31 Ekim 2017 Salı

Solmasın Gözlerinin Yosun Yeşili

...Solmasın Gözlerinin Yosun Yeşili...
"Acaba?"dedim
Yosun gözlerinden içeriye
Girebilir miydim yine?
Daldım gözünün bebeğinden derine,
İçine, en içerine, en derinine.
Gördüm ki
Senin okyanusun hala bendim...
Oysa sen bir çağlayan kadar
Özgür olmayı tek hak eden din...
Ancak bir damla suyun ile bana gelen din...
Artık yine durul yüreğimde
Ey bedbaht sevgili
Nasılsa yine bulursun sen
Yine bizi uçurum boyundan
Ç/ağlatacak özgürlüklerini...
Yeter ki solmasın gözlerinin yosun yeşili.
Cemre.Y.

Siyah Gece

...Siyah Gece...
Gün ortasında bütün perdeleri kapattı kadın.
Dış kapıyı içeriden kilitledi,
Bir kadeh kırmızı şarap koydu, iki mum yaktı,
Bilgisayarına hoparlörü taktı Andrea Bocelli'nin,
"Besame Mucho" sunu son ses açtı.
Sonunda iki ayrılıktır,
Boğazında düğümlenen hıçkırık,
Gözlerinden nihayet damlayacaktı.
O şarkı bitti...
Başka bir şarkı açtı,
Bitti...
Bir başka şarkı daha...
O yaş bir türlü akmadı.
İlk ağlayamadığında aşkı bitmişti.
Şimdi de sevdası.
Anlamsız bir melodiyle irkildi!
Telefonun ucundaki ses...
"Nihayet yeniden buldum telefon numaranı!" diyordu.
""Tam altı yıldır, her yerde seni izledim,
Bana "Hayır" dediğin günden beri,
Tam tamına iki sevda eskittin,
Hala mı "Hayır" yüreğindeki yerim"" diyordu.
Kadın müziği susturdu, perdeleri açtı, mumları söndürdü.
Ve tek bir cümle söyledi,
"Çok yıllık şarabında var mı?"
Adam; "Altı yıllık var ama istersen,
Daha eskisini de bulurum" diye,
Sesinde heyecanıyla,
Bir sürü daha cümle sıraladı.
Kadın usulca soyundu,
Siyah derin dekolteli elbisesini giydi,
Sade bir makyaj yaptı, kırmızı rujunu sürdü,
Kırmızı siyahlı sivri topuklu ayakkabılarını tıngırdatarak,
Yavaşça merdivenlerden dışarı süzüldü,
Kapının önünde onu bekleyen,
Siyah arabaya usulca yerleşti.
Gittikleri yerde, denizin dalgaları,
Köpüre köpüre sahili dövüyordu.
Kadın balkona çıktı, bir sigara yaktı,
Deriin bir nefes çekti.
Adam gelip beline sarıldı kadının,
Usulca onu içeri çekti veee...
Sonra bütün perdeleri kapattı adam.
Dış kapıyı içeriden kilitledi.
İki kadeh kırmızı şarap koydu, iki mum yaktı,
"Müzik ister miydin?" dedi adam.
Kadın yutkunarak; "Gerek yok!
Müzik benim içimde" dedi.
Adam bunu açık bir davet olarak algıladı.
Ve kadının içindeki bütün notaları.
Teninin her hücresinde aramaya başladı.
Kadın sonunda ağladı...
Adam bunu mutluluktan sandı.
O kadar çok seviyordu ki yokluğunda bile kadını!
Yalandan da olsa, onun her şeyine, her anına, razıydı.
Cemre.Y.

Rakıyı Tek De İçeriz

...Rakıyı Tek De İçeriz...
Her halükarda...
Nicedir sevdiceğiyle, şöyle sarmaş dolaş,
Birlikte uyunamayan ayaz gecelere gebeyiz...
Gerekirse rakıyı tek de,
Acılı şalgam yoksa sek de içeriz!
Cemre.Y.

Gözün Aydın Sevgilim

...Gözün Aydın Sevgilim...
"Ecelim'sin." demiştim ya hani
Bir kış ayazında son kez vedalaşırken sana.
Gözün aydın sevgilim…
Ömrüm...sonum...ecelim....
Gözün aydın sevgilim, ben ölüyorum!
Cemre.Y.

Hiç Yok

…Hiç Yok…
Sır küpümün nicedir
Üşümekten buhar tutmuş
Camı hayli küflü sandığını araladım sonunda.
Yarabbim!
Ne kadar da şeffaftım!
Ne kadar da korunmasız!
Ne kadar da çaresiz!
Ne kadar da savunmasız!
Ne kadar da yalnız...
Her bir santimetrekaremde
Her bir hücremde ne kadar da kimsesizdim.
Hatta!
Hiç olmayasıca DNA sarmalımda dahi
Kaç atom molekülü boşluğum var bildiniz.
Bunca zaman aşımı boyunca.
Aldırmadım zaman zaman hepinizin
Yara kabuklarımla evcilik oynamalarınıza.
Güçlüydüm ben!
Biliyordum o kabuğun yerinden kalkınca
Kanaya kanaya iyileşeceğini.
De...
Bir tek şeyi bilemediniz baylar bayanlar!
Oysa biliyordum ben...
Altındaki hücreleri yenilenemeden
Kaldırılırsa o yara kabukları,
İzleri kalıyordu mutlaka!
Sizleri...
Yara kabuklarımı kaldırmanıza izin verip,
Yeni yaralar açabileceğiniz kadar sevmiştim ben
Ki belki, hani olur ya!
Birilerinizden biri!
Sıkılırdı hep aynı oyundan da,
Yarası yareme tam zamanlı denk gelirdi hiç yoktan.
Vallahi cinsiyetsiz!
Kabuklarımızı dokundururduk birbirine.
Olmadı!
Kimse kendi yarasının kabuğuna kıyamadı.
Kapağın ardındakiler hep sır kaldı.
“Saklı kalsın!” lı sır sandığım...
Artık sanmaktan kendime bile yorulduğum o üç kelime…
Bana hala es geliyor ama
Pes!
Ben artık hepsine, her şeye, hiçbir şeye yokum!
“Hiç Yok!” um.
Cemre.Y.

Öpmek İsterdim Yaralarını


…Öpmek İsterdim Yaralarını...
Zamansız terk edilişlerin imansız 
Amansız durağında
Canımın canı yandıkça
Ne kadar kanattıysam 
O kadar çok öpmek isterdim yaralarını
Binlerce kez özürler dileyerek
Çoktan parselli
İpoteği benden başkasına sonsuz
Banaysa mevsimlik kiralanmış
Yalancı 
İçindeki vücuduna bile artık yabancı
O kalbin olmasaydı bedeninin içinde.
Cemre.Y.

Silinmeyecek İzi Yüreğimdeki Yaranın

...Silinmeyecek İzi Yüreğimdeki Yaranın...
Bazı yaralar var kaşımayayım,
İzi bile kalmasın kurusun,
Yok olsun istemiyor insan.
Sen öyle güzel bir köşesinin,
Yarasısın ki yüreğimin,
Ben hiç durmadan kaşıyıp,
Sızı sızı kanatıyorum seni.
Kanadıkça azalıyor sanki acısı,
Ya da bana öyle geliyor,
Sevdiğini sanmak istediğim gibi.
Ben hiç sevmedim diyorsun ya hani,
Dudakların titreyerek, gözlerin uzaklarda.
Önceden ezberletilmiş,
Bir müsamere şiiri gibi acele,
Donuk, duygusuz, inançsız.
Hani söyleyeyim uygulayayım,
Bitsin gitsin bu görev tavında.
Öyleyse neden ellerin titriyor,
Bana dokunurken?
Neden, gözlerinin içine baktığımda,
Göz pınarlarının köşesine saklanmış,
Aman akmasın kıvamında bir damla?
Neden sımsıkı bir sarılsam,
Bir daha bırakamam korkusunda kolların?
Boşversene be sevgili oynama hiç,
Ne kendine ne bana,
Ben pes ettim, kabul ettim,
Olmuyor işte sensiz ne kadar çabalasamda.
An, senin yanındaysam dursun,
Akmasın zaman, senden sonrası koca bir hiç.
Bir yudum alırım sevdandan,
Zemzem gibi olursun bana.
Sadece senin kollarındayken yaşıyorsam cenneti,
Bir tek öpücüğün bile veriyorsa bana sonsuz huzuru,
Ki bunların hiçbirisi hissedilemez olmasa sevdan.
Zorlama kendini,
Silinmeyecek izi yüreğindeki yaranın.
Yaşama dair nefes almak istediğinde,
Boşver her şeyi yüreğimdeki yarayı,
Yüreğindekiyle buluştur yeter, ben hep seninleyim.
Sen benim yüreğimin yarasısın eyy sevgili!
Arada bir kanatır dururum onu,
Ki iyileşse bile izi silinmesin.
Cemre.Y.

30 Ekim 2017 Pazartesi

Ey Hayat

...Ey Hayat…
Ey hayat!
Güneşte unutulmuş atlas kumaş gibisin.
Nerenden tutunmaya kalksam,
Lime lime elimde kalıyorsun!
Ya sağlam bir yamalık olsun
Bir yer sun bana,
Ya da beni öldürüyorsun!
Cemre.Y.

Seviyorum İşte Gelmişine, Geçmişine

...Seviyorum İşte Gelmişine, Geçmişine...
Senin denizindeyim işte
Senin kayalalıklarında!
Hani bir tek martıya denk gelsem
Soracaktım ya
"Senin yalanının rengi ne?"
Simidim yok ya yanımda
Onlarda tası tarağı toplayıp gitmişler!
Ben de 
Bir iki bira parlatıverdim
Sessizliğime
Seviyorum işte
Gelmişine
Geçmişine!
Cemre.Y.

Sevgilimse Ağız Alışkanlığı


...Sevgilimse Ağız Alışkanlığı...
Şimdi mutlusun sen...
Sana martı yoksulluğuyla,
Hiç değmedim var say!
Kusur buysa…
Var sen bu kusuruma bak be sevgilim.
Sevgilimse…
Ağız alışkanlığı oysa.
Cemre.Y.

Sevdiysem De Şiir Kadar

...Sevdiysem De Şiir Kadar...
Şimdilerde kalemimin mürekkebinden
Şiir damlabiliyorsa bu demektir ki,
Bütün üstadların şiirlerini yemiş içmiş,
Bütün bulduğum yazarların
Kitaplarının sayfalarını içime çekmiş,
Bütün makamları çoktan ezberlemişimdir.
Üstelik bir kere sevdiysem de
Şiir kadar
Kitap kadar
Allahına kadar
Allahsızlığına kadar
Cennetten onun için geçip
Cehennemin dibine kadar sevmişimdir.
Yani bana çoktan geçtiklerimi
Ezberlerimi hatırlatmayın.
Sadece onları hatırlatmış olursunuz
Nasıl sa hiç kimsem
Saçımın telini hiç düşünmedi.
Yaşımdan haylice ihtiyarlarım o zaman.
Yazık olursunuz.
Artık olmayın!
Çünkü hayat...
Olabildiğiniz kadar,
Olamadığınızsa kader.
Cemre.Y.

Sevemediğimsin Doya Doya

...Sevemediğimsin Doya Doya...
Her yeni gün doğumunda
Nasıl ki kırlangıçlar uçuşuyorsa yüreğimde
Tan yeri ağardığında da
Issız kelimeler dolusu
Yüzlerce ölü martı kanadı kalır ciğerimde
Susuyorum sadece
İçimden uçan turnalar kadar her seferinde
Sevdiğim seni
Yarın aynı sevmeyeceğim diyorum
Çünkü sen benim sevemediğimsin doya doya.
Cemre.Y.

Sevdiceğim Öldü


...Sevdiceğim Öldü...
Bugün, yüz yılıncı gün sevdiceğim öldü...
O gitti, yüreğim gitti.
Ciğerim kıymık kıymık parçalandı...
Umudum, hayallerim,
Mutlu, gerçekten mutlu olan
Gülen yüzüm öldü.
Gencecik yaşında,
Hayatının baharında gitti,
Beni bu dünyaya bırakıp gitti.
Ben sandım ki ben ondan yaşlıyım ya
Acımı yaşatırım ona,
Ben ondan erken giderim sandım.
Giderim dedim de ben
Gidemedim kaldım işte...
Yarın gömecekler onu görünmez bir toprağa
Hiç kimse görmeyecek sadece ben göreceğim.
Kimse ağlamayacak arkasından,
Ben için için ya da hıçkıra hıçkıra
Ağlayacağım yine....
Sizin hiç yaşarken, nefes alırken
Ölenleriniz oldu mu ki beni anlayasınız!
Benim oldu.
Ben, bir sevdiceğimi daha
Gömdüm görünmez mezarlara,
Bırakın yasımı tutayım.
Canım yanıyor.
Her şey gelecek de o gelmeyecek geri.
Ağlasam da, gülsem de bir gün,
Bir an unutsam da gelmeyecek...
Sevdammmmm....
Sen de mi koydun beni kör kuyulara
Çığlıklarım ne ki içimdeki acının yanında.
Kimse sevmiyor ki
Artık bu kadar hiçbir şeyi
Ki beni biraz olsun anlasın.
Sevdiğimmmmm.
Gitme, almasın seni kara topraklar,
Unutulmuş mezarlar dolusu,
Yürek mezarlığına gitme.
Ben sensiz,
Ben sevgin olmadan,
Ben yüreğin olmadan nefes alamıyorum.
Bırak beni,
Bırak ben kendimi salayım sahici topraklara....
Artık acı çekmekten yoruldum.
Cemre.Y.

Kaynadın Bir Kere

…Kaynadın Bir Kere…
Ey benim
Gamzelerinde gül yaprakları yıkadığım
Şimdi senden eserli
Gül reçelleri sürüyorum ekmeğime.
Gelme ama!
Sakın gelme!
Kaynadın bir kere...
Cemre.Y.

29 Ekim 2017 Pazar

Çoktan Viraneyse


…Çoktan Viraneyse...
B/Aşka sebepler arama bu sevdaya!
Sen de ben gibi onu, onun yerine sevdin.
Bense ilk defa, seni hepsinin yerine.
Kim bilir?
Belki de bu sebeple
Sayende bile...
Yıkılmıyordur artık bütün şehirlerim.
Zaten çoktan viraneyse!
Cemre.Y.

Sevdik İşte Sıradan

...Sevdik İşte Sıradan...
Sevdik işte...
Sıradan!
İçimizde milyonlarca kelebek vardı
Biz sadece ona tutukluyduk.
Ne olmuş ki yani hepimizin "O" su farklı ise!
Sevdik işte sıradan!
Bir kere daha böyle sevmeyecektik!
Cemre.Y.

Sev Gitsin İşte

...Sev Gitsin İşte...
Bulutlar bile birbiriyle
Senin yüreğinle beynin arasında kalman gibi
İhtilafa düştüler sevdiğim
Şimşekler çakıyor büyük bir gürültüyle
Sanki paylaşamadıkları ne varsa
Hiç kar yağarken yağmur da yağar mı?
Neyi neyle denk getirmeye çalışıyorsun!
"Sev Gitsin!" işte.
Cemre.Y.

Sessiz Ve Nefessiz


...Sessiz Ve Nefessiz…
Küllerimin köhnesinde
Sonsuz olmaya razıyken
Bir bahar rüzgarı esti öylece hafif,
Yumuşacık bir nefes gibi.
Sanki saçları vardı da
Yanaklarımı okşadı bir tutamı.
Sanki yüzü vardı da
Dokundum şakaklarına şafağımın.
Geceden kara küllerimin ortasına
İçi güneş, dışı umut bir tek papatya kondu.
Ama en az benim kadar
O da üzgün ve yorgundu.
Bir tek çiy damlası kalmıştı taç yaprağında!
Meğer ne çok ben varmış benden uzaklarda.
Korkuyordum ben.
Savrulunca bana bir hiç kalmaktan.
Korkuyordu o.
Savurunca kendine hiç kalmaktan.
Öylece…
Sessiz ve nefessiz ve eşsiz'dik biz.
Cemre.Y.

Sen De Gitme

...Sen De Gitme...
Ey benim ürkek güvenim!
Saklambaç oynarken korkarak
Saklandığım en sağlam duvarım.
Sabrımı, sınırımı, isyanımı,
Allahım'ı, kitabımı,
Gözyaşlarımla taşırdığım çocukluğum!
Ey benim sığındığım sığınağım!
Sen daha, aralıklı aralarla
Benden taşanlara gönül burkarken
Duydun işte ömrümde olanları!
Senin, için üzülse,
Ruhum bir kere daha ezilir oysa...
Biliyorum için şimdi
Bütün kötücül haramileri
Teker teker öldürmekte!
Oysa hepsi...
Afiyette yaşıyorlar!
Affet beni sadece,
Sana bunca ömrümü yükledim diye!
Benim ömrümü,
Anam taşıyamadı ki
Ölüp gitti!
Sen de gitme!
Beni de merak etme.
Yaşıyorum işte.
Cemre.Y.

Nefesin Boynuma

…Nefesin Boynuma…
Sesin telefonun diğer ucundayken
“Orada dur, buldum seni.”dedim ya
Ben değil be sevdiceğim şaşırma!
Yüreğim tanıdı seni...
Sesinden.
Sonra sımsıkı sarıldın bana
Oysa ben sana sigara kokmayayım
Boynuma parfümümü boca etmişken
Aldırmadın.
Usulca dokundu nefesin boynuma...
Şah damarımdan öpmene
Beni yüreğimden, beni ruhumdan
Sana mühürlemene izin verdim,
Benliğime haylice şaşarken.
İşte o günden beridir
Yüreğimin şah damarısın sen.
Git-mek istersen...
Bit-mek istersen...
Bir kere daha hatırla "Biz"i!
Cemre.Y.

Sensizim Yani

...Sensizim Yani...
Merak etmişsin beni
Nicedir,
Niceyim diye.
Buraların ilkbaharıyla son baharı,
Yazıyla zemheri ayazı bile,
Hala, her şey aynı sevgilim.
Bir yağmuru hatırlatacak oluyor seni,
Yine sevdirecek oluyor kendini bana!
Kapatıyorum perdelerimi,
Kilitliyorum pencerelerimi,
Sarılıyorum omuz başlarıma,
Susuyorum her şeye yine…
Fark etmiyor yani…
Sensizim, yine kimsesizim yani.
Cemre.Y.

Senin Seçeneğin Yoktu Be Sevgili

...Senin Seçeneğin Yoktu Be Sevgili...
Sırlarım olmadı hiç!
Bana dair hiç gizemim olmadı.
Triplere girmedim,
Amaç oyunlarına vakit harcamadım.
Ya kabullendim olduğu kadarını
Ya "Olmaz" ı çektim gittim.
Utançlarımsa asla olamaz
Buna izin vermedim!
Bana istemsiz yaşatılan her şeyiyse
Zaten çoktan affetmiştim!
Milyarlarca insanla paylaşabilir
Gram da gam yemezdim!
İki seçenekleri vardı ne de olsa,
Ya beni doğru anlayacaklar,
Ya da hayatımdan yok olacaklardı.
Senin seçeneğinse yoktu sevgili
Doğru anlamak zorundaydın beni.
Yüreğimin üstünü örtmeyi unutmuşsun
Yazık harcamasınlar!
Ört ve çek git!
Cemre.Y.

Seni Seçtim


...Seni Seçtim....
Geçmişinin kağıttan gemilerinin üzerine
Yeni bir yelkenli inşa edemezsin
Ya kağıttan kayıklarının
Teker teker suda yok oluşunu izleyeceksin
Ya yelkenlinle mavilere
Akmaktan vazgeçeceksin
Ben mi?
Hepsini geçtim ve seni seçtim!
Cemre.Y.

Yüreğim Sevdi

...Yüreğim Sevdi...
Beni ön yargı mahkemelerinde
Müebbetlik mahkum edenlere soruyorum.
Hiç düşündünüz mü
Acaba siz farkında olmadan
Kaç kişi idama mahkum etti sizi...
Kaçınız bana yakıştırmadığınız sevdanın
Cenderesinden geçmediniz bir kez bile olsa!
Ben hanginize uygun olmalıydım?
Belki çoktan başıma bir tülbent geçirip,
Kahve köşelerinden hiç gelmeyen
Bir herifle evlenmiş olmalıydım.
Çünkü ben eşimden ayrıldım ya, dulum ya.
Çünkü ben istedim aldatılmayı,
Başka bir kadına tercih edilip terk edilmeyi.
Belki günümü gün etmeli,
Kim daha mutlu ederse kimin daha çok
Parası varsa onunla olmalıydım.
Ya da birilerinin kapatması,
Birilerinin ikinci karısı mı olmalıydım.
Çünkü ben tek başıma
Ev geçindiriyorum ve çocuğum var ya.
Belki benden kocasını
Kıskanmalıydı herkes ya alırsaydım ellerinden.
Ya da sırt çantamı alıp dünyayı mı dolaşsaydım.
Nerede akşam orada sabah mı olsaydı.
Tepelerden mi baksaydım herkese ve her şeye.
Ama sevmeseydim, bir daha yüzüm gülmeseydi,
Bir daha hiç mutlu olmasaydım.
Mutlu etmeseydim hiç kimsemi yeter ki,
Sizlerin hesaplarından kitaplarından,
Bambaşka bir hayat tercih ettiğiniz birine
Hiç dokunmasaydım,
Ben...
Hanginiz...
Olsaydım.
Yine de kızmıyorum hiç kimseye,
Herkes yetiştirebildiği kadardır kendini.
Sana gelince...
Şiirimsin, kelimelerimsin ey sevdiğim,
Ben sadece ben oldum diye mi
Bütün bu sessiz çağlayanlar.
Oysa seni aklım, fikrim,
Yüzüm, gözüm, ellerim, vücudum sevmedi.
Seni çıkar hesaplarım,
O giderse kim kalırlarım sevmedi.
Aynada sana yansıyan o kadın sevmedi seni.
Seni yüreğim sevdi ey sevgili.
Cemre.Y.

Çok Sevmiştim Be

...Çok Sevmiştim Be...
Söyle, şimdi hangi günah?
Hangi suç?
Hangi, herhangi bir bilinçsiz bir eylem unutturur seni!
Hangi suçtan,
Hangi mapus köşelerinde sussam acizliğime!
Hangi demir parmakların ardında
Sansalar ki suçum cinayet!
Oysa benim tek cinayetim,
Artık “O” nun ölü bedenini beklemeyi
Terk etmeyi seçmekti seninle!
Şimdi ne yapsam günah bana!
Ne yapmasam yazık bir çare.
Başka çarem yoktu!
Güven veren omuzları çökmüştü, çürüyordu!
Çarem yoktu!
Ezberine doyamadığım alnı, çenesi,
Şakakları, yeni kırlaşmaya başlamış saçları
Yok oluyordu her gün an be an!
Her gün, bir kenarından,
Elimde kalıyordu bu ecelsiz aşkım!
Bir heykeltraşın çizdiği
Oylum oylum oyduğu kemikleri bile un ufaktı artık!
Çarem yoktu!
Ölüme ve yokluğa razıyken sen geldin!
Madem sende gidecektin neden geldin be adam!
Oysa senle bile
Ne uykum uykuydu
Onun geniş omuzlarında sabahlayan,
Ne uyanışım “Günaydınım,
Akşam bile yanımda olan hatunum” la başladı!
Seninle hiçbir şey,
Hiçbir zaman tam olmadı ki!
Hiçbir zaman gönül sayfanda olmadım senin ben!
Neden “Buradan çıkmazsan,
Bende orada kalırım” diyecek kadar
Hep yalan oldun ki bana!
Yoksa senin bu hayattaki tek amacın
Beni hayatta tutmak mıydı!
Yaşadım...
Onsuz da yaşadım...
İnanamadım!
Yaşadım...
Sensiz de yaşadım!
Cehennemimden sana sığındım!
Bu hayata derin bir nefesi seninle aldım,
Yoksan...
O son nefesimdin,
Çaldım, kokladım ve aldım,
Ve sen buna hiç inanmadın!
Onunla hayallerim vardı hüsranla son bulan!
Seninle hayal bile kuramadım ki ben!
Akşam yatarken duam, gece uyurken rüyam,
Sabah uyandığımda güneşimdin sadece...
Başka hiçbir şeyim değildin.
Ben seni, senden başka her şeyden çok,
Herkesimin yerine de çok sevmiştim be!
Cemre.Y.

Unut Beni

...Unut Beni...
"Unut Beni!"
Ne güzel bir şarkıdır bu ki...
Her daim...
Yıllar içerisinde zaman zaman,
Hep ama hep...
An'da yutkunulamayan...
Hani anacığının kendi sarı sandığından özenle çıkartıp,
Gözyaşlarıyla beraber senin sarı sandıklı çeyizine
En son cümle olarak...
Seve ağlaya koyduğu,
O iğne oyalı yazmaymış gibi.
Yıllar ötesinden
Yıllar sonraları
Her anına, her daim...
O sandıklardan çıkartılıp durulan...
Ama hep gözyaşı kokan...
Cemre.Y.

Yeni Baştan Oku

...Yeni Baştan Oku...
"Aşk" tek kelimeydi,
Sen ayrı yaşadın bana aşkını,
Ben sana aşkımı ayrı.
"Sev-gi" iki kelimeydi,
Ben sevdim, güzel ve sevilesi sevdim,
Sen de sevdin.
"Say-gı" iki kelimeydi,
Aramızda tartışması bile olmayan.
"Gü-ven" iki kelimeydi
Ağzımızdan çıktıysa şüphe uyandırmayan.
Şimdi sen "Hiçbir-şey" den bahsediyorsun,
"Ben-Sen-Onlar" olan.
Tek tek, ya da, biz bizeyken,
Sen değil misin,
Aramıza başkalarının düşüncelerini koyan.
Ben vazgeçtim bu oyundan.
Sen ver şimdi kararını,
Her şeyi yeni baştan oku ama ters taraftan.
Cemre.Y.

28 Ekim 2017 Cumartesi

Son Defaydı, Adam Çok Sonra Öğrendi

...Son Defaydı, Adam Çok Sonra Öğrendi...
Ve usulca fısıldayarak öptü kadın,
Adamın çalışmaktan dağılmış sakallarından...
Son defaydı...
Adam bunu çok sonra öğrendi.
Kadın gitti lan!
Adam hiç dönmedi.
Annesinin zaten ona dair vakti hiç yoktu.
Ve kadın son kez gülümsedi...
Gülümsediğinde,
Aynadaki baktığı kadının saçları artık yoktu!
Kadın hiç mi hiiiçç üzülmedi.
Sadece...
Şimdiye kadar annesine verip de tutamadığı
Bütün o sözleri hatırladı.
"Annem, saçların var hala, inan valla!
Ben sadece, canın yanmasın diye,
Kızımın bebek tarağıyla tarıyorum o ipek saçlarını,
Yoksa, inan ki sana yemin,
Saçsız kalırsan bir gün,
Ben de saçlarımı kökünden kestireceğim,
O gün gelince beraber ağlarız he ana!
Ama şimdi sakın ağlama!
Bak taranıyorlar hala."
Kadının annesi yitip gittiğinde,
Bir bayram sabahıydı,
Annesi hayata küsmesin diye,
Her sabah saçlarını tarayıp gitti yanına,
Her sabah da...
Yosun gözlüsünün bebek tarağıyla taradı,
Anasının artık olmayan, olmayacak olan o upuzun saçlarını.
Oysa anasının kafasında artık sadece iki üç teli kalmıştı.
Kadın sadece annesi için değil,
Kendisi için de savaşmıştı,
Bu sevdayı bir yerlerinden kurtaracaktı.
Ama olmadı.
Annesi gitti önce...
Sonra bütün akrabaları,
Sonra bütün dost bildikleri,
Sonra kadın fakir kaldı,
Herkesleri gitti.
Sonra kadın aşık oldu son kere...
Kadın gözlerini açtı.
Saçlı saçlı gülümsemeye çabaladı.
Sonra terk edildi son kere...
Kadın gözlerini kapatıp,
Bir erkek kuaförüne daldı.
"Ömrümü, ömrüme sıfırsız çarptım,
Sıfır çek ustam!" dedi şaşkın bakışlara...
Saatlerce beklettiler onu belki vazgeçer diye ama!
O zaten çoktan her şeyden vazgeçmişti.
Kapattı gözlerini "Sıfır çek ustam!" dedi.
Nihayet tutulmadık tek bir sözü kalmadığının bilinciyle,
Aynadaki kadına yeniden gülümsedi.
Artık her şeye "Sıfır!" çekiyordu ne de olsa.
Ne fark ederdi,
Saçları siyah, mavi, kızıl, sarıysa!
Ne fark ederdi sabah taktığı, renkli numaralı lensleri,
Akşam yorulup gözlerinin kahvesine onu hep terk ediyorsa.
Ve usulca öptü kadın,
Adamın çalışmaktan dağılmış sakallarından...
Son defaydı...
Adam bunu çok sonra öğrendi.
Kadın gitti.
Adam hiç dönmedi.
Ve kadın son kez gülümsedi...
Bir kere daha da asla öyle bakamadı aynalara.
Artık onu hiç kimse...
O kadar, derin terk edemezdi.
Bir kere daha o da, o kadar derin, hiç kimseyi terk edemezdi.
Hadi baba şefkati neyseydi de…
Ana sevdası aranabilir miydi ki hiçbir eril cinste.
Yoktu.
Olamadı da zaten.
İşte o yüzden ben,
Ne vakit sıkılsam her gün bana bakan yüzümden,
Gider değişirim saçlarımı,
Öyle ton bir ton iki ton renk açımı değil a canım.
Kökten!
Siyahsa sarı olur, sarıysa koyu kestane.
Ama kadın bir daha asla kazıtmadı saçlarını.
Cemre.Y.

Sende Mi?

…Sende Mi?…
Evet haklısın ben çok değiştim!
Son gülüşünde, gözlerimden inen yağmurları,
Gamzelerinde kurutmasaydım...
Belki de hiç büyüyemeyecektim.
Yoksa...
Yoksa sen de mi?
Yüreğine dilek ağacı kurup
Bütün dileklerini yuttun he mi!
Yoksa sen de mi?
Bir özür için içten bir sarılış hayal ederken,
Tek dokunuşuyla öldün!
Bütün hayatını kuruttun.
Bütün ömrünü...
Öylece beni unuttun he mi!
Yoksa senin de mi
“Annen geldi de kapatmak zorunda mısın!”
Yoksa sen de mi?
Yüzüme baka baka...
Gözümün öbeğine baka baka
Tercihledin beni.
Anneydim bende
Anlardım yani senin evlat halini de.
Yolum da hayli uzun...
Gel istersen.
Cemre.Y.

Ama Seni Hala Seviyorum


…Ama Seni Hala Seviyorum…
"Hiç Yok!"luğun...
Her geçen gün...
Canımı daha fazla yakmaktan
Başka bir işe yaramadı.
Yine unutamadım ben seni...
Yine yeniden...
Tanıdığım olur musun?
Ama seni hala seviyorum.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...