Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
25 Mart 2019 Pazartesi
Saydın Mı?
...Saydın mı?...
Tanıştığımızdan beri, bana kaç "Günaydın!"lı borcun,
Kaç "İyi geceler sevdiğim!"li borcun var hiç saydın mı?
Ben saydım, kavgasız geçen üç beş günümüz hariç,
Elli bir gün, bin iki yüz yirmi dört saat.
Daha ne kadar ömrümüz var bilmiyorum lakin artık,
Ben senin çocukluğunun saçlarından okşayarak başlasam sevmeye,
Sen benim ürkek yeni doğmuşluğumdan.
Bu sefer oluruz sanki!
Saydın mı?
Kaç yalnız gece yaşadık etrafımız insan yığınıyla doluyken,
Ben saydım, birkaç zamanlık mutlu anlar hariç,
Tam kırk yıl, on bir bin beş yüz yirmi saat.
Daha ne kadar ömrümüz var bilmiyorum lakin artık,
Ben senin çocukluğunun saçlarından okşayarak başlasam sevmeye,
Sen benim ürkek yeni doğmuşluğumdan bu sefer oluruz sanki!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sevdiceğim
...Sevdiceğim...
Aklımın iklimlerinden
Yüreğime cemreler düşüren yarim,
Ben seni suskunluğundanda severim.
Sana söz sevdiceğim sana söz...
Yaşanacak cennetlerin mevsimi gelene kadar
Seni ben sabah akşam sevdiğim gibi severim.
Cemre.Y.
Aklımın iklimlerinden
Yüreğime cemreler düşüren yarim,
Ben seni suskunluğundanda severim.
Sana söz sevdiceğim sana söz...
Yaşanacak cennetlerin mevsimi gelene kadar
Seni ben sabah akşam sevdiğim gibi severim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
24 Mart 2019 Pazar
Vaktidir
...Vaktidir...
Köz yanığı suskunluklar da unutulunca
Öğreniyor insan,
Olmayacak dualara amin denmemesi gerektiğini.
Bugün bir kere daha unuttum seni.
Vaktidir küllerini denize savurmanın.
Vaktidir yalnızlığımın omuz başlarına yeniden sarılmanın.
Cemre.Y.
Köz yanığı suskunluklar da unutulunca
Öğreniyor insan,
Olmayacak dualara amin denmemesi gerektiğini.
Bugün bir kere daha unuttum seni.
Vaktidir küllerini denize savurmanın.
Vaktidir yalnızlığımın omuz başlarına yeniden sarılmanın.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kahve
...Kahve...
Uyandım.
Ağzımın içi bayatlamış kekremsi bir yalnızlıkla dolmuş.
Gözlerimi açtığımdaysa,
Güneş dolmuş yatağıma, yorganıma.
Hemen yanımda duran sehpama uzanıp,
Bana gülümseyen sigaramı tutuşturdum dudaklarıma.
Kalkıp en sadesinden bir kahve yaptım kendime.
Günaydın dedim kendime,
Kendi kendime gülümsedim hiç yoktan.
Böyle başladı güneşli bir pazar sabahında
Sade kahveyle sevdamız.
Cemre.Y.
Uyandım.
Ağzımın içi bayatlamış kekremsi bir yalnızlıkla dolmuş.
Gözlerimi açtığımdaysa,
Güneş dolmuş yatağıma, yorganıma.
Hemen yanımda duran sehpama uzanıp,
Bana gülümseyen sigaramı tutuşturdum dudaklarıma.
Kalkıp en sadesinden bir kahve yaptım kendime.
Günaydın dedim kendime,
Kendi kendime gülümsedim hiç yoktan.
Böyle başladı güneşli bir pazar sabahında
Sade kahveyle sevdamız.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
23 Mart 2019 Cumartesi
Geçecek
| …Geçecek… |
| Geçecek! |
| Lakin! |
| Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, |
| Bir zaman dolusu bir masal varmış... |
| Hiç yazılmamış, hiç okunmamış, |
| Şiir hükmünde dahi değilmiş hani, |
| O, dudaktan süzülen... |
| Hiç yaşanmamış, |
| Hiç yazılmamış bir şiiri... |
| Dudağının terinden öper gibi. |
| Geçecek! |
| Elbette ki geçecek, lakin! |
| Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, |
| Neyse ya neyse! |
| Geçecek... |
| Elbette ki geçecek lakin! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kırgın Yürekler Denizi
...Kırgın Yürekler Denizi...
Nicedir kırgın yürekler denizinde yorgun kulaçlar atmaktayız!
Hiç kimsenin niyeti yok yalnızlık durağını terk edip,
Hiç gelmeyecek bir yolcuya liman olmaktan vazgeçmeye!
Kimimiz saçının rengiyle boyundan vazgeçiyor,
Kimimiz, bıyığını terk ediyor, en çok, sakallarından cayıyor!
Ve aslında hepsi kırgın yürekler denizinde yüzüyor,
Yemin ederim ki hiç kimse de kimseyi aldatmıyor aslında,
Buna ilk sadakat sözünü verdikleri o yalnızlıkları da dahil.
Cemre.Y.
Nicedir kırgın yürekler denizinde yorgun kulaçlar atmaktayız!
Hiç kimsenin niyeti yok yalnızlık durağını terk edip,
Hiç gelmeyecek bir yolcuya liman olmaktan vazgeçmeye!
Kimimiz saçının rengiyle boyundan vazgeçiyor,
Kimimiz, bıyığını terk ediyor, en çok, sakallarından cayıyor!
Ve aslında hepsi kırgın yürekler denizinde yüzüyor,
Yemin ederim ki hiç kimse de kimseyi aldatmıyor aslında,
Buna ilk sadakat sözünü verdikleri o yalnızlıkları da dahil.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
22 Mart 2019 Cuma
Yüzümü Düşürme Ayak Dibine, Ben En Son, Sana Güvendim
...Yüzümü Düşürme Ayak Dibine, Ben En Son, Sana Güvendim...
Sen hiç yokkenden beridir yokluğuna tesbih çektim an be an!
Tane tane saydım ömrümün bütün olmayanlarını,
Bugün, yüzyıl olmuş, bir "Biz!" etmeyeli.
Ruh eşiymiş filan efsaneydi biliyordum lakin,
Kaburga kemiğinden yaratılırdı ya hani eş olan!
Hani gayrısı, resmisi filan da fark etmezdi hani.
Şimdi sen say bakalım...
Ömrünün, ömrüme eksikliği kaç etti?
Beni ateşlere attılar, sevdiğimi başkalarına eş ettiler ölmedim.
Beni yardan uçurdular,
Evladımı evimizden uzak koydular ölmedim.
Beni yalancı baharlarla, zemheri ayazlı kara kışlı beşiklerde unuttular ölmedim.
Tam tamına, yüzyıl sonra, çırılçıplak, son, sana, güvendim.
İçim dışım ne kaldıysa,
Her zerremi sana emanet ettim lakin,
"Olmayacak bizden!"e kefen biçmişiz madem!
Yüzümü düşürme ayak dibine, ben en son, sana güvendim.
Sen yokkenden beridir yokluğuna tesbih çektim an be an!
Tane tane saydım ömrümün bütün olmayanlarını,
Bugün, yüz yıl olmuş, bir "Biz!" etmeyeli.
Ruh eşiymiş filan efsaneydi biliyordum lakin,
Kaburga kemiğinden yaratılırdı ya hani eş olan!
Hani gayrısı, resmisi filan da fark etmezdi hani.
Neyse üç beş sigara daha yakalım biz ardı ardınca!
Cemre.Y.
Sen hiç yokkenden beridir yokluğuna tesbih çektim an be an!
Tane tane saydım ömrümün bütün olmayanlarını,
Bugün, yüzyıl olmuş, bir "Biz!" etmeyeli.
Ruh eşiymiş filan efsaneydi biliyordum lakin,
Kaburga kemiğinden yaratılırdı ya hani eş olan!
Hani gayrısı, resmisi filan da fark etmezdi hani.
Şimdi sen say bakalım...
Ömrünün, ömrüme eksikliği kaç etti?
Beni ateşlere attılar, sevdiğimi başkalarına eş ettiler ölmedim.
Beni yardan uçurdular,
Evladımı evimizden uzak koydular ölmedim.
Beni yalancı baharlarla, zemheri ayazlı kara kışlı beşiklerde unuttular ölmedim.
Tam tamına, yüzyıl sonra, çırılçıplak, son, sana, güvendim.
İçim dışım ne kaldıysa,
Her zerremi sana emanet ettim lakin,
"Olmayacak bizden!"e kefen biçmişiz madem!
Yüzümü düşürme ayak dibine, ben en son, sana güvendim.
Sen yokkenden beridir yokluğuna tesbih çektim an be an!
Tane tane saydım ömrümün bütün olmayanlarını,
Bugün, yüz yıl olmuş, bir "Biz!" etmeyeli.
Ruh eşiymiş filan efsaneydi biliyordum lakin,
Kaburga kemiğinden yaratılırdı ya hani eş olan!
Hani gayrısı, resmisi filan da fark etmezdi hani.
Neyse üç beş sigara daha yakalım biz ardı ardınca!
Cemre.Y.
Labels:
ateş,
bahar,
çırılçıplak,
efsane,
evlat,
hiç yok,
kaburga,
kara kış,
neyse,
ömrüm,
sevdiğim,
sigara,
yalan,
yüzyıl,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
21 Mart 2019 Perşembe
Gitmedim Lakin, Kalmadım Da!
...Gitmedim Lakin, Kalmadım Da!...
Önce beyaz bisikletimi siyaha boyadım,
Yüzümü dökmeden sessiz bir kabullenişle,
Kaf dağındaki yalnızlık durağımın,
En mavi duvarına astım.
Selesine ince bir demet beyaz kır çiçekleri koydum ki,
Unutmayı unutmayayım diye...
Sonra yüreğimin pencerelerini son kere açtım.
İçimde hayale hayallenen nice özgür kuş varsa,
Onları göğün hapishanesine saldım,
Kelebekleri kanatlarından öpüp geçmişime yolladım.
Hiç kimseye kızmadım,
Hiç kimseyi suçlamadım.
Hiç kimseye kırılmadım.
Ve tek damla yaş ağlamadım.
Herkesin şiiri kendineydi nihayetinde,
Hayat işte, öylece zamanı israf ederken,
Olmuyordu bir türlü olması gereken, yoruldum.
Gitmedim lakin, kalmadım da!
Cemre.Y.
Önce beyaz bisikletimi siyaha boyadım,
Yüzümü dökmeden sessiz bir kabullenişle,
Kaf dağındaki yalnızlık durağımın,
En mavi duvarına astım.
Selesine ince bir demet beyaz kır çiçekleri koydum ki,
Unutmayı unutmayayım diye...
Sonra yüreğimin pencerelerini son kere açtım.
İçimde hayale hayallenen nice özgür kuş varsa,
Onları göğün hapishanesine saldım,
Kelebekleri kanatlarından öpüp geçmişime yolladım.
Hiç kimseye kızmadım,
Hiç kimseyi suçlamadım.
Hiç kimseye kırılmadım.
Ve tek damla yaş ağlamadım.
Herkesin şiiri kendineydi nihayetinde,
Hayat işte, öylece zamanı israf ederken,
Olmuyordu bir türlü olması gereken, yoruldum.
Gitmedim lakin, kalmadım da!
Cemre.Y.
Labels:
beyaz,
çiçek,
duvar,
geçmiş,
hayal,
hayat,
Hiç kimse,
kelebek,
mavi,
nicedir,
nihayet,
özgür,
pencere,
sessiz,
siyah,
şiir,
yalnız,
yoruldum,
yüreğim,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
20 Mart 2019 Çarşamba
Hiç Kimse De Fark Etmedi
...Hiç Kimse De Fark Etmedi...
Nicedir,
Yüreğimin buzdan duvarlarından yorulmuştum.
Durduk yere güneşten,
Bir ışık sızıntısı aktı damarlarıma,
Ağır aksak adımlarımla camlarını açtım canımın,
Tedirgin adımlarla da kapısını araladım ciğerimin.
Birer solukta,
Soyunduk hayatlarımızın acı dolu ağulu hikayelerini.
Zira masal bitince,
Bahar gelecek,
Nicedir,
Yüreğimin buzdan duvarlarından yorulmuştum.
Durduk yere güneşten,
Bir ışık sızıntısı aktı damarlarıma,
Ağır aksak adımlarımla camlarını açtım canımın,
Tedirgin adımlarla da kapısını araladım ciğerimin.
Birer solukta,
Soyunduk hayatlarımızın acı dolu ağulu hikayelerini.
Zira masal bitince,
Bahar gelecek,
Gökten üç elma düşecek,
Yaz gelecek,
Yaz gelecek,
Sepet sepet erikle kiraz yağacak sanıyorduk!
Geçmişler dökülüp sönüp de
Küller rüzgara karışınca,
Anladık etrafımızda duvar falan kalmadığını!
Şimdi'ler ertelenince,
Yakın gelecekler filizlenemeyince anladık,
Tozdan karlar üzerinde,
Öylece çırılçıplak,
Bir çare ararken devasız kaldığımızı.
Üstelik...
Havva anamız ile Adem babamız kadar da şanslı değildik.
Mevsimlerden daha incir yaprağı değildi.
Çarçabuk kapatıverdik,
Elcağızımızlarla en avret yerlerimizi.
Şimdi yine...
Yeniden beklemekteyiz!
Artık biliyoruz bize baharlar hep sonbahar,
Kışlar ise en zemherisinden.
Ne onun mecali var bu sevdayı alevlendirmeye,
Ne de benim!
O duvarlar yeniden örülecek!
O çocuk büyüyecek.
Güneş mi?
Sinelerimize yumruğu vura vura öğretti hayat!
Çöl ortasında...
Serap niyetine gördüğünü vaha sanma,
Mevsimiyse her gün herkese güneş...
Ve ay...
Vakti saatiyse...
Bütün sevdalılara...
Yıldız yakamozlarla dolu birer mehtap.
Hangi bulut hangimizin?
Hangi kahvenin telvesi,
Bir sonraki fincanda aynı şekillenir?
Neyse en yakın zamanda rakı alayım ben.
Bir de yanına acılı şalgam!
Bulursam balık filan.
Rakı kadehine ve rakıya ihanet edemem lakin,
Hiç değilse...
Acılı şalgamı bari şarap kadehinden içmeyi denerim!
Fakat donarak ölmek en acısız ölüm şekli.
Yıllar önce deneyememiştim,
Ya gerçekten ölürsem diye!
Denedim.
Öldüm.
Bu sefer hiç kimse de fark etmedi öldüğümü!
Cemre.Y.
Geçmişler dökülüp sönüp de
Küller rüzgara karışınca,
Anladık etrafımızda duvar falan kalmadığını!
Şimdi'ler ertelenince,
Yakın gelecekler filizlenemeyince anladık,
Tozdan karlar üzerinde,
Öylece çırılçıplak,
Bir çare ararken devasız kaldığımızı.
Üstelik...
Havva anamız ile Adem babamız kadar da şanslı değildik.
Mevsimlerden daha incir yaprağı değildi.
Çarçabuk kapatıverdik,
Elcağızımızlarla en avret yerlerimizi.
Şimdi yine...
Yeniden beklemekteyiz!
Artık biliyoruz bize baharlar hep sonbahar,
Kışlar ise en zemherisinden.
Ne onun mecali var bu sevdayı alevlendirmeye,
Ne de benim!
O duvarlar yeniden örülecek!
O çocuk büyüyecek.
Güneş mi?
Sinelerimize yumruğu vura vura öğretti hayat!
Çöl ortasında...
Serap niyetine gördüğünü vaha sanma,
Mevsimiyse her gün herkese güneş...
Ve ay...
Vakti saatiyse...
Bütün sevdalılara...
Yıldız yakamozlarla dolu birer mehtap.
Hangi bulut hangimizin?
Hangi kahvenin telvesi,
Bir sonraki fincanda aynı şekillenir?
Neyse en yakın zamanda rakı alayım ben.
Bir de yanına acılı şalgam!
Bulursam balık filan.
Rakı kadehine ve rakıya ihanet edemem lakin,
Hiç değilse...
Acılı şalgamı bari şarap kadehinden içmeyi denerim!
Fakat donarak ölmek en acısız ölüm şekli.
Yıllar önce deneyememiştim,
Ya gerçekten ölürsem diye!
Denedim.
Öldüm.
Bu sefer hiç kimse de fark etmedi öldüğümü!
Cemre.Y.
Labels:
acı,
bahar,
bulut,
ciğer,
duvar,
fark,
güneş,
hayat,
Hiç kimse,
hikaye,
ışık,
ihanet,
masal,
mevsim,
nicedir,
sevda,
sızı,
yakamoz,
yıldız,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Mart 2019 Salı
A Ciğerim
...A Ciğerim...
Cesaretim korkutmasın seni a ciğerim! Heybemde hayli birikmiş can kırıklarım var benim.
Bir girip baksan ya yüreğimin içine,
Yıllar yılı kaç kırk yama ile dokumuşum ilmek ilmek.
Kaç zemheri ayazlı feryat figan günlerim geçmiş kimsesiz.
Seni ürkütüp korkutmak değildi niyetim a ciğerim.
İçimde çocukluğumdan kalma rengarenk misketlerden buldum bir ara.
Sana da onlardan verecektim.
Hem belki bilyelerden kızak yapar kaçardık yalnızlıklarımızdan.
Ne bileyim ki senin benden daha lime lime yüreğin.
Durduk yere eski bir şiirimi hatırlattın bana.
"Ey hayat!
Güneşte unutulmuş atlas kumaş gibisin.
Nerenden tutunmaya kalksam,
Lime lime elimde kalıyorsun!
Ya sağlam bir yamalık olsun
Bir yer sun bana,
Ya da beni öldürüyorsun!" demişim.
Çok da güzel hatırlattın bana,
Hala aynı yerdeymişim.
Nicedir cebimde duruyordu o misketler,
Merak etme!
Bu akşam onları da,
Sokağımda misket oynayan çocuklara hediye ettim.
Hiç değilse onlar bari, gerçekten mutlu a ciğerim.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
ayaz,
can kırıkları,
ciğer,
çocuk,
eski,
etme,
güneş,
kimsesiz,
merak,
mutlu,
nicedir,
niyet,
rengarenk,
şiir,
yalnız,
yama,
yüreğim,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Mart 2019 Pazar
Günaydın Ömrüm
...Günaydın Ömrüm...
Günaydın...
Güneşli bir bahar sabahına uyanırken,
Omuriliğinin boğumlarını tek tek öptüğüm.
Günaydın...
Kuş cıvıltılarının doluştuğu pazar sabahına uyanırken,
Bacaklarıma dolanmış baldırını hücre hücre sevdiğim.
Günaydın ömrüm sana da günaydın.
Cemre.Y.
Günaydın...
Güneşli bir bahar sabahına uyanırken,
Omuriliğinin boğumlarını tek tek öptüğüm.
Günaydın...
Kuş cıvıltılarının doluştuğu pazar sabahına uyanırken,
Bacaklarıma dolanmış baldırını hücre hücre sevdiğim.
Günaydın ömrüm sana da günaydın.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
16 Mart 2019 Cumartesi
Değmez Mi?
...Değmez Mi?...
Ona dahil olmaya dilerken, ona dair olduğunu fark etmek gibidir hayat!
İlk ateşi kimin yaktığı değil, kimi sardığıdır vuku bulan.
Biz seninle sarmaş dolaş gelecekler seyredeceğiz sevgilim.
Senin sakalların ağaracak benim saçlarım.
Sen gözlüklerinin yerini soracaksın, ben takma dişlerimin.
Titreyen seslerimizle birbirimizin ihtiyar zülüflerini seveceğiz daha.
Sen mangalı ateşleyeceksin hafiften, ben mezelerimizi yapacağım.
Yaz akşamlarında gençler kayan yıldızlara dilekler savururken,
Biz seninle bugün de yaşadık çok şükür diye rakılı kadehler tokuşturacağız.
Tatlı bir rehavet çöküp denizin dalgaları ninniye kestiğinde,
Usulca uzanacağız hamağımıza, gayri sevişmelere mecal kalmamış,
Ben nefes nefes öpeceğim şah damarından,
Sense artık nefesi sönmüş memelerimin altındaki yüreğimi.
Biliyorum zaman dar yaş almamak mümkün değil bu ömürden lakin,
En azından seve seve gideceğiz bu diyardan, değmez mi?
Cemre.Y.
İlk ateşi kimin yaktığı değil, kimi sardığıdır vuku bulan.
Biz seninle sarmaş dolaş gelecekler seyredeceğiz sevgilim.
Senin sakalların ağaracak benim saçlarım.
Sen gözlüklerinin yerini soracaksın, ben takma dişlerimin.
Titreyen seslerimizle birbirimizin ihtiyar zülüflerini seveceğiz daha.
Sen mangalı ateşleyeceksin hafiften, ben mezelerimizi yapacağım.
Yaz akşamlarında gençler kayan yıldızlara dilekler savururken,
Biz seninle bugün de yaşadık çok şükür diye rakılı kadehler tokuşturacağız.
Tatlı bir rehavet çöküp denizin dalgaları ninniye kestiğinde,
Usulca uzanacağız hamağımıza, gayri sevişmelere mecal kalmamış,
Ben nefes nefes öpeceğim şah damarından,
Sense artık nefesi sönmüş memelerimin altındaki yüreğimi.
Biliyorum zaman dar yaş almamak mümkün değil bu ömürden lakin,
En azından seve seve gideceğiz bu diyardan, değmez mi?
Cemre.Y.
Labels:
ateş,
deniz,
etme,
hayat,
ihtiyar,
kadeh,
mangal,
meze,
mümkün,
nefes,
ömür,
rakı,
sevgilim,
şah damarı,
yıldız,
yüreğim,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sevdiceğim
...Sevdiceğim...
Aklımın kıvrımlarında gezinmektesin nicedir sevdiğim. Ara sıra da devrik cümlelerimden şiirler damıtıyorum sana.
Ömrümce pembe panjurlu hayallere hiçbir zaman dalmadım lakin,
An olup, od olup yüreğine düşersem plansız düş yollarıma.
Sana mavili huzurlar, kırmızılı sevdalar biriktirdim bilesin.
Cemre.Y.
Labels:
cümle,
hayal,
huzur,
kırmızı,
kıvrım,
mavi,
nicedir,
ömrüm,
pembe,
sevda,
sevdiceğim,
şiir,
yüreğim,
yürek,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yarın Ölebilirim Sevdiğim Seveceksen Bugün Sev!
...Yarın Ölebilirim Sevdiğim Seveceksen Bugün Sev!...
Ben senin şu lanet hayattan alacağın intikamın değilim be adam'ım,
Bakma sen sıfatım da arkadaşına arkadaş, dostuna dost,
Sevdiğine sevdiceğince cilveli kadınlığıma!
Eril cinsiyete dair değildir adamlığımın da kitabı.
Adem'den yani insan'dan gelir cevherinin hükmü ki,
Ben de gerektiğinde adam'ım/adem'im.
Benim de sırtımda onlarca, binlerce güven yarası var misal!
Adem Havva'ya inanıp o yasak elmayı yediyse,
Havva da Allah'a güvenmişti misal!
Ne bilsin şeytanı bile denemek uğruna,
Kendi kılığına razı gelip Havva'yı feda edebileceğini!
Ki bu alem yedi kat ise kim bilir bizler kaçıncı mutantlarız?
"İkra!" demiş sonra yaradan son peygamberimize!
Sonra sonra insanlığa "Eskileri okumayın!" demeyi de ihmal etmemiş.
Ki biliyor zira...
Bütün masalların başı ve sonu ta yunan mitinden, sümer mitinden,
Maya takviminden beri hep aynı!
Günümüz dizilerine benziyor biraz, mekan ayrı, zaman ayrı, insanlar ayrı,
Hikayenin özü hep aynı!
Ben senin şu lanet hayattan alacağın intikamın değilim be adam'ım,
Bakma sen benim sol gözümün tembel olup tam göremeyişine,
Sağ gözüm herkesten iyi görür yüreğimi soldan kapadığımda.
Ama sen sus!
Bu gece ben konuşayım ruhunla!
Ne kadar da korkuyoruz değil mi?
Sıfat kattığımız insanlarca yeniden yaralanmaktan,
Ki birini en ilk tanıyacakken bi tık düşünüyoruz,
Ki arkadaş seçerken iki tık düşünüyoruz,
Ki dost seçecekken ömrümüze üç tık!
Ki aşkı geçtikte hani çoktan...
Kendimize bir yol ayrımılık yeni bir hayat seçerken?
Özenle ördüğümüz o güven duvarlarımızın tuğlalarını
Teker teker geleceğe arşınlarken korkuyoruz elbette!
Habil'di Kabil'di değil artık korkumuz.
Korkumuz ya aynı sevdanın yarasından hançerlenirsek!
Ki ben kelimelerimi bile özenle seçtimdi sana!
Mademki aşmayacaksın kendine ördüğün duvarları,
Mahzenimde sakladığım çok yıllık yalnızlıklarım var,
İşte asıl onları hiç kimsem bilmiyor!
Yarın ölebilirim sevdiğim seveceksen bugün sev!
Cemre.Y.
Ben senin şu lanet hayattan alacağın intikamın değilim be adam'ım,
Bakma sen sıfatım da arkadaşına arkadaş, dostuna dost,
Sevdiğine sevdiceğince cilveli kadınlığıma!
Eril cinsiyete dair değildir adamlığımın da kitabı.
Adem'den yani insan'dan gelir cevherinin hükmü ki,
Ben de gerektiğinde adam'ım/adem'im.
Benim de sırtımda onlarca, binlerce güven yarası var misal!
Adem Havva'ya inanıp o yasak elmayı yediyse,
Havva da Allah'a güvenmişti misal!
Ne bilsin şeytanı bile denemek uğruna,
Kendi kılığına razı gelip Havva'yı feda edebileceğini!
Ki bu alem yedi kat ise kim bilir bizler kaçıncı mutantlarız?
"İkra!" demiş sonra yaradan son peygamberimize!
Sonra sonra insanlığa "Eskileri okumayın!" demeyi de ihmal etmemiş.
Ki biliyor zira...
Bütün masalların başı ve sonu ta yunan mitinden, sümer mitinden,
Maya takviminden beri hep aynı!
Günümüz dizilerine benziyor biraz, mekan ayrı, zaman ayrı, insanlar ayrı,
Hikayenin özü hep aynı!
Ben senin şu lanet hayattan alacağın intikamın değilim be adam'ım,
Bakma sen benim sol gözümün tembel olup tam göremeyişine,
Sağ gözüm herkesten iyi görür yüreğimi soldan kapadığımda.
Ama sen sus!
Bu gece ben konuşayım ruhunla!
Ne kadar da korkuyoruz değil mi?
Sıfat kattığımız insanlarca yeniden yaralanmaktan,
Ki birini en ilk tanıyacakken bi tık düşünüyoruz,
Ki arkadaş seçerken iki tık düşünüyoruz,
Ki dost seçecekken ömrümüze üç tık!
Ki aşkı geçtikte hani çoktan...
Kendimize bir yol ayrımılık yeni bir hayat seçerken?
Özenle ördüğümüz o güven duvarlarımızın tuğlalarını
Teker teker geleceğe arşınlarken korkuyoruz elbette!
Habil'di Kabil'di değil artık korkumuz.
Korkumuz ya aynı sevdanın yarasından hançerlenirsek!
Ki ben kelimelerimi bile özenle seçtimdi sana!
Mademki aşmayacaksın kendine ördüğün duvarları,
Mahzenimde sakladığım çok yıllık yalnızlıklarım var,
İşte asıl onları hiç kimsem bilmiyor!
Yarın ölebilirim sevdiğim seveceksen bugün sev!
Cemre.Y.
Labels:
adam,
dost,
duvar,
elbette,
eski,
hançer,
hayat,
insan,
intikam,
kadın,
kelime,
kim bilir,
kitap,
sevdiğim,
şeytan,
yalnız,
yarın,
yasak,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
15 Mart 2019 Cuma
Beklemek Sancısı
| ...Beklemek Sancısı... |
| Gün geceye karışıp yokluk sancısıyla baş başa kalınca |
| Bu beklemek sancısı yok mu Vurup duruyor insanın yüreğine sağdan soldan. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
14 Mart 2019 Perşembe
Yüreğimin Kanatları
...Yüreğimin Kanatları...
Yüreğimin kanatları uçmak isterken uzak diyarlara,
Aklımın topraklarında kök salıp çınarlaşıyorum bulunduğum coğrafyaya.
Arsız martılar çırpınırken beleş simitlerin üzerine,
Buğulu camlardan bakıyor benim gibi Zümrüdüankalar.
Her sevda yanığının ardından küllerinden doğuyorlar.
Uzak diyarlardan bir yürek ışığı yanar yüreğime sabah olur.
Bir mahzen zifiri sessizliği dokunur içime gece olurum.
Kimi seviyorsam seviyorum, neyi bekliyorsam bekliyorum,
Size ne, kime ne?
Cemre.Y.
Yüreğimin kanatları uçmak isterken uzak diyarlara,
Aklımın topraklarında kök salıp çınarlaşıyorum bulunduğum coğrafyaya.
Arsız martılar çırpınırken beleş simitlerin üzerine,
Buğulu camlardan bakıyor benim gibi Zümrüdüankalar.
Her sevda yanığının ardından küllerinden doğuyorlar.
Uzak diyarlardan bir yürek ışığı yanar yüreğime sabah olur.
Bir mahzen zifiri sessizliği dokunur içime gece olurum.
Kimi seviyorsam seviyorum, neyi bekliyorsam bekliyorum,
Size ne, kime ne?
Cemre.Y.
Labels:
buğu,
cam,
coğrafya,
gece,
martı,
sabah,
sessiz,
seviyorum,
uzak,
yüreğim,
yürek,
zifiri,
Zümrüdüanka
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
13 Mart 2019 Çarşamba
Vuslat Gibi
...Vuslat Gibi...
Gönlümün kanatları,
Daha yeni rüzgarından yel almışken,
Beynim hep dur çekiyor senden sebepli.
Zira ben artık...
Allı turnalara sevdiğime selam eylemekten.
Posta kutumda birikmiş cevapsız mektuplar biriktirmekten,
Çok mu çok yorgunum bir nefes kadar ötemdeyken.
Sen, deyince zaman mefhumu donuyordu güya!
Zamana inat senle ben iletişim halindeyken!
Bir sarılmak hasreti sarıyordu ruhu,
Bir de derin bir nefes almak teninden hayali.
Şimdilerde aklımın kefesi ağır çekiyor,
Dengesiz bir tahteravellinin havada asılı kalıp,
Yere çakılacaksın hissi.
Gönlümün kanatları bilmediğim diyarların,
Bilmediğim iklimlerinde sana sığınırken,
Aklımın rüzgarları yıllar yılı binbir emek kazdığım,
Yalnızlığımın çukurlarına gömüyor beni.
Ki nihayet ulaştım ilk temeline lakin bilemedim ki
Kanatlanıp uçsam mı gelecek dedikleri,
O yeni coğrafyanın iklimlerine,
Yoksa ki bir beton daha mı döküversem,
Gelememişime, geçmişime...
Adam gibi gelemeyişine.
Ki zira bu sefer...
Hıdırellez zamanı gül dibine dilek falan ekmeyeceğim,
Sonra da,
Onu denize salmak için çaba sarf eylemeyeceğim o kesin!
Hayal için dua amin olmaz bunu öğrendim.
Ama sen hayal değildin ki,
Vuslat gibiydin.
Cemre.Y.
Gönlümün kanatları,
Daha yeni rüzgarından yel almışken,
Beynim hep dur çekiyor senden sebepli.
Zira ben artık...
Allı turnalara sevdiğime selam eylemekten.
Posta kutumda birikmiş cevapsız mektuplar biriktirmekten,
Çok mu çok yorgunum bir nefes kadar ötemdeyken.
Sen, deyince zaman mefhumu donuyordu güya!
Zamana inat senle ben iletişim halindeyken!
Bir sarılmak hasreti sarıyordu ruhu,
Bir de derin bir nefes almak teninden hayali.
Şimdilerde aklımın kefesi ağır çekiyor,
Dengesiz bir tahteravellinin havada asılı kalıp,
Yere çakılacaksın hissi.
Gönlümün kanatları bilmediğim diyarların,
Bilmediğim iklimlerinde sana sığınırken,
Aklımın rüzgarları yıllar yılı binbir emek kazdığım,
Yalnızlığımın çukurlarına gömüyor beni.
Ki nihayet ulaştım ilk temeline lakin bilemedim ki
Kanatlanıp uçsam mı gelecek dedikleri,
O yeni coğrafyanın iklimlerine,
Yoksa ki bir beton daha mı döküversem,
Gelememişime, geçmişime...
Adam gibi gelemeyişine.
Ki zira bu sefer...
Hıdırellez zamanı gül dibine dilek falan ekmeyeceğim,
Sonra da,
Onu denize salmak için çaba sarf eylemeyeceğim o kesin!
Hayal için dua amin olmaz bunu öğrendim.
Ama sen hayal değildin ki,
Vuslat gibiydin.
Cemre.Y.
Labels:
amin,
deniz,
gönül,
hasret,
hava,
hayal,
iklim,
inat,
nefes,
nihayet,
rüzgar,
selam,
sevdim,
vuslat,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
12 Mart 2019 Salı
Mühür
…Mühür...
Ey benim zifiri yalnızlık dolu yıldızlarına,
Sabırlı bir nakkaş zanaatiyle nakış nakış sevdalar ektiğim.
Ey benim güneşi bol kalabalıklarındaki yalnızlıklarına,
Tel tel, telkari dokuyup ömrüne ömürler biçtiğim.
Sen daha benim kararsızlıklar denizimden daha yeni geçmişsin.
Oysa hissizlik okyanusumun kuytusunda rastladım ben sana,
Ruhunun çırpınışını hissettim de
Sundum sana en mahremimi ve gizemli iklimlerimi.
"Sev!"desem emir kipi ya amade olma şehrime zira benlik değil!
"Ey benim hiç yoktan hiç olmayacak yerde aklıma esişim.
Ben senin gönlüne talibim ki zaten çırpınışında bedenim.
Baksana yüzyıldır sana hasretim." derim.
Şimdi ister gel, ister gelme,
İster sev, ister sevme yürek sana yakmış şirlerinin ucunu ne gam!
Benim bundan gayrı'm sensin.
Ben seni yüreğime mühürledim.
Cemre.Y.
Ey benim zifiri yalnızlık dolu yıldızlarına,
Sabırlı bir nakkaş zanaatiyle nakış nakış sevdalar ektiğim.
Ey benim güneşi bol kalabalıklarındaki yalnızlıklarına,
Tel tel, telkari dokuyup ömrüne ömürler biçtiğim.
Sen daha benim kararsızlıklar denizimden daha yeni geçmişsin.
Oysa hissizlik okyanusumun kuytusunda rastladım ben sana,
Ruhunun çırpınışını hissettim de
Sundum sana en mahremimi ve gizemli iklimlerimi.
"Sev!"desem emir kipi ya amade olma şehrime zira benlik değil!
"Ey benim hiç yoktan hiç olmayacak yerde aklıma esişim.
Ben senin gönlüne talibim ki zaten çırpınışında bedenim.
Baksana yüzyıldır sana hasretim." derim.
Şimdi ister gel, ister gelme,
İster sev, ister sevme yürek sana yakmış şirlerinin ucunu ne gam!
Benim bundan gayrı'm sensin.
Ben seni yüreğime mühürledim.
Cemre.Y.
Labels:
beden,
deniz,
güneş,
hiç yok,
iklim,
kalabalık,
kara kış,
karar,
kuytu,
mühür,
ömür,
sevda,
şiir,
yalnız,
yıldız,
yüreğim,
yürek,
yüzyıl,
zifiri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hayat
…Hayat…
Gün doğumu ile gün batımının,
Aynı tonlarda olması gibiydi aslında hayat.
Ne çok günaydın birikti içimde.
Ve ne de çok iyi geceler...
Sadece sana söylenecek tonlarca kelimeler.
Cemre.Y.
Gün doğumu ile gün batımının,
Aynı tonlarda olması gibiydi aslında hayat.
Ne çok günaydın birikti içimde.
Ve ne de çok iyi geceler...
Sadece sana söylenecek tonlarca kelimeler.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
11 Mart 2019 Pazartesi
Bana Yüzünü Dökme Sevdiceğim
...Bana Yüzünü Dökme Sevdiceğim...
Gün geceye karışırken yalnızlığıma güvenir gibi güvendim sana,
Sabahına gözüm açılmışsa hayata dair ümitler besler gibi güvendim.
Neyim var neyim yoksa döktüm ortaya ki zaten yoksuldu hayat heybem.
Cep delik, cepken delik hesabından bol kefe tükettim sana.
Ki zaten senin de haylice yorgundu yüreğin!
Bana yüzünü dökme sevdiceğim,
Ben, seninle anlara, saniyelere, dakikalara, saatlere, günlere,
Ben seninle haftalara, aylara, ömürlere talibim.
Merak etme beni!
Nicedir kendime dahi zaman mefhumum kalktı ortadan sana dahilim!
Ve merak etme sakın!
Yıllarca kendime yeni bir imza düşü kurarken,
Kendi benliğimin imzasını kaybettim.
Yani evlenmek falan da değil benim derdim.
Bana yüzünü dökme sevdiceğim.
Ben seni geçmişimden gele gele,
Ben seni hiç gelmeyene söve söve,
Ben seni hayalinden öpe öpe sevdim.
Cemre.Y.
Sabahına gözüm açılmışsa hayata dair ümitler besler gibi güvendim.
Neyim var neyim yoksa döktüm ortaya ki zaten yoksuldu hayat heybem.
Cep delik, cepken delik hesabından bol kefe tükettim sana.
Ki zaten senin de haylice yorgundu yüreğin!
Bana yüzünü dökme sevdiceğim,
Ben, seninle anlara, saniyelere, dakikalara, saatlere, günlere,
Ben seninle haftalara, aylara, ömürlere talibim.
Merak etme beni!
Nicedir kendime dahi zaman mefhumum kalktı ortadan sana dahilim!
Ve merak etme sakın!
Yıllarca kendime yeni bir imza düşü kurarken,
Kendi benliğimin imzasını kaybettim.
Yani evlenmek falan da değil benim derdim.
Bana yüzünü dökme sevdiceğim.
Ben seni geçmişimden gele gele,
Ben seni hiç gelmeyene söve söve,
Ben seni hayalinden öpe öpe sevdim.
Cemre.Y.
Labels:
etme,
gece,
geçmiş,
hayat,
merak,
nicedir,
ömür,
saat,
sabah,
sakın,
sevdiceğim,
sevdim,
yalnız,
yorgun,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Gitme Yarim
…Gitme Yarim..
Gitme yarim,
Öylece cayma bizden!
Ayrılıklar durağından,
Aldatılmalar limanından yeni yeni caymışım da sana gelmişim ben!
Ben ne zamandır Neşet Ertaş'ın
"Cahildim dünyanın rengine kandım"larını geçip,
Behiye Aksoy'un sesinden
"Artık, yeşerecek bir dalım yok!"ları da eleyip,
Cem Karaca'nın
"Unut beni, unut arama!"lı şarkılarını,
Seha Okuş'un…
"Hasretinle yandı gönlüm"ü
Kucağımda küçümen bir evlatla yoğurmuşum.
Ahmet Kaya'nın "Penceresiz Kaldım Anne!"sine sus koyup,
"Darılırsın yavrucağım!"ı
Yavruma ninni diye masallamış insanım hayalince sözlerini değiştirerek!
Yani öylece, kolayca Şebnem Ferah'ın
"Günaydın Sevgilim!"ine geçemedim ben!
Sonra baktım öyle sevmekle olmuyor bu sevilmeler…
"Seni unutmaya ömrüm yeter mi!"
…
Neyse…
Sen bari bir gitme lan!
Söz…
Her sabah, her akşam yeniden seveceğim seni.
Cemre.Y.
Sonra baktım öyle sevmekle olmuyor bu sevilmeler…
"Seni unutmaya ömrüm yeter mi!"
…
Neyse…
Sen bari bir gitme lan!
Söz…
Her sabah, her akşam yeniden seveceğim seni.
Cemre.Y.
Labels:
adam,
akşam,
anne,
ayrı,
evlat,
gitme,
hasret,
hayal,
liman,
neyse,
ömrüm,
öyle,
pencere,
sevgilim,
şarkı,
yarim,
yeter,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
10 Mart 2019 Pazar
Sevin Lan Hayatı Hem De Acilen!
...Sevin Lan Hayatı Hem De Acilen!...
Günün güzelliği bir kamp ateşi gibi içinde ışıldarken,
Güneş…
Pılını pırtısını toplayıp ufukta kaybolur aniden.
Sonra sandalyeler katlanır çimenlerin üzerinden,
Yollara düşülür bir ayrılık için daha.
Kim bilir kaç veda daha yaşayacak ömrün ey kadın.
Ve kim bilir kaç vuslata gün sayacaksın şimdiden.
Çoktan vardığın koltuğuna kurul şöyle
Yorgun ayaklarını uzat şimdi sehpaya,
Pencerenden karanlığa bak,
Ay bir hilal gibi süzüm süzüm süzülmekte.
Bugünlük boşver yalnızlık şarkılarını dinleyip,
Yalnızlık şiirleri yazmayı.
Göz kırp sabahtan beri haber alamadığın yarine.
Artık ne gam görmüş görmemiş, sevmiş sevmemiş.
Günün güzelliğine selam edip geceye gülümse.
O da yıldızlarla ay'ı konuk edip duruyor nihayetinde.
Üstelik koca bir evren dolusu uydu var ömür yükünde.
Kim bilir o da yüzyıllar boyu günün hasretinde.
Tan yeri, şafak vakti, gün batımı derken ayrılıp durmuş yolları.
Sevin lan hayatı hem de acilen!
Öyle ya da böyle.
Cemre.Y.
Günün güzelliği bir kamp ateşi gibi içinde ışıldarken,
Güneş…
Pılını pırtısını toplayıp ufukta kaybolur aniden.
Sonra sandalyeler katlanır çimenlerin üzerinden,
Yollara düşülür bir ayrılık için daha.
Kim bilir kaç veda daha yaşayacak ömrün ey kadın.
Ve kim bilir kaç vuslata gün sayacaksın şimdiden.
Çoktan vardığın koltuğuna kurul şöyle
Yorgun ayaklarını uzat şimdi sehpaya,
Pencerenden karanlığa bak,
Ay bir hilal gibi süzüm süzüm süzülmekte.
Bugünlük boşver yalnızlık şarkılarını dinleyip,
Yalnızlık şiirleri yazmayı.
Göz kırp sabahtan beri haber alamadığın yarine.
Artık ne gam görmüş görmemiş, sevmiş sevmemiş.
Günün güzelliğine selam edip geceye gülümse.
O da yıldızlarla ay'ı konuk edip duruyor nihayetinde.
Üstelik koca bir evren dolusu uydu var ömür yükünde.
Kim bilir o da yüzyıllar boyu günün hasretinde.
Tan yeri, şafak vakti, gün batımı derken ayrılıp durmuş yolları.
Sevin lan hayatı hem de acilen!
Öyle ya da böyle.
Cemre.Y.
Labels:
acil,
ateş,
ayrı,
çimen,
gece,
güneş,
hasret,
hayat,
kadın,
karanlık,
kim bilir,
pencere,
şarkı,
şiir,
veda,
vuslat,
yalnız,
yıldız,
yüzyıl
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Pazar Güneşim
| ...Pazar Güneşim... |
| Sana sevda sokağının çıkmazlarında rastladım sevdiceğim. |
| İkimizin de üstü başı yürek kırığıydı. |
| Oturduk kaldırım taşına usul usul ömrümüzü döktük birbirimize. |
| Bir yaprak sen soyundun hayatından bir yaprak ben. |
| Şimdi çırılçıplak kaldık biz bize sarıldık sımsıkı. |
| Senin yüreğin benim kıraç yalnızlığıma dokundu. |
| Benim yüreğim senin kurak yalnızlığına. |
| Günaydın pazar güneşim. |
| Ben seni kalbimin limanına mühürledim. Cemre.Y. |
Labels:
çıkmaz sokak,
çırılçıplak,
güneş,
hayat,
kalbim,
liman,
mühür,
ömrüm,
pazar,
sevda,
sevdiceğim,
yalnız,
yaprak
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
9 Mart 2019 Cumartesi
Hoş Geldin Yalnızlığım
...Hoş Geldin Yalnızlığım...
Bir vakit sonra anlıyor insan,
Ruhsal yalnızlıklarla
Tensel yalnızlıkların karıştığı o yerde
Fırtına öncesi uzun sessizlikler yatar!
Kimi...
Benim gibi öyle kolayca terk edemez yalnızlığını.
Kimi de daha arkasını döner dönmez,
Sığınır önüne çıkan ilk saçak altına!
Hoş geldin yalnızlığım!
Oysa daha birkaç vakit önce,
Yılların ardından helalleşip,
Yelken açmaya karar vermiştik yeni yüreklere!
Elin ayağın üşümüş gel öpeyim yüreğinden.
Üstün başın dökülmüş hırpalanmaktan!
Zayıflamışsın da epeyce!
Ortalık sanal sevişmelerle doluyken,
Kimseler sana kapı açmamış belli ki.
Sakın hiç sorma neyledim sensizken ben.
Ömrümün bütün sayfaları yaktım sen de gitmeye meyillenince!
Adlarını unuttum eski sevdiceklerimin.
Ömrüme yeni ömürler diledim.
Tam yüreğim alev alacaktı sevdanın aleviyle!
Sen beni onunla aldattın.
O kadar unutamadı ki yalnızlığını,
Bana kalamadı sevecek bir yürek.
Hoş geldin yalnızlığım.
Pişman gözlerle bakma bana bu sefer fena tökezledin.
Biraz iyileş, sakinleş ve kendini bul.
Ama sonra çek git lütfen.
Özür dilemeyeceğim senden.
Ben sana hiç kumpas kurmadım.
Başına çoraplar örmedim bana kal diye,
Hileler hurdalar çekmedim kaderine!
Sen bana hep hoş geldiğin gibi değilsin epeydir.
Ah be yalnızlığım,
Sen zalim bir zavallılıktan,
Müptezel bir aşık kalmaktan vazgeçmeyeceksin madem.
Yeni bir yanılgıdan daha uyanmış dahi olsam.
Artık seni sevemeyeceğim.
Ah be yalnızlığım,
Bana bu kadar yanlışı bir arada eylemeyecektin.
Şimdi git...
Bir daha çal yarimin kapısını.
Hasarlı bıraktın zira onun da yüreğini,
Belki seni buyur eder.
Kusura bakma ömrüm,
Bana biçtiğin kaderin tam ortasına...
Neyse ya neyse!
Gidiyorum ben.
Hoşça mı kalırsın, dostça mı?
Artık, onu, ben bilemem!
Cemre.Y.
Bir vakit sonra anlıyor insan,
Ruhsal yalnızlıklarla
Tensel yalnızlıkların karıştığı o yerde
Fırtına öncesi uzun sessizlikler yatar!
Kimi...
Benim gibi öyle kolayca terk edemez yalnızlığını.
Kimi de daha arkasını döner dönmez,
Sığınır önüne çıkan ilk saçak altına!
Hoş geldin yalnızlığım!
Oysa daha birkaç vakit önce,
Yılların ardından helalleşip,
Yelken açmaya karar vermiştik yeni yüreklere!
Elin ayağın üşümüş gel öpeyim yüreğinden.
Üstün başın dökülmüş hırpalanmaktan!
Zayıflamışsın da epeyce!
Ortalık sanal sevişmelerle doluyken,
Kimseler sana kapı açmamış belli ki.
Sakın hiç sorma neyledim sensizken ben.
Ömrümün bütün sayfaları yaktım sen de gitmeye meyillenince!
Adlarını unuttum eski sevdiceklerimin.
Ömrüme yeni ömürler diledim.
Tam yüreğim alev alacaktı sevdanın aleviyle!
Sen beni onunla aldattın.
O kadar unutamadı ki yalnızlığını,
Bana kalamadı sevecek bir yürek.
Hoş geldin yalnızlığım.
Pişman gözlerle bakma bana bu sefer fena tökezledin.
Biraz iyileş, sakinleş ve kendini bul.
Ama sonra çek git lütfen.
Özür dilemeyeceğim senden.
Ben sana hiç kumpas kurmadım.
Başına çoraplar örmedim bana kal diye,
Hileler hurdalar çekmedim kaderine!
Sen bana hep hoş geldiğin gibi değilsin epeydir.
Ah be yalnızlığım,
Sen zalim bir zavallılıktan,
Müptezel bir aşık kalmaktan vazgeçmeyeceksin madem.
Yeni bir yanılgıdan daha uyanmış dahi olsam.
Artık seni sevemeyeceğim.
Ah be yalnızlığım,
Bana bu kadar yanlışı bir arada eylemeyecektin.
Şimdi git...
Bir daha çal yarimin kapısını.
Hasarlı bıraktın zira onun da yüreğini,
Belki seni buyur eder.
Kusura bakma ömrüm,
Bana biçtiğin kaderin tam ortasına...
Neyse ya neyse!
Gidiyorum ben.
Hoşça mı kalırsın, dostça mı?
Artık, onu, ben bilemem!
Cemre.Y.
Labels:
aşık,
aşk,
dost,
epeyce,
eski,
fırtına,
hoş geldin,
hoşça kal,
insan,
neyse,
oysa,
ömrüm,
sessiz,
sevda,
vakit,
yalnız,
yanlış,
yüreğim,
yürek
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Mart 2019 Cuma
Yeniden Sevmeyi Sever Belki
…Yeniden Sevmeyi Sever Belki…
Sayamadım ki ömrümden kaç zemheri geçmişti.
Bir gün durduk yere güneş dokundu yüreğime.
Durduk yere filizlendim, yeşillendim, çiçeklendim.
Neredeyse meyve verecektim.
Sonra birden ayaza çekti ortalık, kırağı yağdı düşlere.
Mevsim normallerinin üzerinde seviyorum,
Bağışıklık sistemine ağır geldim.
Ne yaptım, ne ettimse sevemedi.
Şimdi elma çiçeklerimle, erik çiçeklerim ellerimde,
Ağustos kirazlarının çiçeğini de katıp bitki çayı yapacağım ona!
Yeniden sevmeyi sever belki.
Benim de yeniden sevmeyi sevdiğim gibi.
Cemre.Y.
Sayamadım ki ömrümden kaç zemheri geçmişti.
Bir gün durduk yere güneş dokundu yüreğime.
Durduk yere filizlendim, yeşillendim, çiçeklendim.
Neredeyse meyve verecektim.
Sonra birden ayaza çekti ortalık, kırağı yağdı düşlere.
Mevsim normallerinin üzerinde seviyorum,
Bağışıklık sistemine ağır geldim.
Ne yaptım, ne ettimse sevemedi.
Şimdi elma çiçeklerimle, erik çiçeklerim ellerimde,
Ağustos kirazlarının çiçeğini de katıp bitki çayı yapacağım ona!
Yeniden sevmeyi sever belki.
Benim de yeniden sevmeyi sevdiğim gibi.
Cemre.Y.
Labels:
ağustos,
ayaz,
belki,
çay,
çiçek,
geçmiş,
güneş,
kiraz,
mevsim,
meyve,
nerede,
ömrüm,
sevdiğim,
yama,
yeniden,
yeşil,
yüreğim,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
7 Mart 2019 Perşembe
Ey Yalnızlığım
...Ey Yalnızlığım...
Yorgun akşamlarımın birinde rastladım yine kendime,
Ağır aksak gölgelere söve söve gidiyordum evime.
Geceleri sakil olur bizim çıkmaz sokaklar,
En çok da kaldırım taşı sandığının,
Güvenli birer adımdan biri sandığın,
O parke taşının altıdır tekinsiz olan!
Ya çamurlu su fışkırır arasındaki çatlaktan,
Ya da ayağın içine gömülür altındaki boşluktan.
Ayak burkulmaların hayallerinin kırıklarına sarılır o an,
Can kırıklarını da toplayıp teker teker,
Yoluna çıkan türlü çeşit bağımlı insan evlatlarına,
Cebindeki son paketten birer sigara uzatırsın,
"Mutlu akşamlar!" dileyerek.
Güneş...
Son kez göz kırparak sana,
Sakince gözden kaybolurken,
Yorgun akşamların son güneşinde,
Kendi gölgeni görürsün yeniden.
Meğer ne çok yağmura küfür etmişsin ulu orta,
Ne çok kardan adam yapamadığın hafif karlı günlere,
İçten içeri hayıflanmışsın kendince.
Ve de...
Ne de çok şimdi'yi kaçırmışsın ömründe.
Kurak toprakların yarılmış en ciğerinden de,
Sen hala yaşlı çınarın dallarını ayakta tutmaya çalışmaktasın
Ya bir gün mevsimi gelir de,
Hiç yoktan bahar olur yapraklanırım, çiçeklenirim diye!
Eriklenirim, çileklenirim, kirazlanırım diye!
Sonra ay...
Salına salına süzülür.
"Umudu yıldızlara astık ay tutuldu." lu günlerin gelir aklına.
"Heyhat ki boşuna hayat, bekleme." derken
Evinin dış kapısı buyur eder seni makus yalnızlığına.
El pençe divan durur fakir köy ahalisinden birinin evine,
Sanki vilayet müdürü gelmiş gibi bir mutlu, bir gururlu ki!
Sayamadım ki...
Kaç yüz yıl geçti ömrümün labirentlerinden,
En çok...
Yalnızlığıma kavuştuğumda çiçek çimen şiir aktım ben.
Ey benim kurak topraklarıma çiy damlası düşürenim,
Ne zaman ki kırgın bir roman geçse üzerimden ben korkarım.
Yalnızlığımın yırtık, yamalı,
Ama beni terk hiç terk etmeyen kadar en sadık ülkesi.
Sana nice haksızlık ettiğimi şimdi anladım!
Meğerki ben seni eskitecek, yıpratacak kadar sana sığındım.
İçimden terk ediyorsam seni,
Bu artık yeni köklere ihtiyacın olduğu içindir.
Çünkü...
Gelecek sen varken bana hiç gelmeyecek!
Çünkü...
Gelecek ben varken sana hiç gelmeyecek!
Ve bende, sen de çoktan yorulduk
"Adı bölümü boş bırakılmış bir kimliğin
Hükümsüz ilanlı iki kayıbıydık biz." li şiirlerimden de yorgunum!
Aklında bulunsun ey yalnızlığım kapıyı aralık bıraktım.
Cemre.Y.
Yorgun akşamlarımın birinde rastladım yine kendime,
Ağır aksak gölgelere söve söve gidiyordum evime.
Geceleri sakil olur bizim çıkmaz sokaklar,
En çok da kaldırım taşı sandığının,
Güvenli birer adımdan biri sandığın,
O parke taşının altıdır tekinsiz olan!
Ya çamurlu su fışkırır arasındaki çatlaktan,
Ya da ayağın içine gömülür altındaki boşluktan.
Ayak burkulmaların hayallerinin kırıklarına sarılır o an,
Can kırıklarını da toplayıp teker teker,
Yoluna çıkan türlü çeşit bağımlı insan evlatlarına,
Cebindeki son paketten birer sigara uzatırsın,
"Mutlu akşamlar!" dileyerek.
Güneş...
Son kez göz kırparak sana,
Sakince gözden kaybolurken,
Yorgun akşamların son güneşinde,
Kendi gölgeni görürsün yeniden.
Meğer ne çok yağmura küfür etmişsin ulu orta,
Ne çok kardan adam yapamadığın hafif karlı günlere,
İçten içeri hayıflanmışsın kendince.
Ve de...
Ne de çok şimdi'yi kaçırmışsın ömründe.
Kurak toprakların yarılmış en ciğerinden de,
Sen hala yaşlı çınarın dallarını ayakta tutmaya çalışmaktasın
Ya bir gün mevsimi gelir de,
Hiç yoktan bahar olur yapraklanırım, çiçeklenirim diye!
Eriklenirim, çileklenirim, kirazlanırım diye!
Sonra ay...
Salına salına süzülür.
"Umudu yıldızlara astık ay tutuldu." lu günlerin gelir aklına.
"Heyhat ki boşuna hayat, bekleme." derken
Evinin dış kapısı buyur eder seni makus yalnızlığına.
El pençe divan durur fakir köy ahalisinden birinin evine,
Sanki vilayet müdürü gelmiş gibi bir mutlu, bir gururlu ki!
Sayamadım ki...
Kaç yüz yıl geçti ömrümün labirentlerinden,
En çok...
Yalnızlığıma kavuştuğumda çiçek çimen şiir aktım ben.
Ey benim kurak topraklarıma çiy damlası düşürenim,
Ne zaman ki kırgın bir roman geçse üzerimden ben korkarım.
Yalnızlığımın yırtık, yamalı,
Ama beni terk hiç terk etmeyen kadar en sadık ülkesi.
Sana nice haksızlık ettiğimi şimdi anladım!
Meğerki ben seni eskitecek, yıpratacak kadar sana sığındım.
İçimden terk ediyorsam seni,
Bu artık yeni köklere ihtiyacın olduğu içindir.
Çünkü...
Gelecek sen varken bana hiç gelmeyecek!
Çünkü...
Gelecek ben varken sana hiç gelmeyecek!
Ve bende, sen de çoktan yorulduk
"Adı bölümü boş bırakılmış bir kimliğin
Hükümsüz ilanlı iki kayıbıydık biz." li şiirlerimden de yorgunum!
Aklında bulunsun ey yalnızlığım kapıyı aralık bıraktım.
Cemre.Y.
Labels:
akşam,
can kırıkları,
çıkmaz sokak,
çilek,
etme,
gece,
gölge,
güneş,
hayal,
kiraz,
küfür,
labirent,
mevsim,
mutlu,
sokak,
yalnız,
yama,
yorgun
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Mart 2019 Çarşamba
Yağmur
...Yağmur...
Sana...
Korkularımı biriktirmiştim oysa!
Hani ansızın yakalanırsam,
Sana sımsıkı sarılıp,
Ürkek bir serçe misali korunurdum ya,
Güvenli kollarının gücünün kuvvetinde.
Sen, usul usul...
Dağınık zülüflerimi atardın kulak arkalarıma!
"Geçecek!" derdin altı üstü...
"Geçecek!"
Geçerdi ille de...
Bense bunca yıldır,
Kendi zülüflerimi kendi kulak arkalarıma atarken,
Hep de "Geçecek!" demiştim kendi kendime...
Neden tam bir geçemediğini anladım nihayet,
Neden hiç kimseye, hiçbir zaman,
Sana güvendiğim kadar, güvenemediğimi!
Geçecek, geçiyor elbet
Lakin tam da bir geçemiyormuş demek ki!
Artık seninle geçmeli.
Ki madem şimdi yine yalnızım,
Lakin hayalinin elleri zülüflerimde.
Vallahi de, billahi de geçti.
Seni seviyorum net.
Sen benden hiç geçme ama!
Ki zira öpüyorum kaburga kemiklerinden,
Ve dahi o mağrur alnın tam ortasından.
Cemre.Y.
Sana...
Korkularımı biriktirmiştim oysa!
Hani ansızın yakalanırsam,
Sana sımsıkı sarılıp,
Ürkek bir serçe misali korunurdum ya,
Güvenli kollarının gücünün kuvvetinde.
Sen, usul usul...
Dağınık zülüflerimi atardın kulak arkalarıma!
"Geçecek!" derdin altı üstü...
"Geçecek!"
Geçerdi ille de...
Bense bunca yıldır,
Kendi zülüflerimi kendi kulak arkalarıma atarken,
Hep de "Geçecek!" demiştim kendi kendime...
Neden tam bir geçemediğini anladım nihayet,
Neden hiç kimseye, hiçbir zaman,
Sana güvendiğim kadar, güvenemediğimi!
Geçecek, geçiyor elbet
Lakin tam da bir geçemiyormuş demek ki!
Artık seninle geçmeli.
Ki madem şimdi yine yalnızım,
Lakin hayalinin elleri zülüflerimde.
Vallahi de, billahi de geçti.
Seni seviyorum net.
Sen benden hiç geçme ama!
Ki zira öpüyorum kaburga kemiklerinden,
Ve dahi o mağrur alnın tam ortasından.
Cemre.Y.
Labels:
dağınık,
elbette,
hayal,
Hiç kimse,
kaburga,
kemik,
korku,
neden,
nihayet,
oysa,
seviyorum,
yağmur,
yalnız
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Lal Sessizliği
| ...Lal Sessizliği... Lal sessizliği vurmuş sabahıma, Kırmızı şapkama tıp tıp düşen Yağmur tanelerini dinliyorum şimdi. Bir duyabilseniz hepsi benden dertli. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
5 Mart 2019 Salı
Serçe Parmak
...Serçe Parmak...
Hayatın görünmez labirentlerinde bi kere daha,
Hiç yoktan vurduysan ayak serçe parmağını,
Hiç de orada olmaması gereken o can kırığına
Ve de yürek sancısına...
Öyle boş geçemez aga!
Saçlarının dibinden,
Ayak serçe parmağına kadar,
Hayallerinin kırıklıklarını da dökeceksin ortaya,
Saçının dibinden serçe parmağına kadar,
Yani...
Tepeden tırnağa!
Geçer ama!
Bütün anılar ve bütün acıların izi geçer...
Küfürsüz, diyemem ama!
Hiç yoktan, hiç olmayacak bir anda,
Alelacele aşırmaya çalışırken hayattan hayatını,
Ayağının serçe parmağı vuruverir hiç olmayacak bi çıkıntıya!
"Vay *mına koyayım!" dersin kişiliğine karşıt!
Hiç yoktan Can Yücel şiirleri gelir aklına!
Demiş ya üstad vakti zamanında...
"Bana şiirlerinde küfür etme!" diyorlar usulsüz;
Lan bu kadar orospu çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz?
Cemre.Y.
Hiç yoktan vurduysan ayak serçe parmağını,
Hiç de orada olmaması gereken o can kırığına
Ve de yürek sancısına...
Öyle boş geçemez aga!
Saçlarının dibinden,
Ayak serçe parmağına kadar,
Hayallerinin kırıklıklarını da dökeceksin ortaya,
Saçının dibinden serçe parmağına kadar,
Yani...
Tepeden tırnağa!
Geçer ama!
Bütün anılar ve bütün acıların izi geçer...
Küfürsüz, diyemem ama!
Hiç yoktan, hiç olmayacak bir anda,
Alelacele aşırmaya çalışırken hayattan hayatını,
Ayağının serçe parmağı vuruverir hiç olmayacak bi çıkıntıya!
"Vay *mına koyayım!" dersin kişiliğine karşıt!
Hiç yoktan Can Yücel şiirleri gelir aklına!
Demiş ya üstad vakti zamanında...
"Bana şiirlerinde küfür etme!" diyorlar usulsüz;
Lan bu kadar orospu çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Neredesin
...Neredesin...
Şimal yıldızlarını anlat bana mesela...
Hiç batmayan güneşin olduğu şehirleri anlat.
Ki aslında ne çok sevdiğimi bilirsin güneşimi
Ama özlemeliyim ki vuslatı bana daim kalsın.
Lakin ben seni kalubeladan beridir özledim.
Şimdi ruhun dolaşıyor, odalarda, eşyalarda.
Sesini duyuyorum sanki.
Sonra sonra ruhunda gidecek her yerden.
Ey minel aşk...
Neredesin?
Cemre.Y.
Hiç batmayan güneşin olduğu şehirleri anlat.
Ki aslında ne çok sevdiğimi bilirsin güneşimi
Ama özlemeliyim ki vuslatı bana daim kalsın.
Lakin ben seni kalubeladan beridir özledim.
Şimdi ruhun dolaşıyor, odalarda, eşyalarda.
Sesini duyuyorum sanki.
Sonra sonra ruhunda gidecek her yerden.
Ey minel aşk...
Neredesin?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...



























