13 Ocak 2018 Cumartesi

Öpüyorum

…Öpüyorum…
Öpüyorum bunca vakit sır ettiğin,
Yüreğinin tellerine mızrap olan her harfinden.
Cemre.Y.

Sonra Diye Bir Şey Yok

…Sonra Diye Bir Şey Yok…
Nicedir hatırlamaya çalışıyorum,
En son kime,
Bu saatte uykumu feda etmiştim.
"Boşver be uyuyayım." desem,
Hissediyorum ki sen de uykusuzsun!
Oysa uykun...
Koynumda be sevgilim
Sen de bilmezsin,
Çünkü hep susmamı tercih ettin.
Sustum, ama artık,
Varlığının çizgilerini derin et!
Yoksa bundan sonrası!
"Çöl ortasında, her gördüğünü serap mı sandın?" la biter.
Yoksa bundan sonrası...
Sonra diye bir şey yok aslında.
Cemre.Y.

Yalan Maskesi

...Yalan Maskesi...
Böyle kocaman, avazım çıktığı kadar
Bağır çağır ağlamak istiyorum,
Sevmiyorum hastaneleri,
Hele onkoloji servislerini,
Bütün ömrümü yedi diye içim kan ağlarken
Her gün içimi hiç umursamadan
İlle de gülümseyerek
"Geçecek birtanem" demem gerekiyor ve ben
Yalan maskemi takıyorum nefret ede ede!
"Geçecek birtanem!" diyorum.
Hiç de yakışmıyor yüzüme,
Hele gözlerime!
Cemre.Y.

Papatyalara Da Küsüm!

...Papatyalara Da Küsüm!...
Zaten...
Papatyalara da küsüm şu sıralar!
Meğer ben sadece,
"Seviyordur yahu!
Ne gerek var fal tutmaya!" derken,
Ki yıllar önce de bir kez
"Seviyor" dan başlamıştım da,
Sevmiyor çıkmıştı.
Reddetmiştim bu durumu.
Sonra "Sevmiyor!" dan başladığımda,
"Seviyor!" çıkmıştı da
Bu yalan durumu da reddetmiştim.
Şimdi!
Nereden başlanacağını bilirken,
Ezberi de zaten hiç beceremedim.
Vazgeçtim her şeyden
Papatyalara da küsüm!
Cemre.Y.

Biliyorduk

...Biliyorduk...
Acı acı gülümsedik, biliyorduk artık
O gözyaşlarının kuruyup akmaz olduğunu.
Biliyorduk artık,
İlk zamanlar feryat figan cümlelere dökülen acının
Zamansızlığı ve derinliği arttıkça
Harflerimizi çürütüp, bizi içimize içimize
İçimizden sessizleştirdiğini!
Cemre.Y.

12 Ocak 2018 Cuma

Diğer Bütün Geçenlerim Gibi

...Diğer Bütün Geçenlerim Gibi...
Uyandığımda,
Güne gözlerimi,
Her zamanki gibi,
Ansızın açamadığım da,
Öğrendim ki!
Her şeyin aslı sadece...
Siyah beyaz filmlerde
Koca karı masallarında olmuyor muş.
Gülümseyerek yattığım yastığım,
Bunu, acıya, ihanet saymış.
Göz kapaklarımın içi, kanlı irin dolmuş!
Annem geldi aklıma.
Sanki hiç çıkıyormuş gibi.
Olsaydı şimdi...
Yine bilmiş bilmiş
"Çayın demi ile pansuman yapıver." derdi.
Sonunda yaptım ya!
O da geçti...
Diğer bütün geçenlerim gibi.
Cemre.Y.

Şiir Bitti

...Şiir Bitti...
Şiir bitti.
Artık roman yazmak vakti.
Artık romanıma başlamalıyım!
Yürek yine şiir isterdi lakin!
Artık...
O rüzgar,
Aynı meridyenden aynı esmez.
Artık bir daha da belli ki!
Belli ki şimdi...
İşte tam da şimdi!
Artık...
Müslümanım diyen ama yüreği,
Namüslim haçlı vicdansızları da
Affettim.
Kendimi de dahil,
O kadınları
Aşk-a meftun edip
Birer birer…
Hepli toplu mezarlarda,
Öldüredim elbet!
En azından…
Namusumu kurtarmış olmanın gururuyla
Yaşıyordum hala ama!
Sanki fazlası gerek.
Hissetmiyorlar zira.
Anlayamıyorlar!
Namus...
Sadece bacak arasından yitirilmiş bir hezimet değildi.
Namus beyinden geçen her ihanetli hayalin kabusuydu.
Siz...
Hepiniz hayallerinizle boğulunuz!
Oturup düşünce çakıllı şapkalarınızı önlerinize koyunuz!
Taşlarınıza iyi bakınız.
Hanginiz tam doğrusunuz?
Belki orada bir yerlerde bulursunuz cevapsız soruların,
Vicdana en huzurlu cevaplarını!
Yaradan yarattığını,
Daha cehennemlik olamayacağını ilan ettiği yaşta...
Ölürse cennetlik, günahsız yavrucak dediği yaşta.
O adamın o kirli ellerinin tacizine neden izin verdi?
Zira ben bu hayatta yoktum...
Yokum!
Hatta hiç doğmadım.
Şimdi zaman...
Roman yazmak vakti!
Cemre.Y.

Şehit

...Şehit...
Biz her yeni gün umuda uyanıyoruz uyanmasına da!
Her gün batımında
Elimize tutuşturmasalar şehit listesini.
Yaşadığımıza dahi!
Onların yerine hala nefes alıyor olmaktan
Yaşıyor olmaktan utandırmasalar
Hayat devam edecek belki ama
Öyle olmuyor işte.
Ülkem ölüm kampına dönüştürülmüş iken.
Nefes alıyorum ama yaşamak bu değil biliyorum.
Ben ne vakit bir televizyonda bir haber izlesem
Tekrar ölüyorum.
Cemre.Y.

Umut Var

…Umut Var…
Mutluysan.
Biriciğinle.
Kendinle yani.
Baş başa kalınca.
Ama gelecek de, 
Bir gün gelecek diyebiliyorsan, 
Gülümseyerek yastığına sarılıp.
Yarına illa ki umut var demektir.
Cemre.Y.

Yaşıyorum Hala

…Yaşıyorum Hala…
Aslında hayata objektif bakacak olursak, 
Artık hayat, bizim geçmiş hayat ve hikayelerimizle geçmiyor, 
Hayat bence artık tırnak üstündeki klavye yeniği 
Kırmızı ojelerin silinmesi gereken zamanı 
Aseton'un kıvamını aşmamak anında!
Ben yokum…
Hepsi bu! 
Üstüne yeni ojeleri yamalanmak yerine!
Bence o oje kökünden silinmeli,
Bence o sade kahve de mümkünse közde pişmeli mesela…
Ağır ağır, sabra sükun.
Hele o ruj her seferinde yeniden silinip, yeniden sürülmeli. 
Hani öpülecek ise de hepten silinmeli!
Dudaklarından damlayan damlayı sadece yarin öpecekse var ya!
An'sa uğruna bile ölünürdü.
Olmadı gitti, bitti.
Neyse yaşıyorum hala!
Cemre.Y.

Unutmasınlar

…Unutmasınlar…
Bir cümlem ile hayatımı idam edenler,
Onlarca belki yüzlerce cümlelerine rağmen,
İplerini gevşetip, ahımdan affedip,
Onları hayata saldığımı unutmasınlar.
Cemre.Y.

Kim Daha Çok Seviyor Seni

…Kim Daha Çok Seviyor Seni…
Kim ki yosun gözlüm'le aramızda olduğunu sanır…
Kim ki ondan daha değerli sanır kendini…
Ben bildirmezsem bile yüreğimin en çiziği o'dur!
Ve o bunu rahmime düştüğü andan beri bilir…
Başka hiç kimse bilmese de olur!
Onu ilk bildiğim andan beri bıkmadan, usanmadan,
Yanımda olsun veya olmasın
Her yastığa başımı koyduğumda
"Allah sana rahatlık versin ve
Seni seviyorum ciğerimin çiziği"dir uyku cümlem!
Bilmiyorum ki bazen…
Benden çok düşünüp hissettiklerini sanıyorlar ya!
Acaba…
Onların mı kanlarından kan, etlerinden et,
Kemiklerinden kemikler yırtılıp pare pare ayrıldılar…
Bilmiyorum ki…
O karnımda henüz altı aylıkken
"Ya annenin canı, ya bebeğin?" diye
Seçim sunduklarında büyüklerime
Herkes bebeğim gitsin derken
Ben canımdan vazgeçtim, onu seçtim.
Komik…
Çok komik değil mi ha lülücan'ım?
Kim daha çok seviyor seni!
Cemre.Y.

11 Ocak 2018 Perşembe

Ne Mutlu

…Ne Mutlu…
Atam...
Sen bu Cumhuriyeti kurmuş olmasaydın
Bizler birer Türk evladı olmayacaktık
Ve ihtimal o ki
Hep bir yerlerde bir harem,
Hep bir yerlerde...
Bir Sultan Mehmet Vahdettin olacaktı....
Ve yine ihtimal o ki...
Ne Emine Nazikeda, Şadiye Müveddet,
Seniye inşirah, Nevvare, Nimet Nevzad
Yani son padişahın,
Bilinen eşleri kadar şanslı olamayacaktık.
Biz kim bilir...
Hangi bozguncu yuvasının,
Çengilerinin piç torunları olacaktık.
Seni bize yollayan,
Yüce Allah'a şükranlarımı sunuyor
Sana rahmet etmesini diliyorum.
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!
Ne mutlu bu topraklara,
Türkiye Cumhuriyeti diyebilene…
Cemre.Y.

Ses

...Ses...
Aslında ben en ilk sesine aşık oluyorum.
Her zaman...
Ses=Nefes=Ruh...
Gerisi...
Ya geliyor masal oluyor Şehrazat kıvamında binbir gece...
Gerisi bir hayal oluyor karasu kar tanelerinde
Umarsız açmış bir deli papatya...
Ya da...
Gerisi bir uçurum boyu kardelen oluyor...
Daha tutamadan uçurumun kenarından uçuveren
Daha benim vicdanıma bile dokunamayan.
Cemre.Y.

Sadece Sevdim Ben


…Sadece Sevdim Ben…
Bazen beynim, yüreğim dolup taşar da, susar kelimelerim,
Acımıştır harflerimin hepsinin canı, küsmüşlerdir bana ve herkese
Yazıya dökülüp sonsuzlukta sonsuzca süzülmek istemezler.
Ama yine de… yüreğimin dehlizlerinde dönüp dururlar.
Hiçbir zaman gidenin külleri savrulmadan gökyüzüne
Koymadım, koyamadım bir başkasını yerine.
Değil dokunmak, konuşamadım bile.
Öyle çok çok değil, öyle her yoluma çıkanı değil!
Sadece bazılarını sevdim ben.
Ama onlar gibi her önüme çıkanı yalan aşk oyunlarıyla değil,
Sadece bazılarını ve derin yürek sancılarıyla,
Sadece sevdim ben.
Yolun başını, sonunu, çıkmaz sokaklarını düşünmeye vakit bulamadan,
Öylece hazırlıksız, öylece karşılıksız,
Hesapsız, kitapsız, hilafsız, ezelim yokmuş gibi, ebedim oymuş gibi.
Sadece sevdim ben.
Cemre.Y.

Beklenti


…Beklenti…
Çok fazla beklentim yoktu zaten insanlardan da
Gönlümde yer açtığımdan da, 
Onlara olduğum gibi, ona olduğum kadar olsaydı yeterdi. 
Bir gelip, çok gidenin peşinden koşmayacak kadar yorgunum. 
Bana benim gibi olamayacak varsa ben ondan da giderim.
Cemre.Y.

10 Ocak 2018 Çarşamba

Hayal

...Hayal...
Mutluluk artık çok kısa bizde
Kış ortasında bulutların arasından sıyrılıp
Kaçıveren sıcacık bir güneş gibi...
Baharı müjdeleyen bir nisan yağmuru sonrası değil de
Kara kışa merhaba kıvamında renkleri bile soluk
Bir görünüp ansızın yok oluveren
Gökkuşağı kadar kısa ve tıknaz.
Mutluluk artık birer hayal bize.
Cemre.Y.

Feminizm

...Feminizm...
Feminizm'in TDK'da yer alan,
Kelime anlamına sonuna kadar katılmakla birlikte,
Eril cins olan adam, bir tık, fiziksel olarak üstündür!
Misal şu aşağıdaki fotoğraftaki gibi
Bir dağ evinde sevdiğimle beraberken
"Hatun hadi madem dışarı çıkıp ben külü boşaltayım
Sen de yeni odunlar getir." demesini istemem mesela!
Feminizm= Toplumda kadının haklarını çoğaltma,
Erkeğinkiler düzeyine çıkarma,
Eşitlik sağlama amacını güden düşünce akımı, kadın hareketi." dir,
Hayatınızda birileri olmadığı zaman,
Karşı cinsi aşağılayarak kendini üstün görme eğilimi değildir.
Her cins mühendis olma, patron olma, iş kurma, birçok işte çalışma,
Hatta cumhurbaşkanı olma zeka ve yetisine sahipken,
Misal kömür madeninde ömür törpülemeye zeka yeter de
Yetilerimiz yeter mi?
Erkekler eşlerini, çocuklarını
Haftalarca görmeden durabilir peki ya analar, eşler?
Onlar olmadan katlanabilir mi yerin yedi kat altına!
Bence asıl feminizm;
Erkeğin fiziksel gücüne,
Kadının fikirsel gücünü ekleyerek eşitliğin sağlanmasıdır.
Cemre.Y.

Labirent

…Labirent…
Dışım kalabalık olsa ne çıkar
Yüreğim hep yalnız olduktan sonra…
Herkes gibileri ben almıyorum yüreğime...
Beni herkes gibi sanmayanlar da beni.
Bir labirentte dönüp dolanıyorum kimsesiz.
Cemre.Y.

Hoş Geldin

...Hoş Geldin...
Bazen elini bir tutar ki, öyle sıcacık...
Hep kalsın istersin.
Bir bakar gözlerine öyle derin...
Vedadır, sondur anlarsın...
Yüreğine akarken gözünün yaşı,
Bir gülümseme yerleştirirsin yüzüne
Aydınlanırsın bir yerlerde
Viran şehrin son kalıntıları uzaya savrulurken
Sen yeni bir şehrin temellerine
İçten bir "Hoş geldin yeni hayat!" dersin.
Cemre.Y.

Ey Gönül

...Ey Gönül...
Ne biliyorsun ey gönül! "Canım" dediğin
Belki sana can olmaya hazır ve razı değildir.
Onu yüreğinin baş köşesine koyarken
Ona sordun mu ki şimdi ona güceniyorsun!
İyisi mi sen ne gidene kırıl,
Ne gelsin dediğine dökül.
Sustur kendini hayata.
Cemre.Y.

9 Ocak 2018 Salı

Aşk Dediğin

…Aşk Dediğin…
Neyi beklediğimi bilmeden bekleyecek kadar genç değilim...
Zaman artık geriye doğru!
Ya var'sındır, ya yoksundur.
Ya yüreğindeyim'dir, ya hiç var olmamışımdır.
Ben avcı değilim bir kenarda susup,
Sinsi sinsi doğru zamanı bekleyip,
En ufak bir boşluktan sızı vereyim hayatına...
Benim için "Sen" demişsem artık,
Hep doğru zamandır sana ait ne varsa.
Bilirim…
Yanımda olamazsan yüreğimde'sindir.
Bilirsin…
Yanında olamazsam yüreğinde'yimdir...
Aşk dediğin tene bakmaz, tenle tamamlanır..
Cemre.Y.

Severdim

…Severdim…
Şimdi durduk yere...
Kırk yıl daha yemesem hiç aklıma gelmeyecek o yemeği,
Sırf sen bana özel yaptın diye...
Sanki kırk yıldır hasretle bekliyormuşum gibi yiyişim geldi.
Ben kuymak filan sevmezdim ki!
Ben senin...
Benim için kuymak bile yapışını severdim!
Cemre.Y.

Bilirsin Kahveyi Çok Severim

...Bilirsin Kahveyi Çok Severim...
Dur sevgilim,
Öpüşmek değil derdim.
Kahve telvesi kalmış dudaklarında
Bilirsin kahveyi çok severim.
Cemre.Y.

Güvensizlik

...Güvensizlik...
Belki iyisini söylüyorsun sen adam
Amma ve lakin...
Kuzey kutbunun,
En büyük buz dağı kadar,
Güvensizlik kuşandım üstüme
O ne olacak?
Cemre.Y.

Bazı Kadınlar


…Bazı Kadınlar…
Bazı kadınlar saçlarının kökünden kırılırlar...
Ciğer kalbinden yaralanmışsa 
Bir tek fotoğraf karesinde
Olamayan gönül ne desin?
Değil mi?
Cemre.Y.

8 Ocak 2018 Pazartesi

İyi Geceler


...İyi Geceler...
Belki de bu gece bir rüya görürsün
Ve bütün kabuslu geçen günlerinin hepsine değer.
"İyi geceler…"
Cemre.Y.

Sevgili Psikoloğum

...Sevgili Psikoloğum...
Sahi sevgili psikoloğum!
Nedir bu insanoğlunun hemşehricilik derdi!
Kimilerinin hemşehricilik ayağına insanların insanları,
Bir yerlere bir şekilde ayağını kaydırtma çabaları?
Ha anladıımm hala cahil bir toplumuz diye oluyor bütün bunlar!
Yine mi çocukluğuma dönmeliyiz!
Beni bu olgudan ve gelenekten uzaklaştıran o trajik vakayı
Onu da mı bulup affetmeli miyiz?
E iyi madem inelim yine kör kuyulara!
Doğduğum güne inelim!
Belki orada kalmayı becerebilirim bu sefer.
Anamın apaydınlık rahminde!
Eskiden...
Çok..
Eskiden köylerinde ırgat olarak çalışmanın
Hiç para etmediğini öğrenen sevgili atalar
Paranın sıcaklığını keşfetmişler ve oğullarını şehre yollamışlar!
O oğullar da aynı dili şivesiz konuşan şehrin dilini
Anlayamamışlar zira şehirliler az daha okumuşlar!
E ne yapmışlar bu köylerinden koparılan oğullar?
Uzak ülkelere gidenlerin bir Türk'ü bin kilometreden tanımaları gibi
Birbirlerinin şehirlerinden olanları gardaş bilmişler!
Hele ki aynı köydense değmesinler keyfe!
Onlar hep birlikte künk (kanalizasyon borusu) dövüp
Akşama kadar paralar kazanıp,
Akşam olunca köydeki babaya gönderilecek parayı bir kenara saklayıp,
Artanlarla şehir kahvelerinde pişpirik oynarken
Kaybettikleri paranın efkarından içip içip
Aksaray'daki o rus lara gömmeye giderlerken...
Doygun ve tok bedenleriyle oralardan otogara gidip
Birkaç aylık harcırahı babaya sunmak için köy yolunu tutarlarken...
Köydeki karıları bir yandan gün boyu
Kayın babanın tarlasında çalışır diğer yandan
Doğum suyu gele gele tek odadan ibaret olan evini
Çalı süpürgesiyle aceleyle süpürürmüş.
Ocağa kara kazanı koyarmış, fasulyeleri ayıklarmış,
Bir koşu en yakın komşusu bir kilometre uzakta olan eve koşarmış,
O evdeki geline beş kilometre ötedeki ebeyi
Akşama ona çağırmasını söylermiş.
Sonra koşa koşa eve dönermiş,
Tülbentlerinden temiz bezler ve leğeni odanın ortasına hazırlayıp
Yan eve koştururmuş daha kaynananın inekleri sağılacak!
Yan evdeki kayın baba ile kaynananın sofrasını hazırlarken ne görsün!
Aylardır yollarını gözlediği herifi, kocası, eri,
Sofranın baş köşesinde anasıyla koyu bir muhabbette!
Hem de o yokken hiç de iyi gelinlik etmediğine dair
Domdomlu kurşunlar sırtının tam orta yerine isabet etmekte!
Oysa ne ucu yanık mektuplar yollamışlardı birbirlerine.
Sancılar dayanılmaz olduğunda
Sessizce sofrayı hazırlayıp hemencecik
Yandaki tek göz odalı evine koşarmış!
Ah demek bile suçmuş büyüklerin yanında!
Hele doğuracak diye çığlık atmak edepsizliğin en dibiymiş!
Karnındaki çocuk sanki piç ya!
Derken gece olurmuş gelinin elleri çığlıksız ısırıklardan kan revan.
Dayanılmaz olduğunda acılar,
Üstelik artık köyün itleri bile derin uykudayken,
Adam gelişini bahşetmiş gibi kapıdan içeri girermiş!
Kadın hiç gücenmemiş gibi başka
Başka ses verebileceği kimsesi olmadığından
"İyi ki geldin n'olur ebeyi bir daha çağır be herif!" dermiş.
Adam boynunu büke büke ebenin yollarını tutarken
"Keşke şimdi yine İstanbul'da olsaydım." dermiş.
Ebenin kapısını bu hırsla vurduğunda
Ebe de hırsla gıcırdatarak açarmış köy kapısını dulmuş güya!
İstanbullu gebe karısının doğurmak üzere olduğunu söylese de
Ebe köy kadınına yakışmayacak kadar
Aksaray'daki rusların sırıtışıyla
"Şinci..gelemem beğ sen var get evcazına
İşim var acık bitincik gelirimmm he!"dermiş.
Kadının herifi gelene kadar
Daha da dayanamamış anasının rahmindeki bebe!
Zira her şeyi hissediyor görüyor, biliyormuş!
İçinden "Lanet olsun bu vatana,
Vatanım anamı bunca ağlatacaksa!" diyerek,
İstemeyerek terk etmiş anasının huzurlu rahmini...
Düşüvermiş leğene!
Gelin bir kez gülümsemiş ilk bebesi doğdu nihayet diye!
Sonra cinsiyetini görmüş bebenin bacak arasından…
Ondan sonra bir daha da bir tam hiç gülememiş o bebeye!
Ta ki ölüm döşeğine kadar!
O sırada adam kapıyı açmış!
O da görmüş kanlar içindeki bebenin cinsiyetini
Kapıyı açtığı gibi usulca kapatıp geceye karışmış!
İstanbul'a kaçmış!
Gelin kör makasla bebesinin göbek bağını
Kesmeye çalışırken ebe girivermiş içeri.
Gözlerinde yeni sevişmiş kadının ışıltıları,
Tülbentinden sarkan uzun belik belik örülü kıra yakın
Yeni yıkanmış saçlarından
Damlalar süzülmüş bebenin yüzüne, gözüne, her yerine...
Ağustos ortasında o her damla buz gibiymiş!
Bebek ancak o vakit ağlamış!
Yoksa hep susacakmış!
Ebe bakmış ki kız cinsiyetli bebe!
Gelmeyecek ona ağa kızına yakışır bir erkek evlat müjdesi hediye!
Kararsız kesivermiş bebenin göbek bağını,
Anasıyla olan en derin bağına ayrı ayrı düğümler atmış...
Hiç acımamış!
Gelinin eteğinden arttırdığı al basma eteğinin artığı
Allı güllü o beze dolayıverip kucağına koyuverip gitmiş öylece.
Yan eve bile haber vermemiş bebe doğdu diye…
Gecesine devam etmeye koyulmuş.
Ertesi gün anam sırtına kundaklamış beni
Önce inekleri sağmış sonra tarlaya koşmuş.
Dedem sormuş babaannemden önce...
"O sırtındaki er mi yoksa kancık mı?"
Susmuş anam!
Anlamış dedem!
Daha çok çalıştırmış anamı, ağa kızı olmasına rağmen
Ağa torununu utanmadan kız doğurmasının,
Ağa kızı anamı alırken de köydeki bütün kızların
İki katı başlık parası vermiş olmasının bedelini
En çok benim doğduğum yıl ödetmiş dedem.
Rahmetli anacığım,
"Hiç o yıl ki kadar hasatımız olmadıydı." derdi o günleri anlatırken.
Ha bir de anamın kayınvalidesinin kayınvalidesi gelivermiş tarlanın ortasına.
O sırada ben o tek ağacın dallarının
Gölgesine kurulmuş bez beşiğimdeyken
Yüzüme bile bakmamış kadın nine!
Açmış cinsiyetimi!
Yaşından fazla sesiyle suratıma tükürür gibi.
"Pehheyy!
Ağa gızının doğurduğu velede bakın hee!
Heç ağa gızının gızı mı olu!
Üstelik de sigara gağıdı gadan!"
Anam ilk o vakit utanmış varlığımdan.
Sonram da da hep utandı, bir tek öleceği aylarda gurur duydu benle.
Ben benim, soyuma!
Sopuma!
Anamı, atamı utandırıp kız evlat doğduğum o toprağa...
Doğduğum günden beridir ne zaman nerede bir hemşehrimi görsem
İçimden küfürler savururum doğduğu toprağın geleneklerine.
Suç beni mi?
Doğmuşum işte lan!
Hiç bana sorulmadan resmedilmişim anamın rahmine!
İstemeden!
Hele hele hala yaşayan!
Lan anam bile ölmüşken o hala yaşan ve şimdilerde
Doksan yedili yaşlarının keyfini süren ebemin taaa kırk bir yıllık!
Hele hele hala yaşayan!
Lan anam bile ölmüşken o hala yaşan ve şimdilerde
Rahmetli anacığımın daha bir ay bile yiyemediği emekli maaşına konup
Kendi emeklisiyle hala kahve köşelerinde pişpirik oynayıp,
Hala Aksaray'ın o rus bu larına para gömen babamın taaa!
Neyse!
Ha affediyorduk değil mi?
"Affettim lan hepimizi."
Cemre.Y.

Yaşıyorum Ama

…Yaşıyorum Ama…
O kadar ışıltıları çoktu ki bana sunulan yeni hayatların
Sonundaki karanlığı görebiliyordum.
Karanlığın sonundaki aydınlık vaatlerineyse
Çoktan karnım toktu.
Şimdi gözlerimi kör ettim yalan sonlara…
Yaşıyorum ama artık tek olmaktan da hayli yorgun…
Ne ışıltılar aradığım ne de karanlık…
Yeter ki bana benden yakın olsun!
Cemre.Y.

Gölge Yazarlar

...Gölge Yazarlar...
Gölge yazarların gölgeliğini
Dahası üniversite öğrencilerine burs karşılığı
Şiirlerini sattırıp kitapları çok satılanlar listesinde yer aldığını
Biz sizden önce şiir yazan ancak!
Kendilerine şair/şaire yakıştırmasını sevemeyenler olarak
Çoktan keşfettik.
Elbette sizler kadar meşhur değildik
Elbette susturuldu sesimiz!
En örneklerinden birinin adını ifşa etsem deprem olurdu.
Bu durumu öğrendikten sonra
O güne değin edindiğim kitaplarını yeniden okudum!
Ve de hepsine yeniden çok üzüldüm.
Okunmak uğruna...
Yüreklerinden geçen onca kelamları satmış olmalarına!
Ama eminim onlar da
"Bende bu yürek var oldukça alasını da şiir ederim." diye diye
Avutmuşlardır kendilerini,
O anki yürek sızılarının
Aynı kelimelerle mısra edemeyeceğini nereden bilsinler!
Daha çok genç, tecrübesiz ve muhtaçlar!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...