...Eylül Akşamları Serin Olur...
Nicedir gecenin üç otuzunda senli, sensiz kabuslarla uyanmaktayım.
Dönüp duruyorum yatağımın ortasında.
Sonra huysuz ayak sendromum sesleniyor oradan!
"Haydi kalk Cemre, iki üç tur volta at odalarında.
Ne de olsa seni sakinleştirecek hiç kimsen yok hala!"
Sonra kalbimin tam yamacında koca bir kaya oturuyor.
Böyle kıyır kıyır metcezirlerle acıtıyor anılarımı.
Üşüyor omuz başlarım gidip kıvrılıyorum yatağıma, yorganıma.
Senin de açılmış mıdır sırtın, omuzun!
Hayalimde usulca örtüyorum üzerini.
Hafifçe okşuyorum saçlarını, parmak uçlarımla çıkıyorum odandan.
Anında dönüveriyorum yalnız evime, odama!
Ayaklarımı karnıma çekip iyice kıvrılıyorum kimsesiz yatağımda.
Nicedir, olsan da, olmasan da,
Duysan da, duymasan da,
"Seni seviyorum!" diyerek uykuya dalmadığım için mi bu olanlar?
Lakin beni bilirsin yüreğimin titremeyi unuttuğu o iki cümleyi,
Hissetmediğim zaman asla fısıldamam!
Sana...
Benden uzak, kalabalık ailenle hayırlı kahvaltılar!
Unutma bugün pazar,
Sabahları hırkanı giy de çık, Eylül akşamları serin olur,
Geceleri yorganına sıkı sarıl.
Cemre.Y.