28 Ekim 2017 Cumartesi

Cinsiyetsiz Saf Sevgi


...Cinsiyetsiz Saf Sevgi...
Bana öyle geliyor ki 
Bazı yürekleri 
Cinsiyetsiz saf sevgi çizimli
Aynı mühürle dağlamışlar!
Cemre.Y.

Sen De Gittin Öyle Mi?

...Sen De Gittin Öyle Mi?...
Bazı yıldızlar kayarken
Kimse kendisi için dilek tutmaz
Tek bir cümle dökülür dudaklardan
"Nurlar içinde yatsın."
Bazılarının sessiz vedasıysa
Benim gibi sitemli olur
Bir damla gözyaşıyla
Bir hıçkırık dökülür boğazdan
"Sen de gittin öyle mi?"
Cemre.Y.

Mavim'sin Be Sevgilim

...Mavim'sin Be Sevgilim...
Biliyorum
Artık seni sevmemek için
Yüz milyon baloncuk sebebim var
Ve hala sevmek içinse
Bir tek nedenim
Sen benim hala o ilk
Mavim'sin be sevgilim
Seçtiğin bütün renkler
Senin olsun senin...
Cemre.Y.

27 Ekim 2017 Cuma

Gözlerinizi Kapatın Ve Hayal Edin

...Gözlerinizi Kapatın Ve Hayal Edin...
Her "Şimdi salıncağıma kurulup,
Deniz mavisi, Güneş,
Bir kitap ve kahve zamanı." dediğimde,
Bana;
"Senin terasında deniz yok ki." diyorlar.
Buruk bir tebessümle susuyorum önce,
Sonra soruyorum onlara,
"Güneş, aynı Güneş değil mi?
Sallanmak duygusu hep aynı.
Kitabının cümleleri
Okuduğun yere göre değişmiyor.
Sade bir, Türk Kahvesinin tadı
Her yerde hep aynı.
Gökyüzü hep aynı mavilikte değil mi?
Dalga sesli fon müzikleriyle
Kulağına gelen dalga sesleri aynı
Yorulunca uzun uzun
Gökyüzüne bak ve gözlerini kapat!
Denizi göreceksin ve belki de
Sevdiğinle kulaç bile atabilirsin." diyorum.
Uzun uzun susuyorlar.
Bu sefer onlar...
Bakıp bakıp da benim gördüklerimi
Göremediklerinden utanıyorlar.
Cemre.Y.

Olabilirdi

...Olabilirdi...
Of diyorum off!
Şimdi bir sahil kasabasında,
Salaş bir meyhanede
Güneşimin...
Denizin ortasından yok oluşunu seyre dalmak,
Gün batımını izlemek vardı.
Masamda balık ve acılı şalgam ve roka...
Ve sen varken ha!
İçimdeki kalabalıklar birbiriyle,
Derin bir muhabbete dalmışken...
Biz öylece susmuş iken sen,
Ansızın gelip!
Gözlerimden akan birer damla yaşı,
Parmak uçlarınla dağıtmadan,
Alıp, içerdin belki...
Tutardın belki ellerimden,
Ben bende kayboluyorken!
Sen ilkim olurdun belki!
Şehvetle değil de,
Şefkatle öperdin dudaklarımdan!
Severdin beni, çok severdin belki,
Beraber ağlardık sebepsiz gidenlerimize,
Beraber gülümserdik,
Denizin ortasından doğan güneşe,
Ve hayallerimize,
Ve geleceğimize.
Belki yürekten gülümserdik bize!
Olamaz mıydı?
Olabilirdi.
Kimim sahicisinden benim hayalime,
İçten bir "Amin." dedi ki
Sevinin öyleyse olmadı gitti.
Kem gözleriniz hala baki!
Cemre.Y.

Silmişim


…Silmişim…
Kusuruma bakma sevgilim…
Tam da
Kusur'uma denk geldin sen benim....
Senide silmişim!
Cemre.Y.

Hikayemiz

...Hikayemiz...
Sarı saçlarım
Salkım söğüt'ün mevsimleri gibi
Kızıla döndü önce
Şimdiyse koyu kestane
Eylül'ün adı ayrılık konmasın diye
Ekim'e sarktık biz
Yoksa baştan yazılıydı hikayemiz!
Cemre.Y.

Sadece Ağlamak İstiyorum Anne!

...Sadece Ağlamak İstiyorum Anne!...
Sadece ağlamak istiyorum.
Ama böyle çocukluğumdaki gibi.
Hani böyle daha altı yaşındır,
Annen daha ilk kez terk etmiştir seni
Hastane denen bir yerlere gitmiştir.
O güne kadar,
Annen tek bir gün bile,
Yok olmamıştır ki ömründen.
Daha terk etmemiştir
Hiç kimsen seni.
Hani böyle yüzü koyun yere yatarsın,
Ellerin ayakların,
Savrula savrula tepinirsin yerlerde.
Feryat figan ağlarsın ya!
Yeri göğü yırtarsın ya!
Sana dair bütün her şeyden
Vazgeçersin ya!
Çığlıklarının çaresizliğine…
İlk annesiz gecenin akşamında.
Konu komşu doluşur etrafına,
Akrabalar doluşur hepsi birden!
“Gelecek”derler.
“Annen, iyileşince…
Hastaneden gelecek ağlama daha!”
Susarsın sonra.
Eline tutuşturulan,
Elde dikilmiş hüzünlü bir bez bebekle
Yarına uyursun.
Annen yarın gelecek diye.
Altıncı yaşının ve sonraki yaşlarının,
Korkunç canavarları,
Henüz gelememiştir gecelerine.
İşte öylece...
Sadece ağlamak istiyorum.
Elime, yine hüzünlü de olsa
Bir kez daha
Bir bez bebek olsun tutuşturulur da
Annem bugün olmazsa da
Yarın bari bana gelir diye!
Yoksa hiç!
Annesiz?
Anneler günü mü olur ha ana!
Cemre.Y.

Gerçek Dostlar

...Gerçek Dostlar…
Mevsim artık sonbahar olsa da
Bütün kuşlar vefasız değil aslında
Beraberce soluklandığınız o kapılardan gittiğinizin üzerinden
Aylar geçse de yine de gerçek dostlar arar bulur sizi.
Cemre.Y.

Hissetmekten Vazgeçtim

...Hissetmekten Vazgeçtim...
Aslında her şey,
Seni sevmelere doyamayarak,
Sana olan sevdasının
Kitabını yazar sandıklarımızın,
“Cinsel hayatla,
Aşkı birbirine karıştırma!" demesiyle son buldu.
Zira kadın...
Hissetmezse zaten sevişemezdi.
Oysa,
Erkek milletinin hepsinin derdi etek altı bacak sonuydu.
Mademki düzen buydu.
Düzeni bozdum.
Hissetmekten, sevmekten vazgeçtim,
Bir daha asla kimseye güvenmedim hepsi bu!
Cemre.Y.

Bugün De Ölmedim

...Bugün De Ölmedim...
Uyanır uyanmaz bol telveli
Sade bir kahve yaptım kendime
Bir yandan en koyusundan
Demlenecek çayımın suyunu,
Ocağımın ateşine salarken kahvemi içtim,
Çayımı demledim, yeterince bekledim.
Demini aldı, tam fincana dökecekken
Vazgeçtim.
Gittim iki bira aldım,
Bu sefer ilk defa,
Sabahın kuş cıvıltılarıyla
Hayatıma dokunan her şeyin ve herkesin
Şerefsizliğine içtim.
Epeyce ağladım.
Sonunda aynaya baktım.
Yine de hayata buruk da olsa tebessüm ettim.
Bugün de ölmedim.
Cemre.Y.

26 Ekim 2017 Perşembe

Rüyalar Şehri

...Rüyalar Şehri...
Küçücük bir kız çocuğunun,
Pamuk bulutların tepesinden
Dünyayı seyre dalması kadar
Kocamandı hayallerim.
Zaman zaman
Unuttuysam da,
Çocukluğumun bütün renklerini,
Hiç büyümedi içimdeki çocuk.
Şimdi bir de tutturmuş
“Pamuk bulutlarının üstünden
Gök kuşağı renkleriyle dumanlar saçan
Kırmızı bir trenle
Rüyalar şehrine gidelim” diyor!
“İyi madem, gidelim...”
Cemre.Y.

Heves Denilen Şeyler

…Heves Denilen Şeyler…
Heves denilen şeyler,
Denizin kumu misali gelip geçtiğinde,
Onurun duruyorsa yerinde, kale gibi dimdik!
Vazgeçtim dediğin her şeye değmiştir.
Cemre.Y.

Rüya

...Rüya...
Öyle güzel bir rüyasın ki sevdiğim,
Seni yaşamak,
Kendi cennetimi yaşamak demek.
Gitmek istesem de,
Gidemiyorum senden.
Keşkelerle yaşamaktansa,
Sensizliğe uyanmak
Şimdilik boşverdim,
Olması gerekenlere,
Olmayanlara,
Olamayanlara...
Sende benimle
Aynı rüyanın içinde,
Yaşadığın müddetçe
Kalacağım yanında.
Cemre.Y.

25 Ekim 2017 Çarşamba

Ant İçerim


…Ant İçerim…
Ruhunuza doğru, ruhunu öpe öpe!
Yanık birer meteor hızıyla akan bir adamı
Geleceği düşleyerek, geleceğinizden uzak tutmak için
Geçmişinizden en az,
İki doğruyu söyleyin yeter!
Hiç yalan söyleyemeyen biri olarak,
Bütün kimliksiz isimlerime, içimdeki adım gibi ant içerim!
Cemre.Y.

Bir Düşün Bence

...Bir Düşün Bence...
Ruhun ruhuma göz koymuş
Kim bilir kalubeladan beridir.
Bütün savaşlarım bitince benim...
Ricada bulunmuş gök tanrılarından.
Eros ise hala,
Zamane şipşakçıları gibi,
Günü birlik oklarını ona buna saplarken,
Kadın çok korkuyormuş kendinden
Ve senden
Ya yine bu da Eros'un bir oyunuysa?
Oysa yüzyıllar öncesinden
Sunaklara adamıştı katıksız sevdayı...
Nereden bileyim ki o sen miydin?
Ab-ı hayatıma
Ateş mi, yoksa, su muydun?
Dudaklarımsa arsız yaramaz bir çocuk!
Bakma sen onlara.
Biber süreceğim kenarlarına!
Bir daha öpülemesinler diye.
Oysa ben bir Zümrüdüanka
Sen ki bencileyin...
Küllerinden...
Hep yeniden...
Doğabilir misin!
Bir düşün bence...
Cemre.Y.

Ruhumun Ayak Sesleri

...Ruhumun Ayak Sesleri...
Ruhumun ayak sesleri
Gittikçe kısılıyor anne!
O sesler çığlıklar atarak sustukça,
Yüreğimin rengi de, ritmi de
Yetişmiyor artık nefesime!
Heyecanlarım,
Artık çarpışan arabaların
Burun buruna gelmesinden,
O sevdalandığım sevgiliye
İlk sarılış ya da öpüşten,
Yosun gözlümün
Saçlarının,
Güneş ışıltılarından bile ibaret değiller.
Heyecanlarım,
Artık,
Sadece,
Senin,
Hayata çırpınışlarından ibaret!
Ruhumun ayak sesleri,
Gittikçe kısılıyor anne!
Hani benden alıp,
Sana katabilseler ömrümü.
Hem zaten sabrım bile
Bencil bir hırçınlıkla ölmek istiyor bugünlerde.
Cemre.Y.

Ruhum Toparla Beni!

...Ruhum Toparla Beni!...
Ruhum...
Toparla beni...
Özür ise dilerim senden!
Kim bilir kaç kere
Etmez ve anlamazlarıma diledim!
Ama olsun be ruhum!
Sana bu sefer sana
Çok ihtiyacım var!
Gözleri hem çok seviyordu
Hem milyonlarca ölü kelebek!
Dayanamam!
Cemre.Y.

Hiç Yoktan

...Hiç Yoktan...
Hiç yoktan...
Bir tek kare fotoğrafımız çıktı önüme.
Gözlerimiz buluşmuş birbiriyle
Dudaklarımızın buluşmasınaysa ramak kalmış!
Baktım...
Baktım...
Baktım...
Kokusunu özlediğim aklıma geldi,
Hiç yoktan burnumun direği sızladı.
Uyuyordur da şimdi.
Güzel rüyalar da görüyor mudur acaba?
Hala mavi midir düşleri?
Gülümsüyor mudur mesela uykusunda?
Kolunu atıyor mudur bana sarıldığı tarafa?
Neyse ki sadece...
Özledim diyebileciğim kadar uzaklıkta.
Ama bir o kadar da,
Dün kadar uzağımda.
Cemre.Y.

Peki

...Peki...
Güne gülümsemesinin içinde saklı,
“Keşke" ler den arınmış,
“Belki” ye sarınmış,
O tek umuduyla gözlerini açtı kadın.
Fırladı yatağından,
Yorganı bile şaştı bu telaşına!
Penceresinin kenarına yerleşip,
Perdelerini kaldırdı.
Daha yüzünü bile yıkamamıştı,
Daha çayını bile koymamıştı.
Vakit ya çok geç,
Ya da çok erkendi…
Ama ayrılığın hiç zamanı değildi!
Oysa “Ayrılık” hala durduğu yerdeydi.
Dudağının kenarındaki
Buruk tebessümlerinde,
Ancak görünen o tek gamzesine
Sessiz bir “Peki” yerleştiriverdi,
Bugün yüzünü yıkamasına gerek yoktu.
Gözleri yapacaktı nasılsa o işi…
Çaydanlığa su koydu,
Ocağın altını yaktı,
Çaydanlığı ocağa koydu,
Son kez mutfağının penceresinden
Uzaklara...
Çok uzaklara baktı.
Yüreğindeki iki kişinin
Ruhu çoktan anlamıştı,
Usulca kalktılar yerlerinden
İki küskün çocuk gibi,
Artık gitmek zamanıydı.
“O” ve “O”
El ele tutuşup,
Boyunlarını, suçsuzluklarına büküp,
Susarak,
Çayın buharına karışıverdiler.
Kadın arkalarından bakmadı bile bu sefer.
Vazgeçti çay içmekten!
Her zaman, sadece,
Sade kahveyi tercih ettiği halde,
Orta şekerli, bol köpüklü,
İki Türk Kahvesi yaptı kendine!
Buruk tebessümlerinde
Ancak görünen o tek gamzesinde sakladığı,
O tek ve son kelimeyle içti o iki kahveyi de.
“Peki!” dedi, yutkundu.
Nasılsa, başkaca,
Çok eski bir “Peki” daha yatıyordu orada!
Şimdi yine aynı mezardayız üçümüz!
Üçüncüler sana ve bana göre değişse de
Vakit de, hesap da tamam.
Bu sefer, herkes,
Kendi yalnızlığının mezarlarına,
Ey hayat,
Bir daha çıkarma sakın karşıma,
Sevda denen o yangınla,
Biz az önce ödeştik bence!
Cemre.Y.

Olamaz


...Olamaz...
Yaşayan şiirlerim var benim 
Sadece bir tek romana sığmaz,
Adı yüzünden seri serüven de olamaz. 
Hangi sabit aşk,
Seri serüven olabilir'liğindedir ki
O kadar uzun sürebilse de zaten
Adı aşk olamaz.
Cemre.Y.

Platonik Aşk

...Platonik Aşk...
En güzeli platoniğidir aşkın, 
Hayallerin kadar büyütürsün yüreğinde 
Ve hiçbir zaman seni, 
Senin istediğinden fazla üzemez...
Ve asla, 
Yaşadığın ya da 
Yaşamaya çalıştığın aşk kadar küçülmez, 
Azaltamaz sevdanı... 
Bir teni, bir kalbi, 
Bir bedeni varsa o aşkın ve hele ki sen 
"Var" sanıyorsan koskoca bir yalanı...
Hayallerinin suya düştüğü kadar 
Küçülür gözünde ve kalmaz geriye 
Aslında hiçbir şey.
Çünkü her şey ve herkes, 
Senin değer verdiğin kadar
"Çok" değildir hiçbir zaman.
Cemre.Y.

Papatyalar

...Papatyalar....
Papatyalar biriktiriyorum ömrüme
Eski şiirlerimi birinci el Güneş'e satıp
Yerine yeni baharda çıkacak
Papatyalar alıyorum.
Hani uzayacak ya saçlarım o vakte kadar
Bana ne!
Ekim’le Nisan ayazından,
Yaz gelecek yine ömrüme ve ben
Belik belik seni öreceğim içine
Sen papatyam olduğunu bilmeyeceksin bile.
Cemre.Y.

Papatya Falı

...Papatya Falı...
Papatya falı gibidir aşk
"Seviyor" la başlarsan,
"Sevmiyor" çıkar.
"Sevmiyor" la başlarsan,
"Seviyor" çıkar.
Senden çok sevsin istiyorsan
Önce o sevecek!
Kuralları biliyorum da...
Dedim ya
Ben aşkın oyunlu halini sevemedim
Ki kuralına göre oynayayım...
Oyunsuz, kuralsız seviyorum ben.
Cemre.Y.

24 Ekim 2017 Salı

Özümsemiş'im Ben Seni

...Özümsemiş'im Ben Seni...
Sana dair hiçbir an'ısı olmayan
Kendi mutfak dolabımda bile
Bir fincan kahvemi yapacağım zaman
Yıllardır alışık olduğum üzere
En sağdan değil de
Sadece birkaç kere en soldan açtığım gibi
En solumdan açıyorsam o dolap kapağını
Kusuruma bakma be sevgili
Ne haddime ise artık,
Kendimden bile çabuk özümsemiş'im ben seni!
Cemre.Y.

Yine Kirpiğimden Sen Düştün

...Yine Kirpiğimden Sen Düştün...
Yine kirpiğimden sen düştün,
Yanaklarım sırılsıklam sensizlik doldu sevdiğim!
Meğer sesinin tek tınısıymış
Kanımı damarımda çağlatan.
Sana dokunmadan geçtiğim günlerde,
Her neye dokunduysam ben değildim.
Ellerim değildi senden,
Başka her ne ise, ona dokunan!
Meğer senin kokunmuş bana,
Başka bütün her şeyin kokusunu tattıran.
Meğer senin gözlerinin derin bakışıymış,
Bana bütün diğer bütün renkleri sevdiren.
Sensiz kulaksızım, elsizim,
Kolsuzum, burunsuzum, gözsüzüm.
Sensiz ben ruhsuzum sevgilim!
Dedim ya!
Yine kirpiğimden sen düştün,
Yanaklarım sırılsıklam sensizlik doldu sevdiğim!
Cemre.Y.

Neyleyim

...Neyleyim...
Neyleyim orkideleri,
Gülleri, papatyaları neyleyim
Tam kırk yıldır Noel Baba bile
Senede bir gün olsa uğramadıktan sonra
Aşkın heyecan dolu
Her an özlemeli halleri yokmuş neyleyim.
Cemre.Y.

Tango Hayali

…Tango Hayali…
Hayat bize her seferinde
Hiç çalışmadığımız yerden sordu sevgilim
Bu sefer olsun ha bu sefer!
Tangoyu senden öğrenebilecek miyim?
Cemre.Y.

Özlemek Seni

...Özlemek Seni...
Öyle özledim ki sesini...
Bir dilenci gibi yakınına yaklaşıp,
Sen başkalarıyla konuşurken,
Gülüşürken,
Şakalaşırken,
Öylece duymak seni
Nasıl bir şey,
Bir bilsen…
Öyle özledim ki seni…
Bedensiz ruhumla gezinirken,
Saçlarının,
Ilık bir rüzgar savruluşuyla,
Benim olmayan ellerle okşanırken sen,
Güneş bile,
Hani o en sevdiğim
Tellerine saçlarının
Işıltılarıyla dokunurken,
Hatta yanaklarındaki gamzelerinde gezinirken,
Arkadaşlarından birileri yakanı düzeltirken,
Sen bile,
Öylece burnunun ucuna dokunurken,
Fısıltıyla da olsa dokunmak sana
Nasıl bir şey!
Bir bilsen…
Öyle isterdim ki,
Onlardan birinin
Benim olduğumu hissetmeni.
Bugün hiç görmedim ben seni.
Ama yürüdüğün yollarda yürüdüm,
Her gün çıktığın merdivenleri çıktım,
Saçlarının kokusu savrulmuş,
Gülüşün konmuştu duvarlara,
Senmişsin gibi dokundum.
Aynaya bakmışsın,
Ukala bir bakışın asılı kalmış,
Aldım, gözlerime koydum bakışlarını.
Bugün…
Ben,
Seni duydum,
Ben,
Sana,
Yeniden,
Dokundum.
Cemre.Y.

İnci Tanesi

...İnci Tanesi...
Gözlerin diyorum kadın
Her biri
Simsiyah birer inci tanesi...
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...