9 Ağustos 2017 Çarşamba

Ecelim Misin, Nesin?


...Ecelim Misin, Nesin?...
Tam da ben, bütün sıfatlarından,
Bütün zamirlerinden,
Bütün nesnelerinden,
Bütün tümleçlerinden,
Yükleminden de caymışken.
İlle de, gizliden bile olsa,
Öznenden...
Vazgeçmişken olacak iş mi bu
Minel aşk…
Bil cümle;
*“Ah minel aşk-ı ve halatihi, ahraka kalbi,
Bir hararatihi" mden.
Üstüne, ebed-ime hep, na-vuslatlı sebebimden,
Senden öylece caymışken,
Olacak iş mi şimdi bu!
Gecenin kirpiklerine
Harf harf yıldız ekmişsin.
Gündüzün saçlarına
Papatyalar dikmişsin.
Üstelik!
Yüzüme papatyalardan,
Gülümsemeler takarken,
Ab-ı hayatımdan
Bir damla bile dilemişsin.
Gül gamzeme, kaçamak bir buse kondurup
Öyle gitmişsin.
Ey aşk, sen ecelim misin, nesin?
**Şeyh Galib; Âh(lar olsun! )!
Hararetiyle kalbimi yakıp kavuran aşkın
Elinden ve onun (türlü) hâllerinden (çektiklerim)…”**
Cemre.Y.

Bazen De Susulur Şiirlere

…Bazen De Susulur Şiirlere…
Yorumumun boğazıma takıldığı
Şiirler vardır ki genelde,
Es geçerim üç nokta ile...
Bu daha da derin geldi şu an ki ruh halime...
"Dost, dost dediğim niceleri vardır ki
Şimdilerde takma kirpiklerinden bakar oldular bana...
Dost...
Sen benim gözyaşı tanem de miydin?" deriiimmm!
Öylece estirdin ya ruhuma!
Bu akşamlık başka şiir düşlemem!
Mahal yok!
Bazen de susulur şiirlere.
Cemre.Y.

Eh Be Ana!

…Eh Be Ana!...
Yoksa!
Kolaydı bütün vazgeçişler!
Eğer ki hamurumuzdan
Gram gram
Eksilen altın değeri
Un etmeseydi!
Un'umuz katkılıysa da
Suyumuz hakiydi...
.....................
Eh be ana!
Eh be ana!
Beni böyle halk etmekle
İyi bir bok yedin!
Hayalden başka ne kaldı diyeceğim, o da bitti.
Cemre.Y.

Güneşli Günler

…Güneşli Günler...
Güneşli günlerde
Sebepsiz mutlu olurum
Kalbimin bütün yaprakları
Sevdaya açar sebepsiz!
Cemre.Y.

Tecavüz Sapağı



…Tecavüz Sapağı…
Oysa daha altı yaşımda!
Tecavüz sapağından geçtim,
Kazanmıştım!
Temizdim, annem beni daha çok koruyacak sanırken.
Çok kızdı tercih edilişine!
Daha da beni hiç sevemedi.
Cemre.Y.

8 Ağustos 2017 Salı

Sen De Gittin

…Sen De Gittin…
Sanki herhangi bir romana,
Mutlu bir son yazabildin de,
Hala onurlu, gururlu,
Salına salına geziniyorsun ortalıkta!
Ki senle de gerçekleşemeden,
Hayallerimin hiçbirisine,
Hayallerimin hepsini piç ettim de sana,
Öylece "Git!"dedim, sen de gittin!
Cemre.Y.

An Gelince Günahıma!

...An Gelince Günahıma!...
Gözlerinin,
Tam da sevilmeli çocuksuluğundan
Gözlerimin,
Haylaz, yaramaz kızına çarptın sevgilim.
Arsız özgürlüğümü sundum sana sınırsızca.
Dudaklarım sen sızlıyor,
Tenim, ellerim, kollarım,
Parmak uçlarım hala sen kokuyor,
Nefesim derinleşiyor, an gelince günahıma!
Sonrası hiç dert değil.
Sonrasında da bu sefer gülüşünden başlarım olur biter!
Cemre.Y.

Kervansaraylar Geçerdi Ömrümden

...Kervansaraylar Geçerdi Ömrümden...
Kervansaraylar geçerdi ömrümden.
Ben çöllerinin hepsini,
Her birine…
Eşsiz birer vaha,
Eşsiz birer umman yapmışken.
Bildikleri mazimdeki hiç değişmeyen,
Değişmesi de asla mümkün olmayan,
Hüzünlü gölgemde,
Bazen durup dinlenirlerdi.
Uzanıp avuç avuç su içerlerdi.
Gülerken ağlayabilen yaş tanelerimden,
O kadar çoktu ki yokları,
İstila ederlerdi ciğerimin can köşelerini.
İstisnasız hepsinin,
Anıları canlanırdı gözlerinde.
Tam da çöl fırtınasında ölmek üzereyken hem de!
Tutardım ellerinden, hepsinin de yine yaşamaya azmederlerdi.
Kanarlardı sonra bana da,
Öyle de doyarlardı ki gözleri gönülleri,
Benim de onlara,
Ben kadar ihtiyacım olabileceğini hiç görmezlerdi.
Bana doymuş yürekleriyle,
Öylece yüreğimi talan ederler,
Öylece de giderlerdi.
Sanırlardı ki az ileride de,
Benden daha da ileri bir ben daha var.
Kervansaraylar geçerdi önümden,
Akraba, arkadaş, dost, eş, sevgili ne varsa işte!
Ben onların dönüşünü beklerken,
Yine aldatılmıştım işte.
Şimdi kucağıma bile sığmayan, yüreği yine çok hüsranlı,
Yanlış güven adlı, çokuzlu ihanet bebelerle kalakalmıştım işte!
İnanın döndüğünüzde gölgem bile çok size!
Cemre.Y.

Üzülebilen Teksin


…Üzülebilen Teksin…
Biliyorum...
Gideceksin.
Ama tuhaf olan şu ki!
Benden gideceğini bile bile!
Daha benden gitmeden
Üzülebilen
Teksin.
Cemre.Y.

Konuşamam

…Konuşamam…
Sen benim vicdanımın
İlk ve tek gözyaşısın!
Sen bana neler etsen de ben,
Konuşamam…
Konuşsam
Yalanlarla dolu dünyan yıkılır.
Sonra yıktıklarıma kıyamam.
Varsın sen çarmıhlara ger beni!
Çarşaf et ele güne!
Cemre.Y.

Huzurlu Videolar

...Huzurlu Videolar...
Kim benim hangi paylaşımımı ne kadar beğenmiş,
Beğenmemişse neden beğenmemiş!
Bilmem kimin kaynı evleniyormuş
(Allah mutluluk versin),
Bilmem kim dedesinin mefta haliyle selfie çektirmiş
(Allah rahmet eylesin),
Bilmem kimler,
Nerelerde neler yiyip içmiş de çarşaf çarşaf resmetmiş,
Ya da kim benim gibi,
Kredi kartı gırtlağına dayanmış bakmadığım doğrudur!
Yorganım boyuma yetmediğinde, yani çok fazla bunaldığımda
Böyle her şeyden uzaklaşıp, huzurlu videolar izliyorum ben.
Terapi gibi, hala insanın, hala vicdanın,
Hala sevginin var olduğunu hatırlatıyor çünkü.
Cemre.Y.

Neyimsin Sen

...Neyimsin Sen...
Ömrümün sonbaharının,
Son mevsimi,
İlk mavisisin sen.
Bilemedim ki
Neyimsin sen.
Susalım şimdi.
Uzun bir süre de konuşmayalım.
Yırtılsın kulaklarımız bu sessizlikten.
Duralım bir, bakalım hele ömrümün…
Ney'i sin sen?
Susalım da uzun uzun...
Dinleyelim istersen.
Cemre.Y.

Düş Ağrısı

...Düş Ağrısı...
Yokluğunun
En cerahatli yerinden
Azı dişini çektiğim.
Sen benim düş ağrımsın.
Çok çektim biliyorum çilesini de
Sensizliğin yanında, düş ağrısının yanında,
Diş ağrısı da neymiş ki.
Çığlıksız gecelerde,
Yastığa yaslama yüzünü.
Bir nefeste alırım söz,
Bütün acı yükünü.
Cemre.Y.

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Hiç Kimseye Güvenemiyorum

...Hiç Kimseye Güvenemiyorum...
Sen ne zaman, ayrıldık diye,
Canımın sen köşesi yanmaz sandın be sevgili,
Bak!
Daha da canı yanmasın diye,
Canının sen köşesi
Sev-di-ceğim bile demiyorum sana şimdi!
Ben ne zaman
Tırım tırım inlesem her yere
"Sahi sen nasılsın?" diye
Yanıyordur inan ciğerimin can köşesi.
Yanıyordun, acıyordu canının her yeri,
Biliyorum ki vicdanın uyutmuyordu seni geceleri,
Şimdilerdeyse ne sen umurumdasın,
Ne de canımın sen köşesi.
"Herkesimi affettim!" diye ondan dedimdi.
Şimdi hepten geçmese bile bütün acı anılar hafifledi sanki.
Sadece artık, sayende hiç kimseye güvenemiyorum, hepsi bu!
Cemre.Y.

Aşk Bu Yahu!


...Aşk Bu Yahu!...
Aşk bu yahu!
Bakarsın hiç ummadığımız o anda
Cereyanda filan kalırız çarpılırız.
Çok bilmişlik taslamaya gerek yok
Bakarsın...
Neyse!
Cemre.Y.

Mavilenelim


…Mavilenelim…
Mümkünse biz bize
Önce bir mavilenelim,
Sonra bahar bahçe renkleniriz.
Cemre.Y.

Görmedim Kendimi Öyle

...Görmedim Kendimi Öyle...
Türkü türkü ölüyordum ben kendime...
Hiç kimsem anlamıyordu
Emma Shapplin​ in
Spente le stelle'sinde
Kendi mezarıma sümbüller ekerken...
Duydum ki başak başak açmışım
Anamın mezarı başında...
Daha önce hiç görmedim kendimi öyle.
Görsem dayanamaz…
Yanına yatardım ölümümün!
Caydım, kendimi biliyorum,
Zira sabaha varırsam
Yine hayata umutlanacağım.
Cemre.Y.

Can Kenarı


...Can Kenarı...
Can kenarından…
İki kişilik yer ayırttım
Canımın diğer yarısı olmaya ne dersin?
Lütfen gitmez misin?
Cemre.Y.

Güzel Özlerdim Ben Seni

…Ne De Güzel Özlerdim…
Yani…
Özlemeyi de
Özlüyor insan.
Olsaydın…
Ne de güzel özlerdim
Ben seni yine ey yar!
Cemre.Y.

6 Ağustos 2017 Pazar

Mutlulukları Çoğaltın

...Mutlulukları Çoğaltın...
Önce, iki-üç yaşlarında bir çocuğun gözlerinden
Çilekli dondurmanın lezzetini tattım.
Sonra yedi-sekiz yaşlarındaki bir çocuğun
Eczacı kadından annesi için ilaç çalmış diye dayak yiyişini,
Orada bulunan esnaf adamın ilacın ücretini ödeyişini
Adamın küçük kızının poşete yiyecek dolduruşunu,
Otuz yıl sonra esnaf adamın yere düşüşünü.
Hastane masraflarının esnaf adamın ölümüne imza atışını,
Küçük kadın babasının başucunda uykuya dalmışken,
Bir zarf içinde bütün masrafların ödenmiş gelişini,
Annesi için ilaç çalan çocuğun
Esnaf adamın doktoru oluşunu,
Otuz yıl sonra minnet borcunu
Bir hayat ile kurtarışını tattım.
Sonra yaramazlık yapan kızını terlikle dövmeye çalışırken
Evdeki köpeğin kadına saldırışını
O terliğin önüne geçişini tattım.
Gördüğünüz gibi mutluluk iki satırı geçemiyorken
Acı dolu duygular daha bile yazılabilirdi.
Sonra bir bebeğin gülen gözlerine baktım.
Hayatı nasıl şekillenecekti kim bilir?
Hayatlarınızın kalanını mutlu anlarınızı
Çoğaltarak siz şekillendirin,
İlle de gerekirse, resmen yasağı yoksa, onunla,
İllegal sevişmelerle sevişin,
Ama bir kere olsun gerçekten mutlu olun,
Belki o zaman, daha çok satıra sığarlar.
Cemre.Y.

İç Sesini Dinle

...İç Sesini Dinle...
İçtiğin sigaranın bile
Son fırtı ansızın alev alıp
Burnunun ucu dahi yanıyorsa!
Ya bu hayata lanetler yağdıracaksın,
Ya da ışıkları söndürmüş olmana rağmen
İç sesini dinleyip
Gözlüklerini çıkartmamış olmana şükredecek,
Kendini, sana bile o an saçma gelen
İç sesinin kararlarını bir kere seveceksin.
Cemre.Y.

Kocaman Bir Nokta!

…Kocaman Bir Nokta!...
Bakma sen yağmura ve gök gürültüsüne...
Sabah tan yeri ağarınca
Bu gökyüzünün bir yerinden, yine güneş doğacak!
Noktalaya noktalaya geliyorum ey hayat!
Bütün yarım bıraktığın cümleleri ve virgülleri.
Uzun uzun virgüllerimle vedalarım sana da!
Noktalamalarım bittiğinde anlarsın zaten,
Artık sana da kocaman bir nokta.
Nasılsa ben yarın yine büyük harflerle....
Yine yeniden, mecburen, başlarım yeni hayatıma!
Cemre.Y.

Kangren Sevdalar

...Kangren Sevdalar...
Kadının sevdası kalp kırmızısıydı
Bütün uzuvları sapasağlamdı daha
Adam ilk ve son yalanını
Kadının yüreğinin ortasına savurup
"Sen sevmelere, sevilmelere layıksın."deyip
Öylece çekip gitmezden önce
Yaşıyordu henüz kadının her yeri.
Şimdi, artık son kez!
Öncesinden daha yapayalnızdı kalabalıkları
Çok daha kalabalıklı,
Yalnızlıklar biriktiriyordu kadın cebinde
Oysa tülleri uçuşurken de
Kalbinin kepenklerini son kez indirirken de,
Kangren sevdalar tasarlamamıştı ömrüne.
Bugün sıra ellerinde yine!
Bir daha o'na yazamasın diye...
Kesecekti ellerinin uçlarını yine…
Kesti yine parmak uçlarını!
En sinirsel, en yüreksel yerinden,
Bileklerinden öldürdü kendini!
Ama bu sefer klavyesinin önündeki
Saç tellerini üfürmedi…
Artık o kadar da vazgeçmişti.
Zaten bütün kahroluşlar
"Nabız sıfır!
Nabız…ama nasıl…
Ama hala yaşıyor!"lu
Hayretli hayatlara yine yaşıyordu.
Sonra…
Yine sabah oldu…
Gülümsedi kadın kendisine yine,,,
Sevindi hatta!
Fazlalıklarından indikçe
Yüzünde çoğalan gamzelerine!
Cemre.Y.

Yoruldum


…Yoruldum…
"Yaşamaktan bile
"Yoruldum!"
Ve bunu hiç fark etmiyorsunuz!
Cemre.Y.

5 Ağustos 2017 Cumartesi

Ekmek İle Soğan Kadar Mutluyum

...Ekmek İle Soğan Kadar Mutluyum...
Bu gece yeni bir şiir yok!
Kimseye...
Kendime bile...
Mavi kapıların sürgüsü geceye çekilmiş,
Beyaz badanalı bir köy odasının
Yer sofrasına kurulmuş
Yıldızlar altında bir hayalim daha gerçek olmuş,
Bense o yer sofrasının
Kalabalıklı gülen yüzlü ailesine
Mükellef bir ziyafet değerinde
Soğan ekmek kadar mutluyum çünkü!
Cemre.Y.

"Kitap'sızım Ben!"

..."Kitap'sızım Ben!"....
Benim gerçekten kitap basmak gibi bir isteğim yok!
Hikayesi de şu ki; Yıllar önce İstiklal Caddesini
Amaçsız yalnızlığımda yürürken
Yine bir karar arefesindeyken
Bir ses duydum ve tüylerim diken diken oldu!
Aynen şöyle diyordu;
Siyah melon şapkalı,
Elinde beş-on kitap olan o genç adamın sesi
"Şiir sever misiniz efendim,
Kendi yazdığım şiirlerim bunlar,
Okumak istemez misiniz?"
O gün karar verdim ki
Ben yazarsam roman yazmalıydım.
Yoksa bu ülkenin şartlarında üstelik bir bayan olarak,
O adam gibi olmak istemezdim asla!
Nihayetinde geçen hafta
İstiklal Caddesine gittiğimde hala aynı cümle ile
Bit pazarı malzemesi yapıyordu adam elindeki kitapları!
Ne o gün, ne de bir başka gün almadım kitabını…
Kim bilir belki de harika dizeler vardı içinde.
Oysa ben yüreğimden dökülenleri öylece
Öylece haraç mezat satamazdım
Çalanlara da savaş açardım.
Bu sebepledir ki benim hiç kitabım olmayacak.
Üstelik hoşuma da gidiyor
Herkese "Kitap'sızım ben!" demek.
Cemre.Y.

Aşamalı Ayrılık

...Aşamalı Ayrılık...
Ayrılığın 1.Aşaması:
"Madem istediğim gibi olmuyor, bitsin."
Ayrılığın 2.Aşaması:
"Amannn zaten olmayacaktı iyi oldu."
Ayrılığın 3.Aşaması:
"O gelecek, pişman olacak sonunda."
Ayrılığın 4.Aşaması:
"Aslında çok da mutlu etmedi beni kızdırıp duruyordu!"
Ayrılığın 5.Aşaması:
"Eee! Hala aramadı ama pişmanım affet diye!"
Ayrılığın 6.Aşaması:
"Ortak noktalarımız çok muydu ne?"
Ayrılığın 7.Aşaması:
"Beni seviyordu,
Sonuçta elinden gelen kadarını yapıyordu."
Ayrılığın 8.Aşaması:
"Eee! Hala inat ediyor bak, ben yalvarayım diye bekliyor."
Ayrılığın 9.Aşaması:
"Benim hayattan beklediğim bu değil ki, o da değil!"
Ayrılığın 10.Aşaması:
"-Git- dediğine, -Dön- demek kadar büyük bi aptallık yokmuş!
Sakın Haa!
Haydi sevgili ben,
Neresinden başlamak istiyorsan...
Yeni hayatına uyan ve başla!
Cemre.Y.

Burnumun Direğinin Sızısısın Sevdiğim

...Burnumun Direğinin Sızısısın Sevdiğim...
Burnumun direğinin sızısın sevdiğim...
Boğazımın tam, yutkunmalıyım boğumunda, bir yumrusun.
Göz pınarımda biriken, ama sen varsın diye akmayan
Akmaması gereken damlalarımsın...
Hani dakikalarca kırpmazsın gözlerini
Bir yanlışlıkla kırpıversem,
İstiridyenin içinde saklanmış, en irilerinden inci taneleri gibi
Dökülüveriyor ya, artık hiçbir şeye ve hiç kimseye aldırmadan.
Tuzunun sıcaklığı ve sertliğiyle yanağımı yakan gözyaşımsın.
Bir dağın ormanının en kuytu,
En yükseğinde aldığım bir nefessin sevdiğim...
Hani puslu duman bulutlarının ortasında
Kollarını açarsın ya gökyüzüne....
Daha derini bırak!
Hani o en yarımından bir nefes aldığında,
Ciğerlerini yakan, kavuran..
Seni adi bir nefeslik sigara gibi öksürüklere, nöbetlerine boğan.
Ama aslında ciğerlerimi yenileyen orman kuytusu nefesimsin.
Sen duyduğum en güzel ninnisin sevdiğim...
Hani sol göğsüne yasladığımda başımı,
Hani korunmasız, kimsesiz
Yazık bir kedi yavrusu gibi sarıldığımda sana sımsıkı
Sağ kulağımdan girip beynimi ve kalbimi fetheden
O kalbinin tik tak sesi...
Senin koynunda uyuduğum gibi derin uyumadım hiç.
Sen duyduğum, en güzel ninnisin.
Sen benden yitip gidenler için aslında suçlamadığımsın.
Dualarım kadar beddularım, beddularım kadar dualarımsın.
Sen hem cennetim, hem cehennemimsin sevdiceğim.
Sanmıyorum ki eyyyy sevgili
Hiç kimse...
Hiç kimse böyle sevmiş olamaz seni....
Yüreğimin sızılarıyla içi acıyan,
Yüzüm gülüyorsa yüzünde bahar güneşleri açan sevdam
Hiç kimseyi...
Hiç kimseyi böyle sevmiş olamam.
Ama bu sefer “Olmaz!”
Cemre.Y.

Şiir Dediğin


...Şiir Dediğin...
Şair demiş ki şiir'e
"Yazan mı, yoksa yazdıran mıdır aslolan?"
Şiir cevap vermiş hemen
"Şiir dediğin,
Bencileyin bir anlık fotoğraf karesi gibidir
Ya gülersin
Ya da hüzne dalarsın o an...
Sadece o an!"
Cemre.Y.

4 Ağustos 2017 Cuma

Mutfakta Bir Anı

…Mutfakta Bir Anı...
Susarak teşekkür etti kaynayan ocağımıza!
Susarak dokundu yanağıma,
Belime sarıldı, boynumu kokladı
Saçlarımı içine çekerek öptüğü an
Saçlarımdan kayıverdi
Orada bir yerde bulup
Toka niyetine taktığım kalemim,
Sarı saçlarım savruldu mutfağa,
Sımsıkı sarılırken,
Beni içine hapsetmek istercesine,
“Saçların güzel olmuş” dedi.
“Gerçi sen…
Her renginde ayrı bir güzelsin ya!”
Biliyordum ve bilmekten nefret ediyordum.
An, sadece o an’dı
Ve sadece o anda kalacaktı.
Sevdamız o mutfakta bir anı olarak kaldı.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...