11 Eylül 2020 Cuma

Bir Düşün Bence

 ...Bir Düşün Bence...
Sonra...
Yine gün güneşe kapandı.
Bulutlar, yerlerini usulca yıldızlara terk ettiler.
Şehrin kalabalık ışıltısında,
Ürkek birer toz tanesi kadar görünen,
Koca bir dağın tepesindeki,
Bir köy merasındaki kadar,
Muhteşem olamayan o yıldızlara terk ettiler.
Yani şiirim...
Gördüğün yer değil,
Baktığın yerdir asıl olan biten!
Misal!
Şimdi, şu anda...
Güneş doğuyor dünyanın bir yerlerinde.
Peki senin ruhun nerede?
Hangi coğrafyanın iklimindesin,
Hangi meridyenin gölgesinde!
Bir düşün bence.
Cemre.Y.

Yarından Önce Gel


...Yarından Önce Gel...
Sonra gelme sevgili
Dünden sonra,
Yarından önce gel.
Cemre.Y.

9 Eylül 2020 Çarşamba

Yıldız Tozları

...Yıldız Tozları...
Yazdan çalıntı bir Eylül akşamında,
Kaygılarıyla dolu yorgun heybesini yanına almış,
Geleceğe giden tek kişilik kayığıyla,
Güneşi bol olsun diye ömrünün yeni günleri,
Yalnız bir okyanusun tam ortasında,
Kürek kürek yıldız tozları topluyordu adam.
Geçmişinden sıyrılan tek kişilik bileti,
Kim bilir belki de artık,
Kimsesiz o kalbi yenilenecekti.
Günler hala uzundu,
Geceler hala kısa.
Yazın son demlerini yeni geçmiş,
Sonbaharına yeni yürek açmıştı.
Meleklere ricada bulundu,
Yorgun kollarına güç versin Tanrısı diye.
"Amin!" di.
Cemre.Y.

6 Eylül 2020 Pazar

Eylül Gibi

...Eylül Gibi...
Yazdan çalıntı, yorgun, yoğun,
Akşamında...
Dalgalanmış da durulmuş bir deniz gibi,
Geceleriyse gençlerin kalp sancıları gibi,
Uykusuz, huzursuz, umutsuz...
Yeşilinin tazeliği solmaya meyilli,
Yılmış, Eylül günlerinden günleri bu sevgili.
Oysa ne kadar da güzeldi,
Sabahında...
Baharın en tazesinde tomurcuklanmış,
Tomurcuğu da taç yaprağından sıyrılmış,
Taze güneş dalı gibi yüzünde açan,
Dudaklarını gülümseten o lale mevsimi halleri.
Eylül işte...
Tam da Eylül gibi!
Cemre.Y. 

1 Eylül 2020 Salı

İyi Ki

...İyi Ki...
Ah be sevgili...
Yaz yorgunu ömürlerimiz sonbahara hazırlanırken,
Nasıl da yaprak yaprak gülümsetiyorsun hayallerimi.
Durduk yere fesleğenim çiçek açtı misal.
Durduk yere kundağa sardım mutlu aile yokluğumu.
Durduk yere Eylül açtı yüreğimde.
Hiç yoktan...
"İyi ki" sin.
Hazana doğru akıp giden ömrüme.
İyi ki!
Cemre.Y.

29 Ağustos 2020 Cumartesi

Seviyorum Seni

...Seviyorum Seni...
Onu, bunu, şunu bilmem ama...
Bu burnumun direğindeki sen kokusu var ya...
İşte o...
Çok hoşuma gidiyor biliyor musun?
Hani böyle Ağustos'a veda ediyorken,
Sarmaş dolaş terimizi, tuzumuzu umursamadan,
Yılmış, yıkıntılarından,
Öperken ben...
Eski ve yeni yaralarından,
Dolaşamayan damarlarından öperken,
Sen...
Yüzünde açan gül gamzelerine hani,
Ömrünün en lale mevsimlerinden,
Binbir renkli mevsimler açıyor ya!
Ben, işte...
Bütün mevsimlerinden ayrı ayrı,
Apayrı, seviyorum seni...
Cemre.Y.

25 Ağustos 2020 Salı

Çocuk

...Çocuk!...
Ben seni,
Çocukluğunun eksik yanlarından sevdim çocuk!
Hani en sevdiğin piyano'nunla,
En sevdiğin resitali sergileyip,
Büyüklerinden övgülü alkışlar toplamayı umarken,
Notaların en sol fejinde kopar ya,
Piyanonun nota telinin en son notası...
Artık ayak pedalına bassan ne fark eder,
Ellerini tuşlardan kaldırıp, pes etsen ne?
Ben seni,
Çocukluğunun eksik yanlarından sevdim çocuk!
Daha kemana geçmedik, dikkat et.
Daha kanun çalacağız birlikte.
"Aşk kere aşk, kaç eder çocuk,
Söz...
Bilirsen bundan sonra seninim."
Daha sana yürek çiziğimi,
Daha sana...
Gülüşünün her kıvrımına ayrı hayran olduğum,
Göğsünde lale gülüşlü kızımı anlatacağım!
Ki...
Bütün notaları sunsalar ömrüme,
Bütün sesli ve nefesli ve de telli çalgıları sunsalar ömrüme!
Tek bir yosun yeşili bakışına,
Ömrümü çok sesli dünya eylediğim!
Cemre.Y.

15 Ağustos 2020 Cumartesi

Şiir'e Küsme!

...Şiir'e Küsme!...
Gönlümün süzgecinden,
Yorgun...
Durgun...
Yarınsız günler geçerken,
Hiç yoktan...
Şiire küsmeyeyim diye hep bunlar!
Cemre.Y.

Yeni Yıldızlar

 ...Yeni Yıldızlar...
Gülüşünün,
Gül kıvrımlı gamzesinde saklıydı
Yüreğinin bunca vakit,
Sanki hiç okşanmamış da
Şimdi,
Usul usul saçlarını tarayıp,
Taaa....
Yüreğine değen ellerin heyecanı.
Işıldayıverdi gözleri,
Zifiri yalnızlığına teker teker
Yeni yıldızlar asmaya başladı.
İçinde bir yerlerinde...
Dost elinin ne kadar ılık olduğunu hatırladı.
Yarın başka bir hayata doğacaktı.
Cemre.Y.

Ben Değildim!

.
..Ben Değildim!...
Bir tek cümleye bakar gömülmek
Ve ben hiç mi hiç,
O hiçliğin dibinden çıkamadım!
Lakin, hiçbir zaman da,
O dibin kuyusunu ben kazmadım,
Ki üstelik,
Beni o, dipsiz kuyuya atan da,
Ben değildim!
Tabisi şu,
Katlinin vacibi ben değilim.
Cemre.Y.

8 Ağustos 2020 Cumartesi

Cumartesi

...Cumartesi...
Güneş, sabah mahmurluğunu giyinmiş üzerine,
Sarı başak tarlası saçlarını savura savura doğmakta.
Cumartesiyse dökmüş zülüflerini,
Denizin mavisiyle yüzünü yıkamakta.
Kadınsa sade Türk kahvesini yudumlayıp,
Sigarasının dumanına dalıp gitmişti o an!
Nicedir günlerinin adları alınmıştı elinden,
Nicedir zamansız geçiyordu haftaları, ayları.
Tam ömrüne birkaç vakitlik ömür verilmişken,
Yine bekleme durağında,
Belki de hiç gelmeyecek,
O güzel günleri beklemekteydi işte.
Oysa birazdan uyanırdı dünya,
Sahildeki masalar hazırlanır,
Kahvaltı tabaklarının sesleri gelirdi.
Ağustos güzeli gülüşler çınlardı kordon boyunda.
Kadın, hiç yoktan gülümsedi.
Evet, evet, bugün cumartesiydi.
Cemre.Y.

2 Ağustos 2020 Pazar

Mutlu Beyaz Güvercinler

...Mutlu Beyaz Güvercinler....
Uzak coğrafyaların, yakın iklimlerinden,
Ilık bir yaz meltemi salınıyor saçlarımda şimdi.
Yüzümde...
Uzunca bir zamandır, yerini unutmuş bir gülümseme!
Ki artık deniz de çok uzaklarda sayılmaz bence.
Ve bence...
Yalnızlık o kadar da dokunmuyordur artık ruhuma.
Şuraya da...
Güneşi...
Yanaklarının gül gamzesinde batırmış,
Mutlu beyaz güvercinler çizelim mi,
Ruhunu sevdiğim çocukluğumun sevinci...
Cemre.Y.

24 Temmuz 2020 Cuma

Sustu Rüzgar

...Sustu Rüzgar...
Bob Ross amcanın,
Titan beyazına özenle yerleştirdiği,
Mutlu beyaz bulutlar ikindi rüzgarlarıyla dağılırken,
Uzaklardaki çam ağaçlarının kokusu salınırdı.
Gökyüzünü terk ederken martı sesleri,
Güneş de yavaştan ufuktan uzaklaşmaktaydı.
Denize uzanan yalnız rıhtım,
İçinden şarkılar fısıldanmaktaydı.
Bir yanı Müzeyyen Senar'dan,
"Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim."derken,
Bir yanı...
Behiye Aksoy'dan,
"Artık Yeşerecek Bir Dalım Yok"demekteydi.
Sonra birden gün, geceye kesti.
Lakin...
Ortada ne balık vardı,
Ne de rakı!
Acılı şalgamı saymıyorum bile.
Sustu rüzgar...
Kadın durdu, duruldu.
Gözlerini şöyle bir indirdi,
Tam da Türkan Şoray usulü...
Yutkundu.
Sonra derinnn bir nefes aldı yorgun ciğerlerine!
İçinden içine, kocaman kocaman notaları sıraladı.
"Ölmedim, ulan, bugün de ölmedim"derken,
Yer, gök, yıldız, yakamoz,
Chopin Nocturne Op. 9 No. 2'yi çalıyordu.
Bob Ross amcasının ona sunduğu,
Çocukluğunun,
O tek ve en güzel anılarına da, selam olsundu.
Cemre.Y.

16 Temmuz 2020 Perşembe

Bilmem Ki

...Bilmem Ki...
Sana...
Bunaltıcı yaz günlerine inat,
Leylak kokulu akşamlardan sesleniyorum,
Hani ılık bir bahar gecesine öykünür gibi.
Adının yerine...
Hangi sıfat yakışır henüz bilmiyorum!
Bilmem ki adın kaç harf,
Adımın yanına yakışır mı soy adın?
İyot kokusu yapışmış olur,
Güneş ışıltılı saçlarına o kesin.
Bir de lirik bir şiir gibi olur sesin.
Bilmem ki sen şimdi,
Nerede, kimlerlesin?
Hangi günün gecesine gebe,
Hangi sabahın akşamına sobe'sin!
Hangi yıldızlar eşlik ediyor yalnızlığına,
Hangi yakamozlar hatırlatıyor beni sana.
Bilmem ki varlığımdan haberli misin?
Cemre.Y.

14 Temmuz 2020 Salı

Fesleğen Yalnızlığı

...Fesleğen Yalnızlığı...
Senle ben...
En ilk...
Ne zaman tanıştık hatırlayamıyorum!
Hangi akşamın ikindisinde,
Hangi vaktin gün batımına yakınken,
Hangi yalnızlığımın durağına giderken,
Hangi kendimi, yine, yeniden bağışlayıp,
Hangi çocukluğumu affedişti başını okşayışım.
Hatırlayamıyorum.
Ilık bir yaz akşamıydı o kesin.
Kumsalı sarmaya başlamıştı denizin dalgaları.
Sanki ilk defa özgür kalmışım gibi bir şeydi!
Yanımda sekerek yürüyen kızım,
Dondurmasının külahına damlaması derdindeydi.
Yosun gözlerinde kocaman bir mutluluk!
Dudaklarının gül kıvrımlı kenarları yine gamzeliydi.
Durduk yere yalnızlık basmıştı içimi,
Onca mutluluk içinde hem de...
Saçlarını öpüp koklayıp, ona sımsıkı sarılıp,
Durduk yere, mevsimin güzelliğini, hazana çevirip,
Onu da zemheriye çekmenin,
Hiç mi hiç an'ı değildi.
Oradan geçerken ben...
Sana rastlamıştım işte!
Kızımın gül yüzüne ayaz değmesin diye,
Öylece...
Hemen arkasından ona yelken olmaktaydım.
Durduk yere kokun geldi burnuma,
Yaz melteminin fısıltısında...
Salına salına...
Boynu bükük kendi yalnızlığındaydın.
İstem dışı yetim bir evladın başını okşar gibi,
Öksüz bir yavrunun ömrünü sever gibi,
Şöyle bir dokunup,
Geçip, gitmekti amacım!
Sonra sonra...
Her ne zaman, nerede, nasıl karşılaşırsak karşılaşalım,
Hiç de umursamadan ömrümün,
Betimlenmiş ya da yarım kalmış saliselerini,
İlle de...
Sevdim...
Okşadım...
Ki mümkünü de varsa an'ı vaktinin...
Usulca öpücük kondurdum omuz başlarına.
Seninle ilk tanıştığımızdaki ömrünün sıfatı,
Hani geleceğime...
Kabul edilmiş çaresizlik olmasın diye de!
Bir tek kere olsun aklımdan da...
Seni evimin, odamın içine almak da gelmedi!
Uzunca zamandır da hani!
Rastlaşamıyorduk ya herhangi bir düzlemde...
Durduk yere...
Bir saksı dolusu sen'i aldım evime!
Nicedir gözünün içine bakıyorum,
Sararıp soldu yaprakların.
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım...
Fesleğen yalnızlığı.
Tam da senin...
Yalnızlığınla,
Yalnızlığımı yarenlik etmek dilerken,
Olmadı şimdi.
Ömür geçmiş gitmiş,
Nereden bulayım ben sana aynı güneşi,
Aynı denizi, aynı rüzgarı sana ben!
Sende solacaksan sol madem!
Oysa benim yine...
Hala...
Aynı...
Önüm, arkam, sağım, solum,
Her yanım, yeniden...
Fesleğen yalnızlığı.
Ama…
Hangi an'ında denk gelsem…
Merak etme sen!
Yine, okşarım başını.
Cemre.Y.

11 Temmuz 2020 Cumartesi

Nicedir

...Nicedir...
Hiç yoktan,
Nicedir anason kokusuyla,
İyot kokusunun,
Burnumun direğine,
Ruhumun ilmeğine,
Şöyle bir dokunmadığı aklıma esti.
Hiç yoktan,
Nicedir,
Teninin kokusuyla,
Saçlarının kokusunun,
Yüreğime işlemediği aklıma esti.
Cemre.Y.

10 Temmuz 2020 Cuma

Yürek Yokluğu


...Yürek Yokluğu...
Çıkmaz sokakların birinde rastlaşsak misal,
Uzanıp, usulca tutuversen ellerimden,
Sana güvensem...
Sana sımsıkı sarılabilecek kadar,
Sağ yanımdaki yürek yokluğunu,
Senin kalbinle doldurabilecek kadar güvensem.
Cemre.Y.

6 Temmuz 2020 Pazartesi

Küsüyor İşte

...Küsüyor İşte...
Belirsizliğin derin dehlizlerinde,
Labirentlerce...
Kendisine...
Bir tek çıkış yolu ararken,
Hiçbir yolun, hiçbir sonun olmadığını görüp,
İdrak edince anlıyor insan!
Kendisinden...
Ne kadar da en erken,
Ne kadar da çabuk vazgeçildiğini!
Bir vakitten sonra...
Eş, dost, akrabanın da,
Kendi derdinde olduğu mevsimler bunlar,
Malum...
Ortalıkta corona belası var!
Yoksa iki lafın belini kırabilen biri
Hiç...
Şiirlerine de kırılıp, küser mi?
Küsüyor işte,
Hem de öyle böyle değil ha!
Yürekten gücenmelik'li.
Şiire de küsüyor,
Cümle'ye de,
Kelime'ye de,
Hece'ye de,
Harf''e de küsüyor insan olan.
Hem de ciğerden gücenmelik'li.
Cemre.Y.

5 Temmuz 2020 Pazar

Ömrüm

...Ömrüm...
Ömrümün seyrüseferine dönüp baktığımda,
Yağmurlarımın çamurlarına bulaşmaktan sebep,
Sevemedim bir türlü...
Ne ilkbaharları, ne de sonbaharları!
Zira ne vakit...
Es kaza güvenip, bir kaldırım taşına bassam,
Hiç acımadan altı hep boş kalıp,
Bütün birikmişliğini üstüme boca etmişti.
Yahut...
Çocukluğum boyunca,
Hiç yoktan...
Lağım basardı, kapıcı dairelerimizden biri!
O vakit nerede, ikamet eylediysek tabi.
Ömrüme yeni yaşlar aldım.
Evlendim, boşandım derken...
Ona daha yakın olayım diye,
Binbir emekle kurduğum evimin,
Çatısı aktı bu sefer!
Sevemedim bir türlü efil efil esen yağmurları!
Ömrümün...
Seyrüseferine dönüp baktığımda,
Sevemedim bir türlü şöyle en içten...
Zemheri ayazlı kara kışları!
Ne vakit...
Kar yağsa...
Bir karışımı ölçerim hep!
Tahta beşiğim o ayazda kapıya atılmışken,
Annemin uyanmasına,
Annemin beni el yordamıyla aramasına,
Annemin...
Beni bu hayata, yeniden,
Yine dahil etmesine kaç santimim kalmış bakarım!
Ömrümün...
Seyrüseferine dönüp baktığımda,
Ben..
Güneşi sevdim hep...
Kurutur sandım bütün yoksunlukları.
Yaz'ı hep güneş yanığı olsa da,
Nihayetinde kırk tas soğuk su,
Tertemiz ediyordu bütün nem'i!
"Seni sevmek...
Kızgın kumlardan,
Serin sulara atlamak gibi bir şey" diyeni de duydu bu yürek.
Sahi...
Nicedir acaba ahvali!
Aldatıyor mudur acaba benden sonrasını da?
"Ömrümün bütün mevsimleri sensin!" dediğini.
Neyse...
Ben...
Hazır ikirciksiz nefes alabiliyorken,
Yine bir soğuk duş alıp,
Ay'ın şavkına selam çakıp,
Yarınki güneşe uyanırsam,
Ona...
"Sevgili güneşim iyi ki doğdum!" diyeyim.
Hayat bu sevgilim...
Mavili bir ummanın,
O en serin sularında rastlaşırsak eğer,
Bana geçmişimden hesap sorma!
Cemre.Y.

3 Temmuz 2020 Cuma

Hadi Gülümse

...Hadi Gülümse...
Pervasız kaldığın pencerelerinden,
Perdelerin usulca süzülürken,
Durduk yere...
Bunca ömürdür yaşadığına,
Tam da, unutmuşluğuna az kalmışken,
Rastlıyorsun ya hani...
Sen'in,
Çoktan geçtiğin yollarda sendelemiş birine!
Durduk yere...
Hisli bir keman çalınıyor geçmişin süzgecinde!
Durduk yere, omuz atıyorsun ya ömür yüküne...
Hani sonra, yorulmaktan da yoruluyor ya, insan!
Neyse ya neyse, hadi gülümse!
Cemre.Y.

2 Temmuz 2020 Perşembe

Patates Salatası


...Patates Salatası...
Az evvel elimde poşetlerle parkın köşesinden geçerken,
Parkın girişinde oturmuş iki genç kızdan biri,
Telefonda konuştuğu kişiye;
"Elindeki mavi poşetlerle sana doğru yürüyen,
Siyah tişörtlü, mavi kaprili, şişman,
Koca göbekli kadına doğru gelirsen beni bulursun,
Hatta hamile bile olabilir!"dedikten sonra
Bana bakarak kıkır kıkır gülmüş olabilir mi?
Evet!
Maalesef olabilir!
Hayatım boyunca her zaman,
Her şeyin olduğu gibi bu da olabilir.
Daha geçen gün kuzenlerinden birinin engelli çocuğu,
Salonda oyun oynarken kulağıma eğilip;
"Bu kadar kara olmasan ve gözlerin de doğru baksa,
Büyüyünce senlen evlenebilirdim." de demişti zaten!
Ömrü hayatım boyunca,
Bir tek kere olsun insanların kusurlarıyla,
Eksiklikleriyle, engelleriyle,
Yahut fiziki halleriyle dalga geçmedim.
Bir kez olsun böyle şeyleri,
Dedi kodu malzemesi veya alay bahsi etmedim.
Peki ne demeye zaman zaman
Böyle şeylere hem de tesadüfen tanık olup duruyordum?
İnsanların yarım yanını kovalayıp,
Onları oradan vurmak,
Ne zamandan beridir öğreti olmuştu çocuklara da
Ulu orta sokak ortasında bunlara maruz kalıyorduk!
Evet elbette ki doğru söylüyorlar lakin,
En çok da zaten kusuru olan bilmez mi ki
Kusurunun ne olduğunu da,
Bunu yaraya tuz ruhu basar gibi nefretle tükürmekteler!
En son, seksen kiloyu aşmama ramak kalmışken,
Sanırım on bir yıl önce falandı.
O zaman ki şirketimden eve doğru yürürken,
Yine sokakta oynayan çocuklardan biri,
Sanki hiç şişman görmemişler gibi;
"Aaa kadına baakkk!
Ne kadar güzel ama ne kadar da şişmaannn!" demişti.
Bütün çocuklar kıkır kıkır gülerken,
Hep beraber bir şarkı tutturmuşlardı ardımdan.
"Şişşmmaaannn, şiişşşkooo!" diye.
O günden sonra, yemeyi içmeyi kesmiş sürekli yürümüştüm.
Öyle ki bütün yiyecekleri sadece burcu burcu koklayıp,
Şöyle bir kaşığını ağzımda çiğneyip,
Yutkuna yutkuna yutmadan tükürür olmuştum.
İkinci ayın sonunda tam tamına otuz beş kilo vermiş,
Yine işimden evime aynı yoldan dönerken,
O çocuklara rastlamıştım işte!
Çocuk beni hemen tanıyıp;
"Aaa!
Bu geçen buradan geçen şişman abla,
Ama sanırım karnını matkapla delmişler,
Baksanıza kürdan olmuş bu, kürdaann!" demişti.
Yine bütün çocuklar kıkır kıkır gülüşürken,
Bir şarkı tutturmuşlardı ardımdan.
"Kürdaann, küüppkürrdaannn!" diye.
Oysa beni tanıdıklarında
"Vay be!" diyeceklerini sanmış içten içe de sevinmiştim.
Eve gittim, iki aydır yemediğim kadar çok ağladım.
İki aydır ağrıyan ayak bileklerime,
Ayağımın su toplamışlığına da ağladım.
Ertesi gün durduk yere hastanelik oldum.
Meğer yaptığım o ölüm orucu
Bütün bağışıklık sistemimi çökertmiş.
Üstüne gönül kırgınlığı da eklenince,
Hastane yolları ambulansla aşılmış!
Doktor "Bir tek mikrop alırsan ölebilirsin bile!" demişti.
Bu sefer ne birilerinin bana şişman demesi umurumda,
Ne de birilerinin bana kürdan demesi.
Ne birilerinin kusurlarımı yüzüme çalması umurumda
Ne de "Dünyada senden güzelini görmedim!" denmesi.
Bu sefer hiçbir şey umurumda değil!
Yarınım hariç!
Öyle psikoloji danışmanları,
Ya da entel dantel felsefecilerin dediği gibi,
Öyle kusurlarımı sevemiyorum ben!
Ya hep fazlayım ya da hep çok eksik.
İyi falan da değilim!
Tam depresyona gireyim diyorum,
Kendi depresyonumu çekecek mecalim de yok!
Ahvalimi soranlara selam ederim lakin
Corona var, ne sımsıkı sarılabilir ne de ellerinden öpebilirim!
Neyse patates haşlıyordum ben!
Gidip ona bir bakayım.
Hiç yoktan!
Sabah kahvaltısında patates salatası yiyeyim!
Cemre.Y.

1 Temmuz 2020 Çarşamba

Yürek Bu

...Yürek Bu...
Sonra diyorum ki kendime,
Beni aldatmayan en kadim dost yalnızlığımdır!
Lakin yine de yürek bu, güvenmek istiyor birilerine.
Cemre.Y.

27 Haziran 2020 Cumartesi

Neyleyim

...Neyleyim...
Nicedir, yüreğinin derin dehlizlerinde,
Kırık dökük, toz duman,
Örtüleri eskimiş heyecanlarının gizeminde,
Uzaktan, ırağa birbirimize iç çekerken yani!
Belki, hani olur ya...
O ilkbaharımızın ilk can suyunu,
Soluk bir mum ışığında ararken ben,
Ki hayat aynanda o günkü,
Gözlerinin ışıltısını gösterecektim sana ben!
Belki yeni bir hayata doğacaktın yeniden.
Lakin...
Acımasızdı hep kaderin ağlarından ilmek çalıp çalıp,
Kendi bitmeyen açlıklarına seni yem eyleyip,
Aşamadığı yıldız tozlarını,
Sen fark etmeden sana çuvallar dolusu döküp,
Sen ona bakınca masumane gülüngeçler savurup,
Bitmiyordu sana sahte güneşler doğuran!
Bütün doğruların kilimlerini serip de sana,
Ulaşmaya çalıştıkça bulanıklaşıyordu gözlerim.
Yoruldum be sevgilim.
Mevsimli ya da mevsimsiz...
Ben vazgeçtikten sonra, hani...
Açan laleyi de...
Ne bileyim...
Neyleyim?
Cemre.Y.

25 Haziran 2020 Perşembe

Anlamazlar

...Anlamazlar...
Kim bilir kaç yalnızlıktır,
Kaç ömür biçtim gönlümün heybesinden.
Kim bilir kaç kere,
Can özünden kırıldı hayallerimin taç yaprakları,
Kim bilir kaç vakittir...
Kaç yanılgıyı yaşadım ömrüme ömürdür dediğimden!
Kim bilir kaç kere,
Kalbimin bütün canlarını kırdırdım en ciğerime.
Tam da yine...
Yeniden, taze törpülenmiş ömrümün,
"Vazgeçmek fıtratımda yok,
Ama ya pes ettirirlerse?" si ile...
"Neyse diye bir yer var...
Sonu eyvallah'a kadar gidiyor!" faslındayım.
Hayat hep öyledir,
Bazı şiirler bel kemiğinden vurur adamı!
Anlamazlar bile, ömrünün neresinden o'na kırıldığını.
Cemre.Y.

23 Haziran 2020 Salı

Hep Benim Ömrüme Yağıyor O Yağmur

...Hep Benim Ömrüme Yağıyor O Yağmur...
Ben seni, ağustos gecelerinin birinde toprağıma ekip,
Ben seni, güz ayazlarımdaki sararan yapraklara yazdım.
Ben seni, ilkbahara öykünen lale devirlerine,
Ben seni, sonbaharın o son akşamlarına yazdım.
Ben seni, gün gülüşüme çarpınca sabahlarıma,
Ben seni, gece umuduma kandil yaktıysa akşamlarıma,
Ben seni, ömrüme yazdım.
Şimdi bana ne olur...
"Ama hep benim ömrüme yağıyor o yağmur!" deme!
Bakma!
Sütten çıkmış ak kaşık olma beceriksizliğime...
Deme öyle şeyler hiç deme!
Üstüm başım bu kadar çamurken hem de.
Şimdilerde bir yanım bodrum katı sel basmış lağım kokulu,
Bir yanım merdiven boşluğuna sıkıştırılmışken,
Üst dairedeki sınıf arkadaşıma rezil olmama telaşımdayım!
Altı üstü yağmur işte...
Büyüyünce de ancak bu kadar geçiyor,
Artık...
Geçtiği, ne kadar, kabulse!
Cemre.Y.

20 Haziran 2020 Cumartesi

Sakın Ha

...Sakın Ha!..
Sana daha...
Su yeşili rüyalarımın,
Nasıl hazana kestiğini...
Azur mavisi hayallerimin,
Nasıl da zemheriye estiğini anlatacaktım!
Sonra...
Yine gök gürledi bir yerlerde,
Yine yağmur ağladı ömrümün coğrafyasında,
Gözlerimin içinden içeriyi,
Yine hiç kimse göremedi!
Hiç yoktan...
Yine yıldırım düştü bir yerlere...
Gök gürültüsünden ve de şimşek çakmasından
Üstüne bir yerlerde yıldırım düşmesinden,
Çok korktuğumu bile bile,
Ne demeye...
Beni yalnızlığa mahkum yaratmış acaba yaradan?
 Hayır ben ona taa kalubeladayken ben ona,
Ne gibi bir hadsizlik yapmış olabilirim ki? 
Bildiğim kadarıyla şeytan da değilim!" demişken...
Durduk yere kendime yeni notlar yazarken buldum ben'i...
"Sakın ha!"
Cemre.Y.

14 Haziran 2020 Pazar

Yosun Gözlüm



...Yosun Gözlüm...
Ey benim sevdalı kirpiklerini tel tel öptüğüm yosun gözlüm!
Yetmedi mi bu kendi kendine örüp durduğun kördüğüm?
Cemre.Y.

10 Haziran 2020 Çarşamba

Ne Zaman Unutulur?

...Ne Zaman Unutulur?...
Ne zaman unutulur,
Biliyor musun?
Neyi unutman gerektiğini unutunca!
Cemre.Y.

6 Haziran 2020 Cumartesi

Yürek Çiziğim

...Yürek Çiziğim...
Ah benim iki göğsüm arasında sallayıp,
Olmayacak masallardan ninniler uydurduğum.
Ah benim iki gözüm yaşım arası,
Koca koca kahkahalarımla gülümsediğim.
Ah benim iki yanlış kader arası,
Ömrümün anlamı, tek doğrum!
Ne çabuk öğrendin
Şu zalim dünyanın içinde,
Yaraların izlerini bile bile,
İnsan denen adam olamayanların kanattığını!
Ah benim yürek çiziğim...
Ah benim yosun gözlüm,
Vatanım, evim, can özüm, ah benim gönül gözüm.
Ne vakit öğrendin,
Yaralarının yare'lerini, çizip çizip kapatmayı?
Hani hep hayalimizdi oysa...
Şuraya da Bob Ross amcanın,
Bakır kalayı rengiyle iki güğüm konduracaktık,
Hemen üzerine de uçan bir Zümrüdüanka?
Ah benim alnının tam ortasından,
Taa ciğerinin dibine kadar öptüğüm!
Ne zaman öğrendin,
Bensiz de güzel masallar anlatılacağını?
Öyle, benim gibi, şiir şiir...
Sessiz birer fısıltıyla da değil ha!
Avazın çıktığı kadar derilerini yüze yüze, nasıl?
Cemre.Y.

1 Haziran 2020 Pazartesi

Gri

...Gri...
Nicedir...
Yer, gök griye kesmişti yine,
Yine beyaz, bembeyazlar toparlanıp,
Siyah, simsiyah poşetlere dolduruyorlardı hayallerimi!
Rengarenk misketlerimin,
En içindeki o tek gri olmaktan,
Başka şansımda yoktu ki hani!
Ki benim...
Renklerden onca renk,
Tonlardan onca palet seçeneğim varken,
Beyaz ve siyahın ortasıysa tek seçeneğim,
Her zaman griden en nefret edendim!
Kan kırmızı akardı şiirlerim.
Epeydir bilmiyorum,
Günlerden hangi ay,
Yıllardan hangi gün,
Ömrümü yiyen basamakların,
Kaçıncı salisesindeyim?
Bugün...
Dünyada görüş günüymüş,
Bir nevi normalleşme yani!
Ben daha mahallemin yarı sınırını aşamamışken,
Çocuklar top sektiriyordu mahallede,
Çoktandır beni dikiz alanına almış olan ihtiyar amca...
Bunca zamanımdaki çaresizliğimi de dikizlerken,
Ne kadar da çok kilo aldığımı yüzüme vurdu,
Sokağımın bakkalından su almaya giderken!
Nicedir...
Yer, gök griye kesmişti yine,
Yine beyaz, bembeyazlar toparlanıp,
Siyah, simsiyah poşetlere dolduruyorlardı hayallerimi!
Rengarenk misketlerimin,
En içindeki o tek gri olmaktan,
Başka şansımda yoktu ki hani!
Ki benim...
Renklerden onca renk,
Tonlardan onca palet seçeneğim varken,
Beyaz ve siyahın ortasıysa tek seçeneğim,
Her zaman griden en nefret edendim!
Kan kırmızı akardı şiirlerim.
Bu sefer!
İsyan etmedim, kızmadım, öfkelenmedim,
Sitem etmedim yaradınıma unuttuğu için falan!
Bu sefer...
Ne siyah umurumdaydı, ne beyaz, ne de gri!
Kan kırmızı şiirlerimle de çoktan vedalaşmıştım hani!
Hepsinin mezarlarına tekerli, çoklu korunaklı ziyaretteyim!
Bana ne kim...
"Bana bir şey olmaz yahu!"deyip,
Efelik taslamış da memleketi boylamış!
Bana ne kim...
Öylece bir çare bekleyişte kalmış da,
Ben bile olsam...
Bir çare,  el uzatılmamış!
Ben hala...
Siyahı soluyor da griye kesiyor diye sevmeyenlerdenim.
Ben hala...
Beyaza yağmur bulutu değiyorda,
Griye kesiyor diye sevmeyenlerdenim.
Bunca zaman sonra...
Ay sonuna yakın Galata'da nefesleneceğim,
Kırmızı, kıpkırmızı posta kutum orada duruyor hala!
En son gittiğimde dilek mendili bağlamıştım ona.
Hani olur ya "Görüldü, kabuldür!"cevabı alamazsam.
Malüllüğümün...
Siyah...
Beyaz...
Ve...
Gri hariç!
Rengarenk tesciline atacağım bütün resmi evraklarımı.
Ki eğer yine de emekli olamazsam!
Posta kutumu yeni boyadım şiir kırmızısı,
Corona illetinin kıçına sokarsınız!
Ben...
Yok'um!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...