11 Temmuz 2020 Cumartesi

Nicedir

...Nicedir...
Hiç yoktan,
Nicedir anason kokusuyla,
İyot kokusunun,
Burnumun direğine,
Ruhumun ilmeğine,
Şöyle bir dokunmadığı aklıma esti.
Hiç yoktan,
Nicedir,
Teninin kokusuyla,
Saçlarının kokusunun,
Yüreğime işlemediği aklıma esti.
Cemre.Y.

10 Temmuz 2020 Cuma

Yürek Yokluğu


...Yürek Yokluğu...
Çıkmaz sokakların birinde rastlaşsak misal,
Uzanıp, usulca tutuversen ellerimden,
Sana güvensem...
Sana sımsıkı sarılabilecek kadar,
Sağ yanımdaki yürek yokluğunu,
Senin kalbinle doldurabilecek kadar güvensem.
Cemre.Y.

6 Temmuz 2020 Pazartesi

Küsüyor İşte

...Küsüyor İşte...
Belirsizliğin derin dehlizlerinde,
Labirentlerce...
Kendisine...
Bir tek çıkış yolu ararken,
Hiçbir yolun, hiçbir sonun olmadığını görüp,
İdrak edince anlıyor insan!
Kendisinden...
Ne kadar da en erken,
Ne kadar da çabuk vazgeçildiğini!
Bir vakitten sonra...
Eş, dost, akrabanın da,
Kendi derdinde olduğu mevsimler bunlar,
Malum...
Ortalıkta corona belası var!
Yoksa iki lafın belini kırabilen biri
Hiç...
Şiirlerine de kırılıp, küser mi?
Küsüyor işte,
Hem de öyle böyle değil ha!
Yürekten gücenmelik'li.
Şiire de küsüyor,
Cümle'ye de,
Kelime'ye de,
Hece'ye de,
Harf''e de küsüyor insan olan.
Hem de ciğerden gücenmelik'li.
Cemre.Y.

5 Temmuz 2020 Pazar

Ömrüm

...Ömrüm...
Ömrümün seyrüseferine dönüp baktığımda,
Yağmurlarımın çamurlarına bulaşmaktan sebep,
Sevemedim bir türlü...
Ne ilkbaharları, ne de sonbaharları!
Zira ne vakit...
Es kaza güvenip, bir kaldırım taşına bassam,
Hiç acımadan altı hep boş kalıp,
Bütün birikmişliğini üstüme boca etmişti.
Yahut...
Çocukluğum boyunca,
Hiç yoktan...
Lağım basardı, kapıcı dairelerimizden biri!
O vakit nerede, ikamet eylediysek tabi.
Ömrüme yeni yaşlar aldım.
Evlendim, boşandım derken...
Ona daha yakın olayım diye,
Binbir emekle kurduğum evimin,
Çatısı aktı bu sefer!
Sevemedim bir türlü efil efil esen yağmurları!
Ömrümün...
Seyrüseferine dönüp baktığımda,
Sevemedim bir türlü şöyle en içten...
Zemheri ayazlı kara kışları!
Ne vakit...
Kar yağsa...
Bir karışımı ölçerim hep!
Tahta beşiğim o ayazda kapıya atılmışken,
Annemin uyanmasına,
Annemin beni el yordamıyla aramasına,
Annemin...
Beni bu hayata, yeniden,
Yine dahil etmesine kaç santimim kalmış bakarım!
Ömrümün...
Seyrüseferine dönüp baktığımda,
Ben..
Güneşi sevdim hep...
Kurutur sandım bütün yoksunlukları.
Yaz'ı hep güneş yanığı olsa da,
Nihayetinde kırk tas soğuk su,
Tertemiz ediyordu bütün nem'i!
"Seni sevmek...
Kızgın kumlardan,
Serin sulara atlamak gibi bir şey" diyeni de duydu bu yürek.
Sahi...
Nicedir acaba ahvali!
Aldatıyor mudur acaba benden sonrasını da?
"Ömrümün bütün mevsimleri sensin!" dediğini.
Neyse...
Ben...
Hazır ikirciksiz nefes alabiliyorken,
Yine bir soğuk duş alıp,
Ay'ın şavkına selam çakıp,
Yarınki güneşe uyanırsam,
Ona...
"Sevgili güneşim iyi ki doğdum!" diyeyim.
Hayat bu sevgilim...
Mavili bir ummanın,
O en serin sularında rastlaşırsak eğer,
Bana geçmişimden hesap sorma!
Cemre.Y.

3 Temmuz 2020 Cuma

Hadi Gülümse

...Hadi Gülümse...
Pervasız kaldığın pencerelerinden,
Perdelerin usulca süzülürken,
Durduk yere...
Bunca ömürdür yaşadığına,
Tam da, unutmuşluğuna az kalmışken,
Rastlıyorsun ya hani...
Sen'in,
Çoktan geçtiğin yollarda sendelemiş birine!
Durduk yere...
Hisli bir keman çalınıyor geçmişin süzgecinde!
Durduk yere, omuz atıyorsun ya ömür yüküne...
Hani sonra, yorulmaktan da yoruluyor ya, insan!
Neyse ya neyse, hadi gülümse!
Cemre.Y.

2 Temmuz 2020 Perşembe

Patates Salatası


...Patates Salatası...
Az evvel elimde poşetlerle parkın köşesinden geçerken,
Parkın girişinde oturmuş iki genç kızdan biri,
Telefonda konuştuğu kişiye;
"Elindeki mavi poşetlerle sana doğru yürüyen,
Siyah tişörtlü, mavi kaprili, şişman,
Koca göbekli kadına doğru gelirsen beni bulursun,
Hatta hamile bile olabilir!"dedikten sonra
Bana bakarak kıkır kıkır gülmüş olabilir mi?
Evet!
Maalesef olabilir!
Hayatım boyunca her zaman,
Her şeyin olduğu gibi bu da olabilir.
Daha geçen gün kuzenlerinden birinin engelli çocuğu,
Salonda oyun oynarken kulağıma eğilip;
"Bu kadar kara olmasan ve gözlerin de doğru baksa,
Büyüyünce senlen evlenebilirdim." de demişti zaten!
Ömrü hayatım boyunca,
Bir tek kere olsun insanların kusurlarıyla,
Eksiklikleriyle, engelleriyle,
Yahut fiziki halleriyle dalga geçmedim.
Bir kez olsun böyle şeyleri,
Dedi kodu malzemesi veya alay bahsi etmedim.
Peki ne demeye zaman zaman
Böyle şeylere hem de tesadüfen tanık olup duruyordum?
İnsanların yarım yanını kovalayıp,
Onları oradan vurmak,
Ne zamandan beridir öğreti olmuştu çocuklara da
Ulu orta sokak ortasında bunlara maruz kalıyorduk!
Evet elbette ki doğru söylüyorlar lakin,
En çok da zaten kusuru olan bilmez mi ki
Kusurunun ne olduğunu da,
Bunu yaraya tuz ruhu basar gibi nefretle tükürmekteler!
En son, seksen kiloyu aşmama ramak kalmışken,
Sanırım on bir yıl önce falandı.
O zaman ki şirketimden eve doğru yürürken,
Yine sokakta oynayan çocuklardan biri,
Sanki hiç şişman görmemişler gibi;
"Aaa kadına baakkk!
Ne kadar güzel ama ne kadar da şişmaannn!" demişti.
Bütün çocuklar kıkır kıkır gülerken,
Hep beraber bir şarkı tutturmuşlardı ardımdan.
"Şişşmmaaannn, şiişşşkooo!" diye.
O günden sonra, yemeyi içmeyi kesmiş sürekli yürümüştüm.
Öyle ki bütün yiyecekleri sadece burcu burcu koklayıp,
Şöyle bir kaşığını ağzımda çiğneyip,
Yutkuna yutkuna yutmadan tükürür olmuştum.
İkinci ayın sonunda tam tamına otuz beş kilo vermiş,
Yine işimden evime aynı yoldan dönerken,
O çocuklara rastlamıştım işte!
Çocuk beni hemen tanıyıp;
"Aaa!
Bu geçen buradan geçen şişman abla,
Ama sanırım karnını matkapla delmişler,
Baksanıza kürdan olmuş bu, kürdaann!" demişti.
Yine bütün çocuklar kıkır kıkır gülüşürken,
Bir şarkı tutturmuşlardı ardımdan.
"Kürdaann, küüppkürrdaannn!" diye.
Oysa beni tanıdıklarında
"Vay be!" diyeceklerini sanmış içten içe de sevinmiştim.
Eve gittim, iki aydır yemediğim kadar çok ağladım.
İki aydır ağrıyan ayak bileklerime,
Ayağımın su toplamışlığına da ağladım.
Ertesi gün durduk yere hastanelik oldum.
Meğer yaptığım o ölüm orucu
Bütün bağışıklık sistemimi çökertmiş.
Üstüne gönül kırgınlığı da eklenince,
Hastane yolları ambulansla aşılmış!
Doktor "Bir tek mikrop alırsan ölebilirsin bile!" demişti.
Bu sefer ne birilerinin bana şişman demesi umurumda,
Ne de birilerinin bana kürdan demesi.
Ne birilerinin kusurlarımı yüzüme çalması umurumda
Ne de "Dünyada senden güzelini görmedim!" denmesi.
Bu sefer hiçbir şey umurumda değil!
Yarınım hariç!
Öyle psikoloji danışmanları,
Ya da entel dantel felsefecilerin dediği gibi,
Öyle kusurlarımı sevemiyorum ben!
Ya hep fazlayım ya da hep çok eksik.
İyi falan da değilim!
Tam depresyona gireyim diyorum,
Kendi depresyonumu çekecek mecalim de yok!
Ahvalimi soranlara selam ederim lakin
Corona var, ne sımsıkı sarılabilir ne de ellerinden öpebilirim!
Neyse patates haşlıyordum ben!
Gidip ona bir bakayım.
Hiç yoktan!
Sabah kahvaltısında patates salatası yiyeyim!
Cemre.Y.

1 Temmuz 2020 Çarşamba

Yürek Bu

...Yürek Bu...
Sonra diyorum ki kendime,
Beni aldatmayan en kadim dost yalnızlığımdır!
Lakin yine de yürek bu, güvenmek istiyor birilerine.
Cemre.Y.

27 Haziran 2020 Cumartesi

Neyleyim

...Neyleyim...
Nicedir, yüreğinin derin dehlizlerinde,
Kırık dökük, toz duman,
Örtüleri eskimiş heyecanlarının gizeminde,
Uzaktan, ırağa birbirimize iç çekerken yani!
Belki, hani olur ya...
O ilkbaharımızın ilk can suyunu,
Soluk bir mum ışığında ararken ben,
Ki hayat aynanda o günkü,
Gözlerinin ışıltısını gösterecektim sana ben!
Belki yeni bir hayata doğacaktın yeniden.
Lakin...
Acımasızdı hep kaderin ağlarından ilmek çalıp çalıp,
Kendi bitmeyen açlıklarına seni yem eyleyip,
Aşamadığı yıldız tozlarını,
Sen fark etmeden sana çuvallar dolusu döküp,
Sen ona bakınca masumane gülüngeçler savurup,
Bitmiyordu sana sahte güneşler doğuran!
Bütün doğruların kilimlerini serip de sana,
Ulaşmaya çalıştıkça bulanıklaşıyordu gözlerim.
Yoruldum be sevgilim.
Mevsimli ya da mevsimsiz...
Ben vazgeçtikten sonra, hani...
Açan laleyi de...
Ne bileyim...
Neyleyim?
Cemre.Y.

25 Haziran 2020 Perşembe

Anlamazlar

...Anlamazlar...
Kim bilir kaç yalnızlıktır,
Kaç ömür biçtim gönlümün heybesinden.
Kim bilir kaç kere,
Can özünden kırıldı hayallerimin taç yaprakları,
Kim bilir kaç vakittir...
Kaç yanılgıyı yaşadım ömrüme ömürdür dediğimden!
Kim bilir kaç kere,
Kalbimin bütün canlarını kırdırdım en ciğerime.
Tam da yine...
Yeniden, taze törpülenmiş ömrümün,
"Vazgeçmek fıtratımda yok,
Ama ya pes ettirirlerse?" si ile...
"Neyse diye bir yer var...
Sonu eyvallah'a kadar gidiyor!" faslındayım.
Hayat hep öyledir,
Bazı şiirler bel kemiğinden vurur adamı!
Anlamazlar bile, ömrünün neresinden o'na kırıldığını.
Cemre.Y.

23 Haziran 2020 Salı

Hep Benim Ömrüme Yağıyor O Yağmur

...Hep Benim Ömrüme Yağıyor O Yağmur...
Ben seni, ağustos gecelerinin birinde toprağıma ekip,
Ben seni, güz ayazlarımdaki sararan yapraklara yazdım.
Ben seni, ilkbahara öykünen lale devirlerine,
Ben seni, sonbaharın o son akşamlarına yazdım.
Ben seni, gün gülüşüme çarpınca sabahlarıma,
Ben seni, gece umuduma kandil yaktıysa akşamlarıma,
Ben seni, ömrüme yazdım.
Şimdi bana ne olur...
"Ama hep benim ömrüme yağıyor o yağmur!" deme!
Bakma!
Sütten çıkmış ak kaşık olma beceriksizliğime...
Deme öyle şeyler hiç deme!
Üstüm başım bu kadar çamurken hem de.
Şimdilerde bir yanım bodrum katı sel basmış lağım kokulu,
Bir yanım merdiven boşluğuna sıkıştırılmışken,
Üst dairedeki sınıf arkadaşıma rezil olmama telaşımdayım!
Altı üstü yağmur işte...
Büyüyünce de ancak bu kadar geçiyor,
Artık...
Geçtiği, ne kadar, kabulse!
Cemre.Y.

20 Haziran 2020 Cumartesi

Sakın Ha

...Sakın Ha!..
Sana daha...
Su yeşili rüyalarımın,
Nasıl hazana kestiğini...
Azur mavisi hayallerimin,
Nasıl da zemheriye estiğini anlatacaktım!
Sonra...
Yine gök gürledi bir yerlerde,
Yine yağmur ağladı ömrümün coğrafyasında,
Gözlerimin içinden içeriyi,
Yine hiç kimse göremedi!
Hiç yoktan...
Yine yıldırım düştü bir yerlere...
Gök gürültüsünden ve de şimşek çakmasından
Üstüne bir yerlerde yıldırım düşmesinden,
Çok korktuğumu bile bile,
Ne demeye...
Beni yalnızlığa mahkum yaratmış acaba yaradan?
 Hayır ben ona taa kalubeladayken ben ona,
Ne gibi bir hadsizlik yapmış olabilirim ki? 
Bildiğim kadarıyla şeytan da değilim!" demişken...
Durduk yere kendime yeni notlar yazarken buldum ben'i...
"Sakın ha!"
Cemre.Y.

14 Haziran 2020 Pazar

Yosun Gözlüm



...Yosun Gözlüm...
Ey benim sevdalı kirpiklerini tel tel öptüğüm yosun gözlüm!
Yetmedi mi bu kendi kendine örüp durduğun kördüğüm?
Cemre.Y.

10 Haziran 2020 Çarşamba

Ne Zaman Unutulur?

...Ne Zaman Unutulur?...
Ne zaman unutulur,
Biliyor musun?
Neyi unutman gerektiğini unutunca!
Cemre.Y.

6 Haziran 2020 Cumartesi

Yürek Çiziğim

...Yürek Çiziğim...
Ah benim iki göğsüm arasında sallayıp,
Olmayacak masallardan ninniler uydurduğum.
Ah benim iki gözüm yaşım arası,
Koca koca kahkahalarımla gülümsediğim.
Ah benim iki yanlış kader arası,
Ömrümün anlamı, tek doğrum!
Ne çabuk öğrendin
Şu zalim dünyanın içinde,
Yaraların izlerini bile bile,
İnsan denen adam olamayanların kanattığını!
Ah benim yürek çiziğim...
Ah benim yosun gözlüm,
Vatanım, evim, can özüm, ah benim gönül gözüm.
Ne vakit öğrendin,
Yaralarının yare'lerini, çizip çizip kapatmayı?
Hani hep hayalimizdi oysa...
Şuraya da Bob Ross amcanın,
Bakır kalayı rengiyle iki güğüm konduracaktık,
Hemen üzerine de uçan bir Zümrüdüanka?
Ah benim alnının tam ortasından,
Taa ciğerinin dibine kadar öptüğüm!
Ne zaman öğrendin,
Bensiz de güzel masallar anlatılacağını?
Öyle, benim gibi, şiir şiir...
Sessiz birer fısıltıyla da değil ha!
Avazın çıktığı kadar derilerini yüze yüze, nasıl?
Cemre.Y.

1 Haziran 2020 Pazartesi

Gri

...Gri...
Nicedir...
Yer, gök griye kesmişti yine,
Yine beyaz, bembeyazlar toparlanıp,
Siyah, simsiyah poşetlere dolduruyorlardı hayallerimi!
Rengarenk misketlerimin,
En içindeki o tek gri olmaktan,
Başka şansımda yoktu ki hani!
Ki benim...
Renklerden onca renk,
Tonlardan onca palet seçeneğim varken,
Beyaz ve siyahın ortasıysa tek seçeneğim,
Her zaman griden en nefret edendim!
Kan kırmızı akardı şiirlerim.
Epeydir bilmiyorum,
Günlerden hangi ay,
Yıllardan hangi gün,
Ömrümü yiyen basamakların,
Kaçıncı salisesindeyim?
Bugün...
Dünyada görüş günüymüş,
Bir nevi normalleşme yani!
Ben daha mahallemin yarı sınırını aşamamışken,
Çocuklar top sektiriyordu mahallede,
Çoktandır beni dikiz alanına almış olan ihtiyar amca...
Bunca zamanımdaki çaresizliğimi de dikizlerken,
Ne kadar da çok kilo aldığımı yüzüme vurdu,
Sokağımın bakkalından su almaya giderken!
Nicedir...
Yer, gök griye kesmişti yine,
Yine beyaz, bembeyazlar toparlanıp,
Siyah, simsiyah poşetlere dolduruyorlardı hayallerimi!
Rengarenk misketlerimin,
En içindeki o tek gri olmaktan,
Başka şansımda yoktu ki hani!
Ki benim...
Renklerden onca renk,
Tonlardan onca palet seçeneğim varken,
Beyaz ve siyahın ortasıysa tek seçeneğim,
Her zaman griden en nefret edendim!
Kan kırmızı akardı şiirlerim.
Bu sefer!
İsyan etmedim, kızmadım, öfkelenmedim,
Sitem etmedim yaradınıma unuttuğu için falan!
Bu sefer...
Ne siyah umurumdaydı, ne beyaz, ne de gri!
Kan kırmızı şiirlerimle de çoktan vedalaşmıştım hani!
Hepsinin mezarlarına tekerli, çoklu korunaklı ziyaretteyim!
Bana ne kim...
"Bana bir şey olmaz yahu!"deyip,
Efelik taslamış da memleketi boylamış!
Bana ne kim...
Öylece bir çare bekleyişte kalmış da,
Ben bile olsam...
Bir çare,  el uzatılmamış!
Ben hala...
Siyahı soluyor da griye kesiyor diye sevmeyenlerdenim.
Ben hala...
Beyaza yağmur bulutu değiyorda,
Griye kesiyor diye sevmeyenlerdenim.
Bunca zaman sonra...
Ay sonuna yakın Galata'da nefesleneceğim,
Kırmızı, kıpkırmızı posta kutum orada duruyor hala!
En son gittiğimde dilek mendili bağlamıştım ona.
Hani olur ya "Görüldü, kabuldür!"cevabı alamazsam.
Malüllüğümün...
Siyah...
Beyaz...
Ve...
Gri hariç!
Rengarenk tesciline atacağım bütün resmi evraklarımı.
Ki eğer yine de emekli olamazsam!
Posta kutumu yeni boyadım şiir kırmızısı,
Corona illetinin kıçına sokarsınız!
Ben...
Yok'um!
Cemre.Y.

27 Mayıs 2020 Çarşamba

Labirent

…Labirent…
Dipteyim, ve…
Bir kuşun kanadından nasıl tutunulur bilmiyorum.
Kumdan kalelerimin zindanlarına atılmışım yine!
Dipteyim ve martının çığlığına nasıl tutunulur bilmiyorum.
Uçan balonumun ucunu tutan iplik boğumuna asılmışım yine!
Yine görünmez ellerin canı sıkılmış,
Dönmeye yakın kaderimin yazgısını,
Acımasız haramilere sildirmiş yine!
Daha, hala yaşasam…
Gereksiz birer boşluk doldurmalık yer kaplarım,
Ölsem…
"Kim bilir daha yaşanacak ne de güzel günlerim vardı!"
Yine kurtaramamışım üç kuruşluk dünyamı.
Yaşım, ergenliğimin orta yaşını çoktan geçeli beri...
İsyan durağını da göremez oldum, gayri bu labirent bitmez gibi!
Cemre.Y.

22 Mayıs 2020 Cuma

Yüreğim Bayram Yeri

...Yüreğim Bayram Yeri...
Az önce sokağımdan hayat geçti duydun mu?
Sanki yazlık mekanın açılışındaymış gibi,
Sonuna kadar açmış müziği,
Salına salına yavaşça ilerledi.
Terasımdan uzanıp el salladım ama,
Görmedi beni...
Beni burada bırakıp öylece geçip gitti.
Olsun ama...
Hiç yoktan ömre dair umutlandım.
Hiç yoktan, limon ağacımın yaprağından öptüm.
Hiç yoktan, filizlenen sebzelerime gülümsedim.
Hiç yoktan, yağmur tanelerine teşekkür ettim.
Yüreğim bayram yeri gibi sevinçlendi,
Hiç yoktan bugünüme de şükür ettim.
Cemre.Y.

19 Mayıs 2020 Salı

Şiir'imize Bakalım


...Şiir'imize Bakalım...
Neyse...
Şiir'imize bakalım biz!
Cemre.Y.

18 Mayıs 2020 Pazartesi

Yeter Ki

...Yeter Ki...
Daha sana...
Gök mavisinin bütün tonlarını anlatacağım sevdiğim.
Daha sana...
Unutma beni çiçeklerinin özündeki güneş sarılarını,
Daha sana...
Taze kesilmiş çimen yeşillerini anlatacağım.
Daha sana...
Yalnız uyuduğum gecelerin ay kokusuyla,
Seninle uyandığım yaz sıcağı kokularını anlatacağım.
Sen yeter ki, gelmeyi,
Sen yeter ki, kalmayı bil.
Ah bir bilsen!
Daha sana...
Nice ömre yetecek ömürler anlatacağım sevdiğim.
Cemre.Y.

14 Mayıs 2020 Perşembe

Değil Mi Ki

…Değil Mi Ki…
Seni üzerime alınıyorum ey hayat!
Yarınki gün doğumunda da sana inat yaşayacağım.
Değil mi ki…
Ertesi sabaha kalmamayı dilediğim çocukluğumu yedin.
Bundan gayrı sana inat bütün geceleri de seveceğim!
Cemre.Y.

13 Mayıs 2020 Çarşamba

Acımasız


...Acımasız...
Her akşam, haberlerde açıklanan,
Ölüm sayılarının içinden birinin,
Kendi yakının olması kadar acımasızdı hayat!
Üstelik, defalarca,
Test sonuçları negatif çıkmış olmasına rağmen,
Geçirdiği kalp krizi neticesinde,
Nefes alamama halini,
İlk başta test falan yapmadan virüs şüphesi yazdıkları için
Corona ya dair hiçbir şeyi olmamasına rağmen,
Ölüm raporuna corona virüs yazıyorlar
Ve rahmeti bol olsun,
Ömrü boyunca, yüzü gülmemiş olan yengem,
Yapayalnız, tek başına,
Mezarı başında helallik alınıp verilmeden,
Kireçlenerek acelece gömülüyor!
Şimdi ben nasıl inanayım,
Her akşam haberlerde çıkan o rakamlara?
Virüslü olmayana virüs teşhisi yazan,
Virüsten ölene de,
Kalp krizi yazan bir sisteme nasıl güveneyim?
Beraber aynı binada yaşayan herkese test yapılmış
Ve çok şükür hiçbirinde virüs çıkmamış
Buna rağmen sırf teşhis hatalarını düzeltmedikleri için
Bütün bina halkı karantinaya alınmış,
Kimse gidemedi cenazeyi defnetmeye!
Hakkım yoktur ne haddime de var ise de helal olsun yengeme.
Rabbim dayıma ve evlatlarına sabır ve metanetler versin,
Mekanı cennet olsun.
Amin.
Cemre.Y.

12 Mayıs 2020 Salı

Ömrüm

...Ömrüm...
Ey benim yorgun ömrüm,
Gün geceye dönerken güneşle yüzleştin mi?
Gece, yatağını güne terk ederken dolunayla yüzleştin mi!
Yeterince unuttun mu unutamadıklarını,
Olanca hissizliğinle affettin mi kendini, onu ve sebeplerini?
Sonunda gülümseyip aynadaki göz bebeklerine...
"Gönül teatisindeysek demek ki...
Çekirdekten yetiştirdim ben seni,
Tohumun da ithal değil üstelik…"dedin mi,
Sarıldın mı kendine?
Cemre.Y.

11 Mayıs 2020 Pazartesi

Kim Bilir


…Kim Bilir…
Uzanıp usulca dokunacağım kirpiklerine…
Ki kirpiklerin güneşe meftun.
Kim bilir sen bana gelene kadar,
Kaç mevsim geçmiştir.
Kaç teli, kaç zemheri ayazına kurban gitmiştir.
Sen uyurken,
Kaç şiir geçecek kim bilir ömrümüzden.
Ki daha kaşlarına dokunmadım,
Alnına, saçlarına dokunmadım daha!
Ağzını, burnunu, yüzünü,
Dudağının gül kıvrımını saymıyorum bile.
Cemre.Y.

10 Mayıs 2020 Pazar

Çocuk

...Çocuk...
"Annen öldü!" dediklerinde,
Sadece annen ölmemiştir aslında.
Annenle beraber bütün çocukluğunda ölmüştür.
Artık hiçbir anneler gününde,
Ona bir demet çiçek toplayamayacaksındır misal!
Yahut o sana küs olsa bile,
Ona aldığın hediyeyi dolap köşelerine fırlatıp,
Sonradan alıp sevindiğini göremeyeceksindir.
İçinin içi sevinip,
Çocukluk edip eline ayağına sarılıp,
Onu öpücüklere boğamayacaksındır misal!
O, istemez görünüp seni uzaklaştırırken,
İnadına gitmeyip iki öpücük daha çaldığında,
Onun da gözlerinin içinin güldüğünü göremeyeceksindir misal!
"Annen öldü!" dediklerinde,
O gün bir daha çocuk olamayacağı da öğrenmişsindir.
Allah ikimize de rahmet eylesin.
Cemre.Y.

9 Mayıs 2020 Cumartesi

Eksik

…Eksik...
Neyi eksiksiz yapsam, neyi hiç yapmasam,
Hiçbir şeye tam değilim işte!
Benim bir yanım deniz yıldızlarının hayatını kurtarır,
Bir yanım karavanla dünyayı dolaşır.
Eksik yanımsa kabeyi tavaf eder, öylesine saçmayım yani.
Cemre.Y.

6 Mayıs 2020 Çarşamba

Dilek

...Dilek...
Ne yeni gül bahçem vardı dileklerimi gömecek,
Ne de yürek yangınım kaldı umuda hayali süsleyecek
Sanki gül bahçemiz mezarlıktaydı ve biz mezarın altında.
Yapacak tek bir şey vardı bizi mezarımızda unutmak.
Yeterince unuttuysak...
Kim bilir belki bu hıdırellez gecesi yeni dilekler asılırken,
Birinin dileği oluruz kim bilir?
Birkaç polen uçuşuverir toprağımızın üzerine.
Birkaç damla can suyu damlar yüreğimize de,
Filizlenip yediveren gülleri açarız belki ömrümüze.
Cemre.Y.

3 Mayıs 2020 Pazar

Yağmur Hüznü

...Yağmur Hüznü...
Yağmur hüznü sinmiş pazar sabahıma,
Hadi yalnızlık aynı yalnızlık da...
Ben şimdi bu corona belasına,
Karantinalı günlerimde,
Çaysız, kahvesiz,
Rakısız, şalgamsız, sigarasız,
Hüzün kokulu yağmuru,
Nasıl anlatayım bir şiirin mısrasında!
Kim, nasıl anlayacak,
Kaç zamandır tek başıma,
Okuduğum kitapları,
Yeniden okuyup bitirdiğimi.
Kim, cümlelerimi okudukça,
Hissini hissedecek,
Yüreğimin tellerinin kederini.
Cemre.Y.

28 Nisan 2020 Salı

Kendi Pisliğinizde Boğulun

...Kendi Pisliğinizde Boğulun...
E-Devletten #Maske ye baş vuralı 20 gün oluyor,
Hala mesaj bekliyorum derken,
SGK'lı çalışanlara #Maske verilmeyeceğini,
#İşveren in dağıtacağını bildirmişler!
Kendi vatandaşını kotarmadan,
ABDye gönderilen maskeler gibi hissediyorum şu an kendimi!
Neyse ki işverenim #covit19 belası yüzünden,
Kısmi Süreli'ye baş vurmazdan önce,
Daha en başından dağıtmıştı maskelerimizi,
Dezenfektanlar ve dahi kolonyalarımızı!
Allah razı olsun,
Hiç değilse,
Yıkayıp yıkayıp kullanıyorum markete gitmem gerektiğinde.
Geçen gün kardeşimin eşi, kendisine çıkan maskeleri bana verdi,
"Biz kardeşine iş yerinden verilenlerle idare ediyoruz." diyerek,
Ondan da, kardeşimden de Allah razı olsun.
Peki şimdi sorarım devlet büyüklerime!
Herkesin çalıştığı yer benim çalıştığım yer gibi,
Özellikle sağlık konularında hem kendilerine,
Hem de çalışanlarına karşı,
Bu kadar hassas ve özverili değilken nasıl olacak o iş?
Vatandaşına maske dağıtamayan devlet,
O vatandaşların çalıştığı şirket ve kurumlara nasıl ulaştıracak o maskeleri?
Daha daha söylenecek, sorulacak, kurulacak nice cümleler var da,
Bizim şirket sağ olsun sigaraya karşı...
Mapusa falan düşersem iyi kötü bakarlar bana da sigara yollamazlar işte!
Yoksa neler neler dönüyor fikrimden!
Lakin güzel ülkemde düşünmek, düşündüğünü dile getirmek yasak!
Cemre.Y.

Durduk Yere

...Durduk Yere...
Sanal gerçekliğin gizleminde,
Yeşilin binbir tonu seriliyor gözlerimin gerçekliğine!
Aylardan nisan belli!
Öyle belli ki, neredeyse sonuna yakın gibi...
Durduk yere hava yağmurlanmış,
Durduk yere güneşin şavkı vurmuş yaprağın tutunduğu dala,
Durduk yere meyveler filizlenip, çiçeklenmiş,
Durduk yere, sanki cennet tasviri gibi, her şey güzelleşmiş.
Her yer, her şey, gün ortası, gece karası, fark etmeksizin,
Kundağa yeni sarılmış, ceninliğini geçmiş,
Fetüslüğünde afallasa da onu da es geçmiş,
Onca günleri, haftaları, ayları aşmış da gelmiş, hoş gelmiş!
Amma ve lakin,
Mademki çoğu, hayallice doldurulamamış güncesine...
Ömrünün, en baharına öykünürken, ömrü, hep ayaz geçmiş!
Hayatların kaderini, alnının tam ortasına yazılı kaderini,
Alnının tam ortasından silercesine,
Sinesinin tam ortasına, kader diye çizmiş!
Ve belli ki az kalmış, gelecek ardından kiraz mevsimi.
"Ateşin közü,
Odunun özüne yakın olmalı!" derdi hep rahmetli anam!
Cennetimden bildiriyorum, benim dünyam, bu değildi,
O kiraz mevsimi,
Ben bir kere daha, yeni bir evren değiştirmeden, gelmeliydi!
Cemre.Y.

24 Nisan 2020 Cuma

Ömrüm

…Ömrüm…
Zor günlerden geçiyoruz ömrüm,
Üstelik bu görünmez kelepçelerin boğazımızı sıkması da ilk değil.
Sebebi değişip dursa da hayat yolumuzun önüne çıkan setlerin,
Bu saatten sonra yolu değiştiremeyeceğimize göre
Yine, yeniden ilmek ilmek aşmak gerek bütün engellerin dikenli tellerini.
Hani en vazgeçip, pes etmeye ramak kala zamanlarında,
Hayata dair o son gayretindeyken kendi kendine hep derdin ya;
"Hayat…
Hep kötü el gelse de,
Bir kez olsun iyi oynayacağına inanabilme meselesidir
Ve…
O, son tek atışlık elin kazanmasının tecrübesiyle sabittir."
Dar günlerden geçiyoruz ömrüm.
Şöyle ağız dolusu bir of çekip, bir kez daha savurmak gerek zarları.
Kim bilir gelecektir nihayet o güzel günler.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...