22 Ekim 2017 Pazar

Sıkıntı Yapma

...Sıkıntı Yapma...
Bizim bir yanımız
Bahar bahçedir hep,
Bir yanımızsa
Sonsuz vuslata dair hep hasret!
"Neyse!
Sen
Yine de,
Yine...
Sıkıntı yapma!"
Cemre.Y.

Gelmedin!

…Gelmedin!...
“Yar'dir!" dediğim de
"Yar'dır!" dediğim den de!
Hep öylece caydım.
Beni uçurum boylarından savurup
Öylece boşluğa attılar da
Ölmedim sen için...
Kimsen artık sen bana hiç
Tam gelmedin!
Cemre.Y.

Keşke Diye Bir Şey Var!


…Keşke Diye Bir Şey Var!...
Keşke...diye bir şey var,
Takılıyor adamın gırtlağına!
Yutkunuyorsun
"Keşke sonumuz böyle buruk olmasaydı."derken.
Cemre.Y.

İlle De Gel

...İlle De Gel...
Ve taze kesilmiş çimen kokusunu tenine,
Açmaya hazır ıhlamur kokusunu
Saçlarına sürün de gel.
Bugün gelemezsen, bu gece gel.
İlle de gel.
Cemre.Y.

Ölmedim!

...Ölmedim!...
Yeri değildi yaşatılmaya çalışıldığım ansızlıkların.
Hele zamanı hiç değildi.
Ömrümün yaşanamamış onca yaşlarıma bedel oldu.
Yine de...
En erken zamansızlığında en azından ölmeliydim.
Ölemedim.
Ölmemeyi seçmedim ölemedim!
Kan kustum ben zaman zaman.
Ağzım, burnum, yüzüm gözüm,
Dilsiz başka yerlerim bile,
Lal kırmızı zamansızlıklara hep susarken.
Kan damladılar azar azar ömrüm boyu!
Midem bile zaman zaman kanadı.
Kan kustum ben zaman zaman.
Ya babadan, yahut sevdadan!
Ya olması gerekip de olmayanlardan.
Ya olması gerekip de olamayanlardan.
İkisi, hep aynı kapıya çıkıyordu ve ben!
Hep ardındaydım o kapının.
Ölüme en yakınken ben...
Harici dileğime gerek bile yokken bir gün...
İki çift göz gördüm.
Bir çifti kahverengi,
Bir çifti yosun yeşili.
Ben kusarken ömrümü safra safra!
Onlar hayret ve korku ile yansıyordular aynama.
Bir çifti ölüme...
Bir çifti hayata bakıyordular.
Bir bilseniz, o yıl ölmem ne büyük bencillikti.
Zira onlar, onlara dair,
Yaşama dair tek sebebimdi.
Hele kahverengi yoksun yoksul,
O gözleri bir görseydiniz!
Onlardan önce gitmem fena edepsizlikti
Doktordan gelip,
"Midemdeki polipler yok olmuş" dediğimde
Sanki üç ay daha uzadıydı ömrü
O kahverengi gözlerin.
Üç ay sonrası bizden gittiğine göre de kesin öyle!
Zira sonra kahverengiler toprak olan rengine gitti
Giderken bir çift şefkatli
Ela gözleri bana musallat ederek.
Şimdi ben bir çift yosun yeşilim'e...
Bir çift ela'ma...
Hangisine en çok öleyim?
Ölmemek için kendime daha ne edeyim?
Cemre.Y.

Hayata Gülümse

...Hayata Gülümse...
Yüzümüze...
Kendi gölgemizden başkası,
Öyle kolayca düşmez bizim.
İşte bu hep yüzdendir
Hayata inadına gülümsemelerimiz.
Cemre.Y.

Hayat Aslında

…Hayat Aslında…
Hayat aslında
Hep yanlış anlaşılmaya müsait.
Ne yapsan,
Ne yapmasan
Hep diledikleri gibi anlayacaklar...
Cemre.Y.

Candan Sonra


…Candan Sonra…
Hani o felaket anında en ilk aranıp,
"Nasılsın, korktun mu" diye 
Sorulur ya sevdiklerine.... 
Hiçbir afette aranılanların,
Sonuncu bile olamadım ya ona yanarım...
Olamadım…
Hiç kimsenin canından sonra geleni.
Cemre.Y.

Kul Yarası

...Kul Yarası...
Benim gurbet'im yüreğimin köhneliğidir,
Neylersin kul yarası.
Cemre.Y.

21 Ekim 2017 Cumartesi

Sen Ölmeden Önce Ölür Kimileri

...Sen Ölmeden Önce Ölür Kimileri...
Sen ölmeden önce ölür kimileri.
Sadece en emin ve en mütevekkil şekilde
Defnine hazırlanırsın sevdiceğinin de
Sen kıyamazsın ona!
Ama diğerleri…
İtinayla toprak doldururlar onun!
Gelmişine...
Geçmişine...
Sana hiç gelememişine!
Dayanamazsın.
Ağzını, burnunu,
Gözlerini kurtarmaya çalışırsın.
Olmaz işte...
Sana düşen son görev ise!
O, elini kolunu sallaya sallaya yaşasa da
"O!" diye biri hala
"Ruhuna El Fatiha!" saygısıdır sadece.
Ölmeden önce ölür kimileri.
Cemre.Y.

Mumya

...Mumya...
Ne kadar da
Kaç yüz milyarlık yıl kadar,
Ona olan sevdam kadar,
Aksine mülteci bir eylem şiddetinde,
Eylemli, söylemli depremleri varmış!
Nihayet izin verdim.
Gülümseyerek...
Ne'm kaldıysa!
Onu da başımdan alaşağı…
Öylece...
Yok edip gitti!
Şimdi her yerimiz,
Sel göçüğü!
Artık kim?
Nasıl!
Kurtarabilir ki bizi?
Öldük biz nihayet!
Evlada aşık bi anayla.
Onun hayatına hep debelenmelerini,
Hiçe eş değer sayanlarla
Savaşıp bir yandan,
Onları haklı saymaktan da yorgunum!
Bittik biz!
Nihayet...
"Ama bu sefer bari gitme!" diye diye,
Tirilyonca kere yalvarırken gözlerine
O, Benim o'na değerlerimi,
Hiç değersizmiş gibi,
Başımdan aşağı yağmur ediyordu!
Yağdım...
Arındım...
Ama sen de be ruhum,
Hala hiç yoktun!
Aile nişanlarınızda bari,
Buruk birer tebessüm olsa da takın.
Bundan sonra bari...,
Benden bari sonranızda dedim ama!
Yükünü almıştı omzuna çoktan!
Tam tamına yirmi yıllık aşkını ve nefretini.
Ve yüz milyon yıllık hissizliğinin
Bila bedelsiz
Mumyası bulunmuşlar gibi...
Kustu...
Gitti...
Bilsem yine dirilecek!
Trilyon yıllık daha!
Öylece gülümseyip,
En çok iki bira içen…
Ama sonsuz sevgili bir tek!
O mumya olurum o'na!
Cemre.Y.

O Öldü

...O Öldü…
Kağıt ve kalem olmasa,
Ya da bir bembeyaz sayfa!
Hele uçları parmaklarımın bir klavyenin ucunda,
Sanırım şu an ben…
Bir akıl hastanesinin ziyaretçi kapısındaydım!
Rahmetli anacığımın onca çocuk yaşımızda,
Neden bizi arada, ille de oraya götürdüğünü,
Hiç mi hiç hala anlamasam da!
Sanırım ben o kapının girişinde
Oncacık halimle,
Benden bir dal sigara dilenen olurdum o kesin!
Sonrasında, elimizdeki oyuncaklara,
Hatta her oraya her gelene,
Her saçlarını okşayana "Aanne!" diyen
Onca çocuğun!
Kimsesizler yurdunun
Tam ortasına götürüp durmasaydı.
Bunca yıllarımca hala tam sırrıyla çözemeden
Sırını çözemesem de o benden giderken
Her sarıldığım omuzu,
Bana da "Ana!" sanırdım,
Sırası sevdaysa!
Yutkunmaz dilenirdim o kesin sevgili ağabeyim!
Bizlere...onca susarak öğretilerini,
O andan tam 30 yıl sonra,
Algılamalar utancı içindeyim.
Olsaydı şimdi yine!
"Annnee!" diyerek
Koşardım yatağının başucuna yine!
Yine ben hatırlamıyorum kaç kere öptüğümü
Ayaklarının parmak uçlarının ama öperdim işte.
Son burnumdaki sızısı…
O, parmakların ölüm kokusu olamasın diye!
Yani anam aslında bizi değil de
Yıllar boyunca…
Meğer bizimle beraber,
Geleceksizliğe hasretsiz en olabileceği,
Kendini götürüyormuş aslında oralara...
Sonra da bize yine kıyamayıp!
Bir çay demliyormuş!
Bakırköy deki o çamlıkta!
Evimize dönüyor muşuz sonra,
Babamızın kahvehaneden,
En son çıkacağı insan olmasına rağmen!
Meğer!
Bazı anaların hakikaten…
Saçları süpürge oluyormuş yollarımıza!
Bir gün Silivri Anadolu Hastanesinde,
Artık olmayan saçlarını hala var sansın diye usul usul
Yavrumun bebe fırçasıyla taramakta olduğum an
Onun gözlerinde ben gördüm!
"Ne kadar da uzun taradın be yavrum saçlarımı!
O kadar kaldı mıydı ki!" dediğinde.
"Annaaammm!
Saçların ah o sana hayran olduğum saçların
Hem emdiğim memelerini örtüyor,
Hem de en avret yerlerini, korkma sen!
Merak etme!
Yok olduğunda saçların tamamen,
Kazıtacağım ben de!" dediğim an...
Bir an...gözleri öyle ışıldadı ki...
Yaşayacak sandım bana birkaç yıl daha!
Oysa ölümüne daha 17 gün daha 9 saat vardı!
Demedim.
O öldü!
Cemre.Y.

Sırlı Aynalarla Raks

...Sırlı Aynalarla Raks...
Oysa ben daha da küçülürdüm aynalarda
Gözlerimin içi kadardım hep!
Her kendime...
Akissiz baktığımda!
Bir tastamam sığamadı ki hiç kimsem.
Bir tek noktam'ın içine!
Şehla'ydım ben!
Sevmeyi seçmek bile gözlerimin irisinin
Birisindeydi yani!
Sırlı aynalarla raks eden hala ben.
Cemre.Y.

Ortası Yoktur Onun

...Ortası Yoktur Onun...
Saçları var, sonbaharda bile,
Ara perdelerinde ilkbaharlar saklar!
Yere indiğinde göz kapakları,
Ben bile bilemezken
Senin ne haddine!
"O" kendini bilir!
Ya kış ayazında yakar elleri,
Ya yaz fırtınasında dondurur bedenleri.
Hem de hiç mi hiçliğiyle!
Ortası yoktur onun!
Cemre.Y.

Olsan Da Olmasan Da

...Olsan Da Olmasan Da...
Haberin yok!
Bir omuz eksik başladım yine, ben bu aşka,
Ya yaşarım doyasıya,
Ya da dileği kabul olur da
Karşılaşıveririz cehennem bir kuytu köşede onunla.
Olsun be!
Ondan sonra bile seni hissedebildim ya,
Sadece yüreğimde değil,
Kalbimde ve beynimde,
Gökkuşağının her renginde binlerce
Kelebekler uçuşabiliyor ya…
Müteşekkir’im sana…
Olsan da ,
Olmasan da!
Cemre.Y.

Hani Diyorum

…Hani Diyorum...
Hani diyorum,
Arada bir ruhu da arındırmak lazım
Eksik yüreklerle eksik bütün nefeslerden!
Cemre.Y.

Olmaz Artık Bizden

...Olmaz Artık Bizden...
Şimdi şiirlerimizin bile boynu bükük.
Bütün kelimeler, cümlelerine hasret.
Cümleler, noktalarına öksüz.
Şimdi, senin mavinle...
Benim mavim aynı denize değil...
Senin yeşilinle,
Benim yeşilim aynı yaprağa değil...
Şimdi Güneş'imiz hala aynı ama
Gezegenimiz farklı.
Ufkumuz ayrı sevgilim, olmaz artık bizden!
Cemre.Y.

Olduğu Gibi Bırak Mevsimleri

...Olduğu Gibi Bırak Mevsimleri...
Sen baharın renklerine öykünürken,
İnadına puslu griler doluyorsa mevsimine!
Ömrünün yağmurları dinmiyorsa
Göz pınarlarından!
Sana dahil olmak isteyenlerin,
Kiminin…
Varlığı çok var,
Kiminin yokluğu hiç yoksa!
Olduğu gibi bırak mevsimleri.
Nasılsa o yine bildiğini okuyacak!
Sıradaki seyrüseferinde karlar var.
Cemre.Y.

Olamaz Mı?

...Olamaz Mı?...
Şehvetli anlar bittiğinde
Ayakların hala ayaklarımı şefkatle sarıyorsa,
Göğsümde uyuturum seni.
Kalbim, şefkatli ninniler söylerken sana,
Ellerim saçlarını okşarken sabaha kadar!
Omzun açılıverse yanlışlıkla
Uykum sana uyanır,
Omzundan öper üzerini örterim.
Olamaz mı?
Cemre.Y.

Okyanus'umun Dibi


…Okyanus'umun Dibi…
Okyanus'umun dibi...
Hem ne güneş sızıntısı var, ne de inci…
Ben ve yalnızlığım,
Baş başa vermiş ölüyoruz!
Hani sen hep ona
Bizi bir yerlerden kurtarmak için böyle gelirsin.
O ise hep!
Mavinin derin dehlizinde, ansızın boğar seni.
Bilir ki...
Kokun ve tek nefesin odur ya!
Kesilir bir an...
Artık, vicdanına, ya vardır!
Ya yoktur!
Ki genellikle yoktur.
Ya yeniden doğarsın her seferinde,
Ya da hayata uykuya dalarsın.
Bu sefer çok uykum var be!
Cemre.Y.

Misafirlik

...Misafirlik...
Az kaldı bitecek benim sendeki misafirliğim.
Yakında gelecek biliyorum
Beni senden götürecek kelimelerin.
Sen her konuştuğunda ben
Gidiyorum her gün biraz daha.
Bir sussan, ya da hep gözlerin konuşsa kalabilirim ya
Sen kendi yüreğini bile duymuyorsun ki.
Yoruldum artık bu geçici misafirliklerden.
Yok muydu yüreğinde,
Sevdamızın sonuna kadar kalabilecek
Bütün sevdalar bitince gidecek kadar,
Sende sonsuz kalabilecek kadar izin verebileceğin
Bir küçük yelkenli aşkına hiç yer.
Olsun varsın gitmek lazımsa,
Giderim öyleyse senden de.
Sen benim son limanım olabilecek kadar büyük değilsen
Ben demirlerim kendimi kendi limanıma üzülme sen.
Cemre.Y.

İnadına Gülümse

...İnadına Gülümse...
“Ohhoyy!
Hoş geldin yine ocağımın ekmeği!
Çekmişin yine kafaya kasketi!
Üstelik bunca zaman sonra yeniden!
Heee yine kimlere kim etmedin de?” diyeceğim de
Neyse...
Kızarsın şimdi sen bize de derinden!
Gelip sormazsın epeydir kapılarımızı.
Küstüğün esnaflardan biliyorum adını!
Dayanamam ya yine de sorarım?
“İnadına mı gülümsersin sen hayata?
Sahi sen, ille de, inadına mı,
İnadına hep mi, gülümsersin hayata be kadın?”
Buruk bir tebessümün
Yağlı urganlı ilmeği boynumda
Saatlercelerime sus gelen.
Boğazımın kendime yabancı sesime,
Cevap veririm nihayet!
“Öyleyim ben ağbii!
Bir yüzümdeki palyaço renklerim eksik!
İçime ağlarken bile dışıma,
İlle de...
İnadına,
Bazen başımda
Kendime gerekse, kasketim olsa da
İnada gülümserim hayata!
Belki olur ya
Ben ağlamalara susarken
Hayata gülümseyiverir birilerim!”
Belki sizin gibi, yüzü acıya çoktan taksitli
Bereket dilerim olur a!
Zaten
Kızımın ve benim fitrelerini
Ömrümce ikince kere veremedim!”
“Olsun be gardaş!
Benden hiçbir şey almasan da arada bir uğra bana!
Yürek dolusu hayata sarılıyoruz biz sana oğlumla!
Yoksa inan hiç kar etmiyoruz senin bize uğraklarından.
Devlet bize... biz sana... hepsi o kadar!
Ama ille de sen her gün ya sabah ya da akşam
İlle de bize gülümse kendine biçtiğin yeni hayatınla
İlle de inadına bu ağır abi gibi!
Başında kasketli hallerin var ya!
Anlatıyorum uğraklarından
O an sen yoksan, seni oğluma!
O sarı kafalı kadın yine bize geldi evlat!" diye...
“Susalım şimdi.
Ben oğluma sarılacağım az sonra.
Oysa bana sormadan değişmişti
Çoktan din i imanın!” çoktan aşımlı terazileri!” dedi.
Susarak kaçtım oradan
Hiç yazılmasam da olurdum!
Hiç lazım oluşumu duymasam da
Ben her kes-ime kurbanlık koyun
Razıydım,
Gülümserdim.
Vakit kesim zamanıma ne zaman bilmeden!
Cemre.Y.

O Kadar Ucuza Satılmasın Ömrüm

...O Kadar Ucuza Satılmasın Ömrüm...
Hani bana bir gülsen,
Yüreğimi sıkan
Bütün mengeneleri açılırdı sanki ömrümün.
Sonra sensiz kalınca,
Bütün kilitlerimin anahtarları
Bit pazarlarında öylesine,
"Beleş!"e verilirdi...
Gülme sen bana sakın ha!
Sakın bana,
İlle de sen bana gülme!
O kadar da
"Ucuz"a
Satılmasın ömrüm.
Cemre.Y.

O Kadar Da Değilim


...O Kadar Da Değilim...
İçimi öyle sanıldığı gibi
Hep, her an, dışıma söylesem
Dünya yanar,
Ahret utanır,
Cennet küser,
Cehennem söner.
Yani söylediklerim,
Sustuklarım'a
Çeyrek bile etmez hiçbir zaman
Bilin istedim!
Cemre.Y.

Perdelerin Arkası

…Perdelerin Arkası…
O güpürlü perdelerin arkası...
O kararmış ocakta kaynadıkça koyulaşan kaymağını
Midemize aşırdıkça ha bire kaynattığımız süt...
En hafifinden tıngırdayan kazanımız ve…
Hayatının gerçeğini,
Bir türlü öğrenemeyen koca bakır leğen!
Oysa hepsi birden seçilmeyen gelecekleriyle susuyordular!
Yan taburede,
Som altın kol düğmeleriyle
İğne oyalı tülbentle nasıl da ıssız
Nasıl da bunca suskun bir sessizlikle duruyordular!
Cemre.Y.

20 Ekim 2017 Cuma

Yemezler


…Yemezler…
Her ne kadar
Bize gösterilen o fragman ufuklarda
Yeşil bir sazlık gibi görünse de
Yemezler!
Bataklığınıza düşmektense
Kayalıklarda sek sek oynamayı
Her zaman tercih ettim.
Cemre.Y.

O Gündü İşte Onu Bildiğim Gün


…O Gündü İşte Onu Bildiğim Gün...
Bilmiyorum ne zamandı,
Aylardan bana yine ayaz mı
Yoksa yalancı baharlardan bir an mıydı
Bildiğim bir tek şey varsa
Şimdi ki kadar küçücüktüm o zamanda
Bütün sevgimle
Gülücükler saçarken etrafa
Hiçbir oyunu bir türlü beceremediğim için
Gerçeklerim'inse sonunu hiç getiremediğim için
Dışındaydım yine o hayatın bütün çemberlerinin
Gittikçe susuyordum içime doğru
Herkes çok konuştuğumu sanarak
Kendimden bile azalarak susuyordum.
Sonra birden
Bir tek cümlesini okudum onun
Okudukça dizelerini
Nutkum tutuldu
Boğazımda kalan bütün yumrular
Yutkunamadığım kadar hıçkırık oldular
Döküldüm kendime
Ağlayabildikçe
Daha da çözüldüm bana
Kocaman gülümsedim sonra
Zira orada bir yerde
Bütün oyunlardan uzak bir kız daha var
Sonra aniden
Resmine takılıverdi gözlerim
Bunca sustuklarımı bana yutkunduran o
Gözlerinin içi gülümseyerek hayata bakıyordu
Bana bakıyordu
Taaa gözlerimin bebeğine bakıyordu
Yani hayatın bu düzenbaz çemberinden sıyrılmış
Asiliğim'in küçücük çemberine sızıyordu
Kimsenin cesaret edemediği tekliğim'e
Yoldaş oluyordu
Fark etmezdi ki ona
Oynamazsam oynamazdım
Kaybeden olmazdı hiç değilse
O gündü işte onu bildiğim gün
Oturdu yüreğime inatçı çocuk işte
Deli kız n'olcak
Ağlasam da gitmiyor
Gülsem de gitmiyor benden
Şimdilerde
Hayata inadına bir gülüş çakıyor
Evvela selam ediyoruz herkese
Çemberimiz bize dar!
Cemre.Y.

Kurtaramadım Bizi

…Kurtaramadım Bizi....
Senin sevda yükün
Sadece benim ayak bileğime bağlanmış
İkimizin toplamından oluşan
Ben daha çok sevdikçe donup duran
Kocaman beton kalpli
Prangadan ibaretti sevgilim
Ne yaptıysam da
Kurtaramadım bizi
Bende tutup okyanusa attım ikimizi
Gözün aydın sevgilim biz diye hiçbir şey yok artık.
Cemre.Y.

Ne Çok Giden Var

…Ne Çok Giden Var…
Ne çok giden var ömrümden ah
Ne kadar çabuk giden...
Zamanıdır artık
Han'dan da
Hancılık dan da vazgeçmelerin
Vakti gelmiştir artık
Bütün yollara düşmelerin...
Cemre.Y.

Nerelerdeydiniz?

…Nerelerdeydiniz?...
Annemin benden gittiği o gece
O geceyi yırtan
"Anneeemmmm!" çığlığımda,
Ben anneme koşana kadar
O, yanımdaydı,
Omuz başımdaki anne kokusuyla.
Peki ya siz, bütün anneler!
Nerelerdeydiniz?
Annemin benden gittiği o gece
O geceyi yırtan
"Anneemmm!" çığlığımda,
Ben anneme koşana kadar
O, yanımdaydı,
Omuz başındaki yarim kokusuyla.
Peki ya siz?
Bana bütün sevdalılar
Nerelerdeydiniz?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...