…Legal Bağımlılık Sigaram!...
İlk gençlik yıllarımda,
Tam üç arkadaşımı,
Yeni yeni alışkanlığa dönüştürmek üzerelerken
Telkinlerimle, alışkanlığa dönüştürmeyi bırak,
Bir daha adını bile anmalarını sağlayan benken
Şimdi durduk yere,
Beynimin yirmi ya da yirmi iki yıl öncesini kazıya başladım.
O gün ne olmuştu da bir günde başlamıştım
Bu bağımlılığı legal olan,
On sekizini geçtiysen bütün bakkallarda satılan
Ve hiç de yüz kızartıcı olmayan yasal enayiliğime!
Enayilik olduğunaysa daha bugün karar verdim.
O günden bugüne dek seviyordum onu.
Ama neye inat, kime inat,
Hangi olaya inat cezalandırıyordum içimin organlarını?
Bilmeyi bile hep erteliyordum.
Bugünlerde, okuduğum son kitabın
(Düşünce Gücüyle Tedavi-Louise.L.Hay)
Etkisiyle yine beynimin ve yüreğimin dehlizlerinde dolaşmaktayken,
Üstelik, şimdiye değin okuduğum
Bütün psikolojik ve kişisel gelişim kitaplarından
Farklı olarak,
Vücudumuzdaki bütün hastalıkların,
Yaşadığımız bir olayın tramvatik birer yansıması olduğunu listeleyen
Son sayfaları vardı ki
Okuduğumda çoğunu
Kendimde de doğrulamıştım.
Bilmiyorum farkımda mıydınız!
Ben biraz da tersine araştırmaya başlamıştım.
Yani önce, ruhumu,
Sonra beynimi ve bedenimi
Tamir ve tedavi edersem ben hiç hasta falan olmayacaktım.
Hatta zamanı geldiğinde en sağlıklı,
En genç, en güzel yaşlı...
(Tamam ne olmuş azıcık hayal kattıysam!)
Ben olacaktım.
Hatırlarsanız!
En son ve en zor olanı geçen gün başarmış,
Aynada gözlerimin içine bakarak
Kendi çocukluğumu,
Annemin çocukluğunu ve babamın çocukluğunu
Ve benim güzel evladımın ergenlik çağını affedip.
Hepimizi yüreğimin en güzel odasına koymuştum.
Sonra her uyandığım gün, dünümü affedip,
Bugüne inançlı bir umutla asılmış,
Hayatıma gereksiz set koymaya çalışan,
Beni gereksiz üzen ki en mühimim,
Kaç yıllık dostum olursa olsun,
Ben ona asla tek yalan söylememişken
Bana, düzenli aralıklarla yalan söyleyen kimim varsa da
Hayatımdan uzaklaştırmıştım.
Belki okuduğunuzda önemsemediniz
Ya da uzun geldi size yine yazım da
Okumadan beğendiniz!
Sorunum değil!
Mademki bunca yıldır
Affet affet bitmiyordu hiçbir şey!
Öyleyse yine affetmeliydim!
Kimseyi değil ha!
Yine kendimi!
Sonsuz olan,
Sonsuzluk işaretinden ve Pİ sayısından başka ne vardı ki zaten.
Bir ilk daha işte,
Üstelik oldukça radikal bir karar!
"Beni bu legalliğiyle enayileştiren bağımlılığıma son verip,
İçimin acıdan kıvranan
Bütün organlarını affediyorum!
Beni o gün,
O anda namusumu korumak için,
Odamın kapısını kilitleyip,
Beşinci kattaki pencere pervazına oturtup,
O mahlukatı aşağı atlamakla tehdit edip,
İçimin organlarının hepsinin birden ağladığı
Ama ille de namusumu anamın bana küsmesine rağmen
Korumayı başardığım günü affediyorum!
O eve bir saat daha geç gelmediğim,
Arkadaşlarımla takılmadığım saatleri
Affediyorum!
Hatta anamın bir yarım saat geç gelip,
Kavgalarımızı duymayıp,
Benim o pencereden atlayıp bu hayattan kurtulamadığım
O anı da affediyorum!
Hatta o adamın konuşamayayım diye
Dilimi kesmeye kalktığı anı da affediyorum!
Kendimi bir kere daha!
Kız evlat doğup,
Bütün bu anılara dair ettiğim için
Affediyorum!
Affediyorum!
Affediyorum!"
Dönüp bakınca,
Bunca yıl kendime ve keseme zarar vermekten başka ne yapmıştım!
Bu isyan bayrağını sevgiyle, muhabbetle, ramazana, oruca rağmen,
Rağmenlere rağmen en başa çekmekle kendimi cezalandırmıştım!
Kimim biliyor mesela!
Rahim kanseri riskini tek başıma atlattığımı!
Kimim biliyor,
Midem de, böbreğimde polipler olduğunu?
Ulan anam ölüyordu,
Benim ona takıp, ölecek zamanım mıydı?
Nedense sonra kendi kendine onlar da yok oldu!
Kimimin ruhu acımıştı göğsümdeki kitleler her geçen gün büyürken!
Kırk yaşıma geldim hala mümkün oldukça mamaografiyi erteliyorum!
Zavallı memelerim hiç değilse tatilden sonra tost olsun da,
Kaça çıkmış kitlem,
Yoksa inada bindirmiş de
Olacak mıymış kanserojen!
Kimimin umuru?
Fırsat...
Birkaç kere doğmuştu ve yaşatmıştıysa Rab!
Ki hala bulamadığım cevapsız sorularımdan biridir.
Bunca sınav...
"Neyin sınavıydı?"
Hepsinden geçip,
O gün geldiğinde,
Organlarımın ona,
Benden olan şikayetleriyle değil de
Esenlikle, diri diri onunla yüzleşmek istedim!
Mademki bunca yıl
Organlarıma hasar vermek için epeyce bir külfet sarf etmiştim
Bundan sonra da,
Legal bağımlılığımı,
Yok etmek için çaba sarf edecektim.
Ben...
11 Temmuz 2016'da
Sigarayı bırakmaya ve bunun için
Bütün tedavileri denemeye karar verdim.
Amin.
NOT: 12.12.2017
Bu yazımı bloğumda paylaşmaya karar verip düzenlerken,
Yine en buruğundan tebessüm eylemekteydim.
Kül tablasında hayli izmarit birikmiş düzenlemem bitince,
Yanında da biram…
Üstelik geçen gün düşmüş göğüs kafesimi zedelemişim.
Hiçbir şeyin düzeleceği yok ve hayat hala devam ediyor.
Bütün seanslar boşuna, azar azar ölmek kaderimiz!
Cemre.Y.
İlk gençlik yıllarımda,
Tam üç arkadaşımı,
Yeni yeni alışkanlığa dönüştürmek üzerelerken
Telkinlerimle, alışkanlığa dönüştürmeyi bırak,
Bir daha adını bile anmalarını sağlayan benken
Şimdi durduk yere,
Beynimin yirmi ya da yirmi iki yıl öncesini kazıya başladım.
O gün ne olmuştu da bir günde başlamıştım
Bu bağımlılığı legal olan,
On sekizini geçtiysen bütün bakkallarda satılan
Ve hiç de yüz kızartıcı olmayan yasal enayiliğime!
Enayilik olduğunaysa daha bugün karar verdim.
O günden bugüne dek seviyordum onu.
Ama neye inat, kime inat,
Hangi olaya inat cezalandırıyordum içimin organlarını?
Bilmeyi bile hep erteliyordum.
Bugünlerde, okuduğum son kitabın
(Düşünce Gücüyle Tedavi-Louise.L.Hay)
Etkisiyle yine beynimin ve yüreğimin dehlizlerinde dolaşmaktayken,
Üstelik, şimdiye değin okuduğum
Bütün psikolojik ve kişisel gelişim kitaplarından
Farklı olarak,
Vücudumuzdaki bütün hastalıkların,
Yaşadığımız bir olayın tramvatik birer yansıması olduğunu listeleyen
Son sayfaları vardı ki
Okuduğumda çoğunu
Kendimde de doğrulamıştım.
Bilmiyorum farkımda mıydınız!
Ben biraz da tersine araştırmaya başlamıştım.
Yani önce, ruhumu,
Sonra beynimi ve bedenimi
Tamir ve tedavi edersem ben hiç hasta falan olmayacaktım.
Hatta zamanı geldiğinde en sağlıklı,
En genç, en güzel yaşlı...
(Tamam ne olmuş azıcık hayal kattıysam!)
Ben olacaktım.
Hatırlarsanız!
En son ve en zor olanı geçen gün başarmış,
Aynada gözlerimin içine bakarak
Kendi çocukluğumu,
Annemin çocukluğunu ve babamın çocukluğunu
Ve benim güzel evladımın ergenlik çağını affedip.
Hepimizi yüreğimin en güzel odasına koymuştum.
Sonra her uyandığım gün, dünümü affedip,
Bugüne inançlı bir umutla asılmış,
Hayatıma gereksiz set koymaya çalışan,
Beni gereksiz üzen ki en mühimim,
Kaç yıllık dostum olursa olsun,
Ben ona asla tek yalan söylememişken
Bana, düzenli aralıklarla yalan söyleyen kimim varsa da
Hayatımdan uzaklaştırmıştım.
Belki okuduğunuzda önemsemediniz
Ya da uzun geldi size yine yazım da
Okumadan beğendiniz!
Sorunum değil!
Mademki bunca yıldır
Affet affet bitmiyordu hiçbir şey!
Öyleyse yine affetmeliydim!
Kimseyi değil ha!
Yine kendimi!
Sonsuz olan,
Sonsuzluk işaretinden ve Pİ sayısından başka ne vardı ki zaten.
Bir ilk daha işte,
Üstelik oldukça radikal bir karar!
"Beni bu legalliğiyle enayileştiren bağımlılığıma son verip,
İçimin acıdan kıvranan
Bütün organlarını affediyorum!
Beni o gün,
O anda namusumu korumak için,
Odamın kapısını kilitleyip,
Beşinci kattaki pencere pervazına oturtup,
O mahlukatı aşağı atlamakla tehdit edip,
İçimin organlarının hepsinin birden ağladığı
Ama ille de namusumu anamın bana küsmesine rağmen
Korumayı başardığım günü affediyorum!
O eve bir saat daha geç gelmediğim,
Arkadaşlarımla takılmadığım saatleri
Affediyorum!
Hatta anamın bir yarım saat geç gelip,
Kavgalarımızı duymayıp,
Benim o pencereden atlayıp bu hayattan kurtulamadığım
O anı da affediyorum!
Hatta o adamın konuşamayayım diye
Dilimi kesmeye kalktığı anı da affediyorum!
Kendimi bir kere daha!
Kız evlat doğup,
Bütün bu anılara dair ettiğim için
Affediyorum!
Affediyorum!
Affediyorum!"
Dönüp bakınca,
Bunca yıl kendime ve keseme zarar vermekten başka ne yapmıştım!
Bu isyan bayrağını sevgiyle, muhabbetle, ramazana, oruca rağmen,
Rağmenlere rağmen en başa çekmekle kendimi cezalandırmıştım!
Kimim biliyor mesela!
Rahim kanseri riskini tek başıma atlattığımı!
Kimim biliyor,
Midem de, böbreğimde polipler olduğunu?
Ulan anam ölüyordu,
Benim ona takıp, ölecek zamanım mıydı?
Nedense sonra kendi kendine onlar da yok oldu!
Kimimin ruhu acımıştı göğsümdeki kitleler her geçen gün büyürken!
Kırk yaşıma geldim hala mümkün oldukça mamaografiyi erteliyorum!
Zavallı memelerim hiç değilse tatilden sonra tost olsun da,
Kaça çıkmış kitlem,
Yoksa inada bindirmiş de
Olacak mıymış kanserojen!
Kimimin umuru?
Fırsat...
Birkaç kere doğmuştu ve yaşatmıştıysa Rab!
Ki hala bulamadığım cevapsız sorularımdan biridir.
Bunca sınav...
"Neyin sınavıydı?"
Hepsinden geçip,
O gün geldiğinde,
Organlarımın ona,
Benden olan şikayetleriyle değil de
Esenlikle, diri diri onunla yüzleşmek istedim!
Mademki bunca yıl
Organlarıma hasar vermek için epeyce bir külfet sarf etmiştim
Bundan sonra da,
Legal bağımlılığımı,
Yok etmek için çaba sarf edecektim.
Ben...
11 Temmuz 2016'da
Sigarayı bırakmaya ve bunun için
Bütün tedavileri denemeye karar verdim.
Amin.
NOT: 12.12.2017
Bu yazımı bloğumda paylaşmaya karar verip düzenlerken,
Yine en buruğundan tebessüm eylemekteydim.
Kül tablasında hayli izmarit birikmiş düzenlemem bitince,
Yanında da biram…
Üstelik geçen gün düşmüş göğüs kafesimi zedelemişim.
Hiçbir şeyin düzeleceği yok ve hayat hala devam ediyor.
Bütün seanslar boşuna, azar azar ölmek kaderimiz!
Cemre.Y.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder