
...Kervansaraylar Geçerdi Ömrümden...
Kervansaraylar geçerdi ömrümden.
Ben çöllerinin hepsini,
Her birine…
Eşsiz birer vaha,
Eşsiz birer umman yapmışken.
Bildikleri mazimdeki hiç değişmeyen,
Değişmesi de asla mümkün olmayan,
Hüzünlü gölgemde,
Bazen durup dinlenirlerdi.
Uzanıp avuç avuç su içerlerdi.
Gülerken ağlayabilen yaş tanelerimden,
O kadar çoktu ki yokları,
İstila ederlerdi ciğerimin can köşelerini.
İstisnasız hepsinin,
Anıları canlanırdı gözlerinde.
Tam da çöl fırtınasında ölmek üzereyken hem de!
Tutardım ellerinden, hepsinin de yine yaşamaya azmederlerdi.
Kanarlardı sonra bana da,
Öyle de doyarlardı ki gözleri gönülleri,
Benim de onlara,
Ben kadar ihtiyacım olabileceğini hiç görmezlerdi.
Bana doymuş yürekleriyle,
Öylece yüreğimi talan ederler,
Öylece de giderlerdi.
Sanırlardı ki az ileride de,
Benden daha da ileri bir ben daha var.
Kervansaraylar geçerdi önümden,
Akraba, arkadaş, dost, eş, sevgili ne varsa işte!
Ben onların dönüşünü beklerken,
Yine aldatılmıştım işte.
Şimdi kucağıma bile sığmayan, yüreği yine çok hüsranlı,
Yanlış güven adlı, çokuzlu ihanet bebelerle kalakalmıştım işte!
İnanın döndüğünüzde gölgem bile çok size!
Cemre.Y.