| ...Şehit... Aymayan günlerimizde… Mezarlıklarımızı... Epeyce genişletiyoruz yüreklerimizde, Yoksa bir tek ananın ciğerine, Nasıl sığardı ki, Koca bir oğul tabutu! Nasılsa her yer, yine, Al bayraklı evlat tabutu! Sanki yavrum bana gelecekmiş ya… Şimdi…şehit diyorlar adına! Hani ya cennet, Anaların ayakları altındaydı. Ben onun tek… Anasıydım ya! "Oğul"umu verin bana. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
17 Aralık 2017 Pazar
Şehit
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Özür Diliyorum
| …Özür Diliyorum… |
| Ruhumdan özür diliyorum! |
| Bütün dünyada olanları, |
| Kendi başıma gelmiş gibi, |
| Ona özümsetip, |
| Onunla beraber |
| Bütün bedenime de, |
| Acı çektirdiğim için! |
| Ama ben henüz bir mutant değilim! |
| Hala anamın doğurduğu ak pak bir insan'ım! |
| Kadınım... |
| Can'ım... Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Farkımda Değildiniz
| …Farkımda Değildiniz… |
| Bekle... |
| Az bir zamanım daha var! |
| Güvenimin, |
| Ümidimin, |
| Sevgimin, |
| Saygımın, |
| Hayallerimin, |
| Bütün kırıklarının, |
| Hepsinin üzerine basıp |
| Öylece geçebilmemin. |
| Bu kendimden de, |
| Epeyce bir vazgeçiş olacak elbette |
| Farkındayım da, |
| Siz... |
| Hiçbiriniz! |
| Farkımda değildiniz. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Zambak Kokar Bütün Vefatlar
…Zambak Kokar Bütün Vefatlarınız…
Herkesin hayatında...
O son DNA'nızı
İlelebet..
Yok etmek isteyen...
Birileri elbet vardır!
Ama bi kerecik olsun, bi kerecik!
Zambak çiçeğinin özünü
Kokladıysanız!
Özünüz RNA'lara dağılamaz!
Zambak kokar bütün vefatlarınız!
Cemre.Y.
Herkesin hayatında...
O son DNA'nızı
İlelebet..
Yok etmek isteyen...
Birileri elbet vardır!
Ama bi kerecik olsun, bi kerecik!
Zambak çiçeğinin özünü
Kokladıysanız!
Özünüz RNA'lara dağılamaz!
Zambak kokar bütün vefatlarınız!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Gerisi Bilinen Son
…Gerisi Bilinen Son…
Her kadın...
Ömründe bir kez olsun,
"Korkma sevgilim,
Geçecek.
Bundan sonra ben hep...
Senin yanındayım!"diyecek,
Birini diler mutlaka!
Ki o biri de
Ama mutlaka ve mutlaka
Kadının ömrünü dolandırmıştır,
Tek bir nefesiyle!
Gerisi bilinen son.
Cemre.Y.
Her kadın...
Ömründe bir kez olsun,
"Korkma sevgilim,
Geçecek.
Bundan sonra ben hep...
Senin yanındayım!"diyecek,
Birini diler mutlaka!
Ki o biri de
Ama mutlaka ve mutlaka
Kadının ömrünü dolandırmıştır,
Tek bir nefesiyle!
Gerisi bilinen son.
Cemre.Y.
Labels:
bundan sonra,
kadın,
nefes,
sevgilim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Neredesin Be Evlat?
…Neredesin Be Evlat?...
Analığımın haddine de,
Hakkı hukukuna bile değil de...
Gönlümün, kalbinin...
Can damarları kırılıyor sana!
Biliyorum, sabrın aşınamayan,
Mermer i cevherini geçmeliyim önce!
Önce...
Seni bunca yaşınca kırdıklarımın
Hesabının helalini almalıyım
Önce bir senden ama!
Ah be çocuk...
Çocukluğumdan anlayabilmek var ya seni.
Umarım ben bari,
Anam kadar geç kalmadım ha sana!
Ben hep sendeyim,
Zaman zaman yerele yeksan olsam da...
Ya sen?
Sırtımda bile değilsen,
Neredesin be evlat!
Cemre.Y.
Analığımın haddine de,
Hakkı hukukuna bile değil de...
Gönlümün, kalbinin...
Can damarları kırılıyor sana!
Biliyorum, sabrın aşınamayan,
Mermer i cevherini geçmeliyim önce!
Önce...
Seni bunca yaşınca kırdıklarımın
Hesabının helalini almalıyım
Önce bir senden ama!
Ah be çocuk...
Çocukluğumdan anlayabilmek var ya seni.
Umarım ben bari,
Anam kadar geç kalmadım ha sana!
Ben hep sendeyim,
Zaman zaman yerele yeksan olsam da...
Ya sen?
Sırtımda bile değilsen,
Neredesin be evlat!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kız Kardeşim
...Kız Kardeşim...
Sana dair,
Nice zamandır,
Şiir kuşanıyordum be kız kardeşim.
Böyle rengarenk,
Güller gibi solup geçiveren,
Yapraklarından reçeller yapılan,
Yalancı baharlar gibi değil de,
Sana veremediğim bütün doğum günlerinin
Telaşlı heyecanı gibi olmalıydı.
Gül..ce... yani.
Senin bir yanın,
Kızım gibi yorgun savaşçı,
Bir yanın anam kadar merhamet,
Bir yanın sırra kadem vuslata hasret,
Bir yanın bahar bahçe gülistana gurbet.
Gül..ce...yani.
Bazen inatçı,
Çokça yardım sever,
Bazen gizemli.
Hayli yaratıcı,
Bazen zihin gücüyle bütün kültürlere zengin,
Çokça hayatın bütün hallerine hep pozitif.
Adının her harfinin anlamı gibi yani.
Gül...ce..
Ad anan gibi yani.
Kaç zamandır sana
Şiir kuşanıyordum
Kelebek kanadı gelincik gibi değil
Gül...ce olmalıydı madem!
Ömrüme "Kal!" geldin be kız kardeşim!
Hoş geldin...
Ama sen de...
Sakın gitme!
Cemre.Y.
Sana dair,
Nice zamandır,
Şiir kuşanıyordum be kız kardeşim.
Böyle rengarenk,
Güller gibi solup geçiveren,
Yapraklarından reçeller yapılan,
Yalancı baharlar gibi değil de,
Sana veremediğim bütün doğum günlerinin
Telaşlı heyecanı gibi olmalıydı.
Gül..ce... yani.
Senin bir yanın,
Kızım gibi yorgun savaşçı,
Bir yanın anam kadar merhamet,
Bir yanın sırra kadem vuslata hasret,
Bir yanın bahar bahçe gülistana gurbet.
Gül..ce...yani.
Bazen inatçı,
Çokça yardım sever,
Bazen gizemli.
Hayli yaratıcı,
Bazen zihin gücüyle bütün kültürlere zengin,
Çokça hayatın bütün hallerine hep pozitif.
Adının her harfinin anlamı gibi yani.
Gül...ce..
Ad anan gibi yani.
Kaç zamandır sana
Şiir kuşanıyordum
Kelebek kanadı gelincik gibi değil
Gül...ce olmalıydı madem!
Ömrüme "Kal!" geldin be kız kardeşim!
Hoş geldin...
Ama sen de...
Sakın gitme!
Cemre.Y.
Labels:
arkadaş,
bahar,
hoş geldin,
kardeş,
kelebek,
rengarenk,
sakın,
sana dair,
sol yanım,
şiir,
vuslat,
yalan,
zaman,
zengin
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Değişsin Bu Kader
...Değişsin Bu Kader...
Nereden geldiğini asla unutmazsan,
Bütün galaksilerin gizemini çözüp,
Onları aşabilirsin.
Hala bu hayatta kalabilir,
Hala birkaç hayata nefes olabilirsin.
Vazgeçmek için birçok nedenin varken,
Bir tek neden için,
Bütün evrenin ümüğünü sıkabilirsin.
İlle de...
Aşkın evlat hali ise...
Yaradanla bile pazarlığa oturabilirsin.
Ki onun...
"O!" diye diye
Bize biçtiği ömrünün seyri seferi buymuşsa...
Artık değişsin bu kader.
Cemre.Y.
Nereden geldiğini asla unutmazsan,
Bütün galaksilerin gizemini çözüp,
Onları aşabilirsin.
Hala bu hayatta kalabilir,
Hala birkaç hayata nefes olabilirsin.
Vazgeçmek için birçok nedenin varken,
Bir tek neden için,
Bütün evrenin ümüğünü sıkabilirsin.
İlle de...
Aşkın evlat hali ise...
Yaradanla bile pazarlığa oturabilirsin.
Ki onun...
"O!" diye diye
Bize biçtiği ömrünün seyri seferi buymuşsa...
Artık değişsin bu kader.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sustu Ve Gitti

…Sustu Ve Gitti…
....Ve vazgeçip her şeyden
Ardını döndü kadın.
Onu ondan alıp götürecek
Son mavi fırtınaya daldı.
Sanki ölmüş gibi
Ruhunu teslim etti sevdiğine
Son bir öpücükle.
Sevdiceği "Kendine iyi bak dedi."
Kadın, "Bize iyi bak."
Ruhunu ona emanet etti,
Bedenini yeni hayatına.
Kadın sonunda sustu ve gitti.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ha O'ndan Önce Ha Ondan Sonra
…Ha O'ndan Önce Ha Ondan Sonra…
Bazen...
Dilinde dua diye savurduğun,
Gelir de...
En yanlış zamanda seni bulur.
Ne geri dönebilirsin
Onca yaşanmış yılları yok sayabilmeye!
Ne ileri bakabilirsin
Onunla sonsuzluğa...
Zaman...
Yine yapacağını yapmıştır sana!
Ha o'ndan önce...
Ha ondan sonra...
Zaman...
Yine yapacağını yapmıştır sana!
Ha ondan önce...
Ha o'ndan sonra...
Cemre.Y.
Bazen...
Dilinde dua diye savurduğun,
Gelir de...
En yanlış zamanda seni bulur.
Ne geri dönebilirsin
Onca yaşanmış yılları yok sayabilmeye!
Ne ileri bakabilirsin
Onunla sonsuzluğa...
Zaman...
Yine yapacağını yapmıştır sana!
Ha o'ndan önce...
Ha ondan sonra...
Zaman...
Yine yapacağını yapmıştır sana!
Ha ondan önce...
Ha o'ndan sonra...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
16 Aralık 2017 Cumartesi
Bazen
...Bazen...
Ve bazen,
"Değer!" ler farklıdır.
Onlar alışık ya "Değmezsin!" diyenlere,
Sen de değmezsin sanırlar.
Ne de olsa bunca yanılgıları,
Diğer kadınlarla, diğer erkeler konuşurlar.
Oysa bazı kadınlar adına "Sevda" dediğinin,
Sevdiceğinin uğruna ölüme bile razıdır.
Hiçbir zaman sevişmelerinin ertesinde,
Kimsenin ardından,
"Bitti o iş!" demez mesela,
Bazen...
Ansızın terk edilmişlikli haline acır da,
Bazen...
"Yanlıştı!" der,
Bazen...
"Yanılgıydı..." der.
Bazen de "En olası hayaldi." der.
Bazen...
Yutkunur da sadece ağlar!
Ki ağlamandan, nefret ettiklerini bile bile...
Bazen, hıçkırıkları yetemez nefesine de,
Daha bitmeden korkarsın hüznünden.
Cemre.Y.
Ve bazen,
"Değer!" ler farklıdır.
Onlar alışık ya "Değmezsin!" diyenlere,
Sen de değmezsin sanırlar.
Ne de olsa bunca yanılgıları,
Diğer kadınlarla, diğer erkeler konuşurlar.
Oysa bazı kadınlar adına "Sevda" dediğinin,
Sevdiceğinin uğruna ölüme bile razıdır.
Hiçbir zaman sevişmelerinin ertesinde,
Kimsenin ardından,
"Bitti o iş!" demez mesela,
Bazen...
Ansızın terk edilmişlikli haline acır da,
Bazen...
"Yanlıştı!" der,
Bazen...
"Yanılgıydı..." der.
Bazen de "En olası hayaldi." der.
Bazen...
Yutkunur da sadece ağlar!
Ki ağlamandan, nefret ettiklerini bile bile...
Bazen, hıçkırıkları yetemez nefesine de,
Daha bitmeden korkarsın hüznünden.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Korkuyordum

…Korkuyordum…
O anneye, en ilk andan itibaren, hep aşıktım ben de,
Kaderime sıçayım ki ağa kızıydı annem!
Kız evlat doğdum diye sevilemedim ilk...
Sırf, anamın kaynanasının kaynanası,
Geçmiş karşısına da...
"Sigara kağıdı kadar bir evlat!
Hiç yakışıyor mu bir ağa kızına,
Hem de erkek evlat bile değil!" demiş diye.
Ve ne yazık ki o zamanlar,
İstanbul'da naylon naylon çöpe akarken sperm kardeşlerim,
Bizim köye prezarvatif, henüz icat edilmemiş!
Öylece salınıvermişim anamın rahmine!
Ne cennet, ne cehennem tasviriydi aldığım yol.
Sadece boğulmaktan çok korkmuştum.
Çamaşır makinesinin sıkma anına yakın zamanı,
O, olamayasıca, ilk yolculuğuma çok benzetiyorum!
Oysa o an, benim derdim,
Galaksinin bu yarışını kazanmak değildi.
Ben, sadece zifiri karanlıktan,
Ben, sadece buharlı camlardan,
Ve ben sadece horlamalardan, hırıltılardan,
Çok mu çok…
Korkuyordum!
Görebildiğim tek ışığa doğru koşmuştum!
İlk, o vakit nefret edilmiş benden.
Ben anama ilk kere, müteşekkir ve aşıkken.
Cemre.Y.
Labels:
anam,
aşık,
evlat,
İstanbul,
kara kış,
karanlık,
karşı,
korku,
nefret,
öyle,
sigara,
vakit,
yazık,
zaman,
zifiri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ne oldu?
...Ne oldu?...
"Ne oldu?" dedim…
Artık "Nefes alamıyor dediler!"
Boğazımın ilmeğine takıldı bir yumru!
Ben onlara nefes alıp,
Son kez..
Cevap verebilene kadar beklediler!
"Yarın." dedim...
Yarın Kurban bayramının birinci günü,
Eğer ki öptüğümce, ayağının parmak uçlarını…
Uyanır sa benimdir!
Uyan-a-maz-sa!
Anamın beni, ilk kere,
O ilk okula emanet ettiği gibi rab'bim...
Hani ilk öğretmenime demişti ya!
"Eti senin, kemiği…benim,
Ama...
Sakın ha, hepsini yeme!" demişti ya.
Ben onu bu hastaneye getirdiğimde,
"Eti de, kemiği de Rabbimizin de,
Ruhunu kurtarın aman sakın ha!" demiştim
Ama'dan geriye ne kaldıysa...
Hepsini de yediler ya la!
Cemre.Y.
Artık "Nefes alamıyor dediler!"
Boğazımın ilmeğine takıldı bir yumru!
Ben onlara nefes alıp,
Son kez..
Cevap verebilene kadar beklediler!
"Yarın." dedim...
Yarın Kurban bayramının birinci günü,
Eğer ki öptüğümce, ayağının parmak uçlarını…
Uyanır sa benimdir!
Uyan-a-maz-sa!
Anamın beni, ilk kere,
O ilk okula emanet ettiği gibi rab'bim...
Hani ilk öğretmenime demişti ya!
"Eti senin, kemiği…benim,
Ama...
Sakın ha, hepsini yeme!" demişti ya.
Ben onu bu hastaneye getirdiğimde,
"Eti de, kemiği de Rabbimizin de,
Ruhunu kurtarın aman sakın ha!" demiştim
Ama'dan geriye ne kaldıysa...
Hepsini de yediler ya la!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sarı Sandıklar
…Sarı Sandıklar…
Yine mi…
Sarı sandıklarını açtın be ruhum!
Ne vakit yorulacaksın...
Yüreğinin kelebek kanatlarını,
Yolup yolup durmaktan...
Ne vakit bıkacaksın...
Kalbinin kan kırmızı rengini özlemekten.
Ya şimdi, yine yeniden.
Yara kabuklarınla,
Boğazının ilmeğine kadar dolu
Cehenneminden...
Yine nasıl cayacaksın!
Cayabilecek misin?
Geç...
Miş...
İn...
Den.
Unut...a..bil...e...cek...
Mi...sin...
Hepsini, hep birden!
Cemre.Y.
Yine mi…
Sarı sandıklarını açtın be ruhum!
Ne vakit yorulacaksın...
Yüreğinin kelebek kanatlarını,
Yolup yolup durmaktan...
Ne vakit bıkacaksın...
Kalbinin kan kırmızı rengini özlemekten.
Ya şimdi, yine yeniden.
Yara kabuklarınla,
Boğazının ilmeğine kadar dolu
Cehenneminden...
Yine nasıl cayacaksın!
Cayabilecek misin?
Geç...
Miş...
İn...
Den.
Unut...a..bil...e...cek...
Mi...sin...
Hepsini, hep birden!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
İyiydim İyi
| …İyiydim İyi… En zoru da yaşamak zorunda kalmaktı. Her yeni güne umutlar asmak... Her gecesi sarhoş kadehlere sığınmak... Bunalım... Depresyon... Ölgün geceler boyu... Gözyaşların kuruyana kadar ağlamak... Ve sabah, Sanki hiçbir şey yokmuş gibi sarılmak... Doktor göz kuruluğu teşhisi koyduğunda Hala ağlayabildiğim gelmişti aklıma Ama o kadar çok tüketmiştim ki. Günün normalliğine bakabilmeye Yetemiyordu artık. Sonuç; Evli şu an, karısı da hamile. En son karşılaştığımızda "İyi gördüm seni! İyi ol lütfen!" demişti. İyiydim… İyi... Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Pazar Kahvaltısı
…Pazar Kahvaltısı…
Eskiden...
Bana şimdi masal gibi gelecek kadar çok eskiden
Bizim Pazar Kahvaltılarımız vardı.
Belki üç kuruş daha az maaş alınırdı ama
Bizim evde pazar günü asla çalışılmazdı.
Uyanma alarmımız
Annemin mutfağından yayılan enfes kokulardı.
Sabah dokuz oldu mu annemin mutfağından
Misler gibi börek kokusu yayılırdı.
Günlerden Pazar ve sabahıysa
Hiçbir yere yetişmek için acelen olamazdı,
Hiç kimse ile randevun olamazdı.
O sofraya artabilir
Ama asla o sofradan azalamazdın.
Babanın bile kahvedeki sandelyesine
Kavuşması öğleyi bulurdu.
Öyle diğer babalar gibi gazete falan okumazdı,
Sohbet de etmezdi sadece ve sadece yerdi
Hem de her şeyi.
Kavgasız bir kahvaltı olsun,
Bizim haklarımızı da yemesin diye annem
Onun için ayrıca, üç kişilik menü hazırlardı.
Çok severdi annem
Kocaman mutlu bir aile gibi
Hep bir arada olmamızı.
Pazar kahvaltımızda sorunlar konuşulmazdı.
Varsa paylaşılacak mutlu cümleler
Uzata uzata paylaşılır
Yoksa herkes gülümseyerek kahvaltısını eder
Kendi hayallerine dalardı.
Öyle aşırı sevgili sözler de olmazdı hani ama
“Kızım şundan da yesene!” dediği an
İçimde milyonlarca sevgi tomurcukları açardı.
O zamanlar bir köy büyüklüğünde
Malikane hayalim vardı.
Bütün insanlarımı içinde yaşatıyor
Ne olursa olsun her pazar
Gittikçe büyüyüp uzayan masamızda
Pazar Kahvaltılarımızı ölene dek sürdürüyordum.
Sonra evlendik sıra sıra,
Sofradaki kişi sayısı azaldıkça azaldı.
Arada bir buluşur
Artık artan insanlarımızla beraber
Eski günleri yad ederdik ama hiçbiri
Çocukluğumuzdaki kadar neşeli olamazdı.
Biz evden gittikçe
İçimizden çocukluklarımızda gitmişti işte.
Annemin çocukluğu bile.
Arada bir torunlarına
“Pazar Kahvaltılarını sakın es geçmeyin yavrularım,
Bu ana babalarınız yapmıyorlar artık böyle şeyler
Ama siz bir araya gelirseniz
Yaşatırsınız belki yeniden içinizdeki çocukları.” derdi.
Eylül’le ben iki kişilik çekirdek ötesi ailemizde
Hep önem verdik Pazar Kahvaltılarımıza.
Sonra o da benden önce büyüdü işte.
Şimdi babaannesi ve kocaman ailesi ile
Arada yapıyorlar böyle kahvaltı fasılları
Nasıl mutlu oluyorum anlatamam!
Sanki ben Eylül’ün cebinde saklı
Bir cüceymişim ve arada bana
Mutluluk kırıntılı kurabiye veriyormuş kadar
Mutlu oluyorum işte.
Şimdi tek kişilik ailemle
Terasımda ve sehpa üzeri tepside,
Kucağımda dizüstü bilgisayarım,
Kulağımda
Radyo Voyage esintileri ile yapıyorum kahvaltımı.
Yalnız değilim ama özledim işte!
İçimde annesini ve
Kalabalık Pazar Kahvaltılarımızı özleyen
Küçük bir kız çocuğu ile
Sokağa çıkıp insanlara
“Ailem olur musun?” diye sorasım var.
Cemre.Y.
Eskiden...
Bana şimdi masal gibi gelecek kadar çok eskiden
Bizim Pazar Kahvaltılarımız vardı.
Belki üç kuruş daha az maaş alınırdı ama
Bizim evde pazar günü asla çalışılmazdı.
Uyanma alarmımız
Annemin mutfağından yayılan enfes kokulardı.
Sabah dokuz oldu mu annemin mutfağından
Misler gibi börek kokusu yayılırdı.
Günlerden Pazar ve sabahıysa
Hiçbir yere yetişmek için acelen olamazdı,
Hiç kimse ile randevun olamazdı.
O sofraya artabilir
Ama asla o sofradan azalamazdın.
Babanın bile kahvedeki sandelyesine
Kavuşması öğleyi bulurdu.
Öyle diğer babalar gibi gazete falan okumazdı,
Sohbet de etmezdi sadece ve sadece yerdi
Hem de her şeyi.
Kavgasız bir kahvaltı olsun,
Bizim haklarımızı da yemesin diye annem
Onun için ayrıca, üç kişilik menü hazırlardı.
Çok severdi annem
Kocaman mutlu bir aile gibi
Hep bir arada olmamızı.
Pazar kahvaltımızda sorunlar konuşulmazdı.
Varsa paylaşılacak mutlu cümleler
Uzata uzata paylaşılır
Yoksa herkes gülümseyerek kahvaltısını eder
Kendi hayallerine dalardı.
Öyle aşırı sevgili sözler de olmazdı hani ama
“Kızım şundan da yesene!” dediği an
İçimde milyonlarca sevgi tomurcukları açardı.
O zamanlar bir köy büyüklüğünde
Malikane hayalim vardı.
Bütün insanlarımı içinde yaşatıyor
Ne olursa olsun her pazar
Gittikçe büyüyüp uzayan masamızda
Pazar Kahvaltılarımızı ölene dek sürdürüyordum.
Sonra evlendik sıra sıra,
Sofradaki kişi sayısı azaldıkça azaldı.
Arada bir buluşur
Artık artan insanlarımızla beraber
Eski günleri yad ederdik ama hiçbiri
Çocukluğumuzdaki kadar neşeli olamazdı.
Biz evden gittikçe
İçimizden çocukluklarımızda gitmişti işte.
Annemin çocukluğu bile.
Arada bir torunlarına
“Pazar Kahvaltılarını sakın es geçmeyin yavrularım,
Bu ana babalarınız yapmıyorlar artık böyle şeyler
Ama siz bir araya gelirseniz
Yaşatırsınız belki yeniden içinizdeki çocukları.” derdi.
Eylül’le ben iki kişilik çekirdek ötesi ailemizde
Hep önem verdik Pazar Kahvaltılarımıza.
Sonra o da benden önce büyüdü işte.
Şimdi babaannesi ve kocaman ailesi ile
Arada yapıyorlar böyle kahvaltı fasılları
Nasıl mutlu oluyorum anlatamam!
Sanki ben Eylül’ün cebinde saklı
Bir cüceymişim ve arada bana
Mutluluk kırıntılı kurabiye veriyormuş kadar
Mutlu oluyorum işte.
Şimdi tek kişilik ailemle
Terasımda ve sehpa üzeri tepside,
Kucağımda dizüstü bilgisayarım,
Kulağımda
Radyo Voyage esintileri ile yapıyorum kahvaltımı.
Yalnız değilim ama özledim işte!
İçimde annesini ve
Kalabalık Pazar Kahvaltılarımızı özleyen
Küçük bir kız çocuğu ile
Sokağa çıkıp insanlara
“Ailem olur musun?” diye sorasım var.
Cemre.Y.
Labels:
anne,
çocuk,
eski,
etme,
Eylül,
hayal,
Hiç kimse,
kahvaltı,
kalabalık,
kız çocuğu,
koku,
masal,
mutlu,
özledim,
pazar,
radyo,
sakın,
teras,
yalnız,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaybolurdum
…Kaybolurdum…
Senden nefret edebilmek istiyorum şimdi.
O da aşkın bir özeti...
Oysa kırgınım!
Beni doğru frekansta duyan tek insan olup,
Evrenin diğer meteorlarına uyduğun için.
Kaybolurdum ben senle.
Nasa da bok yerdi.
Yüzyıl sonra bizden bir frekans duyduklarını sanırlardı
Dağılıp başka uluslardan aldıkları
Telsiz sinyallerini
Biz sanırlardı, bizden haylice uzaktayken...
Bizse onlarsız bulduğumuz
Aden'imiz de cennet olurduk!
Cemre.Y.
Senden nefret edebilmek istiyorum şimdi.
O da aşkın bir özeti...
Oysa kırgınım!
Beni doğru frekansta duyan tek insan olup,
Evrenin diğer meteorlarına uyduğun için.
Kaybolurdum ben senle.
Nasa da bok yerdi.
Yüzyıl sonra bizden bir frekans duyduklarını sanırlardı
Dağılıp başka uluslardan aldıkları
Telsiz sinyallerini
Biz sanırlardı, bizden haylice uzaktayken...
Bizse onlarsız bulduğumuz
Aden'imiz de cennet olurduk!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Nefes Almak Gibi Bir Mecburiyetim Var
...Nefes Almak Gibi Bir Mecburiyetim Var…
Ve bazen…
Dünya'nın bütün cehennemlerine
Gözümü, kulağımı, burnumu tıkayıp,
Sadece rüzgarın...
Bütün ağaçların,
Yapraklarıyla bir olup,
Denizin dalgalarıyla
Kadeh tokuştururcasına
Cenneti alayla meşk etmesini duyarım.
Çünkü yaşamak için
Nefes almak gibi
Bir mecburiyetim var!
Cemre.Y.
Ve bazen…
Dünya'nın bütün cehennemlerine
Gözümü, kulağımı, burnumu tıkayıp,
Sadece rüzgarın...
Bütün ağaçların,
Yapraklarıyla bir olup,
Denizin dalgalarıyla
Kadeh tokuştururcasına
Cenneti alayla meşk etmesini duyarım.
Çünkü yaşamak için
Nefes almak gibi
Bir mecburiyetim var!
Cemre.Y.
Labels:
bazen,
cehennem,
cennet,
dalga,
deniz,
dünya,
etme,
kadeh,
kayıp,
mecbur,
nefes,
rüzgar,
yaprak
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Neden Gelmeyesin
...Neden Gelmeyesin...
Neden gelmeyesin...
Sebep çok...
Daha senle biz bir kafede, iki kadeh bira içemedik.
Sohbetin dibine vurup, rakıya geçemedik.
Daha senle biz...
Yüzümüzde keşke kimse evlerine gitmese de
Sabahlar olmasalardılı gülüşlerimizle
Evlerimizin kapılarını yalnızlıklarımıza kapatmadık.
Daha senle biz...
Sabahında bize koşup kahvaltı etmedik...
Daha biz senle Eminönü'nde balık ekmek yemedik...
Sonra Rumeli'ye uzanıp
Bacak aralarımızdaki soğuk biraları içip,
İstanbul'u yenmedik,
Daha biz senle,
Kız Kulesine karşı
Dudak dudağa sade kahve içmedik
Ve daha biz senle,
Galata'nın kulesinde
Bir tek dilek dilemedik...
Daha biz senle,
Biz'lenmedik.
Cemre.Y.
Neden gelmeyesin...
Sebep çok...
Daha senle biz bir kafede, iki kadeh bira içemedik.
Sohbetin dibine vurup, rakıya geçemedik.
Daha senle biz...
Yüzümüzde keşke kimse evlerine gitmese de
Sabahlar olmasalardılı gülüşlerimizle
Evlerimizin kapılarını yalnızlıklarımıza kapatmadık.
Daha senle biz...
Sabahında bize koşup kahvaltı etmedik...
Daha biz senle Eminönü'nde balık ekmek yemedik...
Sonra Rumeli'ye uzanıp
Bacak aralarımızdaki soğuk biraları içip,
İstanbul'u yenmedik,
Daha biz senle,
Kız Kulesine karşı
Dudak dudağa sade kahve içmedik
Ve daha biz senle,
Galata'nın kulesinde
Bir tek dilek dilemedik...
Daha biz senle,
Biz'lenmedik.
Cemre.Y.
Labels:
balık,
cadde,
dudak,
etme,
Galata,
İstanbul,
kadeh,
kahvaltı,
kahve,
karşı,
kız kulesi,
rakı,
sabah,
soğuk,
yalnız
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
İyi Madem
...İyi Madem...
İyi madem,
O zaman şuraya da
Yanlış hayallerin
Doğru kırıklarını da çizelim...
Hayatın her daim
Doğru kırıklar ve yanlış
Hayallerle dolu be kadın.
Cemre.Y.
İyi madem,
O zaman şuraya da
Yanlış hayallerin
Doğru kırıklarını da çizelim...
Hayatın her daim
Doğru kırıklar ve yanlış
Hayallerle dolu be kadın.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kimin Var

…Kimin Var…
Ne tuhaf değil mi?
Son şiirinin…
Mezar taşına kazınacak…
O, son olduğunu daha şimdiden bilmek!
Biri'lerime olsun…
Bir'ime…
"Beni hiç bilmediğim o yere,
Ne olur sensiz yollama,
Bana n'olur,
Bir kere de güvenme ya!
Bu seferimde sen ol yanımda!"
Demeyi ne çok dilerdin,
Değil mi be Cemre!
Kimine kıyabildin ha!
Sonunu bilemediğin,
O ummanda, yanında!
Yanında…
Kimin var?
Sen…gel…demeden?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olamazdı
…Olamazdı…
Karma karışık şu topacın ipleri,
Birbirinden apayrı değişik...
Renk bozuğu hayatlar
Bize göre değildi be azizim!
Olamazdı da zaten!
O yüzden de, hiçbir diziye de kanmadık!
Hiçbir reklamın,
Subliminaline bile…
Aldanmadık!
Sadece...
Bir tek kere…
Tastamam bir tam kandık...
Adam maskeli bir sıfata!
Araf'la dans ederken!
Yakalamışlar bizi…
Bir dahası mı asla!
O yüzden, yüreğimin tellerinde,
Hep aynı güfte!
"Cahildim dünyanın...."
Kanamıyoruz ya artık!
Neyse…
Cemre.Y.
Karma karışık şu topacın ipleri,
Birbirinden apayrı değişik...
Renk bozuğu hayatlar
Bize göre değildi be azizim!
Olamazdı da zaten!
O yüzden de, hiçbir diziye de kanmadık!
Hiçbir reklamın,
Subliminaline bile…
Aldanmadık!
Sadece...
Bir tek kere…
Tastamam bir tam kandık...
Adam maskeli bir sıfata!
Araf'la dans ederken!
Yakalamışlar bizi…
Bir dahası mı asla!
O yüzden, yüreğimin tellerinde,
Hep aynı güfte!
"Cahildim dünyanın...."
Kanamıyoruz ya artık!
Neyse…
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Astrolojik Zamansızlıklar
...Astrolojik Zamansızlıklar...
Ruh halini nasıl olup da,
Sana en yakın doğru bildiğimi merak ediyorsun biliyorum!
Kızım bir Boğa iken, rahmetli babası bir koç idi.
Neredeyse bütün ömrüm,
Astrolojik zamansızlıklarının nedenini araştırmayla geçti.
Ve sürekli yıkılan şehirlerim var benim,
Her seferinde, enkazlarımı,
Yorgun yüreğimle, teker teker kaldırdığım.
Sonra da çıkılıp terk edildiğim.
Yanisi şu bayım,
Bir yüreğin kaç deprem geçirdiğini,
Ciğerinden tanırım.
Hani diyorum,
Atmışımdan sonra göremeyecekse gözlerimiz,
Ellerimizden tutan biri olmalıydı değil mi
Oysa hep gri günler geçiyor ömrümüzden…
"Mevsimini aşmasa bari." li.
Ama karşımıza çıkacak o bahar güzel gülümsemeli,
Gülüşünden öpülecek kadar da güzel gülmeli.
"Kalplerimizi tanıştırmalıyız önce." diyor,
Susuyorsun, unuttun sanıyorlar, oysa hiç gelmedi o bahar.
Cemre.Y.
Ruh halini nasıl olup da,
Sana en yakın doğru bildiğimi merak ediyorsun biliyorum!
Kızım bir Boğa iken, rahmetli babası bir koç idi.
Neredeyse bütün ömrüm,
Astrolojik zamansızlıklarının nedenini araştırmayla geçti.
Ve sürekli yıkılan şehirlerim var benim,
Her seferinde, enkazlarımı,
Yorgun yüreğimle, teker teker kaldırdığım.
Sonra da çıkılıp terk edildiğim.
Yanisi şu bayım,
Bir yüreğin kaç deprem geçirdiğini,
Ciğerinden tanırım.
Hani diyorum,
Atmışımdan sonra göremeyecekse gözlerimiz,
Ellerimizden tutan biri olmalıydı değil mi
Oysa hep gri günler geçiyor ömrümüzden…
"Mevsimini aşmasa bari." li.
Ama karşımıza çıkacak o bahar güzel gülümsemeli,
Gülüşünden öpülecek kadar da güzel gülmeli.
"Kalplerimizi tanıştırmalıyız önce." diyor,
Susuyorsun, unuttun sanıyorlar, oysa hiç gelmedi o bahar.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Doğalsız Depremler!
...Doğalsız Depremler!...
Özel günlerde...
Hele ki en doğalından denilen
Ama en fenalısı hiç de doğal olmaması gereken
Felaketli, afetli günlere,
Öyle hiç de...
Duyarsız değilim de.
An'larım gelir aklıma!
O günlerin hepsinde,
Ve sonraki geçmiş uzun günlerinde
En acılarıyla gelir dimağıma.
Hem de öyle Sakarya'da filan değil ha!
İstanbul'dayken,
Ben annemlerin en alt katında
Evladımla koyun koyuna
Uyurken...
Parçalanmış camlar altından!
Henüz iki yaşındaki kızımın kollarından cam parçacıklarını,
"Neyse ki etine saplanmamış!" diye diye...
Kurtarırken hatırlıyorum kendimi!
Sonra...
Komşu herkeslerin hepsi,
Neredeyse yarı üryan,
Kimisi daha yeni kocalarıyla sevişik!
Dışarı bembeyaz çarşaflarıyla kaçarlarken,
Nihayet kurtulduk sandıkları o,
Korunaklı yerlere sığınmışken,
Yanlarında olmayan değerlilerini,
Ancak fark edip sorduklarını da...
Anımsıyorum!
Oysa ben,
O gecenin,
O, 03:20 sinden an sonra!
Rahmetli annem!
"Evlatlarıımmm!" diye çırpınırken,
"Çabuk çıkın, siz çıkmadan ben
Buradan asla çıkmam,
Ama bilin haa!
Bende çok korkuyoruummm!" diye
Feryat figan canından bile bizim için geçerken ben...
Gecenin ayazında...
Ki o gece...
Ağustos değil de,
Sanki Şubat gibi esiyordu,
Saat 03:20 de İstanbul!
Ama ben!
Sevdalığım annem,
Orada öylece bize korkarken!
"Benim evladım üşüyüp de
Üstüne bari bir de üşütüp
Hastalanmasın." bencilliğindeyken!
Nasıl da dua ede ede!
Onu güzelce
Giyindirdiğimi...
En son ayakkabılarını giydirip,
Maviş gözlerini kapatan,
Şapkasını da taktıktan sonra...
Sokağa...
Ancak öylece çıktığımızı,
Hatırlıyorum!
Rahmetli anam bize...
Hepimize...
Sarılmıştı,
Biz yavrularımıza!
Pazarlarda don-atlet
Giysi-kıyafet satmak için açtığı
O çadırını kurduydu bize hemencik!
O çadıra en geç giren bendim!
Çünkü ben...
Onların azıcık ötelerinde...
Karnıma, ayaklarıma, ellerime,
Boğazıma saplanan,
Cam kırıklarının,
Can kırıklarını temizleyip,
Sızıyan kanlarımı geceye karıp,
"Babası, bizi geçtim de
Kızımızı dahi!
Bir arayıp da, sormadı ya la!
Neyse zaten…
Bütün şebekeler kapalıdır şimdi"
Diye içimden haykıran nidalara!
Acılarını da yutkunup,
Nihayet varmıştım yanlarına.
Şükür ki hala sağ!
Kalanlarım...
Hala bilmezler!
O gecenin can ve cam yaralarımı.
Deri çatlağı diye kandırırım.
Hala hepsini!
Aslında doğrudur da!
Çat-la-mı-şım-dır da!
Ama bunlar bile,
Dönüşü hiç olmayan kayıpların yanında
Buruk birer hatıra kalır!
Gün boyu sustum.
Çünkü sevdiklerimi göçük altında
Aramayı tahayyül dahi edemiyor/d/um!
Çünkü;
En yakınını orada dahi bulamayanlar var!
Ve bütün bunlar…
Sadece bir tek gün boyu hatırlanıp,
Hayıflanılıyorlar!
Oysa benin her kötülüğün dibinde
Feryat ediyor içimdeki sessiz çığlıklar!
Eyyy! İnsanlar...
Yarın...
Bitiyor mu yani her şey!
Öyleyse neden ben anamın,
En son öptüğüm,
O ölü ayaklarının parmak uçlarını bile,
Nasıl hala özlüyorum?
Dirisinden geçtim ya hani çoktan!
Tenine değebildiğim o son an'ı...
Hani geri getirebilseler!
Sizce kim daha iyi özümsüyor,
Derinin...
En dip derinini!
Yani…
Duyarsız değilim de...
Milyonlarca sağlam bedenli engellilerin
Sadece bir gün
Duyarlı olmaya çalışmaları
Çok yaralıyor beni!
En çok iki gün sonra,
Unutacaksınız nasıl olsa!
Nasıl olsa…
Gündem/i/n/iz...
Değişecek yine!
Hep aynı masal
Yıllardır...
Böyle bu...
Yarın...
Ne değişecek!
Şimdiye kadar ki yarınlarda,
Ne değişti Allasen!
Güldürmeyin beni yine
En ağlayanından!
Cemre.Y.
Hele ki en doğalından denilen
Ama en fenalısı hiç de doğal olmaması gereken
Felaketli, afetli günlere,
Öyle hiç de...
Duyarsız değilim de.
An'larım gelir aklıma!
O günlerin hepsinde,
Ve sonraki geçmiş uzun günlerinde
En acılarıyla gelir dimağıma.
Hem de öyle Sakarya'da filan değil ha!
İstanbul'dayken,
Ben annemlerin en alt katında
Evladımla koyun koyuna
Uyurken...
Parçalanmış camlar altından!
Henüz iki yaşındaki kızımın kollarından cam parçacıklarını,
"Neyse ki etine saplanmamış!" diye diye...
Kurtarırken hatırlıyorum kendimi!
Sonra...
Komşu herkeslerin hepsi,
Neredeyse yarı üryan,
Kimisi daha yeni kocalarıyla sevişik!
Dışarı bembeyaz çarşaflarıyla kaçarlarken,
Nihayet kurtulduk sandıkları o,
Korunaklı yerlere sığınmışken,
Yanlarında olmayan değerlilerini,
Ancak fark edip sorduklarını da...
Anımsıyorum!
Oysa ben,
O gecenin,
O, 03:20 sinden an sonra!
Rahmetli annem!
"Evlatlarıımmm!" diye çırpınırken,
"Çabuk çıkın, siz çıkmadan ben
Buradan asla çıkmam,
Ama bilin haa!
Bende çok korkuyoruummm!" diye
Feryat figan canından bile bizim için geçerken ben...
Gecenin ayazında...
Ki o gece...
Ağustos değil de,
Sanki Şubat gibi esiyordu,
Saat 03:20 de İstanbul!
Ama ben!
Sevdalığım annem,
Orada öylece bize korkarken!
"Benim evladım üşüyüp de
Üstüne bari bir de üşütüp
Hastalanmasın." bencilliğindeyken!
Nasıl da dua ede ede!
Onu güzelce
Giyindirdiğimi...
En son ayakkabılarını giydirip,
Maviş gözlerini kapatan,
Şapkasını da taktıktan sonra...
Sokağa...
Ancak öylece çıktığımızı,
Hatırlıyorum!
Rahmetli anam bize...
Hepimize...
Sarılmıştı,
Biz yavrularımıza!
Pazarlarda don-atlet
Giysi-kıyafet satmak için açtığı
O çadırını kurduydu bize hemencik!
O çadıra en geç giren bendim!
Çünkü ben...
Onların azıcık ötelerinde...
Karnıma, ayaklarıma, ellerime,
Boğazıma saplanan,
Cam kırıklarının,
Can kırıklarını temizleyip,
Sızıyan kanlarımı geceye karıp,
"Babası, bizi geçtim de
Kızımızı dahi!
Bir arayıp da, sormadı ya la!
Neyse zaten…
Bütün şebekeler kapalıdır şimdi"
Diye içimden haykıran nidalara!
Acılarını da yutkunup,
Nihayet varmıştım yanlarına.
Şükür ki hala sağ!
Kalanlarım...
Hala bilmezler!
O gecenin can ve cam yaralarımı.
Deri çatlağı diye kandırırım.
Hala hepsini!
Aslında doğrudur da!
Çat-la-mı-şım-dır da!
Ama bunlar bile,
Dönüşü hiç olmayan kayıpların yanında
Buruk birer hatıra kalır!
Gün boyu sustum.
Çünkü sevdiklerimi göçük altında
Aramayı tahayyül dahi edemiyor/d/um!
Çünkü;
En yakınını orada dahi bulamayanlar var!
Ve bütün bunlar…
Sadece bir tek gün boyu hatırlanıp,
Hayıflanılıyorlar!
Oysa benin her kötülüğün dibinde
Feryat ediyor içimdeki sessiz çığlıklar!
Eyyy! İnsanlar...
Yarın...
Bitiyor mu yani her şey!
Öyleyse neden ben anamın,
En son öptüğüm,
O ölü ayaklarının parmak uçlarını bile,
Nasıl hala özlüyorum?
Dirisinden geçtim ya hani çoktan!
Tenine değebildiğim o son an'ı...
Hani geri getirebilseler!
Sizce kim daha iyi özümsüyor,
Derinin...
En dip derinini!
Yani…
Duyarsız değilim de...
Milyonlarca sağlam bedenli engellilerin
Sadece bir gün
Duyarlı olmaya çalışmaları
Çok yaralıyor beni!
En çok iki gün sonra,
Unutacaksınız nasıl olsa!
Nasıl olsa…
Gündem/i/n/iz...
Değişecek yine!
Hep aynı masal
Yıllardır...
Böyle bu...
Yarın...
Ne değişecek!
Şimdiye kadar ki yarınlarda,
Ne değişti Allasen!
Güldürmeyin beni yine
En ağlayanından!
Cemre.Y.
Labels:
afet,
ağustos,
anam,
anne,
can kırıkları,
çarşaf,
deprem,
fena,
gece,
insan,
İstanbul,
kayıp,
kızım,
nerede,
nihayet,
oysa,
rahmetli
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
İyi Günler Sevgilim
..."İyi Günler Sevgilim"...
Son söz...
Yine ışıldıyor gözlerim,
Yine gülümsüyor dudaklarım,
Yine herkesin, her zaman göremediği
Üçüncü gamzem, yüzümde gizli sevgilim.
Çünkü gözlerim
Artık aşk'a bakmıyor sayende!
Yine güzelim ama...
Hiç kimseye olduğu gibi, sana da değilim!
Yani artık bende senin imkansızınım
Bil istedim.
Şairin o şarkı sözünde dediği gibi
"Bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim!"
Cemre.Y.
Son söz...
Yine ışıldıyor gözlerim,
Yine gülümsüyor dudaklarım,
Yine herkesin, her zaman göremediği
Üçüncü gamzem, yüzümde gizli sevgilim.
Çünkü gözlerim
Artık aşk'a bakmıyor sayende!
Yine güzelim ama...
Hiç kimseye olduğu gibi, sana da değilim!
Yani artık bende senin imkansızınım
Bil istedim.
Şairin o şarkı sözünde dediği gibi
"Bu aşk burada biter, iyi günler sevgilim!"
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ahlısın!
…Ahlısın!...
Sen şimdi bence
"Senden sonralarımı iyice bir toparla!"
Senden sonraki umutlarımı,
Olabilitesi yüksek hayallerimi,
Olasılığını ancak
Rüyalarıma sığdırdığım platoniklerimi,
Kazandıklarımı, kaybettiklerimi,
Azlıklarda sığ denizlerde yüzmüşlüğümü!
On yaş öncem olamıyorsa,
On yaş sonramın
Ayakkabısını bile silip yine de terk edildiğimi!
Sen...
Şimdi mutlusun ya!
Bence yapabiliyorsan veda partisi yap bana!
Ben senden öncemi senle affettiğim gibi
Senden sonra anamı bile öldürdüm,
Allah'ı bile affettim.
Yeniden...yineden denedim de
Hala hep aynı yerdeyim ya
Gelmiş ve geçmiş
Hatta olacaklarımı bile affettim!
Döndüm sana "Ah!"ettim.
İçimin dış cephesi hâlâ kıyamıyor sana oysa!
İçimin iç cephesi
Hâlâ dolamamış sa üzgün değilim!
Sen bütün "Ah!"ları hak ettin!
Elbette hayatta imkansız diye bi şey yoktur
Amma olasılıksızlıklarına
"Ah!"lısın sen bundan sonra...
Ben mi?
Yeniden doğmayı tercih ediyorum.
Bir intikam ancak yaşanırsa olur.
Duymalı, bilmeli, görmeliyim
Hem de hayatının,
Kenarına bile değmeden.
Bilenler bu cümlemi asla unutamazlar...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Mutluluğun Tek Resmi Aşktı
…Mutluluğun Tek Resmi Aşktı...
Velev ki Nazım üstadıma bi Abidin olsaydım da,
O meşhur sorusunu bana sorsaydı,
Ona sadece şunu derdim;
"Üstadım ben sizin kadar arı değilim!
Her çiçekten bal arayamam!"
Mutluluğun tek resmi, tek birine aşktı,
Bi görebilseydin.
Cemre.Y.
Velev ki Nazım üstadıma bi Abidin olsaydım da,
O meşhur sorusunu bana sorsaydı,
Ona sadece şunu derdim;
"Üstadım ben sizin kadar arı değilim!
Her çiçekten bal arayamam!"
Mutluluğun tek resmi, tek birine aşktı,
Bi görebilseydin.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Daha Çabuk Ölüyorum Sensiz

…Daha Çabuk Ölüyorum Sensiz…
Üzülme be yürek çiziğim!
Tabi ki yarın yine…
Sen varsın diye yeniden doğacağım.
Sadece…
Sensiz bütün gecelerimde…
"Onun geleceğinde asla olmamalı!"larla
Kabuslu rüyalarım,
Her büyüdüğün gün biraz daha…
Biraz daha korkulu,
Biraz daha korku dolu yaşlı olacağım.
E alış artık sende buna!
Bir gün…
Gitmek zorundayım!
Sahi sen lale severdin değil mi?
Arsız papatyalarımı ekme sakın
Sırf ben seviyorum diye mezarıma!
Hep…
Lale zamanları gel bana…
Ama…
İlle de gel ha!
Beklerim ben seni…
Sabırlıyım biliyorsun ama sakın!
Mezarımda dahi
Gırtlağıma dayanma!
Göğsüne yaslan en güzel uykularının.
Uykusuz gecelerini de unutma!
Sahi … Korkma!
Ellerimin parmaklarının
Bütün boğumları söz verdi bana
Sen okşamak istersin bir zaman diye
Diri kalacaklar onlar…
Evet…
Ben…
Seni…
Çok…
Bekledim.
Sakın ha yine gözlerini devirme bana!
Yüz milyar galaksi gezsem de dahi
Etmez hiçbir yıldız
Gözlerinin yosunun devrilmesi kadar!
Sakın ha!
Gitme bu sefer…
Daha çabuk ölüyorum ben sensiz!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ay Tutuldu
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Gitme
| …Gitme… |
| "Gitme!" dedim sana |
| "Gitme! |
| Ya sen elin olursun, ya ben!" |
| Zaman beklemeli, |
| Sabretmeli yeminleri |
| Söker alır yüreğinden. |
| En çok sen yemin etmişken |
| Nasıl da dönüverdin sözünden. |
| Şimdi iki şarkı dolanır dilimde |
| "Ham meyveyi |
| Kopardılar dalından."der bir yanım |
| "Seni ben ellerin olsun diye mi |
| Sevdim."der diğer yanım. |
| Keşke zamane aşkları gibi |
| "Allah belanı versin."li |
| Şarkılarının basitliğinde olsaydım. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...
























