| …Ömrüme Hoş Geldin Adamım… |
| Tam adamlığına göre sevmişim seni, |
| Ne çok fazla gereksiz laf! |
| Ne de safi cinselliğe dayalı boş beyin… |
| Tam adamlığına göre sevmişim seni, |
| Gülüşünün… |
| Gül kıvrımından öptüğüm, |
| Ömrüme hoş geldin adamım. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
9 Kasım 2017 Perşembe
Ömrüme Hoş Geldin Adamım
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
8 Kasım 2017 Çarşamba
Çiçekli Kalpler
...Çiçekli Kalpler...
Ne tuhaf!
Zamanlar arası yolculuğu
Ne de kolay yapıyor buzdan yürekler!
Sayfalarını silince hayatın
İzleri de yok olacak diye
Garip hayaller kuruyorlar!
Sadece tebessüm ediyorum onlara...
Yazık ki siz!
Çiçekli kalpleri ancak seralarda görürsünüz.
Cemre.Y.
Ne tuhaf!
Zamanlar arası yolculuğu
Ne de kolay yapıyor buzdan yürekler!
Sayfalarını silince hayatın
İzleri de yok olacak diye
Garip hayaller kuruyorlar!
Sadece tebessüm ediyorum onlara...
Yazık ki siz!
Çiçekli kalpleri ancak seralarda görürsünüz.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Zümrüdüanka
...Zümrüdüanka...
Ulannn!
Ruhum ruhunu öpüyor şu anda
Her nerede, ne anlarındaysan.
Evet, ulan seni hala seviyorum,
Boynundan öpmek istediğim o, ilk an, gibi...
Kokunu duyamadığımı mı sanıyorsun,
Her zerren nefesimde...
Unuttun mu astım hastasıyım ben,
Her kokuyu, her zerresinden nasıl ayırt edebildiğimi!
Bir tek yokluğun koyuyor yıldızlar konunca gecelere...
Kendime bağlıyorum imkansızlığımızın ip uçlarını...
Sonra ona da susuyorum,
Zira geçen geçmiş, ölen ölmüştü çoktan.
Soran olursa hani nasılız diye yaşıyoruzdur çok şükür.
Şimdi...
Şu an...
Gülümsüyorsun.
İşte tam da gülüşünün kal gamzesinden öpüyorum seni,
Kıskanma sevgilim, hala şiir yazabiliyorum diye,
Eski şiirlerime azıcık ucundan sen katıyorum, yeniliyorum,
Yeniliyorum, bu aralar yeni şiir geçmiyor içimden.
Sakın korkma, hala mümkün olduğunca çok seviyorum seni,
Zira ne kadar çok seversem, sen de ne kadar çok gelmezsen...
İşte o kadar çok çabuk unutabileceğim seni.
Az kaldı sevgilim,
Yüreğimdeki bütün yara kabukları öylece kayıp düşecek.
Önce birer yıldız kayması gibi, yanık izi gibi,
Birer hücre kaybı gibi görünecek,
Sonra sonra bütün dokular yenilenecek...
Unuttun mu Zümrüdüankayım ben.
Hep küllerimden doğarım ya
Bu sefer ne kül olacak, ne yangın, ne de kor!
Bu sefer...
Yüreğimi sen de dahil, hepinize terk ettim ben.
Hislerimi kaybettim.
Öyle hükümsüz falan da değil.
Ulann!
Şah damarlarından öptüklerim,
Siz hepiniz birer cinayetimin,
Faili çoktan belli maktulüsünüz.
Hepiniz birer sevdamın celladısınız.
Ama yine de, hakkım helal olsun hepinize.
Gerek falan yok, mahşerde kul hakkıyla falan görüşmeye.
Son kere bu şiirimi, çok uzattım biliyorum.
Varsın bundan sonraki geceler,
Bütün yıldızlar size kaysın.
Ha bu arada, haberiniz olsun...
Zümrüdüanka da zaten bir efsane.
Neyse ya neyse!
Eyvallah mirim,
Bu hikaye de burada biter.
Cemre.Y.
Ruhum ruhunu öpüyor şu anda
Her nerede, ne anlarındaysan.
Evet, ulan seni hala seviyorum,
Boynundan öpmek istediğim o, ilk an, gibi...
Kokunu duyamadığımı mı sanıyorsun,
Her zerren nefesimde...
Unuttun mu astım hastasıyım ben,
Her kokuyu, her zerresinden nasıl ayırt edebildiğimi!
Bir tek yokluğun koyuyor yıldızlar konunca gecelere...
Kendime bağlıyorum imkansızlığımızın ip uçlarını...
Sonra ona da susuyorum,
Zira geçen geçmiş, ölen ölmüştü çoktan.
Soran olursa hani nasılız diye yaşıyoruzdur çok şükür.
Şimdi...
Şu an...
Gülümsüyorsun.
İşte tam da gülüşünün kal gamzesinden öpüyorum seni,
Kıskanma sevgilim, hala şiir yazabiliyorum diye,
Eski şiirlerime azıcık ucundan sen katıyorum, yeniliyorum,
Yeniliyorum, bu aralar yeni şiir geçmiyor içimden.
Sakın korkma, hala mümkün olduğunca çok seviyorum seni,
Zira ne kadar çok seversem, sen de ne kadar çok gelmezsen...
İşte o kadar çok çabuk unutabileceğim seni.
Az kaldı sevgilim,
Yüreğimdeki bütün yara kabukları öylece kayıp düşecek.
Önce birer yıldız kayması gibi, yanık izi gibi,
Birer hücre kaybı gibi görünecek,
Sonra sonra bütün dokular yenilenecek...
Unuttun mu Zümrüdüankayım ben.
Hep küllerimden doğarım ya
Bu sefer ne kül olacak, ne yangın, ne de kor!
Bu sefer...
Yüreğimi sen de dahil, hepinize terk ettim ben.
Hislerimi kaybettim.
Öyle hükümsüz falan da değil.
Ulann!
Şah damarlarından öptüklerim,
Siz hepiniz birer cinayetimin,
Faili çoktan belli maktulüsünüz.
Hepiniz birer sevdamın celladısınız.
Ama yine de, hakkım helal olsun hepinize.
Gerek falan yok, mahşerde kul hakkıyla falan görüşmeye.
Son kere bu şiirimi, çok uzattım biliyorum.
Varsın bundan sonraki geceler,
Bütün yıldızlar size kaysın.
Ha bu arada, haberiniz olsun...
Zümrüdüanka da zaten bir efsane.
Neyse ya neyse!
Eyvallah mirim,
Bu hikaye de burada biter.
Cemre.Y.
Labels:
bu sefer,
efsane,
eyvallah,
gelme,
helal,
hücre,
imkansız,
kabuk,
kayıp,
mirim,
nefes,
neyse,
ruhum,
yama,
yıldız,
yokluğun,
Zümrüdüanka
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Seni Bekliyorum Yağmur Ortasında
...Seni Bekliyorum Yağmur Ortasında...
Yağmur yağıyor yine olanca haşmetiyle...
Yağmur yağıyor yine olanca haşmetiyle...
Kaçılamayan tek şey olduğunun bilinciyle
Bu sefer de saçaksızım.
Çil yavrusu gibi dağılıveren insanları gördükçe
İstem içi gülümsüyorum hallerine!
Nasıl da kalkansızlar,
Nasıl da kınsız kılıçsız biçareler!
Hele içlerinden bazılarının
Akıyor maskeleri kirpiklerinden
Delinin teki bakışları yönüme siper
Ağır adımlarla arşınlıyorum
Nihayet boşalan bana kalan sokakları.
Onlar saçak altlarında yağmura küfrederken
Usulca yürüyorum neredeyse
Her damlayı içe içe.
Bu sefer hazırlıksız değildim ama
Dünden biliyordum haberler söylemişti.
Marmarayı sağanak basacaktı.
Bile bile şemsiyesiz çıktım sabahtan evden.
Ipıslak bir kedi yavrusu masumiyetiyle
Sen-i bekliyorum.
Kim bilir kaç yüz milyon kere
Koltuğuna oturduğun o kafede.
Yooo erken gelmedim hiç de!
Çünkü...
Ama önce...
Kendimi hatırlamalıydım.
Buz gibi bir bira söyledim
Yanında da elma dilim patates
Hardal sosları yokmuş ya neyse!
Yağmurdan kaçak insanlarla
Çoktandır buraya ortak insanların
Tam ortasındayım.
Sen-i bekliyorum yağmur ortasında.
Kırkımı geçmeye azimli geçen yıllar içinde
Kim bilir kaç defalar
Bekledim ben seni, beni, bizi?
Her seferinde buldum da kendimi.
Yalnız kalkmışlığım çoktur
Böylesi masalardan
Ya işi çıkar, ya acil bir şeyi...
Bu sefer hazırlıksız değilim ama
Bu sefer bile isteye unuttum evde şemsiyemi.
Bilirsin nadiren tarih düşerim yazdıklarıma.
Seni bekliyorum
Bugün günlerden sen olması gereken seni.
Cemre.Y.
Çil yavrusu gibi dağılıveren insanları gördükçe
İstem içi gülümsüyorum hallerine!
Nasıl da kalkansızlar,
Nasıl da kınsız kılıçsız biçareler!
Hele içlerinden bazılarının
Akıyor maskeleri kirpiklerinden
Delinin teki bakışları yönüme siper
Ağır adımlarla arşınlıyorum
Nihayet boşalan bana kalan sokakları.
Onlar saçak altlarında yağmura küfrederken
Usulca yürüyorum neredeyse
Her damlayı içe içe.
Bu sefer hazırlıksız değildim ama
Dünden biliyordum haberler söylemişti.
Marmarayı sağanak basacaktı.
Bile bile şemsiyesiz çıktım sabahtan evden.
Ipıslak bir kedi yavrusu masumiyetiyle
Sen-i bekliyorum.
Kim bilir kaç yüz milyon kere
Koltuğuna oturduğun o kafede.
Yooo erken gelmedim hiç de!
Çünkü...
Ama önce...
Kendimi hatırlamalıydım.
Buz gibi bir bira söyledim
Yanında da elma dilim patates
Hardal sosları yokmuş ya neyse!
Yağmurdan kaçak insanlarla
Çoktandır buraya ortak insanların
Tam ortasındayım.
Sen-i bekliyorum yağmur ortasında.
Kırkımı geçmeye azimli geçen yıllar içinde
Kim bilir kaç defalar
Bekledim ben seni, beni, bizi?
Her seferinde buldum da kendimi.
Yalnız kalkmışlığım çoktur
Böylesi masalardan
Ya işi çıkar, ya acil bir şeyi...
Bu sefer hazırlıksız değilim ama
Bu sefer bile isteye unuttum evde şemsiyemi.
Bilirsin nadiren tarih düşerim yazdıklarıma.
Seni bekliyorum
Bugün günlerden sen olması gereken seni.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Hikayelerimin Rengi
| ...Hikayelerimin Rengi... Yazdıkça, Hikayelerimin rengi soluyordu aslında ve ben artık Bazı şiirsel düşlerimi Romanıma renk kılmaya karar verdim. Artık hep o an gibi gülümsenip, Unutulacak bir resim değilim! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ya Denk Gelirsek Aynı Şiirde Birbirimize
| …Ya Denk Gelirsek Aynı Şiirde Birbirimize… |
| Ölesiye ödüm kopuyor aslında, |
| Ya hiç ummadığımız bir anda |
| Şiirlerimiz çarpışırsa birbiri ile…. |
| Ya aynı geçmişe, |
| Sevmişe, sevmemişe |
| Saydırırken öylece… |
| Ya yine denk gelirsek |
| Aynı şiirde birbirimize. |
| Bir daha asla no’lur! |
| Çarpışmasın hecelerimiz dahi. |
| Hiç yoktan! |
| “Hiç yok”larımızla |
| “Biz”e aşık olmayalım yine yeniden! |
| Ben sakarım ya biraz, |
| Sen temkinlisin ya, |
| Çok dikkat et! |
| Aman sakın ha! |
| Olmadık zamanda! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Onu Da Söküp Almasını Bilirim
...Onu Da Söküp Almasını Bilirim...
Günler bana,
Zemheriye doğru akıp giderken,
Bahardan çalınma kır çiçeklerini serme yoluma!
Kendime doğru,
Damağımda kekremsi şiirlerimle çekilirken,
Destansı şiirlerinle yağma son durağıma!
Sonbaharın,
Son yaprakları da ayaklar altında ezilirken
İlkbahardan kalmış
Bir papatyayla çıkıverme karşıma!
Değil bir tek papatya,
Aniden bir fırtına çıkıverirse,
Gazeller yerine,
Birkaç yağmurlu yaprak
Takılıverir ayak tabanına!
Sana ben öylece
Doğru mevsimlerim le gelirken,
Aklına, kim, ne koyuyor bilemem ama!
Ya usanmadan var olma,
Ya da hiç yok olma!
Öyle bir giderim ki senden.
Kaç mevsim geçse de üstümden,
Ağustos sıcağında
Ellerin üşüyüverir aniden!
Bakıp durduğun resimlerimde
Hep gülümseyen yüzüm,
Kalbimdir benim.
Ama merek etme
Onu da söküp almasını bilirim
Cemre.Y.
Günler bana,
Zemheriye doğru akıp giderken,
Bahardan çalınma kır çiçeklerini serme yoluma!
Kendime doğru,
Damağımda kekremsi şiirlerimle çekilirken,
Destansı şiirlerinle yağma son durağıma!
Sonbaharın,
Son yaprakları da ayaklar altında ezilirken
İlkbahardan kalmış
Bir papatyayla çıkıverme karşıma!
Değil bir tek papatya,
Aniden bir fırtına çıkıverirse,
Gazeller yerine,
Birkaç yağmurlu yaprak
Takılıverir ayak tabanına!
Sana ben öylece
Doğru mevsimlerim le gelirken,
Aklına, kim, ne koyuyor bilemem ama!
Ya usanmadan var olma,
Ya da hiç yok olma!
Öyle bir giderim ki senden.
Kaç mevsim geçse de üstümden,
Ağustos sıcağında
Ellerin üşüyüverir aniden!
Bakıp durduğun resimlerimde
Hep gülümseyen yüzüm,
Kalbimdir benim.
Ama merek etme
Onu da söküp almasını bilirim
Cemre.Y.
Labels:
ağustos,
bahar,
benim yolum,
çiçek,
etme,
fırtına,
karşı,
merak,
mevsim,
papatya,
resim,
sonbahar,
şiir,
yağmur,
yaprak,
zemheri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
7 Kasım 2017 Salı
Rengarenk Balonlar
...Rengarenk Balonlar...
Bazen de eser rüzgar en kasım lodoslarından.
Zaten zemheri ayazında kim bana
"Benimle bir yaz düşü kur." dedi ki.
Lunaparkın önünden geçerken biri yanlışlıkla
Rengarenk balonlar tutuşturmuştur elime,
O kadar da hazırlıksız ve sevinçli bir çocukmuşum,
Balonlarım hep benim olsun diye ipini
Koluma bağlamaya çalışırken
Hepsi birden uçuvermiş gökyüzüne.
Öyle işte...hepsi o kadar!
Hepsi o kadar!
Cemre.Y.
Bazen de eser rüzgar en kasım lodoslarından.
Zaten zemheri ayazında kim bana
"Benimle bir yaz düşü kur." dedi ki.
Lunaparkın önünden geçerken biri yanlışlıkla
Rengarenk balonlar tutuşturmuştur elime,
O kadar da hazırlıksız ve sevinçli bir çocukmuşum,
Balonlarım hep benim olsun diye ipini
Koluma bağlamaya çalışırken
Hepsi birden uçuvermiş gökyüzüne.
Öyle işte...hepsi o kadar!
Hepsi o kadar!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Durma, Başla Yeni Hayatına!
...Durma, Başla Yeni Hayatına!...
Üşüyorum...
Donuyor yine ellerim, ayaklarım, hatta iliklerim.
Ama en çok da gider ayaklarım.
Ve artık...
Çok iyi biliyorum bu sanrısız olasıca sanrıları.
Bu varlık içindeki yokluğunu...
Hani kör olsam da ezberimsin ya!
Sen benden başka herkesin seçeneğisin.
Benden başka herkese
Bana çeyrek bilet, herkese tam olan sen...
O en eşsiz, en sessiz şarkılarını söylerken
Bana papatya, kendineyse sarı laleler uzatıp durmasan!
Ama o en eşsiz, en sessiz şarkılarımı,
Sana lale, banaysa papatyalı uzatıp durmasam!
Kim bilir kaç kere hiç buluşmamak üzere ayrılırdı yollarımız!
Ey benim benden sonra bile bütün yolları
Bensiz geçmeni istediğim.
Kaderime rast gelmesin dilediğim.
Kederlerimden uzak dileklerim.
Artık daha da büyüme sen.
Zaten geç kaldın bana çocuk olmaya
Beni de affet öylece çekip gidiyorum diye!
Artık yeniden doğamazsın elbette
Bende doğamamıştım zaten!
Ama...
Yılma!
Yorulma!
Korkma!
Ve artık üzülme.
Sahi sen çocuk…
Benden önce neresinde kalmıştın çocukluğunun!
Durma, başla yeni hayatına!
Cemre.Y.
Üşüyorum...
Donuyor yine ellerim, ayaklarım, hatta iliklerim.
Ama en çok da gider ayaklarım.
Ve artık...
Çok iyi biliyorum bu sanrısız olasıca sanrıları.
Bu varlık içindeki yokluğunu...
Hani kör olsam da ezberimsin ya!
Sen benden başka herkesin seçeneğisin.
Benden başka herkese
Bana çeyrek bilet, herkese tam olan sen...
O en eşsiz, en sessiz şarkılarını söylerken
Bana papatya, kendineyse sarı laleler uzatıp durmasan!
Ama o en eşsiz, en sessiz şarkılarımı,
Sana lale, banaysa papatyalı uzatıp durmasam!
Kim bilir kaç kere hiç buluşmamak üzere ayrılırdı yollarımız!
Ey benim benden sonra bile bütün yolları
Bensiz geçmeni istediğim.
Kaderime rast gelmesin dilediğim.
Kederlerimden uzak dileklerim.
Artık daha da büyüme sen.
Zaten geç kaldın bana çocuk olmaya
Beni de affet öylece çekip gidiyorum diye!
Artık yeniden doğamazsın elbette
Bende doğamamıştım zaten!
Ama...
Yılma!
Yorulma!
Korkma!
Ve artık üzülme.
Sahi sen çocuk…
Benden önce neresinde kalmıştın çocukluğunun!
Durma, başla yeni hayatına!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Yemedim
...Yemedim..
Ekmek aldıydım,
Son haftanın akşamında eve gelirken.
Acıkmıştıysam da bir hayli!
Yani senle bari…
Bir yumurtaya bulayıp bir meşk edebilirsem,
Billahi kızartıp yiyecektim!
Bütün yemek ikramları da sanaldı...
Vazgeçtim, yemedim.
Cemre.Y.
Ekmek aldıydım,
Son haftanın akşamında eve gelirken.
Acıkmıştıysam da bir hayli!
Yani senle bari…
Bir yumurtaya bulayıp bir meşk edebilirsem,
Billahi kızartıp yiyecektim!
Bütün yemek ikramları da sanaldı...
Vazgeçtim, yemedim.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaç Harf Etti
…Kaç Harf Etti...
Senin adın her ne zaman harf harf mısra olup,
Hiç ummadığım o anda önüme çıksa…
Yüreğim oynar yerinden de kaburgalarımı zorlar!
Nefesim hıçkırıklara dolanır ömrüme de
Hayatımı yoklar!
Ben bir kere daha ölürüm sensizlikten de.
Neyse üzülme!
Yarın yine başka doğarım yar.
Sana demiştim oysa zamanında
"Hiç kimse sen gibi, hiç kimse ben gibi,
Hiç kimse biz gibi…
"Biz" i böyle sevmeyecek bir daha ey yar!"
Şimdi söyle bana kaç harf etti
Üstümüze…
"Biz!"siz yapışıp kalan bütün o adlar!
Cemre.Y.
Senin adın her ne zaman harf harf mısra olup,
Hiç ummadığım o anda önüme çıksa…
Yüreğim oynar yerinden de kaburgalarımı zorlar!
Nefesim hıçkırıklara dolanır ömrüme de
Hayatımı yoklar!
Ben bir kere daha ölürüm sensizlikten de.
Neyse üzülme!
Yarın yine başka doğarım yar.
Sana demiştim oysa zamanında
"Hiç kimse sen gibi, hiç kimse ben gibi,
Hiç kimse biz gibi…
"Biz" i böyle sevmeyecek bir daha ey yar!"
Şimdi söyle bana kaç harf etti
Üstümüze…
"Biz!"siz yapışıp kalan bütün o adlar!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Virane
...Virane...
Ne yolcu olabildim şu hayatta
Diyar diyar gezen...
Ne hancı olabildim
Her önünü geleni kondurabilen!
Dağ başı, dere kenarı
Hayallerden yemyeşil bir orman ortası,
Derme çatma önü bahçeli bir viraneydim...
Ya sıkıldılar, ya korktular,
Ya da daha büyüktü hayalleri!
Bir insanoğlu da demedi ki
"Ben, bu viraneyi saray yaparım"
Belki istemekte hala
Ocağında dumanı tütsün!
Belki istemekte hala
Odalarında rengarenk minderler olsun!
Belki istemekte hala!
Kırk yama rengarenk
Yorganlarda yüzler gülsün!
Hiç kimsede demedi ki,
"Belli, bükülmüş direği insan bedeninin,
Yıkılmış sevmekten...
Onu yıkan sevdaya muhtaç!
Ben bir, sadece seveyim hele...
Yoksa çürür!"
Dedim ya...
Ne yolcu olabildim
Şu hayatta diyar diyar gezen...
Ne hancı olabildim
Her önünü geleni kondurabilen!
Dağ başı, dere kenarı hayallerden
Yemyeşil bir orman ortası,
Derme çatma önü bahçeli bir viraneydim...
Ya görmeyi bilmediler,
Ya da görmek istemediler!
Cemre.Y.
Ne yolcu olabildim şu hayatta
Diyar diyar gezen...
Ne hancı olabildim
Her önünü geleni kondurabilen!
Dağ başı, dere kenarı
Hayallerden yemyeşil bir orman ortası,
Derme çatma önü bahçeli bir viraneydim...
Ya sıkıldılar, ya korktular,
Ya da daha büyüktü hayalleri!
Bir insanoğlu da demedi ki
"Ben, bu viraneyi saray yaparım"
Belki istemekte hala
Ocağında dumanı tütsün!
Belki istemekte hala
Odalarında rengarenk minderler olsun!
Belki istemekte hala!
Kırk yama rengarenk
Yorganlarda yüzler gülsün!
Hiç kimsede demedi ki,
"Belli, bükülmüş direği insan bedeninin,
Yıkılmış sevmekten...
Onu yıkan sevdaya muhtaç!
Ben bir, sadece seveyim hele...
Yoksa çürür!"
Dedim ya...
Ne yolcu olabildim
Şu hayatta diyar diyar gezen...
Ne hancı olabildim
Her önünü geleni kondurabilen!
Dağ başı, dere kenarı hayallerden
Yemyeşil bir orman ortası,
Derme çatma önü bahçeli bir viraneydim...
Ya görmeyi bilmediler,
Ya da görmek istemediler!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Çok Özlemek Var
...Çok Özlemek Var...
Özlemek var bir de...
Aşkı özlemek,
Sevdayı özlemek...
Kalbini, kaburga kemiğinden,
Fırlayacak sandığın zamanları
Çok özlemek var!
Cemre.Y.
Özlemek var bir de...
Aşkı özlemek,
Sevdayı özlemek...
Kalbini, kaburga kemiğinden,
Fırlayacak sandığın zamanları
Çok özlemek var!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
6 Kasım 2017 Pazartesi
Gidelim Kaptan
…Gidelim Kaptan...
Bazen sessizliğinin nefesine sığınırsın
Bazen kimsesizliğinin isine.
Sevdiğin ne varsa
Eskiden tükettiğin
Yeni bir sen daha olmasın diye
Savaşırsın incelirsin ve koparsın.
Ve en nihayet ihtimal o ki
Yenilirsin yeni ümidinde bile
Yine yeniden başlarsın
Kimi, sessizliğin nefesine sığınırsın
Kimi, kimsesizliğinin isine.
Sevdiğin ne varsa
Eskiden tükettiğin yeni bir sen olmasın diye
Savaşırsın, incelirsin ve sonunda
"Unut gitsin be!" dersin
Zaten ömrümüzde kaç kişi kalmıştı ki
Varlığı ile yokluğunu mizana kurduğun
Varsın onlar da "Gitme!" diye diye
Yolladılar seni makus kimsesizlikli kaderine.
Ki zaten artık sana ihtiyaçları kalmamıştır hani,
Yanlarında yeni yoldaşları vardır çoktan.
Ardımıza bir daha bakmadan gidelim kaptan yolumuz uzun.
Cemre.Y.
Bazen sessizliğinin nefesine sığınırsın
Bazen kimsesizliğinin isine.
Sevdiğin ne varsa
Eskiden tükettiğin
Yeni bir sen daha olmasın diye
Savaşırsın incelirsin ve koparsın.
Ve en nihayet ihtimal o ki
Yenilirsin yeni ümidinde bile
Yine yeniden başlarsın
Kimi, sessizliğin nefesine sığınırsın
Kimi, kimsesizliğinin isine.
Sevdiğin ne varsa
Eskiden tükettiğin yeni bir sen olmasın diye
Savaşırsın, incelirsin ve sonunda
"Unut gitsin be!" dersin
Zaten ömrümüzde kaç kişi kalmıştı ki
Varlığı ile yokluğunu mizana kurduğun
Varsın onlar da "Gitme!" diye diye
Yolladılar seni makus kimsesizlikli kaderine.
Ki zaten artık sana ihtiyaçları kalmamıştır hani,
Yanlarında yeni yoldaşları vardır çoktan.
Ardımıza bir daha bakmadan gidelim kaptan yolumuz uzun.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ayna
...Ayna...
Aynadaki yüzümüz gülümsüyorsa bize hala!
Hala çenemiz dik,
Alnımızsa çalınmaya hazır karalara rağmen,
Apaksa hala…
"Aferin" bana, sana, bize.
Cemre.Y.
Aynadaki yüzümüz gülümsüyorsa bize hala!
Hala çenemiz dik,
Alnımızsa çalınmaya hazır karalara rağmen,
Apaksa hala…
"Aferin" bana, sana, bize.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Son Umutlar
...Son Umutlar...
Denizin gecesine yüzdürdüm umutlarımı,
Son martılar...
Söz verdiler bana usulca süzülürken,
Yarın güneş doğar doğmaz
Bütün umutlarımı bulutlara uçuracaklar.
Cemre.Y.
Denizin gecesine yüzdürdüm umutlarımı,
Son martılar...
Söz verdiler bana usulca süzülürken,
Yarın güneş doğar doğmaz
Bütün umutlarımı bulutlara uçuracaklar.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Uyusam Dizlerinde
| ...Uyusam Dizlerinde... |
| Sus pus uzansam, dizlerine |
| Yorgun başımı koyup kıvrılsam öylece! |
| Sor masan, |
| Yor masan, |
| Ger mesen, |
| Sadece... |
| Usulca sevsen! |
| Saçlarıma dokunurken, |
| Yüreğinin titrediğini duysam |
| Ve bu en güzel ninni fısıltısında, |
| Uyusam... |
| Uyusam… |
| Uyusam! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Unutmayı Unuttuklarımız Var Bizim
...Unutmayı Unuttuklarımız Var Bizim...
Unuttuklarımız var bizim!
Yüreğimizin tellerinden
Koparılan sevdaları
Söküp attıklarımız.
Geçmişin küllerine gömdüklerimiz var bizim!
Gücendiklerimiz,
Kırıldıklarımız,
İncitildiklerimiz,
Küstüklerimiz var.
Artık sevmeyi sevmediklerimiz var bizim!
Amma velakin...
Saçının teline zarar gelse,
Hani olmadık zamanda hastalansa,
Yataklara düşse...
Unutmayı
Unuttuklarımız var bizim!
Cemre.Y.
Unuttuklarımız var bizim!
Yüreğimizin tellerinden
Koparılan sevdaları
Söküp attıklarımız.
Geçmişin küllerine gömdüklerimiz var bizim!
Gücendiklerimiz,
Kırıldıklarımız,
İncitildiklerimiz,
Küstüklerimiz var.
Artık sevmeyi sevmediklerimiz var bizim!
Amma velakin...
Saçının teline zarar gelse,
Hani olmadık zamanda hastalansa,
Yataklara düşse...
Unutmayı
Unuttuklarımız var bizim!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kimsesizlik
| …Kimsesizlik… Zemheri ayazlı, Nefesimin donduğu günlerden geçiyorum sevgilim. Sensizlik koymuyor artık bana. Yıllar oldu alıştım yokluğuna. Bir ellerimi ısıtamadım, bir de yüreğimi. Yoksa yalnızlık değil, Kimsesizlik koyuyor adama. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
5 Kasım 2017 Pazar
Beni Biraz Rahat Bırakın
…Beni Biraz Rahat Bırakın…
Uçurumlardan uçuyordu
Yar dan yaralarım
Baktım tek başıma yetişmiyor
Kalbimin kırık camlarına kanatlarım
Şair şiir topladım ne buldumsa heybeme
Bende eve gidince...
Yalnızlığıma yaren edeceğim hepsini
Kimini bir saliselik bakışından
Kimini şen kahkahasından
Kimini uzaklardaki ışıklara umut yakışından
Kimini suskunluğunun süzgeciyle
Sabırla un eleyişinden
Kimini daha yeni aşk yüklenmiş heyecanından
Kimini bitimsiz heyecanından
Kimini kararsızlığa kararlılığından
Yareni olacaklar yalnızlığımın
Ben mi...
Beni...
Biraz...
Rahat...
Bırakın.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Oysa Artık
...Oysa Artık...
Oysa artık
Çelikten değildi duvarlarım ve umutlarım...
İçindeki alaşımlar azaldıkça,
Can kırıklarıyla dolu
Lal kırmızısı,
Her daim kanayan yaralarım vardı benim.
Toparlanmak için tek bir kelime yeterdi.
Dağılmak içinse cümleler yeterli.
Siz!
O tek kelimeyi de susturdunuz.
Şimdi iki ayrı yürekten savrulmuş,
İki ayrı cümle,
Sonsuzluk rüzgarında
Zerrelere dağıtıyorlar beni.
Cemre-ce!
Cemre.Y.
Oysa artık
Çelikten değildi duvarlarım ve umutlarım...
İçindeki alaşımlar azaldıkça,
Can kırıklarıyla dolu
Lal kırmızısı,
Her daim kanayan yaralarım vardı benim.
Toparlanmak için tek bir kelime yeterdi.
Dağılmak içinse cümleler yeterli.
Siz!
O tek kelimeyi de susturdunuz.
Şimdi iki ayrı yürekten savrulmuş,
İki ayrı cümle,
Sonsuzluk rüzgarında
Zerrelere dağıtıyorlar beni.
Cemre-ce!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Teke Tek
| ...Teke Tek.... Haydi! Yapraklarımızı teke tek soyunalım. Mademki mevsim artık bize sonbahar! Bir yaprak sen dök geçmişinden Bir yaprak ben… Ama biliyorum senin vazgeçilmezin var. Saklarsın kendine kızıl bir tel sonbahar. Oysa acımaz o sana hiç çürütür seni içine içine… Ben tükendikten sonra hiçliğe erişerek yani vazgeçerek öğrendim. Ancak çetin bir kış sonrası yine ilkbaharın geleceğini! Haydi! Yapraklarımızı teke tek soyunalım. Mademki mevsim artık sonbahar, Çetin bir kış bekliyor bizi! ”Sana söz yine baharlar gelecek” Ben korkmuyorum hiçlikten Ya sen kendine hazır mısın ki? Yoksa sen artık… Kurak toprakların… O tek, yapraksız ağacı olarak mı kalacaksın? Tercih senin. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler
...Tecavüzcü Beyinler, Her Yerdeler…
Ömrümün labirentler dolusu,
Yorgun patika yollarında
Yerle gök de beraber olmak üzere,
Tam altı duvarı birden,
Üzerime üzerime çöküp dururlarken,
Çokça aradım o asfalt yolu ben.
Cangılların huzur yüklü bungalovlu
Mavi bataklığından ilk kaçabildiğimdeyse,
Henüz altı yaşındaydım.
Annemin anlatıp durduğu,
O yokken gelirse,
Olabildiğince kaçmam gerektiği,
Kabuslu canavar
İlk kez yüklenmişti, omuz başlarıma…
Küçücüktüm daha.
Yüreğimin başucunda,
Bir ömür boyu silinmeyecek
Koca bir yarayla
Başarmıştım işte kaçmayı.
Az gittim,
Uz gittim ama
Dere tepe hiç düz olmuyordu bana.
Annem bir kere daha gitti sonra,
İlk kabuslu canavarımı da alıp,
Çok ağladım ardından anamın.
Sustum sonunda ama...
Ne de olsa kardeşim vardı yanımda.
Köyümüzün merasında,
Kardeşimle sırt üstü uzanırdık çimlere,
Bilseydiniz nasıl da güzeldi.
Ellerimiz ensemizde...
Altımızda çimenler sıcacık,
Birer kaz tüyü yataktılar sanki.
Üstümüzde binlerce hayal yıldızı yorgan gibi.
Hayallerimizi hatırlamıyorum acaba neydi?
Şimdi...
“Ne zaman,
Hiçbir şeye bedelsiz en mutlu oldun?” deseler,
O gündü derim.
Sonra kardeşimle beni de ayırdılar ayrı köylere.
Daha, o gece, bir kere daha geldi,
Koyun kokulu yorganlar ardında
Uyuyamıyorken ben,
Uyudum sanıp dokundu tenime elleri,
Annem “Ölsen bile bağır!” derdi hep
Nedeni anlamazdım.
Ölmekten korkmadım da,
Bağırırsam, annem hemen gelecekti
Söz vermişti!
Bağırdım, herkes geldi.
Annem hemen gelemedi.
Çok dövdüler beni, kimseye söylemeyeyim diye,
Burnumdan akan kanın ilk tadı,
O günde saklıdır hala!
Nefret ettim sonra hep
Annem gibi olamayan bütün adamlardan!
On sekizime üç gün kala,
Bir yol ayrımındaydım hayatımın,
Beni bütün labirentlerimden çekip alacak,
Apayrı bir dünyaydı benim için,
Gidecektim adını bile
Sonradan öğrendiğim o ülkeye,
Öğrenecektim artık bilmediğim ne varsa
Gavur ellerinde gavur kocaya varırım diye
Son anda vazcaydılardı göndermekten
Hayat akıp geçerken
Yıllar yılı evimden koruduğum namusumu
Sevdim sandığım o gence hediye etmiştim çoktan
Telli duvaklı gelin olurken ben
Annem hem ağlıyor hem teneke çalıyordu ardımdan
Gittimse de geri döndüm annem,
Mutlu muydun, ben yaprak gibi direnirken hayata!
Cemre.Y.
Yorgun patika yollarında
Yerle gök de beraber olmak üzere,
Tam altı duvarı birden,
Üzerime üzerime çöküp dururlarken,
Çokça aradım o asfalt yolu ben.
Cangılların huzur yüklü bungalovlu
Mavi bataklığından ilk kaçabildiğimdeyse,
Henüz altı yaşındaydım.
Annemin anlatıp durduğu,
O yokken gelirse,
Olabildiğince kaçmam gerektiği,
Kabuslu canavar
İlk kez yüklenmişti, omuz başlarıma…
Küçücüktüm daha.
Yüreğimin başucunda,
Bir ömür boyu silinmeyecek
Koca bir yarayla
Başarmıştım işte kaçmayı.
Az gittim,
Uz gittim ama
Dere tepe hiç düz olmuyordu bana.
Annem bir kere daha gitti sonra,
İlk kabuslu canavarımı da alıp,
Çok ağladım ardından anamın.
Sustum sonunda ama...
Ne de olsa kardeşim vardı yanımda.
Köyümüzün merasında,
Kardeşimle sırt üstü uzanırdık çimlere,
Bilseydiniz nasıl da güzeldi.
Ellerimiz ensemizde...
Altımızda çimenler sıcacık,
Birer kaz tüyü yataktılar sanki.
Üstümüzde binlerce hayal yıldızı yorgan gibi.
Hayallerimizi hatırlamıyorum acaba neydi?
Şimdi...
“Ne zaman,
Hiçbir şeye bedelsiz en mutlu oldun?” deseler,
O gündü derim.
Sonra kardeşimle beni de ayırdılar ayrı köylere.
Daha, o gece, bir kere daha geldi,
Koyun kokulu yorganlar ardında
Uyuyamıyorken ben,
Uyudum sanıp dokundu tenime elleri,
Annem “Ölsen bile bağır!” derdi hep
Nedeni anlamazdım.
Ölmekten korkmadım da,
Bağırırsam, annem hemen gelecekti
Söz vermişti!
Bağırdım, herkes geldi.
Annem hemen gelemedi.
Çok dövdüler beni, kimseye söylemeyeyim diye,
Burnumdan akan kanın ilk tadı,
O günde saklıdır hala!
Nefret ettim sonra hep
Annem gibi olamayan bütün adamlardan!
On sekizime üç gün kala,
Bir yol ayrımındaydım hayatımın,
Beni bütün labirentlerimden çekip alacak,
Apayrı bir dünyaydı benim için,
Gidecektim adını bile
Sonradan öğrendiğim o ülkeye,
Öğrenecektim artık bilmediğim ne varsa
Gavur ellerinde gavur kocaya varırım diye
Son anda vazcaydılardı göndermekten
Hayat akıp geçerken
Yıllar yılı evimden koruduğum namusumu
Sevdim sandığım o gence hediye etmiştim çoktan
Telli duvaklı gelin olurken ben
Annem hem ağlıyor hem teneke çalıyordu ardımdan
Gittimse de geri döndüm annem,
Mutlu muydun, ben yaprak gibi direnirken hayata!
Cemre.Y.
Labels:
anne,
ayrı,
bedel,
çimen,
duvar,
gitti,
hayat,
hiçbir şey,
kabus,
kardeş,
küçücük,
mutlu,
namus,
nefret,
ömrüm,
saklı,
söz,
yaprak,
yara,
yüreğim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kimsesiz
Labels:
acı,
can kırıkları,
ciğer,
kimsesiz,
parmak uçları,
vakit,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Fark Eder Mi
…Fark Eder Mi...
Biliyordum uzunca yıllardır,
Tek bir yastığa konuluveren başların
Çiftli küstüm yastıklarınca ayrılıverdiğini.
Saçlar birbirine karışarak,
Gözler birbirine bakarak,
Kollar birbirini sararak
Uyumuyor artık eski zamanlar gibi.
Kim bilir ondandır ayakların birbirini
Yanlışlıkla da olsa hep bulması.
Ötesi fark eder mi güne ya da geceye.
Cemre.Y.
Biliyordum uzunca yıllardır,
Tek bir yastığa konuluveren başların
Çiftli küstüm yastıklarınca ayrılıverdiğini.
Saçlar birbirine karışarak,
Gözler birbirine bakarak,
Kollar birbirini sararak
Uyumuyor artık eski zamanlar gibi.
Kim bilir ondandır ayakların birbirini
Yanlışlıkla da olsa hep bulması.
Ötesi fark eder mi güne ya da geceye.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Tek Başıma Seni Sevmek
...Tek Başıma Seni Sevmek...
Sen yokken ne mi yapıyorum?
Sen yalnızlığının
Sığ sularında kulaç atmaya çabalarken
Ben sensiz ne mi yapıyorum?
Okuduğum kitapları yeniden okuyorum.
Nerede yanlış yaptığımı
Bulduğum cümlelerin altını çiziyorum.
Daha sık sade bir kahve içiyorum,
Her fincanda seni biraz daha anlıyorum.
Talan edilen tutucu ilçemde
Güneşi görür görmez
Şortumu, askısız bluzumu giyip,
Güneş kremimi sürüp
Terasımdaki salıncağımda sallanıyorum.
Hala ölümden
Hala yalnızlıktan korkmuyorum.
Hala kendimi en çok seviyorum.
Hala seni en çok seviyorum.
Çünkü sevmek tek taraflı bir eylemdir
Sevişmek gibi iki kişilik bir eylem değildir!
Tek başıma...
Seni sevebilmek özgürlüğümü yaşıyorum.
Cemre.Y.
Sen yokken ne mi yapıyorum?
Sen yalnızlığının
Sığ sularında kulaç atmaya çabalarken
Ben sensiz ne mi yapıyorum?
Okuduğum kitapları yeniden okuyorum.
Nerede yanlış yaptığımı
Bulduğum cümlelerin altını çiziyorum.
Daha sık sade bir kahve içiyorum,
Her fincanda seni biraz daha anlıyorum.
Talan edilen tutucu ilçemde
Güneşi görür görmez
Şortumu, askısız bluzumu giyip,
Güneş kremimi sürüp
Terasımdaki salıncağımda sallanıyorum.
Hala ölümden
Hala yalnızlıktan korkmuyorum.
Hala kendimi en çok seviyorum.
Hala seni en çok seviyorum.
Çünkü sevmek tek taraflı bir eylemdir
Sevişmek gibi iki kişilik bir eylem değildir!
Tek başıma...
Seni sevebilmek özgürlüğümü yaşıyorum.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Anamın Gözleri
…Anamın Gözleri…
Şimdiler de faillerime
Bir meçhul olsun istiyorum ecellerimin
Oysa şimdiye dek...
Şimdiye dek...
Tam kırk yılım boyunca
Bir intihar gibi yitip gittim
Puşt olmuş sevdalarda.
Kuşluk vakti ayılmaya yüz tutan
Park köşesi kuytularımdan
Gözlerimi kaldırdım
Kirpiklerimden önce hep!
Bırakayım istiyorum bu sefer be bu sefer!
Kirpiklerim uyusun anı na!
Bu sefer gözlerim toprakta...
Bu sefer gözlerim bana en uzakta
Göğün atlasında sallanayım istiyorum
Rengim hep belliydi zaten
Kanımız herkese aynı akıyordu
Anama lazım olan kan rengiyse
Beyazdı beyazzz!
Trombosit koymuşlardı adını
Ay ayrı şavkıyordu,
Yıldızları ayrı akıyordu beyazdı
Kırmızıyı bulamıyorduk ki
Her an hiç akmayan
Damarlarında soluveriyordu.
Şimdi bana kimse bana
Sakın ha!
Fena yıkarım her yeri!
Provoke ırkçılıktan bahsetmesin!
Bayrağım gibi gitti anam!
Önce damarın alı gitti PH ından,
Sonra içindeki canları...
Trombosit nedir bilir misiniz?
Beklediniz mi bağış edecek
Bir tek ay ile yıldızı sabahlara kadar!
Şimdi kimse bana!
Ama renkler demesin!
Anamın gözleri kan kırmızıydı ölürken
Ayak parmakları ay ile yıldız beyazı!
Cemre.Y.
Bir meçhul olsun istiyorum ecellerimin
Oysa şimdiye dek...
Şimdiye dek...
Tam kırk yılım boyunca
Bir intihar gibi yitip gittim
Puşt olmuş sevdalarda.
Kuşluk vakti ayılmaya yüz tutan
Park köşesi kuytularımdan
Gözlerimi kaldırdım
Kirpiklerimden önce hep!
Bırakayım istiyorum bu sefer be bu sefer!
Kirpiklerim uyusun anı na!
Bu sefer gözlerim toprakta...
Bu sefer gözlerim bana en uzakta
Göğün atlasında sallanayım istiyorum
Rengim hep belliydi zaten
Kanımız herkese aynı akıyordu
Anama lazım olan kan rengiyse
Beyazdı beyazzz!
Trombosit koymuşlardı adını
Ay ayrı şavkıyordu,
Yıldızları ayrı akıyordu beyazdı
Kırmızıyı bulamıyorduk ki
Her an hiç akmayan
Damarlarında soluveriyordu.
Şimdi bana kimse bana
Sakın ha!
Fena yıkarım her yeri!
Provoke ırkçılıktan bahsetmesin!
Bayrağım gibi gitti anam!
Önce damarın alı gitti PH ından,
Sonra içindeki canları...
Trombosit nedir bilir misiniz?
Beklediniz mi bağış edecek
Bir tek ay ile yıldızı sabahlara kadar!
Şimdi kimse bana!
Ama renkler demesin!
Anamın gözleri kan kırmızıydı ölürken
Ayak parmakları ay ile yıldız beyazı!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Şiirimdi
| …Şiirimdi… |
| Ben yazanım azizim, |
| Şiirimdi der geçerim. |
| Bilirler ki şiir dediğinde |
| Hani yazılamaz öylece |
| Asıl sen düşün, |
| Hani beni sana soran olursa |
| Ne diyeceksin? Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Şiirin Şiirimi Özler
...Şiirin Şiirimi Özler...
Senin hiçbir şeyin özlemese bile
Şiirin şiirimi özler
Yine de sen bilirsin.
Benim hiçbir şeyim özlemese bile
Şiirim şiirini özler.
Yine de sen bilirsin.
Cemre.Y.
Senin hiçbir şeyin özlemese bile
Şiirin şiirimi özler
Yine de sen bilirsin.
Benim hiçbir şeyim özlemese bile
Şiirim şiirini özler.
Yine de sen bilirsin.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Şiirin Şiirime Çarpmasın
...Şiirin Şiirime Çarpmasın...
Sakın ha!
Bir kere daha asla,
Gün gecenin yalnızlığına gebeyken,
Kimsesizlik kaldırımlı sokaklarıma çıkma!
Hele, o çıkmaz sokağın sonunda,
Bir kere daha asla!
Bir tek şiirinin dahi,
Ayağı kaymasın benden yana!
Neme lazım!
Sonra yine şiirin şiirime çarpar,
Hiç yoktan siyaha kırmızı keser sokaklar,
Herkes sadece uzaktan seyrederken
Canımızın kırık camlarını bu sefer ben toplamam.
Bu sefer bende sana acımam!
Bu sefer geçsin diye öpmem mesela dudaklarını
Terklerimizin gözyaşlarından.
Bu sefer, kanatırım,
Öperken dudaklarından geçip
İçinin, o hep yalnızlık yolcusu seferini
Öyle öper de senden öyle giderim ki
“Bir daha asla…
Benden geçemezsin!”
Cemre.Y.
Sakın ha!
Bir kere daha asla,
Gün gecenin yalnızlığına gebeyken,
Kimsesizlik kaldırımlı sokaklarıma çıkma!
Hele, o çıkmaz sokağın sonunda,
Bir kere daha asla!
Bir tek şiirinin dahi,
Ayağı kaymasın benden yana!
Neme lazım!
Sonra yine şiirin şiirime çarpar,
Hiç yoktan siyaha kırmızı keser sokaklar,
Herkes sadece uzaktan seyrederken
Canımızın kırık camlarını bu sefer ben toplamam.
Bu sefer bende sana acımam!
Bu sefer geçsin diye öpmem mesela dudaklarını
Terklerimizin gözyaşlarından.
Bu sefer, kanatırım,
Öperken dudaklarından geçip
İçinin, o hep yalnızlık yolcusu seferini
Öyle öper de senden öyle giderim ki
“Bir daha asla…
Benden geçemezsin!”
Cemre.Y.
Labels:
asla,
bu sefer,
çıkmaz sokak,
dudak,
gece,
gözyaşı,
kırmızı,
kimsesiz,
mesela,
sakın,
siyah,
sokak,
sonra,
şiir,
yalnız
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Aşk Mı, O Ne Ki?
...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...




























