| ...Manik Depresif Cemreler... | |||||||||||||||||||||
| |||||||||||||||||||||
| Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
2 Temmuz 2017 Pazar
Manik Depresif Cemreler
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ölmem Bencillik Olmaz Mı?

...Ölmem Bencillik Olmaz Mı?...
Senden arınabilmek için
Senden arınabilmek için
Kırk tas su yetmiyor çocuk!
Bedenimden arınmam gerek!
Seni yok sayabilmem için,
Ruhumu bedensiz ko'mam gerek!
Yapamam.
Sol omuzum kalpten kırık ya sana,
Ya ömrünün herhangi bir anında
Sağ omzuma ihtiyacın olursa!
Tam da sana en lazım olduğumda,
Ölmem bencillik olmaz mı?
Cemre.Y.
Labels:
beden,
can kırıkları,
çocuk,
kalp,
ruhum
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bir Ömre Kaç Vurgun Sığardı

...Bir Ömre Kaç Vurgun Sığardı...
Üzgün yürekler denizinde yüzerken
Derinlere daldım
Çok derinlere...
Çocukluğumun giz mağarasını bulup saklandım
Bir ömre kaç vurgun sığardı ki
Hepsini teker teker saydım
Hepsini teker teker yeniden yaşadım
Sonra ona rastladım
Onun da çocuk yüreği
Büyüklüğünden
Saklanıvermişti kendi giz mağarasına
Sesini bir duysam…
Bu karanlıktan kurtulacaktım
Sesini bir duysam boğulmayacaktım
Sesini bir duysam ölmeyecektim
Ses verdim sağır olma ihtimalinden ödüm koparak
Sağır değildi sesime sesle
Nefesinin yarısını bana verdi,
Ben de ona hiç azalmayan sevgimi.
Cemre.Y.
Derinlere daldım
Çok derinlere...
Çocukluğumun giz mağarasını bulup saklandım
Bir ömre kaç vurgun sığardı ki
Hepsini teker teker saydım
Hepsini teker teker yeniden yaşadım
Sonra ona rastladım
Onun da çocuk yüreği
Büyüklüğünden
Saklanıvermişti kendi giz mağarasına
Sesini bir duysam…
Bu karanlıktan kurtulacaktım
Sesini bir duysam boğulmayacaktım
Sesini bir duysam ölmeyecektim
Ses verdim sağır olma ihtimalinden ödüm koparak
Sağır değildi sesime sesle
Nefesinin yarısını bana verdi,
Ben de ona hiç azalmayan sevgimi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
1 Temmuz 2017 Cumartesi
Ne Olacak Senin Halin
...Ne Olacak Senin Halin...
Ay ışığında yıldız yıldız,
Yakamoz ışıltıları savuruyordu
Ben sana her baktığımda
Göz bebeklerin...
Çıplak göğsümle
Kalbine her dokunduğumda,
Sanki bir kez daha
Doğuyordun yeniden.
Şimdi karalar bürümüş
Ömrünün son baharını,
Gelecekten beklentisiz sin!
Geçmişine de artık gidemezsin.
Bende artık sende değilim!
Ne olacak senin halin!
Cemre.Y.
Ay ışığında yıldız yıldız,
Yakamoz ışıltıları savuruyordu
Ben sana her baktığımda
Göz bebeklerin...
Çıplak göğsümle
Kalbine her dokunduğumda,
Sanki bir kez daha
Doğuyordun yeniden.
Şimdi karalar bürümüş
Ömrünün son baharını,
Gelecekten beklentisiz sin!
Geçmişine de artık gidemezsin.
Bende artık sende değilim!
Ne olacak senin halin!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hiç Kimse Bilmiyor
...Hiç Kimse Bilmiyor...
Soruyorlar bana
Neden illa ki o diye
Sessiz bir çığlıkla neden illaki
İnadına o?
Çığlık çığlığa
Avaz avaz bağırıyorum da
Sen hariç hiç kimse duymuyor!
Konuşamıyorum hiç kimseye
Bana bile yeterince kıyamadığını...
Bensiz kalmana bedel!
Derin...
Adamdan da öte Adem olduğunu!
Oğlunu bile
Hiçbir çaresize kıyamaz
Yetiştirdiğine bile vurulduğumu!
Bilmesinler boşver
Senin en çok...
Adamlığına vurulduğumu
Anlamazlar da zaten
Zira bunlar apayrı erdemler!
Cemre.Y.
Soruyorlar bana
Neden illa ki o diye
Sessiz bir çığlıkla neden illaki
İnadına o?
Çığlık çığlığa
Avaz avaz bağırıyorum da
Sen hariç hiç kimse duymuyor!
Konuşamıyorum hiç kimseye
Bana bile yeterince kıyamadığını...
Bensiz kalmana bedel!
Derin...
Adamdan da öte Adem olduğunu!
Oğlunu bile
Hiçbir çaresize kıyamaz
Yetiştirdiğine bile vurulduğumu!
Bilmesinler boşver
Senin en çok...
Adamlığına vurulduğumu
Anlamazlar da zaten
Zira bunlar apayrı erdemler!
Cemre.Y.
Labels:
adam,
avaz,
ayrı,
bedel,
çare,
çığlık,
derin,
dünya,
Hiç kimse,
inadına,
neden,
soru,
yama,
yeter
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ey Hayat
...Ey Hayat...
Geri dönüşümsüz girdaplarda çırpınırken
Hatalarımı,
Hatasızlıklarımı paspas altına süpürmek yerine,
Sırtıma kambur gibi sarmayı seçtim.
Öyle görünsün ki ardımı döndüğümde
Mükemmel olmadığım da bilinsin istedim.
Öyle ya...
Yüz yüze herkes sarılırdı birbirine,
Dönüp bakarsa hatalarıma da sarılsın dedim.
Zaman ilaçsa madem
Beni ilk öptüğü an'a dönsün diledim.
Ey hayat!
Bana bir ömür borcun yok mu?
Cemre.Y.
Geri dönüşümsüz girdaplarda çırpınırken
Hatalarımı,
Hatasızlıklarımı paspas altına süpürmek yerine,
Sırtıma kambur gibi sarmayı seçtim.
Öyle görünsün ki ardımı döndüğümde
Mükemmel olmadığım da bilinsin istedim.
Öyle ya...
Yüz yüze herkes sarılırdı birbirine,
Dönüp bakarsa hatalarıma da sarılsın dedim.
Zaman ilaçsa madem
Beni ilk öptüğü an'a dönsün diledim.
Ey hayat!
Bana bir ömür borcun yok mu?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Artık Ben Yokum
| ...Artık Ben Yokum... Hiç kimsemin, hiçbir yerinde, Basit bir ruj izi olarak kalmadım! Vazgeçtiğimdeyse onlardan Dönüp bakıverdiler kalplerinin odalarına Teker teker öptüğüm duvarlarında Dudak izlerimi buldular. Her şeyim vardı da o kalplerin odalarında Artık ben yoktum işte! Sevgilim, Sana da hoşça kal! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yoksa Cennet De Mi Ağır Bedelli?
| ...Yoksa Cennet De Mi Ağır Bedelli?... |
| O vade... |
| Ecel denen defterin yolu, |
| Neden bu kadar çileli? |
| Sakın bana cennet demeyin, |
| Yoksa cennet de mi ağır bedelli? Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ederin Değil
...Ederin Değil...
Benim cennetim müze değil
Şöyle bir dolaşıp, unutamaz hiç kimse!
Ya o cennetin geçmişi,
Ya şimdisi, ya geleceği,
Ya da hepsini olacaksın.
Sana seçme şansı sunduysam
Bu “Eder!”in değil,
Bendeki “Değer!”indir sadece...
Cemre.Y.
Benim cennetim müze değil
Şöyle bir dolaşıp, unutamaz hiç kimse!
Ya o cennetin geçmişi,
Ya şimdisi, ya geleceği,
Ya da hepsini olacaksın.
Sana seçme şansı sunduysam
Bu “Eder!”in değil,
Bendeki “Değer!”indir sadece...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Benim DNA Kodlarım Yanlış Şifrelenmiş Bence!
...Benim DNA Kodlarım Yanlış Şifrelenmiş Bence!
Gözümüzü güneşe açtığımız andan itibaren
Kaç yüz milyon baloncukluk
Renk değiştiriyor duygularımız ve ruhlarımız?
Bukalemun da değilim elbet ama bazen,
Ben bile kendimi sayamıyorum.
Empatimin sınırsızı,
Aynı zamanda sınırlarımı zorluyor.
Çok, pek çok yoruluyorum.
Yine birileri ölmüş,
Yine birileri doğmuş.
Yine birileri ayrılmış sevdiceğinden,
Yine birileri aşık olmuş.
Yine birileri çok depresyondaymış,
Yine birileri yeni ruhunu bulmalardaymış.
Dinin, mezhebin,
Memleketin…
Değişip duranlarını saymıyorum bile!
Hayat devam ediyorken,
Bütün hayatları teker teker
Hissetmemem gerektiğini ise,
Bir türlü öğretemiyorum kendime!
DNA kodlarımda
Geri dönüşümsüz bir insanlık hatası var zannımca!
Ya da başka insan çok az kaldı,
Denk düşemiyorum onlarla.
Keza etrafımdaki kodlanmışlarım ben gibi değil ya!
Cemre.Y.
Gözümüzü güneşe açtığımız andan itibaren
Kaç yüz milyon baloncukluk
Renk değiştiriyor duygularımız ve ruhlarımız?
Bukalemun da değilim elbet ama bazen,
Ben bile kendimi sayamıyorum.
Empatimin sınırsızı,
Aynı zamanda sınırlarımı zorluyor.
Çok, pek çok yoruluyorum.
Yine birileri ölmüş,
Yine birileri doğmuş.
Yine birileri ayrılmış sevdiceğinden,
Yine birileri aşık olmuş.
Yine birileri çok depresyondaymış,
Yine birileri yeni ruhunu bulmalardaymış.
Dinin, mezhebin,
Memleketin…
Değişip duranlarını saymıyorum bile!
Hayat devam ediyorken,
Bütün hayatları teker teker
Hissetmemem gerektiğini ise,
Bir türlü öğretemiyorum kendime!
DNA kodlarımda
Geri dönüşümsüz bir insanlık hatası var zannımca!
Ya da başka insan çok az kaldı,
Denk düşemiyorum onlarla.
Keza etrafımdaki kodlanmışlarım ben gibi değil ya!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
30 Haziran 2017 Cuma
Hep Oynuyoruz!
|
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Eksi Bir
...Eksi Bir... |
| Sonra dedim ki kendime; |
| Dünyada … milyon'u geçmiş insan varken |
| -1 olsa yer yarılmaz yerinden. |
| O, beni sevmese de olur dedim. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yalan Rüzgarı
...Yalan Rüzgarı...
Çocukluğumuzda
İzletilmişti oysa
En azından bizlere
Geleceğimiz!
Biz inanmayı, inanabilmeyi
Seçtik!
Suç tanrıda değildi yani!
O mesajını, en azından bize!
Dost doğru yollamıştı!
An'dan sonrası
Yalan Rüzgarıydı!
Cemre.Y.
Çocukluğumuzda
İzletilmişti oysa
En azından bizlere
Geleceğimiz!
Biz inanmayı, inanabilmeyi
Seçtik!
Suç tanrıda değildi yani!
O mesajını, en azından bize!
Dost doğru yollamıştı!
An'dan sonrası
Yalan Rüzgarıydı!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yine De Seni Sevdim
...Yine De Seni Sevdim...
Ben senin,
Göz bebeklerinde büyüyüp kocaman, iri,
Zeytin taneleri olan ışıl ışıl hayalleri sevdim...
Ben senin, her
"Olmuyor ama oldurmuyorlarsa madem bitsin"
Deyişimdeki gözyaşlarını sevdim.
Zehirli olduğunu bildiğim ama
Açlığına dayanamadığın bir yabanıl bitki gibisin.
En güzel renkler ve en güzel anlamlar sadece sende.
Ama sonu "Ölümüm" olan...
Sevgilim...
Sen yine de kork sevmekten ölümden korkar gibi.
Ben kaç kez öldüm.
Yine de seni sevdim...
Cemre.Y.
Ben senin,
Göz bebeklerinde büyüyüp kocaman, iri,
Zeytin taneleri olan ışıl ışıl hayalleri sevdim...
Ben senin, her
"Olmuyor ama oldurmuyorlarsa madem bitsin"
Deyişimdeki gözyaşlarını sevdim.
Zehirli olduğunu bildiğim ama
Açlığına dayanamadığın bir yabanıl bitki gibisin.
En güzel renkler ve en güzel anlamlar sadece sende.
Ama sonu "Ölümüm" olan...
Sevgilim...
Sen yine de kork sevmekten ölümden korkar gibi.
Ben kaç kez öldüm.
Yine de seni sevdim...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Duyarlı Duyarsızım Ben
...Duyarlı Duyarsızım Ben...
Duyarsız değilim de...
Milyonlarca sağlam bedenli, beyinlerin
Sadece bir gün duyarlı olmaya çalışmaları yaralıyor beni!
Oysa ben kızıma tam on yedi yıldır
Korktuğu ve kızdığı anda
Karşısında ben bile olsam yıkıp devirmeyi öğrettim!
Bu konuda yazmaya kalksam
Kızımın saçının teline gelebilecek zarar için
O kişinin ölmek için benim
Ayaklarıma kapanıp yalım yalım yalvaracağı
Ne ruhumun ne de vicdanımın duymayacağı
Nice işkence modelleri beliriveriyor beynimde
Ben bile kendimden korkuyorum!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ne Çok Şey
...Ne Çok Şey...
Söylenecek ne çok şey vardı
Biz kitaplar dolusu konuşup,
Kitaplar dolusu birbirimize bile susuyorduk!
Belki de...
En büyük farkımız buydu
Diğerlerinden.
Ruhların dansı bile
Eşsiz oluyordu
Biz birbirimize
Konuştuklarımızdan çok
Öylece susarken...
Cemre.Y.
Söylenecek ne çok şey vardı
Biz kitaplar dolusu konuşup,
Kitaplar dolusu birbirimize bile susuyorduk!
Belki de...
En büyük farkımız buydu
Diğerlerinden.
Ruhların dansı bile
Eşsiz oluyordu
Biz birbirimize
Konuştuklarımızdan çok
Öylece susarken...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Cemre Olup Akmayayım Mı?
...Cemre Olup Akmayayım Mı? ...
Yarim saçlarıma meyve çiçeklerinden taç yapmış, Taze gelinler gibi bahara süzülmeyeyim mi?
Kimselere göstermediğim yaralarımı,
Yaralarının kabuklarıyla kapamış,
Yaşlı bilgeler gibi,
Otağının başköşesine kurulmayayım mı?
Yarim kaç bahar saklamışsa yüreğinde,
Yüreğinde bana Cemre etmiş,
Cemre olup, od olup...
Nar-ı aşk olup,
Yüreğine akmayayım mı?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kraliçem
...Kraliçem...
Sen benim yaşama sebebimsin,
Kraliçem.
Başkaca her şey...
Yaşamımın devamı...
Sakın benden sevgi dilenme ha!
Hiçbir zaman...
Bazen!
Küçük okşayışlarımla belli edemiyorsam da bunu,
Yine de bil...
Sen benim ciğerimin,
Hem de hiç çaba sarf etmeden oluşan ilk çiziğisin,
Diğeri, bunu öğrendiğinde yanaklarından
İçime akan birer damla yaş ile kazandı bunu...
İlle de senin sevgin,
Hiçbir acımdan, hiç bir sevdamdan,
Hiçbir mutluluktan büyük olamaz...
Yani sen....
Hepsinden daha derin bir uçurum sevdasın bana...
Bir saklı cennetim vardı evet...
Ama senin hazzın hep başka, hepsinden başka...
Herkes gider de bir gün,
Sen kalırsın bana...
Ailemin hepsi gibi...
Olmayan annem, olmayan babam,
Olmayan kız kardeşim gibisin...
Sen artık...
Gözyaşımı silme bebeğim,
Bu iki kat acı verir bana....
Yarimin gözünden akan yaşı öperken
Acıdığından daha çok acır canım...
Çünkü sen....
Canımdan tek parçasın, canımın yongasısın...
Canımdan birer parça kalamayanlara inat.
Öncende ve sonranda olduğu gibi...
Ama sen hep varsın....
Ben gitsem bile bir gün sen hep olacaksın...
Cemre.Y.
Sen benim yaşama sebebimsin,
Kraliçem.
Başkaca her şey...
Yaşamımın devamı...
Sakın benden sevgi dilenme ha!
Hiçbir zaman...
Bazen!
Küçük okşayışlarımla belli edemiyorsam da bunu,
Yine de bil...
Sen benim ciğerimin,
Hem de hiç çaba sarf etmeden oluşan ilk çiziğisin,
Diğeri, bunu öğrendiğinde yanaklarından
İçime akan birer damla yaş ile kazandı bunu...
İlle de senin sevgin,
Hiçbir acımdan, hiç bir sevdamdan,
Hiçbir mutluluktan büyük olamaz...
Yani sen....
Hepsinden daha derin bir uçurum sevdasın bana...
Bir saklı cennetim vardı evet...
Ama senin hazzın hep başka, hepsinden başka...
Herkes gider de bir gün,
Sen kalırsın bana...
Ailemin hepsi gibi...
Olmayan annem, olmayan babam,
Olmayan kız kardeşim gibisin...
Sen artık...
Gözyaşımı silme bebeğim,
Bu iki kat acı verir bana....
Yarimin gözünden akan yaşı öperken
Acıdığından daha çok acır canım...
Çünkü sen....
Canımdan tek parçasın, canımın yongasısın...
Canımdan birer parça kalamayanlara inat.
Öncende ve sonranda olduğu gibi...
Ama sen hep varsın....
Ben gitsem bile bir gün sen hep olacaksın...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Mutlu Olmak İstiyorum
| ...Mutlu Olmak İstiyorum... |
| Bazen |
| Keşke tek bir cümle dahi yazamayacak kadar |
| Mutlu olsaydım diyorum. |
| Sonra bu hayale de bir |
| "Son" veriyorum |
| Şiir de lazım memlekete. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Farkım Çarpar
...Farkım Çarpar...
Anlayabilme ihtimaliniz olduğunu sandığım bütün lisanları denedikten sonra…
Müziğin evrensel farkları girer devreye!
Farkım çarpar!
Cemre.Y.
Anlayabilme ihtimaliniz olduğunu sandığım bütün lisanları denedikten sonra…
Müziğin evrensel farkları girer devreye!
Farkım çarpar!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
29 Haziran 2017 Perşembe
Anamın Ak Sütlü Memeleri
...Anamın Ak Sütlü Memeleri...
Sonra yüreğinin duvarlarına
İçten dışarı
Elindeki güven dolu çekiçle vurur birileri.
Sanki bütün dünyan
Yavruna bir ışıkla karanlıktı.
Zira şimdi artık
Yorgun kedinin
Kovulacak bir kapısı daha kalmadı.
Yosun gözleri de solmaya başladı ya
Onların bir tek yürek kelamıyla
Aydınlandı sanırsın
Öpersin sana uzanan o ellerini,
Ekmeğini öper gibi.
Alıp başının üstüne korken
"Ahh!" dersinn
"Aahhh!" hani nerede
O anamın benden sonra doğurup
Her damla sütüme ortak olan kardeşleri!
Sahi ağlamayana meme yoktu değil mi?
Ondan çalabildiler benden
Anamın ak sütlü memelerini
Ağlıyorum şimdi.
Cemre.Y.
Sonra yüreğinin duvarlarına
İçten dışarı
Elindeki güven dolu çekiçle vurur birileri.
Sanki bütün dünyan
Yavruna bir ışıkla karanlıktı.
Zira şimdi artık
Yorgun kedinin
Kovulacak bir kapısı daha kalmadı.
Yosun gözleri de solmaya başladı ya
Onların bir tek yürek kelamıyla
Aydınlandı sanırsın
Öpersin sana uzanan o ellerini,
Ekmeğini öper gibi.
Alıp başının üstüne korken
"Ahh!" dersinn
"Aahhh!" hani nerede
O anamın benden sonra doğurup
Her damla sütüme ortak olan kardeşleri!
Sahi ağlamayana meme yoktu değil mi?
Ondan çalabildiler benden
Anamın ak sütlü memelerini
Ağlıyorum şimdi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Haklısınız Baylar Bayanlar
…Haklısınız Baylar Bayanlar!....
Haklısınız baylar bayanlar!
Sevgili Günlüükkk...
Iyyy!
Yine banal geldi bu cümleden bana!
Neydi şu herifin adı?
Her yerde sanal gündemi değiştirmek için
Ha bire bir yerlerde olur olmaz çıkıp çıkıp,
"Ççikitaaa muz muuz muuuzz!" diye diye
Meşhur olmaya çalışıyordu!
Bir de bir herif vardı hani,
Bütün magazin programlarında bir ünlünün arkasından,
Birdenbire flaş çaktığı an, flaş çakılanın,
Burnunun dibine çiçek direyen baliciler gibin,
Gaytan bıyıklı o herif, o geliyor aklıma!
(Sahi ne oldu ona?
Ölmüştüyse Allah onu da bildiği gibi yapsın!
O kadar uyuz oluyordum herife!)
Ben epeydir ne vakit kendimle ilgili bir şey yazacak olsam,
Ne vakit bir cümleye de
"Sevgili Günlük!" diye başlamaya meyletsem,
O kadar üstüme bütün dünya sıçsa da
Üstüme sifonu çekmeyi unutmasa hissediyorum!
Neyse!
İçimden esen gibi anlatayım sana ben,
Yoğsama anlatamıycam ilk anlatmak istediğimi!
Hıççkkk!
Konu neydi?
He taammm.
"Cancağızım..."
En son bugün duydum bu lafı, yine ondan!
"Ya var ya!
Her şeyde bir hinlik arıyosun ve her şeyden
Kendine bir pay seçiyosun ya!"
Oysa, ondan önce nice erkek muhabbeti dostluklarımızda,
O şah demeden daha, o şahın vezir-i azam-ının ergen halini,
Hatta ilk ergenliğinin libodosunu nerede,
Hangi tramvaylan çözebildiğim için de nice
"Bravo" da duymuşluğum vardı!
Halbuki şimdilerde bi yandan GDO'lu bütün replikleri
Ex'lerken ömrümün geçmişinden, birileri çıkıyor karşıma!
"Ama bunlar onlardan diil efenim!
Davuklarımız serbest gezen türden, her bir şeyimiz orkanik!
Yımırta yeyin ye yeaağ!
Acıkmazsınız billa!" diyip duruyo bana!
Neresinden dalmaya çalışsan sohbetin ortasına,
Tam da orasında terliği ağzının ortasına yiyorsun şimdi.
Diyemiyosun tabi...
Ağbi, biz çocukken tatil diye köylerimize giderdik,
Bizim köyün evi, yani benim doğduğum o ev,
Tam bir ahşap köy eviydi, tuvaleti evin dışında,
Geceye ışık yoktu,
Neyse ki yıldızlar apaydınlıktı da hela yolunu buluyorduk!
(Bizim çocukluğumuzda,
Öyle WC'ye gitmekten korkmak gibi bir lüx...yoktu!)
Evin dışından diğer ahşap dama çıkıp,
"İnşallah bu sefer bari, naylon ibrikte,
No'lusun su dolu olsun" dulu "Aminn!" lerle
Koyun kokulu yorganlarımızdan nihayet sıyrılıp
Gecenin bir ayazı...
Ahşap köy evlerinin, ahşap koca deliklerinden korka korka...
Üç kat alta sıçıyorduk biz o koca delikten!
Ertesi sabah...
Daha gözlerimizin çapakları, son bulamamışken,
Köy evinin, o köy ocağına...
(Baktımdı çünkü...
O kerpiçten yapılmış köy ocağının ucu,
Hep cehennem kadar karanlıktı, korkardım hep!)
Bakır tava konulur, bi gün öncesinden
Bize özel, bize bile yaydırılmış
Yayık ayranından ve sonrasından artan
En bil-hakiki tereyağı salınmış...
Caldır cooosss!
Misk-i amber kokuları bütün köyün ormanını sarmış!
Üstüne de, dedemin önceden tembihlediği o kınalı davuğun,
Tene tene sıralanmış gıymatlı dorunlarına!
Rahmetli babaannem aynısını da yaptıydı dedemin,
Emri vaki bütün dediklerini de...
Yer sofrasına kurulup sıra sıra,
Tam biz...
Kardeşimle ekmeğe banacak da
Midemize sıra sıra yağda yumurtaları indirecekken,
Rahmetli babaannem!
Köy ekmeğinin yarısını aparıp,
O bir yarımla üç yumurtayı sarmıştı ekmeğine!
Biz İstanbullular'da ya bok yesindi.
Ya da kalan tereyağının yanmış kokusuna ekmek bansındı.
Anamıza, babamıza, dedemize söylesek günahtı o zamanlar!
Neyse ki unutmadıkdı!
Gece gece, ya da günün herhangi bir saatinde,
O üç kat aşağı pat! pat! pat!
Korka korka sıçtığımız boklarımızı yiyen tavukların,
Yumurtlayınca o tertemis mis yımırta dedikleri organikleri bile
Afiyetlen yiyemediğimizi!
Sözün özü;
Ben kendime bile ne vakit yok olduğumu bilemiyorum ki,
İğrendiğim sinekten yağ çıkarmaya çalışayım!
Hadiyin, size organik uykular cancağızlarım,
Şükür ki rahmetli anacım sayesinde
"Kızım bee, ömrünü tükettin bu iş için,
Bari kendine sırtını artık ağrıtmayacak bir yatak al" demişti ya!
Sırtım, belim!
Onsuzluktan, bir tek sevgi kırıntısı hasretimden,
Sebepli kaburlaşmasın diye, en rahat,
En organik yatağımda dört dönüyorum çoktandır!
Ki neyse ki hastalık adı bile bulmuşlar bu duruma!
Benim, kimsemle derdim yok azizim!
Hepi topu çaresiz bir
"Huzursuz ayak sendromu!" ydu.
Adam/Kadın Haklı Beyler/Bayanlar...
Buyurunuz!
Artık geceye, güne güveniniz!
Ki daha "Evliyken aldatmayı seviyorum!" sendromları var
Çoğu insanların!
Yoruldum be cancağızım.
Hala çok fakiriz biliyorum ama cancağızım!
Yarına rakı'ya ne dersin!
Rakı senden.
Yanına acılı şalgam,
Hele bir de balığı yüzdürebilirsek midelerimizde!
Değmeyin keyfimize.
Bu sefer benden olsun,
Şalgam, balık, meze vesaire!
Hep de rakı bana girecek değil a!
Her nasıl olursa olsun,
"Şeref" i mi ze!
Cemre.Y.
Haklısınız baylar bayanlar!
Sevgili Günlüükkk...
Iyyy!
Yine banal geldi bu cümleden bana!
Neydi şu herifin adı?
Her yerde sanal gündemi değiştirmek için
Ha bire bir yerlerde olur olmaz çıkıp çıkıp,
"Ççikitaaa muz muuz muuuzz!" diye diye
Meşhur olmaya çalışıyordu!
Bir de bir herif vardı hani,
Bütün magazin programlarında bir ünlünün arkasından,
Birdenbire flaş çaktığı an, flaş çakılanın,
Burnunun dibine çiçek direyen baliciler gibin,
Gaytan bıyıklı o herif, o geliyor aklıma!
(Sahi ne oldu ona?
Ölmüştüyse Allah onu da bildiği gibi yapsın!
O kadar uyuz oluyordum herife!)
Ben epeydir ne vakit kendimle ilgili bir şey yazacak olsam,
Ne vakit bir cümleye de
"Sevgili Günlük!" diye başlamaya meyletsem,
O kadar üstüme bütün dünya sıçsa da
Üstüme sifonu çekmeyi unutmasa hissediyorum!
Neyse!
İçimden esen gibi anlatayım sana ben,
Yoğsama anlatamıycam ilk anlatmak istediğimi!
Hıççkkk!
Konu neydi?
He taammm.
"Cancağızım..."
En son bugün duydum bu lafı, yine ondan!
"Ya var ya!
Her şeyde bir hinlik arıyosun ve her şeyden
Kendine bir pay seçiyosun ya!"
Oysa, ondan önce nice erkek muhabbeti dostluklarımızda,
O şah demeden daha, o şahın vezir-i azam-ının ergen halini,
Hatta ilk ergenliğinin libodosunu nerede,
Hangi tramvaylan çözebildiğim için de nice
"Bravo" da duymuşluğum vardı!
Halbuki şimdilerde bi yandan GDO'lu bütün replikleri
Ex'lerken ömrümün geçmişinden, birileri çıkıyor karşıma!
"Ama bunlar onlardan diil efenim!
Davuklarımız serbest gezen türden, her bir şeyimiz orkanik!
Yımırta yeyin ye yeaağ!
Acıkmazsınız billa!" diyip duruyo bana!
Neresinden dalmaya çalışsan sohbetin ortasına,
Tam da orasında terliği ağzının ortasına yiyorsun şimdi.
Diyemiyosun tabi...
Ağbi, biz çocukken tatil diye köylerimize giderdik,
Bizim köyün evi, yani benim doğduğum o ev,
Tam bir ahşap köy eviydi, tuvaleti evin dışında,
Geceye ışık yoktu,
Neyse ki yıldızlar apaydınlıktı da hela yolunu buluyorduk!
(Bizim çocukluğumuzda,
Öyle WC'ye gitmekten korkmak gibi bir lüx...yoktu!)
Evin dışından diğer ahşap dama çıkıp,
"İnşallah bu sefer bari, naylon ibrikte,
No'lusun su dolu olsun" dulu "Aminn!" lerle
Koyun kokulu yorganlarımızdan nihayet sıyrılıp
Gecenin bir ayazı...
Ahşap köy evlerinin, ahşap koca deliklerinden korka korka...
Üç kat alta sıçıyorduk biz o koca delikten!
Ertesi sabah...
Daha gözlerimizin çapakları, son bulamamışken,
Köy evinin, o köy ocağına...
(Baktımdı çünkü...
O kerpiçten yapılmış köy ocağının ucu,
Hep cehennem kadar karanlıktı, korkardım hep!)
Bakır tava konulur, bi gün öncesinden
Bize özel, bize bile yaydırılmış
Yayık ayranından ve sonrasından artan
En bil-hakiki tereyağı salınmış...
Caldır cooosss!
Misk-i amber kokuları bütün köyün ormanını sarmış!
Üstüne de, dedemin önceden tembihlediği o kınalı davuğun,
Tene tene sıralanmış gıymatlı dorunlarına!
Rahmetli babaannem aynısını da yaptıydı dedemin,
Emri vaki bütün dediklerini de...
Yer sofrasına kurulup sıra sıra,
Tam biz...
Kardeşimle ekmeğe banacak da
Midemize sıra sıra yağda yumurtaları indirecekken,
Rahmetli babaannem!
Köy ekmeğinin yarısını aparıp,
O bir yarımla üç yumurtayı sarmıştı ekmeğine!
Biz İstanbullular'da ya bok yesindi.
Ya da kalan tereyağının yanmış kokusuna ekmek bansındı.
Anamıza, babamıza, dedemize söylesek günahtı o zamanlar!
Neyse ki unutmadıkdı!
Gece gece, ya da günün herhangi bir saatinde,
O üç kat aşağı pat! pat! pat!
Korka korka sıçtığımız boklarımızı yiyen tavukların,
Yumurtlayınca o tertemis mis yımırta dedikleri organikleri bile
Afiyetlen yiyemediğimizi!
Sözün özü;
Ben kendime bile ne vakit yok olduğumu bilemiyorum ki,
İğrendiğim sinekten yağ çıkarmaya çalışayım!
Hadiyin, size organik uykular cancağızlarım,
Şükür ki rahmetli anacım sayesinde
"Kızım bee, ömrünü tükettin bu iş için,
Bari kendine sırtını artık ağrıtmayacak bir yatak al" demişti ya!
Sırtım, belim!
Onsuzluktan, bir tek sevgi kırıntısı hasretimden,
Sebepli kaburlaşmasın diye, en rahat,
En organik yatağımda dört dönüyorum çoktandır!
Ki neyse ki hastalık adı bile bulmuşlar bu duruma!
Benim, kimsemle derdim yok azizim!
Hepi topu çaresiz bir
"Huzursuz ayak sendromu!" ydu.
Adam/Kadın Haklı Beyler/Bayanlar...
Buyurunuz!
Artık geceye, güne güveniniz!
Ki daha "Evliyken aldatmayı seviyorum!" sendromları var
Çoğu insanların!
Yoruldum be cancağızım.
Hala çok fakiriz biliyorum ama cancağızım!
Yarına rakı'ya ne dersin!
Rakı senden.
Yanına acılı şalgam,
Hele bir de balığı yüzdürebilirsek midelerimizde!
Değmeyin keyfimize.
Bu sefer benden olsun,
Şalgam, balık, meze vesaire!
Hep de rakı bana girecek değil a!
Her nasıl olursa olsun,
"Şeref" i mi ze!
Cemre.Y.
Labels:
adam,
amin,
azizim,
cancağızım,
cehennem,
cümle,
ergen,
gece,
geçmiş,
İstanbul,
karşı,
koku,
mey,
meze,
misk-i amber,
muhabbet,
rakı,
sanal,
şalgam
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
E, Eyvallah Hepinize!
…E, Eyvallah Hepinize!...
"Çok muhabbet tez ayrılık getirir kızım, bırak akrabanı,
Arkadaşını, ehdini ve de dostunu!
Evladın dahi olsa kendin kadar sevme sakın!
Sonra ayakaltında ezilen de
Üzülen de sen olursun." derdi rahmetli anacım.
Yine haklı...hep haklı...her zaman haklı!
Ne yapayım ki şu yüreğimi
Değiştiremiyorum sökemiyorum yerinden...
"Bir varmıııışşşş, bir yokmuuşşş..."
Günün birinde, Eller öyle diyor diye dağ tavşana küsmüş…
Tavşan hepsini hala çok seviyormuş...
Ardına bir bakmış ki hiç kimse yokmuuşşş!
Geri dönmemiş ama küçük akılsız hayvan!
Önündekilerden cayıp,
Ardındakilerle esefle vedalaşıp ve de…
Sol yanına küsüp, sağa dönmüş ve anında yol bitmiş…
Ellere göre yaşamamak için
Onca yıl o kadar çabalamış ki,
Eller gibi olmaktansa, oracıkta ölmüş!"
E, eyvallah hepinize...
Cemre.Y.
"Çok muhabbet tez ayrılık getirir kızım, bırak akrabanı,
Arkadaşını, ehdini ve de dostunu!
Evladın dahi olsa kendin kadar sevme sakın!
Sonra ayakaltında ezilen de
Üzülen de sen olursun." derdi rahmetli anacım.
Yine haklı...hep haklı...her zaman haklı!
Ne yapayım ki şu yüreğimi
Değiştiremiyorum sökemiyorum yerinden...
"Bir varmıııışşşş, bir yokmuuşşş..."
Günün birinde, Eller öyle diyor diye dağ tavşana küsmüş…
Tavşan hepsini hala çok seviyormuş...
Ardına bir bakmış ki hiç kimse yokmuuşşş!
Geri dönmemiş ama küçük akılsız hayvan!
Önündekilerden cayıp,
Ardındakilerle esefle vedalaşıp ve de…
Sol yanına küsüp, sağa dönmüş ve anında yol bitmiş…
Ellere göre yaşamamak için
Onca yıl o kadar çabalamış ki,
Eller gibi olmaktansa, oracıkta ölmüş!"
E, eyvallah hepinize...
Cemre.Y.
Labels:
anam,
arkadaş,
ayrı,
dost,
eyvallah,
muhabbet,
rahmetli,
sakın,
sol yanım,
sonra,
yaşa,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Dağ Evi
...Dağ Evi...
Çam ağaçlarının…
Bembeyaz gelinliğini giymiş olduğu,
Dağ yamacında, bir kır evimiz olsun!
Kocaman büyülü penceremizin ardına baktığımızda,
Lapa lapa karların yağışının seyrine dalalım
Susarak!
Sen kalkıp şömineye birkaç odun daha at,
Ben, battaniyemizi düzelteyim,
Sonra sokul yine koynuma,
Antika üzüm dökmeli kadehlerimizden
Derin birer yudum alıp,
Dudaklarımızla birbirimize sunalım!
Şarabını dudaklarımızdan içelim birbirimizin.
Rüyaya dalayım kollarında,
Sen, açıkta kalan kollarımı kapat sevgilim.
Ben sarılayım koynuna...
Cemre.Y.
Çam ağaçlarının…
Bembeyaz gelinliğini giymiş olduğu,
Dağ yamacında, bir kır evimiz olsun!
Kocaman büyülü penceremizin ardına baktığımızda,
Lapa lapa karların yağışının seyrine dalalım
Susarak!
Sen kalkıp şömineye birkaç odun daha at,
Ben, battaniyemizi düzelteyim,
Sonra sokul yine koynuma,
Antika üzüm dökmeli kadehlerimizden
Derin birer yudum alıp,
Dudaklarımızla birbirimize sunalım!
Şarabını dudaklarımızdan içelim birbirimizin.
Rüyaya dalayım kollarında,
Sen, açıkta kalan kollarımı kapat sevgilim.
Ben sarılayım koynuna...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Deli Gömleğini Yeniden Giymeseydin
...Deli Gömleğini Yeniden Giymeseydin...
Artık Telgrafın tellerine,
Kuşlar bile değil…
Hiçbir şey konmuyor sevdiğim!
Sana okuyamadığın,
Hiç bilmediğin,
Binlerce “Ben” sunabilirdim…
Eğer!
Bir kere olsun,
Ben’i okumayı deneseydin!
Kendine…
Duvar niyetine
Seçtiğin yalnızlıklarından,
O deli gömleğini
Yeniden giymeseydin!
Cemre.Y.
Artık Telgrafın tellerine,
Kuşlar bile değil…
Hiçbir şey konmuyor sevdiğim!
Sana okuyamadığın,
Hiç bilmediğin,
Binlerce “Ben” sunabilirdim…
Eğer!
Bir kere olsun,
Ben’i okumayı deneseydin!
Kendine…
Duvar niyetine
Seçtiğin yalnızlıklarından,
O deli gömleğini
Yeniden giymeseydin!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Her Şey Hayaldi
...Her Şey Hayaldi...
Eyy minel ahir aşk...
Her şey hayaldi tamam da,
Eyy minel ahir aşk...
Her şey hayaldi tamam da,
Sen de bana gelince,
Pek bir pek tembeldin hani!
Her zaman olduğun gibi...
Şaşırmadım yani!
Cemre.Y.
Pek bir pek tembeldin hani!
Her zaman olduğun gibi...
Şaşırmadım yani!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sağlam Bedenli Engelliler
...Sağlam Bedenli Engelliler...
Duyarsız değilim de
Milyonlarca sağlam bedenli engellilerin
Sadece bir gün
Duyarlı olmaya çalışmaları yaralıyor beni!
Cemre.Y.
Milyonlarca sağlam bedenli engellilerin
Sadece bir gün
Duyarlı olmaya çalışmaları yaralıyor beni!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ne Çay Karışıyor Ne De Kahve
| ...Ne Çay Karışıyor Ne De Kahve... "Cinsellikle, aşk'ı Birbirine karıştırma!" dediğinden beri... Ne çay karışıyor birbirine, Ne de kahve! "Dostlar sağ olsun"lu her şey "Şeref/imiz/ee !" Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hala Bilemedin!
…Hala Bilemedin!...
Bizim sonumuz…
Taaa..en başından belliydi!
Susma çocuk!
Sorgula...
Yargıla...
En azılı cellatlara herhangi bir bit pazarında
Haraç mezat sat beni!
Hatta fark etmez!
Ne kadar daha aza ölebileceğim!
Sana bir kere olsun emanet yakarışlı,
Yetim ve öksüz gözlerle bakarsam,
Sana bir tek kere daha konuşursam namerdim!
Sana bir kere olsun
“Sana sonsuz ve limitsiz güvenmiştim” dersem namerdim.”
"Sana sırlarımı, bire binli
En acımasız giyotinlerin başucuna sav diye mi verdim!
Sana bir kere olsun!
Neye sevdamı ele güne rezil ettin” dersem namerdim!
Hiç değilse sana veda bir sevdaya aylarımı ve günlerimi
Gözyaşımla kuruttum,
Bir kenarda ölse diye bekleyen
Leş kargaları hep hazırdayken!
Ölmedim be çocuk!
Senden sonra bile ölemedim!
Anladım ki bu dünya benim cehennemim!
Şeytan’ım sen olsan ne çıkar be çocuk!
Bizim sonumuz taaa..
En başından beliydi
Ama sadece şu son sözümü yaz kenara!
Sen bana hiçbir zaman üç dakika değildin amma
Üç hayatıma bedel, vefa idin, hala bilemedin!
Cemre.Y.
Taaa..en başından belliydi!
Susma çocuk!
Sorgula...
Yargıla...
En azılı cellatlara herhangi bir bit pazarında
Haraç mezat sat beni!
Hatta fark etmez!
Ne kadar daha aza ölebileceğim!
Sana bir kere olsun emanet yakarışlı,
Yetim ve öksüz gözlerle bakarsam,
Sana bir tek kere daha konuşursam namerdim!
Sana bir kere olsun
“Sana sonsuz ve limitsiz güvenmiştim” dersem namerdim.”
"Sana sırlarımı, bire binli
En acımasız giyotinlerin başucuna sav diye mi verdim!
Sana bir kere olsun!
Neye sevdamı ele güne rezil ettin” dersem namerdim!
Hiç değilse sana veda bir sevdaya aylarımı ve günlerimi
Gözyaşımla kuruttum,
Bir kenarda ölse diye bekleyen
Leş kargaları hep hazırdayken!
Ölmedim be çocuk!
Senden sonra bile ölemedim!
Anladım ki bu dünya benim cehennemim!
Şeytan’ım sen olsan ne çıkar be çocuk!
Bizim sonumuz taaa..
En başından beliydi
Ama sadece şu son sözümü yaz kenara!
Sen bana hiçbir zaman üç dakika değildin amma
Üç hayatıma bedel, vefa idin, hala bilemedin!
Cemre.Y.
Labels:
bedel,
bekle,
cehennem,
çocuk,
dünya,
gözyaşı,
hiçbir şey,
iyot,
öksüz,
pazar,
sonra,
sonsuz,
sus,
şeytan,
vefa,
yargı
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Çığlığı Sessizdir Ama
...Çığlığı Sessizdir Ama...
Yürekten akan nehirler,
Okyanus kadar yıldızı hak ederler.
Çığlığı sessizdir ama
Gecenin gökyüzünü yırtarak sonunda
Asıl sahibine ulaşır
Bütün hüzünler...
Cemre.Y.
Yürekten akan nehirler,
Okyanus kadar yıldızı hak ederler.
Çığlığı sessizdir ama
Gecenin gökyüzünü yırtarak sonunda
Asıl sahibine ulaşır
Bütün hüzünler...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...


























