26 Kasım 2022 Cumartesi

Yazık Değil Mi Bana?

...Yazık Değil Mi Bana?...
Uzun zamandır kendimden haber alamıyorum,
Umarım iyiyimdir ve her şey yolundadır!
Yoksa!
Beden var, ruh çoktan ölmüş demektir,
Yazık değil mi bana?
Cemre.Y.

25 Kasım 2022 Cuma

Biliyorum, Normal Değilim

...Biliyorum, Normal Değilim...
Birinin gözlerinin içine bakıp...
Bütün sustuğum denizleri,
Bütün yutkunduğum okyanusları,
Bütün gün doğumlarını
Bütün gün batımlarını
Ve güvenimin kırıldığı bütün duvarları,
Şiir etmek isterdim ona romantik olsun diye!
Yoksa bana Güneş!
Tenimi saran ve ısıtan hep aynı güneşti yani...
Biliyorum, normal değilim,
Anormal sevseydiniz ya beni!
Cemre.Y.

18 Kasım 2022 Cuma

Bilemezsin

…Bilemezsin…
Bir tek cümlen ile,
Gözümden yüreğime düştüğün gibi,
Bir tek cümlen ile de yüreğimden gözüme,
Gözümden de ellere düşürürüm seni!
Bensizlik sıkıntın olur da,
Sebebini sen bile, bilemezsin.
Cemre.Y.

13 Kasım 2022 Pazar

Yalnızsın

…Yalnızsın…
Kalabalıklar içine dalsan yalnızsın.
Kalabalıklar sana gelse yalnızsın.
Kalabalıklar senin dileğine razı,
Kalabalıklar senin emrine,
Çoktan amade olsa bile yalnızsın...
Cemre.Y.

Ölemem Ben Çocuk

...Ölemem Ben Çocuk...
“İki nota arası es!” lerim kısadır benim çocuk...
Sonatlarımsa uzun..
Derin...ve acılı...
Ama sonunda biterler...
Sonra olmazsa bambaşka bir tınıdan,
Bir hüdavendigar'ımdır,
Belki daha derin hüzzam'ım,
İki kadehçik acılı şalgamıma eşlik edecek,
Sohbetsiz, neşesiz...
İçinde "siz "olmayan,
Her şey kadar eksiklik....
Birkaç duble işte...
Sakin ve sessiz.
Kış vakti sahil kasabası kadar,
Issız ve çağlayan dalgaları,
Sahili hırçınca döven o engin deniz ağrısı
Ve sancısı ve intikamı kadar...
Yani tek başına çekilmez ya...
Birkaç dublecik rakılık kadar!
Neyimi anlayamadın çocuk!
Senin anandım!
Yani olması gereken her şeyin?
Olamadımsa...
Ver elini Shopen, Vivaldi, Emma Shaplin...
Olmadıysa da oldur!
Söz belki bir yerinden ağlarım,
Ağlarsam!
Yeniden başlarız belki!
Ölemem ben çocuk!
Boşuna vücudumu saran kitlelere,
Sebep bekleme ve umma!
Sensizliği düşünmekten,
Onları düşünmeye fırsat kalmıyor ki.
Her biri, ayrı bir yerden kanser'im ola!
Çatlaktı zaten,
Senden öncesinden yüreğimin sol yanı,
Öylece sızıverdin dışına dışına.
Cemre.Y.

12 Kasım 2022 Cumartesi

Aşk Olsun

…Aşk Olsun…
Sebepsiz bir sebeple kelebekler uçuyor,
Yaz baharından çalıntı günlerime.
Güneş'im, yüreğimin buzlarını ısıtıyor,
Ve ben her sabah…
"Aşk olsun."diyerek uyanıyorum geceden.
"Gel sevgili…
Sebebim ol sevdaya dair." diyesim geliyor!
Bazen de…
Sararmış yapraklar dökülür, yüreğimizin sonbaharına…
Yine de…
Dalında bir tomurcuk bari kalmış olsun dileriz.
Umut işte.
Cemre.Y.

Mutlu Musun Uzaklarda

...Mutlu Musun Uzaklarda?...
Herkes seni soruyor,
"Sahi, sen görüşmeyeli nasılsın çocuk?
Mutlu musun uzaklarda?"
Aylar sonra, hiç ummadığın bir anda ve mekânda,
Ansızın, öylece hazırlıksız,
Eskimeyen dostunla karşılaşırsın.
Kaldığınız yerden başlamak için gözleriniz buluşur,
Okursunuz birbirinizin ruhunu...
Çok şeyler olmuş görüşmeyeli de...
Geniş zamanlara ertelenmeli...
Kaçınılmaz sorular vardır, ayaküstü sorulan
Ve cevapları aceleyle geçiştirilecek "iyiyim" le biten.
Bazı dostluklarsa, kısacık bir an olsa bile,
Birbirimize "neysek o" dur.
Bu sefer ikimizde iyi değildik de...
Seni sordu...
Bilmiyordu...
Öylece dökülürken cümleler,
Sanki…
Bana ait değildi tellerimden çıkan o sesler...
Şok'a girdi...
Oysa cümlem kısa, anlaşılır ve netti.
"Eylül'le yollarımız ayrıldı." dedim.
Öylece dondu kaldı,
Herkes gibi, herkesim gibi...
"Yani, evde yalnız mısın şimdi?"
Tek'liği ve yalnızlığı yakıştıramadım kendime de,
"Benden başka, kimsem yok!" dedim.
Gözleri, çoktan hazırdı sarılıp ağlaşmaya...
Durduk...
Bakıştık...
Gözlerim, yüreğime kadar acıdı ve orada kaldılar.
Yine sessizliğe ağlayamadım!
"Ne hissediyorsun?" dedi...
Hiçbir şey hissetmiyordum!...
"O kadar çok mu kırdı seni?" dedi.
Kırılmamıştım!...
"Geniş zamanlar ayıralım birbirimize" diyerek ayrıldık.
Sokağıma girdiğimde elektrikler kesikti.
Şimdi sen olsaydın bu evde...
Nasıl da evham yapar, eve girip de,
Senin korkmadığını görene kadar,
Kendi kendime söylenirdim.
"Kesin sarjlı lambayı şarj etmemiştir,
Üstelik, bir kat aşağı inmeye üşenmiş,
Soğukta, korka korka oturuyordur." diye,
Aceleyle merdiven otomatiğini bulup,
Olmayan elektrikle,
Lambalar yansın diye,
Boşuna bir çaba ile,
Her katta yakmaya çalışırım hep o lambaları,
Olurda yanarsa,
Sana cesaret, ışık ve sıcaklık getirebileyim diye...
Böyle zamanlarda ne zaman sana böyle gelsem,
Sen korkmamış ve üşümemiş olurdun.
Gurur duyardım kendimle...
Seni böylesi cesur ve güvenli eğittim diye...
Yalanmış!
Doğru olan...
Benim içgüdüsel evhamlı cümlelerim miş!
Bu sefer yine eklektik yoktu sokağımda,
Ne evham, ne korkum yoktu!
Telefonum ışığı ile evime girdim.
Şarjı bitti yedek bataryayı taktım...
Elektrik olmadığı için
Sobam da yanmadı ama üşümedim.
Geniş zamanlarda,
Dostuma,
Seni nereden başlayarak anlatacağımı düşünüyorum.
"Sahi, ben, en ilk,
Ne zaman sende yalan oldum a çocuk?"
Herkes seni soruyor,
"Sahi, sen görüşmeyeli nasılsın çocuk?
Mutlu musun uzaklarda?"
Cemre.Y.

11 Kasım 2022 Cuma

Savrulsam

...Savrulsam...
Sen gideli...
Çölümdeki fırtınalara bari yenik olsam diye
Kum olmak varken,
Savrulsam, savrulsam, savrulsam...
Tek tanem ile,
Okyanusun dibinde,
Bir mercan olsam diye avunurken...
Gittim de,
En azından,
Kurak bir toprak oldum çocuk!
Beğendin mi yaptığını!
Cemre.Y.

6 Kasım 2022 Pazar

Umut İşte

...Umut İşte...
Yumuşacık bir rüzgar,
Yazdan aşırılmış güneşli bir günün sabahında,
Sanırsın ki,
Şeker ve vanilya kokulu,
Sakız fabrikasının yanından geçermiş gibi bir his.
İçimde kelebekler,
Saçlarımı savura savura yürüyorum.
Dilimde bir şarkı;
"Bir bahar akşamı rastladım sizee..."
Hayat, nihayet, bana güzel olacakmış gibi.
Umut işte.
Cemre.Y.

Aşk

…Aşk…
“Aşk”ı soruyordun ya iki de bir,
İşte asıl aşk bu,
Acıyla başlar,
Acıyla biter,
Ama ana olanda,
Son nefesini verene kadar sürer,
Çünkü sen benim,
İlk ve son karşılıksız aşkımsın.”demiştim sana da
“Ana’m diyeyim mi artık sana!”demiştin.
Sarılıp ağlaşmış,
Yüreklerimizdeki bizle yeniden barışmıştık.
Cemre.Y.

5 Kasım 2022 Cumartesi

Hiçbir Şey Yok!

...Hiçbir Şey Yok!...
Ama ben…
Daima, önce yüreğimi sevdim!
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Giderken beni, gittiğin yerlere
Hangi acımasız hikayelere satabileceğin,
Hangi cümlelere,
Bedelsiz savurabileceğin,
Hangi kelimelere,
Asi bir rüzgarla fırtınalara koyvereceğin,
Hangi harflerle,
Zemheri ayazında donduracağın mühim değil çocuk!
Ben sana susarım!
Seninle ilgili her şeye buruk bir tebessümüm olursun ancak!
Duyamazlar seninle ilgili tek bir acı bile!
Çünkü ben!
Daima önce yüreğimi sevdim.
Sen gelince içimdeki sen’i sevdim!
Sen gidince gidişini bile sevdim!
Dayanabilirdim!
Dayandım!
Dayanıyorum!
Dayanacağım!
Öyle ya geldiğin gün ki kadar, acı değildi gidişin.
Ne kadar çok insanıma bedelmişsin meğer çocuk!
Sen gittin sülalem oldu benim!
Artık seni hissetmiyorum...
Size göre isyan etmeliyim, ağlamalı, sızlamalı,
Kendimi yerden yere atmalıyım!
Şişeler dolusu kadehlere sığınmalıyım...
Hiç değilse seni bari haklı çıkarmalıyım,
Yok!
Acımıyor hiçbir yerim!
Sadece arada...
Beynimden bağırsaklarımın içine kadar bir acı doluyor,
Derin bir nefes veriyorum,
Almaya gerek hissetmiyorum,
Geçiyor!
Ya da öyle sanıyorum!
Ayaklarımı dayıyorum sobaya sıcağı hissetmiyorum!
Dışarı çıkıyorum soğuğu hissetmiyorum!
Hani bir an karşıma çıksan...
Seni bile hissetmem o derece çocuk!
Biz artık yaşamıyoruz çocuk!
Sen yoksun!
Ben yokum!
Hiçbir şey yok!
Cemre.Y.

Neden?

...Neden?...
Madem öyle,
Neden gözlerim,
Yanıp yanıp,
Şimşekler çakıyor!
Hıçkıra hıçkıra…
Bunca...
YOK'luğun,
Hepsine birden,
Yıldırım olup yağmak için mi?
Cemre.Y.

28 Ekim 2022 Cuma

Güzeldi

…Güzeldi…
Gülünce gözlerinin öbeği
Yıldız yıldız yakamoz kaynıyordu.
Şah damarındaki
O ay,
O yıldız...
Ağustos sıcağı gibi
Dudaklarımı yakıyordu.
Her şey yalansa bile!
En azından iki çocuk,
Gizliden birbirlerine
"Sobe!"leniyordu.
Oyunsa da, gerçek kadar güzeldi yani.
Birileri onu yine bir yerlere çağırmasaydı.
O, yine, git-me-sey di.
Cemre.Y.

22 Ekim 2022 Cumartesi

Gönül Kırığı

...Gönül Kırığı...
Bir vakit sonra,
Bir boşvermişlik oluşuyor insanın gönlünde.
Bir vakit sonra,
"Herkes bildiğini okuyorsa,
Senin ona bu çaban ne." diyorsun.
Ki zaten...
"Eyvallah" diye bir şey var,
"Neyse" ile ölesiye kapışıyor.
Ve zaten nicedir,
Sağım, solum, önüm, arkam,
Gönül kırığı...
Cemre.Y.

8 Ekim 2022 Cumartesi

Hayat Hep Heyhat

…Hayat Hep Heyhat…
Sonbaharın güneş yanığı bir sabahına,
Sade bir kahve eşliğinde,
Bir fotoğraf karesine gülümsedikten sonra,
Aniden fırtına çıkıp,
Terasındaki kahvaltına,
Yağmur yağdırması gibiydi hayat.
O fotoğrafına bakanlar,
Hayat sana güzel sanırken,
Sen ne var, ne yok, taşımaya çalışıyorsundur,
Evinin akan duvarlarının arasına.
Yani hayat hep heyhattır aslında.
Cemre.Y.

2 Ekim 2022 Pazar

Son Yaz Demleri

…Son Yaz Demleri…
Uyandım, ruhumda Voyage müzikleriyle,
Sonbahar, soğuk sabahlarına soyunmadan,
Son yaz demlerinden birinin sabahındaydım.
Sade kahvem eşliğinde güne gülümsedim.
Terasıma kurulup, Pazar sabahının kokusunu içtim.
Ve az evvel bir uçağa el salladım biliyor musun?
Cemre.Y.

18 Eylül 2022 Pazar

Oysa Bugün Pazar

...Oysa Bugün Pazar...
Günaydın sevgilim,
Uzak geçmişlerin rüyasından geliyorum sana!
Kulağımda inceden bir ney sesi...
Oysa bugün pazar güya!
Hani uykuyla sarmaş dolaş,
Öğle vaktine kadar uyuşulduğu gün.
Ama ben yine uyuyamadım işte.
Bilirsin beni...
Bazen kimsesizlik değil de,
Hani yalnızlık koyar ya bana.
İşte tam da,
Öyle bir sabaha uyandım erkenden.
Günaydın sevgilim.
Kim bilir kaç yüz yıl geçti,
Yokluğuna, hiç olmamışlığına,
Günaydın demekten bıkmayalı ben.
Neyse kahvem bitmek üzere,
Çayımı demleyeyim bari.
Uzak diyarların paralel evreninden,
Kulağına bir fısıltı gelirse korkma,
O benim, kahvaltıya beklerim.
Cemre.Y.

4 Eylül 2022 Pazar

Şimdi Lazım

...Şimdi Lazım...
Şimdi bir parça güneş lazım bana,
Bir parça da ılıman iklimli deniz lazım.
Günler iyice griye kesmeden,
Mor çiçekli akşam sefalarım yaprak dökmeden,
Ruhumu kasvetli,
Hazanlı, hüzünlü sonbahar sarmadan,
Yalnızlık hırkamı sırtıma asmadan lazım.
Mutluluğa dair ne varsa şimdi lazım üstadım.
Sonrasını aşarız birlikte!
Cemre.Y.

30 Ağustos 2022 Salı

Sade Bir Kahve

...Sade Bir Kahve...
Puslu ve gri bir sabaha uyandım bugün,
Denize gidecektim güya!
Sade bir kahve eşliğinde terasıma çıktım.
Epeydir saçlarını okşamadığım,
Fesleğenimle, sardunyamın saçlarını okşadım.
Kendiminkiyle beraber kırıklarını aldım kalplerinin.
Cemre.Y.

28 Ağustos 2022 Pazar

Bugün Pazar

...Bugün Pazar...
Güne gülümseyerek uyandı kadın,
Rüyasında ne görmüşse belli ki mutluydu.
Uzun zaman önce aç karnında da,
Tok karnına da içilecek ilaçlarıyla vedalaşmıştı.
Sade bir kahve yaptı kendine!
Yudumlayarak verandasının kapısından çıktı.
Ayağını gıdıklayan kumları aşıp denize ulaştı.
Bugün pazardı ve daha kuşlar bile uyanmamıştı.
Usulca sokuluverdi denizin koynuna.
Bu sabah yüzünü deniz yıkayacaktı.
Daha akşama çok vardı.
Cemre.Y.

27 Ağustos 2022 Cumartesi

Sonra Yarın Oldu

...Sonra Yarın Oldu...
Dün gece, bütün geçmişimi çöpe attım.
Tek bir damla yaş akıtmadım gözümden.
Artık olmayanlardan, olamayanlardan,
Hiç olmayacaklardan,
Hükümlü değil geçmişimin kırgınlıkları.
Sonra yarın oldu.
Yüzümdeki çizgilere inat,
Güzel gülümsemeler takındım ruhuma.
Gamzeler kondurdum yanaklarıma.
Bundan sonra hayat düşünsün.
Cemre.Y.

26 Ağustos 2022 Cuma

Hissizlik

...Hissizlik...
Hani an oluyor ki bazen,
İnsanın,
Yürek kırgınlıklarıyla,
Gönül kırgınlıkları bir araya gelip,
Hani,
Çoktan beridir,
Yerle yeksan edilmiş,
O güven kırıkları da bir olup,
Acının acısından,
Artık hiçbir şey hissetmez olursun ya!
Tam öyle işte.
Ne kırgın,
Ne küsgün,
Ne kızgın,
Ne öfkeli,
Ne intikam hissi.
Artık öyle bir hissizliksin işte!
Cemre.Y.

Hakkım Baki

...Hakkım Baki...
Ey benim yüreğimin gülen yüzü,
Ey benim ciğerimin çiziğinin,
Baş kraliçesi!
Nicedir öğrenmiştim oysa,
Bana hiç yok, kendine hep çokluğunun.
Sana dairli varlığımın,
Senin tarafından, posam çıkana kadar
İyice sömürülüp,
Öylece bir kenara savurulup atılınca,
Güneşte unutulmuş atlas kumaş gibi,
Lime lime edilişimi izledim önce!
Sonra sonra fark edip uyandım,
Başkaları, tek bir kere bile,
Benim güvenimi kırdığında,
Ağızlarıyla kuş tutsalar affetmezken,
Seni ne çok affetmiştim,
İçimden, içime kırıla kırıla!
En son...
Beni, sıfatımı, sana dairliğimi, hiçe sayıp,
Başkasının götünü kollamam için,
Beni korkuluk olarak kullandığında anladım bunu.
Her aradığında beni yine bulmuş olman ise,
Sadece ve sadece bir gün yok olduğumda,
Neyi yok ettiğinin farkına varırken,
Koskoca senelerini bir hayale harcamış olmana rağmen,
Yine de son şansında,
Hazır herkes seni iyice bir salmışken,
Onca yılının diplomasını almış olmanı dilememden.
Bana faydası olacağından değil ha!
Senin şu hayatta, kazandığın,
En önemli şeyi başarmış olman.
Değil mi ki,
Ondan da vazgeçersen,
Artık kırılacak bir ben daha kalmadı bilesin.
Hakkım baki, sütüm helal olsun.
Cemre.Y.

24 Ağustos 2022 Çarşamba

Biri Olmalı


...Biri Olmalı...
İnsan olanın asıl sorunu,
Aslında hiç de öyle...
Kimsesizlik falan değil azizim.
İnsan, istedikten sonra,
Hani, çok da seçici olmadıktan sonra,
Ne gelirse kabulümdür hesabından,
Herkes, herkese,
Herhangi bir sıfat ihtiyacına dair,
Önemsediği birileri olabilir sonuçta!
Lakin...
Öyle bir an oluyor ki...
İnsan olanın mecburi yalnızlığına,
Yalnızlık yoldaşı olacak,
Hani yoğun bakım odalarının hemen dışındaki,
Çamaşır sepetinde saklanan çocukları gibi,
Onu bekleyip,
Onun için çarpan kalbini hissettirecek,
Bulduğu her anda içeri koşup,
Ellerini sımsıkı saracak birileri olmalı.
Biri olmalı ki,
Girilmemesi gereken,
Aşılmaması gereken duvarların arkasında bile,
Değil ki, sizin o esnalarınızda,
Başka şeylerle zaman harcamak,
Zamanın bitmesi için oyalanmak yerine,
Tüm yüreğiyle seninle olduğunu hissettiren!
Var mı?
Yok.
Cemre.Y.

23 Ağustos 2022 Salı

Neyse, Biz!


...Neyse, Biz!...
İnsanın...
Gönlünün yüreği,
Ciğerinden kırgın olunca!
Güveninden de,
En derininden de,
Defalarca vurulunca!
Açlıktan içi göçse bile,
Tadına tuzuna dahi bakmayacağı,
Türlü çeşit yemekleri,
Onca yorgunluğuna rağmen,
Göz kararınca,
Saatlerce hiç gocunmadan, yapıyor da!
Öylece, karşısına geçip,
Sadece, kokusunu içine çekiyor işte.
Doyuyor böylece, kokuya!
Oysa...
Herkes de sanıyor ki,
En ufak acıdan,
Köşe bucak kaçınması nahifliğinden.
Kimseler de bilmiyor ki,
O en büyük sandıkları acılarının,
Her bir anını,
Hep sen yaşadın, en derininden!
Neyse, biz!...
Gülümseyelim mi yeniden?
Hayata dair,
Hani, inadına!
Bak yıldızlar hala bizi çekiyor!
En güçlü biz göçelim,
Öte aleme!
Cemre.Y.

15 Ağustos 2022 Pazartesi

Nazara Geldik Biz Yine!

...Nazara Geldik Biz, Yine!...
Oysa...
Sonu bucağı yoktu seni sevmelerimin!
Durduk yere,
Gözlerimin içine özlemle bakışını severdim.
Durduk yere de,
Muzip bir tebessümünü severdim misal.
Durduk yere, yüreğinin bana yansımasını severdim.
Durduk yere de, ömrüme dahil olmuşluğuna şükrümü.
Durduk yere,
Okşamalara doyamadığım,
O güneş ışıltılı saçlarını severdim.
Durduk yere de,
Kalp dudaklarından dökülen,
Şefkat dolu sözlerini.
Sonu bucağı yoktu seni sevmelerimin.
Sana, daha, katrilyonlarca bahaneler sayabilirdim.
Ta ki...
Güvenimde artık kırılacak yer kalmayana kadar!
Göze geldik biz, söze geldik,
Nazara geldik biz,
Hiç olmayacak bir kazaya değdik!
Belki de...
Aslında bizimle hiç alakası olmayan o,
Uğraklara uğradık belki kim bilir?
Bittik, gittik!
Oysa...
Neyse!
Belli ki nazara geldik biz yine!
Cemre.Y.

12 Ağustos 2022 Cuma

Gizli Özne

...Gizli Özne...
İçinden, hiç şiir esmediği günleri olur insanın.
Tek bir cümle dahi, mısra etmek istemez.
Oysa...
Dudaklarının kenarındaki tebessümde,
O gizli öznedir şiir!
Kimseler bilmez.
Cemre.Y.

11 Ağustos 2022 Perşembe

Ay Dolunay

...Ay Dolunay...
En son...
Dün gece gördüm,
Zaman zaman,
Ruhumu ta...
Kendi cehennemine kadar çeken kabuslu rüyaları!
Sabaha kadar,
Kaç uykuyu uyuyamadan eskittim kimse bilemez!
Ama bu sefer kararlıydım...
Ertesi geceye taşımayacaktım,
Uykumu darağacına asan korkularımı.
Zira...
Artık...
Avutmuyordu sadece yastık yüzü değiştirmeler!
Güne...
Gözlerimi azıcık bir uyku arasıyla açmışken,
Sigaramı dudak arama sarıp,
Sade kahveme koşmada da,
Nasıl bir panik yaşadıysam?
Susuz döküldü kahve telvelerim mutfağıma!
Köşe, bucak, halı, saçak...
Ne varsa kahvelendi susuz!
Öylece bırakıp, yeni kahve yapıp,
Kapımın anahtarını üstüne kilitleyip,
Ardıma bile bakmadan evden çıkıp işime gitsem...
Gün aydın olmaz ki ruhuma.
Akşam mesaim bitip, işimden evime dönünce,
Kapımın anahtarını içime açtığımda,
Mutfağıma girerim en ilk!
Zira çamaşır makinam orada.
Daha sınırlarına ulaşamadan kalır ayaklarım,
En ilk, yerdeki fayans araları serzenişte bulunur,
Sonra çamaşır makinamın önündeki halım,
Köşe, bucak, halı, saçak...
Küskün boyunlarıyla geçit vermezler bana!
Bulaşıverirler en olmaz yerlerimin canına.
Daha ki fırına yol almaya çok var oysa.
Biliyorum.
Hem de ezberimden.
Bir keresinde, hani es kaza,
Bir kavanoz dolusu bilyelerim saçılmıştı etrafa!
Ay, dolunaydı.
Her biri de teker teker kırılmıştı,
Ta çocukluğumdan biliyorum.
Küçüktüm daha!
Sonra toparlarım sanıyordum,
Hani kurtulup sabah olunca!
Kurtuldum lakin...
Bir daha da...
Ne akşamım aynı akşam oldu,
Ne de sabahım aynı sabah.
Hiçbir mutfağın bulaşıksız fırınına yetişemedim.
O andan sonra da, asla!
Aynı yerde bırakamadım hiçbir kırığı döküğü!
Usulca yeni yapılmış kahvemi yudumlarken,
Sessiz süpürgemle,
Tertemiz ettim köşemi, bucağımı.
Bu sefer...
Bu akşam...
Sadece fırınıma koşup,
Sadece onun tozunu aldım,
Öptüm teker teker sac ayaklarını.
Değil mi ki onun bile!
Yalnızlıktan, kabuslardan korkup,
Şöyle bir sarılıp,
Saçlarından,
Yüzünden, gözünden, alnından,
Ucundan, kenarından hayatının,
Ne bileyim...
Belki de hayali değildir benim evime konmak da,
Ben zor koşup monte etmişimdir ömrüme!
En hayal kırıklığından öptüm onu,
Ta, en ilk onu hayal edip yaradılışından.
Bu gece bana kabus yok!
Ay, dolunay!
Çünkü ben...
Değil ki canımı canımdan kanırtanların!
Eşyalarımın, maddelerimin, nesnelerimin,
Zamirlerimin ve dahi sıfat koyduklarımın bile.
Ömürlerine ömür değeyim derdindeyim.
Yoksa, herkes ölür ömrü bittiğinde.
Ben de öleceğim misal.
Artık...
Tamamen pes edip,
Her şeyden vazgeçtiğimde çok ölmedim lakin.
Misal gün olur...
Kime küsüp küsmediğimi unutmayabilirim!
Ne bileyim kapımın koluyla,
Öbür odaya gitmeyeyim diye benle inatlaştı diye,
Gücenmeyi bırakabilirim.
Ne bileyim,
Aldığım kilolarca soğandan biri acı çıktı diye,
Soğana küsmeyebilirim,
Ne bileyim,
Yediğim bir kabak tatlısının kabağı göçük çıktı diye,
Ona bir ömürlük yokluk hapsetmek yerine,
Kabak tatlısıyla aramı düzeltebilirim.
Ne bileyim,
Bir komşunun getirdiği bamya yemeği,
Sümüklü sümüklü çıktı diye,
Yıllar yılı tadına dahi bakmayıp,
Yıllar sonra kendi ellerimle, usulünce yapınca,
Meğer, olunca oluyormuş dedirtmeyince...
Bamya yemeğine yeniden gülümseyebilirim.
Beni insan düsturuyla sınamayın Gök Tengrim!
Bir daha da,
Asla!
Hiçbirini...
Hiçbir zaman...
Affetmeyebilirim!
Gülümseyelim mi?
Zira ay dolunay!
Yine bizi çekiyor yıldızlar.
Onlar da sanıyorlar ki,
"Hayat, asıl bize güzel!"
Hayat...
Sadece kolay olduğu zamanlar herkese güzel.
Bu gece de...
Bundan sonraki bütün gecelerde de...
Artık, bize, kabus yok!
Cemre.Y.

6 Ağustos 2022 Cumartesi

Acı Anı

..Masal...
Hepsi, herkes!
Senin yaşamış olduğun onca acı anıları,
Birer masalmış gibi dinliyorlar,
Sanıyorlar ki, masal bitince,
Bütün o kötücül canavarlar,
Ölecek, yok olacak.
Ve kahramanlar,
Mutlu mesut yaşayacak!
Maalesef ki bu hikayelerin sonunda,
Bütün o kötü canavarlar,
Hala yaşamakta.
Cemre.Y.

5 Ağustos 2022 Cuma

Ya Olursa

...Ya Olursa...
Altı, üstü, bir tutam şiirdi işte.
Şöyle...
Kendi yalnızlığını, yine kendinle aldatmışçasına.
Biraz güneş, biraz deniz, biraz iyot kokusu!
Ah, bir de, hiç yoktan,
Denizin kumsalla buluştuğu o noktada,
Ayaklarını çırılçıplak sunmak o an'a!
Sonrası buz gibi iki bira,
Sonrası "Voyage" müzikleriyle kendine bir yolculuk.
Sonrası...
Çok da kalabalıklaşmadan ortalık,
Kucak dolusu özlemle, kendi yalnızlığına,
Şöyle omuz uçlarından,
Kendi kendini, mutlu bir özlemle öpmeli,
Beşinci duvara uzun uzun bakmalık.
Ama bu sefer!
Buruk değil, dudak kenarındaki tebessümler,
Bu sefer...
Bu şiir...
Bir miktar umut ile bir miktar da hayal içeriyor nihayet!
Ya olursa!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...