21 Şubat 2025 Cuma

Kardan Kadın

...Kardan Kadın...
Göz kapaklarını kirpiklerinden zorla ayırdı kadın.
Uyanmakla uyanmamak arasında kalktı yatağından.
Ayaklarını sürüye sürüye salonuna gitti,
Camlarının perdelerini sıyırdı hafifçe.
Penceresini açtı derin bir nefes alırken en soğuğundan
Karşı binaların çatılarına baktı uzun uzun.
Yine bembeyaz gelinliğini giymiş İstanbul.
Sokakları çocuk cıvıltıları doldurmaya başlamış.
Yaşlısı genci fark etmiyor azizim.
İstisnasız herkes el açıyor,
Gökten lapa lapa yağan karlara!
O da el açtı işte sonunda göğe, sonrasını düşünmekten cayarak.
İlk defa anı yaşadı, ilk defa içinin içi sevindi nihayet!
Terasına çıktı küçük bir kardan kadın yaptı.
Öyle ya kardan adamı herkes yapardı.
İçinden kikirdedi bu hallerine.
Kocaman bir gülümseyiş kondurdu dudaklarına.
Yaşamak lazımdı azizim,
Mademki nefes alıyorsak lazımdı yaşamak!
Cemre.Y.

Yaşamaya Çalışmak

...Yaşamaya Çalışmak...
Bu kadar ölümün arasında
Yaşamaya çalışmak "Ar!" geliyor bana!
Biri beni öldürsün!
Cemre.Y.

14 Şubat 2025 Cuma

Kilit

...Kilit...
Kalbimi yokladım da şöyle bir,
Kırk yamalı yüreğimde kalmamış hiç,
Sana dair, bana dair, sevgiye dair hiçbir ümit.
Kalkıp gittim ben de oralardan vurdum bir kilit.
Cemre.Y.

11 Şubat 2025 Salı

Kar

...Kar...
Sessizliğin hüküm sürdüğü sabah saatlerinde,
Dalgın dalgın kahvaltımı hazırlarken,
Tam içim hüzüne kesecekken,
Mutfak penceremden bir ses geliverdi kulağıma.
Bir kuş kanatlanıp uçuverdi karşı evin çatısına.
Bir de ne göreyim, tam da o anda,
Çocukluğumun simli kartpostalları gibi
Lapa lapa yağmaya başladı karlar.
Durduk yere sevinçlendim yeniden.
Cemre.Y.

10 Şubat 2025 Pazartesi

Kardelen

...Kardelen...
Bembeyaz gelinliğini giymiş de,
Yanaklarından zülüflerini sallandırmış gibi,
Salım salım salınmakta
Karşımdaki çam ağacı.
Oysa sabahın en erken saatinde,
Binamın dış kapısından çıktığımda,
Karşılamıştı beni kardan yollar.
Daha hiç ayak basılmamış,
Tek bir adım dahi atılmamıştı ya,
Bana düşmüştü o karlı yollara iz bırakmak.
Üşüyordum üşümesine de,
Çam ağacını es geçmek de olmazdı yani.
O bana gülümsedi, ben ona.
Günaydınlaşırken bir de ne görsem.
Tam eteğinin dibinde birkaç kardelen!
Durduk yere hayallendim yeniden.
Dedim ki kendi kendime;
Uçurum boylarına gitmeden geliyorsa kardelen,
Dileğimi diliyorum...
"Aşk!" olsun tam olsun.
Cemre.Y.

2 Şubat 2025 Pazar

Öyle İşte

...Öyle İşte...
Bulutsuz griye boyanmış gökyüzüyle uyanılan bir pazar sabahında,
Durduk yere nergis kokusunu özlediğim aklıma geliverdi.
Tam da mevsimiydi oysa!
Lakin onları satan pamuk teyzenin sokağından geçmiyordum nicedir.
O köprünün altından geçen arabaları ne çok saymıştım oysa!
Beni sana getiren o otobüs gelene kadar,
Ne çok plaka saymıştım zamanında.
Hani böyle sebepsizce boğazının ilmeğine bir yumru konar,
Hani böyle burnunun direğine bir sızı konar ya,
Öyle işte, tam da öyle.
Cemre.Y.

31 Ocak 2025 Cuma

Bittik Biz!

...Bittik Biz!...
Sana, kış ayazı günlerin çabuk geçsin diye,
Ilık ılık bahar sabahları sunmuştum oysa!
Gecelerini hüzünlendiren kabusların bitsin diye,
Akşamından uykuna dalmadan hemen öncesi
Denizi, güneşi, kumları altın başak hayaller sunmuştum.
Elim, kolum, yüzüm, gözüm kalp kırığı doldukça,
Sen büyüdükçe iyiden iyiye riyakarlaştıkça,
Yetmez oldu sana yetmeye çabalamalarım.
Ki zaten çok geçmedi hani üzerinden.
Kırıldıkça dağıldı kalplerimizin kanatları.
Bittik biz!
Sonra anladım ki,
Ben ne kadar doğruysam,
Her şey o kadar yalanmış meğer!
Cemre.Y.

25 Ocak 2025 Cumartesi

Geçmişti, Çok Geçmişti

...Geçmişti, Çok Geçmişti...
Çatımdaki kedinin yağmurdan ıslanmış ayak seslerine uyandım bu sabah.
Önce irkildim, korktum da bir hayli.
Rüya mı yoksa kabus mu anlayamadım sandım gözlerimi açarken.
Koştum terasıma bakan penceremi açtım.
Yağmur sicim sicim yağıyordu ılık bir rüzgarla.
Birkaç zamandır terasımı mesken tutan kediyse,
Eternit kaplı çatımdan usulca atladı terasıma.
Dik dik gözlerimin içine baktı sanki ev onun evi de ben misafirim!
Kızmadım bu sefer, oysa gürültüsüyle hep izinsiz uyandırıyordu beni.
Sonra o geliverdi aklıma, çocuk gülüşleriyle hınzırca,
Tam da böyle, yaramaz tıkırtılarıyla izinsiz uyandırıyordu beni.
Nasıl da yatağıma alıp sarıp sarmalıyordum onu.
Öpücüklere boğuyordum yüzünü, gözünü, o sıkılana kadar.
Küçümen ellerini, kollarını sarmalamamdan kurtarana kadar.
Sonra kuruluverirdik kahvaltı soframıza,
Öyle ya günlerden cumartesiydi, gün, bizimdi.
Yüzüme damlayan yağmur tanesiyle kendime geliverdim.
Geçmişti, çok geçmişti, sanki yüzyıl öncesi kadar çok geçmişti.
Sade kahve yapmadım bu sefer,
Çay demledim kendime en kaçağından!
Derin bir nefes aldım ılık rüzgardan azıcık kalbim sancıdı.
Yine de insan özlemiyor değil ayrılıksız vuslatı.
Özlemekse, çocukluğunu özlemekti yani.
Nihayetinde terasıma izinsiz konan o kedi de,
Günün birinde çekip gidecekti hani.
Cemre.Y.

19 Ocak 2025 Pazar

Bilmiyorlar!

...Bilmiyorlar!...
Yaşlanmışım diyorlar...
Yüzüm, gözüm, elim, dizim,
Kalbim, ömrüm hep ihanet çiziği!
Zamanında iki koca belik ördüğüm saçlarım,
Küçük bir kız çocuğunun incecik örgüsü kadar kalmış.
Aralarına güz yanığı kırağılar yağmış bolca.
Bir tek kere daha,
Bir tek kere olsun yeniden gülebilseydi gözlerimin içi!
Eminim mutluluk yine güzelleştirecekti beni.
Lakin, dudağımın kenarına,
Hani arada bir de olsa yerleşiveren gülümsemelerim bile kırık.
Yaşlanmışım diyorlar,
Nicedir içim, dışım, terk edilmiş bir ihtiyar, bilmiyorlar!
Cemre.Y.

16 Ocak 2025 Perşembe

Anlatabildim Mi?

...Anlatabildim Mi?...
Bana, gündeme göre,
Yüz seksen derece açılay uzaklaşan biri değil,
Üç yüz atmışı da,
Tam ve daim olan gerek!
Bilmem anlatabildim mi?
Cemre.Y.

12 Ocak 2025 Pazar

Hoş Geldiniz

...Hoş Geldiniz...
Hayyam iken Şems,
Şems iken Mevlana,
Mevlana iken Meryem Ana,
Meryem Ana iken safi kul'um ben!
Velev ki hepsini,
Ayrı ayrı ayrıcalıklarıyla tanıyorsanız,
Beni ezelden beridir biliyorsunuz demektir.
Peki madem,
Ruhuma yeniden hoş geldiniz.
Cemre.Y.

8 Ocak 2025 Çarşamba

Günaydın O Zaman

...Günaydın O Zaman...
Düşün ki...
Uyanmışsın ama,
Geceliğinin bile üşüdüğü sabaha uyanmaktansa,
Ilık bir bahar sabahında güneş makas almış yanaklarından.
Çayını ocağa koyup kapını açmışsın,
Usulca süzülmüşsün günün aydınlığına.
Evinin önündeki verandanın hemen bitiminde,
Bir gelincik okşamış çıplak ayaklarını.
Durduk yere aşık olmuşsun yeniden.
Usulca okşamışsın taç yapraklarını incitmeden.
Alıp içine sokasın gelmiş ya,
Sende biliyorsun dalından koparsan sönüverecek kırmızısı.
Ufacık bir gülücük kondurmuşsun dudağının tam ortasına.
Sonra evine girmişsin, pencerenin perdeleri gelin gibi salınırken,
Çayı falan boşverip bir kahve yapmışsın en sadesinden.
Günaydın o zaman, gün aydın olsun madem.
Cemre.Y.

5 Ocak 2025 Pazar

Gönül Koyma Bana

...Gönül Koyma Bana...
Ama bazen...
Hatta çoğu zaman...
Kalabalıklar içindeki o yalnız masada,
Tek başına,
Kendisiyle hatırlaşmak istiyor insan.
Elbet bir gün geleceğim sana,
Gönül koyma bana.
Cemre.Y.

4 Ocak 2025 Cumartesi

Günaydın Öyleyse

...Günaydın Öyleyse...
Yüreğimin tellerini serdim bu gece yollara...
Ne fark eder ben öldükten sonra,
Kim ayak basmış,
Kim alıp, öpüp, bir kenara bırakmış!
Umurumda mıydı sanki?
Kabus dolu,
Nefes daraltan gecelerden,
Fırlayarak uyanılınca,
O derin nefesi tekrar alabilmiş miyim ona bakarım.
Şükür ki...
Bir şiir daha demleyecek kadar hala sağ'ım.
Günaydın öyleyse.
Günaydın, hayata, inadına!
Cemre.Y.

31 Aralık 2024 Salı

Anason Kokusu

...Anason Kokusu...
Kim bilir kaç mevsim geçmiş ömrümden,
Şöyle derin bir nefes ile,
Anason kokusunu,
Burnumun direğine hızmalamayalı!
Artık değiştirmeliydim kaderimin hırkasını.
"Yoksulluksa, madem dibine kadar,
Yoksunluğu hele hiç sorma,
Taaa arşı aleme kadar!" deyip,
Oturduk yeni yılı kutluyoruz ben, keyfim ve de kahyası!
Cemre.Y.

Kim İstemezdi Ki Çiçekli Baharlara Soyunmayı?

...Kim İstemezdi Ki Çiçekli Baharlara Soyunmayı?...
Çatılarını kar kaplamış kalbimin duvarlarının.
Dumanı tütecek bir bacası bile kalmamış sanki,
Göğüs kafesimi sızlatan nefes borumun.
Sonra sonra fark ettim ki donmaya yüz tutmuş parmak uçlarım.
İçimin dehlizlerinde gezintiye çıktım ki ne göreyim!
Neresinden yamalasam ömrümü eskimiş, sökülmüş her anısı.
Yeterdi bu kadarı hem de çok yeterdi.
Açtım penceremi avaz avaz kahkaha attım.
Bir gören, bir duyan olsa delirdi sanırdı kesin.
Lakin biliyordum ki herkes kendi derdindeydi yine.
Yastık izi kalmış yüzümü yıkadım çıktım sokağa.
En yakın kumaşçıdan atlaslı, ipekli kumaşlar aldım ömrüme.
Dokundukça içimin çocuk yorganı sevindi.
Sarındım, sarıldım kendime,
Çünkü giden de, biten de bizdendi nihayetinde.
Yarına sevinçlenmek vakti gelmişti belki de.
Öyle ya, koskoca bir yıl daha bitti yine.
Küçük küçük umut kırıntıları ektim ruhuma!
Evet daha bahara çok vardı amma velakin,
Yaşasak da, ölsek de, gelecekti o günler de.
Kim istemezdi ki çiçekli baharlara soyunmayı?
Bu sefer hazırdım ölsem de yaşamaya!
Şimdiye kadar yaşayamadıklarıma gelinceyse,
Yeterdi çünkü, hem de çok yeterdi.
Cemre.Y.

29 Aralık 2024 Pazar

İyiydim Böyle

...İyiydim Böyle...
An'ı yaşa diyenler soğuttu beni aşktan.
Onların an'ları hiç bitmiyordu
Her önüne geleni ve herkesi hep!
Aynı seviyorlardı nedense?
Oysa ne sevecek yürekleri vardı bir tek kadını,
Ne de sadakat vardı hayat ağaçlarında.
Oysa...
"Ben bir adamın ciğerini sızlatmazsam,
Yatağında işim ne?" diye diye eskittim bu ömrü.
Sarındım yatağıma yorganıma iyiydim böyle.
Cemre.Y.

28 Aralık 2024 Cumartesi

Hiç Yoktan!

...Hiç Yoktan!...
Uyandım gün yine karanlık.
Açtım iki göğsümün arasını,
Yokladım kırk yamalı yüreğimi.
Kuytu köşelere saklanmış birkaç renk buldum.
Nicedir sıkılmıştım ya etrafımı saran grili anlardan.
Güneşsiz günlere inat,
Kalbimin ölü kelebeklerinin kanatlarını boyadım teker teker,
Rengarenk yamalardan uçurtma yaptım sabah sabah.
Uçurtmamın kanatlarına taktım kelebeklerin renk renk kanatlarını.
Terasıma çıkıp uçurdum uçurtmamı,
Yağmura yakalanmadan yüzdürdüm bulutların içinde.
Hiç yoktan güneşim oldular bana,
Bugün de yaşadım hiç yoktan!
Cemre.Y.

27 Aralık 2024 Cuma

Buruk

...Buruk...
Yılların ardından,
Onu bir park köşesinde son gördüğümde,
Kareli ekose gömleğiyle dışarı çıkmış,
Sırtında paltosu yoktu.
Üstelik mevsim zemheriye ramak kalmıştı!
İstemsizce yavaş adımlarla ilerleyen o adama üzüldüm.
Üşürdü çünkü!
Sonra birden durdu, bakındı sağına soluna!
Beni çocukluğumdan tanıyacak da,
Yine bir köşede sıkıştıracak diye ödüm koptu!
Sonra sımsıkı sarıldım üzerimi örten yeşil yağmurluğuma!
Şapkasıyla kapadım başımı, arşınca arş!
Yanından geçip giderken ne oldu biliyor musunuz?
Tanıyamadı beni.
Ben bile kendime tanınmayacak haldeydim zira!
O an...
Ruhani bir pişmanlığa girip,
Böyle alabildiğince hıçkırarak ağlasın istedim yalan yok.
Kim bilir belki karşısına geçip,
Beraberce ağlaşırdık,
Ona gençliğinden beri yanlış doğruları gösterenlere.
Oysa o...
Sadece...
O anda sümkürdü!
Ellerini, burnunu o sümükle silip,
O sümüklü ellerini de cebine koydu!
Kim bilir belki birazdan da, o pis elleriyle
Evine giden yoldaki fırından iki ekmek alacak,
Evdekilerin akşam yemeği masasına koyacaktı.
Bugün ekmek yemedim ben o mide bulantısından.
Birkaç zaman da ekmeğe de küsüm.
Tam kaderime gülümseyeyim yeniden diyorum.
Hep onu çıkartıyor karşıma ya,
Yaradanıma da yeniden küsecek oluyorum,
Ruhumdaki sızı;
"Ben onu insan olsun diye yarattım,
Onun böyle olması ne senin suçun ne de benim!" diyor.
"Madem öyle, bugün de buna içeriz!" deyip,
Buruk bir tebessüm dökülüyor dudaklarımdan.
Cemre.Y.

26 Aralık 2024 Perşembe

Hislerimi Kaybettim

...Hislerimi Kaybettim...
O değil de...
Camın buğusuna kalp çizerek,
İçine sevdiğimle ikimizin baş harfimizi yazardım ben!
Ömrümde,
İlk defa!
O kalbi çizersem,
İçine yazacak harf bulamadım.
Başımı cama dayadım,
Ne sevdim, ne özledim.
Sadece...
Kar'ın yağışını izledim.
Hislerimi kaybettim,
Hükmü bana bedeldir.
Cemre.Y.

24 Aralık 2024 Salı

Toz Oluyor Hepsi

...Toz Oluyor Hepsi...
Bizim dost kervanımız...
Kapalı gişe oynuyor bu gece.
Ne vakit dara düşsek toz oluyor hepsi.
Oysa...
Benim ütopyamı da bir sorsaydılar.
Camdan saraylar yapardım her birine.
Eksiksiz mutluluklar sunardım her birine.
Sorgusuz, sualsiz, hesapsız, kitapsız,
Yüreğimin en baş köşesiydi yerleri.
Ama ne vakit ayağım tökezlese, hiç yoktular!
Böyle böyle acılaştı kahvelerin telveleri.
Böyle böyle azalıp bittiler ömrümden.
Cemre.Y.

21 Aralık 2024 Cumartesi

Şimdi Vakit Yaşamak Vakti

...Şimdi Vakit Yaşamak Vakti...
Ben ne zaman ömrümü kurtarmaya çalışsam.
Çoğu zaman,
Hatırlamak istemediklerimi unuturken,
Unutmak istemediklerimde siliniyordu hafızamdan.
Nice zaman sonra anladım ki,
Yıllar öncesi birine ettiğim şu cümlem yüzündendi bu!
"Ama sakın unutma!
Hafızam kuvvetlidir ve nerede neyin rüzgarına son verdiğimi,
O kendimce veda an'ımı asla unutmam!" demiştim ona!
Nicedir bu kilidi de örselemekteydim ki,
Nihayet kırıldı gitti tümden.
Düzelmeyecek, düzeltemeyeceğim ne varsa,
Onarılmayacak, onaramayacağım ne varsa,
Usulca sarmaladım yara izlerimi.
Fakat artık vakit...
Geçmişin izlerini deşip durma vakti değil.
Şimdi vakit...
Şöyle alabildiğince derin bir nefes alıp,
Yaşamak vakti.
Bugüne, yarına ve dahi geleceğime,
Usulca tebessüm edip yeni şanslar vermek vakti.
Şimdi vakit yaşamak vakti.
Cemre.Y.

16 Aralık 2024 Pazartesi

Sensizken

...Sensizken...
Kimse sana...
Kimse hiçbir şeye...
Sensizken ağlamasın.
Zira en çok, en güzel,
Sen silersin gözyaşlarını,
Bir insanın,
En şah damarından.
Cemre.Y.

15 Aralık 2024 Pazar

Dün Geceydi İşte

...Dün Geceydi İşte...
Hatırlamıyorum ki en son ne zaman,
Gülümseyerek yattım yatağıma.
Battaniye üstü yorganıma sarınıp,
Yastığıma küçük bir buse kondurup,
Sabaha kadar hiç uyanmadan uyudum.
Dün geceydi işte.
Kırmadım, incitmedim kendimi,
Ne çatımı akıtan yağmura kızdım,
Ne de güneşimi saklayan gri bulutların karasına.
Sabahında yeniden sevdim kendimi.
Tavuk suyuna çorba yaptım hiç yoktan.
Aferin dedim canımın canına,
Ve hiç yoktan mutlu oldum yeniden.
Aferin hayata inat günaydının var hiç yoktan!
Cemre.Y.

14 Aralık 2024 Cumartesi

Seni Unutmak

...Seni Unutmak!...
Ne zaman kalabalıklara dalsam,
İlla ki seni soruyor ya birileri...
"İyidir inşallah!" diyorum lakin,
Bitmiyor senli soruları!
Susup kaçıyorum hemen evime.
Sarılıyorum yalnızlığımın omuz başlarına.
Teselli ediyorum kendi kendimi.
Ertesi günün sabahındaysa,
Göz pınarlarımda tuz taneleri,
Dilimde, damağımda paslı demir tadıyla,
Ne çayın çaylığını anlayabiliyorum,
Ne de kahvenin kahveliğini!
En zoru da,
Hani nicedir seni unutmuştum ya,
Unuttuğumu unutturuyorlar bana.
Şimdi işin gücün yoksa,
Gün geceye karışmadan,
Yine, yeniden seni unutmak!
Cemre.Y.

13 Aralık 2024 Cuma

Dua

...Dua...
Ben...
Seni...
Allah'la yeniden barışıp,
Sana da, bana da...
Yeniden dua edecek kadar sevdim!
Yetmez mi?
Cemre.Y.

12 Aralık 2024 Perşembe

Kaç Bakış Geçmiş Yüreğinden

...Kaç Bakış Geçmiş Yüreğinden...
Kim bilir,
Kaç bakış geçmiş yüreğinden!
Senden sonraki hangi fotoğrafına bakarsan bak,
Sana baktığı gibi bakmıyordur artık gözleri.
Cemre.Y.

11 Aralık 2024 Çarşamba

Anlatabildim mi?

...Anlatabildim Mi?...
"Son!" dediğin şey mutlu bitmediyse bile!
Bizim onları gözümüzde büyüttüğümüz kadar
Değerli ve saygıdeğerdir ve hala da aynı saygıyı hak ederler.
Ama aslında onları,
Bulutların üzerine çıkartıp indirmeyen de sadece biziz!
Farkına vardığımızda bir çuvaldıza bakar sönmeleri.
Anlatabildim mi?
Cemre.Y.

10 Aralık 2024 Salı

Hayat Gibi

...Hayat Gibi...
Benim iki yüzüm var evet!
Bir yanım hazanı ve hüznü dinler,
Sol yüzümden ağlar ağlar, kedere boğulurum.
Bir yanım baharı ve yazı dinler,
Sağ yüzümden güle oynaya, hayata çıkarım.
Yapacak bir şey yok!
Ben böyleyim, hayat gibi.
Cemre.Y.

9 Aralık 2024 Pazartesi

Cehennem Tasviri

...Cehennem Tasviri...
Hayat çoğu zaman,
Dante'nin "Cehennem Tasviri" gibi!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...