20 Eylül 2017 Çarşamba

Şiir Sayacaktım Yeminlen

...Şiir Sayacaktım Yeminlen...
Ulan bir harf yazsaydın,
Şeni bütün cümlelerime,
Şiir sayacaktım, yeminlen!
Cemre.Y.

19 Eylül 2017 Salı

Boncuk

…Boncuk Boncuk...
Onu her gördüğümde,
Boynundan boncuk boncuk,
Göğsüne süzülüyordu arsız bir tüy hafifliğinde,
Rüzgarla salınıyordu şiir şiir kanat araları,
Göğsünün başladığı yerde sonlanıyordu kırmızısı,
Ve benden ve dudaklarımdan,
Daha yakın diye şah damarına,
Şah damarımdan daha yakına kiraladıkları,
Küskün çocuklar gibi kıskanıyordum
Bütün boncuklarını..
Öğrenemiyordum bir türlü
Bu çarkının dümenin boncuktan geçtiğini!
Cemre.Y.

Peki


...Peki...
"Söz!" 
Bitti.
Şimdi sıra "Sus!"da
Başka türlü,
Nasıl olur da,
Bir şiire sığardı
Sessizce…
Koca bir "Peki!"
Cemre.Y.

Tek Bir Harf Daha Üzülme

...Tek Bir Harf Daha Üzülme...
Öpebiliyorsak hala, ama hala öpebiliyorsak!
Yalnızlığımızı omuz başlarımızdan,
Bu bu sefer…
Kendime, ben, illa ki hep,
Yeterim diye değil
Yetemezsen de hala kokundan öperim seni,
Yeter ki sen…
Tek bir harf daha üzülme artık diyedir!
Cemre.Y.

Baştan Belliydi

...Baştan Belliydi...
Baştan belliydi kararımız.
Bu sefer dizlerimizde, dirseklerimizde
Yüreklerimizde yarasız dönecektik evlerimize.
Öyle temkinli soruyorduk ikide bir içimize!
“Kim daha çok seviyor” diye.
Öyle ya!
Çok’u azaltıp dengeye koymalıydı
Ki "Aşk!" düşmesindi yere.
Oysa,
“Çok”
Göreceli bir kavramdı.
Aslında ölçüsüz bir şey daha göreceliydi.
“Az”dı adı.
Yine de seçmek gerekti göreceli kavramlardan birini.
Ölçüsüzce öylece,
“Çok” tu dileğimiz.
Vazgeçtim be sevgili
Artık tartmayalım biz bu sevdayı.
Bizim yüreklerimizin kefesi,
Hep değişiyor herkese göre.
Hem belki bu sefer
Dönmeyiz ayrı ayrı evlerimize?
Dengemizi şaşırmazlar bu sefer he!
Olur mu dersin bu sevdada bir denge.
Cemre.Y.

Sende Kaldı'm

…Sende Kaldı'm…
Çünkü tam tamına,
Senden tam da on sekiz yıl öncemde,
Hastane koridorlarının o loş ışıklarında
Adamın biri merdiven boşluklarında,
Yeni sevgilisiyle konuşurlarken bizi!
Duymayasıca kulaklarım duymuştu
Henüz, hiç duymadığın,
Duyarsan eksik kalırsın sandığım gerçekleri.
"Henüz doğuramadı daha!
Doğursun da hele bir
Söz geleceğim yanına!" diyordu adam
Terk edilmek korkusuyla!
Senden ve ondan sonra yalan yok!
Sırf o gece duyduklarımı affedemediğim den,
İçimden epeyce terk ettim bende ve
İçinden terk edildim yeterince!
Keşke...
Oradan öncesini ve gerisini hatırlasaydın!
Karnımdaydın ya daha!
Duyuların ne zamandan beridir
Benden önceydi bilebilseydim ya!
Bil-e-me!
Acının dibi yok emin ol!
Her biri işliyor daha derinine.
Oysa henüz o zamanlar dile bile gelmemiş
Yitik bir genç kızı aramak
Seni bulmaya çalışmak
Seni doğurabilmek için sıkmak dişimi...
Ve henüz var olmamış bir şarkının bestesini
Mırıldanmak "Sen" diye diye
Beni hiçbir zaman anlayamaman gülümsetiyor beni,
Ben annemi bile anlamaya çalışmış
Ve onun gibi bir anne olmamak için bunca hayatıma
"Yok!" çekmişken
Benim annem geçen yaz gitti.......
Uzaklara...
Cennetmiş adı öyle diyorlar...
Üstelik…
Onu ilk evim olduğu için,
Hala çok özlüyorum!
Ama mademki ölümüm sana intikam öcü!
Gelme cenazeme filan.
Yaşıyorum bir yerlerde sana hala
Ben annem kadar bencil olamam!
Seni karnımda ilk hissettiğimde var ya...
Sonunda bulmuştum evimi, sana geldim,
Ardıma bile bakmadım, sende kaldı'm.
Cemre.Y.

Gelmişine Geçmişine

...Gelmişine Geçmişine...
Hani yıllar önce taşınmış olduğun bir evi özlersin aniden.
Odalarını, koltuklarını, perdelerini ve mutluluk kokan anılarını…
Hani sabah akşam yürüdüğün yolları özlersin,
Mahallenden geçerken selam verdiğin komşuları, arkadaşlarını…
Binbir özlemle durduramazsın ayaklarını,
Sen durursun onlar giderler.
Daha eski mahallene adım atar atmaz anlarsın,
Özlediğin yer burası hiç değil!
Kaldırımlar değişmiştir, sokaklar değişmiştir,
Komşular taşınmış, arkadaşların evlenip gitmiştir.
O güzelim evinin kapısını çaldığında kapıyı açan bile değişmiştir.
Yeni oturanlar perde bile kullanmaz olmuşlardır.
Sen hala özlersin ama bu sefer ayakların durur.
Öyle yerli yerince kalmamıştır geçmişin,
Sen senden bile gidersin.
Arkana dönüp bu sefer başka bir yoldan gidersin.
Yön duygunu boşverip gidersin.
Sen senden bile gidersin.
Öyle bir gidersin ki sen, senden bile gidersin.
Böyle bir şey işte, seni son kez özlemek.
Gelmişine geçmişine,
Hiç gelemeyenine sövmek demek.
Cemre.Y.

Sessiz

...Sessiz...
Artık acılarımla besleyemem hiç kimseyi
Yüreğimin labirentlerinden en derinine hapsoldular.
Şiirlerimin boynu bükük, kelimeleri kifayetsiz.
Sokak dilencilerinin diline pelesenk olmuş cümledeyim.
"Öksüz, dul, yetim, kimsesiz!"
Öyle sessiz...
Cemre.Y.

18 Eylül 2017 Pazartesi

Geçmiş

…Geçmiş...
Denizi olan bir yer bulamadıydık değil mi?
Hem çiftetelli oynayacak,
Hem gerekse ağlayacak!
İlle de en imkansızı mıydı aşkının dibi...
Koskoca İstanbul'un iki yakasını da
Boğazımın ilmeğinde ilikleyip,
Boğazımızda bari kalmayacak kadar mıydı!
Hadi şimdi aniden…
Yutkunalım mı beraber,
Aynı şehirde ayrı gökyüzüne bakarken,
Bakalım yutuluyormuş o geçmiş!
Geçebilmiş mi hala!
Cemre.Y.

Sahi Miydi?

…Sahi Miydi?…
Bir sürü yaşadığımdan emin olamadığım,
Sanki rüyaymış, cennetmiş gibi,
Gerçekliğinden şüpheli hayatım var nasıl olsa…
Dünüm gibi.
Sahi öptün mü, öptün değil mi sen beni, ben seni…
Nefesimizden ciğerimize çeke çeke,
Şöyle genzimizden yüreğimize damıtarak!
Sahi, sahi miydi hepsi?
Yani caymayacaksın yarı yolda,
Yorulmayacaksın bizden,
Gülümsüyorum şu an…
Buruk bir tebessüm ama!
Senin gibi.
Cemre.Y.

Peki Neden

…Peki Neden…
Bir adım daha atsam
Ülke sınırını geçmiş olacağım,
Senden firar ediyorum sevdicegim,
Peki neden…
"Gitme" diyen sessiz çığlıkların
Yüreğimin tam orta yerinde…
Neden tam da şimdi susarak
Yüreğimden öpüyorsun beni?
Cemre.Y.

Aynı Gökyüzü

…Aynı Gökyüzü…
Hiç değilse,
Aynı gökyüzüne bakıyoruz diye kendimi avutuyordum.
Bulutların bile yer değiştirdiğini unutarak!
Cemre.Y.

Labirent

...Labirent...
"Yaşamanın azı, çoğu yok.
Azı da az, çoğu da azdır" derler ama,
Umduğun güzellikteyi boş geç!
Normal bir normallikte bile değilse
Azı da çok geliyor bana bazen!
Hatta bu aralar çoğunlukla yok.
Yolun yarısını beş geçe
Sabaha uyanamamayı
Becerebilseydim eğer,
Bence güzel bir ölüm olurdu bana.
Sonra sabah oluyor
Bir bakmışsın yaşıyorsun,
Yeni güne hayalleniyorsun,
Akşama kadar umut ediyorsun boşuna,
Sonra gece...
Yalnızlığın tüm ağırlığıyla
Çöküyor omuz başlarına yeniden
Bir sonraki sabaha,
Bir daha uyanamamayı diliyorsun.
Uyanıyorsun hiç bitmiyor bu labirentin sonu.
Cemre.Y.

Puzzle

…Puzzle…
Hayatındaki her şey
Bir puzzle'ın herhangi bir şeyiymiş gibi
Yerli yerince artık oturuyor değil mi?
Ya yaşlandın tecrübelerinle ya da
Bu sefer gerçekten senin için savaşıyor Allah
Kendisine asi gelen şeytanlarıyla sana dair!
Cemre.Y.

17 Eylül 2017 Pazar

Büyüyorum Sanırım


...Büyüyorum Sanırım...
Derin bir nefes aldım
Kahve içecek kadar
Tek değildim kendime
Elimde çay fincanım
Terasıma çıktım
Çayıma birkaç damla yağmur damlattım
Evime girip bir kitap açtım
İşsiz, parasız ve yalnız da olsam
Ben ilk defa bir yağmurda ağlamadım
Büyüyorum sanırım.
Cemre.Y.

Can Özüm

...Can Özüm...
Gökyüzü...hep bu kadar aydınlık mıydı?
Bulutlar...hep çocukluk hayalimdeki gibi,
Üzerine uzanıp aşağıya seyre dalacak kadar bembeyaz mıydı?
Rüzgar...hep tenimi okşayacak kadar ılık mıydı?
Peki ya güneş...hep beni bu kadar seviyor muydu?
Yani sevgilim dünya hayatına devam mı ediyordu,
Ben sesine bile hasretken!
Ah be yosun gözlüm,
Olmayanlara, olmayacaklara ilenip dururken,
İhmal etmişim seni epeyce...
Meğer ne çok şeyini kaçırmışım sensizken ben...
Meğer yaşamaksa bir yudum,
Ömür senin kokundaymış can özüm.
Cemre.Y.

Bazen

…Bazen…
Bazen sadece kıyamamaktır,
Anıların hepsini yakıp, yırtıp yok etmeye…
Bir ucu yanık,
Alelacele kurtarılmış bir not...
Eller titreyerek kurtarılmış,
Bir resim hep vardır bir yerlerde.
Cemre.Y.

Olmadık İşte

…Olmadık İşte…
Gün ortasında
Güneşin ardındaki yıldızları
Sayabilmek gibiydi seni sevmek.
Gece yarısında
Ay'ın ardındaki güneş ışıltılarını
Sayabilmek gibiydi...
Olmadık işte...
Cemre.Y.

Hoş Geldin Yeni Hayat

...Hoş Geldin Yeni Hayat...
Misal bir resim yapıyormuşuz,
Mecbur muşuz da buna!
Ama yeni renklere, haylice geç kalmışız bir o kadar da.
Epeyce de acemi, epeyce de yorgun muşuz hani yeni hayata!
Üstelik ülkemizin ahvali de hayli karışık ya...
Hiç yoktan,
Bize bir görev yüklenmiş,
Hani bu ayın yirmi birinde oluşacak olan,
Tam Güneş tutulmasına istinaden...
Hani hayale kurban gideceksek ilk biz gidelim minvalinde...
Mutluluğun resmini dilemiş herkes bizden,
On yüz baloncuğundan, onca insan bizi denek yapmış!
İyi madem...
Herkes istediği renk, istediği boya, istediği alandan başlasın,
Hadi boyayalım dünyayı!
Biz beğenirsek ne ala...
Ama birimizden diğeri beğenmezse...
Herkes yeni resim yapıp yapamamakta özgür!
İster rengarenk hayal bulutları çizersin,
İster geçmişin küllerinden, kül rengi kafesler.
Ben yeni bir dünya çizeceğim kendime,
Hoş geldin yeni hayat.
Cemre.Y.

16 Eylül 2017 Cumartesi

Çocuktum Ben Aşk'ta!

...Çocuktum Ben Aşk'ta!...
Ya okyanusu geçmeyi seçecektim...
Fırtına olabilecek herhangi bir mevsiminde.
Ya gökyüzünün o bembeyaz bulut yumağında,
Pamuktan yataklarda dünyayı seyredecektim...
Beni gerçekten iyi tanımışsın ey sevgili...
Aşkta bana hep iki renk vardı
Ya siyahtı, ya beyaz...
Arada grilerden, cevapsız soruları saymazsak
Üzerini basma kumaşlardan
Yamalamaya çalıştıklarımı saymazsak
Ben aşkta gök kuşağı kadar yerden göğe,
Bir avuç kum tanesi gibi savuramadım kendimi hiç!
Okyanussam...
Yelkeni bile olmayan küçücük bir takaydım,
Bulutlardaysam…
Ufacık bir yağmur damlası olsa
Savunmasız tepe taklak düşebilecek kadar
Bir paraşüte hiçbir zaman gerek duymayacak kadar
Çocuktum.
Ve güvendiysem o fırtına beni alabora etmezdi hiç!
O bulutlara da hiçbir yağmur damlası gelemezdi!
Dedim ya çocuktum aslında ben Aşk’ta...
Büyüdüm...
Artık dokunma bana...
Cemre.Y.

Çok Sevdim


…Çok Sevdim…
Akşam yatarken duam,
Gece uyurken rüyam,
Sabah uyandığımda güneşimdin sadece…
Başka hiçbir şeyim değildin
Ve ben seni senden başka her şeyden çok sevdim!
Ve hayat…şiir kadar kısa değil!
Cemre.Y.

En Çok Şefkatçilik Oynuyorduk Biz

...En Çok Şefkatçilik Oynuyorduk Biz...
Bazenleri de çay ile kahveyi,
Aynı anda içerim ben.
Sigaramın dumanı hep aynı tüterken.
Kimi deli der geçer,
Kimiyse kasap yağı bol bulmuş hikayesi...
Oysa öylesi anlarımda bir tek kardeşim görür,
Gözlerimin kahvesinin,
Herkesin gördüğü gibi maviye değil de,
Aslında siyaha kestiğini.
Konuşarak çözdüklerimiz
Suskunluklarımıza terk olunca
Yatarım dizlerine, kapatırım gözlerimi,
Güya belli etmez hiç bana ama
Yaşarırken gözleri
Usulca okşar saçlarımı tel tel
Ben artık içimden bile ağlamayana dek.
Sonra sıra bana gelir
Koyar kendisi küçük, içindekiler ona bile büyük,
Yusyuvarlak başını göğsüme
Güya ona hiç belli etmem ama
Yaşarırken gözlerim,
Usulca okşarım saçlarını tel tel.
O artık içinden hiç kimseye küsmeyene dek...
Böyle büyüdük biz.
Bizim evcilik oyunlarımızda
Anneyle baba bile yoktu ki
Doktorla hemşire meşk edebilsinler.
Şefkatçilik oynuyorduk biz
Hala da biz bizeyken
Aynı oyunun içindeyiz.
Cemre.Y.

Cemre


...Cemre...
Benim adım Cemre! 
Kimlere taş olup,
Kime ateş olacağımı ben seçerim!
Cemre.Y.

Platonik Aşk

…Platonik Aşk…
Çılgınlar gibi 
Aşık olmak üzereydim sana
Hem de platonik olarak, platonik aşk diyorum! 
Kalbimi bu deli cesaretinden 
Kurtaracak bir çözüm buldum! 
O, her aklıma geldiğinde "
Ya "Adam!"
Ya "Adam, adam gibi seviyorsa!" diyorum
Sonra da illa bu olası aşktan da soğuyorum!
Cemre.Y.

Tırnaklarını Yiyen Bir Çocuğu Sevdim

...Tırnaklarını Yiyen Bir Çocuğu Sevdim...
Tırnaklarını yiyen bir çocuğu sevdim ben!
Hem de en küçüklüğümden.
Ne zaman korksam, ürksem, paniklesem,
Darılsam, kırılsam, kat-lan-sam!
Sevsem, bulsam, kaçırsam ellerimden
Ben ne zaman kaybedeceksem
Tırnaklarımı söker atardım yerli yerlerinden.
Bir kere güvendim ömrümde en hakikisinden
Uzadı tırnaklarım
Ne zaman ki uzadı tırnaklarım
Etleri sökülmez oldu yerinden
Gitti başka bir yar sevdi üstüme!
Beni ikiye bir terk ederek gitti hem de.
Baktım uzun uzadıya tırnaklarıma
Tam sökecektim hepsini köklerinden
Aklım aydı
Ya yavrumun sırtı yine kaşınırsa!
Vazgeçtim canımı ciğerimden sökmekten.
Şimdi büyüdü yosun gözlüm
Kolları yetişiyor her yerine...
Gözümün önünde pembe ojeli tırnaklarım
Yüreğimin ucunda
Dün gece üzdüğüm çocukluğum
Tırnaklarını yiyen bir çocuğu sevdim ben
Hem de en küçüklüğümden.
Ne zaman korksam, ürksem, paniklesem,
Darılsam, kırılsam, kat-lan-sam!
Sevsem, bulsam, kaçırsam ellerimden
Ben ne zaman kaybedeceksem
Tırnaklarımı söker atardım yerli yerlerinden.
Sökmüştü o da dün gece neredeyse!
Şimdi ya yeniden çocuk olacaktım
Ya da imza günlerinde,
Bakımlı elleri olmasını sağlayacaktım.
Ya mutlu olacaktım ona her gün gülümseyerek
Ya da umutlu...
İkiye bir şansım vardı yine...
Ya sırtımız yine kaşınırsa!
“Beni şu anda nasıl buldun ki!” demiyor mu?
Bulamazdım elbet yüzünde
Çocukluğumdan kalma o tebessüm olmasa!
Cemre.Y.

Yosun Gözlüm

…Yosun Gözlüm…
O bir, gözleri yosunlu güzel, o benim ciğerim,
Ben o güzelin göz bebekleri ıslandıkça
Her dem ölüp ölüp dirilirim…
Gözlerin hep mutlulukla ışıldasın be yosun gözlüm.
Cemre.Y.

Evlat Gibi

…Evlat Gibi…
Böyle de ölümden vazgeçilir işte...
Yeni şarkıları ondan duyup 
Öğrenmeyi ve dinlemeyi seviyorum...
Bir insanın ömrü boyunca
Her ne olursa olsun
"İyi ki!"m diyebileceği biri olmalı
Evlat gibi...
Cemre.Y.

Özlemedim Mi Sanıyorsun

...Özlemedim Mi Sanıyorsun...
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Gözlerinin harelerinde saklı yakamozlarını.
Gülüşünde gül kuruttuğum gamzelerini,
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Hani gözlerimi kapatıp,
Ellerimle yüzünü ezberlerken
Öptüğüm burnunun ucunu.
Dudaklarının
O, en eski şarap tadını.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Sana teslim olduğumda,
Kulağıma fısıldadığın
Ayıplı sözlerden hemen önceki,
Billur gibi, yüreğime akan sesini.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içim...
Terinin tenimi içine çekmiş tuzunu.
Şiir içi şiir oluşumuzu.
Özlemedim mi sanıyorsun?
Seni değil be can içimmm...
Sana her apansız gelişimde,
Yabancın olmadığımı anlayana kadar,
Yüreğine saplanan o korkuyu değil ama!
Çocukluğunun elma şekeri verilmiş sevinçlerini.
Artık ne fayda!
Gelmedin ya bir kere olsun sen bana...
Saçlarımı bekliyorum.
Beni en ilk,
En sevdiğin yere kadar uzasın hele.
Hani sırf sana sanmıştın
Onları yok edişimi bile!
Sen bana hiç gelmedin ya bi kere!
Gelirim yine!
Bu sefer...
Sana İstanbul kadar uzaktan bakarım,
İçinin şiir özündeyken ben.
Mademki kadir kıymet bilmiyorsun.
Özlemem artık bundan sonra,
Hiçbir şeyini!
Cemre.Y.

Bırak!

…Bırak!...
Bırak artık,
Şiir şiir öpelim dizlerimizin yaralarını...
Cemre.Y.

Rüyam

...Rüyam...
Bazen...
Bir tek rüyaya
Birkaç zaman
Gülümser ya insan...
Hala gülümseyişimsin...
Ve bu sana yetmez mi
Rüyamsın be adam?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...