…Zamanlar Ötesi An'lar…
Bazen saniyeler gerçekten çok önemlidir.
Zira ben şehirler arası arabalı vapurun,
Tam da o anında,
Tam da o saniyesinde orada olmamış olmasaydım,
Bacağının birinin protez takılı olduğunu
Sonradan öğrendiğim o yaşlı teyze,
Kendisine hayli yüksek gelen o eşikten,
Asla çıkamayacak ve belki de,
İstemsiz bir utançla altına kaçıracaktı,
Bulunduğu çaresizlikten nefret edecek,
Sıkılacak, belki yaşamaktan bile tiksinecekti.
Oysa yaptığım çok da matah bir şey değildi bana göre!
Sadece içeri önce ben girdim,
Bastonunu bir kenara koydum ve anneme nasıl yardım ettiysem
Abdest alacağı zaman yanındaysam yaptığım gibi
Bütün gücümle ayağını yukarı kaldırarak
Basması gereken yere taşıdım ellerimle.
O çıkana kadar bekledim
Ve onu aşağı indirip bastonunu eline verdim.
Sımsıkı sarıldı bana, yanaklarımı öptü binbir dua ile,
Sonra yüzüme iyice bakıp,
"Seni bana Allah gönderdi evladım,
Seni asla unutmayacağım,
Yaşadığım sürece sana hep dua edeceğim,
Bundan sonra mutsuzluk yüzü bilmeyeceksin,
Ne diliyorsan o olacak!" dedi
Ve kendi kadar güçsüz, kendi kadar yorgun,
Ama gözleri ona ışıl ışıl bakan o yaşlı amcaya tutunarak gitti.
O akşamın o saatinin, o dakikalarının, o saniyesinin,
Tam o saliyelerinde ben...
Allah ile tekrar barıştım.
Tövbe ve şükür ve teşekkür ettim.
Ne yapıyorsa gücümün yeteceğini biliyordu.
Zaten artık insan evlatları sandığından da hayli çoktu!
Ve ben...
Her zorluktan sonra çok daha güçlenerek yenilgisiz oluyordum.
Rabbim!
Doğru zamanlarda,
En azından başkalarıma,
Olmam gereken yerlerde,
Olabilmemi bari sağladığın için seni seviyorum
Ve sana bana sunmadıklarına rağmen müteşekkirim.
Hiç değilse birilerinin ömrüne gerektiğim kadar farz eyledim.
Teşekkür ederim.
Kendime dair yarınlı hayallerimin
Yanardağ ağzı ifrazlarına zaten lavlı kor ateşim.
Artık ölebilirim.
Sahi sen be annem
"Yüreğinden aka aka bana beni bırak da gideyim,
Zaten epeydir beni bekliyorlar!" dediydin ya!
Vazgeçtim bencilliğimden sonra aniden
Ve uça koşa gittin ya sen!
Sahi filmlerdeki gibi
Sana da bembeyaz tüller giydirdiler mi annem!
Hayattayken çok ağırdı ya omuz başı yüklerin
Sana taktıkları melek kanatların
Acıtmıyor değil mi
Omzunun küreklerini!
Annem…
Sahi sen mutlu musun ki oralarda?
Bu gece bari rüyalarıma dokun hele bir sen!
Söz...
Promilsiz gül kolonyaları dökeceğim,
Yastığımın bütün yalnızlık kenarlarına!
Ama bi gel sen…
Bir gel.
N'olur?
Yoksa pişman olurum
Sana bir bayram sabahı
Saçının tellerinden, ayaklarının uçlarına kadar,
Ayak parmağının son küçük tırnağına kadar
Öpe koklaya veda etmekten!
Pişman olurum sana veda etmekten!
Bak demedi deme!
Bunca vakit sonra
Bize bir bakayım deyip öylece gidemez, sağ salim ölemezsin.
Çünkü ben…
Çok fena özledim seni be annem.
Cemre.Y.
Bazen saniyeler gerçekten çok önemlidir.
Zira ben şehirler arası arabalı vapurun,
Tam da o anında,
Tam da o saniyesinde orada olmamış olmasaydım,
Bacağının birinin protez takılı olduğunu
Sonradan öğrendiğim o yaşlı teyze,
Kendisine hayli yüksek gelen o eşikten,
Asla çıkamayacak ve belki de,
İstemsiz bir utançla altına kaçıracaktı,
Bulunduğu çaresizlikten nefret edecek,
Sıkılacak, belki yaşamaktan bile tiksinecekti.
Oysa yaptığım çok da matah bir şey değildi bana göre!
Sadece içeri önce ben girdim,
Bastonunu bir kenara koydum ve anneme nasıl yardım ettiysem
Abdest alacağı zaman yanındaysam yaptığım gibi
Bütün gücümle ayağını yukarı kaldırarak
Basması gereken yere taşıdım ellerimle.
O çıkana kadar bekledim
Ve onu aşağı indirip bastonunu eline verdim.
Sımsıkı sarıldı bana, yanaklarımı öptü binbir dua ile,
Sonra yüzüme iyice bakıp,
"Seni bana Allah gönderdi evladım,
Seni asla unutmayacağım,
Yaşadığım sürece sana hep dua edeceğim,
Bundan sonra mutsuzluk yüzü bilmeyeceksin,
Ne diliyorsan o olacak!" dedi
Ve kendi kadar güçsüz, kendi kadar yorgun,
Ama gözleri ona ışıl ışıl bakan o yaşlı amcaya tutunarak gitti.
O akşamın o saatinin, o dakikalarının, o saniyesinin,
Tam o saliyelerinde ben...
Allah ile tekrar barıştım.
Tövbe ve şükür ve teşekkür ettim.
Ne yapıyorsa gücümün yeteceğini biliyordu.
Zaten artık insan evlatları sandığından da hayli çoktu!
Ve ben...
Her zorluktan sonra çok daha güçlenerek yenilgisiz oluyordum.
Rabbim!
Doğru zamanlarda,
En azından başkalarıma,
Olmam gereken yerlerde,
Olabilmemi bari sağladığın için seni seviyorum
Ve sana bana sunmadıklarına rağmen müteşekkirim.
Hiç değilse birilerinin ömrüne gerektiğim kadar farz eyledim.
Teşekkür ederim.
Kendime dair yarınlı hayallerimin
Yanardağ ağzı ifrazlarına zaten lavlı kor ateşim.
Artık ölebilirim.
Sahi sen be annem
"Yüreğinden aka aka bana beni bırak da gideyim,
Zaten epeydir beni bekliyorlar!" dediydin ya!
Vazgeçtim bencilliğimden sonra aniden
Ve uça koşa gittin ya sen!
Sahi filmlerdeki gibi
Sana da bembeyaz tüller giydirdiler mi annem!
Hayattayken çok ağırdı ya omuz başı yüklerin
Sana taktıkları melek kanatların
Acıtmıyor değil mi
Omzunun küreklerini!
Annem…
Sahi sen mutlu musun ki oralarda?
Bu gece bari rüyalarıma dokun hele bir sen!
Söz...
Promilsiz gül kolonyaları dökeceğim,
Yastığımın bütün yalnızlık kenarlarına!
Ama bi gel sen…
Bir gel.
N'olur?
Yoksa pişman olurum
Sana bir bayram sabahı
Saçının tellerinden, ayaklarının uçlarına kadar,
Ayak parmağının son küçük tırnağına kadar
Öpe koklaya veda etmekten!
Pişman olurum sana veda etmekten!
Bak demedi deme!
Bunca vakit sonra
Bize bir bakayım deyip öylece gidemez, sağ salim ölemezsin.
Çünkü ben…
Çok fena özledim seni be annem.
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder