...Acı...
Kimsesi olmayınca insanın
An gelip kimse'siz kalıyormuş meğer!
Sinesine yanık yarası sardığına muhtaç kaldığının
Çığlıkları figan olunca...
Bir yanın evlat feryadı,
Bir yanın anne avazı,
Bir yanın baba aymazlığı!
Böyle derin bir çaresizlikle,
Elin, kolun, kalbin tıkanır olurmuş.
Hiçbir şeyin acımasa bile...
Karındaşlığın acır taa bağırsaklarına kadar da
Kimselere diyemezsin çaresizliğini!
Ah be çocuk!
Aaahhh!
Keşke...
Keşke beş tel sigara içip,
Altı kutu daha bira içseydin de
Düşmeseydin bu dermansız pisliğe!
Sen...
Kendine ne yaptın be çocuk!
İnsan olan hiç ölmeden
Kendi cehenneminde kendini yakar mı cayır cayır!
Ah be çocuk!
Aaahhh!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
14 Aralık 2023 Perşembe
Acı
Labels:
acı,
anne,
avaz,
baba,
çare,
çığlık,
çocuk,
Hiç kimse,
keşke,
kimsesiz,
meğer,
yangın,
yanık,
yara
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Aralık 2023 Pazar
Sus
...Sus...
Bir kadını susturmanın en iyi yolu,O susana kadar süren
Mükemmel bir öpüştür.
E tabi dudaklarını kanattıracak kadar üzmediysen.
Şimdi öp bakalım öpebilirsen.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Aralık 2023 Cuma
Acı
...Acı...
En çok bu saatlerde takılır insanın boğazının ilmeğine koca bir yumru,
Konuşsan diline acı, sussan yüreğine.
Cemre.Y.
En çok bu saatlerde takılır insanın boğazının ilmeğine koca bir yumru,
Konuşsan diline acı, sussan yüreğine.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
3 Aralık 2023 Pazar
Bari Değseydi
...Bari Değseydi...
Dönüp bakınca...
Aslında...
Çok da doğru zamanda
Ve de doğru anda vazgeçmişim diyorum.
Ne de olsa pes etmek değildi bu!
Çok da güzel vazgeçirilmişim ki...
Bir daha dönmemek üzere çekip gitmişim.
Lakin, buna sebep olanlar,
Hiç de öyle,
Arkamdan pervasızca,
Şen kahkahalar patlatamıyorlar!
Bari değseydi be!
Bari kendinizde,
Artık yok hükmünde saydığınıza değseydi.
Neyse!
Cemre.Y.
Dönüp bakınca...
Aslında...
Çok da doğru zamanda
Ve de doğru anda vazgeçmişim diyorum.
Ne de olsa pes etmek değildi bu!
Çok da güzel vazgeçirilmişim ki...
Bir daha dönmemek üzere çekip gitmişim.
Lakin, buna sebep olanlar,
Hiç de öyle,
Arkamdan pervasızca,
Şen kahkahalar patlatamıyorlar!
Bari değseydi be!
Bari kendinizde,
Artık yok hükmünde saydığınıza değseydi.
Neyse!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
25 Kasım 2023 Cumartesi
Hatıralarımı Çalıyorlar!
...Hatıralarımı Çalıyorlar!...
Sabah ayazı vurmuş gri sokakları geçip,Denize kıyısı olan yerlerden birine gitti kadın.
Yün şapkasını iyice kaşlarının üzerine indirdi.
Kaşkolunu ensesinden soğuk girmesin diye düzeltti.
Paltosuna sımsıkı sarılarak usulca yanındaki banka oturdu.
Derin bir nefes vererek, yüreğindeki ayazı,
Denizin ayazıyla öpüştürdü.
Bir sigara yaktı en kaçağından,
Yanındaki kahvesinden yudumladı.
Sonra güneşin doğan yüzüne gülümsedi.
"Hatıralarımı çalıyorlar!" dedi kadın.
"Onları hatırlamana gerek kalmayacak." dedi adam.
Usulca süzülüp ufukta kaybolurken,
Kadına göz kırptı buluttan adam.
Gülümsedi kadın hem de yine hiç yoktan!
"Günaydın ömrüm, sana da günaydın."
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
20 Kasım 2023 Pazartesi
Ayna
...Ayna...
Bensiz aynalarında,Yeni burnunun ucuna bir daha bak.
Zira ben...
Kimsenin oltası değilim!
Ucundaki yem olmaya razı olmadığım gibi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Kasım 2023 Cumartesi
Yeniden Doğarım Sevgilim
...Yeniden Doğarım Sevgilim...
Ben sana "Yar!" dedim...Oysa "Yar!"dan büyük yaralarım vardı benim.
Kapattım, kilitledim de geldim.
Ben, senden önceki,
Sensizliklerle dolu bütün hayat hikayemin,
Cümlelerini, hecelerini ve harflerini,
Kapattım, kilitledim de sana geldim.
Sen olmaya geldim.
Sen diye biri olunca,
Ben...
Yeniden doğarım sevgilim!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Kasım 2023 Perşembe
Yaşamak Lazım Hayatı, Hayata, İnadına!
...Yaşamak Lazım Hayatı, Hayata, İnadına!...
Gün doğumu yahut gün batımı değilse,Güneşin kızarmasından korkarım derdi rahmetli annem.
Hele ki bulutlar kızıla yakın öbeklenmişse eğer!
Ya depremler olur bir yerlerde,
Ya da uçaklar düşer derdi.
Öyle çok depremlerim oldu ki ömrüm boyunca,
Öyle çok uçaklarım düştü ki...
Artık...
Acımın acısı bile acımıyor desem yeridir.
Yine de...
Uyanmışsak eğer yeni bir güne,
Lodosun ardından gelen yağmuru da selamlamak gerek.
Yaşamak lazım hayatı, hayata inadına!
Cemre.Y.
Labels:
acı,
anam,
anne,
bulut,
deprem,
eğer,
güneş,
hayat,
inadına,
inat,
öyle,
rahmetli,
yağmur,
yaşa
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Kasım 2023 Cumartesi
Hiç Yoktan Yine Gülümsedim Hayata!
...Hiç Yoktan Yine Gülümsedim Hayata!...
Sana, serin bir sonbahar sabahının,
Sade kahve kokulu rüzgarından sesleniyorum,
Sana, kabussuz uyunmuş da uykusu alınmış,
Eli, yüzü yastık izi olmuş bir cumartesi sabahının,
Gürültüsüz yağmur çiselerinden sesleniyorum.
Ey benim sevdiğim, sevdiceğim, yürek çiziğim.
Az önce yokladım yüreğimdeki eski yerini!
Az kalsın seni unuttuğumu unutacaktım ya!
Eski bir Türk filmi şeridi gibi geçip gittin gözlerimden.
Sonra siyah beyaz ekran renklendi,
Geçen gün terasa koyduğum buğday tanelerine kuşlar kondu.
Cıvıl cıvıl cıvıldaşıp teşekkür ettiler bana.
Gülümsedim.
Hiç yoktan yine gülümsedim hayata.
Cemre.Y.
Sana, serin bir sonbahar sabahının,
Sade kahve kokulu rüzgarından sesleniyorum,
Sana, kabussuz uyunmuş da uykusu alınmış,
Eli, yüzü yastık izi olmuş bir cumartesi sabahının,
Gürültüsüz yağmur çiselerinden sesleniyorum.
Ey benim sevdiğim, sevdiceğim, yürek çiziğim.
Az önce yokladım yüreğimdeki eski yerini!
Az kalsın seni unuttuğumu unutacaktım ya!
Eski bir Türk filmi şeridi gibi geçip gittin gözlerimden.
Sonra siyah beyaz ekran renklendi,
Geçen gün terasa koyduğum buğday tanelerine kuşlar kondu.
Cıvıl cıvıl cıvıldaşıp teşekkür ettiler bana.
Gülümsedim.
Hiç yoktan yine gülümsedim hayata.
Cemre.Y.
Labels:
beyaz,
cumartesi,
gülümse,
hayat,
hiç yok,
kahve,
koku,
kuşlar,
rüzgar,
sabah,
sevdiceğim,
sevdiğim,
siyah,
sonbahar,
teras,
Türk,
unut,
uyku,
yağmur,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
29 Ekim 2023 Pazar
29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyeti 100 Yaşında
...29 Ekim 1923 Türkiye Cumhuriyeti 100 Yaşında...
Biz senle, her 29 Ekim’de,
Cumhuriyetimizi yeniden kurardık!
Şimdi yanımda olsaydın,
Türklüğümüzün kökeninden
Orta Asya’dan başlardık yine.
Hatta ilk inanışımız olan şamanizm’e de bir dokunurduk.
Sorardın bana “Annem yoksa sen ondan mı Güneş’e bu kadar aşıksın?”
Sonra Osmanlı İmparatorluğunu kurardık Osman Gazi ile beraber,
Padişahlarımızın doğuşlarından, ölümlerine kadar hayatlarını irdelerdik!
Hatırlasana!
Fatih Sultan Mehmet’e aşık,
Kanuni Sultan Süleyman’a hayran,
Üçüncü Ahmed’in lalelerine romantik,
Yavuz Sultan Selim’e platoniktik!
Enver Paşa’ya beraberce çok da ayıp olmayan ne küfürler ederdik!
Vahdettin gibi pısırık bir çocuğa nasıl da
Batık bir gemiyi feda etmişler diye hayıflanırdık!
Abdülmecit’e ise topluca intiharın resmiyeti derdik!
Tabi ki!
Daha çöküş aşamasında!
Bu dünyaya bir Atatürk gelecekti!
Yeni bir ülke kuracaktı,
İmkan ve desteği olsa yeni bir dünya bile kurardı!
Yeni bir ülke kuracaktı,
Adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ olacaktı.
Şimdi içinde bulunduğumuz
Bu Cumhuriyet’e yeni bir
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK gelemeyeceğine göre!
Tabi ki!
Çoktan bitmiş bir Osmanlıya hep hayıflananlar olacaktı,
Bu dünyaya bir Atatürk daha gelemeyeceğini bilebile
Yani bir Şeriat Devleti hayal edenler olacaktı çokça!
Sonra aynı anda,
Sadece gözyaşlarımız ve ikimiz!
“BİZ, LAİK VE MÜSLÜMAN BİR DEVLET’İZ,
YAŞASIN CUMHURİYETİMİZ!” deyip birbirimize sarılırdık.
Hatırla çocuk!
Sen hep!
O zaman,
“Atatürk benim” derdin de...
Gözlerinin yosun yeşilinden beynine giren bir bakışla bakardım,
Sana sadece gülümserdim, buruk bir feda ile…
“Belki de İsmet İnönü vazgeçebilecek kadar güven ve feda ise” diye!
Hatırla çocuk!
Aslında…
Her ikimizde
Her zaman…
Tarih ve coğrafyadan nefret ettik!
Ama olsundu…
Tarih bizim tarihimiz ve unutulmaya,
Hele unutturulmaya çalışılmaya hiç gelmezdi!
Ama olsundu çocuk!
Daha iki yaşından beri boşuna konuşmadım bunları senle ben!
Tarih ve Coğrafya,
Aslında o kadar biz’dik!
Tarih ve Coğrafya ikimiz dik!
Bizim etrafımızda dönüyordu dünya,
Başkaları ise bizim etrafımızda!
Şimdiye kadar sadece ATATÜRK yatıyordu o anıt mezarda da…
Şimdi kim yatıyor yanında!
Hangimiz?
Ne zaman feda ettik kendimizi ve ülkemizi
Ne zaman feda etmeye başladık
Ülkemizin en vurucu noktalarını,
Herhangi bir devlet’e ve sayılabilecek değerlere
Küçümen görünen o doğu ülkelerine
Koskoca bir CUMHURİYET’ i yok etmek pahasına kendimizi!
Sen’i,
Ben’i,
Daha sadece bir yıl oldu çocuk bunları konuşmayalı senle!
Konuşacaktık bu yıl!
Yüz yıl olacaktı Cumhuriyetimizi kuralı!
Cemre.Y.
Cumhuriyetimizi yeniden kurardık!
Şimdi yanımda olsaydın,
Türklüğümüzün kökeninden
Orta Asya’dan başlardık yine.
Hatta ilk inanışımız olan şamanizm’e de bir dokunurduk.
Sorardın bana “Annem yoksa sen ondan mı Güneş’e bu kadar aşıksın?”
Sonra Osmanlı İmparatorluğunu kurardık Osman Gazi ile beraber,
Padişahlarımızın doğuşlarından, ölümlerine kadar hayatlarını irdelerdik!
Hatırlasana!
Fatih Sultan Mehmet’e aşık,
Kanuni Sultan Süleyman’a hayran,
Üçüncü Ahmed’in lalelerine romantik,
Yavuz Sultan Selim’e platoniktik!
Enver Paşa’ya beraberce çok da ayıp olmayan ne küfürler ederdik!
Vahdettin gibi pısırık bir çocuğa nasıl da
Batık bir gemiyi feda etmişler diye hayıflanırdık!
Abdülmecit’e ise topluca intiharın resmiyeti derdik!
Tabi ki!
Daha çöküş aşamasında!
Bu dünyaya bir Atatürk gelecekti!
Yeni bir ülke kuracaktı,
İmkan ve desteği olsa yeni bir dünya bile kurardı!
Yeni bir ülke kuracaktı,
Adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ olacaktı.
Şimdi içinde bulunduğumuz
Bu Cumhuriyet’e yeni bir
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK gelemeyeceğine göre!
Tabi ki!
Çoktan bitmiş bir Osmanlıya hep hayıflananlar olacaktı,
Bu dünyaya bir Atatürk daha gelemeyeceğini bilebile
Yani bir Şeriat Devleti hayal edenler olacaktı çokça!
Sonra aynı anda,
Sadece gözyaşlarımız ve ikimiz!
“BİZ, LAİK VE MÜSLÜMAN BİR DEVLET’İZ,
YAŞASIN CUMHURİYETİMİZ!” deyip birbirimize sarılırdık.
Hatırla çocuk!
Sen hep!
O zaman,
“Atatürk benim” derdin de...
Gözlerinin yosun yeşilinden beynine giren bir bakışla bakardım,
Sana sadece gülümserdim, buruk bir feda ile…
“Belki de İsmet İnönü vazgeçebilecek kadar güven ve feda ise” diye!
Hatırla çocuk!
Aslında…
Her ikimizde
Her zaman…
Tarih ve coğrafyadan nefret ettik!
Ama olsundu…
Tarih bizim tarihimiz ve unutulmaya,
Hele unutturulmaya çalışılmaya hiç gelmezdi!
Ama olsundu çocuk!
Daha iki yaşından beri boşuna konuşmadım bunları senle ben!
Tarih ve Coğrafya,
Aslında o kadar biz’dik!
Tarih ve Coğrafya ikimiz dik!
Bizim etrafımızda dönüyordu dünya,
Başkaları ise bizim etrafımızda!
Şimdiye kadar sadece ATATÜRK yatıyordu o anıt mezarda da…
Şimdi kim yatıyor yanında!
Hangimiz?
Ne zaman feda ettik kendimizi ve ülkemizi
Ne zaman feda etmeye başladık
Ülkemizin en vurucu noktalarını,
Herhangi bir devlet’e ve sayılabilecek değerlere
Küçümen görünen o doğu ülkelerine
Koskoca bir CUMHURİYET’ i yok etmek pahasına kendimizi!
Sen’i,
Ben’i,
Daha sadece bir yıl oldu çocuk bunları konuşmayalı senle!
Konuşacaktık bu yıl!
Yüz yıl olacaktı Cumhuriyetimizi kuralı!
Cemre.Y.
Labels:
anam,
bayram,
coğrafya,
çocuk,
değer,
dünya,
hayal,
kız çocuğu,
kızım,
ülke,
vatan,
yavru,
yosun gözlüm,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Ekim 2023 Çarşamba
İnsan Olan Dedim
...İnsan Olan Dedim...
İnsan olan...
Kendinden başka her şeyin,
En ucuza alınabileceğini,
Nereden ve nasıl düşünebiliyor acaba!
Kendisi de dahil...
Bütün insanların,
Oluşum bileşenleri aynı harçtan,
Farklı sebeplerle ve farklı insanlarca,
Farklı versiyonla varyasyonlarının
Yaratıldığının bilincinde olarak!
Ama insan olan dedim tabi.
Cemre.Y.
İnsan olan...
Kendinden başka her şeyin,
En ucuza alınabileceğini,
Nereden ve nasıl düşünebiliyor acaba!
Kendisi de dahil...
Bütün insanların,
Oluşum bileşenleri aynı harçtan,
Farklı sebeplerle ve farklı insanlarca,
Farklı versiyonla varyasyonlarının
Yaratıldığının bilincinde olarak!
Ama insan olan dedim tabi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Ekim 2023 Salı
Bu Neyin Yokluğu
...Bu Neyin Yokluğu...
Sen ömrüme,
Sıcak bir yaz sabahı gibi doğmayalı beri,
Buralar hep ayaz sevdiğim,
Hani "Özledim." desem.
Yüreğimin kıyısı, köşesi,
Ne var, ne yok hepsini söküp gitmişsin.
Öyle dingin bir hissizlik bırakmışsın ki,
Sanki sana dair ruhumda ne vardıysa,
Onu da alıp gitmişsin gibi.
Lakin...
Ne vakit, zaman sonbahara doğru aksa,
Ellerim, ayaklarım buz kesiyor ya,
Bu işte bu!
Bu neyin yokluğu çözemiyor insan.
Cemre.Y.
Sen ömrüme,
Sıcak bir yaz sabahı gibi doğmayalı beri,
Buralar hep ayaz sevdiğim,
Hani "Özledim." desem.
Yüreğimin kıyısı, köşesi,
Ne var, ne yok hepsini söküp gitmişsin.
Öyle dingin bir hissizlik bırakmışsın ki,
Sanki sana dair ruhumda ne vardıysa,
Onu da alıp gitmişsin gibi.
Lakin...
Ne vakit, zaman sonbahara doğru aksa,
Ellerim, ayaklarım buz kesiyor ya,
Bu işte bu!
Bu neyin yokluğu çözemiyor insan.
Cemre.Y.
Labels:
hiç yok,
ömrüm,
özledim,
özlem,
ruhum,
sabah,
soğuk,
sonbahar,
vakit,
yokluğun,
yoksun,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Ekim 2023 Pazar
Ekim Sabahı
...Ekim Sabahı...
Birdenbire serin bir ekim sabahına uyanınca,Nasıl olup da, koskoca yaz boyu,
Tabanlarını yakan o sıcağı unutup,
Buz tutar birdenbire bu ayaklar!
Biz buna yalnızlık deriz, siz hayat.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Ekim 2023 Cuma
Vazgeçmek
Onca çaba sarf edilmişken,
Vazgeçmemekten vazgeçmediğimi!
Gitmek gerekir bazen.
Onca çaba gerçekleştirenlerin,
Emeği bari,
Vazgeçmemekten vazgeçmediğimi!
Gitmek gerekir bazen.
Onca çaba gerçekleştirenlerin,
Emeği bari,
Boş oy sayılmasın diye!
Gittim.
Bitti!
Cemre.Y.
Gittim.
Bitti!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
2 Ekim 2023 Pazartesi
Bugün Pazar
...Bugün Pazar...
Bugün pazar...Oysa, akşamına, en sevindiğim gündü.
Ertesi, pazartesi diye!
Hatırlamıyorum, en son...
Ne vakit pes ettirildim,
Pazartesilerine kıvanç duymaktan.
En son ne zaman,
Pişman olduruldum,
Doğduğum günün adından.
En son ne zaman,
Pişman olduruldum,
Doğurduğum günün adından.
Ve en son ne vakit...
Susturuldum,
Her bitişin,
Yeni bir başlangıç olma hikayesi olduğu gerçeğini savunmaktan!
Öyle, öyle, vazgeçmeden pes ettirildim,
Bundan daha önceki hayatımdan.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
29 Eylül 2023 Cuma
Biz Nereliyiz Şimdi?
...Biz Nereliyiz Şimdi?...
-"Peki!
O, bu, şu, öbürü neyse de...
Biz, nereliyiz şimdi?"
-"Ne yazık ki hala,
Dünya'lıyız yavrucağım!
Yıldızlarımız hala birbirinden uzak.
Lakin...
Ne vakit gökyüzüne baksak,
Bulutların şeklinin değişebileceğini var sayarak!
Ay...
Ve kutup yıldızı yönümüze hep ortak.
Evet, meraktasın nicedir biliyorum.
Seni, hala, her gece, uyumadan önce,
Her yeni güne uyandığım sabah da dahil,
Ki buna, zaman zaman, her zaman da dahil!
Seviyorum.
Sen benim zamanlar arasında
Eğip bükebileceğim bir kıvam da olmamalıydın,
Olmadın da!
Ne benim ben olmam suç.
Ne de senin, sen kalmana tam destek olmam hata.
Bunca bizsiz zamandır da...
İyiyimdir umarım ve iyisindir umarım."
Cemre.Y.
-"Peki!
O, bu, şu, öbürü neyse de...
Biz, nereliyiz şimdi?"
-"Ne yazık ki hala,
Dünya'lıyız yavrucağım!
Yıldızlarımız hala birbirinden uzak.
Lakin...
Ne vakit gökyüzüne baksak,
Bulutların şeklinin değişebileceğini var sayarak!
Ay...
Ve kutup yıldızı yönümüze hep ortak.
Evet, meraktasın nicedir biliyorum.
Seni, hala, her gece, uyumadan önce,
Her yeni güne uyandığım sabah da dahil,
Ki buna, zaman zaman, her zaman da dahil!
Seviyorum.
Sen benim zamanlar arasında
Eğip bükebileceğim bir kıvam da olmamalıydın,
Olmadın da!
Ne benim ben olmam suç.
Ne de senin, sen kalmana tam destek olmam hata.
Bunca bizsiz zamandır da...
İyiyimdir umarım ve iyisindir umarım."
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
23 Eylül 2023 Cumartesi
Artık Ne Fayda!
...Artık Ne Fayda!...
Vakit...Sabır taşının çatlamasına ramak kalmışsa!
Gayrı, kendi kendine konuşup durarak,
Sabır tesbihi çekmeyi hayli geçmiştir.
Zaman...
"Amaaann!"dan ibarettir artık.
Kadın ne vakit,
Eder bilinmezlikle
Değeri düşürüldüğünü hissettirildiği anları çoğaltıldıkça,
Deniz üzerinde yüzen bir sal dahi olsa,
Adına siz tekne deyin misal.
Usuldan kulaç atar,
Tümden gelen bütün imleçlerine.
Zira anlar ki,
Hiçbir vakit,
Kendisiyle tümevarım hiç kavranamamıştır!
Şimdi...
Kim?
Hangi dilde anlatabilir ki
Sizdeki bu "Sen!" eksikliğini?
"Biz!" var!
"Ben!" var!
"Sen!" yok!
"Nasıl olacak bu iş?"der çoktan!
Sen kendince akıl tutulmalarında sörf yaparken,
Sessizce kayığını yol almaya doğru ikna etmiştir kadın.
Karşısında sessiz bir liman olsa da,
Yahut bir çağlayan...
Akacaktır o, en uzağa!
Sonra kendi kendine hayıflansan ne fayda!
Keşke...
"Keşke!"siz duysaydınız sessiz harflerinin,
Kulaklarınızı çınlatan bütün sitemlerini.
Artık...
Ne fayda!
Cemre.Y.
Labels:
değer,
deniz,
eksik,
geçmiş,
kadın,
karşı,
kayık,
keşke,
liman,
sessiz,
sonra,
tekne,
uzak,
vakit,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
2 Eylül 2023 Cumartesi
Garip Bir Veda Bu!
…Garip Bir Veda Bu!...
Garip bir veda bu!Ne de olsa,
Saçlarım biraz daha uzayınca,
Yeni bir evim olacağını söyleyen sizsiniz!
Şimdi, hemen yamacımda,
Yeni bir ev yapılmakta
Lakin benim gönlüm
Birazdan daha fazla gücenik o ne olacak?
Daha da mı ırasak biz, bizden.
Hazır yürekler de nicedir ıramışken.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
26 Ağustos 2023 Cumartesi
İnadına Yaşamalı
...İnadına Yaşamalı...
Elimden hiçbir şeyin gelmediği kederlerle dolu ülkem...Her yer katliam, her yer yangın,
Her şey hüzün...
Ruhum inciniyor, hem de haddinden fazla!
O halde kitaplara sığınmalı.
Kahvenin yarenliğine inanmalı.
İnadına yaşamalı.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
20 Ağustos 2023 Pazar
Sonrası Sen
...Sonrası Sen...
Vıcık vıcık nemli bir gecenin,
Sabaha yakın uyuyabildiğin son çeyreğinden,
Kuş sesleriyle dolu,
Serin bir sabaha uyanmak gibiydi seni sevmek!
Güneş ışıltılı saçlarını yüzünden yavaşça sıyırıp,
Uykulu kirpiklerini tel tel öpmek vardı şimdi.
Akşam sefalarım mor çiçeklerini salınmışken,
Sade kahvelerimizin fincanları kol kola girmeliydi misal.
Sonrası güneş, sonrası deniz, sonrası sen!
Cemre.Y.
Vıcık vıcık nemli bir gecenin,
Sabaha yakın uyuyabildiğin son çeyreğinden,
Kuş sesleriyle dolu,
Serin bir sabaha uyanmak gibiydi seni sevmek!
Güneş ışıltılı saçlarını yüzünden yavaşça sıyırıp,
Uykulu kirpiklerini tel tel öpmek vardı şimdi.
Akşam sefalarım mor çiçeklerini salınmışken,
Sade kahvelerimizin fincanları kol kola girmeliydi misal.
Sonrası güneş, sonrası deniz, sonrası sen!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Ağustos 2023 Cumartesi
Uzaklar Diye Bir Yer Var
...Uzaklar Diye Bir Yer Var...
"Değer!" ile"Eder!" i,
Karşılaştırmadığımız için oluyor bütün bunlar böyle.
Şimdi mi?
Yüreğimin gönlünün kırıklarını topladım her yerden,
Öylece çekip gittim aranızdan.
Siz daha farkında değilsiniz,
Size, hiç yokluğumun!
Oysa bana çoktandır,
Uzaklar diye bir yer var,
Sessiz, sakin, huzurlu.
Yakındır, kırmadan,
Daha da kırılmadan,
Üzmeden,
Daha da üzülmeden,
Yollarımızı ayıran veda cümlelerim.
Bir hoşça kal ile,
Elveda'yı sımsıkı sarıp koynuma,
Yakındır gülümseyerek gitmelerim.
Cemre.Y.
Labels:
cümle,
değer,
gitmiş,
gitti,
gönül,
gülümse,
hiç yok,
hoşça kal,
huzur,
karşı,
sessiz,
şimdi,
uzak,
yoksun,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
4 Ağustos 2023 Cuma
Güven
…Güven…
Nasıl mıyım, sahi mi nasılım!Hani böyle…
Kış ayazında özlediğin,
O sımsıcak kumları aşmışsın da,
Adım adım arşınlamışsın ya kumsalı!
Hani böyle…
Bütün zemheri aylarında hayallendiğin o sıcak günde,
Denizde mutlulukla yüzmeye bir adımın kalmış ama!
Ama sen…
Denizden başka her şeye güvenemediğin için,
Yüzemiyormuşsun gibi!
Hani böyle, sırtındaki bütün yükleri atsan bile,
Günün sonunda evine gidebilecek
Bütün kuruşlarını çalacaklarmış gibi!
Yürürüm desen ev uzak!
Yüzerim desen ölemezsin.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Temmuz 2023 Cumartesi
İçim Yetimhane Çocukları Gibi
...İçim Yetimhane Çocukları Gibi...
Doğduğum gün, içinden terk ettin beni.
Öldüğün gün, yine terk edeceksin.
Yine yanlış yaptın anne!
Şimdi yanımda,
Başımı göğsüne yaslayıp,
Gerçekten susabileceğim,
"O" diye biri bile yokken.
Yine yanlış yaptın anne!
Sanki yüzyıl olmamış gibi sen gideli,
Cennete kaçtığın günlerin yıl dönümlerinde,
İçim yetimhane çocukları gibi acıyor işte.
Cemre.Y.
Doğduğum gün, içinden terk ettin beni.
Öldüğün gün, yine terk edeceksin.
Yine yanlış yaptın anne!
Şimdi yanımda,
Başımı göğsüne yaslayıp,
Gerçekten susabileceğim,
"O" diye biri bile yokken.
Yine yanlış yaptın anne!
Sanki yüzyıl olmamış gibi sen gideli,
Cennete kaçtığın günlerin yıl dönümlerinde,
İçim yetimhane çocukları gibi acıyor işte.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!
...Bir Türlü Koyun Olmayı Beceremedim Ben!...
Hayat, bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
Misafire özel...
Bol kaşarlı tost istenmiş gibi!
Üstelik o misafirin,
Sen kendine münhasır,
Hayat, bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
Misafire özel...
Bol kaşarlı tost istenmiş gibi!
Üstelik o misafirin,
Sen kendine münhasır,
Mesleğinle ilgili bir şeye düşünüp dururken,
Onca emeğinden sadece iki ısırık almış gibi!
Hayat bazen...
Zemheri ayazında, elin ayağın donmuşken,
Annenin yaptığı o, etli keşkeği özlemiş gibi,
Annenin yaptığı, o, etli güveci özlemiş gibi,
Tam da...
Sen, o etlerin en kaburgalısına dalmışken,
Baban tarafından,
Sen dahil...
Bütün kardeşlerinin etleri ve kemikleri,
Çoktan onun, boğazından geçmiş gibi!
Hayat bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
El alem gibi olman bekleniyormuş gibi.
Oysa artık sen...
Elinde malzeme alacak güç varken,
Saatlerce ve saatlerce...
Soğanlarını, domateslerini,
Çeşit çeşit sebzelerini ince ince doğrayıp!
Keşkeğini de yaparsın, güvecini de...
Yetmez!
Kışlık domates salçalarını, turşularını da kurarsın.
Zeytinyağlılarını da dizersin sıra sıra!
Lakin...
Hepsi, şöyle bir tastamam olunca...
Şöyle bir durup beklersin mecbur!
İlk kaşığı kim çalacak!
Hani kabusun yorulmuş mudur nihayet yemelerden!
Sen, zaten...
Kokularından çoktan doymuşsundur.
Hala...
Bunca özgürlüğüme rağmen!
Yaptığım hiçbir yemeği,
Üzerinden zaman geçmeden yiyemiyorum ben!
Misal eksilmişse rengi, kokusu, dokusu,
İlle de, eti, kemiği...
Kim doyarsa doysun madem.
Kokusu salınıyorsa doyuyorum zira...
Bir türlü koyun olmayı beceremedim ben!
Kendime bile.
Onca emeğinden sadece iki ısırık almış gibi!
Hayat bazen...
Zemheri ayazında, elin ayağın donmuşken,
Annenin yaptığı o, etli keşkeği özlemiş gibi,
Annenin yaptığı, o, etli güveci özlemiş gibi,
Tam da...
Sen, o etlerin en kaburgalısına dalmışken,
Baban tarafından,
Sen dahil...
Bütün kardeşlerinin etleri ve kemikleri,
Çoktan onun, boğazından geçmiş gibi!
Hayat bazen...
Miden, açlıktan jiletle kazınıp duruyor gibiyken,
Üstelik...
Aylardır...
Ekmek ile soğanı, hatta domatesi bile!
Şöyle, damağında kalacak bir yaz keyfiyle,
Ağzına dolayıp,
Çatur çutur yiyemediğin yetmiyormuş gibi!
Senden, ısrarla, inadına,
El alem gibi olman bekleniyormuş gibi.
Oysa artık sen...
Elinde malzeme alacak güç varken,
Saatlerce ve saatlerce...
Soğanlarını, domateslerini,
Çeşit çeşit sebzelerini ince ince doğrayıp!
Keşkeğini de yaparsın, güvecini de...
Yetmez!
Kışlık domates salçalarını, turşularını da kurarsın.
Zeytinyağlılarını da dizersin sıra sıra!
Lakin...
Hepsi, şöyle bir tastamam olunca...
Şöyle bir durup beklersin mecbur!
İlk kaşığı kim çalacak!
Hani kabusun yorulmuş mudur nihayet yemelerden!
Sen, zaten...
Kokularından çoktan doymuşsundur.
Hala...
Bunca özgürlüğüme rağmen!
Yaptığım hiçbir yemeği,
Üzerinden zaman geçmeden yiyemiyorum ben!
Misal eksilmişse rengi, kokusu, dokusu,
İlle de, eti, kemiği...
Kim doyarsa doysun madem.
Kokusu salınıyorsa doyuyorum zira...
Bir türlü koyun olmayı beceremedim ben!
Kendime bile.
Ama işte...
Hayat, sadece...
"Bazen!"ler de kalsaydı keşke!
Amma...
Ve lakin!
Sus!
"Neyse!" ye bağlan mı yor mu, her şey sonuçta!
Evet!
Evet!
Tok'um ben!
Taa, çocukluğumdan!
Cemre.Y.
Labels:
anam,
anne,
baba,
bazen,
çocuk,
hayat,
inat,
kaburga,
kabus,
kardeş,
korku,
neyse,
oysa,
özgür,
sadece,
yeter,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Temmuz 2023 Çarşamba
Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında
…Sonra Bir Gün Yitip Gidersiniz Bir Şiirin Son Mısrasında…
Hani böyle…Küs değilsindir artık!
Kırgınlık…
Yahut güceniklik de kalmamıştır çoktan!
Hani böyle…
Çookk eskiden…
Ruhun…
Ruhuyla kesişmiş sanki bir şekilde de,
O an…
Çoktan geçmiş bitmiş gibi bir histir bu!
Ama yara kabukların yerli yerindedir ya hani!
Yazık ama,
Kime, neye, ne kadar, hangi zamanda yazık?
O muamma işte!
Sonra bir gün yitip gidersiniz,
Bir şiirin son mısrasında da…
Geçip bitmiş o hissin ardından konuşurlar!
Derler ki;
O da öksüz kaldı desenize,
Gençliğimin mihenk taşları azalıyor git gide!
Cemre.Y.
Labels:
bitti,
bundan sonra,
can kırıkları,
eski,
geçmiş,
kabuk,
kırgın,
mısra,
ne kadar,
öksüz,
ruhum,
sanki,
sonra,
şiir,
yara,
yazık,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
15 Temmuz 2023 Cumartesi
Bana Bir Bahar Gerek
...Bana Bir Bahar Gerek...
Mor salkımlı leylakların kokusunu duymayı özlemek gibi bir şey bu!
Hiç de mevsimi değilken,
Sümbüllerin, nergislerin, zambaklarının kokusunu özlemek gibi.
Ne var ki artık...
Güneş bile özlediğim güneş değil.
Sarıp sarmalayıp saçlarımı okşayacak yere,
Haşlayıp duruyor omuz başlarımı.
Bana bir bahar gerek!
Şöyle nemsiz...
Buram buram çiçek kokulu bir bahar.
Cemre.Y.
Mor salkımlı leylakların kokusunu duymayı özlemek gibi bir şey bu!
Hiç de mevsimi değilken,
Sümbüllerin, nergislerin, zambaklarının kokusunu özlemek gibi.
Ne var ki artık...
Güneş bile özlediğim güneş değil.
Sarıp sarmalayıp saçlarımı okşayacak yere,
Haşlayıp duruyor omuz başlarımı.
Bana bir bahar gerek!
Şöyle nemsiz...
Buram buram çiçek kokulu bir bahar.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Temmuz 2023 Cuma
Hissizlik Gibi
…Hissizlik Gibi…
Siz de…Hayata dair…
Bir tek hayaliniz dahi olmadığı zamanlarda,
Kendinizi,
Boşuna nefes alıyormuş gibi hissediyor musunuz?
Yani böyle depresyon falan değil de,
Ona dahi gerek yokmuş gibi.
Kocaman bir boşluk, koskocaman bir hissizlik gibi.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Temmuz 2023 Çarşamba
Affetmek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Temmuz 2023 Cumartesi
Günaydınlar
...Günaydınlar...
Yağmur sonrası herhangi bir temmuz sabahında,Yüzünü, gözünü, burnunu,
Güneş kırıntıları öperken uyandı kadın.
Yasemin kokulu tüllerini sıyırdı penceresinden.
Bir sigara yaktı, sade kahvesini ocağa koydu.
Verandasındaki sallanan koltuğunun,
Yağmurluklarını çıkarttı hemencecik.
Bu sabah da kahvesini denize nazır içecek,
Gün batımıyla uzaklaşan pembe bulutların,
Yavaş yavaş ufuktan kaybolmasını seyredecekti.
Sonra belki bir şımarıklık yapar,
Kahvaltı tepsisini kumsala götürür,
Denizin suları ayaklarını ıslatırken,
Güne gülümserdi yeniden, günaydınlar olurdu belki.
Cemre.Y.
Labels:
bulut,
dalga,
deniz,
Günaydın,
güneş,
kadın,
kahvaltı,
kahve,
koku,
kumsal,
öpücük,
pencere,
sabah,
yağmur
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Temmuz 2023 Perşembe
Ah Be Çocuk!
…Ah Be Çocuk!...
Ah be çocuk!Benim sadece sana…
Kalbim gücenmedi ki,
Benim sadece sana…
Yüreğim gücenmedi ki,
Benim sadece sana…
Canım gücenmedi ki,
Benim sadece sana…
Ciğerim gücenmedi ki,
Benim sadece sana…
Gönlüm gücenmedi ki,
Ah be çocuk!
Benim sana içimin içi gücendi.
Artık daha nasıl,
Nerenden güvendirebilirsin ki kendini?
Şimdi…
İhanetlerin de senin olsun, iftiraların da!
Zira artık benim sana dair…
Kırgınlığım dahi kalmadı.
Ne doğuruldum ne de doğurdum!
Vücudumda bıraktığın kalıcı izleri,
Ruhumda bıraktığın yeni kalıcı izlerle tanıştırdım.
Döne dolaşa affedip unutuyorlar her gün seni.
Ah be çocuk!
Ödüm kopuyor sana…
Sen bıkıp usanmadan,
Canımın kırıklarının üstünde,
Cam kırıkları dolu ayakkabı tabanlarınla,
Sek sek oynar gibi tepinip dururken,
"Aaaaahhhhhh!
Be çocuuukkkkk" derim de,
Yine...
Senin için,
En çok ben üzülürüm diye!
Ah be çocuk!
Cemre.Y.
Labels:
cam,
can kenarı,
can kırıkları,
ciğer,
çocuk,
gönül,
güven,
ihanet,
kalp,
kırgın,
kırık,
kız çocuğu,
ruhum,
sadece,
şimdi,
yüreğim,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...





























