26 Ekim 2017 Perşembe

Heves Denilen Şeyler

…Heves Denilen Şeyler…
Heves denilen şeyler,
Denizin kumu misali gelip geçtiğinde,
Onurun duruyorsa yerinde, kale gibi dimdik!
Vazgeçtim dediğin her şeye değmiştir.
Cemre.Y.

Rüya

...Rüya...
Öyle güzel bir rüyasın ki sevdiğim,
Seni yaşamak,
Kendi cennetimi yaşamak demek.
Gitmek istesem de,
Gidemiyorum senden.
Keşkelerle yaşamaktansa,
Sensizliğe uyanmak
Şimdilik boşverdim,
Olması gerekenlere,
Olmayanlara,
Olamayanlara...
Sende benimle
Aynı rüyanın içinde,
Yaşadığın müddetçe
Kalacağım yanında.
Cemre.Y.

25 Ekim 2017 Çarşamba

Ant İçerim


…Ant İçerim…
Ruhunuza doğru, ruhunu öpe öpe!
Yanık birer meteor hızıyla akan bir adamı
Geleceği düşleyerek, geleceğinizden uzak tutmak için
Geçmişinizden en az,
İki doğruyu söyleyin yeter!
Hiç yalan söyleyemeyen biri olarak,
Bütün kimliksiz isimlerime, içimdeki adım gibi ant içerim!
Cemre.Y.

Bir Düşün Bence

...Bir Düşün Bence...
Ruhun ruhuma göz koymuş
Kim bilir kalubeladan beridir.
Bütün savaşlarım bitince benim...
Ricada bulunmuş gök tanrılarından.
Eros ise hala,
Zamane şipşakçıları gibi,
Günü birlik oklarını ona buna saplarken,
Kadın çok korkuyormuş kendinden
Ve senden
Ya yine bu da Eros'un bir oyunuysa?
Oysa yüzyıllar öncesinden
Sunaklara adamıştı katıksız sevdayı...
Nereden bileyim ki o sen miydin?
Ab-ı hayatıma
Ateş mi, yoksa, su muydun?
Dudaklarımsa arsız yaramaz bir çocuk!
Bakma sen onlara.
Biber süreceğim kenarlarına!
Bir daha öpülemesinler diye.
Oysa ben bir Zümrüdüanka
Sen ki bencileyin...
Küllerinden...
Hep yeniden...
Doğabilir misin!
Bir düşün bence...
Cemre.Y.

Ruhumun Ayak Sesleri

...Ruhumun Ayak Sesleri...
Ruhumun ayak sesleri
Gittikçe kısılıyor anne!
O sesler çığlıklar atarak sustukça,
Yüreğimin rengi de, ritmi de
Yetişmiyor artık nefesime!
Heyecanlarım,
Artık çarpışan arabaların
Burun buruna gelmesinden,
O sevdalandığım sevgiliye
İlk sarılış ya da öpüşten,
Yosun gözlümün
Saçlarının,
Güneş ışıltılarından bile ibaret değiller.
Heyecanlarım,
Artık,
Sadece,
Senin,
Hayata çırpınışlarından ibaret!
Ruhumun ayak sesleri,
Gittikçe kısılıyor anne!
Hani benden alıp,
Sana katabilseler ömrümü.
Hem zaten sabrım bile
Bencil bir hırçınlıkla ölmek istiyor bugünlerde.
Cemre.Y.

Ruhum Toparla Beni!

...Ruhum Toparla Beni!...
Ruhum...
Toparla beni...
Özür ise dilerim senden!
Kim bilir kaç kere
Etmez ve anlamazlarıma diledim!
Ama olsun be ruhum!
Sana bu sefer sana
Çok ihtiyacım var!
Gözleri hem çok seviyordu
Hem milyonlarca ölü kelebek!
Dayanamam!
Cemre.Y.

Hiç Yoktan

...Hiç Yoktan...
Hiç yoktan...
Bir tek kare fotoğrafımız çıktı önüme.
Gözlerimiz buluşmuş birbiriyle
Dudaklarımızın buluşmasınaysa ramak kalmış!
Baktım...
Baktım...
Baktım...
Kokusunu özlediğim aklıma geldi,
Hiç yoktan burnumun direği sızladı.
Uyuyordur da şimdi.
Güzel rüyalar da görüyor mudur acaba?
Hala mavi midir düşleri?
Gülümsüyor mudur mesela uykusunda?
Kolunu atıyor mudur bana sarıldığı tarafa?
Neyse ki sadece...
Özledim diyebileciğim kadar uzaklıkta.
Ama bir o kadar da,
Dün kadar uzağımda.
Cemre.Y.

Peki

...Peki...
Güne gülümsemesinin içinde saklı,
“Keşke" ler den arınmış,
“Belki” ye sarınmış,
O tek umuduyla gözlerini açtı kadın.
Fırladı yatağından,
Yorganı bile şaştı bu telaşına!
Penceresinin kenarına yerleşip,
Perdelerini kaldırdı.
Daha yüzünü bile yıkamamıştı,
Daha çayını bile koymamıştı.
Vakit ya çok geç,
Ya da çok erkendi…
Ama ayrılığın hiç zamanı değildi!
Oysa “Ayrılık” hala durduğu yerdeydi.
Dudağının kenarındaki
Buruk tebessümlerinde,
Ancak görünen o tek gamzesine
Sessiz bir “Peki” yerleştiriverdi,
Bugün yüzünü yıkamasına gerek yoktu.
Gözleri yapacaktı nasılsa o işi…
Çaydanlığa su koydu,
Ocağın altını yaktı,
Çaydanlığı ocağa koydu,
Son kez mutfağının penceresinden
Uzaklara...
Çok uzaklara baktı.
Yüreğindeki iki kişinin
Ruhu çoktan anlamıştı,
Usulca kalktılar yerlerinden
İki küskün çocuk gibi,
Artık gitmek zamanıydı.
“O” ve “O”
El ele tutuşup,
Boyunlarını, suçsuzluklarına büküp,
Susarak,
Çayın buharına karışıverdiler.
Kadın arkalarından bakmadı bile bu sefer.
Vazgeçti çay içmekten!
Her zaman, sadece,
Sade kahveyi tercih ettiği halde,
Orta şekerli, bol köpüklü,
İki Türk Kahvesi yaptı kendine!
Buruk tebessümlerinde
Ancak görünen o tek gamzesinde sakladığı,
O tek ve son kelimeyle içti o iki kahveyi de.
“Peki!” dedi, yutkundu.
Nasılsa, başkaca,
Çok eski bir “Peki” daha yatıyordu orada!
Şimdi yine aynı mezardayız üçümüz!
Üçüncüler sana ve bana göre değişse de
Vakit de, hesap da tamam.
Bu sefer, herkes,
Kendi yalnızlığının mezarlarına,
Ey hayat,
Bir daha çıkarma sakın karşıma,
Sevda denen o yangınla,
Biz az önce ödeştik bence!
Cemre.Y.

Olamaz


...Olamaz...
Yaşayan şiirlerim var benim 
Sadece bir tek romana sığmaz,
Adı yüzünden seri serüven de olamaz. 
Hangi sabit aşk,
Seri serüven olabilir'liğindedir ki
O kadar uzun sürebilse de zaten
Adı aşk olamaz.
Cemre.Y.

Platonik Aşk

...Platonik Aşk...
En güzeli platoniğidir aşkın, 
Hayallerin kadar büyütürsün yüreğinde 
Ve hiçbir zaman seni, 
Senin istediğinden fazla üzemez...
Ve asla, 
Yaşadığın ya da 
Yaşamaya çalıştığın aşk kadar küçülmez, 
Azaltamaz sevdanı... 
Bir teni, bir kalbi, 
Bir bedeni varsa o aşkın ve hele ki sen 
"Var" sanıyorsan koskoca bir yalanı...
Hayallerinin suya düştüğü kadar 
Küçülür gözünde ve kalmaz geriye 
Aslında hiçbir şey.
Çünkü her şey ve herkes, 
Senin değer verdiğin kadar
"Çok" değildir hiçbir zaman.
Cemre.Y.

Papatyalar

...Papatyalar....
Papatyalar biriktiriyorum ömrüme
Eski şiirlerimi birinci el Güneş'e satıp
Yerine yeni baharda çıkacak
Papatyalar alıyorum.
Hani uzayacak ya saçlarım o vakte kadar
Bana ne!
Ekim’le Nisan ayazından,
Yaz gelecek yine ömrüme ve ben
Belik belik seni öreceğim içine
Sen papatyam olduğunu bilmeyeceksin bile.
Cemre.Y.

Papatya Falı

...Papatya Falı...
Papatya falı gibidir aşk
"Seviyor" la başlarsan,
"Sevmiyor" çıkar.
"Sevmiyor" la başlarsan,
"Seviyor" çıkar.
Senden çok sevsin istiyorsan
Önce o sevecek!
Kuralları biliyorum da...
Dedim ya
Ben aşkın oyunlu halini sevemedim
Ki kuralına göre oynayayım...
Oyunsuz, kuralsız seviyorum ben.
Cemre.Y.

24 Ekim 2017 Salı

Özümsemiş'im Ben Seni

...Özümsemiş'im Ben Seni...
Sana dair hiçbir an'ısı olmayan
Kendi mutfak dolabımda bile
Bir fincan kahvemi yapacağım zaman
Yıllardır alışık olduğum üzere
En sağdan değil de
Sadece birkaç kere en soldan açtığım gibi
En solumdan açıyorsam o dolap kapağını
Kusuruma bakma be sevgili
Ne haddime ise artık,
Kendimden bile çabuk özümsemiş'im ben seni!
Cemre.Y.

Yine Kirpiğimden Sen Düştün

...Yine Kirpiğimden Sen Düştün...
Yine kirpiğimden sen düştün,
Yanaklarım sırılsıklam sensizlik doldu sevdiğim!
Meğer sesinin tek tınısıymış
Kanımı damarımda çağlatan.
Sana dokunmadan geçtiğim günlerde,
Her neye dokunduysam ben değildim.
Ellerim değildi senden,
Başka her ne ise, ona dokunan!
Meğer senin kokunmuş bana,
Başka bütün her şeyin kokusunu tattıran.
Meğer senin gözlerinin derin bakışıymış,
Bana bütün diğer bütün renkleri sevdiren.
Sensiz kulaksızım, elsizim,
Kolsuzum, burunsuzum, gözsüzüm.
Sensiz ben ruhsuzum sevgilim!
Dedim ya!
Yine kirpiğimden sen düştün,
Yanaklarım sırılsıklam sensizlik doldu sevdiğim!
Cemre.Y.

Neyleyim

...Neyleyim...
Neyleyim orkideleri,
Gülleri, papatyaları neyleyim
Tam kırk yıldır Noel Baba bile
Senede bir gün olsa uğramadıktan sonra
Aşkın heyecan dolu
Her an özlemeli halleri yokmuş neyleyim.
Cemre.Y.

Tango Hayali

…Tango Hayali…
Hayat bize her seferinde
Hiç çalışmadığımız yerden sordu sevgilim
Bu sefer olsun ha bu sefer!
Tangoyu senden öğrenebilecek miyim?
Cemre.Y.

Özlemek Seni

...Özlemek Seni...
Öyle özledim ki sesini...
Bir dilenci gibi yakınına yaklaşıp,
Sen başkalarıyla konuşurken,
Gülüşürken,
Şakalaşırken,
Öylece duymak seni
Nasıl bir şey,
Bir bilsen…
Öyle özledim ki seni…
Bedensiz ruhumla gezinirken,
Saçlarının,
Ilık bir rüzgar savruluşuyla,
Benim olmayan ellerle okşanırken sen,
Güneş bile,
Hani o en sevdiğim
Tellerine saçlarının
Işıltılarıyla dokunurken,
Hatta yanaklarındaki gamzelerinde gezinirken,
Arkadaşlarından birileri yakanı düzeltirken,
Sen bile,
Öylece burnunun ucuna dokunurken,
Fısıltıyla da olsa dokunmak sana
Nasıl bir şey!
Bir bilsen…
Öyle isterdim ki,
Onlardan birinin
Benim olduğumu hissetmeni.
Bugün hiç görmedim ben seni.
Ama yürüdüğün yollarda yürüdüm,
Her gün çıktığın merdivenleri çıktım,
Saçlarının kokusu savrulmuş,
Gülüşün konmuştu duvarlara,
Senmişsin gibi dokundum.
Aynaya bakmışsın,
Ukala bir bakışın asılı kalmış,
Aldım, gözlerime koydum bakışlarını.
Bugün…
Ben,
Seni duydum,
Ben,
Sana,
Yeniden,
Dokundum.
Cemre.Y.

İnci Tanesi

...İnci Tanesi...
Gözlerin diyorum kadın
Her biri
Simsiyah birer inci tanesi...
Cemre.Y.

Öyleyse…Benim Evim Nere?

...Öyleyse...Benim Evim Nere?...
Nicedir, dört duvarım'ın üzerine çatılı
Bir kapı kapanır üzerime,
Nicedir, kalabalıklar arası yalnızlığı
Döşek yaparım kendime,
Nicedir, emanet ederim kollarıma,
Omuz başlarımı, sımsıkı sarıp uyutsun diye.
Nicedir, öyle özgürüm ki kendime
Elimde şişeler dolusu meyler,
Fütursuz girerim içerime!
Nicedir, hanlara uğrarım
Yollar bana düştüğünde!
Gecenin ansızı sarmışken bedenimi
Hiç yoktan,
Herhangi biri!
Çeker elimi tutar uykusunda
Hapseder sımsıkı avuçlarına...
Çeksem uyanacak...
Çekmesem,
Kalbim savrulacak yine
Hiç olmadık yere ona da!
Nicedir, kendimden giderim,
Gittiğimden giderim.
Kaldığımdan da giderim.
Peki ama!
Artık sen benim ömrümde yoksan
Öyleyse benim evim nere?
Cemre.Y.

Affedemiyorum


…Affedemiyorum...
Mutlu değilim...de huzurluyum işte.
Okyanusun tam ortasında haftalar süren
Fırtına ve kasırga sonrası
Sütliman, durgun, sakin…
Beklemedeyim...
Evet ben boğulmadım,
Kendimi kaybettim bazen ama yok olamadım.
Ben nefes almakta zorlanırken sensizlikten
Bir nefese muhtaç olmamayı öğrendim.
Kendimi keşfettim yeniden,
Kendimden çok kimseyi sevmemeyi.
Yüreğimdeki aşkın,
Beni benden alamamasını öğrendim.
Ben, bana kalmalıyım ki ansızın
"Git" dediğinde birileri,
Yığılıp kalmayayım bir daha.
Üç kayıpla hayattayım işte yeniden...
Aşkım, güvenim ve delicesine seven ben.
Ben seni ve kendimi affedemiyorum be sevgili...
Hiç bir şey olmamış,
Hiç gururum kırılmamış gibi affedemiyorum.
Dedim ya beklemedeyim biraz zaman daha.
Ya yeni bir tufan olacak,
Ya da öylesine beyaz bir mutluluk.
Cemre.Y.

23 Ekim 2017 Pazartesi

Öylece…Çekip Gitti

...Öylece...Çekip Gitti...
Biz!
Birkaç güvercine mukabil razı olduk,
"Sevdadandır." dedik.
“İmkansızlıktan aşktandır” dedik.
Sadece susarak sevdik,
Başkaca, hiçbir şey düşünmedik!
Bize gri duvarlar, gri bekleyişler,
Her rengin içinde saklısı,
Güvercinler,
Her sevdanın gizli ve sadık aşk postacısıydı!
Öylesine derin sevdik!
O gitti, okyanuslara yelken açmayı tercih etti.
Rüzgarı da olurduk,
Fırtınasız ve sakin.
Denizi de olurduk,
Mavinin huzurunda öyle sessiz huzur.
Limanı olurduk başkaca gemiler geçemeyen,
Limandaki tek ve öyle ıssız ,
Han'ı da olurduk seve seve,
Tek bir yolcusu olup,
Başkaca yere gitmek istemeyen!
O, yine de gitmek istedi.
Öylece...
Gitti lan!
Cemre.Y.

Öyle Severim Ki Seni


...Öyle Severim Ki Seni...
Öyle severim ki seni,
Öyle bir severim ki…
Yüreğin yorulur sevmelerimden de,
Yüreğin yanar.
Öyle severim ki seni,
Seni öyle bir severim ki,
Gökyüzünde kaybolursun özgürlükten.
Yeryüzünde yok olursun hapislikten.
Şimdiye kadar da 
Hiç öyle sevilmemişsindir zaten!
Öyle unuturum ki
Seni öyle bir unuturum ki
Yüreğin yorulur unutmalarımdan da
Yüreğin donar.
Öyle unuturum ki
Seni öyle bir unuturum ki
Gökyüzünden kaybolursun yalnızlıktan
Yeryüzünde yok olursun kimsesizlikten.
Şimdiye kadar da…
Hiç böyle unutulmamışsındır zaten!
Gördüm ki yüreğin ayrılığa kesiyor benle.
Yapma sevgili!
Geçmişimin samyellerine beni harcama!
Gördüm ki yüreğin ayaza kesiyor bensiz.
Yapma sevgili…
Geçmişinin samyellerine seni harcama!
“Biz”i harcama
“Biz”i harcatma!
Şimdiye kadar da 
Hiç öyle bu kadar doluca,
Böylece…
"Biz” olamamışsındır zaten!
Cemre.Y.

Sızı


...Sızı...
Sızı sızı başlar her şey...
An/sız/ın,
Zaman/sız/ın,
Yar/sızı/n,
Aman/sızı/n
Ve sızı sızı biter her şey...
Ey benim yürek sızı/m
Sensiz ben
Can/sızı/m.
Cemre.Y.

Dost Bile Olmadık?

...Dost Bile Olmadık?...
Sahi biz?
Yani senle ben…
Şöyle dostluğu en dibinden pekiştirip,
İki kadeh rakı bile içmedik değil mi?
Acılı şalgam eşliğinde...
Sövemedik daha hiç kimsenin
Gelmişine, geçmişine,
Hiç gelmeyişine!"
Yani...
Biz...
Yani senle ben…
En sevdalısından sevgiliyi bırak,
En aşığından tutkulu aşkı bırak,
Şöyle en afili'sinden, en yürekli'sinden,
Dost bile olamadık dosdoğru
"He!" mi?
Cemre.Y.

Şeffaf


...Şeffaf...
Hemen herkes…
"Ne kadar da şeffaf!
Ve ...
Ne de güzel çırılçıplak'sın."dedi.
(...)
Hiç kimse...
Üzerime örtünmeyi 
Akıl edemedi.
(...)
Cemre.Y.

Ruhun Bile Duymaz


…Ruhun Bile Duymaz…
Öyle biterim ki ruhun bile duymaz! 
Uzansan elimi tutacak kadar yakın bile olsak, 
Ruhumla ruhunun arasına uçurumlar koyarım. 
Çıkmak için didindiğin yüreğe hasret kalırsın!
Cemre.Y.

İşim Ne!

...İşim Ne!...
İlk gençlik yıllarımızın buharlı camlarında bile,
Bir kalp içinde iki harf olurdu hep!
“Sen” ve “Ben” diye.
"Biz" olmak öyle kolay şey değil azizim.
Zoru başarıp kırk yaşında hem de!
Ömründe ilk defa "Biz" olmuşsan bir kere
Öyle kolayca vazgeçemiyor insan.
Alışıyor hemencecik “Biz” liğe!
Öyle her yiğidin harcı değil.
Yeniden en başa dönüp,
İkiye bölünmeye.
Üstelik artık hayaller de değil ki toz pembe.
Bundan sonraki ilk yağmurda
O kalp bomboş kalacak belli ki
Ve bir daha asla tek bir harf olmayacak içinde.
Öyle ya!
Bundan sonra
Benim sensiz bir kalbin içinde işim ne?
Cemre.Y.

Öpüyorumdur Nefesini

…Öpüyorumdur Nefesini…
Şimdi biz!
Birbirimize yokuz ya,
Sen bana yoksun,
Ben sana hiç olmadım ya!
Geçtiğin yollarda hiç yoktan
Ayağın tökezlerse o taşa iyi bak!
Kesin, bir damla gözyaşım damlamıştır
Belki kurumamıştır bile daha!
Yürüdüğün sokaklarda daha önce
Hiç de farkına varmadığın bir tabelada
Adımı değil de adını okuduğunda iyi bak!
Kesin, parmak uçlarım dokunmuştur
Belki sıcaktır bile hala!
Gribe meyyal ilk hapşırığında etrafına iyi bak!
Kesin, sadece “Çok Yaşa!” diyorlardır.
Belki, ben gribine rağmen
Geceleri sen uyurken
Başucuna gelip
Seni nefesinden öptüğüm gibi
Öpüyorumdur nefesini.
Cemre.Y.

22 Ekim 2017 Pazar

Ömrüme Hoş Geldin Baharım

...Ömrüme Hoş Geldin Baharım…
Geçen yıllarımın başından sonuna kadar süren
Ömrümün en uzun, en yorucu, en eksilten
Bütün mevsimleri yüreğimi üşüten
Zemheri ayazı günleri sonunda bitti.
Şimdi annem söz verdiği gibi
Güneşi görür görmez
Açan ilk meyvenin çiçeğiyle selamlıyor beni.
Diyor ki;
"Çetin kışlar sonrası bile ağaçlar
Gelinlik tacını giyer ve hayatı selamlar
Hayatı selamla kızım!"
Selamlıyorum annem bundan sonra
"Her şey çok güzel olacak!"
Ömrüme hoş geldin baharım.
Daha yaşanacak çok günler var.
Cemre.Y.

Sana Da Kanarım


…Sana Da Kanarım…
Ömrümce hep
Yalanlardan oluştu yaralarım.
Ben doğru oldukça
Çamur çamur oldu kanatlarım kırıktı hep
Şimdi inanmamı bekleme sana
Olur ya pörsümüştür
Eskimiştir artık kendime ördüğüm ağlarım
Sızıverirsin içerime
Sana da kanarım, kandırma!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...