30 Ocak 2019 Çarşamba

Zaman

...Zaman...
Baktım da şöyle bir geçmişime,
Zaman...
Ayarı bozulmuş bir sarkacın gölgesine saklanmış,
O yaramaz çocuğun bütün misketlerimi çalıp,
Kayışı kopmuş zemberek hali gibi hızla geçmekte.
Karşımdaki adamın artık uzayan sakalları,
Yer yer kırlaşmış çoktan!
Saçlarına kırağı yağmış ben görmeyeli.
Halil İbrahim sofrasını da yese
Hep incecik kalan bedeninde
İhtiyar göbeği oluşmuş ben görmeyeli.
Fakat ne vakit karşıma geçip bir hikaye anlatacak olsa!
Hala arsız bir deli kanlı gibi kahkahalarla sırıtmakta.
O güldükçe gözlerinin içi öbek öbek gülmekte umursuzca!
Kızmadım bu sefer, kırılmadım, gücenmedim de,
Meğerki divanına durup
El sürdüğü Kabe bile onu adam edip büyütemediyse.
Meğerki onun da olmayasıca mizacı böyle.
Saygıda kusur etmedim yine de,
Sırf Kabe'ye el sürmüş diye elinin içini de öptüm hani!
Artık gelenin de geçenin de benimle değil mizanı.
Gördüm ki yaradan da artık,
Her onun divanına yanaşıp şeytanı taşlayanın,
Öyle nur falan yağdırmıyor yüzüne.
Selamını yollamış bana aldım kabul ettim.
Zira adam,
Nuru pak cennetlik dönseydi ona daha çok gücenecektim.
Yüreğime sardım selamını ve de sevgisini,
Çok tatlı şeyler sevmiyorum diye,
Peygamber efendimizin diktiği
Hurma ağacının torunlarından yollamış bana,
Tam da ağzımın tadına göre, ne çok tatlı, ne de tatsız!
Teşekkür ve şükür ettim.
Doğduğum günden itibaren, tam da artık tam zamanıyken,
Kendim dahil her şeyi canı gönülden,
Tam ciğerimin içinden Allah'ımı bile affettim.
Cemre.Y.

29 Ocak 2019 Salı

İnsanları Özlüyorum Ömrümün Ruhunu Bilmeyen İnsanları

…İnsanları Özlüyorum Ömrümün Ruhunu Bilmeyen İnsanları…
Bir insanın hayatındaki tesadüfler asla tesadüf değildir!
Sizce de öyle değil mi?
Film repliği gibi oldu ama öyle esiyor ruhum bu akşam.
Film repliği olan şu cümle misal;
"Üst üste…
Hep aynı yerden,
Hiç durmadan açılan bir yara!"
Ne kadar da kabullenişe hazır bir cümle oysa!
İnsanları özlüyorum epeydir, ömrümün ruhunu bilmeyen insanları.
İnsanları özlüyorum ve şefkat dolu seslerini.
Ama yüreğim ne vakit bir insana çarpsa!
Hep bir yürek yanılgısı yakınmaları.
Ne kadar çok yormuşum insanları ah yüreğimin yıkıntılarından!
Artık ne hatırlamak, ne hatırlatmak!
Ne duymak, ne duyurmak, ne de görmek istemiyorum!
Soran olursa ben artık, çocukluğumdan kalma
Tek kare incecik dilimli üzümlü keki de artık sevmiyorum.
Ama insanları özlüyorum hala, ömrümün içini bilmeyen insanları!
Mesela, bir hafta sonu akşamındaki İstiklal Caddesi insanlarını,
Misal bir bahar akşamı, salacaktan Kız Kulesine bakıp,
Karşıdan karşıya geçer gibi sevmeyi, denemek isteyen,
Oraya kadar…
Sadece tavanındaki Piri Reis haritasını görmeye giden insanları!
Cemre.Y.

Bu Sefer

...Bu Sefer...
Nicedir gri bir şehrin,
Hep aynı renk
Kalın ve yüksek duvarlarından
Kıpkırmızı yürek sızılarımı yolluyordum geleceğime!
Hani ne vakit benden bir gidenim olsa
Bir daha dönmezdi ya buralara...
Bu sefer öyle olmadı işte!
Geleceğim,
Geçmişimle yüzleşti.
Çok şükür bu sefer,
Gidenler'imin hepsi geri geldi.
Kalbimde kelebek kanatları süzülüyor şimdi.
Şimdilik, çok şükür hepsi geldi ya!
Fakat...
İçlerinden biriyle göz göze gelmeye hazır değilim daha.
Kim bilir bu sefer...
Bana nasıl bakacak katarakta doğru yol alan o yaşlı gözleri.
Sonunda buldu mu acaba kendi cennetinin izlerini?
Cemre.Y.

28 Ocak 2019 Pazartesi

Koku

...Koku...
Teninin, terinin kokusundan tanıyacağım onu.
Usulca koyacağım yorgun başımı omuzuna.
Gözlerime mil çekilmiş gibi,
Ondan başkasını görmeyeceğim rüyalarımda bile.
Yüreğinin atışından tanıyacağım onu.
Usulca sarılacağım göğsüme bastıra bastıra.
Cemre.Y.

27 Ocak 2019 Pazar

Çok Yoruldum

…Çok Yoruldum…
Artık hiç kimseyi…
Hiçbir şeyi beklemediği zaman duruluyor insan.
Sıfır insan,
Sıfır beklenti,
Sıfır hayal kırıklığı.
Her şey gerçekten güzel de
Ah şu geceler olmasa!
Şurada bir sancı var...
Sol göğsümün altında,
Hani çocukluğumda olsa,
Rahmetli annem öpeyim de geçsin derdi ya,
Artık ne ben küçük bir kız çocuğuyum
Ne de bir annem var!
Zaman acımasızca çeviriyor çarklarını
Ve ben kimsesizlikten de çok yoruldum.
Cemre.Y.

Geldin Mi?

…Geldin Mi?...
Hüma hanım ile Mahur bey eski bir radyo frekansında buluştular.
Yine yanık bir hüzzam kalmış masada.
Kol düğmelerine gerek kalmamış bir sevdanın en ayrıntısında.
Kırık kalpler durağında artık bekleyen kalmamış,
Kalmışsa da hiç uğramadım, acizlik kadar da zavallılığıma!
Avaz avaz bağıra çağıra haykırdım, yazdım evet de!
Hiçbir zaman diliminde kendime acımak aklıma gelmedi.
Seviyorum ben kendimi.
Hem de her yoksulluğuma,
Hem de her yoksunluğuma rağmen.
Öyle şarkıdaki gibi bitmiyor her şey…
Ne "O mahur beste çalar Müjganla ben ağlaşırız!"
Ne de "İki küçük, kol düğmesi…"buluşamadı birbirleriyle.
Geldin mi?
E hoş geldin efendim!
Sorgulamayacağım bundan gayrı!
Kim, kime geç kalmış,
Kim, kime erken!
Geldin mi?
E hoş geldin efendim!
Ama, sen bana bir, kal be!
Cemre.Y.

26 Ocak 2019 Cumartesi

Karşılaştığımızda

...Karşılaştığımızda...
Mutluluğu, nerede görsem tanırım!
O kadar çok hayalimdi ki.
Karşılaştığımızda, hiç yabancılık çekmeyiz merak etme!
Gözleri gözlerimin ışığında yansıdığı anda...
Daha da şiir yazmam gayrı, siz hiç mutlu şiir, gördünüz mü?
Cemre.Y.

Kurutulmuş Güller

...Kurutulmuş Güller...
Sevenle sevilenin üçüncü şahıslarca aldatıldığı bu dünyada,
Kurutulmuş güllerle, papatyalar biriktiriyordum kitap aralarında.
Ne vakit bir dost eline ihtiyaç duysam,
Ne zaman sıcacık bir yüreğe hasret kalsam.
Açarım ömür kitabımın kapağını,
Usul usul okurum yazdığım şiirlerimi.
Arada bir elim gider kurumuş güllere, papatyalara ama
Zaten yeterince yıpranmışlar toz olmasından korkarım.
Cemre.Y.

25 Ocak 2019 Cuma

Ömrümün Son Çeyreği

...Ömrümün Son Çeyreği...
Gelmeyecek belli.
Daha ne kadar yaşayacağım tanrım diye diye
Geçti gitti emsal biçilen ömrümün yarısından çoğu.
Şimdilerde ömrümün son çeyreğindeyim ey hayat!
Artık yoruldum beklemekten,
Yüzüm, gözüm, ellerim,
İlle de yüreğim talan edilerek terk edilmiş yangın yeri.
Gelmeyecek belli.
Vuslata dair bütün mektuplarım,
Adresini bulamayan şiirlerimin posta kutusunda şimdi.
Gelmeyecek belli.
Gelseydi şimdiye kadar gelirdi.
Kırgın gözlerin son umut kırıntılarıyla,
Buğulu pencerelerden bakıp durmanın anlamı da bitti.
Eskisi kadar sabrım da, gücüm de, hayalim de kalmadı ki.
Zaten misal biçilen ömrüme kalan vakit, ömrümün son çeyreği.
Artık gidelim mi?
Cemre.Y.

24 Ocak 2019 Perşembe

Cuma Namazı

...Cuma Namazı...
Yarın cuma namazını kaçırmayacaksın misal!
Dualar edeceksin bizi yaratanımıza, zahirin ve de ahirin için.
Üstelik de en cennetlik camide kılacaksın ya o namazı!
Kendince nur-u pak… apak olacakmışsın da tek mesele benmişim.
Hani bu dünyada güçlülerin dünyasına göre kurulmuş ya mizan!
Hani kazık da çakamıyoruz bu dünya ya, hepimiz öleceğiz!
Hani, "Kul hakkıyla gelmeyin demiş ya yaradan, ben seni de affettim!
Lakin gözümün ve içinden akan yaşların şahitliğine karışamam,
Zira sebeplerimin en başı sensin!"
Cemre.Y.

Siz Hiç, Hiç Kimsesiz Kalmadınız Ki

...Siz Hiç, Hiç Kimsesiz Kalmadınız Ki...
Siz...
İnsanın ezilince,
Üzülünce,
Kırılınca, başını yaslayıp doyasıya ağlayabileceği bir omuz...
Siz...
İnsanın çaresizlik hissettiğinde
Sırtını güvenle yaslayabileceği birinin olmaması ne demek bilir misiniz?
Sabahında güne umutla başlamışken,
Aynı günün akşamında,
Gözünüzün tuzlu yaşını yudumlamak ne demek bilir misiniz?
Bilemezsiniz!
Siz hiç...
Siz hiç, hiç kimsesiz kalmadınız ki,
Nereden bileceksiniz?
Ne de olsa hayat denen bu anlamsız ömür,
Hep bana üvey evlat muamelesi görüyor!
Cemre.Y.

23 Ocak 2019 Çarşamba

Yorgun Kırgınlıklardan Geçiyorum Sevdiğim

...Yorgun Kırgınlıklardan Geçiyorum Sevdiğim...
Yorgun kırgınlıklarda geçiyorum sevdiğim,
Sana kavuşmama az daha dünya yılım kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Sen de okuyacaksın.
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın.
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Hoş...
Sen kimsin onu bile bilemiyorum ki,
Bu dünyaya uyarlanmış beynimle!
Varlığından eminim!
Ama kim'sin o kesin değil işte!
Bence sen beni bul, bu saatten sonra.
Artık bize göre saat, vakit, ne demekse!
Şimdilerde...
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim...
Bu dünyaya ait zamanıma,
Gelecek mektupları bırakmaktayım.
Ey insan oğulları, ey ki insan evlatları!
Ben...
Hiç kimsenin...
Kurduğu aynı hayalin hayaleti olamadım!
Aynı oyunların girdabında savrulamadım bir türlü,
Beceremedim ben, insan bile olamayan o, milyonlarca siz'le,
Aynı kafesin içinde yoğrulmayı!
Ve de...
Türlü yalan dolanlarla elde ettiğiniz sanal sevinçlerle,
Gerçek olduğuna inandığınız o, mutluculuk oyunlarınızı oynamayı.
Pişman mıyım?
Asla!
Zira hangi kimliğinize bürünsem,
Aynaya bakan yüzüm ben olmayacaktı.
Olamadı.
Benim savaşım...
Bir dünya dolusu,
Kafesi hayallerce süslü insan maskesiyle değil!
Benim hesabım...
Sadece...
Kendimle ve de beni buraya sorgusuz gönderen
13.gezegenimin sahibiyle!
Çünkü biz...
Birkaç silüet...
İlk'in cezalısı bir dünyalı sanıyorduk kendimizi!
İlk...
Cennet'ti.
İkincisi genlerimizin suçlu oluşu sebebiyle,
Kovulduğumuz dünya!
Ama burası benim dünyam değil!
Çünkü asla anlamlandıramıyorum,
Size ait bu dünyaya neden sınav için geldiğimi!
Çok ama çok eminim ki ben...
Cehennemi hak edecek tek bir günah işlemedim!
Yaradan ki!
Beni ilk adam'a Adem'e meyl ettirip,
Meğerki,
"Ol!" emredip,
Beni de, ben oldurmaya üşenip ki,
Onun kaburga kemiğinden yaratmış madem,
Ulan!
Sormazlar mı insan oğlu/kızına!
Bir Adem,
Bir sen varsın, bir de Havva ana!
Şeytan senin neyine?
Ki...
Yaradan'ın "Ol!" deyince...
Hani yarattığı o şeytan'ı da yok edebilme hükmü var!
Neyse...
Benim savaşım...
Bir dünya dolusu,
Kafesi hayallerce süslü insan maskesiyle değil!
Benim hesabım...
Sadece...
Kendimle ve de beni buraya sorgusuz gönderen
13.gezegenimin sahibiyle!
Çünkü biz...
Birkaç silüet...
İlk'in cezalısı bir dünyalı sanıyorduk kendimizi!
İlk...
Cennet'ti.
İkincisi genlerimizin suçlu oluşu sebebiyle,
Kovulduğumuz dünya!
Ama burası benim dünyam değil!
Hele ki daha ölürsem mekanım cennet olacak diye,
Kur-an'ı Kerimde yazılı yaşım olan,
Günahsız cennet olan o yaşımda.
Daha altı yaşımda!
Kurtulmak için direndim de,
Bütün ömrüm boyunca kurtuldum diye miydi?
Bunca bela!
O yaşımda...
Bağırsak yırtılmasından ölemediğim için mi yani,
Bu dünyadaki bunca c/eza'm!
Yoksa!
Ömrüme dahil olanların kaderi cehennem olsun diye,
Neden onların ömrüne alet ve de dahil olan ben olaydım ki?
Misal onlardan biri,
Şimdi umrede!
Mekke'n, Medine'n arası af diliyor,
Bir tilkiyi...
Sırf aç kalmış da...
Tavuklarınından birkaçını yemiş diye,
Ağaca asıp,
Derisini diri diri soyup,
Öylece,
Çırılçıplak salıvermişliğinden!
Sonra, sonra sıra gelecek bendeki günah meyillerine daha!
Kabul mü?
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim...
Sana kavuşmama az daha dünya yılı kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın!
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Hoş...
Sen kimsin onu bile bilemiyorum ki,
Bu dünyaya uyarlanmış beynimle!
Varlığından eminim ama kim'sin o kesin değil işte!
Bence sen beni bul bu saatten sonra.
Artık bize göre saat, vakit, ne demekse!
Yıllar boyunca saçlarımın kesimiyle uğraştım
Ve yıllar boyunca da rengiyle!
Yıllar boyunca gözlerimin rengiyle uğraştım
Ve de yıllar boyunca da kapaklarındaki far renkleriyle!
Öyle farklı bakabilirim sanıyordum bütün aynalara.
Ama ne yapsam ne etsem değişmiyordu,
Her sabah aynaya gülümserken dahi baksam,
İçindeki o kız çocuğunun kırılgan kanatları aynıydı hep!
Ben...
Bendim işte...
Bu saatten sonra da değiştiremem!
Sizi...
Boğazıma bir yumru tıkandı şu an ama...
Evet...
Sizi...
Hepinizi...
Ait olduğunuz dünya normlarınızdaki kafesinize koyuyorum,
Ve ben gidiyorum toptan.
Affediyorum!
Fakat!
Siz de affedin beni lütfen!
Size dair değilim ben.
Yorgun kırgınlıklardan geçiyorum sevdiğim,
Sana kavuşmama az daha dünya yılım kaldı.
Şimdilerde...
Bu dünyaya ait zamanıma gelecek mektupları bırakmaktayım.
Okuyacaklar merak etme!
Sen de okuyacaksın.
Bugün değilse de sonra!
Kesin, okuyacaklar!
Sen de okuyacaksın.
Sana kavuştuğum an olur kim bilir?
Delikli fötr şapkalarını önlerine koyup,
Düşünce çakıllarını çalıştırırlar mı, onu bilemem işte!
Ama...
Hangi dünyada olursa olsun,
Geçmiş ise madem!
Geçmiştir be!
Bulmak istersen, beni bul!
Ve sakın kaybolma bir yere!
Yeter be!
Cemre.Y.

22 Ocak 2019 Salı

Küpe Çiçeği

...Küpe Çiçeği...
Rahmetli anam, çok severdi küpe çiçeklerini,
Bir de, hiç mi hiç kokusu olmamasına rağmen,
Pencere kenarlarına özenle yerleştirip,
Öpe koklaya, zambak kokulu çağrışımlarla,
Yasemin kokularını andıran koklamaları vardı,
Menekşeleri, petunyaları, ortancalarını.
Ne çok kıskanırdım onları!
Beni hiç öyle, bir kere olsun, öpe koklaya, sevmedi diye!
Ben menekşelerin hiç kokmadığını,
Rahmetli anam, rahmetli olduktan,
Haftalar sonra öğrendim misal!
Annem öleli aylar olmuş,
Menekşelerin...
Taç yaprakları solmaya meyl etmişken öğrendim.
Kökü solan'ın yaprağına,
Geç kalınmış suyun yetmeyeceğini de öğrenmiştim o gün.
Ben...
Şanslıydım bütün annemin sevdiği o çiçeklerden!
Rahmetli anam, şanslıydı bütün o bensiz mevsimlerinden.
En son...
Beni/bizi...
Benden sonraki kardeşimle beni..
İçine çeke çeke koklayarak gitmişti.
Biz, farkında olmadan o gün öğrenmiştik ilk defa!
Meğer,
Birimiz menekşe,
Diğerimiz sardunya'y mışız!
Aralara konuvermiş pembeli mutlu sonlar'lı hayaller lakin...
Sonları, küpe çiçeği olmuş, sonraları gözyaşı çiçeği...
Yani ya ot olmuş, ya sap!
Ya da üçüncü kardeşe birer yasak'a geçici iktisap!
Kıssadan hisse...
Hayat, hep birer dakikalık girdap!
Affediyorum!
Cemre.Y.

Aşk

…Aşk…
O uyurken nefesini dinlemek,
Yüzündeki masum çocuğu seyretmek,
Dokunmak isterken…
Sırf uykusu bölünmesin diye dokunmamaktır aşk!
Cemre.Y.

21 Ocak 2019 Pazartesi

Ansızın


…Ansızın…
Ansızın,
Aşk'a sızmalı mesela yeniden.
Sen…
Tam da…
Vazgeçmelerin ramağındayken.
Hiçbir şeyden…
Haberi bile yokken!
Ansızın...
Sızı sızı sızmalı,
Ruhuna ruhuna, en derinine.
Cemre.Y.

20 Ocak 2019 Pazar

Sahi Senin Cennetin Neredeydi Sevdiğim?

...Sahi, Senin Cennetin, Neredeydi Sevdiğim?...
Bana sorsan...
Cennet...
Seninle bir bütün olduğum anların tümüydü,
Bana sorsan cennet!
Teninin, terinin kokusunu aldığım her andı.
Bana sorsan...
Bunca cehennem geçmişken insanlığımdan,
Cennet...
Senin dudaklarından nefes almaktı.
Şimdi ne sen aynı sensin...
Ne de ben aynı ben!
Siyah beyaz...
Yeşilçam filmi izler gibi bakıyorum geçmişime.
Araf'ta bir yerdeyim.
Sahi...
Sormayı unutmuşum biz, bizi yaşarken,
Sahi, senin cennetin, neredeydi sevdiğim?
Mutlu musun şimdi bari, kendine seçtiğin o...
Pişmanlıklarla dolu cehennem kızıllığında!
"Her şeye rağmen!" diye bir şey var bilir misin?
Ben'im o!
Her şeye rağmen...
Hiç pişman olmadım yaşamaktan!
Sahi, senin cennetin, neredeydi sevdiceğim?
Öldün mü yoksa hala cehennemde misin!
Oysa ben seni de...
Çoktan affettim!
Sahi, bayım!
Sormayı unuttum!
Sahici adınız neydi?
En azından şimdi mutlu musunuz!
Sahi, senin cennetin, neredeydi, sevdiğim?
Cemre.Y.

Bahar Kırıntıları

...Bahar Kırıntıları...
Bahar kırıntıları yollayacağım sabahlarına,
Kır çiçekleri gibi kokacak her yanın.
Yumuşacık bir rüzgar yollayacağım kulaklarına,
Güneşli bir yaz yağmuru gibi
Tam da özlediğimiz anda seni bana getirecek.
Cemre.Y.

19 Ocak 2019 Cumartesi

Farkında Olmadan



...Farkında Olmadan...
Sol'unuza…
Çok abanmayın!
Zira orada... 
Sadece atan bir kalp değil de,
Ha bire kırılıp duran bir yürek var?
Farkında olmadan...
Bir de siz kırmayın!
İşte tam da...
Bu sebeple...
Yalnızlıktan... 
Bunca yakınırken sen!
Hep...
Sağ yanın üşür!
Çünkü, farkında olmadan hep sağ'dan ölünür.
Farkında olmadan,
Hücre hücre bölünürsün hem de!
Öldürmeyin kalbinizi ve de yüreğinizi!
Cemre.Y.

Sevdiceğim

...Sevdiceğim...
Saçlarına yıldızlar düşmüş sevdiceğim,
Sakallarının ucuna dolunay!
Kim bilir rüyalarında kimler misafir şimdi ki,
Gülümsüyorsun kendi kendine.
Benimse elimden dökülmekte yıldız tozları.
Oysa daha, sana ne çok şiir söyleyecektim.
Sen uyurken o güzelim kirpiklerine.
Gelseydin.
Sevseydin.
Kalsaydın bende ve de benimle!
Ah benim sevdiceğim!
Ben ne zaman...
Şu kabuslu yalnızlık zırhından soyunacağım?
Ne zaman, ihtimalinden dahi cayacaktım ki,
Yeni hayatlara soyunup, döküneydim?
Ah benim sevdiceğim!
Sen ne zaman, uyurken bile beni seveceksin?
Oysa sana dair'li, daha ne çok şiir biriktirmiştim.
Cemre.Y.

Günaydın

...Günaydın...
Günaydın, koynunda gülümsemeler uyuttuğum.
Günaydın, kollarında en güzel rüyaları uyuttuğum.
Günaydın, günüm, güneşim, güzel günlerim.
Günaydın, sevdiğim, sevgilim, sevdiceğim.
Cemre.Y.

18 Ocak 2019 Cuma

Hiç Yoktan

...Hiç Yoktan...
Ömrüme hayli uzunca gelen,
Kış yorgunu ömürlerimden sonra...
Şimdi tam da zemheri ayazlı,
Kara kış olması gereken mevsimdeyiz ya!
Hiç yoktan bahar rüzgarları esti bugün,
Yumuşacık güneş telleri kondurdu saçlarıma.
Hiç yoktan termometreler,
Mevsim normallerinin üstünde ısındı.
Hiç yoktan...
Akşamın bu saatinde,
Sokağımda oynaşan mutlu çocuk cıvıltıları doldu.
Ömrüme...
Daha kaç salisem kaldı bilmiyorum ama,
Yarısını çoktan geçtim kesin!
Şimdi tam da zemheri ayazlı,
Kara kış olması gereken mevsimdeyiz ya!
Hiç yoktan...
Zemheri'siz, yağmursuz, pus'suz, gri'siz bir gündü bugün!
Hiç yoktan...
Göğe baktım umutla, hem de çok uzun zamanlar sonra!
Hiç yoktan...
Nereye gittiği, nereden geldiği belirsiz bir uçağın,
Kanatları yarıyordu göğün mavisini,
Hem de bembeyaz bulutlu umutlarıyla.
Yüreğim "Sev Gitsin!" demedi bu sefer ilk defa!
Yüreğim...
"Sev, kalsın!" dedi hiç yoktan.
Öptüm yavrumun mevsimsiz lalelerinin bütün kanatlarından,
"Yaşıyorum lan!" dedim.
"Yaşıyorum, ölmedim daha,
Sev...
Kalsın."
Cemre.Y.

17 Ocak 2019 Perşembe

Kırılgan Şiirler

...Kırılgan Şiirler...
Elimde eskimeye yüz tutmuş mısralarım çoğaldıkça,
Heceleri aynı olmasa dahi zemheri, hep aynı zemheriyse,
Gecenin ayazı, hep aynı, ayazsa,
Üstelik mevsimi fark etmeden!
Yalancı bahar rüzgarları aynı ritüelde seyrediyor,
Denizin mehtabı aynı duyguları hissettiriyorsa,
Aşık bir kalbe ve yahut melankolik bir yüreğe!
Ne fark eder ki,
Ocak on yedi, yıl, iki bin on dokuz ise.
Ömrün her yanı...
Kırılgan şiirler işte ve üstelik...
Maya takvimine göre de kıyamet de çoktan kopmuş olmalıydı zira!
Buğulu camlardan,
Ufkunu göremediğim geleceğime bakmaktan sıkıldım.
Kelimelerimin dilinin rengini değiştirmeye karar verdim.
To be continued!
Cemre.Y.

16 Ocak 2019 Çarşamba

Olmaz Mı


…Olmaz Mı?...
Benim hangi ömrüm yarım kalmamış ki bayım!
Hangi ömrümü seçsem, diğer yanım yarım.
İşte tam da bu sebeple...
Ben geçmişi, bi unutayım. 
Bugün var elimde bitmeden daha!
Ha bir de şu an.
Olmaz mı?
Cemre.Y.

Kristal Yürekler

...Kristal Yürekler...
Sahi mi...
Şimdi mi nasılım?
Epeydir can kırıklarımdan oluşan, sırlı ayna parçalarından,
Kırılgan ciğer yontularından oluşan,
Kristal yürekler dolusu,
Güneş ışıltılarını topluyorum dünyadan.
Hiç üşenmeden de,
Her birine mütebessim eyliyorum.
Eski şiirlerimi yeni güneşe seriyor,
Sağlam kalan canlarımı topluyorum hayattan.
Antika Zetina marka bir dikiş makinesinin
Hayal kahvesinden yudumlayıp, Chopin'in open no:9 u eşliğinde,
Ömrüme yeni şiirli yamalar dikiyorum.
Epeydir yüreğimde kimseler mesken tutamıyor,
Kırk canlarımı toplarken bu dünyadan,
Yeni yaralarımın kan kokusu olmasın istiyorum kırk yamalı ömür bohçamda.
Cemre.Y.

15 Ocak 2019 Salı

Anadan Üryan Yalnızlıklar

...Anadan Üryan Yalnızlıklar...
Anadan üryan yalnızlıklarım oldu benim.
Her biri yoğun yürek sancılı dönemlerimdi üstelik!
Zemheri ayazlı bahar gecelerindeydi çoğu.
Ya sesim çıkamasaydı,
O esrik ruhunu şeytana satmış canavarlar,
Makduliyetlerime meçhuliyetler yüklemeye çalışırlarken!
Anadan üryan kimsesizliklerim oldu benim.
Her biri yoğun terk edilmişlikli dönemlerimdi üstelik!
Saba rüzgarlı kış gecelerindeydi çoğu.
Peki ya yazamasaydım?
Uzun şiirlerimin giyotinli cümle aralarında
Harf harf doğrayamasaydım,
Ömrümün ayrık otlarını.
Şimdi hallerim nice olurdu kim bilir!
Anadan üryan sahipsizliklerim oldu benim.
Her biri yoğun ruhsal acılı dönemlerimdi üstelik!
Artmaya çabaladıkça yetememezliklerim,
Pes etmemeye inat ede ede...
En vazgeçemem sandıklarımdan cayışlarım!
Peki ya yazamasaydım?
Uzun şiirlerimin vuslata dair umutlu salıncaklarında,
Mısra mısra her yeni güne yeni hayaller sallandıramasaydım?
Ben hiç kimsemi öldürmeye kıyamadım bayım!
Ama siz, teker teker intihar edip bunu başarabilirsiniz!
Yeterince emin değilseniz,
Vicdanlarınızın aynalarına son bir kez daha bakın!
Yemin ederim,
Haklarımı son çığlığıma kadar, hepinize helal edeceğim.
Piç'likten, hiç'likten kurtardığım ömrümün ayrık otlarını,
Size söz, kurutup, anız otu diye yakacağım bütün yalnızlıklarımı.
Bir daha da şiir yazmayacağım!
Birkaç fırça alırım, bir tuval, palet vs.
Bir de ihtiyar yüreğime, yorgun yaşımı sallayacak bir sahil kenarı!
Cemre.Y.

14 Ocak 2019 Pazartesi

Ayna

...Ayna...
Sen şimdi gidiyorsun ya,
Gittiğin yerlerin her şafağında aynaya iyice bak e mi?
Affetmiş miyim yeterince seni!
Gözlerinin gençlik halleri hatırlıyor mu o günleri,
Yoksa kendi yalanına inandın mı çoktan beridir.
Sen şimdi gidiyorsun ya,
Gittiğin yerlerin her akşamının sonunda aynaya iyice bak e mi?
Affetmiş miyim yeterince seni!
Vicdanının gençlik halleri hatırlıyor mu o günleri,
Yoksa kendi yalanına inandın mı çoktan beridir.
Baktığın aynalar da, her şeyi unuttuğundan emin mi?
Cemre.Y.

13 Ocak 2019 Pazar

Dua

...Dua...
Ey benim gönlümü yüreğimden,
Yüreğimi, ciğerimden önce gören'im!
Altı yaşımdan beridir sana onca kırılganlıklarıma rağmen,
Sana böyle avuç içi kanatlar çırpınmaktayım lakin.
Yoruldu yüreğim seni bana dair'li sanmalarımdan!
Sen...
Beni bıraktın...
Altı yaşıma meyl eden onu huzuruna tecelli edeceksin madem!
Ar'ımı, yüz'ümü, kendime dair bütün olasılıklarını silerim içimden!
Seni de silerim.
Buyurun, geri dönüşümlü şeytan taşlarını saplayın kaderlerinize!
Buyurun, neresinden isterseniz orasından affettiriniz kendilerinizi!
Bana sorsanız, o kadar harcayacak param olsa!
O kadar param olsaydı,
Köy okullarına yardım edip,
Köy çocuklarına çizmeler giydirirdim.
Hiç yoktan...
Evladımı, hiç kimseye el açtırmadan okuturdum!
Cemre.Y.

Şurada Bir Yalnızlık Var

...Şurada Bir Yalnızlık Var...
İçimin kırılgan kanatları ezildikçe daha çok hissizleştim sanırım.
Artık katlanamaz oldum gereksiz hırsların girdabında boğulmaya.
Kaderim baştan kadersiz yazılmış ya!
Gelen geçen yüreğime bir çizik daha eklemeye meylediyor.
Bilmiyorlar oysa!
Hiç kimsenin lüzumsuz kalabalığına ihtiyacım yok benim.
Şurada bir yalnızlık var,
Tam sağ elimin altındaki kalbimin atışlarının arasında.
Bu saatten sonra da elimi çekmeye hiç niyetim yok!
"Ben seni güzel severim." diyen kim varsa söverek gidiyor nasıl olsa.
Cemre.Y.

12 Ocak 2019 Cumartesi

Virgül

…Virgül…
Kelimelerin kifayetsiz kaldığı zamanlar vardır hani,
Susmalar da yetersiz bakiye verince,
Bütün işaretler girer devreye.
Önce noktalar sıralanır, sonra soru işaretleri gelir,
Kaldığımız yerden virgüle çevirebilirsek hayatı.
Sevdiğimiz yerden severiz, bu sefer "Biz" oluruz belki!
Cemre.Y.

11 Ocak 2019 Cuma

Gecenin Ayazı


…Gecenin Ayazı…
Gecenin ayazında beni kendine pervane eden şahsiyet,
Senin de devrin geçecek bir gün.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...