3 Ekim 2020 Cumartesi

Gülümsüyorum İşte

...Gülümsüyorum İşte...
Sana...
Şöyle denize sıfır!
Kenarında iki küçük kayığın bağlı olduğu,
Hani olur da boğulmaktan korkarsın diye de,
Az ötesinde küçük bir adacığın olduğu,
Yabancısı olmadığım bir toprağın,
Ciğerlerine kök salmış,
Lila rengi bengonvillerin çiçeklerinden birinin,
Öz içinden yazıyorum sevdiğim!
Artık merak etme beni!
Nicedir, niceyim diye.
Küçük bir operasyonla,
O koskocaman kalbimi öldürdüm işte!
Gayrı bundan sonra kıyamet mi kopar,
Nuh tufanı yeniden mi doğar,
Yoksa dünya mı soğur yeniden,
Umurumda bile değil.
Bak...
Ben, hala, bu hayata, inadına,
Gülümsüyorum işte!
Buz rengi goncalar açıyor gamzelerimde.
Cemre.Y.

30 Eylül 2020 Çarşamba

Nihayet

...Nihayet...
Çivit mavisi panjurlu pencerelerinin üzerinden,
Çingene pembesi begonviller sarkıyordu.
Çivit mavisi sürgülü dış kapısının önündeyse,
Koca bir saksı dolusu, henüz goncaları açmamış,
Yemyeşil yapraklarıyla sardunyalar onu bekliyordu.
Nihayet, deniz çok uzaklarda değildi,
Ve nihayet dokunmuyordu artık yalnızlık falan!
Cemre.Y.

28 Eylül 2020 Pazartesi

Bu Hiç Olmadı Şimdi

...Bu Hiç Olmadı Şimdi...
Birazdan, gün, geceye dönünce,
Çiçek Pasajının üstündeki mahyasını,
Üzgünce söndürüverir İstiklal Caddesi,
Beyoğlu'nun o gizemli Dersaadet sokağında,
Hiç olmadık yere kırılır bir çay bardağı,
Hiç olmadık yere çatlayıverir,
Nevizadenin tam orta yerinde bir rakı kadehi!
Hadi Galata Kulesinin gönlünü aldın,
Eminönünde nefeslendin ya hani!
Daha yıldızlar kurulmadan gökyüzüne,
Olanca gönül koymuşluğuyla,
Zülüflerini döküverir Kız Kulesi!
"Salacak merdivenlerinde, bana karşı,
Yarinin dudaklarından kahve bile içmeden gittin he mi?
Hani, en çok, İstanbuldun sen, bu hiç olmadı şimdi!"
Cemre.Y.

25 Eylül 2020 Cuma

Olmuyor İşte


...Olmuyor İşte...
Ömrümün...
Taze kesilmiş çimen kokularını saymazsak,
Yüzümden makas alan güneş ışıltılarını,
Kızgın kumlardan serin sulara atlayış anlarını,
Yeni açmış bir lalenin özündeki,
Gül kıvrımlı gülümseyişli zamanlarını,
Bembeyaz bulut öbeklerinin arasından,
Usulca, şefkatle beni okşayan ılık rüzgarları
Saymazsak...
Ya da sayalım yahu!
Sayalım!
Eh, onları da yine en çok ben sevmişim hani.
Ne yaparsam yapayım,
Ne yapmazsam yapmayayım,
Hani, oluruna bırakayım olmuyor işte.
Doğduğumdan beri,
Bir sevilmemişlik kundağı var üzerimde.
Ne kadar yaş alsam, ne kadar kilo alsam,
Ne kadar çocuk olsam, ne kadar zayıflasam,
Olmuyor işte!
Bir türlü kurtulamıyorum,
Üzerime sinmiş sevilmemişlik zıbınımdan.
Hani delirsem bari diyorum kendime!
Geçer belki...
Yeterince deliremiyorum da!
Ne olacak benim bu halim?
Rahmetli anacığım, şimdi zoruna gitmesin...
Bana sebepsiz kızmalarının her birinde,
"Keşke taş olsaydın,
Bir duvara koyardım da,
Bari bir işe yarardın." derdi.
Ben bir türlü taş olmayı beceremedim.
Taş olmayı becerebilseydim zira!
Beni en çok annem severdi.
Ve yaşanmazdı bunca yaşanmayasıcalar.
Şimdi bunca yaşımda...
Buruk bir tebessüm yapıştı dudağımın kenarına,
Kaşımı gözümü düzelttim,
Saçlarımı taradım.
Artık biliyorum o gün geldiğinde,
Ben en sonunda taş olacağım!
Ömrümde sevilmediğim kadar da sevileceğim.
Umarım adımı hissettiğim gibi yazarlar.
Cemre.Y.

24 Eylül 2020 Perşembe

Sonbahar Yorgunu

...Sonbahar Yorgunu...
Nicedir...
Sonbahar yorgunu yüreğim.
En son ne zaman,
En zemherisine tanık olmuştum kış ayazının,
En son ne zaman,
İlkbaharın taze çimen kokusunu duymuştum,
En son ne zaman,
Ilık bir yaz akşamı saçlarımı okşamıştı.
En son ne zaman,
Güneşe alnımı öptürmüştüm mevsimsiz...
En son ne zaman ağız dolusu kahkaha atmıştım,
Hatırlayamıyorum!
Nicedir, sonbahar yorgunu yüreğim.
Cemre.Y.

20 Eylül 2020 Pazar

Pazar

...Pazar...
Uyandım,
Güneş'im, gri bulutların ardına saklanmış.
Eylül rüzgarı,
Sararan yaprakları koparmış dalından.
Aç karnına içilen ilaçlarımı içip,
Sade bir kahve yaptım kendime.
Sigaramı tüttürürken demliği ocağa koydum,
Güzel bir müzik açtım.
Fesleğenimin başını okşadım şefkatle,
Çünkü bugün günlerden pazar'mış!
Cemre.Y.

19 Eylül 2020 Cumartesi

Anlatacaktım

…Anlatacaktım…
Daha sana...
Yasemin çiçeklerinin açtığı bir günde,
Gün doğumlarıyla, gün batımlarının aynı olmadığını,
Hatta kuşların bile,
Aynı kanat çırpmadığını anlatacaktım ya neyse!
Cemre.Y.

18 Eylül 2020 Cuma

Neyse

...Neyse...
Sana daha…
Güz yanığı bir söğüt ağacının,
Yapraklarına konmuş, saraypatı çiçeklerinin
Taze polenlerini anlatacaktım ya neyse!
Cemre.Y.

11 Eylül 2020 Cuma

Bir Düşün Bence

 ...Bir Düşün Bence...
Sonra...
Yine gün güneşe kapandı.
Bulutlar, yerlerini usulca yıldızlara terk ettiler.
Şehrin kalabalık ışıltısında,
Ürkek birer toz tanesi kadar görünen,
Koca bir dağın tepesindeki,
Bir köy merasındaki kadar,
Muhteşem olamayan o yıldızlara terk ettiler.
Yani şiirim...
Gördüğün yer değil,
Baktığın yerdir asıl olan biten!
Misal!
Şimdi, şu anda...
Güneş doğuyor dünyanın bir yerlerinde.
Peki senin ruhun nerede?
Hangi coğrafyanın iklimindesin,
Hangi meridyenin gölgesinde!
Bir düşün bence.
Cemre.Y.

Yarından Önce Gel


...Yarından Önce Gel...
Sonra gelme sevgili
Dünden sonra,
Yarından önce gel.
Cemre.Y.

9 Eylül 2020 Çarşamba

Yıldız Tozları

...Yıldız Tozları...
Yazdan çalıntı bir Eylül akşamında,
Kaygılarıyla dolu yorgun heybesini yanına almış,
Geleceğe giden tek kişilik kayığıyla,
Güneşi bol olsun diye ömrünün yeni günleri,
Yalnız bir okyanusun tam ortasında,
Kürek kürek yıldız tozları topluyordu adam.
Geçmişinden sıyrılan tek kişilik bileti,
Kim bilir belki de artık,
Kimsesiz o kalbi yenilenecekti.
Günler hala uzundu,
Geceler hala kısa.
Yazın son demlerini yeni geçmiş,
Sonbaharına yeni yürek açmıştı.
Meleklere ricada bulundu,
Yorgun kollarına güç versin Tanrısı diye.
"Amin!" di.
Cemre.Y.

6 Eylül 2020 Pazar

Eylül Gibi

...Eylül Gibi...
Yazdan çalıntı, yorgun, yoğun,
Akşamında...
Dalgalanmış da durulmuş bir deniz gibi,
Geceleriyse gençlerin kalp sancıları gibi,
Uykusuz, huzursuz, umutsuz...
Yeşilinin tazeliği solmaya meyilli,
Yılmış, Eylül günlerinden günleri bu sevgili.
Oysa ne kadar da güzeldi,
Sabahında...
Baharın en tazesinde tomurcuklanmış,
Tomurcuğu da taç yaprağından sıyrılmış,
Taze güneş dalı gibi yüzünde açan,
Dudaklarını gülümseten o lale mevsimi halleri.
Eylül işte...
Tam da Eylül gibi!
Cemre.Y. 

1 Eylül 2020 Salı

İyi Ki

...İyi Ki...
Ah be sevgili...
Yaz yorgunu ömürlerimiz sonbahara hazırlanırken,
Nasıl da yaprak yaprak gülümsetiyorsun hayallerimi.
Durduk yere fesleğenim çiçek açtı misal.
Durduk yere kundağa sardım mutlu aile yokluğumu.
Durduk yere Eylül açtı yüreğimde.
Hiç yoktan...
"İyi ki" sin.
Hazana doğru akıp giden ömrüme.
İyi ki!
Cemre.Y.

29 Ağustos 2020 Cumartesi

Seviyorum Seni

...Seviyorum Seni...
Onu, bunu, şunu bilmem ama...
Bu burnumun direğindeki sen kokusu var ya...
İşte o...
Çok hoşuma gidiyor biliyor musun?
Hani böyle Ağustos'a veda ediyorken,
Sarmaş dolaş terimizi, tuzumuzu umursamadan,
Yılmış, yıkıntılarından,
Öperken ben...
Eski ve yeni yaralarından,
Dolaşamayan damarlarından öperken,
Sen...
Yüzünde açan gül gamzelerine hani,
Ömrünün en lale mevsimlerinden,
Binbir renkli mevsimler açıyor ya!
Ben, işte...
Bütün mevsimlerinden ayrı ayrı,
Apayrı, seviyorum seni...
Cemre.Y.

25 Ağustos 2020 Salı

Çocuk

...Çocuk!...
Ben seni,
Çocukluğunun eksik yanlarından sevdim çocuk!
Hani en sevdiğin piyano'nunla,
En sevdiğin resitali sergileyip,
Büyüklerinden övgülü alkışlar toplamayı umarken,
Notaların en sol fejinde kopar ya,
Piyanonun nota telinin en son notası...
Artık ayak pedalına bassan ne fark eder,
Ellerini tuşlardan kaldırıp, pes etsen ne?
Ben seni,
Çocukluğunun eksik yanlarından sevdim çocuk!
Daha kemana geçmedik, dikkat et.
Daha kanun çalacağız birlikte.
"Aşk kere aşk, kaç eder çocuk,
Söz...
Bilirsen bundan sonra seninim."
Daha sana yürek çiziğimi,
Daha sana...
Gülüşünün her kıvrımına ayrı hayran olduğum,
Göğsünde lale gülüşlü kızımı anlatacağım!
Ki...
Bütün notaları sunsalar ömrüme,
Bütün sesli ve nefesli ve de telli çalgıları sunsalar ömrüme!
Tek bir yosun yeşili bakışına,
Ömrümü çok sesli dünya eylediğim!
Cemre.Y.

15 Ağustos 2020 Cumartesi

Şiir'e Küsme!

...Şiir'e Küsme!...
Gönlümün süzgecinden,
Yorgun...
Durgun...
Yarınsız günler geçerken,
Hiç yoktan...
Şiire küsmeyeyim diye hep bunlar!
Cemre.Y.

Yeni Yıldızlar

 ...Yeni Yıldızlar...
Gülüşünün,
Gül kıvrımlı gamzesinde saklıydı
Yüreğinin bunca vakit,
Sanki hiç okşanmamış da
Şimdi,
Usul usul saçlarını tarayıp,
Taaa....
Yüreğine değen ellerin heyecanı.
Işıldayıverdi gözleri,
Zifiri yalnızlığına teker teker
Yeni yıldızlar asmaya başladı.
İçinde bir yerlerinde...
Dost elinin ne kadar ılık olduğunu hatırladı.
Yarın başka bir hayata doğacaktı.
Cemre.Y.

Ben Değildim!

.
..Ben Değildim!...
Bir tek cümleye bakar gömülmek
Ve ben hiç mi hiç,
O hiçliğin dibinden çıkamadım!
Lakin, hiçbir zaman da,
O dibin kuyusunu ben kazmadım,
Ki üstelik,
Beni o, dipsiz kuyuya atan da,
Ben değildim!
Tabisi şu,
Katlinin vacibi ben değilim.
Cemre.Y.

8 Ağustos 2020 Cumartesi

Cumartesi

...Cumartesi...
Güneş, sabah mahmurluğunu giyinmiş üzerine,
Sarı başak tarlası saçlarını savura savura doğmakta.
Cumartesiyse dökmüş zülüflerini,
Denizin mavisiyle yüzünü yıkamakta.
Kadınsa sade Türk kahvesini yudumlayıp,
Sigarasının dumanına dalıp gitmişti o an!
Nicedir günlerinin adları alınmıştı elinden,
Nicedir zamansız geçiyordu haftaları, ayları.
Tam ömrüne birkaç vakitlik ömür verilmişken,
Yine bekleme durağında,
Belki de hiç gelmeyecek,
O güzel günleri beklemekteydi işte.
Oysa birazdan uyanırdı dünya,
Sahildeki masalar hazırlanır,
Kahvaltı tabaklarının sesleri gelirdi.
Ağustos güzeli gülüşler çınlardı kordon boyunda.
Kadın, hiç yoktan gülümsedi.
Evet, evet, bugün cumartesiydi.
Cemre.Y.

2 Ağustos 2020 Pazar

Mutlu Beyaz Güvercinler

...Mutlu Beyaz Güvercinler....
Uzak coğrafyaların, yakın iklimlerinden,
Ilık bir yaz meltemi salınıyor saçlarımda şimdi.
Yüzümde...
Uzunca bir zamandır, yerini unutmuş bir gülümseme!
Ki artık deniz de çok uzaklarda sayılmaz bence.
Ve bence...
Yalnızlık o kadar da dokunmuyordur artık ruhuma.
Şuraya da...
Güneşi...
Yanaklarının gül gamzesinde batırmış,
Mutlu beyaz güvercinler çizelim mi,
Ruhunu sevdiğim çocukluğumun sevinci...
Cemre.Y.

24 Temmuz 2020 Cuma

Sustu Rüzgar

...Sustu Rüzgar...
Bob Ross amcanın,
Titan beyazına özenle yerleştirdiği,
Mutlu beyaz bulutlar ikindi rüzgarlarıyla dağılırken,
Uzaklardaki çam ağaçlarının kokusu salınırdı.
Gökyüzünü terk ederken martı sesleri,
Güneş de yavaştan ufuktan uzaklaşmaktaydı.
Denize uzanan yalnız rıhtım,
İçinden şarkılar fısıldanmaktaydı.
Bir yanı Müzeyyen Senar'dan,
"Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim."derken,
Bir yanı...
Behiye Aksoy'dan,
"Artık Yeşerecek Bir Dalım Yok"demekteydi.
Sonra birden gün, geceye kesti.
Lakin...
Ortada ne balık vardı,
Ne de rakı!
Acılı şalgamı saymıyorum bile.
Sustu rüzgar...
Kadın durdu, duruldu.
Gözlerini şöyle bir indirdi,
Tam da Türkan Şoray usulü...
Yutkundu.
Sonra derinnn bir nefes aldı yorgun ciğerlerine!
İçinden içine, kocaman kocaman notaları sıraladı.
"Ölmedim, ulan, bugün de ölmedim"derken,
Yer, gök, yıldız, yakamoz,
Chopin Nocturne Op. 9 No. 2'yi çalıyordu.
Bob Ross amcasının ona sunduğu,
Çocukluğunun,
O tek ve en güzel anılarına da, selam olsundu.
Cemre.Y.

16 Temmuz 2020 Perşembe

Bilmem Ki

...Bilmem Ki...
Sana...
Bunaltıcı yaz günlerine inat,
Leylak kokulu akşamlardan sesleniyorum,
Hani ılık bir bahar gecesine öykünür gibi.
Adının yerine...
Hangi sıfat yakışır henüz bilmiyorum!
Bilmem ki adın kaç harf,
Adımın yanına yakışır mı soy adın?
İyot kokusu yapışmış olur,
Güneş ışıltılı saçlarına o kesin.
Bir de lirik bir şiir gibi olur sesin.
Bilmem ki sen şimdi,
Nerede, kimlerlesin?
Hangi günün gecesine gebe,
Hangi sabahın akşamına sobe'sin!
Hangi yıldızlar eşlik ediyor yalnızlığına,
Hangi yakamozlar hatırlatıyor beni sana.
Bilmem ki varlığımdan haberli misin?
Cemre.Y.

14 Temmuz 2020 Salı

Fesleğen Yalnızlığı

...Fesleğen Yalnızlığı...
Senle ben...
En ilk...
Ne zaman tanıştık hatırlayamıyorum!
Hangi akşamın ikindisinde,
Hangi vaktin gün batımına yakınken,
Hangi yalnızlığımın durağına giderken,
Hangi kendimi, yine, yeniden bağışlayıp,
Hangi çocukluğumu affedişti başını okşayışım.
Hatırlayamıyorum.
Ilık bir yaz akşamıydı o kesin.
Kumsalı sarmaya başlamıştı denizin dalgaları.
Sanki ilk defa özgür kalmışım gibi bir şeydi!
Yanımda sekerek yürüyen kızım,
Dondurmasının külahına damlaması derdindeydi.
Yosun gözlerinde kocaman bir mutluluk!
Dudaklarının gül kıvrımlı kenarları yine gamzeliydi.
Durduk yere yalnızlık basmıştı içimi,
Onca mutluluk içinde hem de...
Saçlarını öpüp koklayıp, ona sımsıkı sarılıp,
Durduk yere, mevsimin güzelliğini, hazana çevirip,
Onu da zemheriye çekmenin,
Hiç mi hiç an'ı değildi.
Oradan geçerken ben...
Sana rastlamıştım işte!
Kızımın gül yüzüne ayaz değmesin diye,
Öylece...
Hemen arkasından ona yelken olmaktaydım.
Durduk yere kokun geldi burnuma,
Yaz melteminin fısıltısında...
Salına salına...
Boynu bükük kendi yalnızlığındaydın.
İstem dışı yetim bir evladın başını okşar gibi,
Öksüz bir yavrunun ömrünü sever gibi,
Şöyle bir dokunup,
Geçip, gitmekti amacım!
Sonra sonra...
Her ne zaman, nerede, nasıl karşılaşırsak karşılaşalım,
Hiç de umursamadan ömrümün,
Betimlenmiş ya da yarım kalmış saliselerini,
İlle de...
Sevdim...
Okşadım...
Ki mümkünü de varsa an'ı vaktinin...
Usulca öpücük kondurdum omuz başlarına.
Seninle ilk tanıştığımızdaki ömrünün sıfatı,
Hani geleceğime...
Kabul edilmiş çaresizlik olmasın diye de!
Bir tek kere olsun aklımdan da...
Seni evimin, odamın içine almak da gelmedi!
Uzunca zamandır da hani!
Rastlaşamıyorduk ya herhangi bir düzlemde...
Durduk yere...
Bir saksı dolusu sen'i aldım evime!
Nicedir gözünün içine bakıyorum,
Sararıp soldu yaprakların.
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım...
Fesleğen yalnızlığı.
Tam da senin...
Yalnızlığınla,
Yalnızlığımı yarenlik etmek dilerken,
Olmadı şimdi.
Ömür geçmiş gitmiş,
Nereden bulayım ben sana aynı güneşi,
Aynı denizi, aynı rüzgarı sana ben!
Sende solacaksan sol madem!
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım, yeniden...
Fesleğen yalnızlığı.
Ama…
Hangi an'ında denk gelsem…
Merak etme sen!
Yine, okşarım başını.
Cemre.Y.

11 Temmuz 2020 Cumartesi

Nicedir

...Nicedir...
Hiç yoktan,
Nicedir anason kokusuyla,
İyot kokusunun,
Burnumun direğine,
Ruhumun ilmeğine,
Şöyle bir dokunmadığı aklıma esti.
Hiç yoktan,
Nicedir,
Teninin kokusuyla,
Saçlarının kokusunun,
Yüreğime işlemediği aklıma esti.
Cemre.Y.

10 Temmuz 2020 Cuma

Yürek Yokluğu


...Yürek Yokluğu...
Çıkmaz sokakların birinde rastlaşsak misal,
Uzanıp, usulca tutuversen ellerimden,
Sana güvensem...
Sana sımsıkı sarılabilecek kadar,
Sağ yanımdaki yürek yokluğunu,
Senin kalbinle doldurabilecek kadar güvensem.
Cemre.Y.

6 Temmuz 2020 Pazartesi

Küsüyor İşte

...Küsüyor İşte...
Belirsizliğin derin dehlizlerinde,
Labirentlerce...
Kendisine...
Bir tek çıkış yolu ararken,
Hiçbir yolun, hiçbir sonun olmadığını görüp,
İdrak edince anlıyor insan!
Kendisinden...
Ne kadar da en erken,
Ne kadar da çabuk vazgeçildiğini!
Bir vakitten sonra...
Eş, dost, akrabanın da,
Kendi derdinde olduğu mevsimler bunlar,
Malum...
Ortalıkta corona belası var!
Yoksa iki lafın belini kırabilen biri
Hiç...
Şiirlerine de kırılıp, küser mi?
Küsüyor işte,
Hem de öyle böyle değil ha!
Yürekten gücenmelik'li.
Şiire de küsüyor,
Cümle'ye de,
Kelime'ye de,
Hece'ye de,
Harf''e de küsüyor insan olan.
Hem de ciğerden gücenmelik'li.
Cemre.Y.

5 Temmuz 2020 Pazar

Ömrüm

...Ömrüm...
Ömrümün seyrüseferine dönüp baktığımda,
Yağmurlarımın çamurlarına bulaşmaktan sebep,
Sevemedim bir türlü...
Ne ilkbaharları, ne de sonbaharları!
Zira ne vakit...
Es kaza güvenip, bir kaldırım taşına bassam,
Hiç acımadan altı hep boş kalıp,
Bütün birikmişliğini üstüme boca etmişti.
Yahut...
Çocukluğum boyunca,
Hiç yoktan...
Lağım basardı, kapıcı dairelerimizden biri!
O vakit nerede, ikamet eylediysek tabi.
Ömrüme yeni yaşlar aldım.
Evlendim, boşandım derken...
Ona daha yakın olayım diye,
Binbir emekle kurduğum evimin,
Çatısı aktı bu sefer!
Sevemedim bir türlü efil efil esen yağmurları!
Ömrümün...
Seyrüseferine dönüp baktığımda,
Sevemedim bir türlü şöyle en içten...
Zemheri ayazlı kara kışları!
Ne vakit...
Kar yağsa...
Bir karışımı ölçerim hep!
Tahta beşiğim o ayazda kapıya atılmışken,
Annemin uyanmasına,
Annemin beni el yordamıyla aramasına,
Annemin...
Beni bu hayata, yeniden,
Yine dahil etmesine kaç santimim kalmış bakarım!
Ömrümün...
Seyrüseferine dönüp baktığımda,
Ben..
Güneşi sevdim hep...
Kurutur sandım bütün yoksunlukları.
Yaz'ı hep güneş yanığı olsa da,
Nihayetinde kırk tas soğuk su,
Tertemiz ediyordu bütün nem'i!
"Seni sevmek...
Kızgın kumlardan,
Serin sulara atlamak gibi bir şey" diyeni de duydu bu yürek.
Sahi...
Nicedir acaba ahvali!
Aldatıyor mudur acaba benden sonrasını da?
"Ömrümün bütün mevsimleri sensin!" dediğini.
Neyse...
Ben...
Hazır ikirciksiz nefes alabiliyorken,
Yine bir soğuk duş alıp,
Ay'ın şavkına selam çakıp,
Yarınki güneşe uyanırsam,
Ona...
"Sevgili güneşim iyi ki doğdum!" diyeyim.
Hayat bu sevgilim...
Mavili bir ummanın,
O en serin sularında rastlaşırsak eğer,
Bana geçmişimden hesap sorma!
Cemre.Y.

3 Temmuz 2020 Cuma

Hadi Gülümse

...Hadi Gülümse...
Pervasız kaldığın pencerelerinden,
Perdelerin usulca süzülürken,
Durduk yere...
Bunca ömürdür yaşadığına,
Tam da, unutmuşluğuna az kalmışken,
Rastlıyorsun ya hani...
Sen'in,
Çoktan geçtiğin yollarda sendelemiş birine!
Durduk yere...
Hisli bir keman çalınıyor geçmişin süzgecinde!
Durduk yere, omuz atıyorsun ya ömür yüküne...
Hani sonra, yorulmaktan da yoruluyor ya, insan!
Neyse ya neyse, hadi gülümse!
Cemre.Y.

2 Temmuz 2020 Perşembe

Patates Salatası


...Patates Salatası...
Az evvel elimde poşetlerle parkın köşesinden geçerken,
Parkın girişinde oturmuş iki genç kızdan biri,
Telefonda konuştuğu kişiye;
"Elindeki mavi poşetlerle sana doğru yürüyen,
Siyah tişörtlü, mavi kaprili, şişman,
Koca göbekli kadına doğru gelirsen beni bulursun,
Hatta hamile bile olabilir!"dedikten sonra
Bana bakarak kıkır kıkır gülmüş olabilir mi?
Evet!
Maalesef olabilir!
Hayatım boyunca her zaman,
Her şeyin olduğu gibi bu da olabilir.
Daha geçen gün kuzenlerinden birinin engelli çocuğu,
Salonda oyun oynarken kulağıma eğilip;
"Bu kadar kara olmasan ve gözlerin de doğru baksa,
Büyüyünce senlen evlenebilirdim." de demişti zaten!
Ömrü hayatım boyunca,
Bir tek kere olsun insanların kusurlarıyla,
Eksiklikleriyle, engelleriyle,
Yahut fiziki halleriyle dalga geçmedim.
Bir kez olsun böyle şeyleri,
Dedi kodu malzemesi veya alay bahsi etmedim.
Peki ne demeye zaman zaman
Böyle şeylere hem de tesadüfen tanık olup duruyordum?
İnsanların yarım yanını kovalayıp,
Onları oradan vurmak,
Ne zamandan beridir öğreti olmuştu çocuklara da
Ulu orta sokak ortasında bunlara maruz kalıyorduk!
Evet elbette ki doğru söylüyorlar lakin,
En çok da zaten kusuru olan bilmez mi ki
Kusurunun ne olduğunu da,
Bunu yaraya tuz ruhu basar gibi nefretle tükürmekteler!
En son, seksen kiloyu aşmama ramak kalmışken,
Sanırım on bir yıl önce falandı.
O zaman ki şirketimden eve doğru yürürken,
Yine sokakta oynayan çocuklardan biri,
Sanki hiç şişman görmemişler gibi;
"Aaa kadına baakkk!
Ne kadar güzel ama ne kadar da şişmaannn!" demişti.
Bütün çocuklar kıkır kıkır gülerken,
Hep beraber bir şarkı tutturmuşlardı ardımdan.
"Şişşmmaaannn, şiişşşkooo!" diye.
O günden sonra, yemeyi içmeyi kesmiş sürekli yürümüştüm.
Öyle ki bütün yiyecekleri sadece burcu burcu koklayıp,
Şöyle bir kaşığını ağzımda çiğneyip,
Yutkuna yutkuna yutmadan tükürür olmuştum.
İkinci ayın sonunda tam tamına otuz beş kilo vermiş,
Yine işimden evime aynı yoldan dönerken,
O çocuklara rastlamıştım işte!
Çocuk beni hemen tanıyıp;
"Aaa!
Bu geçen buradan geçen şişman abla,
Ama sanırım karnını matkapla delmişler,
Baksanıza kürdan olmuş bu, kürdaann!" demişti.
Yine bütün çocuklar kıkır kıkır gülüşürken,
Bir şarkı tutturmuşlardı ardımdan.
"Kürdaann, küüppkürrdaannn!" diye.
Oysa beni tanıdıklarında
"Vay be!" diyeceklerini sanmış içten içe de sevinmiştim.
Eve gittim, iki aydır yemediğim kadar çok ağladım.
İki aydır ağrıyan ayak bileklerime,
Ayağımın su toplamışlığına da ağladım.
Ertesi gün durduk yere hastanelik oldum.
Meğer yaptığım o ölüm orucu
Bütün bağışıklık sistemimi çökertmiş.
Üstüne gönül kırgınlığı da eklenince,
Hastane yolları ambulansla aşılmış!
Doktor "Bir tek mikrop alırsan ölebilirsin bile!" demişti.
Bu sefer ne birilerinin bana şişman demesi umurumda,
Ne de birilerinin bana kürdan demesi.
Ne birilerinin kusurlarımı yüzüme çalması umurumda
Ne de "Dünyada senden güzelini görmedim!" denmesi.
Bu sefer hiçbir şey umurumda değil!
Yarınım hariç!
Öyle psikoloji danışmanları,
Ya da entel dantel felsefecilerin dediği gibi,
Öyle kusurlarımı sevemiyorum ben!
Ya hep fazlayım ya da hep çok eksik.
İyi falan da değilim!
Tam depresyona gireyim diyorum,
Kendi depresyonumu çekecek mecalim de yok!
Ahvalimi soranlara selam ederim lakin
Corona var, ne sımsıkı sarılabilir ne de ellerinden öpebilirim!
Neyse patates haşlıyordum ben!
Gidip ona bir bakayım.
Hiç yoktan!
Sabah kahvaltısında patates salatası yiyeyim!
Cemre.Y.

1 Temmuz 2020 Çarşamba

Yürek Bu

...Yürek Bu...
Sonra diyorum ki kendime,
Beni aldatmayan en kadim dost yalnızlığımdır!
Lakin yine de yürek bu, güvenmek istiyor birilerine.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...