30 Haziran 2017 Cuma

Hep Oynuyoruz!

…Hep Oynuyoruz…
Hep oynuyoruz değil mi,
Bir oyun havasında ağlanacak hallerimize de...
Ama bir oyun havasında,
"Ben sevdim eller aldı."
Cümlesi geçiyorsa,
Ben o şarkıyla kalkıp,
Şakır şakır oynayamam arkadaş!
Oturup sessizce ağlarım!
Zaten hastayım...
(Uzaklardan Ankara'nın Bağları çalıyor yine)
Cemre.Y.

Eksi Bir

...Eksi Bir...
Sonra dedim ki kendime;
Dünyada … milyon'u geçmiş insan varken
 -1 olsa yer yarılmaz yerinden.
O, beni sevmese de olur dedim.
Cemre.Y.

Yalan Rüzgarı

...Yalan Rüzgarı...
Çocukluğumuzda
İzletilmişti oysa
En azından bizlere
Geleceğimiz!
Biz inanmayı, inanabilmeyi
Seçtik!
Suç tanrıda değildi yani!
O mesajını, en azından bize!
Dost doğru yollamıştı!
An'dan sonrası
Yalan Rüzgarıydı!
Cemre.Y.

Yine De Seni Sevdim

...Yine De Seni Sevdim...
Ben senin,
Göz bebeklerinde büyüyüp kocaman, iri,
Zeytin taneleri olan ışıl ışıl hayalleri sevdim...
Ben senin, her
"Olmuyor ama oldurmuyorlarsa madem bitsin"
Deyişimdeki gözyaşlarını sevdim.
Zehirli olduğunu bildiğim ama
Açlığına dayanamadığın bir yabanıl bitki gibisin.
En güzel renkler ve en güzel anlamlar sadece sende.
Ama sonu "Ölümüm" olan...
Sevgilim...
Sen yine de kork sevmekten ölümden korkar gibi.
Ben kaç kez öldüm.
Yine de seni sevdim...
Cemre.Y.

Duyarlı Duyarsızım Ben


...Duyarlı Duyarsızım Ben...
Duyarsız değilim de...
Milyonlarca sağlam bedenli, beyinlerin
Sadece bir gün duyarlı olmaya çalışmaları yaralıyor beni!
Oysa ben kızıma tam on yedi yıldır
Korktuğu ve kızdığı anda
Karşısında ben bile olsam yıkıp devirmeyi öğrettim!
Bu konuda yazmaya kalksam
Kızımın saçının teline gelebilecek zarar için
O kişinin ölmek için benim
Ayaklarıma kapanıp yalım yalım yalvaracağı
Ne ruhumun ne de vicdanımın duymayacağı
Nice işkence modelleri beliriveriyor beynimde
Ben bile kendimden korkuyorum!
Cemre.Y.

Ne Çok Şey

...Ne Çok Şey...
Söylenecek ne çok şey vardı
Biz kitaplar dolusu konuşup,
Kitaplar dolusu birbirimize bile susuyorduk!
Belki de...
En büyük farkımız buydu
Diğerlerinden.
Ruhların dansı bile
Eşsiz oluyordu
Biz birbirimize
Konuştuklarımızdan çok
Öylece susarken...
Cemre.Y.

Cemre Olup Akmayayım Mı?

...Cemre Olup Akmayayım Mı? ...
Yarim saçlarıma meyve çiçeklerinden taç yapmış,
Taze gelinler gibi bahara süzülmeyeyim mi?
Kimselere göstermediğim yaralarımı,
Yaralarının kabuklarıyla kapamış,
Yaşlı bilgeler gibi,
Otağının başköşesine kurulmayayım mı?
Yarim kaç bahar saklamışsa yüreğinde,
Yüreğinde bana Cemre etmiş,
Cemre olup, od olup...
Nar-ı aşk olup,
Yüreğine akmayayım mı?
Cemre.Y.

Kraliçem

...Kraliçem...
Sen benim yaşama sebebimsin,
Kraliçem.
Başkaca her şey...
Yaşamımın devamı...
Sakın benden sevgi dilenme ha!
Hiçbir zaman...
Bazen!
Küçük okşayışlarımla belli edemiyorsam da bunu,
Yine de bil...
Sen benim ciğerimin,
Hem de hiç çaba sarf etmeden oluşan ilk çiziğisin,
Diğeri, bunu öğrendiğinde yanaklarından
İçime akan birer damla yaş ile kazandı bunu...
İlle de senin sevgin,
Hiçbir acımdan, hiç bir sevdamdan,
Hiçbir mutluluktan büyük olamaz...
Yani sen....
Hepsinden daha derin bir uçurum sevdasın bana...
Bir saklı cennetim vardı evet...
Ama senin hazzın hep başka, hepsinden başka...
Herkes gider de bir gün,
Sen kalırsın bana...
Ailemin hepsi gibi...
Olmayan annem, olmayan babam,
Olmayan kız kardeşim gibisin...
Sen artık...
Gözyaşımı silme bebeğim,
Bu iki kat acı verir bana....
Yarimin gözünden akan yaşı öperken
Acıdığından daha çok acır canım...
Çünkü sen....
Canımdan tek parçasın, canımın yongasısın...
Canımdan birer parça kalamayanlara inat.
Öncende ve sonranda olduğu gibi...
Ama sen hep varsın....
Ben gitsem bile bir gün sen hep olacaksın...
Cemre.Y.

Mutlu Olmak İstiyorum

...Mutlu Olmak İstiyorum...
Bazen
Keşke tek bir cümle dahi yazamayacak kadar 
Mutlu olsaydım diyorum.
Sonra bu hayale de bir 
"Son" veriyorum
Şiir de lazım memlekete.
Cemre.Y.

Farkım Çarpar

...Farkım Çarpar...
Anlayabilme ihtimaliniz olduğunu sandığım bütün lisanları denedikten sonra…
Müziğin evrensel farkları girer devreye!
Farkım çarpar!
Cemre.Y.

29 Haziran 2017 Perşembe

Anamın Ak Sütlü Memeleri

...Anamın Ak Sütlü Memeleri...
Sonra yüreğinin duvarlarına
İçten dışarı
Elindeki güven dolu çekiçle vurur birileri.
Sanki bütün dünyan
Yavruna bir ışıkla karanlıktı.
Zira şimdi artık
Yorgun kedinin
Kovulacak bir kapısı daha kalmadı.
Yosun gözleri de solmaya başladı ya
Onların bir tek yürek kelamıyla
Aydınlandı sanırsın
Öpersin sana uzanan o ellerini,
Ekmeğini öper gibi.
Alıp başının üstüne korken
"Ahh!" dersinn
"Aahhh!" hani nerede
O anamın benden sonra doğurup
Her damla sütüme ortak olan kardeşleri!
Sahi ağlamayana meme yoktu değil mi?
Ondan çalabildiler benden
Anamın ak sütlü memelerini
Ağlıyorum şimdi.
Cemre.Y.

Haklısınız Baylar Bayanlar

…Haklısınız Baylar Bayanlar!....
Haklısınız baylar bayanlar!
Sevgili Günlüükkk...
Iyyy!
Yine banal geldi bu cümleden bana!
Neydi şu herifin adı?
Her yerde sanal gündemi değiştirmek için
Ha bire bir yerlerde olur olmaz çıkıp çıkıp,
"Ççikitaaa muz muuz muuuzz!" diye diye
Meşhur olmaya çalışıyordu!
Bir de bir herif vardı hani,
Bütün magazin programlarında bir ünlünün arkasından,
Birdenbire flaş çaktığı an, flaş çakılanın,
Burnunun dibine çiçek direyen baliciler gibin,
Gaytan bıyıklı o herif, o geliyor aklıma!
(Sahi ne oldu ona?
Ölmüştüyse Allah onu da bildiği gibi yapsın!
O kadar uyuz oluyordum herife!)
Ben epeydir ne vakit kendimle ilgili bir şey yazacak olsam,
Ne vakit bir cümleye de
"Sevgili Günlük!" diye başlamaya meyletsem,
O kadar üstüme bütün dünya sıçsa da
Üstüme sifonu çekmeyi unutmasa hissediyorum!
Neyse!
İçimden esen gibi anlatayım sana ben,
Yoğsama anlatamıycam ilk anlatmak istediğimi!
Hıççkkk!
Konu neydi?
He taammm.
"Cancağızım..."
En son bugün duydum bu lafı, yine ondan!
"Ya var ya!
Her şeyde bir hinlik arıyosun ve her şeyden
Kendine bir pay seçiyosun ya!"
Oysa, ondan önce nice erkek muhabbeti dostluklarımızda,
O şah demeden daha, o şahın vezir-i azam-ının ergen halini,
Hatta ilk ergenliğinin libodosunu nerede,
Hangi tramvaylan çözebildiğim için de nice
"Bravo" da duymuşluğum vardı!
Halbuki şimdilerde bi yandan GDO'lu bütün replikleri
Ex'lerken ömrümün geçmişinden, birileri çıkıyor karşıma!
"Ama bunlar onlardan diil efenim!
Davuklarımız serbest gezen türden, her bir şeyimiz orkanik!
Yımırta yeyin ye yeaağ!
Acıkmazsınız billa!" diyip duruyo bana!
Neresinden dalmaya çalışsan sohbetin ortasına,
Tam da orasında terliği ağzının ortasına yiyorsun şimdi.
Diyemiyosun tabi...
Ağbi, biz çocukken tatil diye köylerimize giderdik,
Bizim köyün evi, yani benim doğduğum o ev,
Tam bir ahşap köy eviydi, tuvaleti evin dışında,
Geceye ışık yoktu,
Neyse ki yıldızlar apaydınlıktı da hela yolunu buluyorduk!
(Bizim çocukluğumuzda,
Öyle WC'ye gitmekten korkmak gibi bir lüx...yoktu!)
Evin dışından diğer ahşap dama çıkıp,
"İnşallah bu sefer bari, naylon ibrikte,
No'lusun su dolu olsun" dulu "Aminn!" lerle
Koyun kokulu yorganlarımızdan nihayet sıyrılıp
Gecenin bir ayazı...
Ahşap köy evlerinin, ahşap koca deliklerinden korka korka...
Üç kat alta sıçıyorduk biz o koca delikten!
Ertesi sabah...
Daha gözlerimizin çapakları, son bulamamışken,
Köy evinin, o köy ocağına...
(Baktımdı çünkü...
O kerpiçten yapılmış köy ocağının ucu,
Hep cehennem kadar karanlıktı, korkardım hep!)
Bakır tava konulur, bi gün öncesinden
Bize özel, bize bile yaydırılmış
Yayık ayranından ve sonrasından artan
En bil-hakiki tereyağı salınmış...
Caldır cooosss!
Misk-i amber kokuları bütün köyün ormanını sarmış!
Üstüne de, dedemin önceden tembihlediği o kınalı davuğun,
Tene tene sıralanmış gıymatlı dorunlarına!
Rahmetli babaannem aynısını da yaptıydı dedemin,
Emri vaki bütün dediklerini de...
Yer sofrasına kurulup sıra sıra,
Tam biz...
Kardeşimle ekmeğe banacak da
Midemize sıra sıra yağda yumurtaları indirecekken,
Rahmetli babaannem!
Köy ekmeğinin yarısını aparıp,
O bir yarımla üç yumurtayı sarmıştı ekmeğine!
Biz İstanbullular'da ya bok yesindi.
Ya da kalan tereyağının yanmış kokusuna ekmek bansındı.
Anamıza, babamıza, dedemize söylesek günahtı o zamanlar!
Neyse ki unutmadıkdı!
Gece gece, ya da günün herhangi bir saatinde,
O üç kat aşağı pat! pat! pat!
Korka korka sıçtığımız boklarımızı yiyen tavukların,
Yumurtlayınca o tertemis mis yımırta dedikleri organikleri bile
Afiyetlen yiyemediğimizi!
Sözün özü;
Ben kendime bile ne vakit yok olduğumu bilemiyorum ki,
İğrendiğim sinekten yağ çıkarmaya çalışayım!
Hadiyin, size organik uykular cancağızlarım,
Şükür ki rahmetli anacım sayesinde
"Kızım bee, ömrünü tükettin bu iş için,
Bari kendine sırtını artık ağrıtmayacak bir yatak al" demişti ya!
Sırtım, belim!
Onsuzluktan, bir tek sevgi kırıntısı hasretimden,
Sebepli kaburlaşmasın diye, en rahat,
En organik yatağımda dört dönüyorum çoktandır!
Ki neyse ki hastalık adı bile bulmuşlar bu duruma!
Benim, kimsemle derdim yok azizim!
Hepi topu çaresiz bir
"Huzursuz ayak sendromu!" ydu.
Adam/Kadın Haklı Beyler/Bayanlar...
Buyurunuz!
Artık geceye, güne güveniniz!
Ki daha "Evliyken aldatmayı seviyorum!" sendromları var
Çoğu insanların!
Yoruldum be cancağızım.
Hala çok fakiriz biliyorum ama cancağızım!
Yarına rakı'ya ne dersin!
Rakı senden.
Yanına acılı şalgam,
Hele bir de balığı yüzdürebilirsek midelerimizde!
Değmeyin keyfimize.
Bu sefer benden olsun,
Şalgam, balık, meze vesaire!
Hep de rakı bana girecek değil a!
Her nasıl olursa olsun,
"Şeref" i mi ze!
Cemre.Y.

E, Eyvallah Hepinize!

…E, Eyvallah Hepinize!...
"Çok muhabbet tez ayrılık getirir kızım, bırak akrabanı,
Arkadaşını, ehdini ve de dostunu!
Evladın dahi olsa kendin kadar sevme sakın!
Sonra ayakaltında ezilen de
Üzülen de sen olursun." derdi rahmetli anacım.
Yine haklı...hep haklı...her zaman haklı!
Ne yapayım ki şu yüreğimi
Değiştiremiyorum sökemiyorum yerinden...
"Bir varmıııışşşş, bir yokmuuşşş..."
Günün birinde, Eller öyle diyor diye dağ tavşana küsmüş…
Tavşan hepsini hala çok seviyormuş...
Ardına bir bakmış ki hiç kimse yokmuuşşş!
Geri dönmemiş ama küçük akılsız hayvan!
Önündekilerden cayıp,
Ardındakilerle esefle vedalaşıp ve de…
Sol yanına küsüp, sağa dönmüş ve anında yol bitmiş…
Ellere göre yaşamamak için
Onca yıl o kadar çabalamış ki,
Eller gibi olmaktansa, oracıkta ölmüş!"
E, eyvallah hepinize...
Cemre.Y.

Dağ Evi

...Dağ Evi...
Çam ağaçlarının…
Bembeyaz gelinliğini giymiş olduğu,
Dağ yamacında, bir kır evimiz olsun!
Kocaman büyülü penceremizin ardına baktığımızda,
Lapa lapa karların yağışının seyrine dalalım
Susarak!
Sen kalkıp şömineye birkaç odun daha at,
Ben, battaniyemizi düzelteyim,
Sonra sokul yine koynuma,
Antika üzüm dökmeli kadehlerimizden
Derin birer yudum alıp,
Dudaklarımızla birbirimize sunalım!
Şarabını dudaklarımızdan içelim birbirimizin.
Rüyaya dalayım kollarında,
Sen, açıkta kalan kollarımı kapat sevgilim.
Ben sarılayım koynuna...
Cemre.Y.

Deli Gömleğini Yeniden Giymeseydin

...Deli Gömleğini Yeniden Giymeseydin...
Artık Telgrafın tellerine,
Kuşlar bile değil…
Hiçbir şey konmuyor sevdiğim!
Sana okuyamadığın,
Hiç bilmediğin,
Binlerce “Ben” sunabilirdim…
Eğer!
Bir kere olsun,
Ben’i okumayı deneseydin!
Kendine…
Duvar niyetine
Seçtiğin yalnızlıklarından,
O deli gömleğini
Yeniden giymeseydin!
Cemre.Y.

Her Şey Hayaldi

...Her Şey Hayaldi...
Eyy minel ahir aşk...
Her şey hayaldi tamam da,
Sen de bana gelince,
Pek bir pek tembeldin hani!
Her zaman olduğun gibi...
Şaşırmadım yani!
Cemre.Y.

Sağlam Bedenli Engelliler

...Sağlam Bedenli Engelliler...
Duyarsız değilim de
Milyonlarca sağlam bedenli engellilerin
Sadece bir gün
Duyarlı olmaya çalışmaları yaralıyor beni!
Cemre.Y.

Ne Çay Karışıyor Ne De Kahve

...Ne Çay Karışıyor Ne De Kahve...
"Cinsellikle, aşk'ı
Birbirine karıştırma!" dediğinden beri...
Ne çay karışıyor birbirine,
Ne de kahve!
"Dostlar sağ olsun"lu her şey
"Şeref/imiz/ee !"
Cemre.Y.

Hala Bilemedin!

…Hala Bilemedin!...
Bizim sonumuz…
Taaa..en başından belliydi!
Susma çocuk!
Sorgula...
Yargıla...
En azılı cellatlara herhangi bir bit pazarında
Haraç mezat sat beni!
Hatta fark etmez!
Ne kadar daha aza ölebileceğim!
Sana bir kere olsun emanet yakarışlı,
Yetim ve öksüz gözlerle bakarsam,
Sana bir tek kere daha konuşursam namerdim!
Sana bir kere olsun
“Sana sonsuz ve limitsiz güvenmiştim” dersem namerdim.”
"Sana sırlarımı, bire binli
En acımasız giyotinlerin başucuna sav diye mi verdim!
Sana bir kere olsun!
Neye sevdamı ele güne rezil ettin” dersem namerdim!
Hiç değilse sana veda bir sevdaya aylarımı ve günlerimi
Gözyaşımla kuruttum,
Bir kenarda ölse diye bekleyen
Leş kargaları hep hazırdayken!
Ölmedim be çocuk!
Senden sonra bile ölemedim!
Anladım ki bu dünya benim cehennemim!
Şeytan’ım sen olsan ne çıkar be çocuk!
Bizim sonumuz taaa..
En başından beliydi
Ama sadece şu son sözümü yaz kenara!
Sen bana hiçbir zaman üç dakika değildin amma
Üç hayatıma bedel, vefa idin, hala bilemedin!
Cemre.Y.

Çığlığı Sessizdir Ama

...Çığlığı Sessizdir Ama...
Yürekten akan nehirler,
Okyanus kadar yıldızı hak ederler.
Çığlığı sessizdir ama
Gecenin gökyüzünü yırtarak sonunda
Asıl sahibine ulaşır
Bütün hüzünler...
Cemre.Y.

Anlamaya Çalışmayın

...Anlamaya Çalışmayın...
Beni kimse anlamaya çalışmasın...
Zira henüz yazılmamış bir kitabın
Değişip duran harflerinden
Yeniden oluşmaya çalışan kelimeleriyim.
Boşuna yorulmayın.
Cemre.Y.

Bırakın Beni

...Bırakın Beni...
Bırakın beni!
Dehlizlerinde boğulayım karanlığımın.
Beni bırakın!
Yoğunluğunda yorgunluğumun,
Yok olayım.
Bana “Unut” diyorsunuz ya hep!
Bir tek gün, bir tek gece
Beni bir kere olsun
Herkes’im hep birden unutun bir he!
Cemre.Y.

Çoktan Prangalı Yürekler

...Çoktan Prangalı Yürekler...
Rüyamda sevmekten hayli yorgun,
Sevdanın mülteci eylemlerinden hayli bezgin,
Ayakları geçmişlerinin görünmez iskeletlerine
Çoktan prangalı yürekler gördüm.
Hepsinin çelikten zırhlı duvarlar örülüydü kalpleri.
Sevmekten usanmayan yüreğime
Hayretle bakıyorlardı olmayan gözleri!
Şeffaf görünen hayatımın,
Altında yatan en derin yaralarımı bir görselerdi
Zamansız, amansız,
Yamansız sandıkları hapisliklerinden utanıp,
Prangalarının ayaklarına bedel olmasına aldırmayıp,
Bütün zincirlerini kırıp
Birilerini...
Sevmeye giderlerdi.
Cemre.Y.

İstediği Sadece Bir Tek Sözdü

...İstediği Sadece Bir Tek Sözdü...
Sonra sustu bütün şarkılar
Bütün kelamlar küstü
Daldı gözler Türkan Şoray usulü
Ağlamadı amma,
Gülümsemesini de yarıda kesti
Anladım
İstediği sadece bir tek sözdü
"Değildin!" diyemedim...
Cemre.Y.

Yüreğime Yağan Yağmurdan Kime Ne?

...Yüreğime Yağan Yağmurdan Kime Ne?...
Yıllar yılı acılarımdan
İlmek ilmek kahkahalar dokudum çemberime...
Şimdi gelen geçen gülüşüme çarpıyor!
Yüreğime yağan yağmurlardan kime ne!
Cemre.Y.

Sana Da Elveda

…Sana Da Elveda...
Ağzından çıkanı kulağın duymuyorsa,
Üstelik yüzüme söylemeye cesaretin yok!
Rabbim ne yapar ne eder,
Ya bir, yazı ile,
Ya bir, ses ile bana duyurur.
İlk yalanın ve ihanetin değil de bana
Bu sefer olay bitti!
Bütün hayatımı harcadım sana da
Sen beni üç otuza mı yok saydın!
Sana da elveda!
Cemre.Y.

28 Haziran 2017 Çarşamba

Son Sardunyalar

...Son Sardunyalar...
Son sardunyalar
Rengarenk çiçeklerini
Kadınların saçlarına savurarak
Pencere kenarlarına dağıldı.
Biliyorlardı...
Mevsim artık
Bambaşka bir bahardı.
Bir daha asla
Aynı anda gün!
Hiçbirimize,
Aynı renkte doğamazdı...
Vazgeçilmezlerimiz bizi
İlla ki!
Apayrı ceplerde unutacaktı...
Unutulduk.
Cemre.Y.

Anladım Ki

...Anladım Ki...
Ve anladım ki…
Şu fosptikten dünyada
Benim tek cennetim sensin
Yoksa hala bir yerlerde savaş
Hala birilerinin canı tehlikede
Sen…
Ömrüme
Yeni bir hayatsın…
Son can'sın...
Cemre.Y.

Henüz Yazılmamış Şiirler

...Henüz Yazılmamış Şiirler...
Rüzgarlara inat
Çiçekler biriktirdim ömrüme.
Bir de...
Henüz hiç yazılmamış şiirler.
Serilecek bir kalbin odalarını bekler!
Cemre.Y.

Ahh! Be Yaram

...Ahh! Be Yaram...
Ah be yaram,
Oysa ne çok derindeydi yaralarım...
Yüzüme ve gülüşüme ve umuduma bakanlara
"Senin de mi yaran var?
Benden de mi derin...
Benden mi öte ve benden de mi kanayan?...
Hiç de öyle görünmüyor buradan,
Ben zahmet etmem yerimden,
Sen gel geleceksen" dedirtecek kadar...
İçimin, içime sırrıydın sen!
Yani hayatıma bir dokunmuş herkesin
Hiç bilemediği kadar derindeydi yaralarım!
Varlığında saklayamadım ama seni
Yokluğunda öyle derine sakladım ki
İnan...seni hiç kimse görmedi!
Ah be yaram!
Yanlışlıkla herhangi biri dokunsa bile kanayan...
Kimse de kendi yaralarının
Yarısı kadar saymak istemedi ki
Yarısı saklı, yaramı...
Ki dokunmaya bile kıyamasın...
Kanadı...
Kanadın...
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...