26 Temmuz 2021 Pazartesi

Kırık

...Kırık...
"Sen de, artık, canını yakan her şeyine,
Kırılmış diyorsun!" demişti bir keresinde.
Kaburganı incitmişsin,
"Kırıldı." diyorsun!
Dizinde sadece bir yırtık var,
"Kırık." diyorsun!
Midende gastritli ülser var,
"Kenarı kırılmış." diyorsun!
Kalbini üzmüşler,
"Zaten hep kırıkmış." diyorsun!
"Sen de, her şeye kırık diyorsun." demişti.
Ona...
Bunca zaman sonra,
Bunca kırıklarım hakkında,
İlk kez, tek bir cevap vermiştim.
"Artık, canımın canını üzen her ne olsa da,
Çoktan kırılmıştır benim için,
Canımı yakan her yerim, kırıktır benim için,
Kırılmıştır yani, çoktan olanından!
Ve buna birilerini inandırabilmek için,
Ayrıca bir çabam yok!
Kırıksa bana kırık,
Acısını da ben çekiyorum yani!" demiştim.
Anlamamıştı...
Yine hiçbir şey anlamamıştı.
"Sen öyle mutlu oluyorsan,
Herkese hep öyle de madem." demişti.
Bir kere daha kırılmıştım.
Ama bu sefer...
Canımın yongası, ciğerimin çiziği,
Taa en dibinden kırılmıştı.
Elbette, ben, ondan,
Onun bebekliğinden ergenliğine kadar,
Ayağına taş değse,
Büyüme ağrılarından kemiklerine acı değse,
Yüreğine gam değse,
Onu şefkatimle zerre zerre öptüğüm gibi,
Her şeylerimin yerlerine koyduğum sevgilerim gibi,
Ne kaburgamın,
Ne dizimin, ne midemin,
Ne de kalbimin kırıklarını,
Teker teker öpsün de geçsindili,
En ufak bir şefkat belirtisi beklemiyordum ama!
Ama, bu kadarı da...
İnsan olan,
Anahtarı, hem elinde, hem de cebindeyken,
Girip çıkacağı bir kapıyı,
Koca bir hayatın intikamıyla, öylesine dolu,
Kocaman bir tekmeyle,
O yürek kapısını darmaduman eder mi?
Neyse ya neyse...
Cemre.Y.

21 Temmuz 2021 Çarşamba

Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki

...Yine Yetişemedim, Ben Sana, Daha Başından Beli, Mademki...
Onca özlem sonrası,
Vuslatına razı geldiğim o deniz,
Artık yüzülemeyecek kadar berbat olsa da,
En azından uzunca bir yürüyüş oldu.
Gördüm ki, hiçbir yerde, hiçbir şey!
Hiçbir şey artık eskisi gibi değil!
Her yer, taş, kum, moloz,
Acısı yeniden, kanatılmış hatırat!
Çoktan...
Darmadağınık olmuş zamanın eleklerince!
Yine yetişemedim, ben sana,
Daha başından belli, mademki...
Mademki yine artık,
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaksa,
Daha da neyi...
Yeniden, hani en yenisinden...
Daha da neyi,
Kime, yenileyecekler onu da anlamış değilim!
Cemre.Y.

20 Temmuz 2021 Salı

Bayram

...Bayram...
Uyandım...
İlk iş, her zamanki gibi,
Aç karnına içilecek ilaçlarımı içtim,
Yatağımın kenarında duran sehpamdan bir sigara yaktım,
Sade kahvemi ocağın üzerine koydum,
Pencere kenarındaki fesleğenlerimin başını okşadım,
Kahvemi fincana koyarken,
Bir yandan da çaydanlığa su koyup ocağa koydum.
Bir sigara daha yakıp,
Terasımdaki minderime kurulmadan önce,
Kenardan kenardan, bana bakan,
Kokulu güllerimin burunlarından öptüm.
Bayramımı kutlayıp, usulca elimi öptüler, sevindim.
Kahvaltı mı?
Yoook daha acıkmadım!
Kavurmasız kurban bayramı kahvaltısı mı olurmuş,
Acıkmadım o yüzden.
Aslında ben en çok sevgiye, şefkate acıktım.
Neyse bir çay daha içeyim en demlisinden.
Sevenin sevdiği tarafından incitilmediği,
Nice güzel bayramlar olsun.
Amin olsun.
Cemre.Y.

19 Temmuz 2021 Pazartesi

Güneş

...Güneş...
Birkaç gündür ortalığı kasıp kavuran güneş,
Nihayet bu sabah,
Bulutların arkasına saklanmış, gölgelenmekte.
Kim bilir derdi neydi de,
İnsanoğlunun bütün gözeneklerini ağlatacak kadar,
Yaktı kavurdu ortalığı!
Bulutlar, bulut bulut başımı okşarken,
Durduk yere maviyi özlediğim aklıma geldi.
Biraz iyot kokusu, bir parça rüzgar,
Belki de ömrüme yeniden gelir, o taze bahar.
Cemre.Y.

26 Haziran 2021 Cumartesi

Pişman

...Pişman...
Yıllar yılı, yaşadığım onca acıya rağmen,
Şöyle bir geçmişlerimize bakınca,
"Yine de pişman değilim hakim bey!" derdim,
Bana her...
"Pişman mısın peki?" diye sorduklarında."
Meğer fazlası varmış bazı aldanmaların da,
Yeni haberim olmuş kadar ağrıyor kaburga kemiklerim.
Üstüne bir de...
Yıllar yılı aynı temcit pilavı önüne sürülünce,
Geç kalınmış pişmanlığın acı ağrısı ekleniyor işte.
Geçecek ama...
Geçecek!
Diğer bütün geçenler gibi bu da geçecek.
Şimdi mi?
Geçmişi geriye doğru saramayacağımıza göre,
Hani onun...
O ilk adına rastlama anına dönemeyeceğimize göre,
Görmezden gelip, yüzümüzü çevirip,
Bambaşka hayatlar yaşayamacağımıza göre!
"Milyon kere pişmanım." desem ne fayda!
Şimdi ben...
Hayallerim ve de kırıkları,
Hep beraber oturmuş gölgeleniyoruz.
Cemre.Y.

22 Haziran 2021 Salı

Yırtık Yama

...Yırtık Yama...
Özümden,
Özünü çıkarttığım,
Bana hep üvey muamelesi çektiğinden beridir,
Onaramadım bir türlü,
Onun kalbinin yırtık yamasını!
Ne yapsam,
Ne yapmasam,
Olduramadım,
Sebebi olmadığım yarım yanlarını.
Oysa o,
Boynuzu kırık boğa yavrusu gibi,
Hep beni suç bildi.
Ne vakit...
Yorulup da yorgunluğuma yenilmişsem,
İşte tam da oramdan vurdu beni.
Cemre.Y.

17 Haziran 2021 Perşembe

Yine De Siz Bilirsiniz

…Yine De Siz Bilirsiniz…
Ben…
Hayallerim ve kırıkları hariç,
Canımdan öte can saydıklarım yüzünden,
Ölüp ölüp, dirildiklerim hariç…
Yapamazsın diyenlere inat!
Sabırla, acı anların üstesinden gelmeler ustasıyım!
Yıllarca, ilmek ilmek dokuduğum bunca sabrımıysa,
Aşmaya…
Aşama dahi kaydetmeye çabalamayın derim.
Sonra ben susarım.
Sabreder, bekler, affederim de,
Yaradanımıza havale ederim.
Yarattığının neler ettiğini, nihayet, görünce…
O, neylerse, işte o vakit, çok da güzel eyler!
Zira; "Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner!"
Yine de siz bilirsiniz.
Çünkü, hani insanım ya, bir vakitten sonra,
Neyi fazla yaptım, neyi eksik yaptım da,
Bu olması gerekenler, olmamış ve olmuyorken,
Bu hiç olmaması gerekenler, nasıl olup duruyor diye,
Kendi kendimin beynini de,
Yüreğini de yemekten yorulup,
Hem vazgeçiyorum, bütün o vazgeçemediklerimden,
Hem de pes ediyorum, her şeyden.
Sonra sonra çıkıyor karşıma evrenin hikayesi.
Meğer ben suçlu değilmişim!
Suç'un unsuru hiç değilmişim!
Meğer ben sadece tesadüfen,
Soyu sopu bozukların eseriymişim de,
Kader denen o paslı zincirin,
Bütün genetiksel kalıplarını silip,
Yeni bir hayat ağacını filizlendirmeye çalışırken,
Yüreğimin bütün parsellerini satmışlar!
Ki zaten şu hayata dair,
Tek bir kalplik bir mülkiyetim bile yok!
Yine de her şeye rağmen,
Bana gelen yollara doğru giderken,
Her bulduğum meyvenin çekirdeklerini,
Otobanların toprak kenarlarına doğru atarım,
İnadına hayat!
Çünkü hayat...
Bir gün o meyve çekirdeklerini görür,
Yağmurlar canına su verirken,
Güneş yanaklarından makas alır bir gün,
Rüzgarlar saçlarını tararken
Bir gün, bir çocuk, dallarındaki yemişlere uzanır.
Çünkü hayat...
Senden sonra da, benden sonra da devam eder.
Eninde sonunda, o paslı zincir kırılır da,
Bütün kalıtımsal kötülüklerin kötü ruhlarından kurtulur.
Bazılarının cennetleriyle cehennemleri ters yüz olur.
Yine de siz bilirsiniz!
Cemre.Y.

7 Haziran 2021 Pazartesi

Aldatmış

...Aldatmış...
Kimilerine, anasının günahı yok,
Nasıl çizsin doğurduğunun kaderini,
"Anası hariç, orrospu çocuğu!"dersin ya hani.
Kimilerine de, çocuğun günahı yok,
Nasıl yazsın doğrultulmasının kaderini,
"Gavatın tohumu!"dersin ya hani!
Nicedir de nicelerimle boğuşmaktayım ya yani,
Anam rahmetli, ne yazık ki, dünyanın en namuslu kadıydı,
Ben ve de dünyaya getirdiğim kızım gibi!
Babam şerefsizi desen,
Trilyonlarca kere aldatmıştı rahmetliyi,
Yer, gök aldatılış dolu yani, doğduğum andan beri...
Şimdilerimdeyse...
Bütün renklerime es vermişim, öyle derin bir aldatılış!
Neyim var, neyim yok beyaza boyuyorum!
Olması gereken bir renk varsa, olsun varsın, yer, gök,
Antik beyaz...
Cemre.Y.

30 Nisan 2021 Cuma

Nihayet

...Nihayet...
"Geçecek!" diye diye geçti ömrümüz.
Ve sonra yaşından haylice ihtiyarlamış bir kadın,
Ilık bir bahar akşamında...
Nihayet, kendi anına, kendi zamanına yüreğini açıp,
Usulca batan güneşe döndü yüzünü.
Nicedir derin bir nefesi şöylece ağrısız çekemiyordu ya,
Akşamüzeri yediği ağrı kesici iğneden midir nedir?
Derin bir nefes çekip, genzine doldurdu denizin iyot kokusunu!
Hiç üşenmeden usulca kumsala doğru yürüdü,
Hiç ağlamadan da kumdan kaleler yaptı kendisine,
Ama bu sefer...
Çocukluğunda yaptığını yapmadı.
"Nasıl olsa üstümüze basıp geçerler!" diye,
Kendi elleriyle yıkıp gitmedi kumdan kalelerini.
Küçük bir anne, küçük bir baba ve küçük kardeşler yaptı kendine.
Sonra birden çocukluğunun hayal resimlerini çizerken,
Kendisini ya hep en sona bıraktığını,
Ya da hiç resmetmediğini hatırladı.
Hemen evine koşup, aynanın karşısına geçip,
Gözlerinin ta öbeklerine bakıp,
Defalarca kendisinden özür diledi,
Herkesi affede affede unuttuğu kendisini,
Gülümseyerek en içinden affedip,
Kendisine sarıldı, hem de sımsıkı sarıldı.
Kalbinin atışını hissetti yeniden,
Damarlarında gezinen kanların ığıl ığıl aktığını,
Canını hatırladı kadın nihayet!
Perdesini araladı, penceresini açtı,
Önünde hafif hafif dalgalanan denize selam etti.
Uzun yıllardır belki de ilk defa...
Bu gece kabus görmeyecek,
Bu gece...
Huzurlu ve hep mutlu bir geleceğin rüyasını görecekti.
Karaya vurmuş, yanından kalabalıklar geçerken,
Kendi seçtiği yalnızlığıyla avunan,
O içi kırık kayığıysa artık onarmanın vakti gelmişti.
Nihayet denize açılmak vaktiyse,
Rengi mavi olmamalı bu seferki hayalin,
Deniz zaten mavi, güneş zaten sarı!
Lakin güzel bir lal kırmızısı da iyi yakışır sanki.
Cemre.Y.

26 Nisan 2021 Pazartesi

Kağıttan Gemiler

...Kağıttan Gemiler...
Ömürlerimizin...
Kendi ömrümüze yetemediği kadar uzunca bir süredir,
Mütemadiyen her gün...
Kağıttan gemiler yapıp yapıp, öylece suya bırakmıştık lakin!
Biz durgun nehir deltalarına saldıkça kağıttan gemilerimizi,
Ya hiç olmayacak anda bir tufana kapılıp alabora olmuştuk,
Ya da hiç olmayacak bir zamanda,
Koskocaman bir çağlayan kenarındaki kayaya ayağımız takılıp,
Öylece uçuvermiştik yar'larımızdan oluşan yaralarımızdan.
Şimdi durduk yere ona bari "El aman!" olur muyum diye düşünüp,
"Haydi şimdi el ele,
Gidelim madem uzak diyarlara!" diyecek olsak...
"Senin yukarı uçman lazımken, benim aşağı uçmam gerek!" derken,
Ki o esnada da, senin hangi anının,
Hangi salisesinde hayata dair,
Sana yeni bir hayat sunabileceğimi hesaplayabilmem gerek.
Seni, daha yaprağın kımıldamadan, dalından düşmeni kurtarmam gerek!
Ya da...
Şimdi...
Sezen Aksu'nun dediği gibi,
"Bi'lodos lazım şimdi, bana bi'kayık!"
Neyse...
Zamanında yeterince ölebilseydim!
Olamayacaktı zaten bütün, bütün bu olasılıksızlar,
Bari imkansızlıkları azaltmaya dahil edelim.
Unutturma sakın!
Yarın, sana, yine, aynı, gülümseyerek...
"Hayata, inadına günaydın!" diyeceğim.
Cemre.Y.

25 Nisan 2021 Pazar

İnadına Gülümse

...İnadına Gülümse...
Olmak istemediğin yerden bir türlü gidemiyorsan,
Kaldığın yerde her gün ama her gün,
Kendine yeni küçük mutluluklar yaratıp,
Hayata, inadına gülümseyeceksin ki,
Karşı pencerelerden sana bakanlar,
"Vay be! Nasıl da yenilmedi!"diyerek iç geçirsinler.
Cemre.Y.

18 Nisan 2021 Pazar

Suç Desen Hala Ortalıkta Yoktu!

...Suç Desen Ortalıkta Yoktu!...
Bir, olmadan iki...
İki, olmadan da üç olunamayacağını,
Üç, olmadan hele!
"Biz" olamayacığımızı bildiğimden beridir,
İki'nin bizi terk edip,
Üç ile bir'i öylece bırakınca...
Üç ile bir'in, birbirine asla,
Şöyle bir tastamam yetemeyeceğini de öğretti hayat!
Suç desen...
Ortalıkta yoktu!
Ne o "Bir", kendi kendine yetebildi ki üç'e yetsin,
Ne de o "Üç", kendi kendine aşabildi ki bir'e kalsın.
"İki" vardı bir zamanlar...
Suç desen...
Ortalıkta yoktu...
Sonra sonra ortaya çıktı "İki"!
Kendince geçmişini kızına affettirmeye çalışan,
Kendince ona yaşatamadığı babalığı yaşatmaya çalışan!
Sonra onu da unutturdular iki'ye,
O "Bir"i "Üç"ü ve "Biz"i unutturdukları gibi...
Suç mu?
Suç desen hala ortalıkta yoktu!
Sanki o hiç ölmeyecekmiş gibi.
Cemre.Y.

16 Nisan 2021 Cuma

Öyle Bir An Gelir Ki

...Öyle Bir An Gelir Ki...
Öyle bir an gelir ki,
Dün ile yarının birbirine karışır da,
Günün, o an'ına yetişebilmek için,
Harcadığın çabanın da boş olduğunu görürsün!
Bu sefer de erken kalmışsındır işte,
Yine, kendine dair'li zamanı tutturamamışsındır.
Cemre.Y.

13 Nisan 2021 Salı

Her Şey Çok Güzel Olacak

...Her Şey Çok Güzel Olacak...
Ah benim...
İki lisan, bir insan görünce,
Saçlarına güneş ışıltıları konup,
Ömrünün bütün zemherisini,
Yeni bahar goncası eyleyip,
Mevsimsiz lalelerini açtıranım.
Ah benim...
İki insan, bir çift, sarmalanmış el görünce,
Gülüşlerine yıldız tozları konup,
Sonbaharını da, yaz eyleyip, her şeye rağmen...
"Her şey çok güzel olacak!"ı dileyenim!
Gönül dediğin, içinden dışarı olur mu?
Senin her mevsimin,
İki göğsünün arasında açan lale mevsimi,
Ah benim ciğerimin tek çiziği,
Eylül'üm, Lülü'm, Lülücan'ım!
Yeter ki...
Solmasın hiç sen gülünce dudaklarında açan,
Kahkahalarında coşan o mavi gül!
Ciğer de dediğin ne ki!
Ne kadar eksik kalmış olsa da bütün bir hayata,
Bir damla can'a,
Bir damla hayata dair kan'a bakar!
İşte o zaman...
Yeniden fışkırır ömre dair yeni bir ömür!
Varsın artık,
Ömürlerimizi törpüleyen bütün o ömürler düşünsün!
Cemre.Y.

3 Nisan 2021 Cumartesi

Güneş Sarsın İçimizi

...Güneş Sarsın İçimizi...
Nicedir tozlarını alıyordum ömrümün,
Oksidasyona uğramış yüreğimin,
Pencere pervazlarının kilidini,
Sökmeye çalışıyordum.
Yıllar yılı, gün be gün...
Canımın kenarlarına ördüğüm o duvarları,
İlmek ilmek, şiir şiir yıkıyordum yeniden.
Nihayet...
İyice görünür oldukça,
Yara izlerimin hepsi birden!
Çok da uğraşmaz oldular ömrümle.
Artık merak edecekleri,
Ya da...
Eşeleyip deşecekleri bir şey kalmamıştı çünkü.
Şimdi...
Beklemedeyim.
Geçmişimi onarmaya çalışmaktan unuttuğum,
Onca an'ı, onca zaman'ı, onca bugün'ü,
Mümkün olduğunca yaşamaya çalışarak.
Neyse güneş sarsın içimizi.
Cemre.Y.

12 Mart 2021 Cuma

Bu Sefer

...Bu Sefer...
Şu mart yarısının, kocakarı soğukları da bitip gidince,
Zemheri ayazlı, kış yanığı günler bitecek sevdiğim.
Ki zaten ne vakittir çocukluğunun o soğuk,
O karanlık, o yalnız odalarını da dolaşmaktaydın.
Epeyce bir vakittir de...
Unuttuklarını hatırlamakla yorulmaktaydın.
Sonra bahar güneşi doğacak yüreğinin pencerelerine!
Sımsıkı kapattığın perdelerini aralayacaksın.
Laleler boy verecek toprağın altından.
En sevdiğin meyve ağaçları çiçek açacak yine,
Bu sefer...
Onlar bahar rüzgarıyla salınıp saçlarına sarılırken,
Çocukluğunu, gençliğinin üzgün günleri hatırına bile olsa,
Görmezden gelemeyeceksin mutluluğu, umudu, sevinci.
Durduk yere dans edeceksin sokak ortasında.
Durduk yere yeni gelinler gibi salınacaksın,
O meyve ağacının altında.
Üzerine baharlar yağarken yeni bir söz vereceksin kendine,
Ömrünün bundan sonrasının her gününü hevesle karşılamaya!
Bu sefer...
Kaygılandıkça kaşınmayacak omuz başların.
Başka yaralar açamayacak hiç kimse yeni ömrüne.
Cemre.Y.

10 Mart 2021 Çarşamba

Nefes Al

...Nefes Al...
Gönlümün yorgun kanatları uçuşurken geceye...
Son bir umutla sarınmak istedim hayallerimize!
Bir kere gülümsediysem, iki kere yutkundum,
Bir kere kahkaha attıysam, üç kere nefes alamadım!
Ben...
Hiçbir zaman...
Hiçbir şeye yetişemedim.
Kalktım bir tütsü yaktım,
En sevdiğim müziği açtım,
Gözlerimi kapattım...
Nefes al...
Ver...
Nefes al...
Usulca ver...
Kulağımda olmayan guguklu saatin,
Dakikaları sayan "Tik, tak" sesleri...
Nefes al!
Omuzumda şeytani bir elin sesi...
"Verme lan, dursun öyle, öl!" dese de,
İnadına derin bir nefes alıp,
Usulca, upusulca, verdim nefesimi.
Nefesim nefesine!
"Yaşıyorum çok şükür!" diyemesem de,
"Ölmedim inadına!"
Nefes aaaalll!
Cemre.Y.

2 Mart 2021 Salı

Günlerden Sensizlik

…Günlerden Sensizlik...
Şimdi, yine, geçmişime, temizlik vakti lakin hala…
Sesinden kırgınlık akıyor koltuğun kenarlarına ama!
İlle de yıkamam perdeleri,
Ne de olsa birkaç yumuşak bakışın asıldı çiçeklerine.
Kokunu çektim ciğerlerime de,
Bir tek kere daha sarılsam bedeninle beraber yüreğinin tellerine.
Ve…
"Gitme!" diyebilsem.
"Benden bir tek kere daha gitmeee!" diyebilsem derken,
Şimdi perdelerimi de yıkama vakti sevdiceğim,
Yalanlardan örülü hayallerim sıkışmış çiçeklerinin taç yapraklarına!
Koltuklarımı da kimyasal deterjanlara bulama vakti.
Zira!
Sesinin bezgin tınılarından uçuşan perdemin çiçekleriyle,
Koltukların kenarlarına akan kırgınlıklarda duygu denen bir histiler.
Duygu dediğin,
Mis kokulu zehirlerle de saklanır, eğer içine öyle işlememişse!
Biz’in sadece yüreğimizin telleri değil,
Ruhumuz da hasar görmüş a yüreğimin çiziği!
“Yolun, sonsuz ayrılığa açılmış çoktan, madem öyle, git güle güle!”
Hem öyle değil miydi ki…
Hep aramızı bulmaya çalışanlar, yine aramıza yıktılar sıradağlar!
Halbuki düzelecek belki her şey,
Sussalar!
Hele bir sussalar, fısıl fısıl fısıldamasalar…
Zamana bıraksalar.
Yine de beni merak etme, benden o son gidişinden beridir,
Ben, üşümüyorum sensiz,
Acıkmıyorum, susamıyorum, acımıyor hiçbir yerim!
Sensiz ben insan bile değilim!
Yıllardan iki bin on üç, aylardan ekim, günlerden sensizlik.
Cemre.Y.

17 Şubat 2021 Çarşamba

Ne Gelen Vardı, Ne De Kalan

...Ne Gelen Vardı, Ne De Kalan...
Zemheri ayazının kabuslu gecelerinden sonra,
Güneşe hasret sabahlara uyanıyorduk.
Kalıcı baharlara hasretle geçti ömrümüz.
Baksana...
Yüzümüz, gözümüz, elimiz, ayağımız kış yanığı.
Biz "Her şey güzel olacak!" dedikçe,
Bilmeden belki de...
Hep geleceğe erteliyorduk geleceğimizi!
Oysa ne gelen vardı, ne de kalan.
Neyse çayımızın demiyle,
Kahvemizin telvesiyle,
Sigaramızın dumanıyla, dertleşmeye devam!
Cemre.Y.

6 Şubat 2021 Cumartesi

Sahi Sen Nasılsın?

...Sahi Sen Nasılsın?...
Ey benim sevgili sevgilim,
Zemheri ayazları olması gereken, kara kış ayında,
Tam da Şubat'ın altısındayız!
Günlerden cumartesi.
Tam da kendime söz verdiğim gibi,
Güneş yüzümden makas almadan uyanmadım.
Aç karnına içilen ilaçlarımı aldım,
İlk sigaramı yaktım, sade kahvemi içtim,
Sonra bir baktım günlerden yaz'mış!
Evimle dans ettim uzun uzun, sahi sen nasılsın?
Kaç zamandır yoluma düşmediğine göre iyisin sanırım.
Cemre.Y.

5 Şubat 2021 Cuma

Yeter Ki Sen Sabret

...Yeter Ki Sen Sabret...
Ey benim...
Saçlarının her tanesine,
Teker teker mutlu hayaller ektiğim.
Ey benim...
Kaşlarının gün dizimine,
Birer birer umutlu rüyalar dizdiğim.
Ey Benim...
Kirpiklerinin her teline,
Tane tane hevesli akışlar ektiğim.
Ey benim...
Gözlerinin irisindeki her bir yosun haresine,
Çoğar çoğar bol ışıltılar dilediğim.
Ey benim...
Yanağındaki gül gamzesi çıkınca,
Ciğerimin baş köşesinin derin bir nefes alışı.
Ey benim...
Sevinçlenince dudaklarının kalp çizimine,
Ömrüme ömrü katanım.
Her kim ki...
Sen...
Bunca güçlü duvarların ve kalelerine rağmen,
İçindeki yangını görmeyip,
Ömrüne nazar ediyorsa,
Nazarıyla çatlasın da...
Artık,
Senin için, dışın, yoksun kalmasın.
Ey benim...
Bir damla gözyaşında boğulduğum,
Yüreğinin tek bir sevinçli atışına kurban olduğum.
Sakın sen de Zümrüdüankalığa soyunma ha!
Daha ben varım!
Sağında, solunda, önünde, arkanda!
Sen söylemesen de ben, yetişirim imdadına.
Ömrümüzün ara ara, aralıklarını da,
Törpü törpü törpületiriz elbet bizi yok sayanlara.
Yeter ki sen sabret, yılma, yıkılma, kanma!
Ömürlerimizin ömrümüzce borcu var bize
Gelecek o güzel günler daha!
Cemre.Y.

31 Ocak 2021 Pazar

Geçecek

...Geçecek...
Günaydın gönlümün yaz kenarı.
Uyandın mı, yine bensiz geçen,
Yüzüne tebessümler takınmış pazar sabahına?
Yine kahkahasız, sade bir kahvaltı mı yapacaksın?
Ama merak etme geçecek hepsi, geçecek...
Cemre.Y.

28 Ocak 2021 Perşembe

Affetmeyi Seçtim


...Affetmeyi Seçtim...
Çocukluğum tahta beşiği,
Kardan kalelerden kaplandığından beridir,
Hiç sevemedim,
O karların eriyip çamura bulanma hallerini.
Ne vakit, geçip gitmek üzere üstüne bastığım,
O masum görünen,
Kaldırım taşının altındaki boşluktan,
Acımasızca üstüme çullanan,
O çamurlu kar suyu,
Yağmurla karışıp bana musallat olsa...
Bedenimden hınç alırcasına,
Kaynar sular altında,
Kese üstüne keselerdim kendimi.
Geçen gün, hiç olmayacak yerde,
Hiç olmayacak şekilde yine aynı sona uğrayınca,
Artık kardan kalelerin sonunu da affetmeyi seçip,
Yaz sıcağında yapacağım kumdan kalelere gülümsedim.
Cemre.Y.

23 Ocak 2021 Cumartesi

Can Parem

...Can Parem...
Ey benim sesinin heyecanından öptüğüm.
Gülüşünde güneş ışıltıları saklayanım.
Kokusunda misk-i amber rüyalar saçanım.
Günüm, gecem, can parem.
Cemre.Y.

22 Ocak 2021 Cuma

Mümkünse Sımsıkı Sarıl

...Mümkünse Sımsıkı Sarıl...
Sevgili, sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten,
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Geçmişin, geçmişini de ta atasından affedip,
Doğmuşluğumun suçu olmadığını fark ettiğimde,
Sana dair yeni umutlarım oldu benim de!
Geçen gece misal...
Bunca zaman sokağa çıkamamış,
Farklı bir tek insana dahil olmamış olmama rağmen,
Rüyamda...
Dostlarım vardı, arkadaşlarım da yanımda,
Gitmişiz şöyle havuzlu bir restorana,
Yemişiz, içmişiz, gülmüşüz, eğlenmişiz,
Eşyalarımızı kaybetmiş,
El birliğiyle daha güzellerini bulmuşuz.
Ve sen...
Dostlarınla, arkadaşlarınla şakalaşırken,
Öylece uzaktan bakıp bakıp gülümsüyordun bana.
Hiç yoktan, yeniden sosyalleştim mesela!
Ertesi gün ve gecelerde de...
Hayatıma çökmeyince o eski karabasanlar,
Hepten umutlanır oldum ben!
Öyle eskisi gibi,
Her uyandığım günün sabahına,
Bin bir çeşit olumlamalar ekip,
Gecesinde çökertmemiştiler hayata dair filizlerimi.
Gelişine yaşıyordum hayatı.
Geçen hafta sonu aldığım yeşillikleri,
Kase kase suya salmıştım köklerinden.
Baktım ki daha da dayanamayacaklar,
Bu akşam, hiç yoktan....
Usul usul...
Aheste aheste temizledim her bir yaprağını!
Onca özenle her bir telini ayırdım dereotunun,
Dalsız yaprak ayırdım tek tek maydanozu,
Yeşil soğan, kıvırcık, sivri biber falan derken,
Oldu mu mutfağımda koca bir bahar havası!
Gönül hamsi tava dilerdi derken,
Patates haşladım mesela!
Sonra mı?
Hepsini öylece bıraktım mutfakta.
Sabah olunca yine baharı göreyim de,
Yaz gelmiş sanıp,
Ne bileyim...
Dereotunun yarısını haydari yapayım,
Yarısını da maydanozla, haşlanmış patatesle,
Şöyle acılı, acısız,
Salçalı soğanla kavuşturup buluşturayım.
Sonra ne mi oldu?
Tam da ben bu satırları yazarken zil çaldı!
Elbette sen değildin.
Yüzünde koskocaman bir gülümsemeyle,
Ortanca yeğen!
Bir elinde hamsi tava, diğerinde salata!
Sevinçle teşekkür edip,
Yaradanıma da şükredip,
Onlarını da koydum, mutfağımın bahar havasına.
Oysa dolapta da rakı vardı,
Yanında da acılı şalgam!
Gönül hoş olsa,
Rüyalar gerçek olsa,
Ne de güzel giderdi ya!
Sevgili sevgilim,
Sensiz geçen,
İçinde senin olmadığın hayatımın,
Ömür törpüsü yıllarımı hiç sorma!
Hepsini ele güne şiir etmiştim zaten.
Üstüne, tam da yaralarım geçmişken,
Beni acı anılarımın izlerinden yorma!
Durduk yere...
Kahvaltı etmek istemeyip,
Mutfağımın, bu geceden ısmarladığım,
O taze baharını yaz eyle yeter!
Misal...
Bu gece...
Kendi omuz başlarıma sarılıp,
Hep aynı olmayacak,
Hayalden düşlerle,
Teselli etmek istemiyorum kendimi,
Çünkü...
Kendi kaderimi...
Ben...
Tek başıma değiştiremiyorum!
Çünkü...
Ellerim, konu yokluk olunca,
İlkbahar, yaz, sonbahar, kış...
Hep soğuk!
Neyse ki bu zemheri ayazında,
Kendime hazırladığım,
Mutfağımda salınan taze baharlar var!
Sen...
Var mısın?
Yanaş yamacıma ve mümkünse sımsıkı sarıl!
Cemre.Y.

21 Ocak 2021 Perşembe

Nicedir Unuttuğumu Da Unuttum!

...Nicedir Unuttuğumu Da Unuttum!...
Nicedir, unuttuğumu da unuttuğumdan beridir,
Geçmişten gelen hiçbir acı hatıra da,
Artık canımı yakmadığından beridir,
Sırtımdaki hançer yaralarının izleri silindiğinden beridir,
Yeniden dinlemeye başladığım Türkçe şarkılarının,
Eskiden yüreğimin mengenesini sıkıştıran sözleri de,
Artık kalbimi falan yormadığından beridir,
Sarmaş dolaş çiftleri gördüğümde misal,
Yaşadığım o minicik mutlulukları hatırlayıp,
Onlar adına kocaman gülümsemelerle,
Mutluluklarının daimliğini dileyip,
Her sonun benim sonların gibi mutsuz bitmeyeceğini,
Bu dünyada mutlu sonların da olabileceğini,
Benim mutsuz sonlarımınsa,
Hiç kimsenin suçu olmadığını idrak ettiğimden beridir,
Artık hiç kimse, hiçbir şey, acıtamıyor ruhumu!
Cemre.Y.

16 Ocak 2021 Cumartesi

Kardan Kadın

...Kardan Kadın...
Ne vakit kar yağsa, şöyle lapa lapa!
Çocukluğumdan beridir,
Evlerin çatılarına bakarım en ilk.
Çatıların bacalarından uzanan dumanlara!
Mutlu evleri hayal ederdim sonra...
Mutlu evlerin, mutlu aileleri,
Mutlu mutlu, soba başında kestane pişirirlerdi.
Kuzinenin gözünden börekler çıkardı mis gibi!
Çocukların gözlerinde, yıldızlar uçardı sevinçten.
Sonra anneyle baba birbirine aşk ile bakardı yeniden.
Sözleşirlerdi gizlice, mutlu bir çocuk daha yapmak için.
Yemekler yenilip, sıcacık çaylar içilirken,
Kar sessizliğine mutlu cümleler karışırken,
Gözleri mayışırdı çocukların uykuya,
Anneleri pek masal bilmezdi lakin!
Yorganlarını örterken,
İlla ki burunlarının ucundan öperdi çocuklarının.
Sonra mı?
Sonra yağmur yağdı işte!
Çocukluk, ergenlik, gençlik, evlilik, bekarlık...
Her yer çamur çamur!
Bir tek yıldız var işte şurada, tam göğsümün ortasında,
Mevsimsiz açmış, her mevsimi ayrı bahar, tek bir lale!
Kar sessizliğinde, yüreğimin çağlayanını duyduğumdur o!
Sonrası yağmur yağmadan geçsin dileğim.
Çünkü dışarıda evlerin çatılarına bakan o kardan kadın benim.
Cemre.Y.

9 Ocak 2021 Cumartesi

Sarılmak

...Sarılmak...
Bir zaman sonra,
Uzakları yakın edemediğin vuruyor insana!
Eskiden, sadece yalancıların maskesi vardı,
Şimdilerdeyse konuşulanları bile anlayamaz olduk,
Yüzlerimize taktıkları beyaz maskelerden!
Çok özlediğini, öyle uzaktan görmek yetmiyor misal.
Şöyle kalbinin kanatlarını hissedecek kadar sıkı,
Kaburgalarını çıtırdatacak kadar sıkı sarılmak istiyor insan!
Sarılmalara bile hasret kaldığımız günlerdeyiz be can.
Cemre.Y.

5 Ocak 2021 Salı

Sen Bari Geç Kalma


...Sen Bari Geç Kalma...
Çocukluğunun kırılgan kanatlarından öptüğüm,
Ben de isterdim, bütün akşamlar,
Sana, sen uyumadan önce yetişeyim de,
Sonu güzel biten masallar anlatarak uyutayım,
Ki büyüdüğünde hala uyumaktan korkmayasın.
Ben de isterdim be yosun gözlüm, bütün sabahlar,
O güneş ışıltılı saçlarından öpe koklaya,
Misler gibi kahvaltı tabaklarıyla uyandırayım seni.
Ki büyüdüğünde hala çocukluk hayaline uyayakalmayasın.
Çareler dizi dizi başka hayatlarda alemdeyken,
Tek çaresiz bizdik işte, yalnız büyüdük, yapayalnız.
Otur şöyle aynadaki yamacına, sarıl omuz başlarına,
Güzel bir müzik aç, kitaplarla barış mesela,
Seni inandıracak gerçek masalları düşün.
Uyu...
Uyan!
Yaşamaya devam et, nefes almakla kalma!
Ruhum, ruhunun içinde nefes almakta,
Yorulma!
Vazgeçmezsin biliyorum lakin pes de etme n' olur!
Görmüyor musun,
Kem gözlerin hepsi sinmişler cam kenarlarına da,
"Başaramadı" demeyi beklemekteler,
Başarmak, artık onlara göre her neyse!
Bana sorsan,
Yıllardır ailem olduğunu hissettirmiş olman bile yeter.
Lakin hayat bu, her yeni adıma bir belge ister!
Alnın çatısından gururla öptüğüm, ne yazık ki,
Küsmek, kırılmak, gücenmek sadece bizi ilgilendiriyor!
Sadece bizim canlarımızı üzüyormuş çok geç anladım.
Birileri hep kendi hayatını, umarsızca hala yaşıyormuş,
Çok geç anladım sen bari geç kalma e mi?
Öperim yara izi geçmiş gibi görünen dizlerinden.
Cemre.Y.

26 Aralık 2020 Cumartesi

Kalbimi, Yüreğime Emanet Ettim, Yetmez Mi?

...Kalbimi, Yüreğime Emanet Ettim, Yetmez Mi?...
Ömrümün geçmişi, kış ayazı zemheriyle doluyken,
Bugün durduk yere, tamda kışın ortasında,
Bahar rüzgarı salındı pencere pervazımdan,
Ardından mevsimini şaşırmış güneşim ısıttı ruhumu!
Yıkadığım çamaşırlarımı,
Dört duvar arasına hapsetmedim misal!
Gün kurutuverdi terasımda salına salına.
Ellerime, kollarıma, yüzüme, gülüşüme dokundu,
Durduk yere umudum oldu bir düşünsenize!
Limon ağaçlarımın yerini değiştirdim.
Uzun boylu olanı, diğeri kusura bakmasın ama!
Evimin içinden görebileceğim yere koydum ki,
Kasvetli günlerde hiç değilse yeşiline mutlanayım.
Üşümedim misal bugün, ruhum sımsıcacık oldu.
Yorganımı, yastığımı güneşle doldurdum.
Kalbimi, yüreğime emanet ettim.
Yetmez mi?
Cemre.Y.

Aşk Mı, O Ne Ki?

...Aşk Mı, O Ne Ki?... "Aşk mı? O ne ki!" derdi rahmetli anacım. Sonra da eklerdi; "Yenilir mi, içilir mi? Yoksam mevsimler g...