sonra buruk bir tebessüm gelir,
Sessiz çığlıklarımın tam ortasına!
Gülüşümdeki gamzeme bile
“Sus!” gelir.
Bir bakışın gelir aklıma!
Artık öpmesen bile “Sus!” gelir.
Haklıydın, senden başkaca hiç kimse de
Anlayamayacaktı dilimi nasıl olsa!
Cemre.Y.

Kuzu Postunda Kurt


...Kuzu Postunda Kurt...
Bazıları da aklınca kuzu postunda kurt! 
Benim açlık rekorumdan haberi yok belli ki.
Cemre.Y.

Kuşlarını Da Al

…Kuşlarını Da Al…
Kuşların şakıyorlar ardından!
Kafeslerini devirecekler neredeyse!
Kablumbağan sinmiş bir kenara
Sevgimle boğup öldürmeyeyim diye
Çıt bile çıkartmıyorlar!
Al onları da...
Yazık kovsam anlamazlar!
Senin de bir b.k anlamadığın gibi...
Cemre.Y.

Hoş Eder İnsanı

...Hoş Eder İnsanı... Ne içtiğin değil, Nasıl ve kiminle içtiğindir kafaları güzelleştiren. Her ne kadar anason kokusunu özlemiş olsan da, R...