5 Aralık 2017 Salı

Her An


…Her An…
"Her an!"diye bir zaman dilimi varmış,
Kişiye göre hangi zaman dilimine ait olduğu değişiyormuş!
Bu esnada kulaktan kulağa adında bir oyun varmış,
Siz buradan "Durumu kötü imiş,
Her şey olabilir dediler."diyormuşsunuz,
Onlar sülalecek henüz yaşamakta olan cenazeye ağlaşıp,
Olmayan ölümü mezarına bile gömüyorlarmış!
Şükür ki on iki saattir henüz gelmedi ya beklenilen o, acı an!
Bundan sonraki o"Her an!"geldiğinde göreceğiz ki,
Sıradaki oyunları artık, hangisiymiş?
Cemre.Y.

Şiir Öbeği

...Şiir Öbeği...
Bana bir aşk acısı lazımdı
Oturdum şiirlerimi toparlıyorum.
Aynı şiiri bir kere daha…
Aynı yazamayacak olmaktan
Daha büyük ne acı olabilirdi ki!
Zaten yaktıklarımı saymazsak
Şiir edecek, kaç sıfatım,
Kaç harfim vardı ki!
Cemre.Y.

4 Aralık 2017 Pazartesi

Aşk Olsun

…Aşk Olsun…
"Aşk" olsun,....
Bu yağmurla iyi gider.
Cemre.Y.

Aşka Benzer Sihir

…Aşka Benzer Sihir...
Hayat bazen aşka benzer bir sihirdi oysa.
Şükür ki bütün azalarım tam ama...
Yazık ki hep bu kadar yarımım!
Bu kadar dahi olamıyorum bazen kendime…
Kasaplardaki vitrinlerdeki kıçına karanfil takılmış,
O hep arzulanan et parçası gibi hissettiriliyorum
Her seferinde kanıyor yüreğim.
Çünkü kimse kimseyi yüreğinden öpemiyor gerçekten...
Oysa ben onu ayak parmaklarının uçlarından,
Kalbine kadar, tam yüreğinden öperdim…
Cemre.Y.

Ağlamak


…Ağlamak…
Ağlamak bir eylemse, bu yürekteki arı damlalar nedir? 
Hıçkırıksız feryatlar mı?
Cemre.Y.

Mutluluk

…Mutluluk…
Mutluluk;
Kocaman bir çocuğun
Yüreğinde uçuşan minicik kelebeklerle
Lunaparkta koşuşurken
Rengarenk pamuk şekerlerle
Elma şekerlerinin de...
Hepsini birden görebilmesidir.
Cemre.Y.

Sevsen Bir Türlü


…Sevsen Bir Türlü…
Sonunu hep bildiğin,
Ama...
Defalarca izlemekten vazgeçmediğin bir filmdir aşk…
Sevsen bir türlü, sevmesen yürek yalnız.
Cemre.Y.

İyi Günler Sevgilim

...İyi Günler Sevgilim...
Velev ki kim bilir,
Sen şimdi neredesin,
Ne hallerdesin?
Öpüşün de solmuştur şimdi senin.
Şimdi sen...
Bir tek gülüşe razı,
Mutlu mu yoksa...
Hala umutlu musun?
Yoksa vaz mı geçtin çoktan her şeyden.
Artık, eskisi gibi tutkulu olmadığın da kesin.
Zira bizden sonra...
Mavili mevsimler çoktan soldu.
Sana iyi günler sevgili/m.
Cemre.Y.

3 Aralık 2017 Pazar

Öldük Lan Biz!

...Öldük Lan Biz!...
Eskiden martıları çok fena severdim
Onların her birini...
Göğünde uçtukları,
O denize...
Gerçekten de...
Aşık zan-e-der-dim.
Sonradan öğrendim.
Bütün martıların,
Önceleri...
Bir simide dahi tamah etmezken,
Sonralarıysa,
Balık dolu koca bir kasa için,
Denizi olmayan şehirleri bile aşabildiklerini.
Artık onlar...
Onlara atılacak, her bir simit için
Hiç denizi olmayan yerlere bile
Uça uça gitmek için...
Kendi denizlerinden, kendi balıklarından,
Öylece arsızca vazgeçebildiklerini!
Sonradan öğrendim.
Çok sonradan.
Şimdi mi?
Artık...
Yeterince...
Sev-e-mi-yorum hiçbirisini.
Hiç kimsem-i!
Kendim de bunlara çok dahil.
Zira konumuz...
Her ne vakit...
Sadece şiir değil de sadece aşk'sa
Aşk'sa...
Hep bir ağızdan susuyordunuz değil mi?
Susunuz zira...
Öldük lan biz!
Cemre.Y.

Ya Sen Şairim

…Ya Sen Şairim…
Tam unuttum diyorum
Bir şiirine rastlıyorum bir yerlerde!
Öyle ezberlemişim ki seni,
Hangi şiirini,
Kime, ne zaman yazdığını bile biliyorum.
İstem dışı,
Dosyalar arasına saklanmış,
Silmeye de bir türlü kıyamadığım,
O son resmimize uzanıyor elim.
Ne de güzel gülümsemişiz oysa maviye!
Ne de umutlu,
Ne de mutluymuşuz meğer!
Gözlerinin kuytusu bile
Yıldız, yakamoz şarkılar tutturmuş,
Dudaklarının kenarına güller konmuş,
Boğazının ilmeğini sevdiğim,
Alnının ortasına martılar konmuş.
Şimdi kaybolan yılların
Çetelesini tutmak zamanı adamım.
Bir daha aynı bakamadım ben
Beni kaydına alacak hiçbir coğrafyaya!
Bir daha da yazamadım hiçbir şiirimi aynı aşkla.
Senden sonra,
Hiç kağıttan kayık yapmadım mesela!
Ya sen şairim,
Peki ya senin?
Daha mutlu,
Daha umutlu,
Daha mavili resimlerin oldu mu?
Cemre.Y.

Isırgan Otu


…Isırgan Otu…
Şiirden anlamayan insanlara 
Nasıl anlatabilirsin ki
Isırgan otunun çiçeğinin 
Bir şaheser olduğunu...
Cemre.Y.

Umuda Bağlanıyorum

…Umuda Bağlanıyorum…
Arındırıyorum ruhumu, temize çekiyorum.
Affediyorum ve dua edesim geliyor yeniden.
Umuda bağlanıyorum hayatın ucundan.
Cemre.Y.

Derin Yaralar

…Derin Yaralar…
Ne derin yaralarımız vardı bizim 
Görenlerin uçurum sanıp
Yar'lıklarımızdan uçup kaçtığı…
Cemre.Y.

Günaydın Öpücüğü

…Günaydın Öpücüğü…
Halbuki senin için biriktirdiğim bir sürü günaydın öpücüğüm vardı.
Hepsi yapayalnız birer iyi geceler yastığının altında saklı kaldı.
Cemre.Y.

2 Aralık 2017 Cumartesi

Ruhuma Sığınırım

...Ruhuma Sığınırım...
Açıldıysa
Yine kabuğu bile kuruyup
Solmuş da izi kalmış
Derin yaraların ucu
Ruhuma sığınırım
Kendim dahil vücut bulmuş
Tüm insanlığın şerrinden.
Cemre.Y.

Sırrın Sana Kalsın

…Sırrın Sana Kalsın…
Güvenecek tek yerin sanal alemler iken,
Oralardan bile sana,
Kendilerince dar ağaçlarından urgan yapıyorlarsa.
Derdini bir daha bir yere dahi açma!
Sırrın sana kalsın,
Ya da git denize söyle.
Cemre.Y.

Basit Hatalar


…Basit Hatalar…
Büyük hatalarımı, 
Tecrübesizliğime vererek affedebiliyorum da, 
Basit hatalarıma herkesten çok kızıyorum!
Cemre.Y.

Kalbinizi Koruyunuz


…Kalbinizi Koruyunuz…
İnsanlık çoktan öldü hepimizin başı sağ olsun!
Sol göğsünüzün altına sağ elinizi koyduğunuzda
Hala ritmik atıyorsa kalbiniz, koruyunuz.
Cemre.Y.

Sürrealist


…Sürrealist…
Böyle bize uzaktan bakanlar,
"Yüce Rabbim burada bunlara sürrealist bir çalışma yapmış
Ama onlar yine de kavuşmuşlar." desinler.
Cemre.Y.

Yalnızlık

...Yalnızlık...
Aşkın tek bir harfine saatlerce anlamsızca gülümsersin ya
İşte o anlardır seni aslında hayatta tutan,
Yoksa ötesi cehennem.
Şimdi siz tek gecelik aşklara sevda diyorsunuz ya
Ben kaç yıldır sevdanın yaraları hala canımı yakıyor diye
Sezen Aksu şarkısı dinlemiyorum
Haberiniz var mı hu!
Bende isterim can sıkıntısından
Terasımda domates biber ekmek yerine,
Sevdiceğimi saçının telinden
Ayak parmağının ucuna kadar öpüp seveyim de...
İşte bunlar hep yalnızlık.
Cemre.Y.

Komik

…Komik…
Komik sevdalar,
Komik ayrılıklar,
Komik acılar,
Komik özlemler ve komik ölümler yaşadım ömrümde.
Ben hariç herkese komiktiler.
Cemre.Y.

1 Aralık 2017 Cuma

İntihar Eşiği

…İntihar Eşiği…
Başka şansın yok ki! 
Ben çok denedim inan! 
İntiharı ilk denediğimde,
Henüz on dokuz yaşımdaydım. 
Babam bana son kere, tacize yeltendiğinde…
Tacize yeltendiğinde...
Beşinci kattaki evimizdeki odamın
Kapısını kilitleyebilip,
"Kapıyı kırarsan atarım aşağı,
Bu camdan kendimi." diyen,
Pencere pervazlarına oturmuş
Bir genç kızı hatırlıyorum.
Rahmetli annem gelene kadar,
Orada beklemiştim. 
Saatler geçmiş, altıma bile işemiştim. 
Sonra annem geldi. 
Kıyamet koptu. 
Babam yapmaya çalıştıklarını,
Anneme anlatamayım diye 
Bıçağı kapıp dilimi kesmeye kalkıştı. 
Annem bana küstü bu olanlardan. 
Bende gittim,
Ne kadar antibiyotik iğne varsa kırdım, 
Ne kadar ilaç varsa toz haline getirdim. 
İksir yaptım kendime. 
Hepsini içtim. 
Beni kurtaran neydi biliyor musun? 
Son bir sigara içmek isteğim. 
Belki de…
Ondan bırakamıyorum bu mereti.
İçtim. 
Kustum. 
Odama kadar süründüm, yattım.
Üçüncü günüymüş baygınlığımın,
Annem beni ayağıyla dürttü. 
"Ölmedin mi daha! 
Ana yüreği böyle belli ediyordu ya sevgisini,
Öldüysen bir ses ver." diye. 
Ölmemiştim! 
Sustum. 
Böğrüm acıyordu, uyudum yine.
Doktora bile, götürmemişlerdi.
"Aman, polise ne deriz?" diye! 
Bu ilk deneyimimdi.
Merak edersen daha…
Devamını da anlatırım bir gün. 
Denemiştim bir, iki, kere daha da,
Şimdilik bu kadar özelimi bilmen yeter!
Böğrüm acıyordu, uyudum yine.
Yine böğrüm acıyor ama yaşıyorum hala, artık bilme!
Cemre.Y.

Tam Depresyona Gireceğim

...Tam Depresyona Gireceğim...
Tam depresyona gireceğim bir gülme tutuyo!
Doktor arkadaşlarım var ise,
Sonuna dek okumalarını ehemmiyetle rica ediyorum!
Bu aralar bana bir şeyler oluyor!
Yirmi Şubat'ta birkaç gündür vücudumda eskisine oranla daha çok
Büyüyüp genişleyen mor lekeler,
Ayrıca ayak bileklerimde oluşan ve kaşıntılı olan kırmızı gözenekler,
Birden gelen ama sürekli beyin çınlaması, aşırı mide bulantısı,
Dikkat dağınıklığı, hafıza kaybı, denge kaybı,
Genital organlarda gereksiz kanama ve gaita'da siyahlıkla "Acil" e gittim.
Semptomları söyler söylemez beni "Kırmızı" kapıya yolladılar,
Derhal kan testleri ve idrar testi alıp sonuçlara baktılar,
Protein ve sodyum azar miktarda düşük olmakla beraber
Total IEG orantısızca yüksek çıkmıştı.
Ertesi gün mutlaka randevusuz Dahiliyeye gitmemi,
Gece o saatte olmadığı için,
Gaita testine de bakılmasını söyleyip evime sepetlediler.
Ertesi gün Dahiliye bölümüne gittiğimde elimdeki testleri gösterip,
Şikayetlerimi söyleyince de
"Bu Cildiye'lik bana ne diye yollamışlar seni." deyip Cildiye'ye sevk etti.
Cildiye de tüplerce kan alıp, idrar ve gaita testi yapıp,
Ki bunlar çat çat çat olmuyor, birinin sonucunu ertesi gün,
Diğerinin sonucunu birkaç gün sonra alıyorsun.
"Senin Cildiye'lik işin yok,
Senin acilen Alerji Testi yaptırman gerekiyor!" deyip
"Alerjik Hastalıklar ve İmmünoloji bölümüne sevkini yaptım,
Derhal randevu alıp oraya git." diyor ki
En yakın randevu tarihini,
Haydarpaşa Abdülhamit Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bulabilmiştim.
Dün gittim, tam on sekiz çeşitten oluşan cilt alerji testi yaptılar,
Alerjim yok görünüyordu, doktor
"Cilt testinde çıkmadı kan tahlili yapmamız gerekiyor." dedi.
Saatlerce kan vermeyi bekledim iki tüp de orada kan aldılar,
"Sonucu ertesi gün doktora sorarsın." demezler mi!
Koşar adım doktora çıktım. "Doktor Bey etme eyleme,
Ben taa Esenyurt'tan geliyorum, buraya tekrar gelmek hem ağır külfet,
Hem de işimden bir gün daha olmak demek, etmeyin bir çare!" dedim.
"İyi madem telefonumu al yarın beni ara,
Bizlik bir şey varsa tıpış tıpış geleceksin,
Ama bizlik bir şey yoksa gelmene gerek bırakmam." dedi.
Rica minnet başarmıştım da ancak akşam evime ulaşmıştım.
Bugün öğleden sonra aradım doktorumu, yoğunmuş
"Bir saat sonra ara." dediler.
Bir saat sonra aradım yine aynı şeyi dediler derken
Akşamüstü ulaşabildim doktoruma!
TC filan derken zaten e-devletten görmüş olduğum sonucu,
Bana telefonda söyledi,
"Alerjik reaksiyonunuz yok fakat Total İGE çok fazla yüksek!
Daha önce 556 idi orada 450 çıkmış ve bunun nedenin bulunması gerekiyor,
Bizlik bir durum yok! Stresten bile olabilir,
Sizin Cildiye'ye gitmeniz ve "Alerji testlerimi yaptırdım alerjim yokmuş deyip,
Bu durumun gerçek nedenini bir an önce bulması gerekiyor,
O bulamaz ise de Dahiliye'ye gitmeniz lazım acil
Ama sorun kesin alerjik değil" demesin mi!
Yutkundum bir...teşekkür edip kapattım.
Ne de olsa koskoca doktordu karşımdaki,
"Lan AMK'nın çocuğuuu ben zaten sırasıyla oralardan geldim,
Bulamadılar da sana yolladılar,
Şimdi aynı yolu gerisin geri neden gideyim? Deli miyim?" diyemedim.
Sözün Özü: Anlaşmalı olduğunuz firmaların
Kimyagerlerince halka karşı etki ve tepkisinin ne olacağını henüz bilmediğiniz,
Yeni virüs'ler yayıyorsunuz!
Sonra da onları stresten bile olabilir diye bulamaya bulamaya,
Yeni bir hastalık icat edecek ve ona da yeni bir ilaç telkin edeceksiniz!
Hani hatırlıyor musunuz!
Biz daha antibiyotiğin A'sını bilmezken
Aksırsak, tıksırsak, başımız ağrısa, grip olsak,
Sizler bizlere antibiyotikli ilaçları reçete ediyordunuz!
Sadece biz büyüklere değil,
Küçücük bebelerimize dahi hiç düşünmeden yazıyordunuz!
Şimdilerdeyse çarşaf çarşaf,
"Doktorunuz yazmasa bile siz istemeyin,
Çok tehlikeli bağışıklık sistemini çökertiyor!" diyorsunuz!
Bilincine varalı yıllar oldu ne çocuğuma ne de kendime,
Çok zorda kalmadıkça içmeyi reddettim ama içmişliğim vardır ille de!
Peki sizce ben antibiyotikli miyim?
Yoksa yolladığınız virüslerden birinden
Bana uygun bir hastalık icat edemediniz mi?
Havuzunuz o kadar genişlemedi mi!
Başından sonuna geldiğim onca bölümün,
Sonundan başına gidip,
Farklı farklı araştırmalarınıza örnek olmak zorunda mıyım?
Gitmiyorum kardeşim yine Cildiye ve dahasına ve vs.sine!
Tam depresyona gireceğim, bir gülme geliyo...
Selam eder, saygılarımı sunarım.
Bir daha kimse bana hasta olduğumda doktora git filan demesin!
On altı gündür haftada bir kere farklı hastanelere gitmekten,
Her gittiğimde türlü çeşit şeylerle beraber ikişer üçer tüp kanımı vermekten,
Kollarımın iğne delikleri ile dolmasından...
Daha bugün alerji testi için on sekiz delik açtılar ve dahası
Neyim olduğunu bulamamalarından yoruldum.
Devlet hastanelerinin beni pinpon topu gibi oradan oraya sevk etmesinden
Ki biri de taaa ebesinin nikahıydı yoruldum!
Bundan sonra bir şeyim olduğunda bir daha doktora filan gitmiycem,
İşimden bir gün izin alıp yatıp dinlenip ertesi gün işime gidicem.
Nasıl olsa neyim olduğunu bir tamam bulamıyolar!
Ben kendi kendime teşhisimi koyup "Strestendir." der geçerim.
Cemre.Y.

Sarılmadan Gitme Bence

...Sarılmadan Gitme Bence...
Son kez sarılmadan gideceksin biliyorum...
Git madem ama…
Kaburgalarım özlemeyecek seni...
Seviyorsan uzaklar engel değil
Ancak dönüşüne yetecek kadar
Sıkı sarılmak lazım!
Son kez sarılmadan gitme bence
Dönmeyecek her sevgilinin
Bir sebepsiz bekleyeni mutlaka vardır.
Cemre.Y.

O, Öldü!

...O, Öldü!...
Binlerce...
Zamanlarca...
Yürürken bile okumuş olduğum
Bir tek kitapta okuduğum en derin tek romandı,
O tek cümle!
“O, öldü!”
İlk yutkunamadığımda henüz!
Altı yaşındaydım hikayesi bi babaya bedel,
İkincisinde on iki yaşındaydım,
Bir daha hiçbir dilenciye sadaka vermemeye bedel,
Üçüncüsünde yirmi altı yaşımdaydım,
Kızım kucağımda, bir boşanma adliyesinin,
Herhangi bir sarayında,
Bir daha hiç evlenmemeye bedel.
Dördüncüsünde otuz altı yaşındaydım,
Bir daha hiç hayal kurmamaya bedel.
Beşincisinde kırk yaşındaydım,
Dilimde bir şarkı her şey için
“Yeniden denemeye değer!”
Oysa yutkunamıyorum yine,
Cevap veriyorum ilk kez, o tek cümleye...
Ben, öldüm zaman zaman birilerinize de
Hiç de biriniz bari duymadınız!
Hem de kaçar kere öldüm hepinize!
Merak etmeyin helva falan da sevmem ben.
Üstelik birkaç kere de
Kendime hatim etmişliğim var
Kur-anın arapçasından...
Dirimin küllerini avuç avuç savuranlaraysa
Kalubeladan beridir alışkınım!
Hala çoklarınızdan daha çok "Adam!" gibi "Adam!" ım
Nerede benim gardaşım!
Burada!
Sinemde...
Böylece de boğazınızda kalırım aga!
Boşuna yutkunmayın!
Cemre.Y.

İşte Ben Seni Hep Öyle Sevdim

…İşte Ben Seni Hep Öyle Sevdim…
Çok yorgunum efendim.
Bakma "Sana dair!"li,
Hala çeyrek umutlu
Tam öpüşlü nefesimi sakladığıma.
Umudumu, unuttuğum anda geldin.
Daha dağınık ortalığım,
Yanım, yörem, saçım, başım,
Gülüşüm bile yarım yamalak.
Oysa şimdi,
Ne çok sevinmeliydim değil mi?
Kusura bakma sevdiceğim,
Geleceğini hiç bilemedim.
Her tarafım, yürek kırgınlığı.
İşte ben seni hep öyle sevdim.
Cemre.Y.

Dinleseydin

...Dinleseydin...
Nerelerdeydin be sevgili...
Oysa sana daha,
O upuzun sapsarı saçlı kadının,
Saçlarının kendine nicedir ağır gelip,
Bir "Söz!" dedi diye saçlarını nasıl da öylece
Bir kuaför masasının altında bıraktığını,
Anlatacaktım...
Uykun geldi değil mi!
Uyu madem...
Rahat ve sımsıcak uyu,
Susarım ben.
Hem de öyle bir susarım ki
Ne sen duyabilirsin hayata sağırlığımı,
Ne de ben duyabilirim,
Hayata bütün ağırlığımı,
Sonrası siyah saça mavi!
Hiç de o kadar marjinal değil, değil mi.
Anlatacaktım hepsini, her şeyi...
Dinleseydin.
Cemre.Y.

Ön Yargısız İnfaz

…Ön Yargısız İnfaz..
Hiç tanımadın beni...
Hiç merak bile etmedin,
Kimdir, nedir, nasıl biridir diye...
Sen ve onun arkadaşları, hatta bütün çevresi,
Sevdiğinizi, karındaşınızı koruyordunuz güya
Acımasız sözlerinizle beni yargılarken,
Ben hep susuyordum,
Başım önde" Kendilerince haklıdırlar" diye.
Yaşadığım kaderi ben seçmedim,
Kadere inanıyorsan eğer,
Biliyorsundur, Ahzap suresi 38. ayetinin
2.cümlesi der ki "Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek
Yazılmış bir kaderdir."
Dedim ya ben seçmedim kaderimi,
Senin de, annenin de, babanın da seçemediği gibi…
Ben seçmedim anamı, babamı ailemi,
Hatta ilk eşimi, ilk sevdadır sandığımı da ben seçmedim.
Sevgiye acıkmıştım bir hayli, o geldi, ben cahildim,
Bilemedim onun beni aslında hiç sevmediğini.
Ve hatta yıllar sonra da yeniden
Evlenmek istediği için ayrıldığı kadını
Benimle aldatmak isteyecek kadar
Sonradan seveceğini.
Bilemedim anam sandım, babam olamayan baba sandım onu.
Ona sarıldım, onunla tutundum hayata.
İşte sırf o yüzden ve kızım için
O da pişmanlığım değildir benim.
Bir kez olsun merak etseydin anlatırdım sana hayatımı.
Belki bir film senaryosu yapardık.
Seçtiğim tek şey, bana yaşam pınarım olan kızımdı.
Onu ben seçtim işte,
Pişman da değilim asla!
Oysa ben seni hiç tanımadan sevdim,
Çünkü sen sevdiğimin sevdiğiydin,
Çünkü sen ve ailen onun değerlileriydi,
Zaten bana da bu yeterdi.
Çünkü benim sevdiceğim
Sizin daha iyi olabilmeniz için,
Sizin evlenebilmeniz için çırpınıyordu,
Çünkü benim sevdiğimin
Yüreği eziliyordu, size istediğiniz gibi
Bir hayatı sağlayamadığı için.
Benim sizi sevmemem demek ona ihanet olurdu.
Peki sen, sen neden ihanet ettin kardeşine.
O beni seviyordu ve sadece bir tek,
Ve belki de en önemlisi senin desteğini arıyordu.
Sen onu, onun seni sevdiği kadar
Sevmiyor muydun ki beni hiç sevemedin....
Hiç anlamaya çalışmadın belki bizi,
Belki sevgiye bile inanmıyordun sen!
Bizim de mantığımızın olmazları
Olamayacakları vardı elbet ki
Zaten oldurmadılar ya,
Şimdi biten bir sevdanın ardından yazıyorum sana.
Ben seni hiç yargılamadan,
Sen nasıl idam ettin ki beni,
Nasıl kıydın ki bana!
Ciğerimin çiziğine,
Kanayan kanaması durmak bilmeyen yarama,
Kardeşine nasıl kıydın...
Onu da ben seçmedim mesela....
Her şey öylesine, öyle çabucak gelişti ki!
Sanki kanserli bedenleriz,
Sanki bir buçuk sene biçilmiş
Ömrümüzden sadece.
Çok çok, çabucak yaşayıp
Öldüreceğiz yüreklerimizi.
O, sırf başkaları öyle uygun görüyor diye
Başka hayatlar yaşamaya gidecek,
Ben, belki unutabilirim diye
Başka ümitler yeşertmeye çalışacağım,
Yaradan yamalıklarla dolu yüreğime.
Hiç bir şey söyleme sakın bana
Ama istersen, kaldıysa hakaretin
Sevdama saygıdır, et, susarım ben!
Yine de ben sevdim işte seni,
Yüreğimin çiziğini hala sevdiğim için,
"Onun bütün sevdikleri benimdir" dediğim için.
Ne zamandır söylemek istedim sana bunları.
Ama öyle olmalıydı ki,
Senden yardım dilenen değil,
Belki yardım eden olmalıydım.
Belki bundan sonraki hayatında
Bir restorana gittiğinde ve yemek geldiğinde,
Tadına bakmadan tuz atmazsın.
Olur ya ön yargı duvarlarını aştığında,
Gereksiz yere belki de tam tadında bir yemeği,
Çok tuzlayarak ziyan etmezsin.
Biz bittik artık, kim olmak istiyorsa,
Varsın mutlu olsun.
Şimdi onun bir yanı yarım, benim her yanım.
Anlamadın değil mi?
Onu çok sevdim.
Bu çok kelimesi bile o kadar az ki.
Çünkü o benim ikinci ve en güzel doğrumdu.
Biri kızım, biri o....
Bu kadar yıllık hayatımda
Yüreğimin sadece iki çiziği oldu benim
Ve ne hikmettir ikisi de her daim kanamakta…
Çünkü artık yokluk duygularımı
Aramadım, bulmadım onda ve kızımda.
Çünkü ben, onda hesap kitap yapmadım,
Neyim varsa onundu, neyi yoksa, ortaktık.
Çünkü ben pazarlıklı bir aşk
Hiç yaşamadım ömrümde...
Çünkü ben, "Sana en lüksünden bir daire,
Araba ve bankada istediğin kadar para!" diyenlere inat,
Sırtımda taşıdım yirmi beş kiloluk kömür çuvalını,
Buzdan yuva olmuş evime yıllarca....
Ve öyle canım yandı ki...
Yaktım, yaktım da ısınamadım o kömürlerle.
Öyle canım yandı ki,
Önümde duran son model arabalara binmezken
Fırtına, boran altında saatlerce otobüs beklerken…
Ama her zaman başım dik, alnım ak oldum....
İstemedim mi sanıyorsun.
Herkes işten döndüğünde sıcacık çorbasıyla karşılanırken,
Kaynamış değil, ılık bir su bari bulabilmeyi...
Ama satmadım hiç kendimi üç kuruşluk rahatlık uğruna…
Sen bunun nasıl bir duygu olduğunu anlayabilir misin?
Ben onu, yoklarıyla, yokluklarıyla sevdim yani.
Belki sen eşini bile öyle sevemezdin,
Tınmazlar'ın ilk prensesi...
Dedim ya şimdi artık bitti.
Günümüz doldu on gün önce....
Yatırdılar bizi bir sal'a, benim cenaze namazımı kıldınız.
O gitti bilinmeyenler ülkesine....
Size göre namuslu,
Size göre dokunulmamış,
Size uygun birini bulmaya.....
Halbuki hiç kimse onun dokunduğu gibi dokunmamıştı bana.
Halbuki o kadar çok ilklerim vardı ki onunla.
Ama onun bilmesi yetmezdi,
Sizin kitaplarınıza uygun bir karakter değildim ben.
Halbuki ben başka bir kitaptım,
Bir merak edip alıp okumaya çalışsaydınız kesin severdiniz,
Ne fayda artık!
O gitti, sizin ona tam layık sanacağınız bir hayat bulmaya.
Dedim ya siz,
Aslında,
Onun sizi sevdiği kadar hiç sevmediniz onu.
Ben bile sevdim sizi de
"Gitme" diyemedim, yüreğimin atışına.
Şimdi tek cümle kaldı geriye....
Asillerden jüri üyesiydin amma
Hiç tanımadın beni,
Peki nasıl idam ettin?
Belki siz hiç sevmediniz onu
Onun sizi sevdiği kadar
Öyle ya sizin istediğinizi yapmaya gitti,
Yüreğinin değil.
Gitti...
Bittik...
Cemre.Y.

Çeker Giderim

…Çeker Giderim…
Bugün de beni özlemedin ya
O ayrılığın gözlerinden öperim.
"Eyvallah!" der,
Senden de,
Anılarından da,
Bütün acılarından da
Çeker giderim.
Cemre.Y.

Yara Kabukları

…Yara Kabukları…
"Yara kabuklarınla oynama kızım,
Bu mevsimde geçmez yaralar,
Çok kanarlar." derdi annem.
Kendimi kalbimin kapağını
Gizlice aralarken yakaladım.
Geçip bitme diye demek ki.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...