28 Eylül 2017 Perşembe

Bugün Günlerden Sen

…Bugün Günlerden Sen…
İnsanın hayatında her gün 
"Bugün Günlerden Sen." 
Diyebileceği biri olmalı...
Cemre.Y.

Saç Biçtim

...Saç Biçtim...
Ben gayri yükü ağır geliyor diye,
Bir tek sözüme, zaman geçtikçe yükü arttı diye,
Omzuma bol gelen saç biçtim mesela!
Öyle dımdızlak kel kalıverdim gecenin bir vakti.
Pişman değildim.
Ya sen?
Ömründen hangi sözüne bedel
Ne biçtin söylesene?
Cemre.Y.

Polyanna Notu

…Polyanna Notu…
Doğrudur!
Ekmek bulamayınca pasta yemişliğimiz de vardır bizim.
Pasta bulamayınca ekmek diliminde mum üflemişliğimiz de.
Günlerdir bunca hengame içinde koştururken,
Beş aylık cep telefonum yere düşe düşe sonunda SD kartı hasara uğrayınca
İçindeki resimler yok olmasın telaşı ile alkol niyetine,
Zara parfümü ile sabahın beşinde SD kartı temizliği yapmışlığımızda vardır.
Not: Bari becerebilsem güzelim parfüme yazık olmazdı.
Polyanna Notu: Hiç değilse en güzel kokan hastane odası burası oldu.
Cemre.Y.

Sonsuzum


...Sonsuzum...
Az kalsın "Sonsuz"um olacaktın! 
Ansızın "Son"um oldun!
Cemre.Y.

Gelinciğin Ömrü

...Gelinciğin Ömrü…
Bir rüzgar fısıltısı kadardır gelinciğin ömrü
Koparıp bir kitap arasında bile saklayamazsın
Kelebek kanadı gibi dağılır yaprakları
Onu son gördüğün haliyle
Yüreğinde saklamak lazım
Dalındaymış gibi.
Mevsimler boyu yaşıyormuş gibi.
Hep varmış gibi.
Cemre.Y.

Annem Bile

…Annem Bile...
Daha beni doğuran annem bile!
Artık kırkım dayken bana
"Gel öpeyim gül yanaklarından,
Ne de güzel baktın beni
Misler gibi de kokuttun her gün,
Allah'ım razı olsun senden
Ele güne de muhtaç etmedin beni ya!" demişken
Daha henüz biz
Annemle bile...
Ömrümüzce birkaç kokulu kokulu
Öpücüğü geçememişken
Yani benim ilk sevdam la
Bütün ömrümüz buyken!
Daha kokusunu doya doya içime çekmelere
Daha ayaklarının ucunu bile
Doya doya öpmelere
Daha ölüsünü bile
Ruhuma değe değe
Yüreğime sarmalara doymamışken
Ben?
Kime?
Neden?
Daha ne diye küsülür ki gidişlere?
Toprak olmadı ya ölmiyesice!
Döner elbette!
Ben hala aynı yerdeysem!
Cemre.Y.

Nice İftiralar

...Nice İftiralar...
Nice iftiralar atıldı üzerime.
Bana cennetin kapılarını müjdeleyen
Eteğinin altına sığınacak
Bir babaannem bile yoktu oysa
Ben herkesime kendim kadar şeffaf iken
Bir tek sandık vardı içimde saklı
İçinde sizin sırlarınızın saklı durduğu.
Kalbimi dağıtırsanız,
Sırlarınızın sandığı kırılır.
Ben öylece cennete giderken,
Siz sakın şaşırmayınız.
Yelkenleriniz hep mi hep
"Fora!" da
Cehenneme giden gemileriniz tam yol alırken!
Cemre.Y.

27 Eylül 2017 Çarşamba

Eski Bir Türk Filmi

…Eski Bir Türk Filmi…
Geçmişin penceresine
Dönüp bakmaya kalkarsan,
Baktığında geçmişinde
Çoktan geçmiş olduğunu görürsün!
O zamanı anımsatan cümleler...
O An'ı yakalamana yetmez artık!
İkiniz...ikiniz diniz ama o zamanda kaldınız!
Şimdi sen ayrı...
O apayrı.
Hani eski bir Türk filmini seyreder gibi işte!
Neyse!
Cemre.Y.

Gayb'a Uğrattığınız Ruhumu Bulun!

...Gayba Uğrattığınız Ruhumu Bulun!...
Ben ne zaman gülmeye kalkışsam!
Birileri ölüyor!
Tam da unuttum sanırken ölümü.
Ve birileri daha doğuyor gönül hanemde!
Hem de "Hazırlıklı mıyım bu gidişlere,
Var mıyım bu gelişlere!" diye bir kere bile
Bana sorulmaya lüzum görülmeden!
Tıpkı anamın, bir tek nefesine,
Bir tek gülüşüne ramak kalayı bile
Umduğum anlık zamanlar gibi.
Tıpkı yoğun bakım kapısı gibi de!
Ben neden hep,
O kirli çarşaflar selesinde
İçeriye girebilme ihtimalime,
Israr kıyamet uykusuz ve şiş gözlerim
Yüreğim inik nefessiz kalplerle,
Çoktan dilsizim?
Beynimi neden hep!
"Yarına yine!
Yine trombosit lazım olur kesin!"
Alarmında unutuyorum!
Neden artık
Duygusuzum?
Gayb'a uğrattığınız ruhumu bulun!
Cemre.Y.

Fısıltı

...Fısıltı…
Bana dair, sesime dair,
Bütün yollarımı kapatınca
Ağıtlı şiirlerim sustu mu sanırsın ey aymaz!
Senin egoizmin bana sökmez!
Sana sabahım dan beri,
Milyonlarca fısıltıyla beddua ettim!
Bilirsin...
Fısıltı evrende çığlıktan daha çabuk yayılır.
Mars'ın da sana selamı var...
Diyor ki; O dünyada,
Sana dair olmayan tek bir insan bile kalsa!
Bir gün sana yakinen tanıtacakmış kendini!
Söndürdüğün ocaklar, yakacakmış seni
Bir gün cehennemin olacakmış,
Sahibisin sandığın Dünyan!
Sen ol istedim bunu benden duyan.
Cemre.Y.

Teşekkür Ederim

…Teşekkür Ederim…
Ne çok güzellik kaçırmışım ömrümde!
Yağmuru bile seninle sevip
Sensizken bile ıslanabilip
Damlaları tenimde duyumsadığımda anladım.
Ne çok çocuk olmuşum
Ne çok büyümüşüm meğer ben senle.
Varlığın veya yokluğun için değil
Asıl...
Hayatıma dokunduğun için
Teşekkür ederim.
Cemre.Y.

Fosil

...Fosil…
Tam kırk yıllık ömrümde
Muhteşem hatalar yaptım.
Buna sende dahilsin!
Şimdi sayelerinizde
Yorgun yüreğimi
Buz dağına fırlattım.
Bundan sonra
Yüreğim yok artık benim.
Gayba uğramış bir fosil’im!
Cemre.Y.

Düş'ünden Düştüğümden Beridir

…Düş'ünden Düştüğümden Beridir…
Düş'ünden düştüğümden beridir,
Beynim hep diyordu ki kalbime!
"Ömrünün hiçbir anına anı bile değilsen,
Ayak izlerinden başlamalısın silmeye!"
Şu yüreğim senden istifa etti ey isimsiz'im…
Artık tek harfim bile değilsin!
Benim için artık "Yok hükmünde!"sin!
Cemre.Y.

26 Eylül 2017 Salı

Fırtına Kuşu... Artık Rab Düşünsün!

...Fırtına Kuşu...
Artık Rab Düşünsün!...
Ben doğduğumda, doğarken, doğar doğmaz!
Babadan yoksunlu tek kanadı kırık,
Bana göre hep yüzyıllık sürecek esaretleriyle,
Artık aşılması mümkün olamayan kafeslerimle, daimi mahkum.
Başkalarına göreyse...
"Ancak birkaç saat yaşar bu!" diye,
Boynu bile kırılmaya değmeyen,
Kendiliğinden ölecek diye de
O kadersiz boynu kırılamayan bir kumru kuşuydum.
Zümrüdüanka kuşundan olamayacak kadar da
Aslına yakışmayacak hain bir pusuydum.
O vakitler,
Zümrüdüanka, hep eril kişi doğururdu.
O vakitler, kız doğduysa suç kadınındı.
Sonradan öğrendiler çok sonradan,
Zümrüdüanka kuşuna ihanet eden ben değildim
Meğer suç...
Adam olasıcadaydı.
Ansız, arsız imam kılıklı
Bir şeytandı o ağa kızının babasını kandıran!
Ona sormamışlardı bile hükmü caiz mi diye.
Kız evlat doğdum!
Bana sorsan, anama sorsan, anamın anasına sorsan,
Hiç doğmayı filan istemezdik yeminle.
Oysa sen artık,
Ne ağa torunu derdindeydin,
Ne paşa torunu sıkıntısında...
Oysa sen...
Tam da bizim hayalimiz'ce,
Es kaza sevişgen bir an'lık değil de,
Evlendiğimizin gecesinde,
Gayba uğrayan biricik Perimize, berdeldin,
Şimdi düşünüyorum da haklısın!
Bütün suç...
Bütün suç benim, bana ait!
Evleneceğimin gecesinde ablan Peri'mize,
Tek başıma veda edip,
Onu çeyizimde...
Ya bana inanmazsalar diye,
Ailemin yüz karası sayılacak,
Olası bir recm hükmümü ertelemek için,
Sabaha kadar sessiz hıçkırıklarla mavi bir leğene,
"Allah'ım yardım et artık bu no'lur!" diye diye
İçimden kırılan canlarımla yalvara yakara,
Fetüsümün bütün kanlarını konserve kavanozuna doldurdum.
Şimdilerde rahmetli olan anacığımın,
Yemin ettiği üzere, bana hayran olan,
Bütün o adam olasıcaların,
Bana haberim olmadan yazdıkları,
Aşk-ı itiraf namelerini de çeyizime koymuş meğer anam!
O mektupların hepsi elime geçmiş olsaydı,
Belki biri için bütün bu kader baştan sona değişmeyecekti.
Kumrulardan nefret ettim yuvam yıkılınca!
Baktım her yer, kumru kumru salınıyor,
Affettim...
Onun da bir canı oldu hiç yoktan!
Serçe oldum sonra sonra
Baktım çokça yem atıyorlar
Saka oldum yön verdim kendim açken susuza
Sonra yüzü hep sevdalısına dönük
Bir martı oldum çığlık çığlığa
Kimse duymadı çığlığımın anlamını
Derdim simit sandılar kafama indi bazen attıkları
Zümrüdüanka kızı Zümrüdüanka olamazdım ya
Anamın çektiklerinden sonra
Fırtına kuşu oldum çok ama çok sonra
Bir tek intihar fırtınası buldum.
Nice zamandır ona dalıyorum bodoslama
Martı olduğunu sanıyordu o da güya!
Martı değil başka ne olsa çoktan
Ya biterdi ya bitirirdi ömrümü
Belli ki o da cinsini bulamamış benim gibi yıllarca!
Şimdi rüzgara karşı uçuyoruz
İlk fırtınada geleceğiz kanat kanada
Yenilecek olursa söz!
Kanatlarımı feda edeceğim ona!
Şimdi ne kolum kaldı, ne de kanadım,
Aynı gökyüzüne filan da takılmıyorum artık.
Öğrendim çünkü.
Acıydı.
"Hiç değilse, aynı gökyüzüne bakıyoruz!" diye
Umutlanıyordum,
Bulutların bile yer değiştirdiğini unutarak!
Fırtına kuşu yoruldu,
Özünün Zümrüdüanka'lığından cayarak!
O da öldü.
Artık Rab düşünsün.
Cemre.Y.

Olmuyor İşte Olmuyor!

…Olmuyor İşte Olmuyor!...
Kimsenin bana geldiği yok,
Herkes hep kendine gidiyor!
Olmuyor işte...
Olmuyor..
Olmuyor!
Cemre.Y.

Ey Hayat


…Ey Hayat…
Çok yakında yeni bir yıl daha geliyormuş
Duydun mu ey hayat!
Hala toprağın üstündeymişsin yani!
Yine kanacak mısın?
Tam kırk bir yıldır
Her sabah uyandığında kandığın o umutlu hayallere.
Merak etme!
Merak...
Etme!
Güneş bile vaktinin seyrü seferi dolunca gidecek yine!
Sen de gideceksin!
Hem de her gün biraz daha azalarak…
Sana yalvaran gözlerle bakan yorganından
Hayat karışacak hayatına!
Gittikçe daha çok yorulan,
Ölünen, kirlenen!
Herkes seni, olanlar olurken sustuğun için,
Vurdumduymaz sanırken,
Onlar çoktan unutmuşken her şeyi!
Ölü bir çocuk yüzü yapışacak sahiline...
Bir dilenci gelecek olmayacak anda iş yerine!
Suriyeli, çapraşık cümlelerle,
"Bena değil… Bebek… süt… kol… kalp… üşüyor!"diyecek.
Her zaman ki nahoş dilencilerden olmadığını
Gözlerinin ağlamayan yaşının ışığından göreceksin...
Standart cümleler sarf edilirken ona!
Sen cüzdanına koşacaksın fark bile ettirmeden.
Üstelik cüzdanında acilen'lere sakladığından dahi
Ona verecek bir şey bulamayacaksın.
Olmadık zamanlara
Sakladığın o son çareli, son kağıda ulaştığındaysa,
Çoktan gönderilmiş olacak.
Elinde Atatürk'ün...
Gittikçe herkese gücenen tek büyük resimli kağıtla
Öylece kala kalacaksın...
Sigara paketini kapıp sanki sigara içmeye gidiyor muşsun gibi
Sokak kapısını bulacaksın...
Olurdu ya adam yan dükkana girdiyse diye…
Sen sigaranın dumanını
Yağan kar tanelerine inat içine çekerken
Adam...siteyi aşar ardına bile bakmadan.
Tek bir yere dilenmişti meğer!
Söylesene hayat, çok mu mutlusun.
Bana hiç getirmediğin...
Kimseye de yeterince gelemeyeceğin
Bütün o Allah'sız yıllarından.
Zira sabah olmadı daha!
Öykümce herkese ayrı bir öykümle cevap verebilirim.
Ama bil ki ben senden hiç de memnun değilim!
Cemre.Y.

Ne Çıkar?

...Ne Çıkar?...
Biraz mavi bulundurmalı,
Hayal kahvemizin telvesinde...
Biraz da yeşil...
Güneş zaten sarı doğacak elbet,
Biz istesek de istemesek de,
Hayat getiriyor nasılsa diğer başka renkleri.
Ömrümüze bir kere daha serelim.
Ne çıkar?
Cemre.Y.

Yüreğinin Kırık Camları

…Yüreğinin Kırık Camları…
Sen sadece…
Kıpkırmızı o zehirli elmayı sundun sanırsın bana,
Oysa ben jartiyerinin etini sıktığını görürüm,
Düşmemek için oturduğun tabureden,
Sağ elini dizine koyup
Hayat desteğini sağladığını,
Saçlarının sarı ve dalgalı olduğunu görürüm.
Biraz hassas, fazlaca narin,
Yalancıktan yalancı olduğunu görürüm mesela!
Sen sadece sanırken, ben detaylarını,
Yüreğinin kırık camlarını görürüm ya neyse!
Cemre.Y.

Kendime Gülümsemek

...Kendime Gülümsemek...
Ve bir arabanın camından elini uzatıp
Bir makas almak
Güneşli rüzgardan.
Parmak aralarım'dan
Geçerken rüzgarın elleri
Biliyorum artık yalnız değilim,
Bir yerlerde
Cevaplı şiirler yazıyor o "Bir" i.
Dilimde bir şarkı
"Aramakmış oysa sevmek,
Özlemekmiş oysa sevmek,
Sevmek diye bir şey varmış,
Sevmek diye bir şey yokmuş."
Dikiz aynasına yansıyan yüzümle
Göz göze geldiğimde,
Yine kendime gülümsüyordum.
Cemre.Y.

25 Eylül 2017 Pazartesi

Eyvallah

...Eyvallah...
Senin cennet rüyalara
Aymanı beklemek zor!
İlle de senin gecelerin
Hep bir kara trenin, en kara tünelinde,
O tek kişilik cehennemine yolcuyken
Hep unutuyorsun oysa
Ateşin kırmızısı sana yanarken
Mavisi ona yanar.
Belli ki ne aşkımın ne sevdamın
Ne de bitmeyen masalımın
Gücü yetmeyecek
İçerindeki o küskün çocuğu
Hayata ikna edip
Yüreğinin sürgülerini
Artık sola çekmesine
Artık iyice tutsaksın kendine
“Eyvallah!”
Cemre.Y.

Yabancı

…Yabancı…
İçimden kırılırım bazen…
Zira ne yolcu olmaktır derdim,
Ne de hancı.
Sen bari beni tam sevseydin be yabancı.
Cemre.Y.

Eylül Özlemi

...Eylül Özlemi...
Şimdi, kim benden bir şey isterken
Masum bir kedi bakışıyla baksa!
Gözlerinin yosun yeşilini görürüm.
Şimdilerde öpmelere doyamadığım
Gamzeleri dört bir yana kaymış!
Artık kim bulsa,
"Ben büyüttüm" diyerek öpüyor gamzelerini.
Şimdi, kim bana…
“Konuyu değiştirmek gibi olmasın ama!” diyerek
Ansızın dönse!
Savrulan saçlarının uçuşunu görüyorum tel tel,
Şimdi koklamalara doyamadığım,
Aralarındaki Güneş sarısı ışıltıları solmuş!
Neden artık hep hüzün kokuyor saçların senin.
Şimdi, kim bana…
Tam da önemli bir şeyler anlatırken,
Sokağın sonundan herhangi biri “Eylül” diye seslense!
Kırmızılar içinde küçücük bir kız çocuğu görüyorum,
Koşuyor annesine kollarını kocaman açarak ama!
Başka bir Eylül, başka bir anneye düşüyor.
Benim sevmelere,
Sevilmelere doyamadığım anneliğim,
Ondan sonra çoktan ölmüş!
Bana hep Eylül özlemi kalmış ya olsun!
Sol göğsümün baş köşesi hep senin,
Sol omuzum sana her daim amade!
Ciğerimin en derin çiziğisin sen.
Unutturmalarına izin verme!
Cemre.Y.

Üzüm Salkımı

…Üzüm Salkımı…
Ey benim dalında solan üzüm salkımım!
Seyrediyorum seni uzaktan uzağa!
Ne yaprağımsın...
Ne şarabım...
Dilim varmıyor sana bile kondurmaya ama!
Kar gelecek!
Ama bu sefer...
Acıtmaz mı canını donmuş o gözyaşım!
Ya en ilkbaharına hazır
Tomurcuğuna denk gelirsem!
Haya ederim, haya!
Kıyamam sana...
Tüket beni
Geçen yaz'dan kalmışım gibi hemen!
Daha kışa çok var!
Ya ilkbahara yeniden doğamazsan...
Cemre.Y.

Eyvallah Ve Hoşça Kal

...Eyvallah Ve Hoşça Kal...
Baktığın pencerelerden kasvetli yalnızlıklar yerine
Çiçeklerin renklerini görmeyi dene
Bir de denizin mavisini
Bir de gözlerinin içindeki Güneş'i
Bunun için önünden
Çekilmem gerekiyorsa ona da
"Eyvallah ve hoşça kal…"
Cemre.Y.

Belki De Aşk?


...Belki De Aşk?...
Bütün fırtınalara inat
Sakin bir liman olabilmektir belki de aşk...
Cemre.Y.

24 Eylül 2017 Pazar

Şiirsiz Kalsaydım Da, Sensiz Kalmasaydım Keşke

...Şiirsiz Kalsaydım Da, Sensiz Kalmasaydım Keşke...
Ancak zaman zaman,
Böylesi şiirlere gözlerimden yaşlar yuvarlanırken...
"Keşke hiçbir cümle yazamasaydım
Adı şiir olan." diyorum kendi kendime....
Şiirsiz kalsaydım da, sensiz kalmasaydım keşke!
Cemre.Y.

Zeki MÜREN


...Zeki MÜREN...
Zeki Müren'le yetişen bir nesildik biz
Ne güzel sevdik bir bilseniz!
Hala az aşık olur, az sevdalanır,
Hala güzel severiz!
Cemre.Y.

23 Eylül 2017 Cumartesi

Hiç Yok

…Hiç Yok…
Sana göre,
Bana dair,
Dünya'n dondu.
Bana dairse...
Yedi kat cennet...
Yedi kat cehennem...
Hatta!
Keşfine hayal
Bütün evren
Arafında kalakaldım işte
Böylece!
Ne buyur edebiliyorum gelenimi,
Ne de "Eyvallah!" çekiyorum sonrasına.
"Hiç yok!"
Çekiyorum yokluğunda.
Cemre.Y.

22 Eylül 2017 Cuma

Ve sen Geçersin İçimden

...Ve sen Geçersin İçimden...
Ve sen geçersin içimden en leylim ley vakitlerde...
Neyse ya...
Neyse!
Cemre.Y.

Diyorlar Ki

…Diyorlar Ki…
Diyorlar ki;
Kadın ağırdan satmalıymış kendini,
Öyle sevdasını, çok çok döküp saçmamalıymış sevdiğine.
Her aklına estiğinde öpmemeliymiş, öyle çılgınlar gibi,
Sevişmemeliymiş sevdiğiyle
Ki sevdiği ona kul köle olsun.
Diyorlar ki;
Sen zor olursan evlenir erkek seninle,
"Artık tamamen benim olsun diye.
Diyorum ki;
"Ben hiç satmadım kendimi,
Ama ağırdan ama hafiften."
Diyorum ki;
"Ben ne kul istiyorum ne köle.
Hissediyorsam hissettirmeliyim de!
Üstelik,
Evlendiler diye de,
Hiç kimse tamamen kimsenin olmuyor, hiçbir zaman!
İnsan, sadece koşulsuz sevdiği zaman,
İnsan sadece zamansızca hesapsız seviştiği zaman
Tamamen birbirinin oluyor.
Böyle seviyorsa evlensin ya da evlenmesin ne?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...