21 Eylül 2017 Perşembe

Sahi Biz Ne Zaman Öldük?

...Sahi Biz Ne Zaman Öldük?...
Eski bir Türk filmini nemli gözlerle izler gibiyim şimdi.
Halbuki başrol jönü ve artistiydik bizdik!
Sahi biz ne zaman öldük!
Cemre.Y.

Eksik Renkler

...Eksik Renkler…
Belki de hayatımızda
Eksik olan asıl şey
Renklerdir...
Başka renkler.
Cemre.Y.

Düştüm...Düşümde Mavi'ydim

...Düştüm...Düşümde Mavi'ydim…
Dediler ki;
Savaştın didindin bunca zaman da
Ansızın vazgeçtin de ne oldu
Zümrüdüankalığından.
Sevdasına asi, inat...
Deli, bozuk, bodoslama uçan
Bir fırtına kuşu bile oldun da ne oldu yani?
"Yar... Yar...
Yariimmm...Yariimmmm...!" diye diye...
Yar boyundan uçtuğun martılar...
Sana sevdasına gelince onca yoksulken,
Şimdi ellerin göğsünden
Sumru... Sumru..
Gül kokluyorlar!
Yutkunamadım önce,
Tutuldu dilim damağım.
Sustum ve sadece
Kanadımdan bir tüy daha kopardım
Öylece savurdum yere
Maviydi rengi...
Sonuncuydu.
Şimdi tüysüz tüleksiz kaldım ya
Alıp, aparacak sandılar ya beni,
Ne sevindiler bir bilsen!
En çok da ona gülümsedim suskunca.
Sonra dedim ki onlara;
Mademki artık hiçbir yere uçamam
Size yem olmaktansa
Maviye gömülürüm bende
Sizler de bundan sonra
Nerede derin bir mavi görürseniz...
Gözleriniz şöyle bir dalarsa uzaklara...
Hatırlayın bizi
Size bedel olamasın diye
Kendimizden yok ettiklerimizi
Maviye doğru düştüm sonra
Düştüm...
Düştüm...
Düştüm...
Düşümde mavi'ydim...
Cemre.Y.

Gönül Telim

…Gönül Telim…
Viran çağların şimdi de
Sızım sızım sızlıyor mu
Ey benim gönül telim...
Yine mi kopardılar seni,
En sol fej'inden
Hani bu sefer...
Hani bu…
Sefer…
....Neyse ya boşver!
Cemre.Y.

Sana Ne

…Sana Ne…
Edepli edepsiz birkaç hayalime
Her yanım ayrı kokulu,
Konuk etmiş olabilirim seni.
De bundan sana ne?
Senin ruhun duymadı ki!
Cemre.Y.

Düş-Tüm!

...Düş-Tüm!...
Sonra yollarına düştüm
Sana her şeyden kaçıp gelirken
O yollarda, dimdik ayaktaydım ama!
Senden son kez
Sensiz giderken
"Düş" tüm.
Bir tek damla ağlamadım biliyor musun?
Ne hiç olmayacak zamanda metrobüs
Tam da, senin son durağında
Arıza yaptığında.
Ne de seninle yeniden rastlaşmamıza
Az kalmışım noktasına an meselesiyken!
Sen evine dönerken, o yolda,
Öylece üzgün ve asabi...
Ben sana son kez
Bakarken bile ağlamadım!
Geceyi yırttım!
Ayı mahşerinden çıkarttım!
Korkmadım, kızmadım, ağlamadım.
Yarın Güneş aynı doğmayacak
Hiçbirimize!
Güldüm ve geçtim!
Öğrettikleri gibi...
"Doğarken kaç kişiydik ki
Ölürken çoğul ölelim" değil mi?
Sırtımda hayli yorgun
Cansız bir yük
Adı "Gurur!" du eskiden
Çokkk eskiden...
Cemre.Y.

Tövbe


…Tövbe…
Bir kere daha sevmek miii!
Tarih boyunca
Bütün mezarlar hala tek kişilikken,
Tekliğimden sıyrılıp,
Hala ikiye çıkamamışken ben
Bir kere daha sevmek mi?
Tövbe…
Cemre.Y.

Düşünsene

…Düşünsene…
Düşünsene bir...
Her gece yüreğinin ninnisiyle uyurken
Her sabah onu kaburga kemiğinden
Öperek uyandırıyor muşsun.
Cemre.Y.

İnadına Günaydın

...İnadına Günaydın...
Düşler ülkesinin yalnız yolcuları,
Bu geceki yolculuğumuz da sona erdi.
Güne karışmalı, kalabalıklaşmalı...
Mutsuz yürüyen yüzlere,
İnadına gülümseyerek,
"Günaydıınn!" demeli.
Cemre.Y.

20 Eylül 2017 Çarşamba

Düşün

...Düşün...
Hani diyorum,
Sıkılırsan
Ellerini sımsıkı tutan tek şeyin
Yalnızlığın olmasından
Sevgimle ısıttığım anları düşün
Hem belki yüreğin de ısınır
Havalar da soğuk bu aralar üşümüştür oysa şimdi.
Cemre.Y.

Duydum Ki Hasta Olmuşsun Yine

...Duydum Ki Hasta Olmuşsun Yine...
İki kişilik cennetimiz de sevgi yumağıyken
Başka dostlarımıza da
Rengarenk minderler uzattıkça mı azaldık birbirimizden?
Bizi, bizden azaltmaları değildi ki
Niyetimiz, bizi bize çoğaltmalarıydı!
Sana kıyamayıp atladığım uçurumlardan,
Öylece sinsi birer şahin gibi,
Seni kapıp gitmeleri,
Seni bana kapatıp, benden yok saymaları ne acı!
Sana “Git!”derken ben
Ne kolum vardı, sana sarılacak!
Ne kanadım vardı,
Seni sıcaklığıyla koruyacak!
Allah'ın kulu da yardım etmedi.
Sana ben...
“Artık sadece bana kal!” diye
“Git!” dedim.
Gittin hayallerinin cennetine
“Eyvallah!” dedim de, duydum ki hasta olmuşsun yine?
Hastalıklı tek nefesini salmadan sana,
Senin bütün hastalık başlangıçlı nefeslerini
Öperek hiç çeken olmamış işte!
Ah ciğerimin çiziği,
Bülbül hikayesi işte...
Sen yine de hasta filan olma sakın he!
Cemre.Y.

Dualarım Vardı

...Dualarım Vardı...
Dualar vardı hani o, dualar!
Göz bebekleri kendi vücudundan çok büyümüş
Çığlık figan dualar!
Oysa yaşının yedisinden önce ölürse…
Cennetin bütün kapıları ona açık olduğu halde,
Çığlık figanlı dualar vardı hani dualarım!
O gün hiçbiri kabul olmadılar…
Kendisi kurtardı kendisini.
Sonraki yıllarında Kuranı okudu,
Yetmedi baştan başladı.
Belki bu sefer kabul olurdu dualar!
Zebur'u okudu, Tevratı, İncili,
Olmadı döndü yine Kuranı okudu.
Çığlık figan yalvardı!
Ona, güya şah damarından yakın olana yakardı!
Yaradan onu unuttu, duymadı.
Dualar vardı dualar!
Mitolojik Tanrılar bile, duymuyorlardı hepsi susuyordu!
Yalvar yakarış,
Göz bebekleri kendi vücudundan çok küçülmüş,
Kaderine razı sessiz bir hıçkırığa dönmüş,
Tek bir cümle mırıldanır gece yatarken kendine çoktan ölmüş!
"Sahi be Tanrım daha o yaşımda,
Sen benim cennetlik yaşımda cennete dair, neyimi sınadıydın?"
Cemre.Y.

Dönmem Geri


...Dönmem Geri…
Sen yokkenden beridir,
İkinci defa şehrime
Yağmur yağıyor ve
Ben gülümsüyorum!
Çünkü artık biliyorum
Misinanın ucuna
Yanlışlıkla takılmış
Üstelik,
Oldukça tok bir balıktım ben.
Benden balık bile olmazdı hatta sana!
Salıverdin beni öylece...
Biraz kayalıklarda savruldum amma!
Büyük denizlere
Yelken açabilecek kadar da büyüdüm sanırım!
Yani, senin oltan yine boş sevgilim.
Dönmem geri...
Cemre.Y.

Bana Biraz Daha Güneş Gerek

...Bana Biraz Daha Güneş Gerek...
Dışarı çıktım, önümde Ay var,
Arkamda Güneş...
Hem de bu saatte!
Elbette ortasında durup bir dilek tutacağım
Yüzümü Güneş'e döneceğim...
Çünkü; "Yarim, gözlerine göz değmiş,
Ellerine eller dokunmuş,
Kokuna koku sinmiş,
Sen benim gözyaşlarımdan
Yatak yapmışsın başka tenlere,
Artık sessizliğe ağladığım
Geceleri ve Ay'ı neyleyim...
Bana biraz daha Güneş gerek."
Cemre.Y.

Devrilme Ha Çocuk!

...Devrilme Ha Çocuk!...
En son,
Kitaplar ayrılırlar birbirlerinden çocuk!
Onlarda ayrıldılar mı birlikteliklerinden
Her şeye ait ne varsa bitmiştir.
Artık, omuz veren desteği gitmiştir yanlarından,
Devrilirler oldukları yere...
Sen sen ol,
Kitapların gittikçe yanından,
Yeni kitaplar, yeni hayatlar,
Yeni hikayeler edin kendine...
Sol yanın boş kalmasın emi sakın!
İnsan dediğinin,
Boş kalırsa sol yanı,
İşte o zaman,
Ne yana zayıf kaldıysa o yana devrilir.
Sen sakın...
Bana küssen bile
Kitaplarına asla küsme!
Ben küstüm bu aralar
Bak hasta oldum haberin yok.
Sen daha fazla üzülme diye haberin bile yok!
Çünkü senin beni, tutacak yerin yoktu.
Sessizce devrildim…
Seninse, tutacak güvenin benim
Sen sakın devrilme çocuk!
Ola ki artık olmayabilirim.
Cemre.Y.

Hala Umut Var

…Hala Umut Var…
Dünyada hala güzel çocuklar
Güzel sesler var! 
Çocuklarımız gibi! 
O halde hala umut var!
Cemre.Y.

Şiir Sayacaktım Yeminlen

...Şiir Sayacaktım Yeminlen...
Ulan bir harf yazsaydın,
Şeni bütün cümlelerime,
Şiir sayacaktım, yeminlen!
Cemre.Y.

19 Eylül 2017 Salı

Boncuk

…Boncuk Boncuk...
Onu her gördüğümde,
Boynundan boncuk boncuk,
Göğsüne süzülüyordu arsız bir tüy hafifliğinde,
Rüzgarla salınıyordu şiir şiir kanat araları,
Göğsünün başladığı yerde sonlanıyordu kırmızısı,
Ve benden ve dudaklarımdan,
Daha yakın diye şah damarına,
Şah damarımdan daha yakına kiraladıkları,
Küskün çocuklar gibi kıskanıyordum
Bütün boncuklarını..
Öğrenemiyordum bir türlü
Bu çarkının dümenin boncuktan geçtiğini!
Cemre.Y.

Peki


...Peki...
"Söz!" 
Bitti.
Şimdi sıra "Sus!"da
Başka türlü,
Nasıl olur da,
Bir şiire sığardı
Sessizce…
Koca bir "Peki!"
Cemre.Y.

Tek Bir Harf Daha Üzülme

...Tek Bir Harf Daha Üzülme...
Öpebiliyorsak hala, ama hala öpebiliyorsak!
Yalnızlığımızı omuz başlarımızdan,
Bu bu sefer…
Kendime, ben, illa ki hep,
Yeterim diye değil
Yetemezsen de hala kokundan öperim seni,
Yeter ki sen…
Tek bir harf daha üzülme artık diyedir!
Cemre.Y.

Baştan Belliydi

...Baştan Belliydi...
Baştan belliydi kararımız.
Bu sefer dizlerimizde, dirseklerimizde
Yüreklerimizde yarasız dönecektik evlerimize.
Öyle temkinli soruyorduk ikide bir içimize!
“Kim daha çok seviyor” diye.
Öyle ya!
Çok’u azaltıp dengeye koymalıydı
Ki "Aşk!" düşmesindi yere.
Oysa,
“Çok”
Göreceli bir kavramdı.
Aslında ölçüsüz bir şey daha göreceliydi.
“Az”dı adı.
Yine de seçmek gerekti göreceli kavramlardan birini.
Ölçüsüzce öylece,
“Çok” tu dileğimiz.
Vazgeçtim be sevgili
Artık tartmayalım biz bu sevdayı.
Bizim yüreklerimizin kefesi,
Hep değişiyor herkese göre.
Hem belki bu sefer
Dönmeyiz ayrı ayrı evlerimize?
Dengemizi şaşırmazlar bu sefer he!
Olur mu dersin bu sevdada bir denge.
Cemre.Y.

Sende Kaldı'm

…Sende Kaldı'm…
Çünkü tam tamına,
Senden tam da on sekiz yıl öncemde,
Hastane koridorlarının o loş ışıklarında
Adamın biri merdiven boşluklarında,
Yeni sevgilisiyle konuşurlarken bizi!
Duymayasıca kulaklarım duymuştu
Henüz, hiç duymadığın,
Duyarsan eksik kalırsın sandığım gerçekleri.
"Henüz doğuramadı daha!
Doğursun da hele bir
Söz geleceğim yanına!" diyordu adam
Terk edilmek korkusuyla!
Senden ve ondan sonra yalan yok!
Sırf o gece duyduklarımı affedemediğim den,
İçimden epeyce terk ettim bende ve
İçinden terk edildim yeterince!
Keşke...
Oradan öncesini ve gerisini hatırlasaydın!
Karnımdaydın ya daha!
Duyuların ne zamandan beridir
Benden önceydi bilebilseydim ya!
Bil-e-me!
Acının dibi yok emin ol!
Her biri işliyor daha derinine.
Oysa henüz o zamanlar dile bile gelmemiş
Yitik bir genç kızı aramak
Seni bulmaya çalışmak
Seni doğurabilmek için sıkmak dişimi...
Ve henüz var olmamış bir şarkının bestesini
Mırıldanmak "Sen" diye diye
Beni hiçbir zaman anlayamaman gülümsetiyor beni,
Ben annemi bile anlamaya çalışmış
Ve onun gibi bir anne olmamak için bunca hayatıma
"Yok!" çekmişken
Benim annem geçen yaz gitti.......
Uzaklara...
Cennetmiş adı öyle diyorlar...
Üstelik…
Onu ilk evim olduğu için,
Hala çok özlüyorum!
Ama mademki ölümüm sana intikam öcü!
Gelme cenazeme filan.
Yaşıyorum bir yerlerde sana hala
Ben annem kadar bencil olamam!
Seni karnımda ilk hissettiğimde var ya...
Sonunda bulmuştum evimi, sana geldim,
Ardıma bile bakmadım, sende kaldı'm.
Cemre.Y.

Gelmişine Geçmişine

...Gelmişine Geçmişine...
Hani yıllar önce taşınmış olduğun bir evi özlersin aniden.
Odalarını, koltuklarını, perdelerini ve mutluluk kokan anılarını…
Hani sabah akşam yürüdüğün yolları özlersin,
Mahallenden geçerken selam verdiğin komşuları, arkadaşlarını…
Binbir özlemle durduramazsın ayaklarını,
Sen durursun onlar giderler.
Daha eski mahallene adım atar atmaz anlarsın,
Özlediğin yer burası hiç değil!
Kaldırımlar değişmiştir, sokaklar değişmiştir,
Komşular taşınmış, arkadaşların evlenip gitmiştir.
O güzelim evinin kapısını çaldığında kapıyı açan bile değişmiştir.
Yeni oturanlar perde bile kullanmaz olmuşlardır.
Sen hala özlersin ama bu sefer ayakların durur.
Öyle yerli yerince kalmamıştır geçmişin,
Sen senden bile gidersin.
Arkana dönüp bu sefer başka bir yoldan gidersin.
Yön duygunu boşverip gidersin.
Sen senden bile gidersin.
Öyle bir gidersin ki sen, senden bile gidersin.
Böyle bir şey işte, seni son kez özlemek.
Gelmişine geçmişine,
Hiç gelemeyenine sövmek demek.
Cemre.Y.

Sessiz

...Sessiz...
Artık acılarımla besleyemem hiç kimseyi
Yüreğimin labirentlerinden en derinine hapsoldular.
Şiirlerimin boynu bükük, kelimeleri kifayetsiz.
Sokak dilencilerinin diline pelesenk olmuş cümledeyim.
"Öksüz, dul, yetim, kimsesiz!"
Öyle sessiz...
Cemre.Y.

18 Eylül 2017 Pazartesi

Geçmiş

…Geçmiş...
Denizi olan bir yer bulamadıydık değil mi?
Hem çiftetelli oynayacak,
Hem gerekse ağlayacak!
İlle de en imkansızı mıydı aşkının dibi...
Koskoca İstanbul'un iki yakasını da
Boğazımın ilmeğinde ilikleyip,
Boğazımızda bari kalmayacak kadar mıydı!
Hadi şimdi aniden…
Yutkunalım mı beraber,
Aynı şehirde ayrı gökyüzüne bakarken,
Bakalım yutuluyormuş o geçmiş!
Geçebilmiş mi hala!
Cemre.Y.

Sahi Miydi?

…Sahi Miydi?…
Bir sürü yaşadığımdan emin olamadığım,
Sanki rüyaymış, cennetmiş gibi,
Gerçekliğinden şüpheli hayatım var nasıl olsa…
Dünüm gibi.
Sahi öptün mü, öptün değil mi sen beni, ben seni…
Nefesimizden ciğerimize çeke çeke,
Şöyle genzimizden yüreğimize damıtarak!
Sahi, sahi miydi hepsi?
Yani caymayacaksın yarı yolda,
Yorulmayacaksın bizden,
Gülümsüyorum şu an…
Buruk bir tebessüm ama!
Senin gibi.
Cemre.Y.

Peki Neden

…Peki Neden…
Bir adım daha atsam
Ülke sınırını geçmiş olacağım,
Senden firar ediyorum sevdicegim,
Peki neden…
"Gitme" diyen sessiz çığlıkların
Yüreğimin tam orta yerinde…
Neden tam da şimdi susarak
Yüreğimden öpüyorsun beni?
Cemre.Y.

Aynı Gökyüzü

…Aynı Gökyüzü…
Hiç değilse,
Aynı gökyüzüne bakıyoruz diye kendimi avutuyordum.
Bulutların bile yer değiştirdiğini unutarak!
Cemre.Y.

Labirent

...Labirent...
"Yaşamanın azı, çoğu yok.
Azı da az, çoğu da azdır" derler ama,
Umduğun güzellikteyi boş geç!
Normal bir normallikte bile değilse
Azı da çok geliyor bana bazen!
Hatta bu aralar çoğunlukla yok.
Yolun yarısını beş geçe
Sabaha uyanamamayı
Becerebilseydim eğer,
Bence güzel bir ölüm olurdu bana.
Sonra sabah oluyor
Bir bakmışsın yaşıyorsun,
Yeni güne hayalleniyorsun,
Akşama kadar umut ediyorsun boşuna,
Sonra gece...
Yalnızlığın tüm ağırlığıyla
Çöküyor omuz başlarına yeniden
Bir sonraki sabaha,
Bir daha uyanamamayı diliyorsun.
Uyanıyorsun hiç bitmiyor bu labirentin sonu.
Cemre.Y.

Puzzle

…Puzzle…
Hayatındaki her şey
Bir puzzle'ın herhangi bir şeyiymiş gibi
Yerli yerince artık oturuyor değil mi?
Ya yaşlandın tecrübelerinle ya da
Bu sefer gerçekten senin için savaşıyor Allah
Kendisine asi gelen şeytanlarıyla sana dair!
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...