21 Mayıs 2022 Cumartesi

Cumartesi

…Cumartesi…
Geceden, uykuya uyumadan önce,
Kendisiyle sözleşmişti kadın.
Şöyle bir cumartesiye yakışır şekilde,
Kuşluk vaktinin sonuna doğru uyanacaktı güya!
Yine yanlış yapmıştı zaman.
Güneşin doğuşundan birkaç zaman sonra uyanıverdi.
Sade kahvesinden sonra, yine çayını demledi.
Kahvaltı etmedi bu sefer!
Bahar mevsimine yakışır,
Bol yeşillikli, saçakları kaseden sarkan,
Göz doyuran, koca bir salata yaptı kendisine.
Durduk yere tohuma sardı, durduk yere çiçeğe sardı.
Temizlik vesaire derken gün batımı yaklaştı.
Sonra, gökyüzünün bulutsuz maviliğine daldı kadın.
Cemre.Y.

20 Mayıs 2022 Cuma

Sonrası Şiir İşte

…Sonrası Şiir İşte!...
Nicedir farkına varamamıştı kadın,
Her sabah yüzünü yıkadığı aynada…
Şöyle uzun bir vakittir…
Gözlerinin içine bakıp gülümsemediğinden olsa gerek!
Saçlarının sarısı, renkten renge bulanmış,
Başı, sonu, netameli bir hal almış!
Farkında bile değil.
O kadar çok, o kadar fazla gönül yorgunuymuş ki,
Depresyona girmeye dahi,
Kendine zaman ayıramamış!
Ki depresyona bari girse…
Saçlarının rengiyle oynaşıp,
Mutlaka, kendine gülümseyecek bir renge boyarmış.
İklimlerin bile rengine karar veremediği şu günlerde,
Kadının normalliğinin,
Normal'siz olduğunu anlayanlar olmuş nihayet!
Usulca fısıldamışlar kulağına,
Ve kadın uyanmış!
Saçlarındaki sarının renklerini soldurmuş önce.
Sonra mısra mısra boyamış her birini.
Siyah ve mavi.
Sonrası şiir işte!
Kısa, kısa, şiirler,
Kısa, kısa, parlement mavisi saç kırılmaları işte.
Nihayetinde…
Kadın artık, yeniden gülümsüyor,
Her sabah, yüzünü yıkarken,
Karşısında beliriveren o değişik kadına.
Dediğim gibi, sonrası, şiir işte.
Cemre.Y.

17 Mayıs 2022 Salı

Aşk Olsun

...Aşk Olsun...
Bahar mı gelmiş,
Güneş de değmişse gözlere,
Daha ne olsun,
Dahası kıpkırmızı aşk olsun.
Cemre.Y.

15 Mayıs 2022 Pazar

İstanbul

…İstanbul…
Nicedir kendi yüreğimi,
Kaçamak zamanlarda göz atılan,
Sahipsiz posta kutusu gibi hissetmekteydim.
Nihayet dün ruhumu özgür bıraktım.
Gittikçe ağırlaşan bedenimle inatlaşmadan,
Şöyle uzunca bir İstanbul yürüyüşü yaptım.
Rahmetli anacığımın indiği durakta indim.
Çocukluğumun ellerinden tutup,
Beyazıt meydanını turladım,
Çemberlitaş'ın taş duvarlarını okşadım.
Sulnahmet'te rahmetli annemin gençliğini andım.
Gülhanede sanki yine konserler olacakmış gibi,
En ön sıradan yer tuttum.
Kendi kendime piknik yapmayı sevmediğimden,
Sarayburnunu es geçip,
Eminönüne yürüdüm.
Mısır Çarsını, Çiçek Pazarını turlayıp,
Annemin aldığı çiçek tohumlarından aradım.
Onların bile sahte çıktığını duyunca,
Elim kolum bomboş,
Balıkçı kayıklarının yanına gidip,
Denize karşı balık ekmek yedim.
Gönlümü İstanbul nefesiyle doyurdum.
Cemre.Y.

12 Mayıs 2022 Perşembe

Özlemedim

…Özlemedim…
Yok!...
Özlemedim.
Ben, hiçbir şeyi, özlemedim.
Özlemeyi bile özlemedim anne!
Yürüdüm, kendime doğru yürüdüm.
Yalnız değilim de…
Evimin buğulu camlarına
Yazacak bir harfim bile yok işte.
Cemre.Y.

6 Mayıs 2022 Cuma

Olsun Diyorum

...Olsun Diyorum...
Ben, şu ana yetişebilmeye çalışırken,
Zamanı çoktan geçmiş en sevdiğim meyvelerin.
Yokluğunun üzerinden yokluk kadar zaman geçince,
Manava uğradım şöyle bir!
Çileklerin hormonlarından şireleri akmış,
Eriklerle, bademler bir olmuş,
Mevsimi bahar olan diyarlara kaçmış.
Elim, kolum, gönlüm, boş döndüm çaresiz!
Neyse ki
Arada bir...
Uzak diyarlardan, gülüşleri çarpıyor gözlerime,
Arada bir...
Başka dudakları öpüşleri konuveriyor önüme!
Olsun diyorum, olsun.
Böyle de çok mutlular madem,
Bu sene de böyle olsun.
Cemre.Y.

4 Mayıs 2022 Çarşamba

Günaydın Öyleyse, Hayata, İnadına

...Günaydın Öyleyse, Hayata, İnadına...
Kabullendim, artık gücenmiyorum,
Bir türlü, İstanbul'uma bahar gelemeyişine.
Her ne kadar, zülüflerimizin simli tellerinin,
Her bir ucu kırılmış olsa da.
Nihayetinde, bir yerlerde kuşlar cıvıldaşıyorlar,
Nihayetinde, bir yerlerde,
Erken uyanmış bir çocuğun,
Saçlarını okuşuyordur güneş,
Ilık bir sahil kasabasının kumsalında.
Günaydın öyleyse, hayata, inadına!
Cemre.Y.

3 Mayıs 2022 Salı

Gelmiş

…Gelmiş…
İki dudak, dört yürek ağzıydı sözleri…
Bir kapı, iki anahtar döngüsüydü özlemi,
İki çift, çivit mavisi gözlerle,
Bir çift anamın gözleri bir olmuş,
Bir çift de havanın esip duran, ahengine göre esen,
Ela mı desem, yeşil de mi bezenmiş, kalbine,
Yüreğinin rengiyle beraber değişmiş miş!
Durduk yere, yine, maviye kesmiş!
Şüpheli, şüpheci,
Nasıl olup da, aynı kadere, doğurulmuşluğundan paydaş!
Yanında, yamacında,
Her kim yoksa, her bir akrabalığından,
Teker teker, rengarenk dilek feneri olup durmuş.
Epeyce de, bayram sevinci koymuş,
Artık yetemediği heybesinin sol cebine!
Gelmiş…
Çok da, hoş gelmiş...
Beni, bayramlarından birinden saymış da gelmiş...
Aslında en ilk…
Senin alnının tam ortasından öperim çocuk,
Bunca çocukluğa, hep birden,
Göğüs germişliğinden.
Seni…
Hayata…
İnadına…
En ilk…
Gözlerinin kahvesinden,
Deminde çay kıvamında,
En ilk, umudundan öperim çocuk!
Gözlerinden, kirpiklerinden,
Yaş tanelerinden.
Lakin, kaderimi değiştiremediğim gibi,
Kaderini de değiştiremem!
Gözlerinin kahvesiyle,
Yüreğinin mavisine denk gelesin derim ben!
Tav'ını kaçıramasınlar ama!
Cemre.Y.

Sahi Mi, Günaydın Mı?

…Sahi Mi, Günaydın Mı?...
Şöyle gerine gerine, uyunamayan gecenin,
Şöyle mutlulukla uyanılamayan sabahındayım.
Yağmur desen,
Güneşin çocuksu heyecanlarını çoktan çalmış,
Geceden beri, İstanbul'un bayram sevincini yıkamakta!
Sahi mi ,günaydın mı?
Cemre.Y.

29 Nisan 2022 Cuma

Sonrası Bakarız, Kime Cehennem, Kime Cennet

...Sonrası Bakarız, Kime Cehennem, Kime Cennet...
Kalbimin kırıklarıyla,
Yüreğimin kırıklarını bir bohçaya koyup,
Sevdiklerimin can kırıklıklarını da,
Yara kabuklarını da,
Birer birer toplayıp,
Ciğer tanelerimle sarmalayıp,
Kırk yama bohçamın,
Yan ceplerine dizdim özenle.
Nasıl ki sevinçler,
Paylaşıldıkça çoğalıyorsa,
Acılar, kederler de,
Paylaşıldıkça azalıyordu nihayet!
Peki ya neden?
Tam da şimdilerde,
Midemin tam ortasında bir ejderha var!
Durmadan alevler saçıp duruyor,
Zehirli sular dolduruyor dilime?
Neyse...
Bir vakit daha,
Konuştuklarımızın azlığına inat,
Hep ve her zaman da çok sanıyorlar ya,
En derinini susalım biz, bir vakit daha!
Kim öle, kim kala deme sakın ha!
Nasıl olsa gelecek o kıyamet,
Sonrası bakarız,
Kime cehennem,
Kime cennet.
Cemre.Y.

23 Nisan 2022 Cumartesi

Kendimden Özür Dilerim

...Kendimden Özür Dilerim...
Saçlarımın kırıklarıyla beraber,
Tırnaklarım da sayfa sayfa kırıldığında,
Artık umursamadığımı fark ettiğim an anladım!
Çoktandır kadınlığımdan vazgeçtiğimi.
Kim bilir en son ne zaman,
Şöyle bir kendime süslendim?
En son ne zaman,
Canım istedi diye elbise giydim,
En son ne zaman,
Taze gelinler gibi dans ettim salonumun ortasında!
Kim bilir...
En son ne zaman,
İçimden içime çok sevdim kendimi?
Kendimden,
Kendimi ihmal ettiğim için,
Çok mu çok özür dilerim.
Cemre.Y.

21 Nisan 2022 Perşembe

Sayelerinizde Gönlüm Yorgun Çünkü

…Sayelerinizde Gönlüm Yorgun Çünkü…
Ah be ciğerparem!
Kimse, kendi aynasına bakmıyor,
Hani es kaza bakarsa da baktığını görmüyor!
Ve istisnasız, kötücül ruha sahip olan herkes,
Diline ağulu sözleri, çoktan yapıştırmışsa eğer.
Seni yaralarının izlerinden yaralıyor.
Bile isteye, sırıta sırıta,
Kötücüllüklerinden zevklere gark ola ola,
Cayır cayır, jilet kazıntısı can kırıklıklarına basıyor!
Acımadı sanıyor ki daha da eziyor aklınca.
Oysa sustuklarım, konuştuklarımdan çoktur benim.
Ki zira!
Söylenecek ne çok şey vardı,
Lafı gediğine koyacak ne çok cümle!
Lakin sonunda öğrendim sanırım,
Hayatıma lüzumu dokunmayan insanlara,
Tek bir harfimin dahi değmeyeceğini,
Boşuna çenemi de yüreğimi de yormamam gerektiğini.
Evet yaşlandım ve de ne yazık ki evet!
Şu birkaç yıldır, her şeyden, herkesten,
Daha da fazla ihtiyarladım.
Yetmezmiş gibi, epeyce de çöktüm!
Sayelerinizde, gönlüm yorgun çünkü!
Hem de taa gönünden yorgun!
Cemre.Y.

16 Nisan 2022 Cumartesi

Bahar Güneşi

…Bahar Güneşi…
Nisan ortası nihayet havalar ısınmaya meyl etmişken,
Günlerden Cumartesi ve üstüne üstlük,
Bahar güneşi zülüflerini uzatmışken penceremden,
Durduk yere toprağa harmanlandı ellerim.
Minicik tohumları yerleştiriverdim binbir özenle!
Can sularını da damıttım parmak uçlarımla.
Canına can kattıklarımın,
Canımı kanattıklarını düşünmedim bu sefer!
Çünkü artık, tam da şimdi…
Çoktandır solup giden hayallerimi,
Yenileriyle yenilemek vakti!
Hiç yoktan birinden biri, belki, filizleniverir misal!
Hiç yoktan birinden biri meyve verir, sebze verir belki.
Durduk yere…
Çoktandır yenilenmemekten,
Okşanmamaktan solan gururum,
Övünçle dolar, tepeden tırnağa!
Bahar güneşinin zülüflerinden öpüp,
Saçlarıma, ellerime, yüzüme, gözüme sürüp,
Tepeden tırnağa teyemmüm edip,
Hiç yoktan…
Yeni bir ben daha olurum yeniden kim bilir!
Cemre.Y.

9 Nisan 2022 Cumartesi

Müstesna Şiirler

...Müstesna Şiirler...
Sadece sana müstesna, şiirler biriktiriyorum sevgili!
Yüreğimin yırtık cebinde saklıyorum hepsini.
Üstelik, şiir'i miir'i bırak da,
Hayatının romanını yaz diyenlere rağmen
Karşı durduğumdan değil de,
Bir türlü bilemiyorum ki,
Yine, yeniden izlerini sürüp yaralarımın,
Kabuklarını kaldırmak, keskin birer neşterle,
Ya hepten dibe batırırsa ömrümün seyrüseferini?
Neyse şimdilik sana müstesna şiirler biriktiriyorum sevgili.
Cemre.Y.

7 Nisan 2022 Perşembe

Palyaço

...Palyaço...
Tamam!
Madem öyle!
Sığınmayayım artık,
Başkaca acıdıkça acıyan acılara,
Saklayamayayım senli acıları!
Gerek de yok aslında artık nasıl olsa!
Sana bunca yıl sonra yeniden,
Makyajsız bir palyaçonun
Gözyaşlarının nasıl gerçek aktığını anlatayım.
Makyajsız bir palyaçonun gözyaşları,
En çok, gülümserken gerçek akar!
Sen dahil...
Bunu hiç kimse anlamaz.
Cemre.Y.

27 Mart 2022 Pazar

Günaydın Ey Sevgili Kendim


…Günaydın Ey Sevgili Kendim…
Durduk yere, dalgaların sahile vurduğu,
Güneşin güne saçlarını savurduğu,
İyot kokusunun burnumun ucundan öptüğü,
Açık büfe kahvaltıların sıra sıra dizildiği,
Sıcacık bir Avşa adasının,
Umutlu bir pazar sabahına uyandığımı hayal ettim.
En sadesinden Türk kahvemi yudumlarken,
Hiç yoktan, tebessüm ettim.
Yeniden gülümsedim misal!
Yeniden, "Günaydın, ey sevgili kendim,
Elim, yüzüm, gözüm,
Ağzım, burnum, kulaklarım." dedim.
Ne de olsa,
Gelecek, yine gelecek,
O güzel günler gelirken, geçmeyen ne varsa,
Geçip gidecek diye sevinçlendim.
Cemre.Y.

26 Mart 2022 Cumartesi

Gülümsedim

...Gülümsedim...
Nicedir...
Emekliğine eremeden,
Ömürlerinin baharını çoktan geçmiş,
Yaşlı teyzeler gibi,
Covit'ti, grip'ti, aralarına serpişen bilmem neydi,
Türlü çeşit hastalık halsizlikleriyle boğuşurken.
Ki ben ne vakit...
Kimselere, yeterince yetemediysem,
Kendimi de çoktan es geçtiysem,
Adları değişip duran hastalıklarla boğuşmuşumdur.
Nihayet...
Bugün, güneş gülümsedi yüzüme!
Kaç zamandır,
Aynada bakan yüzüme gülümsemediğimi fark ettim.
Renklerden mavi'ye, renklerden sarı'ya,
Renklerden yeşil'e ve renklerden kırmızı'ya,
Ve renklerin renklerine ve o renkleri hissetmeye,
Ne kadar da hasret kaldığımı fark ettim.
Ben bugünü,
İlkbaharın ilk günü farz ettim ve gülümsedim.
Hem de içimin içinden, dışıma kadar gülümsedim.
Cemre.Y.

19 Mart 2022 Cumartesi

Ayaza Vurdu Yine Düşlerim

…Ayaza Vurdu Yine Düşlerim…
Hiç olmayacak bir mevsimin,
Hiç olmayacak bir ayında,
Israrla, salım salım salınan mart karı gibiydi düşlerim.
Kah fırtınayla savruluyordular,
Kah nazlı bir ceylanın göz süzmesi gibi,
Kirpiklerimin ucuna yavaşça konuveriyordular.
Şimdiyse, ilkbaharın, ilk günlerine öykünmesi gereken,
Erik ağaçlarının çiçekleri bile geri uyudular.
Filizlerine don vurdu meyve ağaçlarının.
Oysa ben, daha sana,
Hayalimdeki, güneş güzeli ilkbaharlardan birinde,
"Yar saçlarımdan,
Ilık rüzgarlarla bir buse gönderdim dudaklarına.
Nazlı bir duruş gönderim kollarına denize nazır.
Gülüşümden sen akıyor bulutlara,
Sarılsana bana,
Sımsıkı sarılsana, bırakmasana!" diyecektim.
Bitmeyen kara kışın,
Kar taneleriyle ayaza vurdu yine düşlerim.
Cemre.Y.

Sen De Gideceksin Biliyorum

…Sen De Gideceksin Biliyorum…
Sen de gideceksin biliyorum!
Bari hakkımda, eksiğin ve yarım'ın kalmasın diğerleri gibi!
Bazen…
Birileri çıkıverir ortaya,
Sorgusuz, sualsiz artık neye bedelse dökülüverirsiniz!
Siz…
Hayatınızın çıkmaz sokaklarının,
En karanlığına, en meczup evine sığınmışken,
Kendi duvarlarınızın meczupluğuna kapatmışken kendinizi,
Öylece dizlerinizi karnınıza çekmişken,
Herkes sizi hayata inadına gülümserken görürken,
Aslında öylece, ölüme razı buluvermişken kendinizi,
Ve ecele dua ederken
Yalnızken, üşüyorken, ölüyorken,
O!
Artık her kimse buluverir sizi!
Siz, sadece anlatırsınız
O!
Sadece elinizden tutar.
Sadece dinler sonuna kadar!
Sadece doktorların bile çözüm bulamadığı,
Çözüm bulamazsa kuruyacak o son en iyi gören göz’ü değil!
Ağlayamazsa kör olacak o sol göz’ü de kurtarıverir!
Çok kişi…
Çok şey’iniz olur belki hayatınızda ama!
Sadece bir tek’i…
Son görecek gözünüz olur, o sol gözünüz.
Cemre.Y. 15.03.2014

18 Mart 2022 Cuma

Mart Karı

…Mart Karı…
Nasıl olmuşsa olmuş,
Mart ayazı yerleşmiş ciğerlerime,
Nazlı bir kedi gibi hırıl hırıl, hırıldamakta.
Penceremden karlı kiremitlere bakarken,
Öksürük nöbetleri kaburgamı zorlamakta!
Hiç değilse sigarayı azaltsam diyorum,
Fincanımdaki çayım soğumuş,
Mutfağa gitmek lazım ayakları sürüyerek.
Hiç yoktan birkaç lokma kahvaltı etmek lazım.
Halsizliğime gücenip,
Bir sigara daha yakıyorum.
"Mart karı ağulu olur!" derdi rahmetli anam.
"Mevsiminde yağan kar gibi değildir,
Hasta eder insanı, içinin içi acır!" derdi.
İçimin içi acıyor annem, çok özledim seni derinden.
Cemre.Y.

12 Mart 2022 Cumartesi

Kış

...Kış...
Nicedir kar soğuğu sabahlara uyanmaktaydı kadın.
Kış ayazı günlerden geçip,
Nihayet, cemreler de düşünce birer birer!
Meyve ağaçlarının, ilkbahara filizlenip,
Çiçek açmaya hazırlanması gereken bugünlerde,
Gelmeyi unutan bir bahar güneşinin yüzünden,
İstanbul'un üzerine çöken bu kar taneleriyle,
Üstelik, hiç de öyle,
Çocukluğunun yıl başı kartpostallarındaki,
Simli kardan adamlı, evlerin içinden ışıklar saçan,
Bacalarının dumanından yürekleri de ısıtan,
Mutluluk dolu hayallerine,
Sayfa sayfa, umut ektiren günlerden biri de değil bu kış.
Geçer ama!
Bu yalancı güneşin,
Elleri, ayakları, yürekleri dondurduğu günler de geçer!
Cemre.Y.

6 Mart 2022 Pazar

Artık Her Kim İsen Gelsen Ya!

…Artık Her Kim İsen Gelsen Ya!...
Sağ göğüs boşluğumdaki eksiklik,
Sen bana sarıldığında geçecekmiş diyorlar!
Doğru mu sevdiğim?
Sen bana sarıldığında,
Gönlümün de bütün kırıkları geçecekmiş diyorlar!
Doğru mu sevdiğim?
Sana…
Kara kıştan sıyrılıp, bahara öykünemeyen,
Mart ayazı bir pazar sabahından sesleniyorum,
Ellerim, ayaklarım üşümekte.
Artık, her kim isen, gelsen ya!
Her neredeysen, yürek yamacıma konsan ya!
Kışlarım, baharlarım artık güneşlense ya!
Sarsan, sarmalasan, sarılsan ya!
Cemre.Y.

4 Mart 2022 Cuma

Uykundan Öperim Seni Çocuk!

…Uykundan Öperim Seni Çocuk!...
Ne de güzel salınıyordur, saçların...
Işıl ışıl parlıyordur gün ışığında!
Cemreler de düştü birer birer,
Hava yine de buz ayazı!
Bundan gayri artık sana az gelmesem,
Yapabildiklerimle yetsem sana, yetebilsem.
Yine de kalsan da, gitsen de, ben her gece…
Uykundan öperim seni çocuk!
Saçların duyar da,
Yüreğin duymaz!
Kirpiklerinden öperim seni çocuk!
Kaşların duyar da,
Gözlerin duymaz!
Cemre.Y.

27 Şubat 2022 Pazar

Bir Vakit Sonra

…Bir Vakit Sonra…
Bir vakit sonra…
Hiçbir şeye isyan etmemeyi de öğreniyor insan.
Bunca yıllık ömründe,
O kadar çok başkaldırmıştı ki,
Savaşa, ölüme, tacize, tecavüze, kayboluşlara!
Bir vakit sonra…
Don Kişot'un,
Yel değirmenine saldırısı gibi olmaya başladı her şey.
Empati denizlerinde boğulurken,
Kendini unuttuğunu hatırladı.
Sahi?
Hangisi yanındaydı,
O yokluklarla, çaresizliklerle boğuşurken?
Hangisi elini uzattı da,
Kolundan tutup kaldırdı o yere düşerken!
Bunca yıllık ömründe,
Hangisi?
Hangi sevinci, hangi mutluluğu paylaşmıştı onunla!
Hangisi?
Hangi ekmeği kırıp bölüşmüştü onunla.
Dedim ya, bir vakit sonra…
Cemre.Y.

25 Şubat 2022 Cuma

Ne Çabuk!

…Ne Çabuk!...
Şöyle bir ansızca, geriye dönüp bakınca,
Farkına varıyor insan,
Ne çabuk geçip, gidiyor zaman!
Biz daha o zamanın bile farkına varamadan.
Kim bilir, böyle böyle…
Kim bilir, daha ne kadar?
Ne kadar da çok, vaktimiz…
Ömrümüzden geçip, gidiyor,
Biz hiç farkına varamadan!
Yani aslında, hiç yaşamadan!
Cemre.Y.

Ne Çabuk!

…Ne Çabuk!...
Şöyle bir ansızca, geriye dönüp bakınca,
Farkına varıyor insan,
Ne çabuk geçip, gidiyor zaman!
Biz daha o zamanın bile farkına varamadan.
Kim bilir, böyle böyle…
Kim bilir, daha ne kadar?
Ne kadar da çok, vaktimiz…
Ömrümüzden geçip, gidiyor,
Biz hiç farkına varamadan!
Yani aslında, hiç yaşamadan!
Cemre.Y.

24 Şubat 2022 Perşembe

Ama Artık Yeter!

…Ama Artık Yeter!...
Günlerden ve aylardan da, tam da, bu zamanken,
Yıllardan, iki bin on dört iken,
İçimden gelmiş, "Gideyim de,
İki kocaman kokulu öpücük daha çalayım anamdan,
Hem artık…
O da koklayarak öpüyorken beni daha da lezzetli.
Terini tadayım, tenini tadayım.
Hani olur ya azıcıktan fazla gücü varsa,
Dizlerine yatayım da, saçlarımda kalsın avuçlarının izleri." demişim!
Sanki anama daha yeni kavuşmuşum gibi,
Doya doya, doyamadan öpmüş, koklamışım her yerini!
Şimdi ne rahmetli anam var, ne de o kokulu öpücükleri.
Aynı yılın temmuzunun yirmi dokuzuydu bizden gidişi.
Ve yine şimdi insanlara bakıyorum da!
Sanki bu dünyaya kazık çakacakmış da,
Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışıyor zehirli dilleri.
Bir yerde kaybediyorum işte,
Sanki kimsesizliğim,
Alnımın ortasında floresanla yazılı gibi,
Sanki sahipsizliğim,
Kolumun, kanadımın kırıklarından görünüyor gibi,
Gelen, giden, hıncını benden almaya çalışıyor işte!
Bir yerde kaybediyorum işte!
Orası...
Neresi bilmiyorum!
Ama artık yeter, sabır taşı bir çatlarsa,
Yıkılır tüm şehirler!
Cemre.Y.

Hayalim De Hayal Oldu Çoktan!

…Hayalim De Hayal Oldu Çoktan!...
Eskiden…
Ben çok gençken…
Ben daha henüz, yeterince büyüyememişken…
On dokuzumda, nihayet çok sevildim sanıp,
Yirmi birimde, en çok sevdiğim sanıp,
Evcilikli hayallerime büyük büyük, büyülü kanıp,
Masal kahramanlarının bütün masallarını,
Gayet de, mutlu, mesut yaşamaktayken,
Daha yirmi altı yaşımdayken,
Kocam tarafından aldatılarak, kucağımda bir bebeyle ana evine döndüğümde,
Yıllar yılı, her kalabalık ortamda üzerime, üzerime gelinip,
"Sen de bul birini, evlen de yerin, yuvan olsun." diye saldırdıklarında,
Onları susturabilmek için sığındığım tek cümlemdi.
"Ben, babama güvenemedim ki,
Kızımı elin adamına güveneyim,
Sizin dediğiniz yaşa gelirsem, huzur evine yerleşirim,
Hiç olmadı oradan kendime huzur baba alırım da,
Hiçbirinize yine yük olmam!" der,
Hepsinin çenelerine ot tıkardım!
Lakin o huzur evleri çok da huzurlu değilmiş meğer!
Yıllar yılı, ne zaman bu tür röportajlar görsem,
İnsanlara ezberletilmiş cümlelere değil de,
Gözlerine bakarım ben!
Hiç gülümseyince,
Gözlerinin içi de gülen bir tek yaşlıya rast gelmedim!
İşin kötüsü, aile yanında yaşayan yaşlıların da,
Gözlerinde bir tek gülümseme kırıntısı göremedim!
Yani hayalim de hayal oldu çoktan!
Kafam çalışmaz, elim, ayağım tutmaz olunca,
Ötenazi yollarını arayacağım ben!
Bu da böyle biline!
Ancak o zaman belki gözlerimin içi gülümseyerek,
İnsan cinsine yük olmadan,
Geçip gidebilirim bu hayattan.
Kim bilir!
Cemre.Y.

22 Şubat 2022 Salı

Az Kaldı

…Az Kaldı…
Az kaldı,
Baharın hani o en taze yeşiline,
Çimen kokusunun sardığı huzura.
Papatyaların verdiği sevgiye,
Az kaldı, çok az.
Cemre.Y.
22.02.2015 Pazar 10:56

20 Şubat 2022 Pazar

İnsan Hiç Eskimez Mi?

…İnsan Hiç Eskimez Mi?...
Sırf mavili bir şiirime yakışır diye,
Mavili gülümsemelerle baktığım,
Eski fotoğraflarımdan birini koydum diye.
"İnsan hiç eskimez mi?" demişti biri!
İnsan olan...
Hiç eskimez mi?
Öyle bir eskir ki,
Yüzü eskir, ağzı, burnu, dudakları eskir.
Bakışlarındaki gülümsemeleri eskir bir kere!
Hele hele yaşından evvel eskimişse,
Nice yeni fotoğraflarını çekse de,
Nice yeni şiirler yazsa da,
Hadi yüreğini falan da es geçtim de,
Hiç yoktan, o şiirleri yazan elleri eskir.
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...