| ...Olduğu Gibi Bırak Mevsimleri... Sen baharın renklerine öykünürken, İnadına puslu griler doluyorsa mevsimine! Ömrünün yağmurları dinmiyorsa Göz pınarlarından! Sana dahil olmak isteyenlerin, Kiminin… Varlığı çok var, Kiminin yokluğu hiç yoksa! Olduğu gibi bırak mevsimleri. Nasılsa o yine bildiğini okuyacak! Sıradaki seyrüseferinde karlar var. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki Piri Reis haritası gibiyim.Dışım'la o kadar meşguller ki, içimi gören yok!
Cancağızım! Sana, her gün bakıp yüzünü çevirdiğin aynandan sesleniyorum, gözlerinin içine bakıyorum, buradayım, tam karşında, artık yalnız değilsin, artık yalnız değilim, artık dostuz. Sanki böyle bahçendeki erik ağacı çiçek açmış da sen karpuza aş eriyormuşsun gibi bi duygu bu... Hoş geldin madem! (Yazdıklarım bana aittir çalmayın, adımla beraber paylaşın olur mu canlarım.) Cemre.Y. #Tipinifavladığım
21 Ekim 2017 Cumartesi
Olduğu Gibi Bırak Mevsimleri
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olamaz Mı?
...Olamaz Mı?...
Şehvetli anlar bittiğinde
Ayakların hala ayaklarımı şefkatle sarıyorsa,
Göğsümde uyuturum seni.
Kalbim, şefkatli ninniler söylerken sana,
Ellerim saçlarını okşarken sabaha kadar!
Omzun açılıverse yanlışlıkla
Uykum sana uyanır,
Omzundan öper üzerini örterim.
Olamaz mı?
Cemre.Y.
Şehvetli anlar bittiğinde
Ayakların hala ayaklarımı şefkatle sarıyorsa,
Göğsümde uyuturum seni.
Kalbim, şefkatli ninniler söylerken sana,
Ellerim saçlarını okşarken sabaha kadar!
Omzun açılıverse yanlışlıkla
Uykum sana uyanır,
Omzundan öper üzerini örterim.
Olamaz mı?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Okyanus'umun Dibi

…Okyanus'umun Dibi…
Okyanus'umun dibi...
Hem ne güneş sızıntısı var, ne de inci…
Ben ve yalnızlığım,
Baş başa vermiş ölüyoruz!
Hani sen hep ona
Bizi bir yerlerden kurtarmak için böyle gelirsin.
O ise hep!
Mavinin derin dehlizinde, ansızın boğar seni.
Bilir ki...
Kokun ve tek nefesin odur ya!
Kesilir bir an...
Artık, vicdanına, ya vardır!
Ya yoktur!
Ki genellikle yoktur.
Ya yeniden doğarsın her seferinde,
Ya da hayata uykuya dalarsın.
Bu sefer çok uykum var be!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Misafirlik
...Misafirlik...
Az kaldı bitecek benim sendeki misafirliğim.
Yakında gelecek biliyorum
Beni senden götürecek kelimelerin.
Sen her konuştuğunda ben
Gidiyorum her gün biraz daha.
Bir sussan, ya da hep gözlerin konuşsa kalabilirim ya
Sen kendi yüreğini bile duymuyorsun ki.
Yoruldum artık bu geçici misafirliklerden.
Yok muydu yüreğinde,
Sevdamızın sonuna kadar kalabilecek
Bütün sevdalar bitince gidecek kadar,
Sende sonsuz kalabilecek kadar izin verebileceğin
Bir küçük yelkenli aşkına hiç yer.
Olsun varsın gitmek lazımsa,
Giderim öyleyse senden de.
Sen benim son limanım olabilecek kadar büyük değilsen
Ben demirlerim kendimi kendi limanıma üzülme sen.
Cemre.Y.
Yakında gelecek biliyorum
Beni senden götürecek kelimelerin.
Sen her konuştuğunda ben
Gidiyorum her gün biraz daha.
Bir sussan, ya da hep gözlerin konuşsa kalabilirim ya
Sen kendi yüreğini bile duymuyorsun ki.
Yoruldum artık bu geçici misafirliklerden.
Yok muydu yüreğinde,
Sevdamızın sonuna kadar kalabilecek
Bütün sevdalar bitince gidecek kadar,
Sende sonsuz kalabilecek kadar izin verebileceğin
Bir küçük yelkenli aşkına hiç yer.
Olsun varsın gitmek lazımsa,
Giderim öyleyse senden de.
Sen benim son limanım olabilecek kadar büyük değilsen
Ben demirlerim kendimi kendi limanıma üzülme sen.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
İnadına Gülümse
...İnadına Gülümse...
“Ohhoyy!
Hoş geldin yine ocağımın ekmeği!
Çekmişin yine kafaya kasketi!
Üstelik bunca zaman sonra yeniden!
Heee yine kimlere kim etmedin de?” diyeceğim de
Neyse...
Kızarsın şimdi sen bize de derinden!
Gelip sormazsın epeydir kapılarımızı.
Küstüğün esnaflardan biliyorum adını!
Dayanamam ya yine de sorarım?
“İnadına mı gülümsersin sen hayata?
Sahi sen, ille de, inadına mı,
İnadına hep mi, gülümsersin hayata be kadın?”
Buruk bir tebessümün
Yağlı urganlı ilmeği boynumda
Saatlercelerime sus gelen.
Boğazımın kendime yabancı sesime,
Cevap veririm nihayet!
“Öyleyim ben ağbii!
Bir yüzümdeki palyaço renklerim eksik!
İçime ağlarken bile dışıma,
İlle de...
İnadına,
Bazen başımda
Kendime gerekse, kasketim olsa da
İnada gülümserim hayata!
Belki olur ya
Ben ağlamalara susarken
Hayata gülümseyiverir birilerim!”
Belki sizin gibi, yüzü acıya çoktan taksitli
Bereket dilerim olur a!
Zaten
Kızımın ve benim fitrelerini
Ömrümce ikince kere veremedim!”
“Olsun be gardaş!
Benden hiçbir şey almasan da arada bir uğra bana!
Yürek dolusu hayata sarılıyoruz biz sana oğlumla!
Yoksa inan hiç kar etmiyoruz senin bize uğraklarından.
Devlet bize... biz sana... hepsi o kadar!
Ama ille de sen her gün ya sabah ya da akşam
İlle de bize gülümse kendine biçtiğin yeni hayatınla
İlle de inadına bu ağır abi gibi!
Başında kasketli hallerin var ya!
Anlatıyorum uğraklarından
O an sen yoksan, seni oğluma!
O sarı kafalı kadın yine bize geldi evlat!" diye...
“Susalım şimdi.
Ben oğluma sarılacağım az sonra.
Oysa bana sormadan değişmişti
Çoktan din i imanın!” çoktan aşımlı terazileri!” dedi.
Susarak kaçtım oradan
Hiç yazılmasam da olurdum!
Hiç lazım oluşumu duymasam da
Ben her kes-ime kurbanlık koyun
Razıydım,
Gülümserdim.
Vakit kesim zamanıma ne zaman bilmeden!
Cemre.Y.
“Ohhoyy!
Hoş geldin yine ocağımın ekmeği!
Çekmişin yine kafaya kasketi!
Üstelik bunca zaman sonra yeniden!
Heee yine kimlere kim etmedin de?” diyeceğim de
Neyse...
Kızarsın şimdi sen bize de derinden!
Gelip sormazsın epeydir kapılarımızı.
Küstüğün esnaflardan biliyorum adını!
Dayanamam ya yine de sorarım?
“İnadına mı gülümsersin sen hayata?
Sahi sen, ille de, inadına mı,
İnadına hep mi, gülümsersin hayata be kadın?”
Buruk bir tebessümün
Yağlı urganlı ilmeği boynumda
Saatlercelerime sus gelen.
Boğazımın kendime yabancı sesime,
Cevap veririm nihayet!
“Öyleyim ben ağbii!
Bir yüzümdeki palyaço renklerim eksik!
İçime ağlarken bile dışıma,
İlle de...
İnadına,
Bazen başımda
Kendime gerekse, kasketim olsa da
İnada gülümserim hayata!
Belki olur ya
Ben ağlamalara susarken
Hayata gülümseyiverir birilerim!”
Belki sizin gibi, yüzü acıya çoktan taksitli
Bereket dilerim olur a!
Zaten
Kızımın ve benim fitrelerini
Ömrümce ikince kere veremedim!”
“Olsun be gardaş!
Benden hiçbir şey almasan da arada bir uğra bana!
Yürek dolusu hayata sarılıyoruz biz sana oğlumla!
Yoksa inan hiç kar etmiyoruz senin bize uğraklarından.
Devlet bize... biz sana... hepsi o kadar!
Ama ille de sen her gün ya sabah ya da akşam
İlle de bize gülümse kendine biçtiğin yeni hayatınla
İlle de inadına bu ağır abi gibi!
Başında kasketli hallerin var ya!
Anlatıyorum uğraklarından
O an sen yoksan, seni oğluma!
O sarı kafalı kadın yine bize geldi evlat!" diye...
“Susalım şimdi.
Ben oğluma sarılacağım az sonra.
Oysa bana sormadan değişmişti
Çoktan din i imanın!” çoktan aşımlı terazileri!” dedi.
Susarak kaçtım oradan
Hiç yazılmasam da olurdum!
Hiç lazım oluşumu duymasam da
Ben her kes-ime kurbanlık koyun
Razıydım,
Gülümserdim.
Vakit kesim zamanıma ne zaman bilmeden!
Cemre.Y.
Labels:
bazen,
boğaz,
etme,
hayat,
hoş geldin,
kadın,
neyse,
renk,
sonra,
tebessüm,
vakit,
yabancı,
yeniden,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
O Kadar Ucuza Satılmasın Ömrüm
...O Kadar Ucuza Satılmasın Ömrüm...
Hani bana bir gülsen,
Yüreğimi sıkan
Bütün mengeneleri açılırdı sanki ömrümün.
Sonra sensiz kalınca,
Bütün kilitlerimin anahtarları
Bit pazarlarında öylesine,
"Beleş!"e verilirdi...
Gülme sen bana sakın ha!
Sakın bana,
İlle de sen bana gülme!
O kadar da
"Ucuz"a
Satılmasın ömrüm.
Cemre.Y.
Hani bana bir gülsen,
Yüreğimi sıkan
Bütün mengeneleri açılırdı sanki ömrümün.
Sonra sensiz kalınca,
Bütün kilitlerimin anahtarları
Bit pazarlarında öylesine,
"Beleş!"e verilirdi...
Gülme sen bana sakın ha!
Sakın bana,
İlle de sen bana gülme!
O kadar da
"Ucuz"a
Satılmasın ömrüm.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
O Kadar Da Değilim
| ...O Kadar Da Değilim... |
| İçimi öyle sanıldığı gibi |
| Hep, her an, dışıma söylesem |
| Dünya yanar, |
| Ahret utanır, |
| Cennet küser, |
| Cehennem söner. |
| Yani söylediklerim, |
| Sustuklarım'a |
| Çeyrek bile etmez hiçbir zaman |
| Bilin istedim! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Perdelerin Arkası
…Perdelerin Arkası…
O güpürlü perdelerin arkası...
O kararmış ocakta kaynadıkça koyulaşan kaymağını
Midemize aşırdıkça ha bire kaynattığımız süt...
En hafifinden tıngırdayan kazanımız ve…
Hayatının gerçeğini,
Bir türlü öğrenemeyen koca bakır leğen!
Oysa hepsi birden seçilmeyen gelecekleriyle susuyordular!
Yan taburede,
Som altın kol düğmeleriyle
İğne oyalı tülbentle nasıl da ıssız
Nasıl da bunca suskun bir sessizlikle duruyordular!
Cemre.Y.
O güpürlü perdelerin arkası...
O kararmış ocakta kaynadıkça koyulaşan kaymağını
Midemize aşırdıkça ha bire kaynattığımız süt...
En hafifinden tıngırdayan kazanımız ve…
Hayatının gerçeğini,
Bir türlü öğrenemeyen koca bakır leğen!
Oysa hepsi birden seçilmeyen gelecekleriyle susuyordular!
Yan taburede,
Som altın kol düğmeleriyle
İğne oyalı tülbentle nasıl da ıssız
Nasıl da bunca suskun bir sessizlikle duruyordular!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
20 Ekim 2017 Cuma
Yemezler
| …Yemezler… |
| Her ne kadar |
| Bize gösterilen o fragman ufuklarda |
| Yeşil bir sazlık gibi görünse de |
| Yemezler! |
| Bataklığınıza düşmektense |
| Kayalıklarda sek sek oynamayı |
| Her zaman tercih ettim. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
O Gündü İşte Onu Bildiğim Gün

…O Gündü İşte Onu Bildiğim Gün...
Bilmiyorum ne zamandı,
Aylardan bana yine ayaz mı
Yoksa yalancı baharlardan bir an mıydı
Bildiğim bir tek şey varsa
Şimdi ki kadar küçücüktüm o zamanda
Bütün sevgimle
Gülücükler saçarken etrafa
Hiçbir oyunu bir türlü beceremediğim için
Gerçeklerim'inse sonunu hiç getiremediğim için
Dışındaydım yine o hayatın bütün çemberlerinin
Gittikçe susuyordum içime doğru
Herkes çok konuştuğumu sanarak
Kendimden bile azalarak susuyordum.
Sonra birden
Bir tek cümlesini okudum onun
Okudukça dizelerini
Nutkum tutuldu
Boğazımda kalan bütün yumrular
Yutkunamadığım kadar hıçkırık oldular
Döküldüm kendime
Ağlayabildikçe
Daha da çözüldüm bana
Kocaman gülümsedim sonra
Zira orada bir yerde
Bütün oyunlardan uzak bir kız daha var
Sonra aniden
Resmine takılıverdi gözlerim
Bunca sustuklarımı bana yutkunduran o
Gözlerinin içi gülümseyerek hayata bakıyordu
Bana bakıyordu
Taaa gözlerimin bebeğine bakıyordu
Yani hayatın bu düzenbaz çemberinden sıyrılmış
Asiliğim'in küçücük çemberine sızıyordu
Kimsenin cesaret edemediği tekliğim'e
Yoldaş oluyordu
Fark etmezdi ki ona
Oynamazsam oynamazdım
Kaybeden olmazdı hiç değilse
O gündü işte onu bildiğim gün
Oturdu yüreğime inatçı çocuk işte
Deli kız n'olcak
Ağlasam da gitmiyor
Gülsem de gitmiyor benden
Şimdilerde
Hayata inadına bir gülüş çakıyor
Evvela selam ediyoruz herkese
Çemberimiz bize dar!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kurtaramadım Bizi
…Kurtaramadım Bizi....
Senin sevda yükün
Sadece benim ayak bileğime bağlanmış
İkimizin toplamından oluşan
Ben daha çok sevdikçe donup duran
Kocaman beton kalpli
Prangadan ibaretti sevgilim
Ne yaptıysam da
Kurtaramadım bizi
Bende tutup okyanusa attım ikimizi
Gözün aydın sevgilim biz diye hiçbir şey yok artık.
Cemre.Y.
Senin sevda yükün
Sadece benim ayak bileğime bağlanmış
İkimizin toplamından oluşan
Ben daha çok sevdikçe donup duran
Kocaman beton kalpli
Prangadan ibaretti sevgilim
Ne yaptıysam da
Kurtaramadım bizi
Bende tutup okyanusa attım ikimizi
Gözün aydın sevgilim biz diye hiçbir şey yok artık.
Cemre.Y.
Labels:
hiçbir şey,
okyanus,
sevda,
sevgilim
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ne Çok Giden Var
…Ne Çok Giden Var…
Ne çok giden var ömrümden ah
Ne kadar çabuk giden...
Zamanıdır artık
Han'dan da
Hancılık dan da vazgeçmelerin
Vakti gelmiştir artık
Bütün yollara düşmelerin...
Cemre.Y.
Ne çok giden var ömrümden ah
Ne kadar çabuk giden...
Zamanıdır artık
Han'dan da
Hancılık dan da vazgeçmelerin
Vakti gelmiştir artık
Bütün yollara düşmelerin...
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Nerelerdeydiniz?
…Nerelerdeydiniz?...
Annemin benden gittiği o gece
O geceyi yırtan
"Anneeemmmm!" çığlığımda,
Ben anneme koşana kadar
O, yanımdaydı,
Omuz başımdaki anne kokusuyla.
Peki ya siz, bütün anneler!
Nerelerdeydiniz?
Annemin benden gittiği o gece
O geceyi yırtan
"Anneemmm!" çığlığımda,
Ben anneme koşana kadar
O, yanımdaydı,
Omuz başındaki yarim kokusuyla.
Peki ya siz?
Bana bütün sevdalılar
Nerelerdeydiniz?
Cemre.Y.
Annemin benden gittiği o gece
O geceyi yırtan
"Anneeemmmm!" çığlığımda,
Ben anneme koşana kadar
O, yanımdaydı,
Omuz başımdaki anne kokusuyla.
Peki ya siz, bütün anneler!
Nerelerdeydiniz?
Annemin benden gittiği o gece
O geceyi yırtan
"Anneemmm!" çığlığımda,
Ben anneme koşana kadar
O, yanımdaydı,
Omuz başındaki yarim kokusuyla.
Peki ya siz?
Bana bütün sevdalılar
Nerelerdeydiniz?
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
O Çocuk Büyüyecek
...O Çocuk Büyüyecek...
Oysa mahallenin ikinci çocuğunun,
İlk defa çikolata yemesi gibi bir şeydi,
Ağzı, burnu, çenesi,
Ayaklarına bile bulaştırmış olmaktı seni sevmek.
İlk kez salıncağa binmesi gibiydi
Gözlerinin içindeki,
O kahkahalarla sana dokunmak.
İlk kere dizleri kanadığında,
Annesinin ilk öpücüğü gibiydi
Çok kere dizlerini kanatmak istercesine seni öpmek.
İlk sefer rengarenk misketlerin hepsini yenmiş olmasıydı,
Bütün çocukların dayağını yemiş olsa da senle sevişmek.
İlk değil…
Hiç olmadı aslında ama masal bu ya!
Baştan sona sen olan bütün ilklerin toplamı gibiydi
Pembe bisikletine binip kuşlar gibi
Rüzgarı kanatlarına takıp sana bile yetişmek.
Öyle ya!
Mahallenin ilk çocuğu sendin.
Sana yetişemedim.
Şimdi bir salise daha durmuş olsan,
Sana yetişebilirdim ama!
Durmadın.
O çocuk büyüyecek!
O çocuk büyüyecek!
O çocuk büyüyecek!
Cemre.Y.
Oysa mahallenin ikinci çocuğunun,
İlk defa çikolata yemesi gibi bir şeydi,
Ağzı, burnu, çenesi,
Ayaklarına bile bulaştırmış olmaktı seni sevmek.
İlk kez salıncağa binmesi gibiydi
Gözlerinin içindeki,
O kahkahalarla sana dokunmak.
İlk kere dizleri kanadığında,
Annesinin ilk öpücüğü gibiydi
Çok kere dizlerini kanatmak istercesine seni öpmek.
İlk sefer rengarenk misketlerin hepsini yenmiş olmasıydı,
Bütün çocukların dayağını yemiş olsa da senle sevişmek.
İlk değil…
Hiç olmadı aslında ama masal bu ya!
Baştan sona sen olan bütün ilklerin toplamı gibiydi
Pembe bisikletine binip kuşlar gibi
Rüzgarı kanatlarına takıp sana bile yetişmek.
Öyle ya!
Mahallenin ilk çocuğu sendin.
Sana yetişemedim.
Şimdi bir salise daha durmuş olsan,
Sana yetişebilirdim ama!
Durmadın.
O çocuk büyüyecek!
O çocuk büyüyecek!
O çocuk büyüyecek!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Nun
...Nun...
Bunca yıllık ömrümden
Kimler nice ömürler çalmak istedi
Bunu ben bilemem ama
Bizi bu aleme
Bir savuran var belli ki
Ve belli ki ömrü de
“Nun” ömrü kadar
Onun da ömrünün ona susluğu!
Ömrümde ilk defa,
“Nun” dedim
Önü sonu yoktu bana.
Nutku tutuldu
Sustu "Nun."
Melekler divana oturdular.
Ben bildikleri insi cins değildim.
Hep beraber sustuk.
Cemre.Y.
Bunca yıllık ömrümden
Kimler nice ömürler çalmak istedi
Bunu ben bilemem ama
Bizi bu aleme
Bir savuran var belli ki
Ve belli ki ömrü de
“Nun” ömrü kadar
Onun da ömrünün ona susluğu!
Ömrümde ilk defa,
“Nun” dedim
Önü sonu yoktu bana.
Nutku tutuldu
Sustu "Nun."
Melekler divana oturdular.
Ben bildikleri insi cins değildim.
Hep beraber sustuk.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
19 Ekim 2017 Perşembe
Hala Neredesin Yosun Gözlüm
…Hala Neredesin Yosun Gözlüm...
Yosun gözlüm...
Gözlerin,
Kulakların,
Burnun,
Tenin,
Dilin,
Okyanusun dibine mi battı?
Altıncı ve yedinci hislerin...
Bermuda şeytan üçgeninde mi gayb oldu?
Cehennemimin, dibine mi battı?
Sen ki bana….
Bu kadar ayrılığa dayanamazdın!
Seni benden kimler, nasıl
Nelere bedel çaldı?
Hala neredesin yosun gözlüm.
Cemre.Y.
Yosun gözlüm...
Gözlerin,
Kulakların,
Burnun,
Tenin,
Dilin,
Okyanusun dibine mi battı?
Altıncı ve yedinci hislerin...
Bermuda şeytan üçgeninde mi gayb oldu?
Cehennemimin, dibine mi battı?
Sen ki bana….
Bu kadar ayrılığa dayanamazdın!
Seni benden kimler, nasıl
Nelere bedel çaldı?
Hala neredesin yosun gözlüm.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Olsun Be Gözüm
...Olsun Be Gözüm...
Ve sonra umudunun tükenip yaşamdan soğuduğun o anda,
Hayalin çıkıverir karşına hem de en toz pembesinden.
"Olsun be gözüm." dersin.
"Bu seferde böyle olsun.
Mademki bugün de ölmedim,
Olsun be gözüm, yeni hayata da selam olsun."
Cemre.Y.
Ve sonra umudunun tükenip yaşamdan soğuduğun o anda,
Hayalin çıkıverir karşına hem de en toz pembesinden.
"Olsun be gözüm." dersin.
"Bu seferde böyle olsun.
Mademki bugün de ölmedim,
Olsun be gözüm, yeni hayata da selam olsun."
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
İntihar Ordusu
...İntihar Ordusu...
Ne dost bildiklerindir asıl dost,
Ne “Arkadaş” dediğindir asıl yarenin.
Ne de “Akraba” dediğindir sırtını duvarsız döndüğün!
Birinden biri, ardını sakınmasız döndüğün an
Kınsız kılıçsız, ansız...
Mutlaka sırtından ihanet hançeriyle hançerler seni
Diğerleri?
Yarin başkaca kalplerdeki yarene benzeyişine öykünür!
Ya yelkovandır,
Ya akrebidir kovalanan.
Hiçbir an diliminde denk gelemedik mesela biz
“Aşk”la sana, aynı anda!
Sadece ve sadece bize
“Var” olamadık ki bu ömrümüzün hiçbir anında
Ne yeterince savrulabildik, gönüllere
Ne de kovalamacalara
“Eyvallah!” diyebildik
Ömrümün bunca zamanı boyunca.
Aslında,
Çok.
Çok..
Çok…
Konuşan ben!
Konuştuklarımın hiçbirisi,
Hiçbir zaman diliminde boş olmayan ben!
Nice çığlıklar dolusu sessizliğime
Nice dayanılmaz avazlar savurdum!
Kah uçurum boylarında güneşe aşıktım
Kah Güneşi gördüğü an,
Sonuma razı bir kardelendim.
Kah gökkuşağıydım,
Anlaşılmadım.
Oysa onlar hep sonradan geldiler hep!
Sonradan!
Oysa beni bir duysalardı
Anlasalardı,
Algılasalardı,
Özlerine alsalardı…
Salmasalardı başkaca hiçbir yere.
Beni en tanıdığını sandıklarımın bile
Sandıklar bolluğunda kaybolmuş olmayaydım keşke!
Keşke yıllar yılı
Ona olan karşılıksız sevdamı iyi duysalar
İyice aşk etselerdi kendilerine!
Başkaca meşke gerek kalmazdı beki de!
O, sesi çıkamayan
Avaz avaz
Çıngar çıkaran çığlıklarımı bir duysalardı keşke!
Mutlak ve muğlak topluca intihar ordusu olurlardı!
Cemre.Y.
Ne dost bildiklerindir asıl dost,
Ne “Arkadaş” dediğindir asıl yarenin.
Ne de “Akraba” dediğindir sırtını duvarsız döndüğün!
Birinden biri, ardını sakınmasız döndüğün an
Kınsız kılıçsız, ansız...
Mutlaka sırtından ihanet hançeriyle hançerler seni
Diğerleri?
Yarin başkaca kalplerdeki yarene benzeyişine öykünür!
Ya yelkovandır,
Ya akrebidir kovalanan.
Hiçbir an diliminde denk gelemedik mesela biz
“Aşk”la sana, aynı anda!
Sadece ve sadece bize
“Var” olamadık ki bu ömrümüzün hiçbir anında
Ne yeterince savrulabildik, gönüllere
Ne de kovalamacalara
“Eyvallah!” diyebildik
Ömrümün bunca zamanı boyunca.
Aslında,
Çok.
Çok..
Çok…
Konuşan ben!
Konuştuklarımın hiçbirisi,
Hiçbir zaman diliminde boş olmayan ben!
Nice çığlıklar dolusu sessizliğime
Nice dayanılmaz avazlar savurdum!
Kah uçurum boylarında güneşe aşıktım
Kah Güneşi gördüğü an,
Sonuma razı bir kardelendim.
Kah gökkuşağıydım,
Anlaşılmadım.
Oysa onlar hep sonradan geldiler hep!
Sonradan!
Oysa beni bir duysalardı
Anlasalardı,
Algılasalardı,
Özlerine alsalardı…
Salmasalardı başkaca hiçbir yere.
Beni en tanıdığını sandıklarımın bile
Sandıklar bolluğunda kaybolmuş olmayaydım keşke!
Keşke yıllar yılı
Ona olan karşılıksız sevdamı iyi duysalar
İyice aşk etselerdi kendilerine!
Başkaca meşke gerek kalmazdı beki de!
O, sesi çıkamayan
Avaz avaz
Çıngar çıkaran çığlıklarımı bir duysalardı keşke!
Mutlak ve muğlak topluca intihar ordusu olurlardı!
Cemre.Y.
Labels:
avaz,
çığlık,
dost,
hançer,
ihanet,
kardelen,
karşı,
mesela,
oysa,
öykü,
sakın,
sonra,
uçurum,
yaren,
yeter
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ne Diyeyim Pardon
...Ne Diyeyim Pardon...
Kim bilir kaç kereler dinledim bu şarkıyı,
Aylar ve geceler boyu...
Her bir cümlesinde,
Kelime kelime akmıştır gözlerimin yaş taneleri.
Yüzüm solmuş, dudaklarımda
Acı bir anı tebessümü,
Bir yanı buruk, her yanı kırık.
Ben sana yüreğimdeki çizikle geldim ey yar...
Ve ne yazık ki hep var!
Daha ortalık darmadağınıktı,
Toparlayamamıştım daha
Paramparça can kırıklarımı.
Azaldıkça çoğalmaya başlamıştım da…
Ben sana bitirmiş de gelmiştim
Son kırıntılarımı, kırgınlıklarımı.
Hani göz bebeklerimin içine bakıp,
“Boşluk duygusu seni bana getiren” demiştin de
Ben susmuştum sana.
Bilemedin ey yar!
Sen daha insanoğlu
Vücut bulmamışken dilediğim o tek dilektin.
Kaderimdin.
Olmamam gereken hallerden,
Gitmemem gereken yollardan koruyanımdın.
Bir nisan yağmuru kadar yeşilin en tazesine umut,
Bir zemheri ayında yağan
Kar kadar unutulmuşluktun.
Kederimdin belki ama dileğimdin,
Sen geldiğinde ben boşlukta değildim.
Sen geldiğinde vazgeçmiştim
Hayattaki varlığımdan.
“Hiç” likteydim!
Sana saçmaladığım kadar
Hiç kimseye ve hiçbir şeye saçmalamadım ben.
Hiçbir zaman öyle bir şans verilmedi bana...
Sen verdin!
Varlığın…
Var olabilme nedenin boşluktan değildi de
Yokluğun ve olamama halin,
Bermuda şeytan üçgenindeymişim
Hissi uyandırıyor bana
Ne bitirebiliyor, ne başlayabiliyorum...
Bir girdabın içinde öylece dönüp duruyor,
Öylece savrulup duruyorum...
Sadece bu şarkıyı dinliyorum...
Sadece seni yaşıyorum...
Yokluğun bile sen be sevgili,
Ne diyeyim ki!
Pardon...
Cemre.Y.
Kim bilir kaç kereler dinledim bu şarkıyı,
Aylar ve geceler boyu...
Her bir cümlesinde,
Kelime kelime akmıştır gözlerimin yaş taneleri.
Yüzüm solmuş, dudaklarımda
Acı bir anı tebessümü,
Bir yanı buruk, her yanı kırık.
Ben sana yüreğimdeki çizikle geldim ey yar...
Ve ne yazık ki hep var!
Daha ortalık darmadağınıktı,
Toparlayamamıştım daha
Paramparça can kırıklarımı.
Azaldıkça çoğalmaya başlamıştım da…
Ben sana bitirmiş de gelmiştim
Son kırıntılarımı, kırgınlıklarımı.
Hani göz bebeklerimin içine bakıp,
“Boşluk duygusu seni bana getiren” demiştin de
Ben susmuştum sana.
Bilemedin ey yar!
Sen daha insanoğlu
Vücut bulmamışken dilediğim o tek dilektin.
Kaderimdin.
Olmamam gereken hallerden,
Gitmemem gereken yollardan koruyanımdın.
Bir nisan yağmuru kadar yeşilin en tazesine umut,
Bir zemheri ayında yağan
Kar kadar unutulmuşluktun.
Kederimdin belki ama dileğimdin,
Sen geldiğinde ben boşlukta değildim.
Sen geldiğinde vazgeçmiştim
Hayattaki varlığımdan.
“Hiç” likteydim!
Sana saçmaladığım kadar
Hiç kimseye ve hiçbir şeye saçmalamadım ben.
Hiçbir zaman öyle bir şans verilmedi bana...
Sen verdin!
Varlığın…
Var olabilme nedenin boşluktan değildi de
Yokluğun ve olamama halin,
Bermuda şeytan üçgenindeymişim
Hissi uyandırıyor bana
Ne bitirebiliyor, ne başlayabiliyorum...
Bir girdabın içinde öylece dönüp duruyor,
Öylece savrulup duruyorum...
Sadece bu şarkıyı dinliyorum...
Sadece seni yaşıyorum...
Yokluğun bile sen be sevgili,
Ne diyeyim ki!
Pardon...
Cemre.Y.
Labels:
boşluk,
can kırıkları,
dağınık,
gece,
gitme,
keder,
kelime,
kırgın,
kim bilir,
nisan,
sol yanım,
şarkı,
şeytan,
tebessüm,
yama,
yazık
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Haziran Gülüşü
...Haziran Gülüşü...
Ayların ardından
Hala haziran gülüşü kadar mühürlüydü bakışları
Hala göz bebeklerinin yakamozlarında
Saklıydı kalbimin hissetmeyi hatırlatan ruhu
Hala utangaç dudaklarının gül kıvrımındaydı
Hayata dair ne varsa hepsi
Hala avuçlarına dokunduğunda yanıyordu ellerim.
Bir insan;
"O benim olmasa da olur,
Yeter ki gözlerinin güneşinde bir kerecik daha
Gölgeleneyim der mi kendi kendine?" der.
"Bir tek mutlu gülüşüne sadece ben değil
Dünya kurban olsun onun yoluna der mi?" der.
"Onu benim yüreğimden
Görebilseydiniz keşke bir kere der mi?" der.
Cemre.Y.
Ayların ardından
Hala haziran gülüşü kadar mühürlüydü bakışları
Hala göz bebeklerinin yakamozlarında
Saklıydı kalbimin hissetmeyi hatırlatan ruhu
Hala utangaç dudaklarının gül kıvrımındaydı
Hayata dair ne varsa hepsi
Hala avuçlarına dokunduğunda yanıyordu ellerim.
Bir insan;
"O benim olmasa da olur,
Yeter ki gözlerinin güneşinde bir kerecik daha
Gölgeleneyim der mi kendi kendine?" der.
"Bir tek mutlu gülüşüne sadece ben değil
Dünya kurban olsun onun yoluna der mi?" der.
"Onu benim yüreğimden
Görebilseydiniz keşke bir kere der mi?" der.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Neredeyse Kapına Dayanacaktım

...Neredeyse Kapına Dayanacaktım...
Neredeyse özleyecektim seni,
Sızım sızım sızlayacaktı burnumun direği!
Gecenin kör saati,
İçip içip kapına dayanacaktım.
“Git” derken sana,
Suçsuz ve günahsızdım ya!
Neredeyse baştan sona günaha batıp,
Geçecektim karşına,
Bakacaktım göz bebeklerinin derinine
Af dileyecektim senden.
Olmasaydı mektupların,
Senin yazdıklarının rengi hep nefretti.
Sadece sustum!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
18 Ekim 2017 Çarşamba
Son Cümlem
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Ne Olacak Şimdi?
...Ne Olacak Şimdi?...
"Ben çay severdim o kahve
Bunu öğrendiğim an gitmeliydim yanından.
Bu sevda çayla, kahveye bulanmadan…" demiştim,
Ona dair o ilk şüphemde.
"Peki ne olacak şimdi?" diyorlar ya!
Bu sefer...
Ben kahveyi daha çok seveceğim
O çayı daha çok sevecek.
Yani yine hiçbir şey olmayacak!
Bir yerlerde hep,
Sessizce bir şiir ağlayacak." demiştim son bitişimizde.
Şimdi bakıyorum da geçmişlerimize,
Bir değil, birçok şiir arkamızdan hep ağlıyor.
Cemre.Y.
"Ben çay severdim o kahve
Bunu öğrendiğim an gitmeliydim yanından.
Bu sevda çayla, kahveye bulanmadan…" demiştim,
Ona dair o ilk şüphemde.
"Peki ne olacak şimdi?" diyorlar ya!
Bu sefer...
Ben kahveyi daha çok seveceğim
O çayı daha çok sevecek.
Yani yine hiçbir şey olmayacak!
Bir yerlerde hep,
Sessizce bir şiir ağlayacak." demiştim son bitişimizde.
Şimdi bakıyorum da geçmişlerimize,
Bir değil, birçok şiir arkamızdan hep ağlıyor.
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Şimşek
| …Şimşek… |
| Gökyüzü fena kızmış! |
| Hem şimşekleri çaktırıyor, hem gürlüyor. |
| Üstüne yağmur... |
| Sence ben korkup kaçar mıyım? |
| Yoksa salına salına yürüyerek gözyaşımla eşlik mi ederim? Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Mühürlemiştir Seni Kendine
| ...Mühürlemiştir Seni Kendine... |
| Hani en büyük kavgalarınızın birinin |
| O uzun suskunluğunda |
| Uykusuzluktan kırıldığın, |
| Yorulduğun ve uzandığın o koltuğa |
| Yavaşça sokulur ya adam! |
| "Tamam" dersin, |
| Herkes gibi sevişerek barışacak seninle. |
| Susturacak beyninde ve kalbindeki bütün savaşları, |
| Silecek bütün soru ve ünlem işaretlerini ama |
| Sonrası yerli yerine konuverecek hepsi birden! |
| Usulcacık yaklaşır adam sana… |
| Uzanıverir bedenine boylu boyunca! |
| Saçlarını koklar, boynunu koklar, |
| Yüzüne dokunur ve bir tek kelebek öpücüğü kondurur |
| Dudaklarının kenarına! |
| Yine geldiği gibi, |
| Etine dokunmadan uzaklaşır bedeninden. |
| Ne cinsellik vardır orada, ne şehvet, ne ihtiras! |
| Orada bir tek kaybetmek, |
| Orada bir tek kaybedilmek istememek korkusu, |
| Orada sadece şefkat, |
| Sadece hasret ve gerçek sevgi vardır. |
| Çünkü bilir ki o senin yüreğine ait olmasa, |
| Hiçbir şekilde yaklaşamazdı artık yanına, |
| Asla dokunamazdı sana |
| Bilir artık onunla olsan da, |
| Onsuz olsan da ona aitsindir, |
| Mühürlemiştir seni kendine. Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Teşekkür Ederim
…Teşekkür Ederim…
Kuşlar uçuşuyordu şah damarından
Ömrüme ömürlük küçücük bir buse,
Misk-i amber cennet kokusundan
Dünyama cennetlik
Deriinnn... bir nefes çekiverdim.
Teşekkür ederim...
Cemre.Y.
Ömrüme ömürlük küçücük bir buse,
Misk-i amber cennet kokusundan
Dünyama cennetlik
Deriinnn... bir nefes çekiverdim.
Teşekkür ederim...
Cemre.Y.
Labels:
cennet,
derin,
dünya,
koku,
kuşlar,
küçücük,
misk-i amber,
nefes,
ömrüm,
şah damarı,
teşekkür,
yama
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Nazarım Değiyor Sana
...Nazarım Değiyor Sana...
Nazarım değiyor sana,
Gözlerinin yosun ışıltısında kaybolurken,
“Her şeye rağmen” li bir hayat var çünkü orada.
Her gülüşünde,
Gül kıvrımlı dudaklarının kenarında
İki gamzen oluşuyor ya,
Sanki biri Güneş’im, diğeri Ay’ım.
Biliyor musun?
Artık korkmuyorum
Seni doyasıya sevmekten ve sana yetememekten!
Seni paylaşarak sevmeyi öğrenebildim sonunda.
Kıskancım biraz evet!
Senin, her benden gidişinde düşünüyorum mesela!
Benim gibi burun direkleri sızlayacak kadar
Kokulu mu öpüyorlardır acaba seni?
“Olsun!” diyorum sonra,
“Her gördüklerinde,
Benim gibi yeniden,
Yine aşık olmuyorlardır ya sana!”
Cemre.Y.
Nazarım değiyor sana,
Gözlerinin yosun ışıltısında kaybolurken,
“Her şeye rağmen” li bir hayat var çünkü orada.
Her gülüşünde,
Gül kıvrımlı dudaklarının kenarında
İki gamzen oluşuyor ya,
Sanki biri Güneş’im, diğeri Ay’ım.
Biliyor musun?
Artık korkmuyorum
Seni doyasıya sevmekten ve sana yetememekten!
Seni paylaşarak sevmeyi öğrenebildim sonunda.
Kıskancım biraz evet!
Senin, her benden gidişinde düşünüyorum mesela!
Benim gibi burun direkleri sızlayacak kadar
Kokulu mu öpüyorlardır acaba seni?
“Olsun!” diyorum sonra,
“Her gördüklerinde,
Benim gibi yeniden,
Yine aşık olmuyorlardır ya sana!”
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
17 Ekim 2017 Salı
Umutlar
| …Umutlar… |
| Moruna umutlar bağladım ben senin kadın! |
| Yüreğindeki alına ise öpücükler ağladım sessizce, |
| Sen en çok gülerken hem de! Cemre.Y. |
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Sensizim
...Sensizim...
Nasıl mıyım?
Vücudumun her yanına
Karargâh kurmuş hastalıkları
Saymazsak gayet iyiyim...
Hiç olmadığım kadar iyi.
Aşk'sızım,
Sensizim,
Kimsesizim o kadar!
Cemre.Y.
Nasıl mıyım?
Vücudumun her yanına
Karargâh kurmuş hastalıkları
Saymazsak gayet iyiyim...
Hiç olmadığım kadar iyi.
Aşk'sızım,
Sensizim,
Kimsesizim o kadar!
Cemre.Y.
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Mezar Üstüne Mezar Olmaz!
...Mezar Üstüne Mezar Olmaz!...
Bana, yüreğini açar mısın diyorlar!
Sevdamı ve yangınımı anlattıkça,
Kim bilir, orayı kendilerine,
Nasıl da bir Aden Cenneti sanıyorlar!
Bana değil be güzelim!
Hevesleri ve hayalleri bana değil!
Aslında ona olan sevdama hasretler hep.
Belki de bu hayatta bir kere,
Öyle sevilirim diye aldanıyorlar.
Bana, yüreğini açar mısın diyorlar!
“Onun gibi olmam.” diye yeminler ediyorlar...
Bilmiyorlar...
Hem de hiçbir şey bilmiyorlar!
Aşka dair,
“Sevda” ya dair,
Hem de hiçbir şey bilmiyorlar!
Ben yüreğimi, sorup sorup durana değil,
Ansızın, hiç ummadığım anda gelip,
Ciğerimin kanadına konana açtım hep!
Ben bile istemedim ki sevdayı.
Öylece gelip kondu,
Kendine en uygun baş köşeye.
Öylece ansız ve zamansız ve...
Hesapsız ve kitapsız ve sonsuz sevdim onu.
Sabırla nakış gibi işlendi yüreğime azar azar.
Ben bile, ben değilken,
Kime ne kadar aitlik duygusu vereceksem?
Sandım ki onunla kapanır gider. bütün eksiklerim.
Sandım ki onunla tamamlanırım.
Oysa o, kendine bile yarımdı,
Binbir parçaydı her yeri.
Bana, yüreğini açar mısın diyorlar!
Bilmiyorlar...
Benim artık yüreğim yok!
Şimdi orada, iki ölüm var.
Biri öylece olduğu gibi.
Teni soğumadan mumyalanmış,
Diğeri öldü mü, var mıydı, yoksa hiç mi olmadı?
Yüreğimin tamamını kaplamışlar.
Ben her gün hayata gülümserken siz,
Gülleri ve leylakları ve hanım ellerini ve...
Papatyaları gördükçe hep,
Orayı botanik bahçesi mi zannettiniz!
O yüreğimin her yerinden her an,
Sızım sızım, sızan kan damlalarını gördükçe siz!
Onları da, birer yaz hayali, birer gelincik mi sandınız!
Halbuki biraz daha dikkat etseydiniz.
Yeni kazılmış, o en taze toprağı görecektiniz!
Mezar üstüne mezar olmaz bilmez misiniz?
Cemre.Y.
Sevdamı ve yangınımı anlattıkça,
Kim bilir, orayı kendilerine,
Nasıl da bir Aden Cenneti sanıyorlar!
Bana değil be güzelim!
Hevesleri ve hayalleri bana değil!
Aslında ona olan sevdama hasretler hep.
Belki de bu hayatta bir kere,
Öyle sevilirim diye aldanıyorlar.
Bana, yüreğini açar mısın diyorlar!
“Onun gibi olmam.” diye yeminler ediyorlar...
Bilmiyorlar...
Hem de hiçbir şey bilmiyorlar!
Aşka dair,
“Sevda” ya dair,
Hem de hiçbir şey bilmiyorlar!
Ben yüreğimi, sorup sorup durana değil,
Ansızın, hiç ummadığım anda gelip,
Ciğerimin kanadına konana açtım hep!
Ben bile istemedim ki sevdayı.
Öylece gelip kondu,
Kendine en uygun baş köşeye.
Öylece ansız ve zamansız ve...
Hesapsız ve kitapsız ve sonsuz sevdim onu.
Sabırla nakış gibi işlendi yüreğime azar azar.
Ben bile, ben değilken,
Kime ne kadar aitlik duygusu vereceksem?
Sandım ki onunla kapanır gider. bütün eksiklerim.
Sandım ki onunla tamamlanırım.
Oysa o, kendine bile yarımdı,
Binbir parçaydı her yeri.
Bana, yüreğini açar mısın diyorlar!
Bilmiyorlar...
Benim artık yüreğim yok!
Şimdi orada, iki ölüm var.
Biri öylece olduğu gibi.
Teni soğumadan mumyalanmış,
Diğeri öldü mü, var mıydı, yoksa hiç mi olmadı?
Yüreğimin tamamını kaplamışlar.
Ben her gün hayata gülümserken siz,
Gülleri ve leylakları ve hanım ellerini ve...
Papatyaları gördükçe hep,
Orayı botanik bahçesi mi zannettiniz!
O yüreğimin her yerinden her an,
Sızım sızım, sızan kan damlalarını gördükçe siz!
Onları da, birer yaz hayali, birer gelincik mi sandınız!
Halbuki biraz daha dikkat etseydiniz.
Yeni kazılmış, o en taze toprağı görecektiniz!
Mezar üstüne mezar olmaz bilmez misiniz?
Cemre.Y.
Labels:
aslında,
aşk,
cennet,
ciğer,
hasret,
heves,
hiçbir şey,
kim bilir,
kitap,
leylak,
mezar,
sevda,
sızı,
yangın,
zaman
Kız Kulesinin tavanındaki
Piri Reis haritası gibiyim...
Dışımla o kadar meşguller ki,
Buradayım...
İçinde,
İçimdeyim...
Gören yok!
Cemre.Y.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Hoş Eder İnsanı
...Hoş Eder İnsanı... Ne içtiğin değil, Nasıl ve kiminle içtiğindir kafaları güzelleştiren. Her ne kadar anason kokusunu özlemiş olsan da, R...
-
...Beni Soracak Olursan, İyiyim Ben... Ne zaman şiir kuşanacak olsam, Avuç içi kadar bir coğrafyaya, Şiir şiir iklimlerim geliverir aklıma! ...
-
...Öylece...Çekip Gitti... Biz! Birkaç güvercine mukabil razı olduk, "Sevdadandır." dedik. “İmkansızlıktan aşktandır” dedik. ...
-
…Gözlerin Diyorum Adam… Gözlerin diyorum adam gözlerin... Öyle b/akmasalardı yüreğime Şimdi böyle sana, Lal olabilir miydi dillerim... ...
-
...Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni... Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; Önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak. Yol'unmuş ...
-
...Gözlerin Diyorum Kadın... Gözlerin...diyorum kadın... İçi cehennem dışı cennetken! Gözlerin diyorum kadın! Annem gibi, kızım gibi, ...
-
...Lal-ü Aşk... Sevgilim... Lal-ü aşk yüklü, Bulutlar geçiyor ömrümüzden. Sanki hiç! Mey dolu ağzından, Dökülmemiş gibisin En ıssız,...
-
...Sevgilim... Yüreğinin gazellerini sakın savurma sevgilim! Bırak kalsınlar, daha ne kadar dağınıksan. Toparlanma öyle hemen, ben geldi...
-
…Misket… Çocukluğumun can kırıntılarında Benim bütün oyunlarda kazandığım misketlerim, Bir kavanozda doluydu Ve mahallenin bütün kö...
-
…Adını İfşa Etme Gizli Yarim… Adını ifşa etme gizli yarim, Ola ki seni, ben gibi sevemezlerse... Sana da, bana da kıyarlar! Etme sakı...
-
...Gelsin Artık... Hani ikindi sonrası vakitlerde, Çökmeye başlardı ya akşamın hüznü... Çoğunluğunda da, sessizliğin hüküm sürdüğü, Yür...


























