| ...Sensizim Yani... |
| Merak etmişsin beni |
| Nicedir, |
| Niceyim diye. |
| Buraların ilkbaharıyla son baharı, |
| Yazıyla zemheri ayazı bile, |
| Hala, her şey aynı sevgilim. |
| Bir yağmuru hatırlatacak oluyor seni, |
| Yine sevdirecek oluyor kendini bana! |
| Kapatıyorum perdelerimi, |
| Kilitliyorum pencerelerimi, |
| Sarılıyorum omuz başlarıma, |
| Susuyorum her şeye yine… |
| Fark etmiyor yani… |
| Sensizim, yine kimsesizim yani. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
29 Ekim 2017 Pazar
Sensizim Yani
Labels:
ayaz,
bahar,
fark,
her şey,
kilit,
kimsesiz,
merak,
nicedir,
pencere,
perde,
sensiz,
sevgilim,
sonbahar,
yağmur,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Senin Seçeneğin Yoktu Be Sevgili
...Senin Seçeneğin Yoktu Be Sevgili...
Sırlarım olmadı hiç!
Bana dair hiç gizemim olmadı.
Triplere girmedim,
Amaç oyunlarına vakit harcamadım.
Ya kabullendim olduğu kadarını
Ya "Olmaz" ı çektim gittim.
Utançlarımsa asla olamaz
Buna izin vermedim!
Bana istemsiz yaşatılan her şeyiyse
Zaten çoktan affetmiştim!
Milyarlarca insanla paylaşabilir
Gram da gam yemezdim!
İki seçenekleri vardı ne de olsa,
Ya beni doğru anlayacaklar,
Ya da hayatımdan yok olacaklardı.
Senin seçeneğinse yoktu sevgili
Doğru anlamak zorundaydın beni.
Yüreğimin üstünü örtmeyi unutmuşsun
Yazık harcamasınlar!
Ört ve çek git!
Cemre.Y.
Sırlarım olmadı hiç!
Bana dair hiç gizemim olmadı.
Triplere girmedim,
Amaç oyunlarına vakit harcamadım.
Ya kabullendim olduğu kadarını
Ya "Olmaz" ı çektim gittim.
Utançlarımsa asla olamaz
Buna izin vermedim!
Bana istemsiz yaşatılan her şeyiyse
Zaten çoktan affetmiştim!
Milyarlarca insanla paylaşabilir
Gram da gam yemezdim!
İki seçenekleri vardı ne de olsa,
Ya beni doğru anlayacaklar,
Ya da hayatımdan yok olacaklardı.
Senin seçeneğinse yoktu sevgili
Doğru anlamak zorundaydın beni.
Yüreğimin üstünü örtmeyi unutmuşsun
Yazık harcamasınlar!
Ört ve çek git!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Seni Seçtim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yüreğim Sevdi
...Yüreğim Sevdi...
Beni ön yargı mahkemelerinde
Müebbetlik mahkum edenlere soruyorum.
Hiç düşündünüz mü
Acaba siz farkında olmadan
Kaç kişi idama mahkum etti sizi...
Kaçınız bana yakıştırmadığınız sevdanın
Cenderesinden geçmediniz bir kez bile olsa!
Ben hanginize uygun olmalıydım?
Belki çoktan başıma bir tülbent geçirip,
Kahve köşelerinden hiç gelmeyen
Bir herifle evlenmiş olmalıydım.
Çünkü ben eşimden ayrıldım ya, dulum ya.
Çünkü ben istedim aldatılmayı,
Başka bir kadına tercih edilip terk edilmeyi.
Belki günümü gün etmeli,
Kim daha mutlu ederse kimin daha çok
Parası varsa onunla olmalıydım.
Ya da birilerinin kapatması,
Birilerinin ikinci karısı mı olmalıydım.
Çünkü ben tek başıma
Ev geçindiriyorum ve çocuğum var ya.
Belki benden kocasını
Kıskanmalıydı herkes ya alırsaydım ellerinden.
Ya da sırt çantamı alıp dünyayı mı dolaşsaydım.
Nerede akşam orada sabah mı olsaydı.
Tepelerden mi baksaydım herkese ve her şeye.
Ama sevmeseydim, bir daha yüzüm gülmeseydi,
Bir daha hiç mutlu olmasaydım.
Mutlu etmeseydim hiç kimsemi yeter ki,
Sizlerin hesaplarından kitaplarından,
Bambaşka bir hayat tercih ettiğiniz birine
Hiç dokunmasaydım,
Ben...
Hanginiz...
Olsaydım.
Yine de kızmıyorum hiç kimseye,
Herkes yetiştirebildiği kadardır kendini.
Sana gelince...
Şiirimsin, kelimelerimsin ey sevdiğim,
Ben sadece ben oldum diye mi
Bütün bu sessiz çağlayanlar.
Oysa seni aklım, fikrim,
Yüzüm, gözüm, ellerim, vücudum sevmedi.
Seni çıkar hesaplarım,
O giderse kim kalırlarım sevmedi.
Aynada sana yansıyan o kadın sevmedi seni.
Seni yüreğim sevdi ey sevgili.
Cemre.Y.
Beni ön yargı mahkemelerinde
Müebbetlik mahkum edenlere soruyorum.
Hiç düşündünüz mü
Acaba siz farkında olmadan
Kaç kişi idama mahkum etti sizi...
Kaçınız bana yakıştırmadığınız sevdanın
Cenderesinden geçmediniz bir kez bile olsa!
Ben hanginize uygun olmalıydım?
Belki çoktan başıma bir tülbent geçirip,
Kahve köşelerinden hiç gelmeyen
Bir herifle evlenmiş olmalıydım.
Çünkü ben eşimden ayrıldım ya, dulum ya.
Çünkü ben istedim aldatılmayı,
Başka bir kadına tercih edilip terk edilmeyi.
Belki günümü gün etmeli,
Kim daha mutlu ederse kimin daha çok
Parası varsa onunla olmalıydım.
Ya da birilerinin kapatması,
Birilerinin ikinci karısı mı olmalıydım.
Çünkü ben tek başıma
Ev geçindiriyorum ve çocuğum var ya.
Belki benden kocasını
Kıskanmalıydı herkes ya alırsaydım ellerinden.
Ya da sırt çantamı alıp dünyayı mı dolaşsaydım.
Nerede akşam orada sabah mı olsaydı.
Tepelerden mi baksaydım herkese ve her şeye.
Ama sevmeseydim, bir daha yüzüm gülmeseydi,
Bir daha hiç mutlu olmasaydım.
Mutlu etmeseydim hiç kimsemi yeter ki,
Sizlerin hesaplarından kitaplarından,
Bambaşka bir hayat tercih ettiğiniz birine
Hiç dokunmasaydım,
Ben...
Hanginiz...
Olsaydım.
Yine de kızmıyorum hiç kimseye,
Herkes yetiştirebildiği kadardır kendini.
Sana gelince...
Şiirimsin, kelimelerimsin ey sevdiğim,
Ben sadece ben oldum diye mi
Bütün bu sessiz çağlayanlar.
Oysa seni aklım, fikrim,
Yüzüm, gözüm, ellerim, vücudum sevmedi.
Seni çıkar hesaplarım,
O giderse kim kalırlarım sevmedi.
Aynada sana yansıyan o kadın sevmedi seni.
Seni yüreğim sevdi ey sevgili.
Cemre.Y.
Labels:
ayna,
çağlayan,
etme,
gelme,
Hiç kimse,
kadın,
mahkum,
oysa,
sabah,
sessiz,
sevda,
sevdiğim,
soru,
tercih,
yargı,
yeter,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Çok Sevmiştim Be
...Çok Sevmiştim Be...
Söyle, şimdi hangi günah?
Hangi suç?
Hangi, herhangi bir bilinçsiz bir eylem unutturur seni!
Hangi suçtan,
Hangi mapus köşelerinde sussam acizliğime!
Hangi demir parmakların ardında
Sansalar ki suçum cinayet!
Oysa benim tek cinayetim,
Artık “O” nun ölü bedenini beklemeyi
Terk etmeyi seçmekti seninle!
Şimdi ne yapsam günah bana!
Ne yapmasam yazık bir çare.
Başka çarem yoktu!
Güven veren omuzları çökmüştü, çürüyordu!
Çarem yoktu!
Ezberine doyamadığım alnı, çenesi,
Şakakları, yeni kırlaşmaya başlamış saçları
Yok oluyordu her gün an be an!
Her gün, bir kenarından,
Elimde kalıyordu bu ecelsiz aşkım!
Bir heykeltraşın çizdiği
Oylum oylum oyduğu kemikleri bile un ufaktı artık!
Çarem yoktu!
Ölüme ve yokluğa razıyken sen geldin!
Madem sende gidecektin neden geldin be adam!
Oysa senle bile
Ne uykum uykuydu
Onun geniş omuzlarında sabahlayan,
Ne uyanışım “Günaydınım,
Akşam bile yanımda olan hatunum” la başladı!
Seninle hiçbir şey,
Hiçbir zaman tam olmadı ki!
Hiçbir zaman gönül sayfanda olmadım senin ben!
Neden “Buradan çıkmazsan,
Bende orada kalırım” diyecek kadar
Hep yalan oldun ki bana!
Yoksa senin bu hayattaki tek amacın
Beni hayatta tutmak mıydı!
Yaşadım...
Onsuz da yaşadım...
İnanamadım!
Yaşadım...
Sensiz de yaşadım!
Cehennemimden sana sığındım!
Bu hayata derin bir nefesi seninle aldım,
Yoksan...
Söyle, şimdi hangi günah?
Hangi suç?
Hangi, herhangi bir bilinçsiz bir eylem unutturur seni!
Hangi suçtan,
Hangi mapus köşelerinde sussam acizliğime!
Hangi demir parmakların ardında
Sansalar ki suçum cinayet!
Oysa benim tek cinayetim,
Artık “O” nun ölü bedenini beklemeyi
Terk etmeyi seçmekti seninle!
Şimdi ne yapsam günah bana!
Ne yapmasam yazık bir çare.
Başka çarem yoktu!
Güven veren omuzları çökmüştü, çürüyordu!
Çarem yoktu!
Ezberine doyamadığım alnı, çenesi,
Şakakları, yeni kırlaşmaya başlamış saçları
Yok oluyordu her gün an be an!
Her gün, bir kenarından,
Elimde kalıyordu bu ecelsiz aşkım!
Bir heykeltraşın çizdiği
Oylum oylum oyduğu kemikleri bile un ufaktı artık!
Çarem yoktu!
Ölüme ve yokluğa razıyken sen geldin!
Madem sende gidecektin neden geldin be adam!
Oysa senle bile
Ne uykum uykuydu
Onun geniş omuzlarında sabahlayan,
Ne uyanışım “Günaydınım,
Akşam bile yanımda olan hatunum” la başladı!
Seninle hiçbir şey,
Hiçbir zaman tam olmadı ki!
Hiçbir zaman gönül sayfanda olmadım senin ben!
Neden “Buradan çıkmazsan,
Bende orada kalırım” diyecek kadar
Hep yalan oldun ki bana!
Yoksa senin bu hayattaki tek amacın
Beni hayatta tutmak mıydı!
Yaşadım...
Onsuz da yaşadım...
İnanamadım!
Yaşadım...
Sensiz de yaşadım!
Cehennemimden sana sığındım!
Bu hayata derin bir nefesi seninle aldım,
Yoksan...
O son nefesimdin,
Çaldım, kokladım ve aldım,
Ve sen buna hiç inanmadın!
Onunla hayallerim vardı hüsranla son bulan!
Seninle hayal bile kuramadım ki ben!
Akşam yatarken duam, gece uyurken rüyam,
Sabah uyandığımda güneşimdin sadece...
Başka hiçbir şeyim değildin.
Ben seni, senden başka her şeyden çok,
Herkesimin yerine de çok sevmiştim be!
Cemre.Y.
Çaldım, kokladım ve aldım,
Ve sen buna hiç inanmadın!
Onunla hayallerim vardı hüsranla son bulan!
Seninle hayal bile kuramadım ki ben!
Akşam yatarken duam, gece uyurken rüyam,
Sabah uyandığımda güneşimdin sadece...
Başka hiçbir şeyim değildin.
Ben seni, senden başka her şeyden çok,
Herkesimin yerine de çok sevmiştim be!
Cemre.Y.
Labels:
beden,
çare,
etme,
ezber,
günah,
hatun,
hayat,
her şey,
hiçbir şey,
kemik,
nefes,
oysa,
suç,
uyku,
yama,
yoksa,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Unut Beni
...Unut Beni...
"Unut Beni!"
Ne güzel bir şarkıdır bu ki...
Her daim...
Yıllar içerisinde zaman zaman,
Hep ama hep...
An'da yutkunulamayan...
Hani anacığının kendi sarı sandığından özenle çıkartıp,
Gözyaşlarıyla beraber senin sarı sandıklı çeyizine
En son cümle olarak...
Seve ağlaya koyduğu,
O iğne oyalı yazmaymış gibi.
Yıllar ötesinden
Yıllar sonraları
Her anına, her daim...
O sandıklardan çıkartılıp durulan...
Ama hep gözyaşı kokan...
Cemre.Y.
"Unut Beni!"
Ne güzel bir şarkıdır bu ki...
Her daim...
Yıllar içerisinde zaman zaman,
Hep ama hep...
An'da yutkunulamayan...
Hani anacığının kendi sarı sandığından özenle çıkartıp,
Gözyaşlarıyla beraber senin sarı sandıklı çeyizine
En son cümle olarak...
Seve ağlaya koyduğu,
O iğne oyalı yazmaymış gibi.
Yıllar ötesinden
Yıllar sonraları
Her anına, her daim...
O sandıklardan çıkartılıp durulan...
Ama hep gözyaşı kokan...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yeni Baştan Oku
...Yeni Baştan Oku...
"Aşk" tek kelimeydi,
Sen ayrı yaşadın bana aşkını,
Ben sana aşkımı ayrı.
"Sev-gi" iki kelimeydi,
Ben sevdim, güzel ve sevilesi sevdim,
Sen de sevdin.
"Say-gı" iki kelimeydi,
Aramızda tartışması bile olmayan.
"Gü-ven" iki kelimeydi
Ağzımızdan çıktıysa şüphe uyandırmayan.
Şimdi sen "Hiçbir-şey" den bahsediyorsun,
"Ben-Sen-Onlar" olan.
Tek tek, ya da, biz bizeyken,
Sen değil misin,
Aramıza başkalarının düşüncelerini koyan.
Ben vazgeçtim bu oyundan.
Sen ver şimdi kararını,
Her şeyi yeni baştan oku ama ters taraftan.
Cemre.Y.
"Aşk" tek kelimeydi,
Sen ayrı yaşadın bana aşkını,
Ben sana aşkımı ayrı.
"Sev-gi" iki kelimeydi,
Ben sevdim, güzel ve sevilesi sevdim,
Sen de sevdin.
"Say-gı" iki kelimeydi,
Aramızda tartışması bile olmayan.
"Gü-ven" iki kelimeydi
Ağzımızdan çıktıysa şüphe uyandırmayan.
Şimdi sen "Hiçbir-şey" den bahsediyorsun,
"Ben-Sen-Onlar" olan.
Tek tek, ya da, biz bizeyken,
Sen değil misin,
Aramıza başkalarının düşüncelerini koyan.
Ben vazgeçtim bu oyundan.
Sen ver şimdi kararını,
Her şeyi yeni baştan oku ama ters taraftan.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
28 Ekim 2017 Cumartesi
Son Defaydı, Adam Çok Sonra Öğrendi
...Son Defaydı, Adam Çok Sonra Öğrendi...
Ve usulca fısıldayarak öptü kadın,
Adamın çalışmaktan dağılmış sakallarından...
Son defaydı...
Adam bunu çok sonra öğrendi.
Kadın gitti lan!
Adam hiç dönmedi.
Annesinin zaten ona dair vakti hiç yoktu.
Ve kadın son kez gülümsedi...
Gülümsediğinde,
Aynadaki baktığı kadının saçları artık yoktu!
Kadın hiç mi hiiiçç üzülmedi.
Sadece...
Şimdiye kadar annesine verip de tutamadığı
Bütün o sözleri hatırladı.
"Annem, saçların var hala, inan valla!
Ben sadece, canın yanmasın diye,
Kızımın bebek tarağıyla tarıyorum o ipek saçlarını,
Yoksa, inan ki sana yemin,
Saçsız kalırsan bir gün,
Ben de saçlarımı kökünden kestireceğim,
O gün gelince beraber ağlarız he ana!
Ama şimdi sakın ağlama!
Bak taranıyorlar hala."
Kadının annesi yitip gittiğinde,
Bir bayram sabahıydı,
Annesi hayata küsmesin diye,
Her sabah saçlarını tarayıp gitti yanına,
Her sabah da...
Yosun gözlüsünün bebek tarağıyla taradı,
Anasının artık olmayan, olmayacak olan o upuzun saçlarını.
Oysa anasının kafasında artık sadece iki üç teli kalmıştı.
Kadın sadece annesi için değil,
Kendisi için de savaşmıştı,
Bu sevdayı bir yerlerinden kurtaracaktı.
Ama olmadı.
Annesi gitti önce...
Sonra bütün akrabaları,
Sonra bütün dost bildikleri,
Sonra kadın fakir kaldı,
Herkesleri gitti.
Sonra kadın aşık oldu son kere...
Kadın gözlerini açtı.
Saçlı saçlı gülümsemeye çabaladı.
Sonra terk edildi son kere...
Kadın gözlerini kapatıp,
Bir erkek kuaförüne daldı.
"Ömrümü, ömrüme sıfırsız çarptım,
Sıfır çek ustam!" dedi şaşkın bakışlara...
Saatlerce beklettiler onu belki vazgeçer diye ama!
O zaten çoktan her şeyden vazgeçmişti.
Kapattı gözlerini "Sıfır çek ustam!" dedi.
Nihayet tutulmadık tek bir sözü kalmadığının bilinciyle,
Aynadaki kadına yeniden gülümsedi.
Artık her şeye "Sıfır!" çekiyordu ne de olsa.
Ne fark ederdi,
Saçları siyah, mavi, kızıl, sarıysa!
Ne fark ederdi sabah taktığı, renkli numaralı lensleri,
Akşam yorulup gözlerinin kahvesine onu hep terk ediyorsa.
Ve usulca öptü kadın,
Adamın çalışmaktan dağılmış sakallarından...
Son defaydı...
Adam bunu çok sonra öğrendi.
Kadın gitti.
Adam hiç dönmedi.
Ve kadın son kez gülümsedi...
Bir kere daha da asla öyle bakamadı aynalara.
Artık onu hiç kimse...
O kadar, derin terk edemezdi.
Bir kere daha o da, o kadar derin, hiç kimseyi terk edemezdi.
Hadi baba şefkati neyseydi de…
Ana sevdası aranabilir miydi ki hiçbir eril cinste.
Yoktu.
Olamadı da zaten.
İşte o yüzden ben,
Ne vakit sıkılsam her gün bana bakan yüzümden,
Gider değişirim saçlarımı,
Öyle ton bir ton iki ton renk açımı değil a canım.
Kökten!
Siyahsa sarı olur, sarıysa koyu kestane.
Ama kadın bir daha asla kazıtmadı saçlarını.
Cemre.Y.
Ve usulca fısıldayarak öptü kadın,
Adamın çalışmaktan dağılmış sakallarından...
Son defaydı...
Adam bunu çok sonra öğrendi.
Kadın gitti lan!
Adam hiç dönmedi.
Annesinin zaten ona dair vakti hiç yoktu.
Ve kadın son kez gülümsedi...
Gülümsediğinde,
Aynadaki baktığı kadının saçları artık yoktu!
Kadın hiç mi hiiiçç üzülmedi.
Sadece...
Şimdiye kadar annesine verip de tutamadığı
Bütün o sözleri hatırladı.
"Annem, saçların var hala, inan valla!
Ben sadece, canın yanmasın diye,
Kızımın bebek tarağıyla tarıyorum o ipek saçlarını,
Yoksa, inan ki sana yemin,
Saçsız kalırsan bir gün,
Ben de saçlarımı kökünden kestireceğim,
O gün gelince beraber ağlarız he ana!
Ama şimdi sakın ağlama!
Bak taranıyorlar hala."
Kadının annesi yitip gittiğinde,
Bir bayram sabahıydı,
Annesi hayata küsmesin diye,
Her sabah saçlarını tarayıp gitti yanına,
Her sabah da...
Yosun gözlüsünün bebek tarağıyla taradı,
Anasının artık olmayan, olmayacak olan o upuzun saçlarını.
Oysa anasının kafasında artık sadece iki üç teli kalmıştı.
Kadın sadece annesi için değil,
Kendisi için de savaşmıştı,
Bu sevdayı bir yerlerinden kurtaracaktı.
Ama olmadı.
Annesi gitti önce...
Sonra bütün akrabaları,
Sonra bütün dost bildikleri,
Sonra kadın fakir kaldı,
Herkesleri gitti.
Sonra kadın aşık oldu son kere...
Kadın gözlerini açtı.
Saçlı saçlı gülümsemeye çabaladı.
Sonra terk edildi son kere...
Kadın gözlerini kapatıp,
Bir erkek kuaförüne daldı.
"Ömrümü, ömrüme sıfırsız çarptım,
Sıfır çek ustam!" dedi şaşkın bakışlara...
Saatlerce beklettiler onu belki vazgeçer diye ama!
O zaten çoktan her şeyden vazgeçmişti.
Kapattı gözlerini "Sıfır çek ustam!" dedi.
Nihayet tutulmadık tek bir sözü kalmadığının bilinciyle,
Aynadaki kadına yeniden gülümsedi.
Artık her şeye "Sıfır!" çekiyordu ne de olsa.
Ne fark ederdi,
Saçları siyah, mavi, kızıl, sarıysa!
Ne fark ederdi sabah taktığı, renkli numaralı lensleri,
Akşam yorulup gözlerinin kahvesine onu hep terk ediyorsa.
Ve usulca öptü kadın,
Adamın çalışmaktan dağılmış sakallarından...
Son defaydı...
Adam bunu çok sonra öğrendi.
Kadın gitti.
Adam hiç dönmedi.
Ve kadın son kez gülümsedi...
Bir kere daha da asla öyle bakamadı aynalara.
Artık onu hiç kimse...
O kadar, derin terk edemezdi.
Bir kere daha o da, o kadar derin, hiç kimseyi terk edemezdi.
Hadi baba şefkati neyseydi de…
Ana sevdası aranabilir miydi ki hiçbir eril cinste.
Yoktu.
Olamadı da zaten.
İşte o yüzden ben,
Ne vakit sıkılsam her gün bana bakan yüzümden,
Gider değişirim saçlarımı,
Öyle ton bir ton iki ton renk açımı değil a canım.
Kökten!
Siyahsa sarı olur, sarıysa koyu kestane.
Ama kadın bir daha asla kazıtmadı saçlarını.
Cemre.Y.
Labels:
adam,
anne,
bayram,
fark,
gitti,
hayat,
Hiç kimse,
hiç yok,
kadın,
neyse,
nihayet,
olmadı,
sabah,
sadece,
sakın,
sonra
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sende Mi?
…Sende Mi?…
Evet haklısın ben çok değiştim!
Son gülüşünde, gözlerimden inen yağmurları,
Gamzelerinde kurutmasaydım...
Belki de hiç büyüyemeyecektim.
Yoksa...
Yoksa sen de mi?
Yüreğine dilek ağacı kurup
Bütün dileklerini yuttun he mi!
Yoksa sen de mi?
Bir özür için içten bir sarılış hayal ederken,
Tek dokunuşuyla öldün!
Bütün hayatını kuruttun.
Bütün ömrünü...
Öylece beni unuttun he mi!
Yoksa senin de mi
“Annen geldi de kapatmak zorunda mısın!”
Yoksa sen de mi?
Yüzüme baka baka...
Gözümün öbeğine baka baka
Tercihledin beni.
Anneydim bende
Anlardım yani senin evlat halini de.
Yolum da hayli uzun...
Gel istersen.
Cemre.Y.
Evet haklısın ben çok değiştim!
Son gülüşünde, gözlerimden inen yağmurları,
Gamzelerinde kurutmasaydım...
Belki de hiç büyüyemeyecektim.
Yoksa...
Yoksa sen de mi?
Yüreğine dilek ağacı kurup
Bütün dileklerini yuttun he mi!
Yoksa sen de mi?
Bir özür için içten bir sarılış hayal ederken,
Tek dokunuşuyla öldün!
Bütün hayatını kuruttun.
Bütün ömrünü...
Öylece beni unuttun he mi!
Yoksa senin de mi
“Annen geldi de kapatmak zorunda mısın!”
Yoksa sen de mi?
Yüzüme baka baka...
Gözümün öbeğine baka baka
Tercihledin beni.
Anneydim bende
Anlardım yani senin evlat halini de.
Yolum da hayli uzun...
Gel istersen.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ama Seni Hala Seviyorum
…Ama Seni Hala Seviyorum… |
| "Hiç Yok!"luğun... |
| Her geçen gün... |
| Canımı daha fazla yakmaktan |
| Başka bir işe yaramadı. |
| Yine unutamadım ben seni... |
| Yine yeniden... |
| Tanıdığım olur musun? |
| Ama seni hala seviyorum. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Senden Sonra
...Senden Sonra…
Senden sonra son gülüşünü,
Yüreğimin başucuna astım en ilk.
Gidişim...
Kalabalık olmuştu güya!
Sana göreyse daha çookk gelecektim.
Oysa ben...
Gittim.
Hem de öylece...
Bir... gittim.
Ama hemen ayrılamadım oralardan.
Sen, yol aldığımı sanıp,
Günlük koşuşturmacalarına koşarken,
Ben oturdum kaldırım kenarının bir taşında.
İşte o zaman bana,
Artık sadece ben kalınca?
Hemencik,
Beni çıkarırsak içinden!
Kaynadım gittim arada.
Hiç sevemediğim
Yüz kırk karaktere bile sığmaya çalıştım mesela!
Cemre.Y.
Yüreğimin başucuna astım en ilk.
Gidişim...
Kalabalık olmuştu güya!
Sana göreyse daha çookk gelecektim.
Oysa ben...
Gittim.
Hem de öylece...
Bir... gittim.
Ama hemen ayrılamadım oralardan.
Sen, yol aldığımı sanıp,
Günlük koşuşturmacalarına koşarken,
Ben oturdum kaldırım kenarının bir taşında.
İşte o zaman bana,
Artık sadece ben kalınca?
Hemencik,
Beni çıkarırsak içinden!
Kaynadım gittim arada.
Hiç sevemediğim
Yüz kırk karaktere bile sığmaya çalıştım mesela!
Cemre.Y.
Labels:
gelecek,
gitmiş,
gitti,
günlük,
kalabalık,
kenar,
mesela,
oysa,
öyle,
sadece,
yüreğim,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sende Bana Öylece Kal
...Sende Bana Öylece Kal...
Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim!
Bırak öylece kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan.
Toparlanma öyle hemen, ben geldim diye.
Sende bilirsin ki ansızın zaten toparlanılmaz.
Neyini, nereye saklasan!
Bir yerleri görünür acıların ucundan, kenarından.
Ben sana nasıl dağınık geldiysem
Sende bana öylece kal!
Yüreğinin kasırgalarını sakın savurma sevgilim!
Bırak yağsınlar, daha ne kadar tufansa.
Sam yeline meyletme öyle hemen
Ben geldim diye baharı estirme alelacele.
Sende bilirsin ki
Zemheriden sonra ansızın yaz olamaz.
Ne kadar bahar çiçekleri sunsan!
Kardeleni görünür uçurumlarının,
Ucundan, kenarından.
Sana nasıl yaz ortasında ayaz geldiysem ben
Sende bana öylece kal!
Yüreğinin yangınlarını sakın savurma sevgilim!
Bırak yansın daha ne kadar yanacaksa.
Küllerini savurma sağa sola
Öyle hemen, ben geldim diye.
Sende bilirsin ki
Ansızın bir sevdanın yerine bir diğeri konamaz.
Ne kadar yaktım bütün gemileri desen de!
Biri hortlayıverir geçmişinden, ezelinden.
Sana nasıl ölüler denizinden geldiysem ben
Sende bana öylece kal!
Yüreğinin bütün hislerini sakın savurma sevgilim!
Bırak duysunlar kime ne duyuyorlarsa.
Aşık falanda olma sakın bana ha!
Sende bilirsin ki bütün aşklar sonunda
“Ben seni unutmak için sevmedim.” le biter.
Zaten, ben, seni de unutmak için sevmedimdi!
Sonra, yüreğimi, üzerimden kilitle ve çek git!
Bir gün, sen de gideceksin nasılsa...
Sende bana benim sana kaldığım kadar kal.
Cemre.Y.
Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim!
Bırak öylece kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan.
Toparlanma öyle hemen, ben geldim diye.
Sende bilirsin ki ansızın zaten toparlanılmaz.
Neyini, nereye saklasan!
Bir yerleri görünür acıların ucundan, kenarından.
Ben sana nasıl dağınık geldiysem
Sende bana öylece kal!
Yüreğinin kasırgalarını sakın savurma sevgilim!
Bırak yağsınlar, daha ne kadar tufansa.
Sam yeline meyletme öyle hemen
Ben geldim diye baharı estirme alelacele.
Sende bilirsin ki
Zemheriden sonra ansızın yaz olamaz.
Ne kadar bahar çiçekleri sunsan!
Kardeleni görünür uçurumlarının,
Ucundan, kenarından.
Sana nasıl yaz ortasında ayaz geldiysem ben
Sende bana öylece kal!
Yüreğinin yangınlarını sakın savurma sevgilim!
Bırak yansın daha ne kadar yanacaksa.
Küllerini savurma sağa sola
Öyle hemen, ben geldim diye.
Sende bilirsin ki
Ansızın bir sevdanın yerine bir diğeri konamaz.
Ne kadar yaktım bütün gemileri desen de!
Biri hortlayıverir geçmişinden, ezelinden.
Sana nasıl ölüler denizinden geldiysem ben
Sende bana öylece kal!
Yüreğinin bütün hislerini sakın savurma sevgilim!
Bırak duysunlar kime ne duyuyorlarsa.
Aşık falanda olma sakın bana ha!
Sende bilirsin ki bütün aşklar sonunda
“Ben seni unutmak için sevmedim.” le biter.
Zaten, ben, seni de unutmak için sevmedimdi!
Sonra, yüreğimi, üzerimden kilitle ve çek git!
Bir gün, sen de gideceksin nasılsa...
Sende bana benim sana kaldığım kadar kal.
Cemre.Y.
Labels:
acı,
aşk,
bahar,
çiçek,
dağınık,
etme,
gemi,
kardelen,
kasırga,
kilit,
ne kadar,
öyle,
sakın,
sevgilim,
yangın,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
En Güzel Ninni Fısıltısı
...En Güzel Ninni Fısıltısı…
Ciğerlerimi yakan, kavuran..
Ama aslında yenileyen
Bir orman kuytusu nefesim'sin.
Sen bugüne kadar duyduğum
En güzel ninnisin sevdiceğim...
Hani sol göğsüne yasladığımda başımı,
Hani korunmasız,
Kimsesiz yazık
Sahipsiz bir kedi yavrusu gibi
Sarıldığımda sana sımsıkı
Sağ kulağımdan girip
Beynimi ve kalbimi fetheden
O kalbinin “tik tak” sesi...
Senin koynunda
Uyuduğum gibi derin uyumadım ki ben hiç.
Sen duyduğum
En güzel ninni fısıltısısın ey sevgili.
Cemre.Y.
Ciğerlerimi yakan, kavuran..
Ama aslında yenileyen
Bir orman kuytusu nefesim'sin.
Sen bugüne kadar duyduğum
En güzel ninnisin sevdiceğim...
Hani sol göğsüne yasladığımda başımı,
Hani korunmasız,
Kimsesiz yazık
Sahipsiz bir kedi yavrusu gibi
Sarıldığımda sana sımsıkı
Sağ kulağımdan girip
Beynimi ve kalbimi fetheden
O kalbinin “tik tak” sesi...
Senin koynunda
Uyuduğum gibi derin uyumadım ki ben hiç.
Sen duyduğum
En güzel ninni fısıltısısın ey sevgili.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Mutluluk
...Mutluluk...
Güneşli bir güne uyandığında
Erik ağacının çiçekleriyle
Kiraz ağacının çiçeklerinin
Sarıldığını görmektir mutluluk.
Yeterince sevecek iki yürek varsa
Yüreklerde açar bütün meyve çiçekleri.
Cemre.Y.
Güneşli bir güne uyandığında
Erik ağacının çiçekleriyle
Kiraz ağacının çiçeklerinin
Sarıldığını görmektir mutluluk.
Yeterince sevecek iki yürek varsa
Yüreklerde açar bütün meyve çiçekleri.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Şükür Ediyorum
| …Şükür Ediyorum… |
| Hafta sonu mesaisi diye yanımda getirdiğim minnak kızım; |
| "Yüz kişilik bir firmada bugün tek kadın sensin anne ya |
| Peki sen bu kadar güzel olmaya korkmuyor musun? |
| Yüzüne çamur falan sürseydin ya, maazallah! |
| Sana tacizde bulunurlarsa ne yaparsın?"diyor. |
| Bense onulmaz bir gururla; |
| "Yüz kişinin içinde, bin kişilik cesaretin varsa, |
| İnsanlara karşı gerekli bir duruşun varsa, |
| Yeltenseler bile pişman olurlar |
| Saçının teline bile zarar getiremezler evladım!"diyorum. |
| Yosun gözlüm on yaşınca; |
| "Alnı öpülesi hatunsun vesselam."diyor. |
| Kendimi tebrik ediyor ve kendime olan |
| Güven ve cesaretim için şükür ediyorum. |
| Yıl 2007 biz, bize kaybolmamışız daha! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sana Ne
...Sana Ne...
Sana öylece...
Şımarık bir arsız çocuk gibi
Sundum kendimi...
Bütün hayatımda ikinci defa!
“Gel” desen gelecek kadar
Acımı unutmaya hazır.
“Kal” desen kalacak kadar
Yorgun ve muhtaç!
Belki göz bebeklerindeki
Yaralı bir serçeye aldandım ne bileyim?
Belki bir dağ başında tütmüş
Benim kadar kederli savrulan
Sigaranın dumanına.
Belki sesinin bir tek nefesine.
Belki...
Beni ansızın öptüğünde
Sorgusuz sualsiz ve aniden
Hissettirdiklerine ya da
Hissettirebileceğinin hayaline.
Kim bilir ne diye
Mühürledim seni kendime?
Aslında artık sana ne!
Belki güvercinlere ve şahanlara inat’
Bir angut kuşu idim de sen bunu bilemedin.
Sevdiceğim öldü...
Ben öldüm belki!
Senle ben yeni bi hayata tutundum!
Amaçlı ama imkansız!
Ben yaşadım belki sayende...
Artık dünümde olmak istesen ne?
Yarınımda olmak istemesen ne?
Masalsın işte...
Cemre.Y.
Sana öylece...
Şımarık bir arsız çocuk gibi
Sundum kendimi...
Bütün hayatımda ikinci defa!
“Gel” desen gelecek kadar
Acımı unutmaya hazır.
“Kal” desen kalacak kadar
Yorgun ve muhtaç!
Belki göz bebeklerindeki
Yaralı bir serçeye aldandım ne bileyim?
Belki bir dağ başında tütmüş
Benim kadar kederli savrulan
Sigaranın dumanına.
Belki sesinin bir tek nefesine.
Belki...
Beni ansızın öptüğünde
Sorgusuz sualsiz ve aniden
Hissettirdiklerine ya da
Hissettirebileceğinin hayaline.
Kim bilir ne diye
Mühürledim seni kendime?
Aslında artık sana ne!
Belki güvercinlere ve şahanlara inat’
Bir angut kuşu idim de sen bunu bilemedin.
Sevdiceğim öldü...
Ben öldüm belki!
Senle ben yeni bi hayata tutundum!
Amaçlı ama imkansız!
Ben yaşadım belki sayende...
Artık dünümde olmak istesen ne?
Yarınımda olmak istemesen ne?
Masalsın işte...
Cemre.Y.
Labels:
belki,
çocuk,
duman,
gelecek,
hayat,
keder,
kim bilir,
masal,
mühür,
serçe,
sevdiceğim,
sigara,
yara,
yaşa
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Cinsiyetsiz Saf Sevgi
| ...Cinsiyetsiz Saf Sevgi... |
| Bana öyle geliyor ki |
| Bazı yürekleri |
| Cinsiyetsiz saf sevgi çizimli |
| Aynı mühürle dağlamışlar! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sen De Gittin Öyle Mi?
...Sen De Gittin Öyle Mi?...
Bazı yıldızlar kayarken
Kimse kendisi için dilek tutmaz
Tek bir cümle dökülür dudaklardan
"Nurlar içinde yatsın."
Bazılarının sessiz vedasıysa
Benim gibi sitemli olur
Bir damla gözyaşıyla
Bir hıçkırık dökülür boğazdan
"Sen de gittin öyle mi?"
Cemre.Y.
Bazı yıldızlar kayarken
Kimse kendisi için dilek tutmaz
Tek bir cümle dökülür dudaklardan
"Nurlar içinde yatsın."
Bazılarının sessiz vedasıysa
Benim gibi sitemli olur
Bir damla gözyaşıyla
Bir hıçkırık dökülür boğazdan
"Sen de gittin öyle mi?"
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Mavim'sin Be Sevgilim
| ...Mavim'sin Be Sevgilim... Biliyorum Artık seni sevmemek için Yüz milyon baloncuk sebebim var Ve hala sevmek içinse Bir tek nedenim Sen benim hala o ilk Mavim'sin be sevgilim Seçtiğin bütün renkler Senin olsun senin... Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
27 Ekim 2017 Cuma
Gözlerinizi Kapatın Ve Hayal Edin
...Gözlerinizi Kapatın Ve Hayal Edin...
Her "Şimdi salıncağıma kurulup,
Deniz mavisi, Güneş,
Bir kitap ve kahve zamanı." dediğimde,
Bana;
"Senin terasında deniz yok ki." diyorlar.
Buruk bir tebessümle susuyorum önce,
Sonra soruyorum onlara,
"Güneş, aynı Güneş değil mi?
Sallanmak duygusu hep aynı.
Kitabının cümleleri
Okuduğun yere göre değişmiyor.
Sade bir, Türk Kahvesinin tadı
Her yerde hep aynı.
Gökyüzü hep aynı mavilikte değil mi?
Dalga sesli fon müzikleriyle
Kulağına gelen dalga sesleri aynı
Yorulunca uzun uzun
Gökyüzüne bak ve gözlerini kapat!
Denizi göreceksin ve belki de
Sevdiğinle kulaç bile atabilirsin." diyorum.
Uzun uzun susuyorlar.
Her "Şimdi salıncağıma kurulup,
Deniz mavisi, Güneş,
Bir kitap ve kahve zamanı." dediğimde,
Bana;
"Senin terasında deniz yok ki." diyorlar.
Buruk bir tebessümle susuyorum önce,
Sonra soruyorum onlara,
"Güneş, aynı Güneş değil mi?
Sallanmak duygusu hep aynı.
Kitabının cümleleri
Okuduğun yere göre değişmiyor.
Sade bir, Türk Kahvesinin tadı
Her yerde hep aynı.
Gökyüzü hep aynı mavilikte değil mi?
Dalga sesli fon müzikleriyle
Kulağına gelen dalga sesleri aynı
Yorulunca uzun uzun
Gökyüzüne bak ve gözlerini kapat!
Denizi göreceksin ve belki de
Sevdiğinle kulaç bile atabilirsin." diyorum.
Uzun uzun susuyorlar.
Bu sefer onlar...
Bakıp bakıp da benim gördüklerimi
Göremediklerinden utanıyorlar.
Cemre.Y.
Bakıp bakıp da benim gördüklerimi
Göremediklerinden utanıyorlar.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olabilirdi
...Olabilirdi...
Of diyorum off!
Şimdi bir sahil kasabasında,
Salaş bir meyhanede
Güneşimin...
Denizin ortasından yok oluşunu seyre dalmak,
Gün batımını izlemek vardı.
Masamda balık ve acılı şalgam ve roka...
Ve sen varken ha!
İçimdeki kalabalıklar birbiriyle,
Derin bir muhabbete dalmışken...
Biz öylece susmuş iken sen,
Ansızın gelip!
Gözlerimden akan birer damla yaşı,
Parmak uçlarınla dağıtmadan,
Alıp, içerdin belki...
Tutardın belki ellerimden,
Ben bende kayboluyorken!
Sen ilkim olurdun belki!
Şehvetle değil de,
Şefkatle öperdin dudaklarımdan!
Severdin beni, çok severdin belki,
Beraber ağlardık sebepsiz gidenlerimize,
Beraber gülümserdik,
Denizin ortasından doğan güneşe,
Ve hayallerimize,
Ve geleceğimize.
Belki yürekten gülümserdik bize!
Olamaz mıydı?
Olabilirdi.
Kimim sahicisinden benim hayalime,
İçten bir "Amin." dedi ki
Sevinin öyleyse olmadı gitti.
Kem gözleriniz hala baki!
Cemre.Y.
Of diyorum off!
Şimdi bir sahil kasabasında,
Salaş bir meyhanede
Güneşimin...
Denizin ortasından yok oluşunu seyre dalmak,
Gün batımını izlemek vardı.
Masamda balık ve acılı şalgam ve roka...
Ve sen varken ha!
İçimdeki kalabalıklar birbiriyle,
Derin bir muhabbete dalmışken...
Biz öylece susmuş iken sen,
Ansızın gelip!
Gözlerimden akan birer damla yaşı,
Parmak uçlarınla dağıtmadan,
Alıp, içerdin belki...
Tutardın belki ellerimden,
Ben bende kayboluyorken!
Sen ilkim olurdun belki!
Şehvetle değil de,
Şefkatle öperdin dudaklarımdan!
Severdin beni, çok severdin belki,
Beraber ağlardık sebepsiz gidenlerimize,
Beraber gülümserdik,
Denizin ortasından doğan güneşe,
Ve hayallerimize,
Ve geleceğimize.
Belki yürekten gülümserdik bize!
Olamaz mıydı?
Olabilirdi.
Kimim sahicisinden benim hayalime,
İçten bir "Amin." dedi ki
Sevinin öyleyse olmadı gitti.
Kem gözleriniz hala baki!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Silmişim
| …Silmişim… |
| Kusuruma bakma sevgilim… |
| Tam da |
| Kusur'uma denk geldin sen benim.... |
| Senide silmişim! Cemre.Y. |
Labels:
sevdiceğim,
sevdiğim,
sevdim,
sevgilim,
sevmek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hikayemiz
...Hikayemiz...
Sarı saçlarım
Salkım söğüt'ün mevsimleri gibi
Kızıla döndü önce
Şimdiyse koyu kestane
Eylül'ün adı ayrılık konmasın diye
Ekim'e sarktık biz
Yoksa baştan yazılıydı hikayemiz!
Cemre.Y.
Sarı saçlarım
Salkım söğüt'ün mevsimleri gibi
Kızıla döndü önce
Şimdiyse koyu kestane
Eylül'ün adı ayrılık konmasın diye
Ekim'e sarktık biz
Yoksa baştan yazılıydı hikayemiz!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sadece Ağlamak İstiyorum Anne!
...Sadece Ağlamak İstiyorum Anne!...
Sadece ağlamak istiyorum.
Ama böyle çocukluğumdaki gibi.
Hani böyle daha altı yaşındır,
Annen daha ilk kez terk etmiştir seni
Hastane denen bir yerlere gitmiştir.
O güne kadar,
Annen tek bir gün bile,
Yok olmamıştır ki ömründen.
Daha terk etmemiştir
Hiç kimsen seni.
Hani böyle yüzü koyun yere yatarsın,
Ellerin ayakların,
Savrula savrula tepinirsin yerlerde.
Feryat figan ağlarsın ya!
Yeri göğü yırtarsın ya!
Sana dair bütün her şeyden
Vazgeçersin ya!
Çığlıklarının çaresizliğine…
İlk annesiz gecenin akşamında.
Konu komşu doluşur etrafına,
Akrabalar doluşur hepsi birden!
“Gelecek”derler.
“Annen, iyileşince…
Hastaneden gelecek ağlama daha!”
Susarsın sonra.
Eline tutuşturulan,
Elde dikilmiş hüzünlü bir bez bebekle
Yarına uyursun.
Annen yarın gelecek diye.
Altıncı yaşının ve sonraki yaşlarının,
Korkunç canavarları,
Henüz gelememiştir gecelerine.
İşte öylece...
Sadece ağlamak istiyorum.
Elime, yine hüzünlü de olsa
Bir kez daha
Bir bez bebek olsun tutuşturulur da
Annem bugün olmazsa da
Yarın bari bana gelir diye!
Yoksa hiç!
Annesiz?
Anneler günü mü olur ha ana!
Cemre.Y.
Sadece ağlamak istiyorum.
Ama böyle çocukluğumdaki gibi.
Hani böyle daha altı yaşındır,
Annen daha ilk kez terk etmiştir seni
Hastane denen bir yerlere gitmiştir.
O güne kadar,
Annen tek bir gün bile,
Yok olmamıştır ki ömründen.
Daha terk etmemiştir
Hiç kimsen seni.
Hani böyle yüzü koyun yere yatarsın,
Ellerin ayakların,
Savrula savrula tepinirsin yerlerde.
Feryat figan ağlarsın ya!
Yeri göğü yırtarsın ya!
Sana dair bütün her şeyden
Vazgeçersin ya!
Çığlıklarının çaresizliğine…
İlk annesiz gecenin akşamında.
Konu komşu doluşur etrafına,
Akrabalar doluşur hepsi birden!
“Gelecek”derler.
“Annen, iyileşince…
Hastaneden gelecek ağlama daha!”
Susarsın sonra.
Eline tutuşturulan,
Elde dikilmiş hüzünlü bir bez bebekle
Yarına uyursun.
Annen yarın gelecek diye.
Altıncı yaşının ve sonraki yaşlarının,
Korkunç canavarları,
Henüz gelememiştir gecelerine.
İşte öylece...
Sadece ağlamak istiyorum.
Elime, yine hüzünlü de olsa
Bir kez daha
Bir bez bebek olsun tutuşturulur da
Annem bugün olmazsa da
Yarın bari bana gelir diye!
Yoksa hiç!
Annesiz?
Anneler günü mü olur ha ana!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Gerçek Dostlar
...Gerçek Dostlar…
Mevsim artık sonbahar olsa da
Bütün kuşlar vefasız değil aslında
Beraberce soluklandığınız o kapılardan gittiğinizin üzerinden
Aylar geçse de yine de gerçek dostlar arar bulur sizi.
Cemre.Y.
Mevsim artık sonbahar olsa da
Bütün kuşlar vefasız değil aslında
Beraberce soluklandığınız o kapılardan gittiğinizin üzerinden
Aylar geçse de yine de gerçek dostlar arar bulur sizi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hissetmekten Vazgeçtim
...Hissetmekten Vazgeçtim...
Aslında her şey,
Seni sevmelere doyamayarak,
Sana olan sevdasının
Kitabını yazar sandıklarımızın,
“Cinsel hayatla,
Aşkı birbirine karıştırma!" demesiyle son buldu.
Zira kadın...
Hissetmezse zaten sevişemezdi.
Oysa,
Erkek milletinin hepsinin derdi etek altı bacak sonuydu.
Mademki düzen buydu.
Düzeni bozdum.
Hissetmekten, sevmekten vazgeçtim,
Bir daha asla kimseye güvenmedim hepsi bu!
Cemre.Y.
Aslında her şey,
Seni sevmelere doyamayarak,
Sana olan sevdasının
Kitabını yazar sandıklarımızın,
“Cinsel hayatla,
Aşkı birbirine karıştırma!" demesiyle son buldu.
Zira kadın...
Hissetmezse zaten sevişemezdi.
Oysa,
Erkek milletinin hepsinin derdi etek altı bacak sonuydu.
Mademki düzen buydu.
Düzeni bozdum.
Hissetmekten, sevmekten vazgeçtim,
Bir daha asla kimseye güvenmedim hepsi bu!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bugün De Ölmedim
...Bugün De Ölmedim...
Uyanır uyanmaz bol telveli
Sade bir kahve yaptım kendime
Bir yandan en koyusundan
Demlenecek çayımın suyunu,
Ocağımın ateşine salarken kahvemi içtim,
Çayımı demledim, yeterince bekledim.
Demini aldı, tam fincana dökecekken
Vazgeçtim.
Gittim iki bira aldım,
Bu sefer ilk defa,
Sabahın kuş cıvıltılarıyla
Hayatıma dokunan her şeyin ve herkesin
Şerefsizliğine içtim.
Epeyce ağladım.
Sonunda aynaya baktım.
Yine de hayata buruk da olsa tebessüm ettim.
Bugün de ölmedim.
Cemre.Y.
Uyanır uyanmaz bol telveli
Sade bir kahve yaptım kendime
Bir yandan en koyusundan
Demlenecek çayımın suyunu,
Ocağımın ateşine salarken kahvemi içtim,
Çayımı demledim, yeterince bekledim.
Demini aldı, tam fincana dökecekken
Vazgeçtim.
Gittim iki bira aldım,
Bu sefer ilk defa,
Sabahın kuş cıvıltılarıyla
Hayatıma dokunan her şeyin ve herkesin
Şerefsizliğine içtim.
Epeyce ağladım.
Sonunda aynaya baktım.
Yine de hayata buruk da olsa tebessüm ettim.
Bugün de ölmedim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
26 Ekim 2017 Perşembe
Rüyalar Şehri
...Rüyalar Şehri...
Küçücük bir kız çocuğunun,
Pamuk bulutların tepesinden
Dünyayı seyre dalması kadar
Kocamandı hayallerim.
Zaman zaman
Unuttuysam da,
Çocukluğumun bütün renklerini,
Hiç büyümedi içimdeki çocuk.
Şimdi bir de tutturmuş
“Pamuk bulutlarının üstünden
Gök kuşağı renkleriyle dumanlar saçan
Kırmızı bir trenle
Rüyalar şehrine gidelim” diyor!
“İyi madem, gidelim...”
Cemre.Y.
Küçücük bir kız çocuğunun,
Pamuk bulutların tepesinden
Dünyayı seyre dalması kadar
Kocamandı hayallerim.
Zaman zaman
Unuttuysam da,
Çocukluğumun bütün renklerini,
Hiç büyümedi içimdeki çocuk.
Şimdi bir de tutturmuş
“Pamuk bulutlarının üstünden
Gök kuşağı renkleriyle dumanlar saçan
Kırmızı bir trenle
Rüyalar şehrine gidelim” diyor!
“İyi madem, gidelim...”
Cemre.Y.
Labels:
bulut,
çocuk,
duman,
dünya,
gidelim,
hayal,
kırmızı,
kız çocuğu,
küçücük,
pembe,
renk,
rüya,
tren,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Heves Denilen Şeyler
…Heves Denilen Şeyler…
Heves denilen şeyler,
Denizin kumu misali gelip geçtiğinde,
Onurun duruyorsa yerinde, kale gibi dimdik!
Vazgeçtim dediğin her şeye değmiştir.
Cemre.Y.
Heves denilen şeyler,
Denizin kumu misali gelip geçtiğinde,
Onurun duruyorsa yerinde, kale gibi dimdik!
Vazgeçtim dediğin her şeye değmiştir.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Rüya
...Rüya...
Öyle güzel bir rüyasın ki sevdiğim,
Seni yaşamak,
Kendi cennetimi yaşamak demek.
Gitmek istesem de,
Gidemiyorum senden.
Keşkelerle yaşamaktansa,
Sensizliğe uyanmak
Şimdilik boşverdim,
Olması gerekenlere,
Olmayanlara,
Olamayanlara...
Sende benimle
Aynı rüyanın içinde,
Yaşadığın müddetçe
Kalacağım yanında.
Cemre.Y.
Öyle güzel bir rüyasın ki sevdiğim,
Seni yaşamak,
Kendi cennetimi yaşamak demek.
Gitmek istesem de,
Gidemiyorum senden.
Keşkelerle yaşamaktansa,
Sensizliğe uyanmak
Şimdilik boşverdim,
Olması gerekenlere,
Olmayanlara,
Olamayanlara...
Sende benimle
Aynı rüyanın içinde,
Yaşadığın müddetçe
Kalacağım yanında.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...





























