26 Nisan 2025 Cumartesi

Özledim Sanma!

...Özledim Sanma!...
Ben senin,
Şakaklarındaki beyazlara bile şiir yazdım be adam!
Yüzüne konan kar tanelerinde,
Gecelerce eridim de sevdim.
Özledim sanma!
Şimdi sadece "Ahh!" ettim.
Cemre.Y.

24 Nisan 2025 Perşembe

Korkularım Korkuyor

...Korkularım Korkuyor...
Dünden beri yine,
Korkularım korkuyor sevdiğim.
Sanki koca bir yük gemisinin güvertesinden,
Marmara Denizinin tam ortasına,
Savrulmuşta,
Dalga dalga sallanmakta olan,
Kağıttan gemi gibi sallanıyor İstanbul'um!
Elim ayağımın canı çekilmiş gibiyim.
Kulaklarımda dinmeyen o uğultu geçmiyor.
En büyük depremim bu değildi lakin,
O gece koynumdaydı yavrucağım.
Sarıp sarmalayıp kucağımda dışarı çıkarırken,
O daha çok korkmasın diye korkamamıştım bile.
Kaç vakittir hiç yok ya, ahvalini ele güne sormak da yoruyor bu kalbi.
Cemre.Y.

21 Nisan 2025 Pazartesi

Sevdik

...Sevdik...
Kimilerini,
Uğruna ölecek kadar sevdik!
Ama bazılarını,
Uğruna yaşamı göze alacak kadar sevdik!
Biz!
Sadece...
Birkaç kişiydik!
Cemre.Y.

20 Nisan 2025 Pazar

Onu Bekliyorum

...Onu Bekliyorum...
Oysa ne sıcaktı elleri,
Ne şefkat ve ne bekleyişti bilsen!
İlk defa öylesine bir şarkı sundum “O”na!
O kadar kabulüydü ki...
Hiç düşünmeden kabul etti de
Hani bana şimdiye kadar
Söylenmiş hiçbir şarkı uymazdı ve bizim olmazdı ya!
Onu bekliyorum ben işte nedense.
Lakin biliyorum daha yazılamadı,
Bana sunulacak o şarkının cümleleri.
Cemre.Y.

19 Nisan 2025 Cumartesi

Gönlümdesin

...Gönlümdesin...
Nicedir hislerimi kaybettim sanmaktaydım.
Gecenin üç otuzunda kimsesizliğime uyanmışken,
Omuz başlarıma sarılmış kelimeler yuvarlanıyordu ağzımdan.
Hiç birinin kifayeti yetemiyordu yüreğimi hissetmeme.
Sonra birden bire sustum, durdum, yutkundum.
"Gönlümdesin!" kelimesi geçiverdi ruhumdan.
Sonra harf harf yuvarlanıverdiler dudaklarımdan.
Hissetmeyen hislerimi hissettim o an.
Böyle bildiğin burnumun direği sızladı.
Göz pınarlarım dökülmeye hazırlanan yaşlara hazırlandı.
Yok!
Ağlamadım.
Koca bir ağız dolusu tebessüm ettim.
Kalkıp gece gece uyku mahmuru gözlerimi aynaya diktim.
Olabildiğince gülümsedim.
Şükür ki insandım hala!
Ha bu arada hala...
"Gönlümdesin unutma!"
Cemre.Y.

16 Nisan 2025 Çarşamba

Derin Bir Nefes

...Derin Bir Nefes...
İçimin içinin acılarından,
İlmek ilmek eceli geçtikten sonra,
Nihayet derin bir nefes aldım.
Lakin...
Dilimdeki acı demir tadı,
Dudaklarımda uçuk yarasıyla,
Nefesimde kalmış eski bir şarkının nağmeleri.
Ne yapsam, ne yapmasam geçmiyor boğazımdan.
Demek ki,
O da...
Us'umdan usanana kadar dinlenmeli.
"Leylaklar dökülür, güller ağlasın."
Nasıl olsa,
Laleler'in henüz bundan haberi hiç olmadı değil mi?
Tıpkı,
Leylaklar dökülür, güller ağlarken,
Benim onlardan hiç haberim olmadığı gibi!
Ruhumda salınan incecik bir melodinin nağmeleriyle
Bundan sonramda kendim için yaşarım tabi.
Cemre.Y.

15 Nisan 2025 Salı

Salacak Bile Aynı Salacak Değil

...Salacak Bile Aynı Salacak Değil...
Sen bilemezsin lakin...
Çaya da, papatyaya da, simide de, martıya da,
Epeydir küsüm.
Bir Kız Kulesi sızlatıyor burnumun direğini...
Ona da...
"Salacak bile aynı Salacak değil ki!" diye diye,
Yalnızlığımın omuz başlarına sarılarak
Kendimi avutuyorum.
Cemre.Y.

14 Nisan 2025 Pazartesi

İçinden Yandım Hep!

...İçinden Yandım Hep!...
Mesele ateş olup yanmak değil azizim,
Mesele kül olup içinden tutuşmak.
Oysa ben gün oldu kömür oldum,
Gün oldu çıra oldum,
Gün oldu kor ateş oldum,
Gün oldu kül oldum da yetmedi.
İçinden yandım hep!
En içinden,
En ciğerinin çiziğinden.
Olsun, ona da eyvallah!
Cemre.Y.

13 Nisan 2025 Pazar

Geçer Elbet

...Geçer Elbet...
Nicedir nisan ortasında yağan kar gibi üşüyordu içim, dışım.
Meyve çiçeklerime don vurmuş, ayaza kesmişti yüreğim.
Bundan sonra, yaprak yaprak yeşillensem ne, yeşillenmesem ne?
Ne meyvelerim salkım saçak dökülebilir baharıma,
Ne de sebzelerim büyüyebilir yaza öykünen sabahlarıma.
Lakin yaşıyoruz hala,
Yaşamayı nefes almaktan ibaret sansak da,
Bugünler de geçer elbet, geçmek zorunda!
Cemre.Y.

6 Nisan 2025 Pazar

Yoruldum!

...Yoruldum!...
Yıllardır ömrümün papatyalarının yapraklarını,
Seviyor, sevmiyor diye koparıp durmaktan da,
Ben gülümsemeye çalıştıkça hayata, inadına,
Önüme yeni seller, yeni afetler, yeni depremler,
Yeni setler yıkılmasından da,
Haylice çok...
Yo-rul-dum!
Madem öyle...
Ben de vazgeçiyorum senden ey hayat!
Mümkünse müsait bir yerde,
Bu ömürden de, bu dünyadan da gidecek var!
Cemre.Y.

5 Nisan 2025 Cumartesi

Geçecek Gibi

...Geçecek Gibi...
Uyanılamayan sabahlardan birindeyim sevdiğim,
Hani böyle yorgunluk desem değil,
Kırgınlık desem hiç değil!
Yatağımla, yorganımla, yastığımla vedalaşalı çok oldu oysa.
Öksürük nöbetleriyle kalktım diye mi böyleyim acaba?
Halbuki güneş bir açsa...
Gülüverse penceremden,
Yüzümden bir makas alsa geçecek gibi bu hissislik.
Gülümseyecek gibiyim yeniden hayata,
İnadına!
Cemre.Y.

4 Nisan 2025 Cuma

Uyan!

...Uyan!...
Hani onu özlemeyi bile unuttuğun yılların ardından,
Öylesi bir pişmanlıkla rüyana akar ya biri!
Sanki gidişine kılıf uydurmak için, almış kucağına bir erkek çocuk,
Bir ona, bir sana sarılır ya sımsıkı!
O sarılmadaki yabancıl hissi sana anlatamam.
Ruhun bilir, tanır ezelindeki o kokuyu lakin,
Sanki sen aynı sen değilsin de o hep,
Aynı aldatışındaki anında kalmış gibi!
Şöyle bir acıma gelir de yoklarsın yüreğini,
Hani sevdayı geçtim de ufacık bir şefkat bari kalmış mı diye?
Bırakmamış!
Kim bilir kaç kere kırdığı, dağıttığı,
İhanet camlarıyla kanattığı yüreğinde tek bir his olsun bırakmamış.
"Uyan!" dersin rüyandaki kendine, "Kaç kurtul bu andan."
Öyle ya...
Pişmanlıksa bu onun pişmanlığı!
Seni kendini düşündürtmesine izin verme biliyorsun ki değmez.
Bu sabahlık sade kahveyi es geç,
Bir fincan çay koy kendine,
Sabah sabah şöyle en güzelinden bir meyhane pilavı demle!
Ne rüya kalsın, ne de kabus!
"Uyan Cemre'm uyan,
Sana ne, senden sonra,
Kim, hangi pişmanlığının denizindeyse!
Aç bir müzik, salın kendi kendine!,
Artık bu hayat senin kime ne?"
Cemre.Y.

29 Mart 2025 Cumartesi

Yalan Gülüşler

...Yalan Gülüşler...
İsmiyle müsemma gül kıvrımlı gamzelerinden içtim,
Yalan gülüşlerin kahkahasının son durağındaki o hain bakışı.
Cemre.Y.

28 Mart 2025 Cuma

Yanık Kül Kokuları

...Yanık Kül Kokuları...
Doğrudur.
Hiç Kimseyi...
Hiç kimseyi böyle sevmiş olamam.
Lakin artık bizden
Hiçbir şey olmaz!
Ama sahi!
Hani es kaza da olsa,
Arada bir...
Sızlıyor mu senin de, burnunun direği.
Yüreğimi yaktığın o günün,
Yanık kül kokularına,
Yanıyor mu boğazının ilmeği!
"Ben hangi aklımla,
Bunca yalanı, onun hayatına,
Neden yamamaya çalıştım!" diyor musun misal?
Cemre.Y.

23 Mart 2025 Pazar

Var Git Yoluna

...Var Git Yoluna...
Sen benim,
Sevdaya olan son hayalimin kalbini kırdın,
Söyleyeceklerim bu kadar!
Şimdi var git yoluna,
Kiminle eğleşirsen eğleş!
Cemre.Y.

20 Mart 2025 Perşembe

Hoşça Kal Anam, Hoşça Kal

...Hoşça Kal Anam, Hoşça Kal...
Öylece konuşup dururken,
Hani susmuştum ya bir an!
Rahmetli dedemin yanındaki mezarda yatan
Rahmetli anacığımın kulağına usulca
"Yüreğimin kemiklerinin kırıklarından,
Adım atacak yer bulamaz oldu,
Gönlüme misafir olmak isteyenler." dedim.
Bana fısıltıyla;
"Sen hele gel bir de bana sor,
Daha yeni değil mi,
Şu ayak ucumdaki boş mezara yatacak olan?" dedi.
Arkamı dönüp giderken son bir kez baktım,
Mezarlığın çıkış kapısından,
Öylece koyun koyun yatıyorlardı,
Babası, kızı ve annesi.
Sonra rüzgar daha bir esti üşüttü içimi,
Kar daha hızlı yağmaya başladı,
Sanki bir müddet olsun,
Ne görülmek ne de konuşulmak istemiyorlarmış gibiydi.
Hoşça kal anam,
Hoşça kal…
Öperim ayak uçlarından.
Cemre.Y.

16 Mart 2025 Pazar

Yaralarımın Yeri

...Yaralarımın Yeri...
Yaralarımın yerini iyi bildiğiniz halde,
Neden, hep oralardan konu açıyorsunuz?
Kanarsa durmaz, onu da biliyorsunuz!
Cemre.Y.

15 Mart 2025 Cumartesi

Var Mısın Bugün Mutlu Olmaya?

...Var Mısın Bugün Mutlu Olmaya?...
Güneşli bir bahar günü bugün.
Düne bıraktık hüzünleri
Var mısın bugün mutlu olmaya?
Ve sakın unutma!
Aşk hep vardır,
Dönem dönem gelir konar yüreğinin baş ucuna!
Kim daha çok severse, o kadar az sevilir de sonu şiir olur!
Bundan sonra, seven de, sevilen de hep sen ol.
Cemre.Y.

10 Mart 2025 Pazartesi

Covit'in Hangi Versiyonu?

...Covit'in Hangi Versiyonu?...
Boğaz yanığı günlerden geçiyorum sevgilim.
Ciğerlerim...
Yokuşu tırmanmaya çalışan körüklü otobüsler gibi hırıltılı.
Kulaklarımda hep bir uğultu,
Kim bilir bu hastalık da Covit'in hangi versiyonu?
Üstünden geçen yıllar yok edememiş onu.
Renksiz, kokusuz, tatsız yaşıyorum günlerdir.
Yaşıyorum dediysem de çok da inanma sen!
Halbuki baharın ilk günlerine sevinçlenmeliydim bugünlerde!
Güneşli günlerim sebepsiz mutlu ederdi ya hani beni.
Gözüm görse de ruhum sevinemiyor
Kaç gündür yavaş yavaş dallara konan meyve çiçeklerine.
Ne çok severdim oysa...
Bademin, eriğin, çileğin, kirazın müjdecisi bugünleri.
Bunca zaman, bunca ömrüm boyunca,
Gelseydin, konsaydın yüreğimin baş ucuna,
Hastalık nedir bilmezdim bence.
Oysa sen gelmedin hiç!
Hiç bir zaman gelmedin ya neyse!
Ama geçer elbet, geçecek bugünler de.
İyileşince sensizlik bile geçiyor nihayetinde.
Cemre.Y.

9 Mart 2025 Pazar

Geçecek Elbet!

...Geçecek Elbet!...
Bugünlerde nazlı bir çocuk gibi,
Usul usul okşuyorum, artık uzamaya başlayan saçlarımı.
İncecik olsa da iki belik yapıp yanlardan sarkıtıyorum.
Sevilmeyi özledikçe acıyan ciğerlerimiyse,
Battaniye altı buharlı tencerelere solutuyorum.
Nicedir kendimi önemsemeyi unutmuşum ki,
Durduk yere hastalanıp yataklara düştüğümü anlayınca da,
Gündüz vakti birkaç mum yakıp,
Radyodan en güzelinden sözsüz bir müzik açıp,
Yavaş yavaş okşuyorum yüreğimin yufkasını.
Geçecek elbet!
Bugünler de geçecek.
Cemre.Y.

8 Mart 2025 Cumartesi

Geçmiyor

...Geçmiyor...
Sana...
Ağır sabahlardan bahsetmiştim ya hani!
Birkaç gündür boğazımın ilmeğinde bir sancı,
Gülsem geçmiyor, ağlasam geçmiyor.
Hani böyle yutkunulamayan günler geçiyor ömrümden.
Bitki çaylarından hatta ilaçlardan bile medet umdum ama!
Yatsam geçmiyor, kalksam geçmiyor.
Hala gülümseyen fotoğraflar paylaşıyorum sayfalarımda
Lakin...
Boşuna nefes almaya çabalamak da yoruyor insanı, gitsem diyorum.
Cemre.Y.

5 Mart 2025 Çarşamba

Ağır Sabahlar

...Ağır Sabahlar...
Kirpiklerinin göz kapaklarına ağır geldiği sabahlar vardır hani,
Yatağına geri dönsen yorganın çoktan soğumuştur,
Kalkıp çay demlesen uyanamamışsın gibi ağır sabahlar vardır.
Tam battaniye altında kıvrılmalık bir gün olacak belli.
Uyumasan da kapatırsın gözlerini.
Cemre.Y.

3 Mart 2025 Pazartesi

Kader

...Kader...
Üstüm, başım...
Sağım, solum...
Yanım, yörem...
Hep hayal kırıklığı!
Yetmedi mi ey tanrım...
Bu beni, hep ama hep, denemelerin?
Anladım ki aslında...
Benim kaderimi yazmayı,
Hiç istemedin.
Hep başka can kırıklarının kopyası!
Hep başka vazgeçişlerin yapıştırması!
Lakin olmaz artık, olmaz böyle.
Zira çok sabrım da kalmadı nihayetinde.
Günler, bana hiç de sormadan geçip gittikçe,
Ömür saatim geriye sarıyor nihayetinde!
Zaman desen, eski zaman hiç değil.
Ya yırt at, sana sunulan kader çizelgemi,
Yok hükmünde var say beni.
Ya da...
Bunu, bu kaderi ona, ben yazmadım ki,
Ne diye okuyup, yaşasın, yorulsun ki bu kulum de!
Yeniden, yaz kaderimi.
Cemre.Y.

24 Şubat 2025 Pazartesi

Kar Taneleri

...Kar Taneleri...
Kim bilir kaç mevsimdir gücenikti kara kış'a!
O gün durduk yere giyinip dışarı çıktı kadın.
Öyle ya daha ne kadar uzaktan seyredecekti,
Önünden geçip giderken,
Kar topu oynayan çocukların sevinçli çığlıklarını.
Zamanında dost dediklerinden birinin
İçine taş koyup ona attığı,
Gözünü mosmor eden o acı anıyı bir kenara koyup,
Kendi kendine yumuşacık bir kar topu yaptı,
Usulca atıverdi kendi başından aşağı.
Öyle ya, kendi kendine de ihanet edecek değildi ya!
Sonra gökyüzüne baktı gözlerini kısarak.
Oradaydı, gülümsüyordu güneş!
Kadına kalpten kar taneleri yolluyordu usul usul,
Kirpiklerinin tellerine konuverdiler kalpten taneler.
Kristal ışıltılar doldu göz pınarlarına.
Birkaç tane de burnunun ucundan öptüler.
Durduk yere sevinçlendi kadın, unuttu gücenikliğini her şeye!
Cemre.Y.

21 Şubat 2025 Cuma

Kardan Kadın

...Kardan Kadın...
Göz kapaklarını kirpiklerinden zorla ayırdı kadın.
Uyanmakla uyanmamak arasında kalktı yatağından.
Ayaklarını sürüye sürüye salonuna gitti,
Camlarının perdelerini sıyırdı hafifçe.
Penceresini açtı derin bir nefes alırken en soğuğundan
Karşı binaların çatılarına baktı uzun uzun.
Yine bembeyaz gelinliğini giymiş İstanbul.
Sokakları çocuk cıvıltıları doldurmaya başlamış.
Yaşlısı genci fark etmiyor azizim.
İstisnasız herkes el açıyor,
Gökten lapa lapa yağan karlara!
O da el açtı işte sonunda göğe, sonrasını düşünmekten cayarak.
İlk defa anı yaşadı, ilk defa içinin içi sevindi nihayet!
Terasına çıktı küçük bir kardan kadın yaptı.
Öyle ya kardan adamı herkes yapardı.
İçinden kikirdedi bu hallerine.
Kocaman bir gülümseyiş kondurdu dudaklarına.
Yaşamak lazımdı azizim,
Mademki nefes alıyorsak lazımdı yaşamak!
Cemre.Y.

Yaşamaya Çalışmak

...Yaşamaya Çalışmak...
Bu kadar ölümün arasında
Yaşamaya çalışmak "Ar!" geliyor bana!
Biri beni öldürsün!
Cemre.Y.

14 Şubat 2025 Cuma

Kilit

...Kilit...
Kalbimi yokladım da şöyle bir,
Kırk yamalı yüreğimde kalmamış hiç,
Sana dair, bana dair, sevgiye dair hiçbir ümit.
Kalkıp gittim ben de oralardan vurdum bir kilit.
Cemre.Y.

11 Şubat 2025 Salı

Kar

...Kar...
Sessizliğin hüküm sürdüğü sabah saatlerinde,
Dalgın dalgın kahvaltımı hazırlarken,
Tam içim hüzüne kesecekken,
Mutfak penceremden bir ses geliverdi kulağıma.
Bir kuş kanatlanıp uçuverdi karşı evin çatısına.
Bir de ne göreyim, tam da o anda,
Çocukluğumun simli kartpostalları gibi
Lapa lapa yağmaya başladı karlar.
Durduk yere sevinçlendim yeniden.
Cemre.Y.

10 Şubat 2025 Pazartesi

Kardelen

...Kardelen...
Bembeyaz gelinliğini giymiş de,
Yanaklarından zülüflerini sallandırmış gibi,
Salım salım salınmakta
Karşımdaki çam ağacı.
Oysa sabahın en erken saatinde,
Binamın dış kapısından çıktığımda,
Karşılamıştı beni kardan yollar.
Daha hiç ayak basılmamış,
Tek bir adım dahi atılmamıştı ya,
Bana düşmüştü o karlı yollara iz bırakmak.
Üşüyordum üşümesine de,
Çam ağacını es geçmek de olmazdı yani.
O bana gülümsedi, ben ona.
Günaydınlaşırken bir de ne görsem.
Tam eteğinin dibinde birkaç kardelen!
Durduk yere hayallendim yeniden.
Dedim ki kendi kendime;
Uçurum boylarına gitmeden geliyorsa kardelen,
Dileğimi diliyorum...
"Aşk!" olsun tam olsun.
Cemre.Y.

2 Şubat 2025 Pazar

Öyle İşte

...Öyle İşte...
Bulutsuz griye boyanmış gökyüzüyle uyanılan bir pazar sabahında,
Durduk yere nergis kokusunu özlediğim aklıma geliverdi.
Tam da mevsimiydi oysa!
Lakin onları satan pamuk teyzenin sokağından geçmiyordum nicedir.
O köprünün altından geçen arabaları ne çok saymıştım oysa!
Beni sana getiren o otobüs gelene kadar,
Ne çok plaka saymıştım zamanında.
Hani böyle sebepsizce boğazının ilmeğine bir yumru konar,
Hani böyle burnunun direğine bir sızı konar ya,
Öyle işte, tam da öyle.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...