23 Şubat 2026 Pazartesi

Kahraman

...Kahraman...
İstisnasız herkesin bir kahramana ihtiyacı vardır.
Çoğunlukla görünmezdir pelerinleri.
Hani böyle durduk yere biri sana dokunmuş gibi hissedersin.
Ilık bir sevinç geçer içinden, yalnızlığını unutursun.
Ya da yol boş olsa bile birden bire duruverirsin kaldırımda.
Köşeden hızla gelen arabanın motor sesini bile daha duymamıştın oysa.
Dışarıdaki işin aceleyken evden o an çıkmaman gerekiyorsa hep bir şeyler ters gider.
Sonra bir bakarsın dışarısı kıyamet.
Daha buna benzer nice an gelir aklına gülümsersin.
Başını gökyüzüne çevirip dualar edersin varlığına.
Çünkü her zaman...
Bir tutam güneşle bir tutam mavi iyi gelir insanlığa.
Cemre.Y.

22 Şubat 2026 Pazar

Lapa Lapa Karlar

...Lapa Lapa Karlar...
Yorgun rüyalarımın kabusundan sabaha sığınıp uyandım ki ne göreyim?
Bembeyaz gelinliğinin duvaklarını çatılara asmış yine İstanbul.
Güneş desen çoktan bulutlarını da alıp gitmişti kaç gündür.
Karanlığı yara yara yağıyordu lapa lapa karlar.
Sanki bu saatlerde insanlar işe gitmek için birbirleriyle yarışmıyorlarmış gibi
Ne korna sesi var ne de başka bir ses, öyle sessiz, öyle huzurlu ki.
İlk defa işsiz olduğuma sevindim, hiçbir yere yetişmek zorunda değildim.
Çok şükür artık bacaların kenarlarını delip evime yağacak kar suyu da yok.
İyi ki evimin çatısını onartırken söküp attırmıştım onları.
Yumuşacık battaniyemle kendimi sarıp sarmaladım.
Hiç yoktan gülümsedim hayata yeniden.
"Günaydın ruhum." dedim kendime, hem de en mutlusundan.
Artık dilediği kadar yağabilir o lapa lapa karlar.
Cemre.Y.

21 Şubat 2026 Cumartesi

Gelsin Hayat Yeni Pencereleriyle

...Gelsin Hayat Yeni Pencereleriyle...
Meğer evimin pencerelerinin güneş yansımaları da varmış yeni fark ettim.
Güneş bu mevsimde, bu ayın bu gününde böyle akmak istediyse demek ki.
Yoksa hangi açıdan olursa olsun, görmemem mümkün değildi.
Tamam o zaman.
Hadi bakalım gelsin hayat yeni pencereleriyle,
Ben çoktan hazırım tabi.
Cemre.Y.

20 Şubat 2026 Cuma

Sus

...Sus...
Bütün konuştuklarım az gelir de!
Suss zamanlı hırkamı geçiriveririm sırtıma!
Yorgun susuşlu zamanlar bunlar.
Ağlamaklardan yorgun, gülmeye sebep kalmamış.
Hayat bu işte, hep acıdır, hep acıtır.
Cemre.Y.

9 Şubat 2026 Pazartesi

İstanbul'u Özlemek

...İstanbul'u Özlemek...
İstanbul'da yaşarken İstanbul'u özlemek var bir de!
Hele yedi tepeli şehrin en ücrasına hapsolmuşsan var ya,
Bazı bazı tüter burnunun direğinde Galata Kulesi.
Eminönü'nde balık ekmek yemeyi özlersin misal!
Gülhane Parkından Sultanahmet Meydanını geçip
Çemberlitaş'a kadar yürümeyi özlersin.
Lakin havalar ayaz bu aralar,
Havalar hep yağmur.
Belki de en çok bu yüzden özlüyorum baharı.
Cemre.Y.

1 Şubat 2026 Pazar

Güzel Gülümsemeler

...Güzel Gülümsemeler...
Bazı karşılaşmaların sımsıkı sarılışları vardır.
Sanki hep tanışıyormuşsunuz gibi hiç yabancılık çekmezsiniz.
Mutluluğu gözlerinden tanırım ben.
Yakınından da yakın hissettirir bazı insanlar.
Güzel gülümsemelerle sıcacık ısıtır yürekleri.
Özlemişiz böyle hisleri, hem de çok özlemişiz.
Cemre.Y.

30 Ocak 2026 Cuma

Özlersin

...Özlersin...
Serin gecelerin, serin sabahları olur bazen.
Fincandaki kaçak çayın çabuk soğur.
İçtiğin sigaran bile çabuk biter.
İşte o vakit, uzaklara dalıverir gözlerin.
Bazılarının gözlerinin içine bakarak gülüşünü özlersin.
Sadece sana özel o gülüşü, zamansız özlersin.
Hani durduk yere sevdaya acıkırsın ya!
Öyle aşka aşermek gibi bir his işte.
Cemre.Y.

25 Ocak 2026 Pazar

Belki De Güneş Çıkar

...Belki De Güneş Çıkar...
Dünden kalmış kaçak çay kıvamında uyandım yeni güne.
Ben de isterdim bir kerecik de güneş uyandırsın beni ama
Uykusu kabuslu rüyalarla dolu olanın sabrı kalmıyor geceye.
Birazdan gün ağarmaya başlar nasıl olsa.
Kahvaltı tabakları serilir masalara, çaylar demini alır.
Evlerde pazar neşesi başlar birazdan.
Tek başıma evimde çayımı yudumlarken,
Hiç yoktan umutlanırım mutlu evlerin, mutlu sesleriyle.
Kim bilir belki de güneş çıkar penceremin üzerine.
Kış günü sebepsiz sevinçlenirim işte o zaman.
Yüzüme bir gülümseme konuverir hemencecik.
Olamaz mı, olsun bence.
Cemre.Y.

24 Ocak 2026 Cumartesi

Bize Biraz Umut Lazım

...Bize Biraz Umut Lazım...
Nicedir güneşsiz günlere uyansak da,
Yüzümüze bulaşan tebessümsüz sabahları atlatmak lazım.
Mor çiçekli kırların da mevsimi gelecek elbet.
İyot kokulu denizlere kavuşacağımıza inanmak lazım.
Sebepsiz gülümsemelerle,
Heyecanlı sabahlara sarılacağımız günler de gelecek elbet.
Bize biraz umut lazım, birkaç tutam da sabır yeterli.
Gelecek de bir gün gelecek elbet.
Cemre.Y.

23 Ocak 2026 Cuma

Uçun Gidin Martılar

...Uçun Gidin Martılar...
Deniz manzarası olmayan ilçemin çatılarında martıların ne işi var?
Neredeyse penceremin pervazına konacaklar.
Şurada oturmuş aç karnıma kaçak çayımı yudumlamaktayım,
Kahvaltı desen, daha çok var çorbamı hazırlamama.
Bende olmayan ekmeğimi de paylaşamam.
Uçun gidin martılar, kahvaltısında sucuk olan yerlere gidin.
Buralar ayaz, buralar fakir, buralar kendine zor yetiyor.
Bembeyaz kanatlarınızın yönünü değiştirin.
Uçun gidin martılar, açık büfeli, bol yemekli yerlere gidin.
Hatta mümkünse beni de bir martıya çevirin.
Zira insan olmak zor zanaat ben de sizinle geleyim.
Cemre.Y.

20 Ocak 2026 Salı

Yine Yağmur

...Yine Yağmur...
Daha dün sabah bembeyazdı İstanbul'umun çatıları.
Birkaç gün daha yağar diyordum kar taneleri.
Terasımın karlarında kahve içecektim daha.
Bu sabah da aynı beklentiyle uyandım ama
Ne kar kalmış ne de heyecan, her yer yine yağmur.
Şimdi hayallerimin kırıklarıyla oturmuş çay içiyoruz.
Cemre.Y.

17 Ocak 2026 Cumartesi

Kim Bilir?

...Kim Bilir?...
Kaç gündüzden kaç tane daha ışık kurutmalıyım
Doğru biz'e...
Tam zamanında yeniden kavuşabilmek için?
Kaç geceden kaç tane daha yıldız tozu toplamalıyım
Gece gündüz birbirini seven
Sevgisinden şüphe edilmeyen sevdaya bulaşmak için?
Kim bilir?
Cemre.Y.

16 Ocak 2026 Cuma

Kaybettiğimiz Yerden Toplarız

...Kaybettiğimiz Yerden Toplarız...
Sonra...
Kaybettiğimiz yerden toplarız elbet
Kendimizden kalanlarımızı.
Sarsılırız, sendeleriz, düşeriz de...
Ama asla sürünmeyiz.
Hele!
Hançer yaraları dolu sırtımıza...
Asla ayak bastırmayız.
Yorgun dizlerimizden destek alarak
Yine, yeniden dimdik ayağa kalkarız.
Korkulu kabuslu geceler de bitince
"Günaydın lan yaşamak!" deriz.
Cemre.Y. 

14 Ocak 2026 Çarşamba

Zor Da Olsa, Geçti!

...Zor Da Olsa, Geçti!...
Madem ki bu mecliste de bolca sükun etti adın.
Gah-ı söyleyip,
Gah-ı suskunca aktı yine sana gözüm yaşım.
Sonra gün ağardı.
Zor da olsa, geçti!
Diğer bütün geçenlerim gibi bu da geçti.
Amma velakin...
Her gece sen uyumadan önce
Nefesinden öpüyordum ben seni.
Biz'i en çok unuttuğun zamanlarda,
En azından saçlarını da öptüğümü hatırla.
Cemre.Y.

11 Ocak 2026 Pazar

Kış Yağmuru

...Kış Yağmuru...
Yağmurun gürültüsü gök gürültüsüne karışınca,
Üstüne bir de şimşekler çakınca uyuyamıyor insan.
Korkuyorum desen paylaşacak kimsen yok!
Üşüyorum desen sarılacak kimsen yok!
Kış yağmuru bu, öyle bahar yağmurlarına benzemez.
Damlası tenine değse içinin içi üşür.
Gecesi uyunamamış nahoş bir sabahtır bu.
Geçer ama, elbet bu yalnızlık da,
Bu hiç de sevilemeyen kışlar da geçer.
Cemre.Y.

8 Ocak 2026 Perşembe

Seve Seve Sevsen Yeterdi

...Seve Seve Sevsen Yeterdi...
Sana mavi kelebek kanatlarımdan sesleniyorum sevgilim.
Öyle avaz avaz,
Feryat figan da değil ha!
Tam da kış ortasındayken,
Issız bir temmuz gecesinin yıldız yakamoz sahilindeymişiz gibi.
Hani tam da yalnızlığın dalgaları vuruyorken kumsala...
Ateş böceğinin biri usulca ellerine konmuş da,
Sadece sana ışıldıyormuş gibi fısıltıyla sesleniyorum.
Hani sen dağınığını yeni toparlanmışsın da,
Her şeyden gayri vazgeçmişken,
Hiç ummadığın anda, her şey önüne serilmiş gibi.
Ah benim...
Saçlarına çok yanlış ışıklar değmiş güneş yanığım.
Ah benim..
Ayaklarına çok yanlış yaban yolların izi kalmış kış ayazım.
Zor değildi ki beni sevinçlendirip mutlu eylemek.
Seve seve sevsen yeterdi.
Sadece sevsen yeterdi, bundan çok eminim, sevdiler çünkü!
Cemre.Y.

7 Ocak 2026 Çarşamba

İşte O Zaman Görüşürüz

...İşte O Zaman Görüşürüz...
Hani en son giderken,
"İstersen görüşürüz." demiştin ya,
Sana olan o eski güvenimin
İki yakasını tekrar bir araya getirebilirsen
Görüşürüz tabi.
Çünkü neden olmasın?
Ama şimdilik...
Gözlerimin içi bile sana üşüyor.
Yani aslında,
Benim korkum ölmek değil ki,
Varsın canına can kattığımdan olsun.
Lakin...
Ya yeterince ölemezsem?
Toprak üstünde sakat kalırsam!
Kime yük olayım, benim kimsem yok ki.
İşte sen ne zaman ki
Her halimle benim her şeyim olacaksan
İşte o zaman görüşürüz.
Cemre.Y.

6 Ocak 2026 Salı

Arın Ruhum!

...Arın Ruhum!...
Arın ruhum!
Tozlarından arın.
Seni kirletmek isterken yakaladığın,
Yalancılardan da,
Yürek dolandırıcılarından da arın.
Korkma yokluklarına alışamamaktan.
Acıtmaya acıtır lakin geçer.
Hiç değilse,
Sahte sarılışlarla ömrünü törpüleyemezler artık.
Arın ruhum!
Ömrüne ömür verdiğin bile olsa,
Hiç usanmadan seni incitmekten zevk alan,
Seni yormaktan yorulmayan herkesten, her şeyden arın.
Cemre.Y.

1 Ocak 2026 Perşembe

Anason Kokulu Günaydınlar

...Anason Kokulu Günaydınlar...
Birazdan anason kokulu günaydınlar başlar.
Dün akşamdan kalan dağınıklıklar toparlanır yavaştan.
Salonun en güzel köşesinde yer alan
Işıklı çam ağaçları nasıl da üzgündür şimdi.
Bir kez daha aynı heyecanla kurulmak için,
Koca bir yılın daha bitmesini bekleyecek çünkü.
Tombala pulları da en az yılbaşı ağacı kadar üzgündür.
Ben mi?
Ben anason kokulu günaydınları geçeli çok oldu.
Hem yeni yıla dair hiçbir umudum kalmadığından,
Hem dilediğim bütün dileklerimin hala havada kalmasından.
Hem de artık rakıya da, acılı şalgama da ulaşamadığımdan.
Öyle yeni yıla girmek için gece on ikiyi falan beklemiyorum,
Çünkü yeni yıl heyecanımı da çaldılar benden.
Uykum gelince uyuyor, uykum bitince uyanıyorum.
Sade bir kahve eşliğinde güne başlamayı çok severdim ya
Kahveye de eskisi kadar ulaşamaz olunca,
Demli bir çay eşliğinde güne günaydın diyorum.
Öyle zeytinli, peynirli, ballı, reçelli kahvaltılarım da yok.
Ekmeğe katık ne varsa en güzel kahvaltı işte, günaysın madem.
Cemre.Y.

31 Aralık 2025 Çarşamba

Şefkatle Sev

...Şefkatle Sev...
Kadınları anlamaya uğraşmakla harcayacağınız zamanı,
Onları, güven ve şefkatle sevmeye harcayın,
Size geri dönüşleri muhteşem olacaktır.
Cemre.Y.

30 Aralık 2025 Salı

Yorgan

...Yorgan...
Önceki gece sarılıp sarmalandığımı,
Her sabah usulca terk ediyorum.
Neyse ki o, her sonraki gece affediyor beni.
Ruhumu da, bedenimi de ısıtıyor.
Ah canım yorganım benim.
Cemre.Y.

29 Aralık 2025 Pazartesi

Bize Dair Ne Varsa Kırıldı Çoktan

...Bize Dair Ne Varsa Kırıldı Çoktan...
Yıllar öncesi bizden giderken,
Burnunun ucunu bıraktığın ayna izine,
Yıllar sonrası sana en son baktığım taraf olan yana
İki dudak arası kocaman bir öpücük konduramazsın.
Zaman izin vermez buna.
Zira çoktan alıştım ben yokluğuna.
Yine yakıp yıkıp, kırıp döküp gitsen ne fayda!
Çünkü çoktan yıktın sen bizim çekirdek ötesi ailemizi.
Yıkıldı evlerimiz, şehirlerimiz,
Bize dair ne varsa kırıldı çoktan.
Aynamızın sırrı bile döküldü görmedin mi?
Ben değiştirmeye kıyamadım,
Sen bizden kalan o son bakışları da paramparça etmeye.
Lakin biz hala orada kaldık sanma!
Bir kış ayazında sildim bütün izlerini.
Radyoda Fransızca şarkılar...
Yanımda sen..
Gidiyoruz işte uzaklara.
Yosunlu buz tuttu her yanımız.
Ben alıştım küllerimden yeniden doğmaya da,
Fakat kedi canlı da değilim ya hani.
Yaza kalır mıyız işte onu bilemem.
Belki bir tutam yıldız tozu olup, seriliveririm saçlarına.
Şimdi değilse de, elbet bir gün, ben, iyi hatırla!
Cemre.Y.

23 Aralık 2025 Salı

Haberin Yok

...Haberin Yok...
Kokundan sonra sesini de unutmuştum ya hani.
Geçen gün rastladım sesine.
Terasta oturmuş mırıl mırıl mırıldanmaktaydın.
Şöyle bir kulak kesildim de,
Sensin desem, sen değilsin.
Penceremden başımı uzattığımdaysa,
Anılarımdaki silüetin beliverdi karşımda.
Üşüme diye aldım içeri lakin,
Ne cümleler senin cümlelerin, ne dil senin dilin.
Gözlerin hala yosun yeşili ama,
Bakışlarını çalmışlar senden haberin yok.
Sarılma teklifine karşı koyamadım ama,
Ne eller senin ellerin, ne kollar senin kolların.
Seni senden çalmışlar haberin yok.
Meğer benim de ruhumu da çalmaya gelmişsin.
Benim sırat köprüm de sen olmuşsun meğer!
Ey benim ciğer çiziğim,
Olur da bir gün daha bana yolun düşerse,
Kaybettiğin kendini bul da öyle gel.
O güzelim bedenine,
Benim güzel meleğimin ruhunu giyindir de gel.
Belki o zaman sana yeniden güvenirim.
Cemre.Y.

20 Aralık 2025 Cumartesi

Yine Yanlış Yaptın Bana

...Yine Yanlış Yaptın Bana...
Pencere önü çiçeklerimin toprağını eşeledin ya
Sordun mu istiyorlar mı senin ellerini?
Memnunlar mı onların düzenine çomak sokmandan!
Oysa ben yine kıyamayıp almıştım seni evime.
Sen pişmanlığınla yüzleşecek yere
Eline ne geçerse fırlatıp attın camdan aşağıya da ne geçti eline?
Şimdi pencere önü çiçeklerim de kırgın sana.
Bir tek yapay çiçeğin umurunda değilsin.
Tıpkı benim gibi kırıla kırıla kırılacak yeri kalmamış onun da.
Yine yanlış yaptın bana ama...
Varlığınla sevinçlendirmedin ki yokluğuna üzüleyim.
Cemre.Y.

17 Aralık 2025 Çarşamba

Susar Ve Vazgeçersin

...Susar Ve Vazgeçersin...
Bazen...
O kadar çok seversin ki katlandıkça katlanırsın.
Değmediğini gördükçe de artık susarsın!
Onu hayalleriyle baş başa bırakmak için
Ne gerekiyorsa yaparsın.
Ve ne kadar vazgeçmen gerekiyorsa, vazgeçersin.
Ne sanıp, neye kandıkları üçüncü şahıslara...
Mühim değildir!
Artık ona yapmak isteyip de yapamadıkların
Ve yetişmek isteyip yetemediklerin de dahil...
Hiçbir şey mühim değildir!
Benden bu kadarlı susar ve vazgeçersin!
Cemre.Y.

16 Aralık 2025 Salı

Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun

...Ruhumu Da Ruhundan Ayrı Koydun...
Dilinin zembereği bozulmuş ağulu cümleler akıyordu dudaklarından.
Yüreğinde bir gram pişmanlık yok kırıp döktüklerine dair.
Gecenin bir yarısı tam karakolluk acılar yaşanmakta.
Kıyılamıyor işte ömrünün sicili bozulacak diye,
İçime içime akıtıyorum gözyaşlarımı.
Lakin...
Ağrılarım hala çok ağrıyor işte.
Bedenimdeki mor güller elbet geçer de,
Güvenimin korkularının sonu ne olacak?
Ruhumu da ruhundan ayrı koydun ya,
Yine de iyi bak ama kendine.
Benden olabildiğince uzak, kendine çok yakın ol lütfen.
Cemre.Y.

13 Aralık 2025 Cumartesi

Yeter Ama!

...Yeter Ama!...
Bir tek güven kırıntısı bari bırakmış olsaydın bende!
Hadi yüreğini bıraktım, gözlerinde azıcık olsun pişmanlık olsaydı.
Belki dayanamazdı yüreğimin yufkası ama...
Sen, bunca yıl sonra,
Hala yakıp yıkmaya gelmişsin bendeki seni.
Aldıklarını aldın, kırdıklarını kırdın da,
Yeter ama!
Çıkma bir daha da karşıma.
Yoksa bir tek imdat çığlığıma bakar önümden yok olman.
Bana kıydın, sana kıydın, bize kıydın.
Ömrünü hiç uğruna harcadın da ne geçti eline be çocuk.
Şimdi sadece sararmış fotoğrafların kaldı elinde de değdi mi yani.
Cemre.Y.

11 Aralık 2025 Perşembe

Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!

...Arada İmsak Vakti Eksik Misal, Arada Kuşluk Vakti Eksik!...
Gündöndü.
Hatta, gecelerde döndü,
Amma velakin yine de gündöndü!
Ama sanki sabah hiç olmayacakmış gibi,
Ezberlerini hepten kandırmışlar gibi,
Çoktan ardını dönmüştü güneşe, çok ama çok, çoktan!
Ki madem ben, ona...
Hep bulut olduydum ya, çoktan çekilmiştim onun ömründen.
Dün gece olsun bari, yahu!
Dün gece...
Ne demeye?
Gecenin en sağır saatinde...
Ona sımsıkı sarılmışlığına bile pişman eder insan olan bir diğerini?
Ki zaten!
Gözü yeterse...
Çiğdem çekirdek olurdu misal, yeni doğan güneşle...
Yetmedi diyelim hadi!
Saman bile olamadı ya la!
Onca sene, onun için, onun semerini taşıdığı eşeğe hem de?
Gündöndü...
Gün ile gece kaldı.
Arada imsak vakti eksik misal, arada kuşluk vakti eksik!
Uyu, hu, uyu!
Bundan gayri ne benden sana gün açar,
Ne de senden bana gece doğar,
Soyadı kısmı boş bırakılmış hükümsüz iki kayıbız biz.
Bir tek hüküm var ise, ki o da sayende, biz artık bize yok'uz.
Bundan gayri artık, biz, bize, hiç, yok'uz.
Cemre.Y.

7 Aralık 2025 Pazar

Hayat, Hayal İşte

...Hayat, Hayal İşte...
Sabah güneşi yağmurun yüzünü yıkarken,
Gözlerim gökkuşağını da aradı bir an.
Oysa nicedir uzaktı benden hayatımın renkleri.
Nereden hayallendiysem bilemedim.
Cümle simyacısıydım halbuki,
Harflerimi dokuyordum kelimelerime.
Okuyanı değil de ruhuna dokunanı olurdu elbette.
Hayat...
Hayal işte.
CemreY.

5 Aralık 2025 Cuma

Çünkü Sen Yoksun

...Çünkü Sen Yoksun...
Bugünlerde nice çabalasamda
Eskiden elekle evime, yüreğime taşıdığım güneşi
Aynı kalbur elekle içime atıp yaşatamıyorum kendimi
Çünkü artık içinde sen yoksun eskisi gibi.
Cemre.Y. 

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...