6 Ocak 2018 Cumartesi

Küfür

...Küfür...
Yürürken kitap okuyabiliyorum evet ne olmuş!
Böylelikle bir saat yürüyüş yapmış ve bir saat kitap okumuş oluyorum da...
Yolun yarısında kaldırımı işgal etmiş bir sokak kına gecesi arefesinde
Sokakta kalmış ellerinde bira kutularıyla geyik yapan yedi sekiz gencin
Tam ortasından ve kaldırım hakkımdan yararlanarak, kitabımı da okuyarak
Onlara çarpmadan üstelik hayal ettiklerinin aksine hiç korkmadan
Geçip gidebiliyorum evet ne olmuş...da bu onlara
"Vay AMK... okumuyor lan bu, baksana çarpmadı,
Okuyo olsa bize çarpardı" demek hakkını tanımıyor.
Yoksa ben ne yaparım az ileride daha geçen gün
"Kızım sen böyle
Başın önde kitap okuyarak gidip durursan, kısmet bulamazsın ki” diye
Seslenen kahveci amcanın önünde durur...
“Bana küfür savuran o salağın taaa göz bebeklerinin içine bakar,
“Bana küfür ederek konuşma hakkını kim verdi sana” diye sorarım.
Her kes birbirine bakarken sanki hiç kimse bir şey söylememiş
Ya da yürekli biri çıkıp benden bir güzel şaşkınlık dayağı yemeye yürekli,
Şaşkaloz gibi birbirine bakınırken ben yine o cümleyi sarf edenin
Ta göz bebeklerinin içine bakarak
“Arkamızdan konuşuyorsunuz evet ama bana arkamdan da,
Yüzüme karşı da küfür edemezsin yoksa kul hakkımı helal etmem
Ve seni bir güzel döverim” der,
Kitabıma gömülür, yürümeye devam eder giderim arkadaş...
Size de yarım kalmış boğazınızda bir düğüm
Sokak ortası geyikleriniz daha nice o yoldan geçecek
Kadınları kızları rahatsız etme hevesi bırakırım.
Yolda yürüyerek kitap okurken duyularım bir tuhaf işliyor evet ne olmuş?
Sahi İstanbul’un bugün neden bu kadar toz bulutu,
Pis kokulu, keşmekeş ve yaşanılacak bir tadı yoktu hissedebilen var mı?
Yoksa her kese göre yine her şey aynı mı?
Değildi işte.
Cemre.Y.

Gerisi Hikaye

…Gerisi Hikaye…
Bir seven, bir de sevmeyen varsa…
Artık kazanılan her savaş…
Çoktan vazgeçilmiş ödüldür,
Kaybedilen bütün o gururun geri alınışıdır sadece!
Gerisi hikaye!
Şimdi tam da durduğum bu yerde...
Beni yüreğin titreyerek,
Sevgi ve şefkatle öptüğün geldi aklıma.
Ben sadece buruk bir tebessüm ettim.
Üzerine alınacak olsaydın zaten senindim.
Alınma e mi!
Oysa bu kadar değildi.
Benim hayattan beklediğim ve hatta hayatta hak ettiğim.
Daha yoğunu, daha fazlasıydı her şeyin.
Ben, tiyatro sahnesinde yalanlarla dolu repliklerin yer aldığı,
O iki kişinin doğrularıyla yaşamaya çalıştığı,
Romantik komedi rollerinde değil de,
Sonunun herkesçe bilinebildiği bir opera yoğunluğunda,
Şu ömrümde çığlık çığlığa heyecanlarıyla yaşayabilmeliydim her şeyi,
Yaşatabilmeliydi birileri mutluluğun son durağını bana...
Cemre.Y.

5 Ocak 2018 Cuma

Hayal Ektim

…Hayal Ektim…
Ruhumdaki çığlıklar,
Yüreğimdeki acılar kalemime söz oldukça,
İnsanlar daralıyor da
"Yeter artık çemkirme" diyorlar.
Düşünün!
Siz okurken sıkılıp, yoruluyorsunuz.
(Kaldı ki bir tuşla kurtulabilirsiniz benden!)
Ya ben...
Bütün bunları yaşarken ne haldeydim sizce!
Yine de kaybetmedim umudumu.
Ben, her sabahıma uyanınca,
Yeni doğan günüme
İlle de hayal ektim ömrüme inadına.
"Bir yerlerde bana hala mutluluk var!"
Olmalıydı.
Bulduğum anda da...
Çekip gideceğim buralardan.
Ardımda kalacakları da artık,
Hiç mi hiç umursamadan!
Onlar düşünsünler artık
Ne kadar da
Gerçekten,
Kendime dair...
Mutlu olmamı istemediklerini!
Cemre.Y.

Ölürsem


…Ölürsem…
Şimdilik şair filan değilim 
Ama ölürsem,
Ne çok şiirim yıllar sonrasında bile okunacak
Biliyorum ama...
Ölürsem!
Cemre.Y.

Sigaraya Sarıyorum


…Sigaraya Sarıyorum…
Hayır yani
Ben ne de güzel seni seviyordum seni.
Ve bu bana ilaç oluyordu!
Şimdi kronik bronşitim
Astıma çevirmiş ve ben efkardan
Hala sigaraya sarıyorum.
Cemre.Y.

Benim Derdim

….Benim Derdim…
Benim derdim,
Ne senle ne de kendimle...
Benim derdim...
Seni kaderime yazanla.
Vardın çünkü,
Tam da yüreğimde…
Cemre.Y.

4 Ocak 2018 Perşembe

Çok Fazla


…Çok Fazla…
Fazla çok fazla,
Hissediyorum artık her şeyi ve herkesi! 
Gücüm az geliyor artık bana bile! 
Gücüm yetmediğinde,
Senden güç alamamak zoruma gidiyor!
Toparlasana beni...
Cemre.Y.

Gurur

...Gurur...
Bir genç kız annesinin kızı gelip gittiğinde,
Parfümü kaybolur mesela!
Kırmızı ruju, rimeli, tokası, küpesi, belki en sevdiği bir kıyafeti?
Ömer Hayyam kitabım tam da bugün nerede be yavrum.
Ve seninle, anneliğin üstünde bir gurur duyuyorum!
Cemre.Y.

Kısa Şiir


…Kısa Şiir…
Şimdi sana yine şöyle güzel
Tumturaklı bir şiir yazardım ama...
Sen uzun şiir sevmezsin!
Neyse...
"Aklına gelişimin geçliğini
S…eyim!" diyeyim de kısa şiir olsun!
Cemre.Y.

Boşverin!


…Boşverin!...
Zaten bu akşam, başka hiçbir şey
Teselli edemiyor ruhumun tınısını.
Boşverin ya
Sıra kendinize gelince
Uygulayamadığınız akılları 
Bana söylemeyiverin işte.
Cemre.Y.

Sessiz Fon Müzikleri

...Sessiz Fon Müzikleri...
Rolleri sevmem!
Budur diğerlerinden farkım!
Her sabah aynaya bakan yüzüme
Gülümseyebiliyorsam hala
Bu sessiz fon müzikleri
Yüzü suyu hürmetine!
Sağ olasıcalar!
Var'lar...
Ama yaşamıyorlar!
"Sır!" lar...
Cemre.Y.

3 Ocak 2018 Çarşamba

Merhamet

…Merhamet…
Merhamet'i epeyce sonraya erteledik!
Hani cellatın bile eceli gelince
Son ahvali olması gereken gibi her şey!
Oysa hemen!
Şimdi olmalıydı.
Hatta dün olmalıydı.
Cemre.Y.

Yoksun Hala!


…Yoksun Hala!...
Bazen...
Şiirlerim de susuyor ya 
Sen onlara da aldırma! 
Kesin sana yakıştıramadığım 
Küfürler salınıyorumdur 
İsyan bayrağımda! 
Öyle ya!
Yoksun hala!
Cemre.Y.

Yetmez Mi?

…Yetmez Mi?...
Öyle boyumdan büyük
Hayallerim kalmadı Aşka dair,
Gecenin sihri bozulup,
Gün ağardığında
Bir tutam gülüş çalacağım dudaklarından...
Günaydınım olacaksın her sabah.
İyi geceler'im olacaksın her gece…
Yetmez mi?
Cemre.Y.

Sahiplik İyeliği

…Sahiplik İyeliği…
Sizin ağız alışkanlığı diye diye
Harcadığınız kelimeleri
Biz sevdiceğimize söylerken
Yüreğimizin telleri oynuyor yerinden
O nedenledir ki,
Kolay kolay harcamayız ve kullanmayız
Ulu orta
Sahiplik iyeliği olan kelimelerimizi!
Cemre.Y.

2 Ocak 2018 Salı

Her Kimsen

...Her Kimsen...
Mademki bugünlerde her dileğimi kabul buyuruyor, 
Rabbim'den diliyorum...
Ne de güzel bir evlilik teklifi olurdu 
"Benimle hacca gelir misin, 
Dünya nimetinden vazgeçip, cennetim olur musun?" desin.
"Gönlümde olup bana hayırla gelen. 
Gönlünde olup, ona hayırla gideceğim birisi.
Amin..." demişim yıllar önce...
Hala yalnız olduğuma göre!
Belli ki bu duam da evrende meteor gaybına uğramış.
Vazgeçtim adam ben, olmayacak bir duaydı bu belli ki.
Sen her kimsen,
Her akşam benimle uyuyup,
Her sabah bana "Günaydın" ım ol yeterli.
Her gece tavaf ederim seni ben.
Cemre.Y.

Eyvallah

...Eyvallah...
O, her seferinde cümlelerin bitmeden,
Senden gittikçe anlıyor insan,
Öylece çıkıp geldiğinde
Bir kere daha affetmemesi gerektiğini.
Sana da eyvallah!
Cemre.Y.

İlle De Sevmek

…İlle De Sevmek…
Takvimlerden günler azalıyorken,
Ömrümüz yalnızlığımıza yetemiyordu.
İlle de sevmek gerekiyordu azizim,
Birini, bir şeyleri...
Hiç olmadı renkleri.
Cemre.Y.

1 Ocak 2018 Pazartesi

Hepsi Bu

...Hepsi Bu...
Ataç değilim!
Sadece iliştirilip çıkarılan.
Zımba değilim!
Ya durdukça paslanan
Ya da çıkartılmaya kalkışınca iki tarafta delik bırakan.
Zamk değilim!
Yapışınca kurtulunamayan.
Bant değilim!
En acil durumda ilk akla gelen ama çıkartırken iki tarafa hasar veren.
Ben...
Sadece...
Sevda dosyasının altında ezilip kalmış,
Rengarenk not kağıtlarıydım.
Her yeni gün aynı aşkla yazılacak!
Ne kullanmaya kıyılan, ne de dokunmaya doyulan.
Kimse içimi göremedi hepsi bu!
Cemre.Y.

Sakın Gelme

…Sakın Gelme…
Sen bana gelme sakın
Hiç gelme.
Sonra kokun
Sızım sızım olur burnumda.
Sen de gittiğinde,
Kaburgalarım ağrır
Artık sarılmıyorsun diye!
Yüreğim yarılır…
Gözlerim hüzne sarılır.
Gelme no'lur,
Sen de gidersin.
Sakın gelme!
Cemre.Y.

Fırtına Kuşu

...Fırtına Kuşu...
Hatırlamıyorum ki bir zamanlar
O göğün kralları ilan ettiğim martılardan ilk ne vakit soğuduğumu,
Denizin iyot kokusu bana hep
Balığı ve rakıyı ve acılı şalgamı çağrıştırıyordu.
Yani eksiklerimize rağmen seviyorduk bir şeyleri.
Misal deniz yoktu, iyot kokusu burnumuzun direğinde,
Misal rakı yoktu, anason kokusu genzimizde,
Misal acılı şalgam yoktu, dost diye diye
Kimlere hırka olduğumuz ortalık yerde!
Bir martılar vardı...
Aşka hayal var diye diye de...
Onlar da razı olmuşlar çoktan kafalarına inip duran ucuz simide!
Halbuki sadece...
Çok da bilinmeyen fırtına kuşuydum ben!
Rüzgara inat uçmaya meylim vardı.
Oysaki uçak değildim ben.
Cemre.Y.

Umut!

…Umut!...
"Umut!" diye bir şey var neyse ki...
Yoksa bir gün ansızın kızımın
Dediği gibi olur her şey 
"Madem hep aynı iç savaşın ortasındayız, 
Senden de çok yoruldum ben, 
Sence de artık ölelim mi anne'm? 
Ölmeyelim mi hala?" 
Kızım hayatını tamamen sevip, 
Ona ben dahil, 
Dahil olanları tamamen
Affetmeden ölemem ben! 
Umut...
Özgürce büyüyor onun ruhuna! 
Yoksa vazgeçmek 
Bir noktalık bir eylemdi. 
Hayata dair sıfatlığıma!
Daha ben ölmedim.
Ben…
Daha ölmedim.
Cemre.Y.

Gurur


…Gurur…
Oradan bakınca nasıl göründüğüm
Beni çok uzun zamandır ırgalamıyor! 
Buradan bakınca yaşadıklarım, 
Yaşamayı tercih ettiklerim ve 
Yaşamayı tercih etmeyi bile 
Düşünmediklerim beni çok ırgalıyor! 
Ve bu huyum beni de, 
Anemi de kızımı da, 
Çok gururlandırıyor!
Cemre.Y.

Artık Yeter

...Artık Yeter...
Anlamıyorsunuz değil mi?
Bunca piçliğinize, bunca kalleşliğinize
Bir karış et derdinize "Artık yeter." diyorum!
Kadınlığımdan da vazgeçiyorum,
Hanımlığımın efendiliğinde de vazgeçiyorum.
Akla hayale dil değmez.
Birer avazlık
Hepi topu birer küfür boyu
"Ah!"lar savuruyorum topumuza!
Eh madem yarın ola,
Yine umut var ya...
Belki bir gün...
Bir gün belki...
Bir gün bari...
Şiir bile yazamayacak kadar,
Mutlu oluruz birimiz bari.
Hiç olmayacak bir anda
Düşüverir bir Cemre kalbin birine...
Son olur, mutlu son.
Cemre.Y.

Doğmasaydım Ya!


…Doğmasaydım Ya!...
Seviyorum galiba acı çekmeyi…
Benden giden hiçbir şeyin
Bir daha asla dönmeyeceğini bile bile.
En iyi başarabildiğim şey bu galiba!
Durup durup geçmişi 
Yine yeniden, yine ve yeniden….
Yaşayıp yaşayıp,
Geçmişimin acısına bari, tuhaf bir inatla
Tutunup durduğuma göre.
Acı denen şeyse
Keşke sadece aşk olsa!
Yerine konulamayacak şeyler var bu dünyada!
Ana gibi, evlat gibi…
Bir kere gittiyse
Aynı dönmüyor işte artık dünya!
Ki dönse bile…
Hatta ya hiç gelmediyse sana!
İşte o çok fena!
Doğmasaydım ya…
Cemre.Y.

Sonra Sevişiriz


…Sonra Sevişiriz…
Önce dinlenelim...
Susalım bir uzun uzun...
Sonra sevişiriz..
Cemre.Y.

Hazırız Annem!

…Hazırız Annem!...
Ben ve valizim hazırız annem!
Çocukluğumda olduğu gibi
Bize hiç de tatil olmayan
Köyümüze gitmeye hazırım.
Korkma tam istediğin gibi doldu içi!
Uzun etekler, kısa ve uzun kollular...
Bir de vasiyet edip durduğun
Şu gelin olduğun gün
Başına koydukları
O yeşil yazmayı bulabilseydim!
Lazım olunca kullanmak için
Senin tülbentini aldım yanıma
Kızmadın değil mi?
Lazım olunca kullanıcam yakında...
Çook yakında.
Cemre.Y.

Seni Sınırsız Duymak

...Seni Sınırsız Duymak...
Kırk yıl boyunca
O kadar çok gözyaşım aktı ki
Yokluğuna, sevgi eksikliğine...
Biliyorum söz verdim ama gittiğinde
Ardından yakılacak bütün ağıtları,
Kırk günde tükettim anne!
Bilirsin "Söz." ahittir bende ve gittiğinde
Ben küçücük bir kız çocuğunun
Kollarını iki yana açabildiği kadar açıp
Seni kırk yıl boyunca karşılıksız,
Katıksız sevmek kadar sussam!
Suskun kocaman...
Bir gülümseme ile
Sadece kollarımı kocaman açıp
Güneşime veda edip mesela
Artık yıldızları ve yakamozları sevsem!
"Deli" derler ya artık
"Zeki" olmaktan istifa etsem!
Kocaman bir
"Sus!" luk çığlık atsam,
Kimse duymasa!
Kimse görmese!
Kimse koklamasa!
Kimse tatmasa!
Kimse dokunmasa!
Duyusuz bütün insanların
Bütün beşten ibaret duyguları
Sen beni terk ettiğinde de duyamasa!
Ben yine seni sınırsız duysam!
Cemre.Y.

Birkaç Canım Daha Var!


…Birkaç Canım Daha Var!
Bu gece astım yüzlerimi duvarıma bir bir…
Çok değildi zaten çivi izlerim.
Söyle hangi geçmişimden boğdun beni! 
Üzülme daha birkaç canım var!
Cemre.Y.

Hala Sağım Lan!

…Hala Sağım Lan!…
Nasıl olup da hala
Sağ kaldığımı soruyorlar ya bana
Benim bunca yıl
Yaşamak zorunda olduğum ilçemde
Onlarla onlar hep iç içeydiler
Birileri şeker satıyorlardı ekmek parasına
Birileri ölüm satıyordu
Kökü yok olmasın korkusuna
Birilerinin maşalarının milliyeti yoktu.
Kimilerine eceldi vatan
Kimilerine inadına
Bu vatanda ırksızca yaşamaktı.
Buydu asıl olan
Biliyor ve korkmadan
Aynı yolda yürüyordum hepsi bu!
Hala sağım laannn!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...