7 Aralık 2017 Perşembe

Sükut

…Sükut…
Tekrarı sükutu çoktan geçtik...
Oysa ne de çok...
Ç/alıntı hayalimiz vardı değil mi!
Biz!
Zamanı hayale kurmaktan vazcaydık!
Saatin zembereği de caydı, zamana sustu!
Hep beraber susturulduk!
Ama hala ölemedik.
Hepsi bu!
Cemre.Y.

Dar Alanlar

…Dar Alanlar…
Dudağımın kıvrımına,
Artık akamayan, o yaş tanesini de,
İçime içime, içmedim yani.
Zaten bir vakitler okumuştum ben bu romanı.
Sonumuzu ezber çekmiştim yani.
O yüzden ta en başımızdan,
Öylesine çaresiz bir kabullenişle,
Ya "Eder" se, "Değer" demiştim hani.
Yine etmeme ihtimaline de
Hazırdı sarı sandığımdaki yara kabuklarım.
Güven kırığı derin yara alırdı kalp kamaramdan.
Batardık en çok, korkmuyordum yani.
Deli cesareti!
Neyse ki...
Çoktan kanıksamışım ayrılığı.
Yeni yaralarıma,
Eski kabuklarımı yapıştırdım oldu, bitti.
Sevgililer günün kutlu olsun sevgilim,
Ben senin yüzünden de
Şehrimin bir coğrafyasını daha sildim.
Beni iyi tanırsın.
Dar alanlar…
Fena boğuyor beni.
Cemre.Y.

Affedemiyordum

…Affedemiyordum…
On sekizimi doldurmama sadece bir gün kalmıştı,
Ertesi günse uçağım Lodra'ya uçacaktı!
Cambridge Universirty'de bir sınıfım...
Bana ait odam olsun diye
Yeni alınmış bir evim, uçak biletim,
Vizem, pasaportum hazırdı...
Ailemle aylardır verilen savaş ve nihayet
Yurt dışına gidiş iznim hazırdı!
Tek şartları aydan aya belli bir miktar sterlin yollayacaktım!
Bu sefer ki satılışım benim için kocaman bir hayata garantiydi.
Sadece güneş doğup yarın olacaktı!
Güneş battığında,
Şimdi adını bile hatırlayamadığım bir kadın geldi evimize.
Benim yurt dışına gideceğimi öğrenince anemle babama
"Kızınızı gavur ellerine yollayıp, gavur mu edeceksiniz." dedi.
Babam olacak o adamın,
Bana yapmaya kalkıştıklarını,
Hala hatırladığımı bile bile hiddetlendiğini,
"Bu gidince size para mara yollamaz da, adınızı da, dinimizi de
Unutur da hıristiyan olur." dediğindeyse daha çok öfkelenip,
Baba denen o adam sabaha kadar
Nuh dedi de Peygamber demedi.
Anneminse tek terdi ya hakikaten de gavur olursam,
Gidip bir gavur adama varırsamdı!
Soruyorum şimdi?
Kaçsam ne olurdu?
Ne bok yiyebilirdiniz?
Kaçmadım…
Geceler gündüzler boyu ağladım ve bekledim.
Gitmedim diye bari belki bir babam olurdu
Ya da beni çok seven bir annem olurdu belki!
Oysa on sekiz yıldır ilk defa dün
İnatsız, nazsız öptürdün yanacıklarını bana!
Bilmiyordun ki artık bana hiçbir şey lazım değildi…
Hiçbir sevgi ya da kırıntısı, artık lazım değildi.
Belki de gördün bunu gözlerimde.
Kim bilir?
Ama ben seni sevdim çok sevdim de
Hiç tam affedemedim be anne!
Ne beni koruyamadığın için babamdan!
Ne de tamamen değişebilecek
Kader çizgimde yanımda olmadığın için.
Hayatımı kurtaracak olan o insanlar giderken sana ne demişlerdi hatırla!
"Biz Cemre'ye yaptıklarımızın,
Masraflarımızın bedelini size ödetmeye kalksak, ömrünüz yetmez.
Çünkü o kadar parayı asla kazanamazsınız!
Ama biz bu evladı çok sevdik, varsın dediğiniz gibi olsun,
İnşallah bundan sonraki hayatı daha iyi olsun."
Kazandın mı anne!
Yine de çok ama çok sevdim seni.
Gittim bir müslümanla evlendim
Bak bir çocukla kapına koydu beni!
Elin gavuru koymazdı belki...
Seni affedemiyordum anne!
Hele bunca yılımı senin gibi sevgisiz,
Soğuk bir anne olmamak için harcamışken,
Sonuç yine bana ihanet olmuşken...
Seni de affedemiyordum kızım!
Şimdi bakıyorum da geçmişime buğulu pencerelerden,
Artık biçilmiş kadere de razı olmak lazım demek ki.
Bu sabah aynaya baktığımda tekrar özür diledim kendimden.
Kendimi affettim.
Affettim yürekten hepimizi.
Siz de beni affedin e mi!
Cemre.Y.

Sınav

…Sınav…
YGS sınavına gireceği esnada 
Eylül'üme sımsıkı sarıldım ve kulağına 
"Ne olursa olsun merak etme, 
Sen benim için hiç büyümeyeceksin, 
Sen hep benim küçük ve büyük 
(Sadece küçük olmayı hiç kabul etmedi), 
Güzel kızım olacaksın." dedim. 
Nasıl sevindi anlatamam 
"Yuppi yupii ye yee ben büyümekten 
Çok korkuyordum yahu" diyerek dans etti. 
Babaannesi nedense hep beş yüz bekliyordu ondan.
Bildiğin bekliyordu ama
Bense sadece dualar edip,
Sınavdan çıkmasını bekliyordum.
Şimdi Yıldız Teknik Üniversitesi'nde
Hazırlık bölümünü yarı yılda bitirdi.
Ben hala bu sınavdan da çıkmasını bekliyorum.
Şu ömür denen şey
Daha nasıl geçecekti!
Cemre.Y.

İnsan Doğmamalıydım

...İnsan Doğmamalıydım...
Bu sabah lan, daha bu sabah!
Bir Trabzonlunun mutfağında
Bir Azerbaycanlıyla
Ben onun köyünden gelmiş o otlu peyniri ilk defa tadarken,
Lezzetine varınca da dağlarını hayal ettim önce...
Sonra o en sevdiğim güneşimin
Benden evvel senin başına değdiğini.
Çocuk oldum lan ben senle
Hiç umursamadan üstelik
Yedi ceddinizin hep basıp geçtiği otları
Şimdi değerli diye önemseyip
Sadece bize kıymetli
Çoktan çökmüş maden girişine inat
Hiç yemediğimi.
Daha bu sabah ben senle yeniden çocuk oldum.
Üstelik çocukluğumun o en saf dostluğu olan,
Heidi ve Peter dostluğu
Henüz "Neden Heidi Petter'e
Sürekli donunu gösteriyordu?" diye
Orospulanmamış ve ben
Heidi'ye ayakkabı yollamak
Hayalim yüzünden kendime
Asla gereksiz tek bir ayakkabıyı
Hala ama hala almazken.
İsviçre'nin karanlık yüzü
"Heidi Neden Ayakkabı Giymiyordu" lu
Subliminal mesajı göz tembelliğim yüzünden
Otuz beş yıl beynime
Hala okutamamış da nihayet yasaklar delinip gerçekler açıklanınca
Fakir çocukların zengin ailelerce köleliğine...
(Köle oldukları ayaklarının çıplak olduğundan anlaşılıyormuş meğer!)
Sizler sayın müslümanlar, sayın şıhlar,
Sayın şeyhler, sayın dedeler,
Sayın diyanetler ve de bütün sapık atalar
"O dede onca yıl bir kızla yapayalnız
Üstelik de evlatlık, nikah düşer!"
Sapkınlığındayken sizler hala!
Ben daha bu sabah benimkileri,
Sizinkileri, bir daha benimkileri
Zira bize sığınanı şimdi sen de bu nikahı "Kabul Et" emriyle
Bizi yılan gibi sokacağını bile bile kabul ediyoruz ya!
Şimdi!
Ahıska Türkleri geliyor aklıma!
Struma gemisinin denizin dibine batışını öylece izlemiş oluşumuz!
Benim Azerim, Türkmenim, Çeçenim
Zaman zaman evvel zaman içindeyken,
Ermenilerle canciğerdik o zaman kapı komşumuzdular,
Küllerimiz birbirine sorunsuz muhtaçtı,
Eksiğimizi paylaşırdık,
Ve siz o zamanlarda da çok uzaklardaydınız!
Onlara bize "Benim gücenikliğim yok
Ama sonradan oldu ne olduysa!" derken
Lan ben daha bu sabah
Hepimizi barıştırmışken!
Bu bozgunculuk yine niye!
Neden?
Bence ben bu dünyaya
İnsan doğmamalıydım!
Sizler böyle insanken.
Cemre.Y.

Anılarımız


…Anılarımız…
Sen olmasan ne olur ki... 
Anılarımız masamızda baş köşede...
Cemre.Y.

Gözlerin

...Gözlerin...
Gözlerin diyorum adam, gözlerin...
Dipsiz kuyularında boğulası,
Seve seve ölünesi gözlerin...
Cemre.Y.

Prenses

...Prenses...
Bakma sen onun ortalıkta kraliçeyim diye salındığına.
Yüreğinin dibinde,
Hep eksiklerinin tam oluşuyla,,
Pamuk şekerlere sarıp sarmalanmış,
Korunup kollanmış,
Bütün dünyanın onun olduğu
Ergen bir prenses yatar içinde.
Ömründe olmayanları bir tamamlasa,
O, prenses de olurdu elbette!
Cemre.Y.

Seni Kendimden Terk Edemem


...Seni Kendimden Terk Edemem...
Seni terk edecek olsaydım,
Yüzlerce şiir edemezdin inan.
Ya da hepsi efkarıma sitem olurdu.
İnsan her okuduğunda,
Yüzüne şamar gibi inecek birini,
Mısra mısra şiir eder mi?
Cemre.Y.

Mutluluğun Resmi Filan Yalandı

…Mutluluğun Resmi Filan Yalandı…
Sonra korkuyor insan…
Mutluluğun resminde bile... 
O muhteşem, 
Mona Lisa'nın çarpık gülüşündeki gizemli gülüşüne,
Koskocaman bir mutlu son'u saklayarak... 
Garip bir tebessüm savuruyor, geleceğine.
Kimse onun, asıl canını göremese bile!
Gülümsüyor bütün o kadınlar,
Gelmişine,
Geçmişine,
Hiçbir zaman tam gelemiyenine…
Ah be Mona Lisa…
Bu kadar çarpık sevmeseydin keşke…
Bak bana…
Hep aynıdır, gülümseyişlerime sadakatim.
Şimdi bir siktirin gidin hayatımdan,
Hiçbir bardan beni indiremeyecek, hiç kimse!
Mutluluğun resmi filan, hep yalandı.
Cemre.Y.

Yokluğundan

...Yokluğundan...
Şimdi bir parça deniz bulmalı
Hiç ağlamadan,
Hiç öykünmeden,
Gelmişine
Geçmişine
Gelememişine
Savurmalı küllerini
Yokluğundan...
Yokluğundan...
Cemre.Y.

6 Aralık 2017 Çarşamba

Mademki O Öldü

...Mademki O Öldü...
Ben ağlarken...
Bütün orospuluklar bir olmuş
Ağzı, yüzü,
Gülmekten ayrı bir...
Evrene dağılıyordu.
Ama mademki öldü.
"İnnema erade şey en...!"
Cemre.Y.

Muhteşem Şiirler


…Muhteşem Şiirler…
Sana…
Hep tam zamanında geldiğin için
Muhteşem şiirler biriktirdim be adam! 
Söz...sadece...ve sadece…
Bir tek sen duyacaksın!
Cemre.Y.

Dokunuyordur Yalnızlık

...Dokunuyordur Yalnızlık...
Belki de artık
Güneş çok yakınlardadır
Ama yine de
Dokunuyordur yalnızlık...
Cemre.Y.

Ayna

...Ayna...
Aslında her şeyin,
Birer yanılsamaya,
Müsaitlik durumum olduğunu kavrayıp,
Aynadaki göz bebeklerimin içinde gerçeği görünce,
Benim bana... yine....yeniden...
Bir tek göz kırpmamla başladı.
Bir daha da kimseye, asla,
Kendimden çok güvenemedim.
Her yeniden güvenecek olduğumdaysa...
Aynadaki gözlerimin siyahına baktım,
Bundan gayri yanılmayacaktım.
Cemre.Y.

5 Aralık 2017 Salı

Fıtrat


...Fıtrat...
Vazgeçmek fıtratımda yok ama ya pes ettirirlerse?
Cemre.Y.

Koşulsuz Sevdim


…Koşulsuz Sevdim…
Rahmetli anamın, tam kırk yıllık ömrümde,
En sevdiği rengi hiç bilmediğim aklıma geldi…
Aşk...buydu demek ki!
Hiç yoktan'dık yani!
Sorgusuz, sualsiz, koşulsuz sevdim ben onu.
Ne sevdiği yemeği merak ettim,
Ne de beni neden sevemediğini.
Cemre.Y.

Son Veda

…Son Veda…
Sen onu aramadıkça bir daha görüşülmeyeceğini bile bile
Neden “Görüşürüz.”diyerek vedalaşır ki bir insan.
Hiç düşünmez mi,
Ya umut etmekten, beklemekten,
Tek başına sevmekten ve özlemekten çok yorulursan!
Ya artık sevmelere kırgınsan.
Bu son vedam da sana kapak olsun.
Görüşmeyelim.
Cemre.Y.

Güven Sarsıntısı

...Güven Sarsıntısı...
Karşılıklı güven sarsıntısı yaşıyoruz
Herkes birbirine kırgın.
Kim gider, kim kalır belli değil.
Cemre.Y.

Sızı

...Sızı...
Burnumun direğinde sen sızıları,
Sen bunca susuyor…
Yüreğimin çeperinden öylece akıyorken!
Cemre.Y.

Yedek Düğme

…Yedek Düğme…
Bazı günler...
Kendimi bluz etiketlerine dikilen şu yedek düğme gibi
Yalnız ve kimsesiz hissettiğim doğrudur.
Cemre.Y.

Ruj İzi


...Ruj İzi…
Senin dudakların olmayan hiçbir yerde,
Tek bir ruj izi bırakmadım ben!
Cemre.Y.

Her An


…Her An…
"Her an!"diye bir zaman dilimi varmış,
Kişiye göre hangi zaman dilimine ait olduğu değişiyormuş!
Bu esnada kulaktan kulağa adında bir oyun varmış,
Siz buradan "Durumu kötü imiş,
Her şey olabilir dediler."diyormuşsunuz,
Onlar sülalecek henüz yaşamakta olan cenazeye ağlaşıp,
Olmayan ölümü mezarına bile gömüyorlarmış!
Şükür ki on iki saattir henüz gelmedi ya beklenilen o, acı an!
Bundan sonraki o"Her an!"geldiğinde göreceğiz ki,
Sıradaki oyunları artık, hangisiymiş?
Cemre.Y.

Şiir Öbeği

...Şiir Öbeği...
Bana bir aşk acısı lazımdı
Oturdum şiirlerimi toparlıyorum.
Aynı şiiri bir kere daha…
Aynı yazamayacak olmaktan
Daha büyük ne acı olabilirdi ki!
Zaten yaktıklarımı saymazsak
Şiir edecek, kaç sıfatım,
Kaç harfim vardı ki!
Cemre.Y.

4 Aralık 2017 Pazartesi

Aşk Olsun

…Aşk Olsun…
"Aşk" olsun,....
Bu yağmurla iyi gider.
Cemre.Y.

Aşka Benzer Sihir

…Aşka Benzer Sihir...
Hayat bazen aşka benzer bir sihirdi oysa.
Şükür ki bütün azalarım tam ama...
Yazık ki hep bu kadar yarımım!
Bu kadar dahi olamıyorum bazen kendime…
Kasaplardaki vitrinlerdeki kıçına karanfil takılmış,
O hep arzulanan et parçası gibi hissettiriliyorum
Her seferinde kanıyor yüreğim.
Çünkü kimse kimseyi yüreğinden öpemiyor gerçekten...
Oysa ben onu ayak parmaklarının uçlarından,
Kalbine kadar, tam yüreğinden öperdim…
Cemre.Y.

Ağlamak


…Ağlamak…
Ağlamak bir eylemse, bu yürekteki arı damlalar nedir? 
Hıçkırıksız feryatlar mı?
Cemre.Y.

Mutluluk

…Mutluluk…
Mutluluk;
Kocaman bir çocuğun
Yüreğinde uçuşan minicik kelebeklerle
Lunaparkta koşuşurken
Rengarenk pamuk şekerlerle
Elma şekerlerinin de...
Hepsini birden görebilmesidir.
Cemre.Y.

Sevsen Bir Türlü


…Sevsen Bir Türlü…
Sonunu hep bildiğin,
Ama...
Defalarca izlemekten vazgeçmediğin bir filmdir aşk…
Sevsen bir türlü, sevmesen yürek yalnız.
Cemre.Y.

İyi Günler Sevgilim

...İyi Günler Sevgilim...
Velev ki kim bilir,
Sen şimdi neredesin,
Ne hallerdesin?
Öpüşün de solmuştur şimdi senin.
Şimdi sen...
Bir tek gülüşe razı,
Mutlu mu yoksa...
Hala umutlu musun?
Yoksa vaz mı geçtin çoktan her şeyden.
Artık, eskisi gibi tutkulu olmadığın da kesin.
Zira bizden sonra...
Mavili mevsimler çoktan soldu.
Sana iyi günler sevgili/m.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...